Etiket: Doğal felaket

  • UNICEF: Aşırı hava olayları nedeniyle milyonlarca çocuk yerinden oldu

    UNICEF: Aşırı hava olayları nedeniyle milyonlarca çocuk yerinden oldu


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    2016-21 yılları arasında aşırı hava koşulları nedeniyle evlerinden olan 134 milyon insanın yaklaşık üçte biri, yani 43 milyonu çocuklardan oluşuyor. Bunların neredeyse yarısı fırtınalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.

    REKLAM

    Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) son raporuna göre, fırtınalar, seller, yangınlar gibi sıradışı ve aşırı hava olayları 2016-2021 yılları arasında 43 milyondan fazla çocuğun yerinden edilmesine yol açtı.

    Nehir taşkınları, siklonik rüzgar ve fırtınalar nedeniyle oluşan sellerden kaynaklanan riskleri dikkate alan rapor, gelecek otuz yıl içinde 113 milyondan fazla çocuğun yerinden olacağına da dikkati çekti. 

    Söz konusu yıllar arasında kuraklık nedeniyle en az 1.3 milyon çocuğun evlerini terk etmek zorunda kaldığını işaret eden UNICEF, bu çocukların yarısından fazlasının Somali’de bulunduğunu da vurguladı. Bu rakamın büyük olasılıkla eksik olduğunu da belirten kurum, sel ya da fırtınaların aksine kuraklık sırasında önceden tahliyenin söz konusu olmadığını belirtti.

    UNICEF’te göç uzmanı ve raporun yazarlarından Laura Healy, “Gerçek şu ki, iklim değişikliğinin etkileri yoğunlaşmaya devam ettikçe gelecekte çok daha fazla çocuk etkilenecek” dedi.

    2016-21 yılları arasında aşırı hava koşulları nedeniyle evlerinden olan 134 milyon insanın yaklaşık üçte biri, yani 43 milyonu çocuklardan oluşuyor. Bunların neredeyse yarısı fırtınalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. 

    Filipinler, Hindistan ve Çin ise iklim tehlikeleri nedeniyle en fazla çocuğun yerinden edildiği ülkeler oldu.

    Ancak, ortalama olarak, Afrika Boynuzu’nda veya Karayipler’deki küçük bir adada yaşayan çocukların Asya’dakilere göre daha savunmasız olduğunu vurgulayan Healy, birçoğunun “üst üste binen krizlere” maruz kaldığını; iklimdeki aşırılıklardan kaynaklanan risklerin çatışma, kırılgan kurumlar ve yoksullukla birleştiğini sözlerine ekledi.

    Raporda yer almayan, insan kaçakçılığı ve göç konularında Vietnam’da çalışmalarını yürüten uzman Mimi Vu, bu durumun çocukları istismar edilme ve korumasız kalma riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi:

    “Çaresiz kaldığınızda, normalde yapmayacağınız şeyleri yaparsınız. Ve ne yazık ki bunun yükünü genellikle çocuklar çekiyor çünkü en savunmasız olanlar onlar ve kendilerini savunacak güçleri yok.” 

    UNICEF raporuna göre, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerle birlikte Vietnam’da da gelecekte çok sayıda çocuk evlerinden olacak.

    Rapor, gelecekteki riskleri tahmin ederken orman yangınları ve kuraklığı ya da potansiyel hafifletme önlemlerini hesaba katmıyor.

    Raporda, çocukların ve ailelerinin afetlerle daha iyi başa çıkabilmelerine yardımcı olmak için eğitim ve sağlık gibi hayati hizmetlerin “şoklara duyarlı, taşınabilir ve kapsayıcı” hale getirilmesi gerektiği belirtildi. Bu da çocukların eğitim fırsatlarına sahip olmalarından aileleriyle birlikte kalabilmelerine ve nihayetinde iş bulabilmelerine kadar farklı aşamalardaki ihtiyaçlarının göz önüne alınması anlamına geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hawaii’de devam eden orman yangınlarında en az 55 kişi öldü; 11 binden fazla kişi tahliye edildi

    Hawaii’de devam eden orman yangınlarında en az 55 kişi öldü; 11 binden fazla kişi tahliye edildi


    Maui’deki orman yangını, 1960 yılında meydana gelen ve 61 kişinin öldüğü tsunamiden sonra Ada’daki en büyük büyük doğal felaket olarak değerlendiriliyor.

    ABD’nin Hawaii eyaletine bağlı Maui Adası’ndaki ormanlık alanda çıkan yangınlar nedeniyle en az 55 kişi hayatını kaybetti, birçok kişi yaralandı ve çok sayıda mülk zarar gördü. Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

    REKLAM

    Hawaii Ulaştırma Bakanlığı Müdürü Ed Sniffen, 11 binden fazla kişinin Maui’den uçakla tahliye edildiğini söyledi.

    Yangınların yol açtığı tahribatın büyük kısmı tarihi Lahaina kasabasında meydana geldi. Kasaba “neredeyse” tamamen yandı.

    Hawaii’nin Maui Adası’nda çıkan 3 büyük yangın devam ediyor.

    Yerel basına açıklama yapan yetkililer, yangınlar nedeniyle 55 kişinin yaşamını yitirdiğini ve hastanelerin yangından etkilenenlerle “dolup taştığını” belirtti.

    Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirten yetkililer, sahil güvenlik ekiplerinin de alevlerden kaçmak için suya atlayan ve aralarında 2 çocuğun da bulunduğu 14 kişiyi kurtardığını aktardı.

    Lahaina neredeyse tamamen yandı

    Maui Belediye Başkanı Richard Bissen Jr, düzenlediği basın toplantısında, birçok ev ve iş yerinin yangınlar nedeniyle tamamen yıkıldığını ve limandaki teknelerin “ciddi zarar” gördüğünü söyledi. Bissen Jr, Maui’deki hasarın gerçek boyutunu belirlemenin hala zor olduğunu, ölü sayısının artmasından endişe duyduklarını kaydetti.

    Eyaletin ABD senatörlerinden Brian Schatz da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, yangınların yol açtığı tahribatın büyük kısmının tarihi Lahaina kasabasında meydana geldiğini ve kasabanın “neredeyse tamamen yandığını” dile getirdi.

    Ada’nın batısında yer alan 1700’lü yıllardan kalma Lahaina kasabası, nüfusun önemli bir kısmının yaşadığı yerleşim birimleri arasında yer alıyor.

    Biden, yangınlarla mücadele için orduyu görevlendirdi

    ABD Başkanı Joe Biden, Maui’deki orman yangınlarıyla mücadele talimatı verdi.

    Biden, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetlerinin arama kurtarma çalışmalarına destek verdiğini, Deniz Kuvvetlerinin de yangınlarla mücadele için “Black Hawk” tipi helikopterleri temin ettiğini bildirdi.

    Biden, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hawaii halkına sadece dualarımızı değil ihtiyaçları olan tüm yardımı gönderiyoruz.” dedi.

    REKLAM

    Son orman yangını 1960 yılında meydana gelen ve 61 kişinin öldüğü tsunamiden sonra Ada’daki en büyük büyük doğal felaket olarak değerlendiriliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de hortumda ikisi çocuk 7 kişi hayatını kaybetti

    ABD’de hortumda ikisi çocuk 7 kişi hayatını kaybetti


    Amerika Birleşik Devletleri’nin Iowa eyaletinde meydana gelen hortumda ikisi çocuk 7 kişi hayatını kaybetti.

    Eyalete bağlı Madison şehri acil durum yönetimi yetkilileri, hortumun Des Moine kentinin güneybatısında gerçekleştiğini, çok sayıda binanın zarar gördüğünü, ağaç ve enerji iletim hatlarının yıkıldığını bildirdi.

    Hortumda onlarca evin ağır hasara uğradığını aktaran yetkililer, aralarında iki çocuğun da bulunduğu 7 kişinin yaşamını yitirdiğini, bazı kişilerin de yaralandığını kaydetti. Lucas yerleşiminde de çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde devrilmiş ağaçlar, enkaz ve hasarlı çatılar ve araçlar görülüyor. Bu arada Des Moines bölgesinde yaklaşık 10 bin kişi elektriksiz kaldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Filipinler’de Rai tayfununda can kaybı 375’e yükseldi, 56 kişi kayıp

    Filipinler’de Rai tayfununda can kaybı 375’e yükseldi, 56 kişi kayıp


    Filipinler’in orta ve güneydoğu kesimlerini vuran Rai Tayfunu’nda can kaybı 375’e, yaralı sayısı ise 500’e yükseldi.

    Polis yetkilileri tayfunun neden olduğu sel, şiddetli fırtına, toprak kayması ve yıkımlarda hayatını kaybedenlerin sayısının 375’e yükseldiğini aktardı ve kayıp 56 kişinin arandığını kaydetti.

    Yetkililer can kayıplarının artmasından endişe ettiklerini ifade etti. Tayfun nedeniyle iletişim hatlarının ve cep telefonu şebekelerinin zarar görmesi nedeniyle haberleşmekte güçlük yaşandığına dikkat çekildi.

    Tayfunun yol açtığı şiddetli yağış ve fırtına, birçok köyde ağaçların devrilmesine, su baskınlarına, evlerin ve yolların zarar görmesine neden oldu. Afetten yaklaşık 780 bin kişi etkilenirken, bunlardan 400 bini de güvenli bölgelere tahliye edildi.

    Savunma Bakanı Delfin Lorenzana ve ​​​​​​​Bohol Valisi Arthur Yap, halkın gıda ve su gibi acil ihtiyaçlarının karşılanmasının öncelikli olduğunu belirtti ve yardım için çağrıda bulundu.

    Filipinler ordusu, acil yardım ve arama kurtarma çalışmalarına destek için bölgeye asker sevk etti.

    Bölgede incelemelerde bulunan Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, 40 milyon dolarlık yardım yapılacağını duyurmuştu.

    Ülkede, her yıl ortalama 20 fırtına ve tayfun gerçekleşiyor. Hızı saatte 195 kilometreyi bulan Rai tayfunu ise 5. kategoride bir olarak sınıflandırıldı.

    Rai’nin hızı “ülkeyi vuran en ölümcül tayfun” olarak bilinen Haiyan’ı anımsattı. Haiyan tayfununda nedeniyle 2013’te 6 binden fazla kişi ölmüş ve büyük yıkım yaşanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: İklim krizinin yol açtığı afetler son 50 yılda beş kat arttı; 2 milyon kişi öldü

    BM: İklim krizinin yol açtığı afetler son 50 yılda beş kat arttı; 2 milyon kişi öldü


    İklim değişikliğinin yol açtığı doğal felaketlerin sayısı son 50 yılda beş kat artarak 2 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

    Birleşmiş Milletlere bağlı ‘Dünya Meteoroloji Örgütü’ne (DMÖ) göre, sel ve sıcak hava dalgaları gibi olaylar küresel çapta 3 trilyon euroya mal oldu.

    DMÖ, yeni “Atlas” raporunun hava, su ve iklim olaylarından kaynaklanan ölüm ve ekonomik kayıpların şimdiye kadar üretilmiş en kapsamlı incelemesi olduğunu duyurdu.

    Raporda, 1979-2019 yılları arasında meydana gelen yaklaşık 11 bin felaket araştırıldı. Onlar arasında 300 bin ile en ölümcül tek olay olan Etiyopya’daki 1983 kuraklığı ve 138,5 milyar euroluk kayıpla en maliyetlisi olan 2005’teki Katrina Kasırgası gibi büyük felaketler de var.

    Küresel ısınma etkisi

    1970’lerden son on yıla kadar afetlerin sayısının yaklaşık beş kat arttığı belirtilen raporda, küresel ısınma nedeniyle aşırı hava olaylarının daha sık hale geldiği kaydediliyor.

    Doğa fekaletlerin maliyeti, 1970’lerde 148,4 milyar eurodan 2010’larda 1,16 trilyon euroya yükseldi. Bunda ABD’yi vuran Harvey, Maria ve Irma gibi fırtınalar önemli yer tutuyor.

    Felaketler daha maliyetli ve sık hale gelirken, yıllık ölüm sayısı 1970’lerde 50 binden 2010’larda 18 bine düştü. Bu noktada daha iyi planlamanın işe yaradığına dikkat çekiliyor.

    DMÖ Genel Sekreteri Petteri Taalas, “Geliştirilmiş çoklu tehlike erken uyarı sistemleri, ölüm oranlarında önemli bir azalmaya yol açtı” diyor.

    DMÖ’nün 193 üyesinin yalnızca yarısının çoklu tehlike erken uyarı sistemlerine sahip olduğunu kaydeden rapora göre, 2 milyon ölümün yüzde 91’inden fazlası gelişmekte olan ülkelerde meydana geldi.

    En fazla ölüme kuraklık neden oldu

    Rapora göre son 50 yılda en fazla insanın ölümüne neden olan doğal afet kuraklık. Dünyada 650 bin kişi bu nedenden dolayı hayatını kaybetti. Fırtınalar 577 bin, seller 59 bin ve aşırı sıcaklar 56 bin kişinin ölümüne yol açtı.

    DMÖ, ayrıntılı bölgesel bilgiler veren raporun, hükümetlerin insanları ve gezegeni daha iyi korumaya yönelik politikalar geliştirmesine yardımcı olması için kullanılacağını umuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de 2021’de yanan ormanlık alan miktarı geçen yıllara göre yüzde 755 arttı

    Türkiye’de 2021’de yanan ormanlık alan miktarı geçen yıllara göre yüzde 755 arttı


    Dünyanın en soğuk bölgelerinden Sibirya’dan, Akdeniz kıyılarına kadar, pek çok noktada çıkan orman yangınları bu yılın ilk 8 ayında, geçen yıllara göre çok daha fazla alanı küle çevirdi.

    Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verileri, orman yangınlarının yok ettiği alan miktarında 2021’in olağanüstü boyutta yıkıcı yıl olduğunu gösteriyor.

    Türkiye’de 2008 ila 2020’de her yıl ortalama 20 bin 760 hektarlık alan yanarken, bu miktar son 8 ayda yüzde 755 arttı. 2021’in ocak ile ağustos ayları arasında kül olan ormanlık alan 177 bin 476 hektara ulaştı.

    Türkiye’de bu yıl kaç orman yangını çıktı, önceki yılların verileri nasıldı?

    Türkiye’de 2008 ila 2020’de, her yıl ağustos ayına gelindiğinde çıkan orman yangını sayısı ortalama 59 olarak kayıtlara geçti; bu sayı 2021’de 159’a çıktı.

    EFFIS’in rakamlarına göre 12 yıllık geçmişte her yıl ortalama 129 kez alevlerle mücadele edildi. Bu yıl, bu rakam temmuz ayında aşıldı.

    Türkiye yangın sayısı

    İtalya ve Yunanistan’da orman yangını sayısı ve yanan alanlarda benzer tablo

    İtalya’da geçtiğimiz 12 yıllık sürede her ağustos ayına gelindiğinde ortalama 29 bin 805 hektarlık alan küle döndü. Bu yıl yanan alan miktarı ise yüzde 300 civarında arttı.

    İtalya’da 2021’de 118 bin 873 hektarlık alan alevlere teslim oldu.

    Türkiye ve İtalya’da olduğu gibi son haftalarda orman yangınlarıyla boğuşan Yunanistan’ın kaybı ise yüzde 1073 ile çok daha fazla.

    2008-2020 arasında her yıl ağustos ayına gelindiğinde yangınlarda kaybedilen alan miktarı ortalama 9 bin 919 hektar olarak kayıtlara geçti.

    Bu sene ise yanan alan miktarı 116 bin 365 olarak tespit edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı Karadeniz’de felaketin sebebi aşırı yağışlar mı, HES’ler mi?

    Batı Karadeniz’de felaketin sebebi aşırı yağışlar mı, HES’ler mi?


    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) Batı Karadeniz’deki sele ilişkin yapılan açıklamada, sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişinin hayatını kaybettiği, Bartın’da kaybolan bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

    Onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden olan durumla ilgili konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, felaketin bölgede etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle yaşandığını dile getirdi. Felakete Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde HES’lerin (Hidroelektrik santrali /su elektrik stansiyası) patlamasının neden olduğu iddialarına karşı çıkan ve “Meteorolojik olarak bakıldığında belki 50-100 yıldır yaşanmayan bir afetle karşı karşıyayız.” diyen Bakan Pakdemirli, şöyle konuşmuştu:

    “Sosyal medyada ve çeşitli haber kaynaklarında Kastamonu Bozkurt’taki HES’le ilgili problem olduğu söyleniyor. Burada HES’le alakalı bir problem yok. ‘Regülatör kapakları, taşkın esnasında açılıyor, ondan patladı’ diyorlar ama böyle bir durum söz konusu değil. Genelde HES’ler bu işin sebebi yerine genelde bana göre mağduru oluyor. HES’ler taşkınlardan negatif etkileniyor. Taşkına sebebiyet verebilecek bir regülatör değil, günlük bir regülasyon amacı var. Ama su seviyesi oldukça yüksek. Mevcut taşkın tesislerimizin de üstüne çıkan gayrinizami ve doğalın dışında su akışı var.” sözleriyle yanıt verdi.

    Diğer yandan uzmanlar, konunun sel felaketinin de ötesinde teknik nedenlerden ötürü yaşandığını dile getiriyor.

    İnşaat mühendisi Kubilay Kaptan: Üstü örtülen büyük bir suç var

    İnşaat mühendisi Doktor Kubilay Kaptan, Bakan Pakdemirli’nin “HES’ler de mağdur durumdadır” ifadesine, Twitter hesabından yazdığı Twit zinciri ile tepki gösterdi.

    Kaptan, “Bakan dedi ya, HESler de mağdur durumdadır diye. Üstü örtülen büyük bir suç var bence: Ezine Çayı üstünde iki adet HES barajı var. Biri Bozkurt’ta diğeri ise daha uzakta. Ezine’nin Karadeniz’e döküldüğünü de belirtelim. Olan şudur: Yağmur yağar. Barajın arka tarafında su birikmeye başlar. Yağmur devam ettikçe birikme devam eder. Artık sular baraj gövdesinin üst kotuna yaklaşmaktadır. İşte bu durum için barajlarda dolusavak dediğimiz su tahliye sistemleri devreye girer.”

    “Gelin görün ki HES barajlarının büyük çoğunluğunda dolusavak yoktur, yapılmamıştır. Dolusavak olmadığı için baraj gövdesinin arkasında biriken sular kapaklar açılarak serbest bırakılır. Binlerce metre küp su büyük bir hızla, önüne gelini içine alarak Karadeniz’e doğru akmaya başlar.” diyen Kaptan, daha sonraki iletisinde “Karlarından olacaklar diye dolusavak yapmayanların ve bunu zorunlu koşmayanların, denetlemeyenlerin nelere yol açtıklarını görüşlerinize bırakıyorum.” ifadelerine yer verdi.

    “Suçu boşuna aşırı yağışa atmayalım”

    Paleosismoloji, deprem jeolojisi, aktif tektonik, sismotektonik, neotektonik, yapısal jeoloji uzmanı Doktor Ramazan Demirtaş da, sosyal medya hesabından Bozkurt’ta bulunan Ezine Çayı’ndaki selin nasıl afete dönüştüğünü değerlendirdi.

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan Demirtaş, “Taşkınovası yatak genişliği = 400m. Daraltılmış güncel yatak genişliği = 15 m. Su tırmanma yüksekliği = 7-10m. 400m genişlikteki yatağı 15 m genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 m yükselir, sonuç afet olur.”

    Demirtaş ayrıca, “Anlayacağınız suçu boş boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa, aşırı yağışa, tarihte görülmemiş yağış gibi bahaneye atmayalım.. Suçlu doğrudan dere yatağını 400 metreden 15 metreye daraltan ve dere yatağını imara ve yapılaşmaya açan insanoğlunun ta kendisi.” sözleriyle Bakan Pakdemirli’nin açıklamasına karşı çıktı.

    TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası: Beton lobisi

    TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Ağır hasar ve can kaybının özellikle Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşanmasının temel nedenlerinden birinin, Ezine Çayı üzerine geçmiş yıllarda plansız bir şekilde inşa edilen Nehir Tipi HES’lerden birinin sağanak yağış sonucu oluşan taşkından etkilenerek kapaklarının hasar görmesi ve taşkın sularının baraj gölünde bulunan suyla birleşerek hasar gören barajdan boşalması sonucunda ‘çarpan etkisiyle’ akış aşağısında bulunan Bozkurt ilçesinde aşırı tahribata neden olmuştur.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    “İktidarın uzun yıllardır beton lobisinin istemleri çerçevesinde arsa ve arazi rantı ve yağması üzerine şekillendirdiği imar, afet, planlama, yapı üretim ve denetim süreçlerinde uyguladığı politika ve yönetim süreçleri ülkemizde yaşanan her doğa olayının afete dönüşmesine neden olmaktadır.” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Ülkemiz son yıllarda yaşanan deprem, yangın, sel baskını, heyelan, müsilaj, kuraklık gibi doğa kaynaklı afetlere karşı savunmasız durumdadır. Bu durum ülkemizde yıllardır iktidarların beton lobisinin etkisiyle uygulaya geldiği bütünleşik afet yönetim sisteminden uzak, insanı odağına almayan, arsa ve arazi rantı politikalarına bağlı olarak doğa kaynaklı afet tehlike ve riskleri açısından sorunlu dere yatakları, fay zonlarının üstü, heyelanlı alanları plansız bir şekilde imara ve talana açmasının bir sonucu olduğu görülmektedir.”

    Açıklamada ayrıca, “Stratejik bir temelden yoksun olarak yürütülen her konuda olduğu gibi doğa kaynaklı afetlere karşı da ülkemizde bugün yürütülen politikalarla başarı sağlanabilmesi mümkün değildir. Bunun önlenmesi için tüm doğa kaynaklı afetleri kapsayan bütünleşik afet yönetim sistemini temel alan bir yaklaşım geliştirilmedir. Buna ilişkin çalışmalar acilen başlatılmalıdır. Aksi takdirde doğa kaynaklı afetler ülkemizde ağır tahribatlara neden olmaya devam edecektir.” uyarısında bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 2021 yılının ilk altı ayı içinde doğal ve insan kaynaklı felaketlerin maliyeti 77 milyar dolar

    2021 yılının ilk altı ayı içinde doğal ve insan kaynaklı felaketlerin maliyeti 77 milyar dolar


    Dünyanın önde gelen reasürans şirketlerinden “Swiss Re”, 2021 yılının ilk altı ayında doğal ve insan hatasından kaynaklanan felaketlerin maliyetinin 77 milyar doları bulduğunu açıkladı.

    Merkezi Zürih’te bulunan sigortacıları sigortalayan İsviçreli şirket, ABD’deki Uri fırtınası ile haziran ayında Almanya ile komşularını etkileyen fırtınaların maddi zararların artmasında önemli rol oynadığını aktardı.

    Swiss Re tarafından yapılan yazılı açıklamada, ”Doğal felaketler 74 milyar dolar, insan kaynaklı felaketler ise 3 milyar dolar ekonomik kayba yol açtı.” denildi.

    Haziran ayından bu yana aşırı sıcaklar yüzünden Kaliforniya’da süren orman yangınlarının mali faturasının da büyük olduğu vurgulanırken, küresel ısınmanın aşı sıcakları beraberinde getirdiği ve iklim koşullarında ciddi anormallikler yaşandığı kaydedildi.

    Geçen yıl ilk altı ay içinde doğal ve insan kaynakları felaketler dünyada 114 milyar dolar kayba yol açtı. Son 10 yıl içinde ilk altı ayda felaketler ortalama 108 milyar dolar kayba neden oldu.

    Bununla birlikte felaketlerin sigorta şirketlerine verdiği kayıpların bu rakamlardan çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

    ABD’nin Texas eyaletini etkisi altına alan Uri kasırgasının sigortacılara maliyetinin 15 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Avrupa’da haziran ayında etkili olan fırtınaların ise sigorta şirketlerine 4,5 milyar dolara mal olduğu belirtiliyor.

    İsviçreli şirket, Türkiye, Yunanistan ve İtalya’daki orman yangınlarının önemli miktarda maddi hasara yol açacağı tahmininde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sel ve taşkınlar Karadeniz’i teslim aldı: Sinop, Kastamonu ve Bartın’da ağır hasar oluştu

    Sel ve taşkınlar Karadeniz’i teslim aldı: Sinop, Kastamonu ve Bartın’da ağır hasar oluştu


    Karadeniz’de sel felaketi halkı mağdur etti ve büyük hasara yol açtı. Sinop’un Ayancık ilçesinde Ayancık Çayı taştı. Taşan sularla birlikte araçlar sürüklendi ve insanlar mahsur kaldı.

    Kastamonu’da benzer görüntüler yaşanırken şehrin 8 ilçesinde sel meydana geldi ve bazı köprüler yıkıldı. Henüz kayıp ihbarı yok ancak bazı kişilerin binaların çatısında mahsur kaldığı aktarılıyor.

    Kastamonu’da sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış ile Azdavay, Bozkurt, Cide, Şenpazar, Daday, Küre, Ağlı ve İnebolu ilçelerinde sel meydana geldi. 5 bin nüfuslu Azdavay’da dereler taştı, ilçe merkezi sular altında kaldı.

    Çok sayıda ev ve iş yeri de sel nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Binaların bodrum katlarında mahsur kalan 40 kişi, belediye ekiplerince kurtarıldı. Elektrik direklerinin devrildiği ilçede tarım arazileri de zarar gördü.

    “Tarihte böyle bir şey görmedik”

    DHA’ya konuşan Azdavay Belediye Başkanı Osman Nuri Civelek, dere yataklarının hepsinin taştığını söyleyerek, “Tarihte böyle bir şey görmedik. Dere yataklarının hepsi taştı. İlçenin yarısı su altında kaldı. İlçede su, dere gibi akıyor mahallelerde. Şaşkınla izliyoruz” dedi.

    Şenpazar ilçesinin merkezi de sular altında kaldı, köprüler yıkıldı, yollar çöktü, araçlar sürüklendi. İş yerlerinde mahsur kalan 15 kişi kurtarılırken ilçeye giriş ve çıkışlar kapatıldı.

    Şenpazar Belediye Başkanı Cem Çınar, “Bir afet durumu yaşıyoruz. Kepçe ve iş makineleriyle insanları evlerinden çıkarmaya çalışıyoruz. Köprülerimiz uçtu, su gittikçe yükseliyor.” diyerek vatandaşlara şöyle seslendi:

    “Balkonlarınıza çıkın, sizi oradan alalım. Rakımı yüksek olan yerlere çıkmamız gerekiyor. Allah hepimizin yardımcısı olsun, afet durumu yaşıyoruz”

    İnebolu’ya bağlı Özlüce köyünde ise Zarbana Çayı taştı. Köy sular altında kaldı ve yerel halk evlerini terk etti. Bazı köylüler ise evlerinde mahsur kaldı. Araçlar, sel ile birlikte Karadeniz’e sürüklendi. Elektrik ve telefon şebekesinin çekmediği köyde büyük hasar oluştu. Zarbana Çayı’nın kenarındaki diğer köylerde de aynı manzara meydana geldi.

    Hava kuvvetleri devrede

    Kastamonu Valisi Avni Çakır, DHA’ya yaptığı açıklamada, Bozkurt ilçesine ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. İl genelinde yağışın devam ettiğine dikkat çekerek “Şu an bir kayıp ihbarımız yok ama güçlü bir sel olduğu için insanlar Bozkurt’ta çatıya çıktı. Havanın müsaade etmesiyle onları kurtarmayı bekliyoruz. Şu an yağış devam ediyor” dedi.

    Milli Savunma Bakanlığı da sel felaketi nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait AS-532 tipi helikopteri arama- kurtarma çalışmalarına destek amacıyla bölgeye sevk ettiğini duyurdu. Öte yandan Cide, Daday, Küre ve Ağlı ilçelerinde de yağış nedeniyle sel meydana gelirken, cadde ve yolların göle döndüğü, büyük çapta hasar oluştuğu belirtildi.

    Sinop’un Ayancık ilçesi kötü durumda

    Sinop’un Ayancık ilçesinin ortasından geçen Ayancık Çayı da şiddetli yağışın etkisiyle taştı. İlçedeki birçok köprü yıkılma tehlikesi nedeniyle geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Sel sularına kapılan birçok araç denize sürüklendi.

    Ayancık Çayı’nın taşması sonucu ilçenin özellikle Cevizli ve Beşiktaş Mahallelerindeki ev ve iş yerleri, araçlar ile Sanayi Sitesindeki iş yerleri sular altında kaldı, yurttaşlar evlerinde mahsur kaldı. Bölgeye bir süredir elektrik ve su verilemiyor.

    Bakan Koca: Hastaneyi tahliye ediyoruz

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sinop’taki sel nedeniyle Ayancık Devlet Hastanesi’nin tahliye edildiğini açıkladı. Twitter hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Koca, 4’ü yoğun bakım hastası, 45 kişinin Sinop Atatürk Devlet Hastanesine nakledildiğini duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’daki orman yangınlarında son durum: 55 noktada söndürme çalışmaları sürüyor

    Yunanistan’daki orman yangınlarında son durum: 55 noktada söndürme çalışmaları sürüyor


    Yunanistan’da devam eden orman yangınları nedeniyle, risk altındaki bölgelerden tahliye edilenlerin sayısı her gün artıyor. Gece boyunca devam eden kurtarma operasyonlarında yüzlerce kişi sahilden alınarak deniz yoluyla güvenli bölgelere gönderildi.

    Yangın söndürme çalışmalarına gönüllü katılan bir kişi hayatını kaybetti, en az 20 kişi hastanede tedavi altına alındı. Cumartesi günü 55’ten fazla noktada yangın söndürme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

    Son 30 yılın en sıcak hava dalgasının yaşandığı ülkede patlak veren orman yangınları çok sayıda bina, iş yeri ve çiftliği de küle dönüştürdü.

    Parnita Dağı’nda çıkan yangınların dumanı başkent Atina’ya kadar ulaşınca hava kirliliğinden etkilenenler ve solunum yetmezliği yaşayanlar için yardım hattı açıldı. Eğriboz Adası’nı saran alevler karayolu ulaşımını engelledi, turistlerin yoğun olduğu bölgeden bin 400 kişi tekne ve gemilerle tahliye edildi. Mani Yarımadası’nın ise yüzde 70’inin yandığı tahmin ediliyor.

    Yardım talebine çok sayıda ülkeden yanıt

    Yerel yetkililer daha afet alanlarına daha fazla yangın söndürme uçağı sevk edilmesi için çağrılarda bulunuyor.

    Atina’nın kuzeyindeki yangınlara, Fransız, Rum ve İsrailli ekiplerin de bulunduğu 850’den fazla itfaiye eri, 3 uçak, 6 helikopter ve 215 araçla müdahale ediliyor. 39 köyün boşaltıldığı Eğriboz’da ise 475 itfaiye personeli, 6 uçak, 4 helikopterler alevlerle boğuşuyor. Adadaki çalışmalara Romanyalı ve Ukraynalı ekipler de destek veriyor.

    Atina yönetimi Avrupa Birliği’nin acil destek mekanizması üzerinden yardım talebinde bulunmuştu. Buna karşılık Fransa, Ukrayna, Kıbrıs, İsveç, İsrail, Romanya, Hırvatistan ve İsviçre’den hava ve kara ekipleri seferber oldu. Mısır 2 helikopter, İspanya bir uçak ve Çekya 36 itfaiye eri ile 15 kara aracı göndereceğini duyurdu.

    “Yanan bölgeler yeniden ağaçlandırılacak”

    Önceliklerinin yangından etkilenenlere yardımların ulaştırılması olduğunu söyleyen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, yanan alanların yeniden ağaçlandırma bölgesi ilan edileceğini aktardı.

    Yunanistan’daki son yılların en sıcak yaz aylarınında termometre 45 dereceye kadar çıktı. Cuma günü hava sıcaklığı nispeten azalsa da artan rüzgarlar alevleri körükledi.

    Yangınların nedeninin araştırıldığı soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındı. Polis, zanlılardan birinin 3 ayrı noktayı kundakladığından şüphe ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***