Etiket: Elazığ

  • Elazığ’da 4,7 büyüklüğünde deprem

    Elazığ’da 4,7 büyüklüğünde deprem



    Elazığ’da 4,7 büyüklüğünde deprem

    AFAD’ın aktardığına göre, Elazığ’ın merkezinde saat 03.25’te 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, saat 03.25’te merkez üssü Elazığ’ın olan 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Yerin yaklaşık 14 kilometre derinliğinde meydana gelen depremle ilgili olumsuz bir durum yaşanmadığı öğrenildi.

    AFAD Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

    “Elazığ ilimizde saat 03.25’te meydana gelen 4,7 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.”

    Elazığ Valiliği’nden yapılan açıklamada da “Deprem sonrası saat 3.45 itibarıyla ilimizdeki AFAD, 112 ihbar hatlarına herhangi bir hasar ihbarı yapılmamıştır. Bütün birimlerimiz depremin ilimizdeki etkilerini yakından takip etmektedir” bilgisi paylaşıldı.

    Bu arada, deprem sonrası bazı vatandaşların evlerinden dışarı çıktığı görüldü.

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Mehmet Ağar karşılamış

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Mehmet Ağar karşılamış



    Miting için Elazığ’a giden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılayanlar arasında, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da olduğu görüldü.

    Eski AKP Milletvekili Tolga Ağar, sosyal medya hesabından Erdoğan’ın Elazığ ziyaretine dair fotoğraflar paylaştı.

    “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle şehrimizde düzenlenen mitinge katılım sağladık” diyen Tolga Ağar’ın paylaşımlarında, faili meçhul cinayetler davasından beraat ettirilen Mehmet Ağar’ın da bulunması dikkat çekti.

    NE OLMUŞTU?

    Mehmet Ağar, 1990’lı yıllarda işlenen 19 faili meçhul cinayete ilişkin yargılandığı faili meçhul cinayetler davasında beraat etmişti. İstinaf mahkemesi ise davada verilen beraat kararlarını geçtiğimiz günlerde onamıştı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Elazığ’da 3 günlük izin!

    Elazığ’da 3 günlük izin!


    TFF 3. Lig 2. Grup’un 21. haftasında deplasmanda karşılaştığı Silifke Belediyespor’la 2-2 berabere kalan Elazığspor, grubun 22. Haftasını fikstür gereği bay olarak geçecek.

    Bu kapsamda Bordo-Beyazlılarda teknik heyetin raporuyla futbolculara 3 günlük izin verildi.

    PERŞEMBE GÜNÜ YENİDEN TOPLANACAKLAR

    Pazar günü oynanan Silifke Belediyespor maçı sonrası izne ayrılan futbolcular, perşembe günü yeniden kulüp tesislerinde toplanarak 23. haftada evinde oynayacağı Karşıyaka maçı hazırlıklarına başlayacak.

    Öte yandan Elazığspor, TFF 3. Lig 2. Grup’ta topladığı 36 puanla 5. sırada yer alırken, puan cetveli şöyle:

    Elazığ'da 3 günlük izin! - Resim : 2

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 365 gün önce bugün enkaz altında kaldık; Deprem, yıkım, ölüm ve hala bitmeyen çaresizlik

    365 gün önce bugün enkaz altında kaldık; Deprem, yıkım, ölüm ve hala bitmeyen çaresizlik



    365 gün önce, yalnızca 65 saniyede tüm Türkiye acıyla sarsıldı.

    Geçen yıl Şubat ayında, Türkiye’nin 11 ilinde meydana gelen depremlerde resmi rakamlara göre 53 bin 580 kişi hayatını kaybetti. AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Murat Kurum geçtiğimiz günlerde katıldığı bir TV programında, depremde yaşanan can kaybına ilişkin “İşte 6 Şubat geliyor… 130 bin canımız gitmiş” açıklaması yaptı. Deprem bölgesinde hala yakınlarının akıbetini bilmeyenleri haklı çıkacak bir açıklama saatler sonra Kurum ve resmi ağızlardan revize edildi: “Cumhuriyet tarihindeki depremlerde toplam 130 bin kişi hayatını kaybetti!”

    Takvim 6 Şubat 2023’ü, saatler 4.17’yi gösterdiğinde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi 7,7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Daha ilk sarsıntının paniği sürerken sadece saatler sonra, 13.24’te, Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Art arda meydana gelen şiddetli iki depremin ardından Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’dan yardım çığlıkları yükseldi. Saatler içinde 11 şehrin iki depremle yıkıldığı otaya çıktı.

    Ülkede 4’üncü seviye alarm verilirken 93 ülke Türkiye’nin yardım çağrılarına yanıt verdi. Dünyadan gelen arama kurtarma ekipleriyle 120 bin kilometre karelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede çalışmalar başlatıldı. Ülkede 7 gün Milli Yas ilan edilirken 11 il OHAL bölgesi kapsamına alındı.

    365 gün önce bugün enkaz altında kaldık; Deprem, yıkım, ölüm ve hala bitmeyen çaresizlik - Resim : 1

    YETERSİZ EKİP, GEÇ MÜDAHALE, KAYBOLAN CANLAR

    Yolların yıkılması, havaalanının hasar alması bölgeye giden yardımı zorlaştırırken ilk gün askerin arama-kurtarma çalışmalarına katılmasına izin verilmedi. Ulusal ve uluslararası 650 bin personelin görev yaptığı deprem bölgesinde 38 bin 901 binada arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama – kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi. Yakınlarını arayan halk, bölgede bulunan siviller binalardan gelen sesleri, yardım çağrılarını yetkililere ulaştırmaya çalışsa da ekip yetersizliğinden birçok enkaza zamanında müdahale edilemedi. Elektriğin olmaması, jeneratör ve yakıt sıkıntıları geceleri enkazları aydınlatmayı zorlaştırdı. Depremden kurtulan halka çadır, gıda ve temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılmasında gecikildi. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar, günlerce soğukla mücadele etti.

    Türk Deniz Kuvvetleri tarafından TCG İskenderun personel taşıma gemisi yaralıların tahliyesi için görevlendirildi. Ayrıca, TCG Bayraktar ile TCG Sancaktar gemileri, TCG Osmangazi gemisi ve diğer gemiler İskenderun’a iş makineleri, kıyafet, gıda ve teçhizat götürmek için görevlendirildi. Bölgede zaman içerisinde 350 çadır kent alanında 645 bin çadır, 414 konteyner kentte ise 215 bin 224 konteyner kuruldu.

    “TÜRKİYE TEK YÜREK” KAMPANYASI

    Kızılay, AFAD başta olmak üzere birçok yerden yardım kampanyaları başlatılırken, 10 gün sonra “Türkiye Tek Yürek” bağış kampanyası düzenlendi. 213 televizyon ve 562 radyonun ortak yayın yaptığı kampanyada 115,1 milyar liralık bağış rakamına ulaşıldı, 9 milyon adedi aşkın SMS gönderildi. Kampanyadan toplanan yardımın akıbeti ile ilgili belirsizlik tartışmalara neden oldu.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in konuya ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta, “Depremden etkilenen vatandaşların iaşe ve ibate ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 15 Şubat tarihinde TV Kanalları Ortak Yayını aracılığı ile ‘Türkiye Tek Yürek” kampanyası başlatıldığını ve kampanya kapsamında 85 milyar 697 milyon 129 bin 344 TL bağış toplandığını” açıkladı.

    Bakan Yerlikaya, bağış yatırma işlemlerinin devam ettiğini ifade ederek, kampanya kapsamında bağışçılar tarafından yatırılan tutarların, kamu bankalarında AFAD adına açılan hesaplarda değerlendirildiğini açıkladı.

    Bakan Yerlikaya, taahhütte bulunmuş olmakla birlikte bağışını henüz yapmayan kişi ve kuruluşların tespiti yapıldığını da ifade ederek bağışların tamamlanması için iletişim sürecinin devam ettiğini vurguladı. Toplanan bağışlardan bugüne kadar 56 milyar 563 milyon 536 bin 392 liranın, deprem bölgesindeki afetzedelere hane başı ödeme, vefat yardım, taşınma, kira ödemesi, çadır, konteyner, wc, gıda ve hijyen kolisi alımı için kullanıldığını belirten Bakan Yerlikaya, konteyner kent kurulumu ve sosyal donatı çalışmalarının ise devam ettiğini kaydetti.

    365 gün önce bugün enkaz altında kaldık; Deprem, yıkım, ölüm ve hala bitmeyen çaresizlik - Resim : 2

    HATAY’DA İKİ BÜYÜK SARSINTI DAHA

    14 gün boyunca süren arama-kurtarma çalışmaları yerini enkaz kaldırma çalışmalarına bıraktı. 21 Şubat’ta Hatay’ın Defne ilçesi merkezli 6,4 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında Samandağ ilçesi merkezli 5,8 büyüklüğündeki artçı depremler meydana geldi. Son depremler sonrası enkaz altında kimsenin kalmadığı açıklanırken evlerine dönebilen ya da dönmeyi tercih eden vatandaşlar da yeniden sokaklara döküldü. Çadır yetersizliği bir kez daha baş gösterdi.

    BİR YILIN ARDINDAN HALA KAYIPLAR MEVCUT

    Kahramanmaraş merkezli depremlerle birçok ev-işyeriyle birlikte kentlerdeki kültürel miras niteliğindeki eserler de yıkıldı. 14 asırlık Habibi Neccar Camisi, Antakya tarihi kent merkezi, Hatay Valiliği, Hatay tarihi Meclis binası, Antakya Ortodoks Kilisesi, Malatya Yeni Camii, Gaziantep Kalesi başta olmak üzere onlarca eser hasar gördü ya da yıkıldı.

    365 gün önce bugün enkaz altında kaldık; Deprem, yıkım, ölüm ve hala bitmeyen çaresizlik - Resim : 3

    Enkaz kaldırma çalışmaları 6 ay sonra sonlandırıldı. Şehirleri büyük bir boşluk kaplarken depremden etkilenen 14 milyonu aşkın insanın bir kısmı çevre illere ya da büyükşehirlere göç ederken hala büyük bir çoğunluğu deprem bölgesinde mücadelesini sürdürüyor. Resmi rakamlara göre 53 bin 580 kişinin hayatını kaybettiği depremde hala birçok kişi kayıp yakınlarını arıyor.

    Hataylılar yaralarını sarmaya çalışırken, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ili ziyareti depremzedeler için yeni bir şoka dönüştü. Erdoğan Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen AKP ilçe belediye başkanı adayı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada. “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi.

    Tepki çeken bu sözler, Hatay gerçeğinin, ilin deprem sonrası yaşadığı yoklukların nedenini birinci elden tarihe yazdı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gri pasaport skandalıyla gündeme gelen başkan Yeşilyurt’ta yeniden aday gösterilmedi

    Gri pasaport skandalıyla gündeme gelen başkan Yeşilyurt’ta yeniden aday gösterilmedi



    AKP, 31 Mart yerel seçimlerine yönelik Malatya belediye başkan adaylarını açıkladı. 2020 yılında Gri pasaport ile insan kaçakçılığı yapılmasıyla gündem olan Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar tekrar aday gösterilmedi.

    AKP’li Yeşilyurt Belediyesi’nin, 2020 yılında ‘Çevreye Duyarlı Bireyler Yetiştirmek Projesi’ için Almanya’ya gönderdiği 43 kişinin geri dönmediği ortaya çıkmıştı.

    AÇIKLAMA YAPTI

    Aday gösterilmeyen AKP’li Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Gözümün nuru, Sevdam Yeşilyurt’a 6 yıl boyunca hizmet etme şansımı sağlayan en başta Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı olmak üzere; bize teveccüh gösteren aziz hemşerilerimize, inanan, her zorlukta yanımda olan tüm kardeşlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

    Alnımızın AK’ıyla, sadece hizmet vermeye odaklanarak rekor projeler ve çalışmalarla başarı hikayesi yazdık. Üstelik bunu hırs ve çıkar beklentilerini her şeyin üstünde tutanlara karşı, şehrimizi kendisine tam bağımlı kılmaya çalışanlara karşı, kaostan beslenerek mutlak kalıcılık sağlamaya çalışanlara karşı, dezenformasyon yapanlara karşı yaptık.

    *Bu duruşumuzdan asla taviz vermeden yine davamız için, partimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Yeşilyurt Belediye Başkanı Adayı İlhan Geçit hocamıza da desteğimiz tamdır. Durmayacağız, duraklamayacağız, davamız belli, sadakatimiz daim…”

    GRİ PASAPORTLA ONLARCA KİŞİ YURTDIŞINA GÖNDERİLDİ

    Malatya’da AKP’li Yeşilyurt Belediyesi ile Malatya Kişisel Gelişim Dünyası Derneği arasında imzalanan protokolle gri pasaport (hizmet pasaportu) yurt dışına gönderilen 45 kişiden 43’ünün geri dönmediği ortaya çıkmıştı.

    Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında eski Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Bekir Karakuş, eski Bingöl Servi Belediye Başkanı Ali Ayrancı ve olayın Almanya’daki bağlantısı olduğu iddia edilen Ersin Kilit hakkında ‘göçmen kaçakçılığı’ suçlamasıyla sekiz yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

    Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmada tutuklu eski Servi Belediye Başkanı Ali Ayrancı’nın tahliye edilmesiyle davada tutuklu sanık kalmamıştı.

    ‘YÖNETMENLİĞİNE UYGUN’ DEDİĞİ KONUTLAR KULLANILMAZ HALE GELDİ

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde AKP’li Yeşilyurt Belediyesi tarafından, 2020 yılında temeli atılan 136 daire, 7 blok, 6 dükkândan oluşan ‘Yeşil Töpsöğüt Konutları’ depremden yaklaşık 8 ay önce teslim edilmişti. Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan konutlar, oturulamaz hale geldi.

    Yeşil Topsöğüt Konutları’ sitesinde projeyle ilgili Yeşilyurt Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Çınar, projenin ‘deprem yönetmeliğine’ uygun olduğunu vurgulayarak, “Güzel ilçemizin çehresini değiştirmeye devam ediyoruz. ‘Durmak Yok Yola Devam’ şiarıyla, hizmet üreten belediyecilik anlayışıyla ilçemize, ata toprağımıza canla başla katkı sunmaya gayret gösteriyoruz. 320 binin üzerinde nüfusuyla dinamik bir güç olan ilçemiz hızlı bir şekilde değişim göstermektedir” demişti.

    EŞİNİ İSTİSNAİ KADRODAN MEMUR YAPTI

    Yeşilyurt Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Çınar’ın eşi Semra Çınar’ın ‘istisnai kadro’ ile memur yapıldığı ortaya çıkmıştı. Çınar’ın eşi Semra Çınar, istisnai kadrodan önce Aksaray Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü’ne, sonrasında ise Malatya Valiliği Yazı İşleri Müdürlüğü’nde münhal bulunan 9. Dereceli Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni (VHKİ) olarak atanmıştı.

    KENDİ ŞİRKETİNİN BETONUNU SATMIŞTI

    Malatya’da Yeşilyurt Belediyesi tarafından yapılan Top Söğüt Villaları’nda kullanılan gaz betonun ve park inşaat alanında kullanılan betonun AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın aile şirketi Çınar Beton tarafından temin edildiği de ortaya çıkmıştı. Olayın ortaya çıkması sonranda AKP’li Çınar, “Belirtmekte fayda var ki aileme ait olan firma Doğu Anadolu Bölgesi ve dolayısıyla Malatya ile çevresinde gaz beton imalatı yapan tek firmadır” diyerek kendini savunmuştu.

    YAPAY ZEKAYLA SAHTE KARAR ÇIKARTILARAK ARSA SATILDI

    AKP’li Yeşilyurt Belediyesi, yapay zekayla sahte belediye meclisi kararı oluşturularak belediye arsalarının satıldığı ortaya çıkmıştı. Belediyenin Emlak Müdürlüğü biriminde yapay zeka teknolojisiyle sahte belediye meclisi kararı oluşturularak satışa çıkartılan arsa sayısının artırıldığı, sahte encümen kararı ile 10 arsanın satışının yapıldığı, arsaları alanların ise üçüncü kişilere devredilmişti. Usulsüz satışın ortaya çıkması üzerine Emlak ve İstimlak Müdürü M.Z.’nin de aralarında yer aldığı 4 görevlinin açığa alındığı, haklarında suç duyurusunda bulunulduğu, idari soruşturma için müfettiş görevlendirildiği öğrenilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belediye çalışanları CHP’li adayı tehdit etti: Gri pasaporttan bahsetmeyeceksin

    Belediye çalışanları CHP’li adayı tehdit etti: Gri pasaporttan bahsetmeyeceksin



    CHP’nin Elazığ Baskil Belediye Başkan Adayı Veli Baygeldi, gri pasaport skandalını gündeme getirdiği için AKP’li Baskil Belediyesi’nin çalışanları tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü.

    Baygeldi, konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı:

    “‘GRİ PASAPORTU KONUŞMAYACAKSIN’ DİYE TEHDİT EDİLDİM”

    “CHP’nin Baskil Belediye Başkanı olarak projelerimizi ve çalışmalarımızı izah etmek için 24 Ocak 2024 günü yerel kanalımız Kanal Fırat’a konuk olarak katılacaktım. Aynı günün içerisinde çarşı merkezinde bir belediye çalışanı önümü keserek ‘İhsan Akmurat’tan bahsetmeyeceksin’, AK Parti’nin mevcut belediye başkan adayı. Bir de bu gri pasaport olayı. Nedir bu gri pasaport? Yerel ve ulusal basının sıkça gündeme aldığı, yargı sürecinin devam ettiği Belediye Başkanımızın Hırvatistan’a, Almanya’ya dernekleri aracı kılarak, yani bu insan kaçakçılığı olayını gündeme aldığımız bir konu. Biz de basından duyuyoruz, bu konunun takipçisi olacağız, gündemimize de alacağız. Yayına çıkmadan iki saat öncesinden bir belediye çalışanı adını soyadını vererek ‘İhsan Akmurat’tan bahsetmeyeceksin, gri pasaport konusuna girmeyeceksin’ diye tehdit ediyor. AK Partili Belediye Başkanı’nın bu davranışı hoş bir şey değil. Çalışanlarına bu talimatları kendilerinin verdiğini biliyoruz.”

    CHP’Lİ BAŞKAN ADAYI ŞİKAYETÇİ OLDU

    Vermemişse ‘benimle bir ilgisi yok’ diye açıklamada yapabilir veya çalışanından bir savunma talep edebilir. Çünkü bu makamda oturan bir belediyenin personeli sonuçta. Kime karşı sorumlu, başkanın kumandasında. Başkanın çıkıp bu tehditkar üslubun kendisine ait olmadığını söylemesi lazım. Aksi halde biz kendisinin yaptırdığını zaten düşünüyoruz. Gerekli şikayetlerimizi emniyete yaptık hukuksal süreçlerimizi işleteceğiz. Ben özel güvenlik firma sahibiyim, işimiz tehdit alan insanları korumak. İlk gün de söyledik canlı yayında da söyledik. Gri pasaporta da değineceğiz, Akmurat’ın yaptıklarına da yapmadıklarını eleştireceğiz. Hukuk çerçevesi içerisinde bize sunulan imkanları değerlendireceğiz, kimse bizi susturamaz. Bizim yakaladığımız havayı sabote etmeye, kendilerine çekmeye asla müsaade etmeyeceğiz, korkmuyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gri pasaportla yurt dışına insan kaçıran AKP’li başkan yeniden aday oldu

    Gri pasaportla yurt dışına insan kaçıran AKP’li başkan yeniden aday oldu



    Gri pasaportla yurt dışına insan kaçırma haberlerine konu olan AKP’li Elazığ Akçakiraz Belediye Başkanı Sabahattin Kaya, partisi tarafından tekrar başkan adayı gösterildi.

    AKP tarafından 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde tekrar belediye başkan adayı gösterilen Sabahattin Kaya gri pasaport çıkarttığı kişileri Almanya’nın Bremen şehrine belediye gezisi adı altında göndermişti.

    Elazığ Akçakiraz Belediyesinin 1 Kasım 2019 yılında Göçmenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile bir protokol imzaladığı ve gri pasaport çıkarttığı kişileri Almanya’ya gönderdiği ortaya çıkmıştı. Olayın ortaya çıkmasından sonra belediye başkanı gidenlerin geri gelmediğini kabul etmiş ancak sadece yirmi kişiyi gönderdiklerini bu kişilerden sadece üçünün geri döndüğünü kabul etmişti.

    Olaydan sonra İçişleri Bakanlığı belediye hakkında soruşturma açmıştı. Belediye Başkanı Sabahattin Kaya olayın ardından kendisini şu sözlerle savunmuştu:

    “Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Burada Türkiye Cumhuriyeti’ne yük olacak insanlar gidiyor. Euro, altın ve dolar gönderiyor. Annesini babasını rahatlatıyor. Bir şeyin kârı zararından fazlaysa doğrudur, helaldir, hoştur. O mantıkla baktım.”

    YENİDEN ADAY OLDU

    Kamuoyunda oldukça ses getiren olayın ardından 2024 yerel seçimlerinde mevcut başkanın yeniden aday olup olmayacağı merak ediliyordu. Açıklanan AK Parti Elazığ Belediye Başkan Adayları arasında ismi geçen Sabahattin Kara AKP Genel merkezi tarafından yeniden Akçakiraz Belediye başkan adayı olarak seçim yarışında yer aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’li Elazığ Belediye Başkanı, AKP’li vekile saldırdı

    AKP’li Elazığ Belediye Başkanı, AKP’li vekile saldırdı



    Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ve ekibi Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı’ya saldırdı.

    Elazığonline.com‘un haberine göre: Seçim öncesi SKM toplantısı sırasında yaşanan olayda arbede çıktı. Çıkan arbade de salona Şerifoğulları ve ekibi girmesiyle salon karıştı. Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı’ya yapılan saldırının ardından AK Parti’de olaylar büyüdü.

    İddia edilen bilgilere göre, yapılan SKM toplantısında toplantıya katılan herkes sıra ile söz alıp seçim çalışmaları hakkında görüş ve önerilerini sunarken, söz sırası Milletvekili Nazırlı’ya geldiğinde, Vekil Nazırlı; “Seçim ile alakalı bir yol haritası çizeceğini ve o doğrultuda çalışmalara hep birlikte başlayacaklarını, ortak bir yol haritası olacağını belirtiyor.”

    Bir başka iddiaya göre vekil Nazırlı’nın bu sözleri üzerine Elazığ Belediye Başkan Adayı Şahin Şerifoğulları toplantı esnasında; “Sen kimsin ki yol haritası belirleyeceksin bana, ben seni tanımıyorum. Sen benimle gezmeyeceksin, yanımda görünmeyeceksin şeklinde ifadelerde bulunurak vekil Nazırlı’ya su şişesi fırlatıyor. Bu olayların üzerine Başkan Şerifoğulları ve vekil Nazırlı bir birine giriyor. Başkan Şerifoğulları’nın ekibinin içeri girmesiyle salon iyiden iyiye karıştığı ve polisin parti binasına giriş çıkışları yasakladığı, parti binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldığı gelen bilgiler arasında.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ROK ve Burak Bilgehan Özpek arasında derin devlet , Sünnilik ve Elazığlılık tartışması

    ROK ve Burak Bilgehan Özpek arasında derin devlet , Sünnilik ve Elazığlılık tartışması



    Hem spor yorumculuğu hem köşe yazarlığı yapan Rasim Ozan Kütahyalı, akademisyen Burak Bilgehan Özpek ve siyaset bilimci Nezih Onur Kuru ile sosyal medyadan tartışmaya girdi.

    Rasim Ozan, Onur Kuru’nun bir gönderisine, Özpek’i kast ederek, “Ayrıca senin de tam Elazığlı, tam Sünni Türk olmakla ve tam sağcı-milliyetçi aileden gelmekle övünen, bunu kendisi için devlet nezdinde bir garanti olarak gören bir dostun var 🙂 Tıpkı Fatih Terim’in dostu Mehmet Ağar gibi Elazığlı” demişti.

    Bilgehan Özpek’ten ROK’un bu imalı sözlerine yanıt geldi.

    Özpek şunları söyledi:

    “Rasim ile tanışıklığımız çok eskiye dayanır ancak yaklaşık 20 senedir birbirimizi görmedik. Burada tabii ki benden bahsediyor. Yazdığı iyi olmuş çünkü muhtemelen hakkımda böyle düşünen birçok insan var. Elbette ne köy ensititülü dedemin Adalet Partililiğinden, ne kardeşlerinin Demokrat Parti’de siyaset yaptıkları için 1960 darbesinde tutuklandıklarından, ne babamın ve annemin üniversitede milliyetçi gruplar içinde olmasından ve babamın o yıllarda bir arbadede öldü sanılarak morga kaldırılmasından utanmıyorum. Doğduğum ve büyüdüğüm şehir olan Elazığ’dan da tabii ki utanmıyorum. Ancak hiçbir zaman bu kimlikleri kendime maddi bir avantaj sağlamak için kullanmadım. Türk oluşumu, Sünni oluşumu ve ailemi öne çıkartarak kendimi tanımlamadım. Bunu yapsaydım belki de çok daha farklı bir hayatım olurdu, birçok sıkıntıyı da yaşamazdım, ama yapmadım. Halime şükür ediyorum, bir pişmanlığım asla yok. Bunlar benim kimliğimin bir parçası, yok sayamam, reddedemem. Hatta bunları gizleyip kendimi küçük duruma düşüremem. Ama onların esiri de olamam. Kendi aklımla ve tecrübelerimle edindiğim değerler üzerinden var olmayı seçtim. Umarım dostlarım salt Elazığlı, Sünni, Türk bir insan olduğum için benimle dostluk kurmamışlardır.”

    ‘ELAZIĞLI DOSTLAR BİLE KURTARAMAZ’

    Burak, Kuru’nun göndersine ise şu cevabı vermişti:

    “Böyle mistik hikayelere yine de inanmamak lazım. Türkiye’de rejim ya da derin devlet dediğimiz şey çoğu zaman komitaların ittifakıdır. Daha da vahimi, böyle bir yapı içinde dostluk gibi şeyler de pek bulunmaz sevgili Nezih. Bu yüzden, meşruluğunu hukuktan almayan, kanuna dayanmayan her ilişki er geç çöker, Elazığlı dostlar bile kurtaramaz.”

    ‘SOLA VURMAYI DOĞRU BULMUYORUM SÖZLERİ GÜNDEM OLMUŞTU’

    Rasim Ozan Kütahyalı, katıldığı bir yayında, “Dünyanın en sağcı ülkesi Türkiye’dir. Türkiye’de bu kadar solsuzluk beni de rahatsız ediyor. Bu kadar zengin yalakalığı, bu kadar fakirlerin ezilmesi. Artık Türkiye’de o kadar sol kalmadı ki sola vurmayı doğru bulmuyorum” diyerek gündeme gelmişti.

    Kütahyalı ayırca, “2008-2011 arasında askeri vesayeti ve generalleri çökerttik. Ben de bu sürecin baş aktörlerinden biriyim. Ergenekoncular bugün iktidarda” sözleriyle de tartışma yaratmıştı

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Elazığ’da yaşanan kabus… 2 mahkum devlete nasıl ‘diz çöktürdü’ Cezaevinde dehşeti yaşattılar

    Elazığ’da yaşanan kabus… 2 mahkum devlete nasıl ‘diz çöktürdü’ Cezaevinde dehşeti yaşattılar



    Gazeteci İsmail Saymaz, Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan 2 tutuklunun çatıya çıkma eyleminin ardından cezaevi yönetiminin değiştirilmemesiyle bir yıl sonra yaşanan felaketi anlattı.

    Saymaz, Elazığ’daki cezaevinde E-46 numaralı odada kalan ve Özgecan Aslan’ın katili Suphi Altındöken’i öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Gültekin Alan’ın kalp rahatsızlığı olduğunu bildirmesinin ardından infaz koruma memurlarına nasıl saldırdığını anlattı.

    Saldırının ardından infaz koruma memurları geri çekilirken, Saymaz sonrasında yaşanan felaketi şöyle anlattı:

    Alan, kapı kolunu alarak, yan odada kalan ve kesici aletle hazır bekleyen Fatih Oktay’ı dışarı çıkardı. Bu sırada infaz koruma memurları olaya müdahale için vardiya başmemuruna ve diğer bloklardaki görevlilere haber verip gelmelerini istedi. Onlar gelene kadar…

    Elazığ'da yaşanan kabus... 2 mahkum devlete nasıl 'diz çöktürdü' Cezaevinde dehşeti yaşattılar - Resim : 1

    DÖRT YARALI

    Alan ve Oktay, yan odada kalan, adli bir suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Fırat Karasakal’ın kapısını açtı. Koridordaki dokuz odayı boşalttılar. Sonra diğer koridora geçtiler. E-16 no’lu odadaki TİKKO’cu Şafak Yılmaz’ı, E-17’deki PKK’lı Murat Özdemir’i kapı demirleriyle dövdüler. İki tutuklunun vücutlarına cisim soktular. E-18’deki C.O., masayı kapının arkasına koyduğu için içeriye giremedi saldırganlar. E-20’ye geçtiler. 15 Temmuz’a katıldığı iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan eski Üsteğmen Mennan Yeşilbaş’ı karnından ağır yaraladılar. E-22’ye girdiler. Bu odada, Ömer Halisdemir’in şehit edilmesine ilişkin davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Kıdemli Çavuş Hasan Aksoy vardı. Aksoy’u 7-8 yerinden yaraladılar. E-19, E-21 ve E-23’tekilere “Siz adli mahpussunuz, o yüzden size karışmıyoruz” dediler. Hatta E-23’teki mahkuma çay demletip içtiler.

    Tatilde olan Savcı Taner Karacaoğlu, cezaevine gelip Alan’dan Aksoy’u bırakmasını istedi. Alan, “Olmaz” dedi. Tutanaktan: “Olayı sonlandırmayacağını, herhangi bir talebinin olmadığını, şehit Ömer Halisdemir’in intikamını aldığını beyan etmiştir. Kendisinin Yeni Osmanlı Harekatının Akıncılar Kolu olduğunu söylemiştir. Savcı eylemin yanlış olduğunu, hemen sonlandırması gerektiğini söylemesine rağmen ancak öğle yemeğinden sonra bitireceğini, kendisinin tabiri ile yukarıdan talimatın böyle olduğunu beyan etmiştir.”

    İki savcı daha geldi. Pazarlık saat 08.08’e kadar sürdü. Saat 08.25’te Aksoy’u teslim ettiler. Cezaevindeki kabus gecesinden sonra müdür açığa alındı. Soruşturma halen sürüyor. Bir tutuklu ne suç işlemiş olursa olsun, cezaevinde olduğu sürece devletin gözetimi altındadır. Tutukluların can güvenliğini sağlamak devletin görevidir. Cezaevleri suçluların yeni suç işleyerek ‘kariyer’ yapma alanı değildir.”

    Yazının tamamı için tıklayınız…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***