Etiket: Enflasyon

  • Avrupa Merkez Bankası, enflasyon hedefine ulaşmak için 3 temel politika faizini 25 baz puan artırdı

    Avrupa Merkez Bankası, enflasyon hedefine ulaşmak için 3 temel politika faizini 25 baz puan artırdı


    Avrupa Merkez Bankası, önümüzdeki iki yıl için enflasyon beklentisini yukarı çekti, bunun yanında büyüme beklentilerini düşürdü

    Avrupa Merkez Bankası (ECB), belirlenen enflasyon hedefine ulaşmak için 3 temel politika faizini 25 baz puan artırdı. Bu kararla birlikte ECB, son 10 toplantısında da faizleri artırmış oldu.

    REKLAM

    ECB’den yapılan açıklamada, Banka’nın 3 temel politika faizini 25 baz puan artırma kararı aldığı, 20 Eylül’den itibaren refinansman faizinin yüzde 4,50’ye, mevduat faizinin yüzde 4’e ve marjinal fonlama faizinin de yüzde 4,75’e yükseltildiği kaydedildi.

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun çok uzun süre yüksek seyretmesinin beklendiği aktarılan açıklamada, ECB’nin, orta vadede yüzde 2 olan enflasyon hedefini yakalamakta kararlı olduğu belirtildi.

    “Faiz artışı, enflasyon hedefini yakalamak için alındı”

    Açıklamada, faiz artışı kararının enflasyon hedefini yakalamak için alındığına dikkati çekildi.

    ECB Yönetim Konseyi’nin, piyasalardaki gelişmeleri yakından izlediğine işaret edilen açıklamada, faiz oranı kararlarının, gelen ekonomik ve mali veriler, temel enflasyon dinamikleri, para politikası aktarımının gücü ve enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmeye dayanacağı bildirildi.

    Piyasalar, ağırlıklı olarak 25 baz puanlık faiz artırımını fiyatlıyordu. Son kararla birlikte ECB, son 10 toplantısında da faizleri artırmış oldu.

    Bu artışla birlikte ECB’nin mevduat ve refinansman faizleri 1999’dan, marjinal fonlanma faizi de 2001’den bu yana en yüksek seviyeleri gördü.

    ECB, enflasyon beklentisini yukarı, büyümeyi aşağı çekti

    Bu arada ECB’nin önümüzdeki iki yıl için enflasyon beklentisini yukarı çektiği, bunun yanında büyüme beklentilerini düşürdüğü görüldü.

    Banka, 2023 enflasyon beklentisini yüzde 5,4’ten yüzde 5,6’ya; 2024 beklentisini ise yüzde 3’te yüzde 3,2’ye yükseltti. 2025 enflasyon beklentisi ise yüzde 2,1 olarak belirlendi.

    ECB Euro Bölgesi için 2023 büyüme tahminini yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye çekti. 2024 büyüme beklentisi ise yüzde 1,5’ten yüzde 1’e geldi. 2025 büyüme beklentisine de sınırlı bir revizyon geldi. 2025 büyüme beklentisi yüzde 1,5 oldu.

    Lagarde: Ekonomik büyüme 3. çeyrekte zayıf

    ECB Başkanı Christine Lagarde faiz kararı sonrası düzenlediği basın toplantısında, ekonomik büyümenin üçüncü çeyrekte de zayıf göründüğünü ancak ivmenin zamanla yükseleceği umudunu dile getirdi.

    Lagarde, “İstihdam piyasası şimdiye kadar sağlam göründü. İstihdam büyümesindeki ivme yavaşlıyor. Hizmetler sektörü daha az istihdam yaratıyor.” dedi.

    REKLAM

    Hükümetlerin mali destekleri geri çekmesi gerektiğini savunan ve mali politikaların ekonomileri daha verimli hale getirmesi gerektiğini kaydeden Lagarde, AB yönetişim çerçevesinin bu yıl sonuna kadar tamamlanmasını istedi.

    Lagarde: ECB faizleri zirveye ulaştı diyemeyiz

    Lagarde enflasyonla ilgili olarak yaptığı açıklamada, çekirdek enflasyona ilişkin birçok göstergenin gerilemeye başladığını belirterek, “Enerji ve gıda enflasyon açısından yukarı yönlü riskleri oluşturuyor. Zayıflayan talep ise enflasyon açısından aşağı yönlü risk oluşturuyor. Kredi dinamikleri zayıfladı, faiz oranları yükseldi.” dedi.

    Enflasyonu zamanla yüzde 2’lik hedefe indirme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan ECM Başkanı, mevcut faiz oranlarının yüzde 2’lik hedef açısından yardımcı olacağını ve ECB’nin ihtiyaç duyulması durumunda tüm araçlarını gözden geçirmeye hazır olduğunu  vurguladı.

    Lagarde, “ECB faizleri zirveye ulaştı diyemeyiz” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şimşek: KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz

    Şimşek: KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz


    Şimşek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan toplantıda konuştu

    Orta Vadeli Program (OVP) toplantısında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yabancı yatırımcılarla diyaloğa özel bir önem vereceklerini, KKM’den çıkışla ilgili de önce rezervleri güçlendireceklerini belirtti.

    REKLAM

    Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan toplantıda konuştu.

    Şimşek, yatırımcı toplantılarını çok güçlü şekilde başlatacaklarına işaret ederek, G20 toplantılarına katılacaklarını, ardından kendisinin Almanya’ya ve sonrasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la BM toplantıları için New York’a gideceğini anlattı. 

    New York’ta şu anda programlanan çok sayıda yatırımcı etkinliği olduğunu bildiren Şimşek, bu temaslarının ardından da Londra’da görüşmelerinin olabileceğini söyledi.

    Bakan Şimşek, temaslarının süreceğine dikkati çekerek, “Asya, Orta Doğu… Yani hemen hemen erişilmeyen, diyalog kurulmayan bir yatırımcı düşünemiyoruz. Yani yılın sonuna kadar aşağı yukarı reyting kuruluşlarından, kredi derecelendirme kuruluşlarına ve doğrudan yatırımcılara kadar diyaloğumuz güçlü olacak. Japonya’dan başlayıp, Türkiye’de yatırımı olan belli başlı ülkelerin yatırımcılarıyla bir araya gelmeye başladım. Burada ciddi yatırımı olan ülkelerin büyükelçilerinin de ev sahipliğinde birçok yatırımcıyla bir araya geleceğiz ve programı anlatacağız. Akabinde de dışarıda anlatacağız. Mesela benim Almanya’da katılacağım etkinlik özel bir etkinlik. Almanya’nın en büyük 50 firmasının CEO’su ve CFO’sunun olduğu üç günlük bir etkinlik, Türkiye’yi anlatıp döneceğiz. Dolayısıyla yatırımcı diyaloglarımız çok hızlı ve çok güçlü şekilde olacak.” diye konuştu.

    Türk hazine tahvillerindeki yabancı oranının şu anda yüzde 1’in altına düşmüş olması Şimşek’in yabancı yatırımcılar konusundaki hassasiyetinin temel gerekçesini oluşturuyor.

    ‘KKM’den çıkış stratejisinden önce rezervleri güçlendireceğiz’

    Bütçe disiplini noktasında gereken adımları attıklarını da belirten Şimşek, “Tabii bu dinamik bir süreçtir. Burada durulacağı anlamına gelmiyor. Para politikasında bir süreç başladı. Yapısal reform gündemi çok net takvimlendirilmiş. Şimdi bunun bir ayağı kalıyor, o da dış kaynak ayağı. Ben dış kaynak ayağının oldukça güçlü olacağına inanıyorum. O konuda arka planda yaptığımız bir takım çalışmalar var. İkili ülkelerle olan bir kısmı yansıdı gibi. Daha sonraki evrede de doğrudan yatırımlar var. Bunlar hep aşama aşama gidecek. Dolayısıyla yatırımcılarla diyaloğumuz güçlü olacak.” ifadesini kullandı.

    AA’nın haberine göre Şimşek, cari açığı ve enflasyonist baskıyı artıran tüketim kalemlerinde bir yeniden dengelemeye gideceklerini belirterek, bunun için bütün enstrümanları kullanmaya başladıklarını söyledi.

    Otomotivden ikinci konuta ve tüketici kredilerine kadar pek çok husus bulunduğuna işaret eden Şimşek, “Kur korumalı mevduat (KKM) konusunda kafamızda tabii ki bir plan var. Önce rezervlerimizi güçlendireceğiz. Sonra çıkış stratejisini kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.

    ‘Kur hedefimiz yok’

    Bu sürecin “yeniden dengelenme” olarak görülmesi gerektiğini belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yeniden dengelenmenin doğası gereği eğer iç talepte yumuşama olacaksa bugünkü enflasyonist baskının ve cari açığın azalması, cari açığın azalmasıyla birlikte finansal istikrar ve Türkiye’ye fon akışı anlamında olumlu bir döngünün ortaya çıkacağını görmemiz lazım. Dolayısıyla programın felsefesi, Türkiye’nin olumlu bir döngüye gireceği yönündedir. Onun için biz bir geçiş dönemi öngördük. Şu anda o geçiş dönemindeyiz. Şu ana kadar da bizim öngördüğümüz çerçevede gidiyor. Aslında çok büyük bir sürpriz yok. Her dönemin koşulları farklı olabilir. Ama biz Türkiye’nin 2024’ün ikinci yarısından itibaren bu olumlu döngüyü çok güçlü bir şekilde yakalayabileceğine inanıyoruz. Küresel koşulların da buna elverişli olacağına inanıyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim, bizim hiçbir zaman bir kur hedefimiz olmaz. Yani ne programda ne başka türlü kur hedefimiz yok. Ama işin doğası bir tahmin olması gerekiyor. Siz tabii bu ortalama kurlardan kurun yıl boyunca lineer seyredeceğini varsayıyorsanız, yanlış varsayıyorsunuz. O zaman tahlilleriniz de yanlış olabilir. Burada esas itibarıyla biz bir hedefe sahip değiliz. Dolayısıyla kur rejiminde herhangi bir değişiklik yok.”

    ‘Dünya Bankası da OVP’ye desteğini ifade ediyor’

    OVP’de yer alan yapısal reformların önemine de dikkati çeken Şimşek, programın en önemli bileşeninin takvime bağlanmış, verimliliği arttıracak, cari açığı azaltacak, vergide adaleti artıracak, kayıt dışılığı azaltacak reformlar olduğunu söyledi.

    REKLAM

    Şimşek, işverenlerin de katkısının olduğu yeni bir BES modeli öngördüklerini ifade ederek, “Amaç, tasarrufları, sistemde kalış sürelerini ve tabii ki fon tutarını artırmak. Bu önemli, çünkü bunu yapabilirsek kamu tasarruflarını artıracağız. Bir taraftan da çalışanlarımızı uzun vadede, refahları için tasarrufa teşvik edeceğiz, yönlendireceğiz. Bu yeni modelle amaç, hem sistemdeki fon tutarını hem de sisteme girenlerin oradaki kalış sürelerini artırmak ve işverenlerin de desteğinin olacağı bir model kurmak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bakan Şimşek, bundan sonra ücret düzenlemelerinin hedef enflasyona göre yapılacağını belirterek, “Ama çalışanlar, hiçbir şekilde enflasyona ezdirilmeyecek. Dar gelirli kesimlerin alım gücünün kalıcı bir şekilde artırılmasının bir tek yolu var. O da enflasyonu düşük tek hanelere indirmekle olur. Dünya Bankası da OVP’ye desteğini ifade ediyor.” dedi.

    ‘Vergi reformu yapacağız’

    Gelecek yıla ilişkin gelir tahminine ilişkin de bilgi veren Şimşek, “Ayrıca vergi denetimini de çok güçlü şekilde sürdüreceğiz. Yani sahada olacağız. Dolayısıyla 2024 yılı için öngördüğümüz gelir tahminlerinin gerçekçi ve tutarlı olduğunu çok net şekilde söyleyebilirim. Önümüzdeki dönemde denetim, tahsilat ve istisnalar üzerine çalışmalar yapacağız. Vergi reformu yapacağız. Yıl sonundan önce kendi içimizdeki taslak çalışmaları bir noktaya getireceğiz. Önümüzdeki yılın başından itibaren de bunların Meclise gönderilmesi inşallah mümkün olur ama verilen takvim üçüncü çeyrek.” ifadelerini kullandı.

    Şimşek, ücret artışlarına yönelik sorular üzerine de “Yılın ikinci yarısında verdiğimiz artışların önemi bir kısmı seyyanen. Dolayısıyla bu seneki enflasyon farkı ki yüzde 65 olacaksa çok yüksek düzeylerde olacak. Yani gelecek sene memur maaş artışları enflasyonun çok çok üzerinde olacak.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Orta Vadeli Plan açıklandı: 2023 enflasyon hedefi yüzde 65; 2026 için yüzde 8,5

    Orta Vadeli Plan açıklandı: 2023 enflasyon hedefi yüzde 65; 2026 için yüzde 8,5


    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 65 olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 65 olduğunu söyledi. 

    REKLAM

    Bunun bir geçiş dönemi olduğunu belirten Yılmaz, makro ekonomik ve finansal istikrarı sağlayıp orta vadede “2026’da enflasyonda yüzde 8,5’lik bir oranla tek haneli enflasyonu hedefliyoruz.” dedi. 

    2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Plan’ı (OVP) açıklayan Yılmaz, “Bu dönemde dünya şartları, yaşadığımız afetler ve birçok faktör nedeniyle geçici olarak enflasyonda bir yükseliş söz konusu.” diye konuştu. 

    Yılmaz, programın dört temel amacı olduğunu kaydetti: “Makroekonomik ve finansal istikrarın sağlanması, enflasyonun tek haneye düşürülmesi. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat perspektifinde büyüme ve istihdamın devam ettirilmesi ve sosyal adalet ve refahın güçlendirilmesi.”

    Büyüme tahmini yüzde 4,4

    Büyüme tahmininin 2023 sonu için ise yüzde 4,4 olduğunu belirten Yılmaz, “Türkiye, son 20 yılda dünya ortalamasından yüzde 2 fazla büyüdü. 2024 için yüzde 4, 2025 için yüzde 4,5 ve 2026 için yüzde 5 büyüme ön görüyoruz.” şeklinde konuştu. 

    Son 20 yılda Türkiye’nin ortalama büyüme oranının 5,5 olduğunu hatırlatan Yılmaz, “Dünyanın yaklaşık 2 puan üzerinde büyüme yakalamışız.” dedi. 

    1 trilyon 67 milyar dolarlık milli gelire ulaşılacağını belirten Yılmaz, nüfusun 88 milyon 757 bine ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

    Erdoğan: Yüksek gelir grubu ülkeler arasına gireceğiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Yılmaz’ın sunumunun ardından açıklamalarda bulundu. 

    Erdoğan, OVP sonunda “1,3 trilyon doları aşan büyüklük ve 14.855 dolara çıkan fert başına milli gelir ile yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmeyi hedefliyoruz” dedi.

    “Enflasyon sorununu gündemden kaldıracağız”

    Erdoğan, “Deprem tahribatını ortadan kaldırıp dengeli ekonomik büyümeyle istihdamı artırmak, enflasyonu tek haneye düşürüp gelir dağılımını iyileştirmek önceliğimiz. Orta Vadeli Programda uygulayacağımız politika sepetiyle enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız.” diye konuştu. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesi için ek bütçe ile bölgeye 762 milyar lirayı ayrıldığını hatırlatarak 2024 yılında deprem bölgesi için 1 trilyon liralık kaynak ayrılacağını kaydetti. 

    Erdoğan, “Enflasyonla mücadelede başta doğal gaz olmak üzere enerji fiyatlarında hayata geçirdiğimiz sübvansiyonlar ve kira artışlarına tavan fiyatı uygulamamızın yanı sıra birtakım ilave tedbirleri aldık. Fırsatçılara ve açgözlülere yönelik denetimlerimiz artarak devam ediyor. Kimi sektörlerde oluşan fiyat köpüğünün indiğine ve piyasanın dengesini bulmaya başladığına şahit oluyoruz.” şeklinde konuştu. 

    REKLAM

    Erdoğan şu mesajları verdi:

    -İstihdamın yıllık ortalama 909 bin, toplamda 2,7 milyon kişi artmasını, işsizlik oranının tek haneli rakamlarda gerçekleşmesini hedefliyoruz.

    -İhracatı 300 milyar doların, turizm gelirlerini 70 milyar doların üzerine çıkartarak, mal ve hizmet ihracatı gelirlerimizi tarihi seviyelere ulaştıracağız.

    -Konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projeleri geliştirerek dar gelirli vatandaşların konuta erişim imkanını artıracağız.

    -Avrupa Birliği ile ticaretimize yeni bir boyut kazandırmak üzere Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız.

    REKLAM

    -Merkez Bankası rezervlerimiz, aynı şekilde 117,3 milyar dolar seviyesindeki güçlü seyrini sürdürüyor. Sermaye piyasalarımızın hem arz hem de talep tarafında gelişimi devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarıp demokrasiye yakışır sivil anayasaya kavuşturacağız

    Erdoğan: Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarıp demokrasiye yakışır sivil anayasaya kavuşturacağız


    Erdoğan, iktidarın yeni adli yılda tüm vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğini ve bin hakim ve savcı yardımcısı alarak kapasiteyi güçlendireceğini bildirdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarıp, demokrasimize yakışır sivil anayasaya buluşturma çabasını ittifak ortaklarımızla istişare içinde başlatacağız.” dedi.

    REKLAM

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

    Erdoğan, iktidarın yeni adli yılda tüm vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğini ifade etti.

    Erdoğan’ın konuşmasından önemli satır başları özetle şu şekilde:

    1000 hakim ve savcı yardımcısı alarak kapasitemizi güçlendireceğiz

    üniversite öğrencilerine 10 GB internet ve cep telefonu desteğine ilişkin detaylar bir sonraki Kabine Toplantısı’nda ele alınacak

    2024 Mart’ta ödenecek 2023 buğday, arpa, yulaf, çavdar tritikale, çeltik üreticilerinin mazot, gübre desteklerini ekimden itibaren hesaplarına tanımlayacağız

    Nice badirelerin üstesinden gelen bir yönetim olarak enflasyonu dize getireceğimize inanıyorum.

    Arz talep dengesini bozanlara para cezası

    Arz talep dengesini bozacak şekilde hareket eden otomobil bayisi ve galericilere bugüne kadar 221 milyon lira idari para cezası kesildi.

    Stokçuluk yapan perakendecilere kesilen ceza 188,5 milyon lirayı geçti.

    İkinci el araçların ticaretiyle ilgili düzenleme yaptık. Fiyatları şişirenleri engellemek amacıyla kimlik doğrulaması ve para cezası müeyyidesi getirdik.

    İdari para cezaları ve men cezalarının caydırıcı hale gelmesi açıktır. 2024 bütçesinde bu doğrultuda gereken adımları atacağız.

    Bu ülkeyi bir avuç azınlığın malı, bu milleti de aynı azınlığın kölesi olarak gören müstekbirlerin devri çoktan kapanmıştır.

    REKLAM

    Deprem bölgesi gündemimizin ilk sıralarındaydı. Kimi vicdan ve ahlak ukalaları hala depremzedelere hakaret etmekte, onların acıları üzerinde ısrar ederken biz yaraları sarmayı sürdürüyoruz.

    Yardımları sistemli bir şekilde ulaştırıyoruz. Şehirlerimizi hızla yeniden ayağa kaldırmak için bölgede ardı ardına temel atma törenleri gerçekleştiriyoruz.

    Adıyaman’da söz verdiğimiz 65 bine yakın konut ve köy evinin yarısından fazlasının inşasına başlamış olduk.

    Yerinde dönüşüm projemize Hatay’daki başvuru sayısı 86 bini geçti. Bu şehrimizi de kısa sürede ayağa kaldırmanın gayreti içindeyiz.

    Ülkemizin 2023 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Buna göre ilk çeyrekte yüzde 3,9 ikinci çeyreği yüzde 3,8 ile tamamladı.

    REKLAM

    OECD ülkeleri içinde büyüme hızında ikinci sıradayız

    Böylece Türkiye ikinci çeyrekte OECD ülkeleri arasında Kosta Rika’nın ardından en yüksek oranda büyüyen ikinci devlet olmayı başardı.

    İkinci çeyrek ihracat rakamlarımızda da benzer tabloyu görüyoruz. Türkiye mal ve hizmet ihracatını artıran üç ülke arasında yüzde 2,3 oranı ile ikinci sırada yer alıyor.

    Orta yüksek ve yüksek teknoloji ürün ihracatımızın toplam ihracat içindeki payının yüzde 40’ı geçmesi bir diğer sevindirici haberdir.

    Enflasyonu dize getireceğimize inanıyoruz

    Allah’ın izniyle tüm enflasyonu dize getireceğimize inanıyoruz. Döviz kurundaki ve enflasyondaki yükseliş fiyatları doğrudan etkiliyor. İzah edilemeyecek fiyat artışı yapıldığına şahit oluyoruz

    Yaşadığımız deprem felaketi ve küresel ticarette yaşanılan küçülmeye rağmen elde ettiğimiz büyüme başarısı istihdam ve üretimin korumasını sağlamıştır. Pek çok uluslararası kuruluş ülkemizin 2023 büyümesiyle ilgili tahminleri yukarı yönlü revize etmeye başlamıştır.

    REKLAM

    Uluslararası kuruluşların bazısı art niyetli bazısı da potansiyelimizi kavrayamıyor

    Uluslararası kuruluşların bazısı art niyetli bazısı da potansiyelimizi kavrayamadığı için her alanda düşük rakamlar açıklıyor

    Ülkemizde birileri yaydıkları yanlış malzemelerle destek verip, teşvik ediyor. Günün sonunda ortaya çıkan rakamlar elbette bu oyunu bozuyor. Buna rağmen ısrarla açıklama yapan kurumların kendi itibarlarına zarar verdiği açıktır.

    Elbette meşakkatli yolda kimi zaman beklenmedik durumlarla karşılaştığımız, hatta küçük de olsa gerilemeler yaşadığımız oluyor. Ama her seferinde hızla toparlanıp eskisinden de iyi neticelerle yolumuza devam ediyoruz.

    Türk siyasetinde kifayetsiz ve muhteris iklim maalesef bunları da zehirlemektedir

    Yıllık enflasyonun yükselmesi, hayat pahalılığı ile mücadelemizin daha sıkı yapmamızı gerektiriyor. Bu uzun ve sabır isteyen süreçtir.

    Yaşadığımız deprem felaketi ve küresel ticarette yaşanılan küçülmeye rağmen elde ettiğimiz büyüme başarısı istihdam ve üretimin korumasını sağlamıştır.

    Sinsi operasyonların kol gezdiği sosyal medyadan etkilenerek bu furyaya katılanların sayısı az değildir.

    Yıllık enflasyonun yükselmesi

    Yıllık enflasyonun yükselmesi, hayat pahalılığı ile mücadelemizin daha sıkı yapmamızı gerektiriyor.

    Ülkemizde hayat pahalılığın gerekçelerine baktığımızda hammadde, bakliyat, enerji, işçilik, kira gibi unsurların öne çıktığını görüyoruz.

    Kur ve enflasyondaki artış oranların ötesinde bir fiyatlama güdüsüyle karşı karşıyayız

    Döviz kurları ve enflasyon da fiyatları doğrudan etkiliyor. Çalışanların ücretlerine yapılan her artış daha para insanların cebine girmeden kat be kat fazlasıyla her ürüne, hizmete yansıtılıyor.

    Petrol fiyatlarında her artış etiketlere aktarılırken düşüşler görmezden geliniyor. Aynı ürün ve hizmetin farklı yerlerde makasın çok açıldığı durumlar var. Kur ve enflasyondaki artış oranların ötesinde bir fiyatlama güdüsüyle karşı karşıyayız.

    Herkes, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun olmasın tüm bireylerin var olma, kendini ifade etme hakkına saygı göstermek zorunda

    Herkes, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun olmasın tüm bireylerin var olma, kendini ifade etme hakkına ve oy tercihlerine saygı göstermek mecburiyetindedir.

    Kendi özgürlük alanını diğerlerinin haklarının eşiğinde sınırlamayı bilmeyen faşist zihniyet hem milletimiz hem yargı önünde hesap vermeye mahkumdur.

    Otobüslerde, metrolarda, yolda insanlarımızı taciz etme noktasında küstahlıklarla daha çok karşılaşmaya başladık

    Hiç kimse kusura bakmasın. Sırf yabancı diye, sırf başı örtüşü diye insanlara hakaret etmek asla kabul edebileceğimiz bir davranış değildir.

    Başaramayacaksınız. Bunu 14 Mayıs’ta ve 28 Mayıs’ta gördük, milletin attığı bu şamardan hala ders almadınız, akıllanmadınız.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ağustos ayında enflasyon TÜİK’e göre yüzde 58,9 ENAG’a göre yüzde 128

    Ağustos ayında enflasyon TÜİK’e göre yüzde 58,9 ENAG’a göre yüzde 128


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 58,9 olduğunu açıkladı. TÜİK’e göre ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 9,09 arttı.

    REKLAM

    TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) değişim 2023 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 9,09, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,28 olarak gerçekleşti.

    En fazla artış lokanta ve otellerde en az artış konut fiyatlarında

    Ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 89,31 ile lokanta ve oteller oldu. 

    Onu yüzde 77,55 ile sağlık, yüzde 72,86 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 24,97 ile konut oldu

    Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 16,61 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 3,11 ile eğitim oldu.

    Üretici enflasyonu yıllık yüzde 49,41 aylık yüzde 5,89

    Üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,89, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 31,59, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,41 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 71,97 oldu.

    Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 66,42 artış, imalatta yüzde 54,41 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 8,21 azalış, ve su temininde yüzde 67,09 artış olarak gerçekleşti.

    Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 46,41, dayanıklı tüketim malında yüzde 61,05, dayanıksız tüketim malında yüzde 66,46, enerjide yüzde 20,70 ve sermaye malında yüzde 64,88 artış olarak gerçekleşti.

    ENAG’a göre yıllık enflasyon yüzde 128

    Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) 12 aylık enflasyonu yüzde yüzde 128,05 olarak saptadı. 

    ENAG’a göre enflasyon ağustosta aylık yüzde 8,59 artarken yıllık enflasyon yüzde 128 oldu.

    TÜİK’in aylık enflasyonu, ilk kez ENAG’a göre daha yüksek açıklandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pazarcıların pahalılık isyanı: Pazar yeri yangın yeri gibi, hayat pahalı, en ucuz insan hayatı kaldı

    Pazarcıların pahalılık isyanı: Pazar yeri yangın yeri gibi, hayat pahalı, en ucuz insan hayatı kaldı



    CHP Kadın Kolları “Pazar Yeri Yangın Yeri” kampanyası kapsamında Muğla’da pazarcının ve yurttaşın sorunlarını dinledi.

    CHP Kadın Kolları “Pazar Yeri Yangın Yeri” kampanyası kapsamında Muğla’da pazarcının ve yurttaşın sorunlarını dinledi. CHP Muğla İl Kadın Kolları Başkanı Aysun Korkut, “Eskiden pazar yerlerine en ucuz alış verişi yapabilmek için giderdik. Ama bugün fiyatlar vatandaşın erişebileceği noktalarda değil” dedi. Korkut’a dert yanan bir pazarcı, “Pazar yeri yangın yeri gibidir. Hayat pahalı, günümüzde en ucuz insan hayatı kaldı” dedi.

    Kampanya hakkında bilgi veren CHP Muğla İl Kadın Kolları Başkanı Aysun Korkut, şunları söyledi:

    “BUGÜN FİYATLAR VATANDAŞIN ERİŞEBİLECEĞİ NOKTADA DEĞİL”

    “Çalışmamızı ‘Pazar yeri değil, yangın yeri’ sloganıyla yapıyoruz. Bir emekli maaşının 7 bin 500 lira olduğunu düşündüğümüzde acaba vatandaşlarımız geçinebiliyorlar mı? Özellikle saray iktidarının günlük harcamasının 18 milyon olduğu bir yerde empati yapıp vatandaşların, emeklinin yerine düşünebiliyorlar mı? Eskiden pazar yerlerine en ucuz alış verişi yapabilmek için giderdik. Ama bugün fiyatlar vatandaşın erişebileceği noktalarda değil. Geçen sene 15 liraya 20 liraya taze fasulye alırken bu sene 100 lira. Bırakın yazın taze sebzeleri yiyebilmek şöyle dursun, kışlık ihtiyaçlarımızı bile artık yapabilmek mümkün değil.”

    “HAYAT PAHALI, GÜNÜMÜZDE EN UCUZ İNSAN HAYATI KALDI”

    Korkut, açıklamasının ardından pazarcıları ve yurttaşları dinledi. Korkut’a dert yanan bir pazarcı, “Pazar yeri yangın yeri gibidir. Hayat pahalı, günümüzde en ucuz insan hayatı kaldı. Bütün her şey bitti. Ormanlarımız bitti, çiftçimiz bitti, halkımız bitti, yeraltı kaynaklarımız bitti. Üç ayda akaryakıta yüzde 106 zam geldi. Bu dayanılmaz artık, gerçekten zor durumdayız. Bir litre mazotla nereye gidebiliriz? Aldığımız ilaç, gübre her şey pahalı. Sonumuz nereye gidiyor merak ediyoruz. Memura, emekliye zam yapmakla ekonomi düzelmez” dedi.

    Bir kadın pazarcı ise Korkut’a şunları söyledi: “Ben üretiyorum ama üretemeyeceğim bundan sonra. Tarla kirası, gübre parası, mazot parası, su parası elektrik parası… Nereye gideceğiz? Yapmayacağız, yiyemeyecekler.”

    “ÜRETİCİDEN MAL BULAMIYORUZ, ÜRETİMİ BIRAKAN BİRÇOK ÇİFTÇİ VAR”

    Maliyetlerinin yükseldiğini söyleyen bir başka pazarcı ise, “Biz müşteriyle karşı karşıya kaldık. Bizim maliyetlerimiz yükseldi müşterinin alım gücü düştü. Emekli unutuldu zaten, bugün 7 bin 500 lira emekli maaşı alan emekliler var. Bir yandan da üreticinin maliyeti arttı. Üreticiden mal bulamıyoruz, üretimi bırakan birçok çiftçi var. Üretmekten vazgeçtiler, boş tarlalar, toplanmamış ağaçta meyveler var. Çünkü çalışan işçinin parasını kurtarmıyor. Şu anki halimizden memnun değiliz. Kimse memnun değil, müşteri de memnun değil, biz de memnun değiliz” dedi.

    CHP KADIN KOLLARI “PAZAR YERİ YANGIN YERİ” KAMPANYASINI BİRÇOK İLDE GERÇEKLEŞTİRDİ

    Pazar Yeri Yangı Yeri projesi kapsamında; Elazığ İl Kadın Kolu Başkanı Ayten Çekil, Siirt İl Kadın Kolu Başkanı Nevruz Bilek, Şanlıurfa İl Kadın Kolu Başkanı Şükran Güzel, Gümüşhane İl Kadın Kolu Başkanı Belgin Çakır, Rize İl Kadın Kolu Başkanı Berrin Piyadeoğlu, Aksaray İlçe Kadın Kolu Başkanı Sibel Altınpınar, Malatya İl Kadın Kolu Başkanı Nezahat Aydın, Kayseri Sarıoğlan İlçe Başkanı Özden Şahin Akar, Bursa İl Kadın Kolu Başkanı Aysel Okumuş, Kocaeli İl Kadın Kolu Başkanı Merve Tüysüz, Kocaeli Gölcük İlçe Başkanı Mine Hatun İşeri, Bursa Mudanya İlçe Kadın Kolu BaşkanıNilgün Aslanoğlu, Çorum İl Kadın Kolu Başkanı Kamile Anar, Bursa Osmangazi İlçe Kadın Kolu Başkanı Meryem Sezer, Kırklareli İl Kadın Kolu Başkanı Gül Şengül, Kocaeli İzmit İlçe Başkanı Mihdiye Satıcı saha çalışması yaptı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKM’nin maliyeti ne oldu: Bu parayla kaç konut alınırdı, kaç kişiye asgari ücret ödenirdi?

    KKM’nin maliyeti ne oldu: Bu parayla kaç konut alınırdı, kaç kişiye asgari ücret ödenirdi?


    Mart 2022-Temmuz 2023 arasında KKM’nin toplam gideri 152 milyar lirayı aştı. Aylık ortalama kur ile gider 7,9 milyar dolar ediyor. Bunun Ağustos kuru itibariyle karşılığı ise 213 milyarı aşıyor. Bununla 75 metrekare büyüklüğünde 124 bin konut satın alınabilirdi

    Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki paranın toplamı her hafta giderek büyüyor. 18 Ağustos 2023 itibariyle KKM hesaplarındaki para 3,4 trilyon lirayı aştı. Bunun dolar karşılığı ise 126,4 milyar Amerikan doları oldu. 

    REKLAM

    Hükümet ise KKM’den geri adım attı. Merkez Bankası, KKM’ye dönüşüm hedefi uygulamasına son verildiğini açıkladı. Amaç TL bazında faizi özendirmek. KKM uygulaması ise devam ediyor.

    Seçimlerden sonra dolar kurunun artmasıyla birlikte KKM’nin maliyeti iyice büyüyor. Mart 2022-Temmuz 2023 arasında KKM’nin toplam gideri 152 milyar lirayı aştı. Her ayın ortalama kuru ile KKM giderinin toplamı 7,9 milyar dolar ediyor. Bu masrafın Ağustos kuru itibariyle karşılığı ise 213 milyarı TL’yi aşıyor.

    Bu para ile 75 metrekare büyüklüğünde 124 bin konut satın alınabilirdi. Aynı para ile 1 milyon 567 bin kişiye 12 ay boyunca asgari ücret ödenebilirdi.

    Uzmanlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın “diğer” kalemindeki giderin de bu zarara eklenmesi gerektiğini savunuyor. Bu durumda KKM gideri çok daha yüksek oluyor.

    Peki, KKM hesaplarında ne kadar para var? KKM’nin büyüklüğü hangi seviyede? KKM’nin toplam maliyeti ne kadar oldu? KKM gideri ile kaç konut yapılabilirdi?

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 18 Ağustos 2023 itibariyle

    KKM’deki para miktarı 3 trilyon 408 milyar lira. Bunun dolar karşılığı ise 126,4 milyar.

    18 Şubat 2022-18 Ağustos 2023 arasında 2023 yılı başındaki hafif düşüş dışında KKM büyüklüğü düzenli şekilde arttı. 18 Şubat 2022’de bu miktar 469 milyar lira idi. Katlanarak büyüyen KKM 18 Ağustos’ta 3,4 trilyonu aştı.

    Dolar bazında KKM büyüklüğü ise aynı dönemde 34,6 milyar dolardan 126,4 milyar dolara kadar çıktı.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı sitesindeki bütçe giderlerine göre, Mart 2022-Temmuz 2023 arasında “Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Korunmasına İlişkin Giderler”in toplam 152 milyar TL oldu. Bunun sadece 55 milyarlık bölümü haziran ve temmuz aylarında gerçekleşti.

    Öte yandan bu gider; enflasyon veya dolar kurundaki değişimi içermiyor. Örneğin Temmuz 2022’de aylık gider 23,4 milyar lira olmuştu. Temmuz 2023’te yıllık enflasyon yüzde 48 oldu. Yine bir sene önce dolar kuru 17,42 TL iken Temmuz 2023’te 26,47’ye kadar çıktı. Toplam gider hesaplanırken bunların da dikkate alınması gerekiyor.

    REKLAM

    TCMB’nin aylık kur ortalaması üzerinden her ayki KKM gideri hesaplandığında bu 17 aydaki maliyet 7,89 milyar dolar oluyor. Bunun Ağustos ayı kuru üzerinden karşılığı ise 213,2 milyar TL ediyor.

    KKM’nin Türk ekonomisine maliyeti ise ayrı bir tartışma konusu. TCMB Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara KKM maliyetinin daha yüksek olduğunu savunuyor. Kara, Merkez Bankası’nın “diğer” kalemindeki giderin bu zarara eklenmesi gerektiğini belirtiyor: “2022’de KKM’nin Hazineye maliyeti 92,5 milyar TL olmuştu. TCMB’ye maliyetini bilmiyorduk, bugünkü Yıllık Rapor ipucu veriyor. TCMB’nin kar/zarar tablosundaki “diğer” kalemi 89 milyar TL’ye işaret ediyor. Yani 2022’de KKM’nin kamuya toplam maliyeti kabaca 181,5 milyar TL olmuş.”

    Dolar kurunu 20 lira seviyesinin altında tutmak için büyük bir mücadele veren TCMB’nin net rezervi eksiye düştü. Ayrıca döviz ödemeleri hem kamuyu hem de özel sektörü etkiledi.

    KKM’den sonra Dolar kuru nasıl değişti?

    TCMB verilerine göre Dolar kuru 21 Aralık 2021’de 17,15 lira ile zirveyi görmüştü. Anadolu Ajansına göre Dolar kuru 18,4 liraya kadar yükselmişti.

    KKM’nin ilanından hemen sonra düşüşe geçen dolar kuru 28 Aralık 2021’de 11,41 liraya kadar geriledi. 25 Ağustos 2023’te ise dolar kuru 26,4 TL. KKM uygulaması sonrası en düşük seviyeyi gören kur yüzde 130 artış gösterdi.

    REKLAM

    Merkez Bankası’nın açıkladığı Konut Fiyat Endeksi verilerine göre Haziran 2023’te Türkiye genelinde bir konutun metrekare birim fiyatı 24 bin 599 TL oldu. Bu durumda 95 metrekare konutun fiyatı 2 milyon 337 bin TL yapıyor. 75 metrekare konutun fiyatı ise 1 milyon 845 bin lira.

    Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi işbirliğinde Sahibinden.com ilan verilerine dayanarak oluşturulan Sahibindex’e göre ise Temmuz ayında bir konutun metrekare fiyatı 22 bin 866 TL oldu. Buna göre 95 metrekare bir evin fiyatı 2 milyon 172 bin lira olurken 75 metrekare konutun fiyatı ise 1 milyon 715 bin lira oldu.

    124 bin konut satın alınabilirdi

    Enflasyon ve dolar kuru artışının dikkate alınmadığı KKM gideri 152 milyar liraydı. Bu durumda TCBM birim fiyatına 65 bin 44 adet 95 metrekare veya 82 bin 390 adet 75 metrekare konut alınabilirdi. Sahibindex’a göre ise 69 bin 973 büyük veya 88 bin 632 küçük konut alınabilirdi.

    Eğer KKM gideri güncel kurla hesaplanıp 213 milyar esas alınsaydı bu parayla alınabilecek konut sayısı çok daha yüksek olacaktı. TCMB fiyatlarıyla 91 bin 148 adet 95 metrekare veya 115 bin 454 adet 75 metrekare konut satın alınabilirdi.

    Sahibindex fiyatlarına göre ise satın alınabilecek konut sayısı 98 bin 54 adet 95 metrekare veya 124 bin 202 adet 75 metrekare olacaktı.

    REKLAM

    1,6 milyon kişiye 1 sene boyunca asgari ücret ödenebilirdi

    KKM’ye giden 152 milyar lira 13,3 milyon asgari ücretlinin bir aylık maaşına karşılık geliyor. Yani bu para ile 1 milyon 111 bin kişiye bir sene boyunca her ay 11 bin 402 lira asgari ücret ödenebilirdi.

    KKM gideri 213 milyar lira esas alınırsa bunun karşılığı 18,7 milyon asgari ücretlinin bir aylık maaşı demek. Bu da 1 milyon 567 bin kişiye bir yıl boyunca asgari ücret ödenebileceği anlamına geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Memur ve en düşük memur emeklisi maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı nasıl değişti?

    Memur ve en düşük memur emeklisi maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı nasıl değişti?


    Seyyanen zamla birlikte memurların yüzü güldü. Ancak memur ve emekli maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı 10 sene öncesine göre daha düşük

    Memur ve memur emeklisi maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı nasıl değişti?

    REKLAM

    Tarihi zamma rağmen memur, öğretmen ve polis maaşının açlık sınırına oranı 10 sene öncesine göre daha düşük

    Memurların yüzü 8 bini aşan seyyanen zam ile güldü. Seyyanen zam alamayan emekliler ise büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Temmuz ayı itibariyle memurların maaşında yıllık artış yüzde 100’ü aştı. Ancak enflasyon ve hayat pahalılığı memurları ve emeklileri kara kara düşündürüyor. Her ne kadar tarihî zam alsalar da birçok memur maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı 10 sene öncesine göre daha düşük. Üstelik artması beklenen enflasyonla birlikte bu oran daha da düşecek.

    Peki, memur, en düşük memur ve memur emeklisi maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı son 10 senede nasıl değişti? Polis, öğretmen, doktor ve akademisyen maaşlarının açlık ve yoksulluk sınırına oranı yükseldi mi düştü mü? Seyyanen zamla birlikte memurların alım gücü arttı mı?

    AA, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SSB) verilerine göre memur maaşları son bir yılda yüzde 100’den fazla zamlandı. Uzman doktor maaşı neredeyse üçe katlanırken (yüzde 192 artış), üniversite mezunu memur maaşı da yüzde 136 zamlandı. Öğretmen, polis ve araştırma görevlisi pozisyonundaki akademisyen maaşları ise yüzde 107 ila 117 yükseldi.

    Emekliler hayal kırıklığı yaşıyor

    En düşük memur emeklisi maaşı ise bu dönemde yüzde 48 arttı. Temmuz 2023 itibarıyla yıllık enflasyon ise yüzde 48 oldu. TÜİK verilerine göre 12 aylık ortalama enflasyon da yüzde 57 oldu.

    Memur, öğretmen, polis ve emekli maaşının açlık sınırına oranı düştü

    Memurlar rekor zam alsa da asıl mesele alım gücünün artıp artmadığı. Bu kıyaslamalardan birisi de TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı. Buna göre en düşük memur emeklisi, en düşük memur, üniversite mezunu memur, öğretmen ve polis maaşının açlık sınırına oranı Temmuz 2013-Temmuz 2023 arasını kapsayan son 10 senede geriledi.

    Bu ne demek? Son bir yılda maaşlar ikiye katlansa da memur ve emekliler 10 sene öncesine göre geçim yönünden daha kötü durumda. Özellikle emeklilerin durumu oldukça vahim. Artık en düşük memur emeklisi maaşı açlık sınırından çok daha düşük.

    Uzman doktor ve araştırma görevlisi maaşlarında ise artış söz konusu.

    Yoksulluk sınırında da aynı durum mevcut. Doktor ve araştırma görevlisi dışındaki memurların maaşları yoksulluk sınırına göre son 10 senede geriledi.

    Öğretmen, polis, memur ve akademisyen yoksulluk sınırının altında

    Öğretmen, memur, polis ve araştırma görevlisi maaşı yoksulluk sınırının altında yer alıyor. Grafikte uzman doktor dışındaki tüm memurlar ve emekliler yoksul durumda.

    Memur emeklisi maaşı açlık sınırının altında

    Temmuz aylarını kıyaslamak dışında her aydaki değişime bakıldığında memur ve emekli maaşının açlık ve yoksulluk sınırı karşısında nasıl gerilediği ortaya çıkıyor. Özellikle yeni ekonomik model döneminde memur maaşları açlık sınırı karşısında ciddi gerileme yaşadı.

    REKLAM

    Açlık ve yoksulluk sınırı her ay güncelleniyor. Memur ve emekli maaşları ise yıl sonuna kadar değişmeyecek. Bu durumda memur ve emekli maaşının açlık ve yoksulluk sınırına oranı yıl sonuna kadar her ay düşmeye devam edecek. Bunun olmamasının tek şartı ise fiyatların düşmesi, yani eksi enflasyon.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • OECD Raporu: Türkiye’de zenginler ‘temel ödemeler’ konusunda yoksullardan daha endişeli

    OECD Raporu: Türkiye’de zenginler ‘temel ödemeler’ konusunda yoksullardan daha endişeli


    OECD raporuna göre “gıda, barınma, enerji ve borç” gibi temel ödemeleri yapabilmekten en çok endişe edenler Türk vatandaşları çıktı. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik gruptan daha endişeli. Türkiye, bu konuda OECD ülkeleri içinde tek istisna.

    Enflasyonun en önemli sonuçlarından birisi hayat pahalılığı. Giderek artan hayat pahalılığı birçok ülkede vatandaşları endişelendiriyor. Bunların başında ise Türkiye geliyor.

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) raporuna göre “gıda, barınma, enerji ve borç” gibi temel ödemeleri yapabilmekten en çok endişe edenler Türk vatandaşları çıktı. Türkiye’de halkın yüzde 72’si gıda, barınma ve evlerde kullanılan enerji masraflarını karşılamaktan ve borç ödeme maliyetinin giderek artmasından endişeli. 27 ülke içinde Türkiye ilk sırada yer alırken bu ülkelerin ortalaması yüzde 47.

    OECD’nin 2022 yılı “Önemli Olan Riskler” araştırmasında dayanan “Yüksek enflasyonlu bir ortamda temel ihtiyaç maddelerini karşılama konusunda endişeler” başlıklı rapor yayımlandı. Önemli bulgulardan birisi insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan endişeli olması. Nedir bu temel ihtiyaçlar? OECD bunları dört başlıkta topladı: Gıda, barınma, evde kullanılan enerji ve borçları ödemenin artan maliyeti.

    Buna göre Türkiye’de halkın yüzde 72’si bu dört temel ihtiyacı karşılayabilmekten endişeli olduğunu bildirdi. Türkiye’yi yüzde 67 ile Şili ve yüzde 66 ile Meksika takip ediyor.

    Endişe oranının en düşük olduğu ülkeler ise Danimarka ve İsviçre (yüzde 28) ile Almanya (yüzde 33) oldu.

    Türkiye’de zenginler yoksullardan daha endişeli

    Araştırma gelir durumuna göre endişe seviyesini de gösteriyor. Gelir durumu en düşük gelire sahip “ilk %20”lik gruptan en yüksek gelire sahip “son %20”lik gruba doğru sıralanıyor. Buna “sıralı %20’lik gruplar” deniliyor.

    27 ülkenin 26’sında en düşük gelire sahip “ilk % 20”lik grupta dört temel ihtiyacı karşılayabilmekten endişe edenlerin oranı en yüksek gelire sahip “son %20”lik gruptan daha yüksek.

    Tek istisna Türkiye

    Bunun istisnası ise Türkiye. Türkiye’de en yüksek gelire sahip %20’lik kesim (yüzde 70,7) en düşük gelire sahip %20’lik (yüzde 70,5) kesimden daha endişeli. Aradaki fark yüzde 0,2 puan.

    Türkiye’de iki grup arasındaki fark yok denecek kadar az. Ortalama fark ise yüzde 13,6 puan. Diğer ülkelerde bu fark oldukça belirgin olduğundan Türkiye’nin durumu dikkat çekici.

    Türkiye’den sonra farkın en düşük olduğu ülke yüzde 2,6 puan ile Polonya. En yüksek fark ise yüzde 30,2 ile İsrail’de.

    27 ülkede yaklaşık 27 bin kişinin katıldığı ankete göre 10 kişiden 9’u enflasyon ve hayat pahalılığından endişe ediyor. Anketin yapıldığı Ekim 2022’de OECD’de yıllık enflasyon yüzde 11 iken Türkiye’de yüzde 86 seviyesindeydi.

    İşini kaybetmekten endişe edenler: Türkiye 4. Sırada

    Gelecek iki sene içinde işini kaybetmekten veya serbest çalışıyor ise gelirinin azalmasından endişe edenlere bakıldığında Türkiye dördüncü sırada yer alıyor.

    Türkiye’de 10 kişiden 7’si (yüzde 72) işini kaybetmekten veya gelirinin azalmasından endişeli.

    Bu kategoride Meksika ilk sırada yer alırken sonra sırada Hollanda bulunuyor. Ortalama ise yüzde 51.

    TÜİK’in açıkladığı resmi yıllık enflasyon Temmuz 2023’te yüzde 48 oldu. Enflasyon Türkiye’nin yeni ekonomik modele geçtiği 2021 yılından itibaren hızla yükselişe geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜİK temmuz ayı enflasyon oranlarını açıkladı: Yıllık yüzde 47,83, aylık 9,49

    TÜİK temmuz ayı enflasyon oranlarını açıkladı: Yıllık yüzde 47,83, aylık 9,49


    Ekonomistlerin temmuz ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde 9,07) göre bir önceki ay yüzde 38,21 olan yıllık enflasyonun yüzde 47,27’ye çıkacağı hesaplanıyordu.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı enflasyon oranlarını açıkladı. TÜİK’in verilerine göre temmuz ayı enflasyon oranı yüzde 9,49 olurken yıllık yüzde 47,83 olarak hesaplandı.  

    Ekonomistler, temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 9,07 artmasını bekliyordu.

    Ekonomistlerin temmuz ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde 9,07) göre bir önceki ay yüzde 38,21 olan yıllık enflasyonun yüzde 47,27’ye çıkacağı hesaplanıyordu.

    ENAG: Yıllık enflasyon yüzde 122,88

    Temmuz ayına ilişkin enflasyon verilerini açıklayan ENAG ise Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve vergi oranlarındaki artışların damgasını vurduğu temmuzda aylık enflasyonun yüzde 13,18, yıllık enflasyonun ise yüzde 122,88 olarak hesaplandığını duyurdu.

    ENAG’a göre 2023 yılı, Ocak-Temmuz dönemi enflasyon oranı ise yüzde 69,21 oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***