Etiket: Diyanet

  • Erbaş’tan ‘Kınayanın Kınamasına Aldırmadan’ Veda

    Erbaş’tan ‘Kınayanın Kınamasına Aldırmadan’ Veda


    Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, görevi Safi Arpaguş’a devretti. Törende konuşan Erbaş’ın sözleri dikkat çekti. Erbaş, “Kınayanın kınamasına aldırmadan zorluklara göğüs gererek emanet aldığımız ilmek ilmek dokuyarak getirmiş olduğu noktadan daha yukarılara bütün mesai arkadaşlarımızla getirmeye gayret ettik” dedi. Erbaş, 8 yıllık görev süresi boyunca sık sık eleştirilerin odağındaydı.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    Görev süresi dolan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ziyaret ettikten sonra bugün görevi Diyanet İşleri Başkanlığına atanan Safi Arpaguş’a devretti. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konferans salonunda gerçekleştirilen devir teslim töreni, Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.

    Erbaş'tan 'Kınayanın Kınamasına Aldırmadan' Veda - Resim : 1
    Diyanet’te devir teslim töreni…

    Arpaguş, törende yaptığı konuşmada, Diyanet İşleri Başkanlığı görevini bugüne kadar büyük bir fedakarlık, samimiyet ve gayretle yürüttüğünü belirterek, Erbaş’a teşekkür etti. Arpaguş, “Diyanet İşleri Başkanlığımızın üstlendiği vazife, yalnızca idari bir görev değil aynı zamanda ilim, irfan ve hikmetle yoğrulmuş bir sorumluluk olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    Erbaş'tan 'Kınayanın Kınamasına Aldırmadan' Veda - Resim : 2
    Safi Arpaguş e Ali Erbaş

    Görevini devreden Ali Erbaş ise “İlk günden itibaren birlikte çalıştığımız çok kıymetli hocalarımızla çok güzel işler yaptığımızı düşünüyorum” dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı dönemi boyunca sık sık eleştirilerin odağında olan Erbaş’ın şu sözleri ise dikkat çekti:

    “Kınayanın kınamasına aldırmadan zorluklara göğüs gererek emanet aldığımız ilmek ilmek dokuyarak getirmiş olduğu noktadan daha yukarılara bütün mesai arkadaşlarımızla getirmeye gayret ettik. Aldığımız dualar inşallah amel defterimizde karşımıza çıkacaktır.”

    Erbaş'tan 'Kınayanın Kınamasına Aldırmadan' Veda - Resim : 3
    Ali Erbaş

    ALİ ERBAŞ’IN 8 YILI… NELER YAŞANDI?

    Erbaş’ın başkanlığı, çeşitli tartışmalarla damga vurdu. Görev süresi boyunca Diyanet’in bütçesi, bakanlıkları aşan boyutlara ulaşırken, lüks araç alımları ve VIP organizasyonlar eleştirilerin odağı oldu. Örneğin, Erbaş’ın Audi A8 makam aracı talebi ve kullanımı, “tasarruf çağrılarına rağmen israf” olarak nitelendirildi. Diyanet, 2024’te bu aracı iade ettiğini duyursa da tartışmalar yıl boyu sürdü. Erbaş, bir söyleşide “Bize bir Audi’yi çok gördüler” diyerek savunmuştu.

    Benzer şekilde, “İki milyon hacı adayı sırada bekliyor” açıklamasına rağmen, eşi ve akrabalarının kurasız VIP hacca götürülmesi tepki çekti. Lüks otellerde düzenlenen toplantılar ve devlet bütçesinden basılan kitaplar da kamu kaynaklarının kullanımını sorgulattı.

    Kurumun resmi bayramlardaki tutumu da eleştirilere yol açtı. Erbaş döneminde, milli bayram hutbelerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün adı anılmadı ve Anıtkabir ziyareti yapılmadı. Bu durum, Diyanet personelinde bile “Atatürk’e duayı çok mu görüyor?” tepkilerine neden oldu.

    Hutbelerdeki cinsiyetçi ifadeler, miras hakkı ve giyim gibi konular da geniş yankı buldu. Ayasofya’da kılıçla minbere çıkması, sembolik bir tartışma yarattı.Diyanet’e duyulan güven ise dramatik bir düşüş gösterdi. Bupar Araştırma Şirketi’nin anketine göre, kurum güveni yüzde 11,1’e geriledi; yüzde 83,3’lük kesim “güvenmiyorum” yanıtını verdi. CHP’li Hasan Öztürkmen, Erbaş’ı “Milleti dinden soğuttu” diye eleştirerek istifa çağrısı yaptı.

    Diyanet’in kendi iç anketlerinde bile adaletsizlik ve güvensizlik şikayetleri öne çıktı. Eleştirilere karşı sessiz kalan Erbaş, binlerce vatandaş ve gazeteci hakkında suç duyurularında bulundu; bu da kurumun eleştiri toleransını tartışmaya açtı.

    Erbaş’ın emekliliği, “süper emekli” statüsüyle yaklaşık 101-119 bin TL aylık ve 2.3-2.7 milyon TL ikramiye getirecek. Aile üyelerinin atamaları da (damadı müftü, kızı vaize olarak) kayırmacılık iddialarını güçlendirdi.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Diyanet


    Ali Erbaş

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den Tepki Çeken Çıkış! Atanamayan Öğretmenleri Suçladı
    Atanamayan Öğretmenleri Suçladı

    5-1'lik Tarihi Mağlubiyet Sonrası Okan Buruk’tan Flaş Açıklama! Bakın Yenilginin Faturasını Kime Kesti
    Bakın Yenilginin Faturasını Kime Kesti

    Galatasaray Taraftarı Eintracht Frankfurt Maçı Sonrası Yıldız İsme Öfke Kusuyor: Senin Yüzünden Kaybettik!
    Taraftarlar Yıldız Oyuncuya Öfke Kusuyor

    Gürsel Tekin O Soruya Ateş Püskürdü! 'Kendimi Taksim Meydanı'nda Asarım'
    ‘Kendimi Taksim Meydanı’nda Asarım’

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyanet’ten Cuma Hutbesinde Manifest Göndermesi: Hayatın Parçasıymış Gibi Lanse Edilmemeli

    Diyanet’ten Cuma Hutbesinde Manifest Göndermesi: Hayatın Parçasıymış Gibi Lanse Edilmemeli


    İstanbul’daki KüçükÇiftlik Park’ta 6 Eylül’de verdiği ilk 18 yaş sınırlandırmalı konseriyle gündeme gelen Manifest grubuna, sahnedeki dans ve gösterileri nedeniyle “hayasızca hareketler” ve “teşhircilik” suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı. Konser sonrası ifadeye çağrılan grup üyeleri, savcılık işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkeme, grup üyeleri hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma zorunluluğu getirdi.

    DİYANET’TEN ‘AİLE’ VURGULU CUMA HUTBESİ

    Aynı hafta, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Cuma hutbesinde, toplumsal ahlak ve aile değerlerine dikkat çekildi. “Peygamberimiz ve Aile Ahlakı” başlığıyla verilen hutbede, aile kurumunun dini ve ahlaki temelleri hatırlatıldı.

    Hutbede, aile kurumunun İslam’daki yeri şöyle tanımlandı:

    “Aile, insanlık tarihinin en kadim ve en sağlam kurumudur. İnancın, kimliğin ve kişiliğin şekillendiği, milli ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarıldığı eşsiz bir mekteptir.

    ‘AİLEYİ HEDEF ALAN MİHRAPLAR VAR’

    Diyanet hutbesinde modern yaşam tarzları, aile yapısının çözülmesine neden olmakla eleştirileri yapıldı.

    Hutbede, “Kur’an’ın ve sünnetin ortaya koyduğu ahlaki değerlerden uzaklaşıldığında aileler, huzur ve mutluluğa hasret kalır. Maalesef, günümüzde, aileyi hedef alan bazı mihraklar tarafından; kadınlar annelik, erkekler babalık gibi kutsal bir değerden uzaklaştırılmak, kadın ve erkeğin aile içindeki rolleri zayıflatılmak istenmektedir” denildi.

    ‘ÇIPLAKLIK VE TEŞHİRCİLİĞE NORMALLEŞTİRME’ ELEŞTİRİSİ

    Hutbede yer alan ifadelerde, bazı yaşam biçimlerinin medya ve sanat üzerinden normalleştirildiği şu sözlerle savunuldu: “İffet ve hayayı ortadan kaldıran, nesilleri ve toplumu ifsat eden zinaya giden yollar meşrulaştırılmaya çalışılmamalı; çıplaklık ve teşhircilik, hayatın bir parçasıymış gibi lanse edilmemelidir. Alkol, kumar ve madde bağımlılığı normal; çarpık ilişkiler ve boşanmalar sıradan, öfke ve şiddet olağanmış gibi gösterilmemelidir. Şu husus unutulmamalıdır ki, zina, alkol ve kumar, dinimizin haram kıldığı büyük günahlardandır. Yüce Rabbimizin bu hususlarla ilgili uyarıları gayet açıktır: ‘Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.’

    ‘AİLEYİ KORUMAK HERKESİN GÖREVİ’

    Hutbede ayrıca aile kurumunu korumanın sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve dini bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Hutbede, “Bugün, aile yapısı, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar küresel lobiler, çıkar çevreleri ve emperyalist güçlerin kuşatması altındadır. Bu şer odakları; aile bağlarını zayıflatmayı, nesilleri şahsiyetsiz ve kimliksiz bırakmayı, öz değerlerinden ayırmayı bir hedef haline getirmiştir. Hal böyleyken, aile kurmak, aileyi korumak ve güçlendirmek yalnızca bireysel bir sorumluluk değil, iman, vicdan ve izan sahibi her insanın; dini, ahlaki ve insani sorumluluğudur. Nitekim hutbemin başında okuduğum hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s), ‘Ailesine karşı sorumluklarını ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter’ buyurmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Hutbenin devamında şunlar aktarıldı: “Aile değerlerinin örselenmeye çalışıldığı bu zamanda bize düşen; dünyadaki cennetimiz, muhkem kalemiz, son sığınağımız olan ailemizin kıymetini bilmektir. Aile hayatında, Allah’ın koyduğu helal- haram sınırlarını gözetmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını esas almaktır. Yüce Rabbimizin, ‘Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et’ emrine uyarak ailemize ibadet bilinci kazandırmaya gayret göstermektir. Ailenin temeli olan evlilikleri kolaylaştırmak, gençlerimizi evliliğe teşvik etmektir. Ailemizle geçirmemiz gereken nitelikli zamanı televizyon ve telefon başında heba etmemektir. Aile içi iletişimi canlı tutmaktır. Aile fertlerinin duygusal ihtiyaçlarını önemsemektir. Çocuklarımızı, ailenin sıcaklığından, sevgi ve alakasından mahrum bırakmamaktır.

    Hutbemi Allah Resulü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyorum: ‘Her şeyin Rabbi olan Allah’ım! Beni ve ailemi dünya ve ahirette her an sana ihlasla bağlı olan kullarından eyle.’”

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyanet’ten Bir ‘Cuma Hutbesi’ Skandalı Daha! Bu Kez Hedef Kız Çocukların Miras Hakkı

    Diyanet’ten Bir ‘Cuma Hutbesi’ Skandalı Daha! Bu Kez Hedef Kız Çocukların Miras Hakkı


    Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün 81 ildeki camilerde okutulacak hutbede miras paylaşımı konusunu gündemine aldı. Hutbede, “Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır. Kişinin kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması ya da kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” ifadelerine yer verildi. Bu açıklama, İslam hukuku ile Türk Medeni Kanunu arasındaki miras paylaşımı farklılıklarını bir kez daha tartışmaya açtı.

    İSLAM HUKUKU VE MEDENİ KANUN ÇELİŞKİSİ

    İslam hukukuna göre miras paylaşımında erkek, kadının aldığı payın iki katını alıyor. Örneğin, bir erkek kardeş mirasın üçte ikisini alırken, kız kardeş üçte birle yetiniyor. Buna karşılık, Türk Medeni Kanunu, mirasın zümre sistemine göre dağıtılmasını ve alt soydaki kardeşler (evlatlık dahil) arasında eşit paylaşımı öngörüyor. Bu düzenleme, kadın ve erkek arasında ayrım yapmadan adil bir paylaşım hedefliyor.

    Ancak, 2024’te yürürlüğe giren “Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları” genelgesi, miras paylaşımı tartışmalarını alevlendirdi. Genelgeye göre, mirasçılar arabuluculuk sürecinde kendi aralarında anlaşarak farklı paylaşım oranları belirleyebiliyor ve bu anlaşma mahkeme kararı olmadan tapuya tescil ettirilebiliyor. Yasal eşitlik ilkesi korunurken, bu esneklik özellikle kırsal bölgelerde kadınların miras hakkından baskıyla feragat etme riskini artırdığı yönünde endişelere yol açıyor.

    DİYANET’İN TARTIŞMALI HUTBELERİ

    Diyanet’in son dönemde yayımladığı hutbeler, içerik ve söylemleriyle kamuoyunda geniş yankı buluyor. Ağustos başında yayımlanan bir hutbede estetik ameliyatlar “şeytanın oyununa gelmek” olarak nitelendirilmiş, kısa kıyafetler ve dövme yaptırmak haram sayılmıştı. 8 Ağustos’taki hutbede ise “helal-haram hassasiyetinden uzak, lüks ve israfın zirveye ulaştığı tatil anlayışı” eleştirilmişti. Miras paylaşımı konulu bugünkü hutbe ise, İslam hukukunun miras kurallarını vurgularken, kadınların miras haklarına yönelik toplumsal baskılar ve yasal düzenlemeler arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.

    KADINLARIN MİRAS HAKKI RİSK ALTINDA MI?

    Uzmanlar, arabuluculuk genelgesinin kırsal bölgelerde kadınların miras hakkını elde etmesini zorlaştırabileceğini belirtiyor. Özellikle aile içi baskılar nedeniyle kadınların mirastan feragat etmeye zorlanabileceği ifade ediliyor. Hukukçular, yasal eşitlik ilkesinin korunması gerektiğini vurgularken, arabuluculuk süreçlerinin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savunuyor.

    Diyanet’in hutbesi, İslam hukukunun miras paylaşımı kurallarını hatırlatırken, modern hukuk sistemleriyle uyum ve kadın hakları konusundaki tartışmalar devam ediyor. Toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkiler, bu konunun daha uzun süre gündemde kalacağını gösteriyor.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Kıyafet’ Hutbesi Tepki Çeken Diyanet, Bu Kez ‘Tatil’i Hedef Aldı

    ‘Kıyafet’ Hutbesi Tepki Çeken Diyanet, Bu Kez ‘Tatil’i Hedef Aldı


    Diyanet İşleri Başkanlığı zaman zaman yayımladığı hutbelerle tepki çekerken, geçen hafta yayımlanan ‘kıyafet’ hutbesinin ardından bu kez ‘tatil’ anlayışları hedef alındı.

    Diyanet’in 8 Ağustos Cuma tarihli ve “Sıla-i Rahimle Bereketlenen Tatil” başlıklı hutbesinde bu kez vatandaşların tatil anlayışlarına ilişkin ifadeler kullanıldı. Tatil kavramının Müslümanlar için yalnızca dinlenme değil, “kulluk ve sorumluluk bilinciyle” geçirilmesi gereken bir süreç olarak tarif edildiği hutbede, Helal-haram sınırlarının gözetilmediği, “lüks ve israfın zirveye çıktığı” bazı tatil biçimleri “nefsani arzuların hâkim olduğu” iddiasıyla eleştiri yağmuruna tutuldu.

    Günümüz tatil anlayışının, ‘Allah’ın hükümlerini hiçe sayan, helal-haram hassasiyetinden uzak ve lüks ve israfın zirveye ulaştığına’ yönelik ifadelerin yer aldığı hutbede, şu ifadeler kullanıldı:

    “Aslında tatil; tembellik ve miskinlikle, gaflet içinde geçirilen zamanlar olmamalı; aksine, farklı ve faydalı meşguliyetlerle verimli bir dinlenme fırsatına dönüştürülmelidir. Yeryüzünde gezip dolaşarak Yüce Rabbimizin kuvvet ve kudretini tefekkür etmeye, kâinata ibret ve hikmet nazarıyla bakmaya vesile olmalıdır.

    Bu bilinçle yapılan tatil, sadece dinlenmek değil, aynı zamanda bir eğitim ve bir ibadettir. Tatil; memleketimizi, köyümüzü, şehit kanlarıyla yoğrulmuş cennet vatanımızın tarihi ve doğal güzelliklerini çocuklarımıza tanıtmak için bulunmaz bir fırsattır.”

    GEÇEN HAFTA DA ‘KIYAFET’ TERCİHLERİNİ HEDEF ALMIŞTI

    Diyanet’in 1 Ağustos tarihli hutbesinde ise, vatandaşların kıyafet tercihleri mercek altına alınmıştı. Diyanet’in kamuoyu tarafından büyük tepki çeken hutbesinde “Kısa giysiler ve şeffaf kıyafetler giyilmesi, nerede ve hangi amaçla olursa olsun Allah’ın örtünme emrini ihlaldir, haramdır” denilmişti.

    Aynı hutbe de dizi, film ve dijital mecralarda yapılan yayınlar da hedef alınmış ve “Bazı sinema, dizi film, dijital mecralarda yapılan yayınlar ve reklamlar aracılığıyla normalleştirilmeye çalışılan çıplaklık, cesaret ve özgürlük değil, aile kurumuna yapılan bir saldırıdır” denilmişti.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TBMM’de Kabul Edilerek Yasalaştı: Hac ve Umre Denetimi Artık Diyanet’e Emanet

    TBMM’de Kabul Edilerek Yasalaştı: Hac ve Umre Denetimi Artık Diyanet’e Emanet


    TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Bazı Kanunlarda ve 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi ve yasalaştı.

    DİNİ YAYINLAR İNCELENECEK

    Teklife göre, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişikliğe göre, Din İşleri Yüksek Kurulu, resmi kurumlarca incelenmesi talep edilen dini yayınları inceleyecek ve mütalaa verecek. Din İşleri Yüksek Kurulu, Kur’an-ı Kerim meallerini Başkanlık ile diğer kamu kurumları, özel kişi ve kuruluşların talebi üzerine veya resen inceleyecek ya da incelettirecek.

    Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu’nun yapısı ile görev ve yetkilerinde düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu, bir başkan ile 12 üyeden oluşacak. Kurulun onay ve mührü bulunmayan Mushaflar, cüzler halindeki Mushaflar, mealli Mushaflar ile sesli, görüntülü ve elektronik ortamda hazırlanan Kur’an-ı Kerimler basılamayacak ve yayınlanamayacak. Mushaflar, cüzler halindeki Mushaflar, mealli Mushaflar ile sesli, görüntülü ve elektronik ortamda hazırlanan Kur’an-ı Kerim basım ve yayım kriterleri yönetmelikle düzenlenecek.

    Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, öğrenci yurtları, eğitim kurumları, gençlik merkezleri ve kampları, ceza infaz kurumları, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet kurumları ve benzeri yerlerde işbirliği esasına göre manevi danışmanlık ve din hizmeti sunacak.

    Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü ise toplumu din konusunda aydınlatmak amacıyla gerçek ve elektronik ortamda basılı, sesli, görüntülü eserler ile Türk İslam Sanatlarını geliştirmeye, tanıtmaya yönelik eserler hazırlayacak; hazırlatacak, bunları inceleyerek yayımlayacak, süreli yayınlar yapacak ve gerektiğinde ücretsiz yayın dağıtacak.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un atamalara ilişkin hükmünde yapılan değişikliğe göre, Başkanlık müşaviri, Başkanlık müftüsü ve Başkanlık vaizi unvanındaki personel, başkanın uygun göreceği merkez veya taşra teşkilatına ait birimlerde çalıştırılabilecek.

    HAC VE UMRE HARCAMALARINI DİYANET DENETLEYECEK

    Hac ve umre seyahatleri ile ilgili iş ve işlemler ile Hac ve Umre Hesabından yapılan bütün harcamalar, her yıl hac mevsimi sonunda Başkanlık ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek denetim elemanları tarafından denetlenecek.

    Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi, Hac ve Umre Hesabı’nın oluşturulması, bu hesapta yer alan tutarların harcanması, hac ve umre dönemlerinde hac ve umre faaliyetleri için yurt içinde görevlendirilen Başkanlık personeline sınav hizmetleri karşılığında ödenecek ücretler, Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulu ile Hac ve Umre Komisyonu’nun kuruluş, görev ve yetkilerine dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

    Diyanet İşleri Başkanlığı yurt dışı teşkilatı, müşavirlik ve ataşeliklerden oluşacak. Diyanet İşleri Başkanlığı, kendi kuruluşu dışındaki dini kültür, tecrübe ve ihtisasları ile tanınmış kimselerden, Din İşleri Yüksek Kurulu çalışmalarında, rapor, tebliğ, makale, kitap hazırlatmak, tercüme yaptırmak, vaaz verdirmek suretiyle faydalanabilecek.

    TENMAK’A YÖNELİK DÜZENLEMELER

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun’un adı, “Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun” şeklinde değiştiriliyor ve Kurumun muaf tutulacağı vergi, resim, harç ve ücretler belirleniyor.

    TENMAK, yaptığı faaliyetlerden elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacak. Kuruma makbuz karşılığında yapılan nakdi bağış ve yardımlar, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilecek.

    Cumhurbaşkanlığı ile TBMM’nin idare ve kontrolünde bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması, kendileri tarafından yerine getirilecek. Bu korunmanın sağlanmasında, gerektiğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının teknik yardımı ve işbirliği sağlanacak.

    Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) bütün mal ve varlıkları devlet malı hükmünde olacak ve haczedilemeyecek, bunlar aleyhine işlenen suçlar devlet malları aleyhine işlenmiş sayılacak. MAPEG, ilgili mevzuat kapsamındaki görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç ve paydan tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan her türlü döner sermaye ücretinden muaf olacak.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sayıştay Devre Dışı Kalıyor! Hac ve Umre Denetimi Artık Diyanet ile Cumhurbaşkanlığı’nda

    Sayıştay Devre Dışı Kalıyor! Hac ve Umre Denetimi Artık Diyanet ile Cumhurbaşkanlığı’nda


    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 29 maddeden oluşan ‘Bazı Kanunlarda ve 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ kabul edildi. Yeni düzenlemeyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun yetkileri de genişletildi.

    DİNİ YAYINLAR İNCELENECEK

    Yeni düzenlemeye göre; Din İşleri Yüksek Kurulu, resmi kurumlarca incelenmesi talep edilen dini yayınları inceleyecek ve mütalaa verecek. Kurul, ilgili birim, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak namaz vakitleri ile dini gün ve geceleri tespit ve ilan edecek, bunun için gerekli çalışmaları yürütecek.

    Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu, onay ve mühürsüz basılan Kur’an-ı Kerimler için denetim yetkisine sahip olacak. Onaysız ve mühürsüz yayınlar, toplatılacak ve imha edilecek. Ayrıca, internet ortamındaki yayınlar için de erişim engelleme kararı alınabilecek.

    HAC VE UMRE HARCAMALARINI DİYANET DENETLEYECEK

    Teklifle, hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesini düzenleyen hüküm yeniden düzenleniyor. Buna göre, hac ve umre seyahatleri ile ilgili iş ve işlemler ile Hac ve Umre Hesabından yapılan bütün harcamalar, her yıl hac mevsimi sonunda Başkanlık ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek denetim elemanları tarafından denetlenecek.

    Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi, Hac ve Umre Hesabı’nın oluşturulması, bu hesapta yer alan tutarların harcanması, hac ve umre dönemlerinde hac ve umre faaliyetleri için yurt içinde görevlendirilen Başkanlık personeline sınav hizmetleri karşılığında ödenecek ücretler, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu ile Hac ve Umre Komisyonunun kuruluş, görev ve yetkilerine dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

    Kaynak: AA-ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyanet’e 4 Bin Sözleşmeli İmam Hatip Alınacak

    Diyanet’e 4 Bin Sözleşmeli İmam Hatip Alınacak


    Diyanet İşleri Başkanlığının Diyanet Akademisine aday din görevlisi olarak 4 bin sözleşmeli imam hatip alımına ilişkin ilanı Resmi Gazete’de yayımlandı.

    İlana göre, Diyanet İşleri Başkanlığının taşra teşkilatında 4/B sözleşmeli pozisyonlarda istihdam edilmek amacıyla 2024 KPSS B grubu puan sırası esas alınarak ilan edilen boş pozisyonların üç katı kadar aday arasından Başkanlıkça yapılacak sözlü sınav sonucuna göre, Diyanet Akademisine aday din görevlisi olarak 4 bin imam hatip alımı yapılacak.

    BAŞVURULAR NEREDEN YAPILACAK?

    Başvurular 30 Aralık ile 10 Ocak tarihleri arasında “sinav.diyanet.gov.tr” adresi üzerinden saat 16.30’a kadar yapılacak. Adayların 2024 yılı KPSS’den lisans mezunları için KPSSP124; ön lisans mezunları için KPSSP123; ortaöğretim mezunları için KPSSP122 puan türünden en az 50 puan almış olması gerekiyor.

    Sözlü sınavlar, İlahiyat Fakültesi kontenjan grubu için İstanbul, Manisa, Aydın, Antalya, Konya, Samsun, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır, Van, Yozgat ve Bolu’da; İmam Hatip Lisesi (İHL) ile Hafız grubu için ise Bursa, Denizli, Kayseri, Ordu, Şanlıurfa ve Erzurum’da yapılacak. Diğer grupların sınavları ise Ankara’da gerçekleştirilecek.

    Adayların sözlü sınavda başarılı sayılması için en az 70 puan alması şartı aranacak. Sınav tarihi, başvuruların tamamlanmasından sonra yapılacak hazırlıkların ardından ilan edilecek.

    Başvuru şartları, aranan nitelikler ve atamaya ilişkin bilgiler, Diyanet İşleri Başkanlığının internet sitesinde yer alacak.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘Müslümanların Zihinleri Bulanıyor’ Diyerek Çağrı Yaptı! Sosyal Medyada da ‘Tebliğciler’ Dönemi mi Başlıyor?

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘Müslümanların Zihinleri Bulanıyor’ Diyerek Çağrı Yaptı! Sosyal Medyada da ‘Tebliğciler’ Dönemi mi Başlıyor?


    GERÇEK GÜNDEM | HABER MERKEZİ

    ‘Dini yaymak’ iddiasıyla sokak sokak gezerek vatandaşları her buldukları yerde ‘sohbet’ adı altında dini dayatmalara maruz bırakan ve ‘tebliğciler’ olarak bilinen kişiler zaman zaman çeşitli yerlerde ortaya çıkmaya devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın 16-18 Aralık 2024 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilen ’44. İl Müftüleri İstişare Toplantısı’ tam da ‘tebliğciler’ konusuna işaret eden dikkat çeken açıklamalara sahne oldu.

    ALİ ERBAŞ’TAN DİKKAT ÇEKEN ÇAĞRI

    Toplantının sonuç kararlarını Diyanet Akademisi Salonu’nda kamuoyu ile paylaşan Erbaş, konuşmasının bir bölümünde sosyal medya ve dijitalleşme etkilerine değindi. Burada dikkat çeken ise Erbaş’ın ‘irşat faaliyetleriyle’ ilgili sözleri oldu.

    ‘Dijitalleşmeyle birlikte sahih dini bilgiden yoksun anlayışların medyada gelişi güzel bir şekilde yer almasının meselelere hakim olmayan Müslümanların zihinlerini bulandırdığını’ belirten Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu durum, aynı zamanda dinin doğru anlaşılmasının önündeki önemli engellerden biridir. Bu noktada yaşanan sorunlar, küresel boyutta bir tehdit haline gelen İslam karşıtlığına da malzeme üretmektedir. Dolayısıyla dijital mecralardaki irşat faaliyetleri, daha bilinçli, sistematik ve sürdürülebilir bir yaklaşımla gerçekleştirilmeli; din istismarcılarına ve din adına her türlü cehaleti ve tutarsızlığı ortaya koyanlara fırsat verilmemelidir.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş 'Müslümanların Zihinleri Bulanıyor' Diyerek Çağrı Yaptı! Sosyal Medyada da 'Tebliğciler' Dönemi mi Başlıyor? - Resim : 2

    Toplumu dinî konularda aydınlatırken sahih bilgi kadar doğru bir usul ve güzel bir üslup kullanılması da son derece önemlidir. İtidalden uzak, nezaket ve zarafetten yoksun bir üslupla din anlatmanın İslam’ın bilgi ve ahlak değerleriyle, Müslümanlığın vakar ve izzetiyle bağdaşmadığı açıktır. Sırf daha çok izlensin düşüncesiyle aykırı söylemlerde bulunmak, sıra dışı tavır ve davranışlar sergilemek, toplumun din algısında büyük yaralar açmakta; aynı zamanda dini kurum ve değerlerin yıpratılmasına sebebiyet vererek sapkın anlayış ve akımların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla bu tür tutum ve davranışlardan azami derecede kaçınılması, din hakkında konuşan herkesin bu hassasiyetleri gözetmesi, ihmal edilmez bir sorumluluktur.”

    ERBAŞ’IN BAHSETTİĞİ ‘İRŞAT FAALİYETİ’ NE DEMEK?

    Peki Erbaş’ın bahsettiği ‘irşat faaliyetleri’ ne anlama geliyor. Türkiye Diyanet Vakfı’nın İslam Ansiklopedisi, ‘irşat faaliyetleri’ni şu tanımlamayla anlatıyor:

    “İslâm dinini yayma ve Müslümanları dinî görevlerini yerine getirmeye çağırma anlamına gelen İslâmî bir terim. İyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışma yönündeki faaliyetler için kullanılan dinî, ahlâkî ve hukukî bir tabir.”

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vergi alırken helal, haram karıştırmıyorlardı: Diyanet alkolü ‘ahlaksızlık’ saydı

    Vergi alırken helal, haram karıştırmıyorlardı: Diyanet alkolü ‘ahlaksızlık’ saydı


    Diyanet’in Cuma hutbesinde alkol ‘ahlaksızlık’ olarak sayıldı.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, bir cuma hutbesi hazırladı.

    28 Haziran 2024 tarihli ve “İslam, inandığımız gibi yaşamayı bize emreder” konulu cuma hutbesi, bugün yayımlandı.

    Buna göre, 81 ildeki yaklaşık 90 bin camide okutulmak üzere hazırlanan hutbede, ticaretle ilgili, “Aile hayatımızdan ticaretimize, yeme içmemizden giyim kuşamımıza kadar hayatın her alanında İslam’ın koyduğu ilkelere riayet edersek; kendimize, Rabbimize ve çevremize karşı görevlerimizi yerine getirmiş oluruz. Öyleyse, eşimizin, çocuklarımızın, anne ve babamızın, akraba ve komşularımızın haklarını koruyalım. Ticaretimizde helali gözetelim, daha çok kazanmak için harama tevessül etmeyelim. Fahiş fiyat artışlarıyla kimseyi mağdur etmeyelim. Cehennem ateşinden bir parça olan faizden, karaborsacılıktan ve stokçuluktan uzak duralım” denildi.

    Ayrıca alkol tüketimiyle ilgili, “Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha güçlü kılalım. Yalan, gıybet, dedikodu, iftira gibi her türlü kötülükten; alkol, kumar, zina ve rüşvet gibi her türlü ahlaksızlıktan kaçınalım. Amellerimizi yok eden kibir, riya, gösteriş ve zulüm gibi haramlardan; Allah katında büyük bir vebal olan kul ve kamu hakkını ihlal etmekten sakınalım” denildi.

    ALKOLDEN DEV VERGİ

    Yeni yılında başında gelen ÖTV zamlarıyla birlikte birçok alkollü içkinin vergi oranında ciddi artış olmuştu.

    2024 yılı alkollü içki vergi zamlarının yürürlüğe girmesiyle bir şişe rakının vergi oranı %65’e yükselmişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul Valiliği, dev bütçeli Diyanet’e çalıştı: Vergiler Kuran kurslarına aktı

    İstanbul Valiliği, dev bütçeli Diyanet’e çalıştı: Vergiler Kuran kurslarına aktı


    2024 için 91,8 milyar TL’lik bütçesini yetiremeyen Diyanet’in Kur’an kursları için valilik kaynakları ile milyonlarca liralık malzeme satın aldığı belirtildi. Böylelikle İstanbul Valiliği Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığı, Yeşil Cami Kuran Kursu ile Arnavutköy İkinci Cami Kur’an Kursu’nun ihtiyaçlarını kamu kaynakları ile karşıladı.

    BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, İstanbul Valiliği 29 Mayıs’ta, “Arnavutköy İlçesi Taşoluk Yeşil Cami Kuran Kursu ile Arnavutköy İkinci Cami Kuran Kursu İhtiyacında Kullanılmak Üzere Malzeme Alımı” ihalesi düzenledi. Kamu ihalelerinde, “istenmeyeni eleme aracı” olarak kullanıldığı gerekçesiyle tartışılan pazarlık yöntemiyle gerçekleştirilen ihale kapsamında iki şirketten teklif alındı.

    Valiliğin 5,2 milyon TL’lik maliyet hesabı çıkardığı ihale, 4 milyon 960 bin TL’ye sonuçlandı. Valilik ile Sekiz Ofis Mobilyaları isimli şirket arasında 6 Haziran’da sözleşme imzalandı. İhale kapsamında alınan malzemelerin Kuran kurslarına teslim edildiği bildirildi.

    MİLYONLARCA LİRALIK MALZEME

    AKP’li Pendik Belediyesi de 22 Mayıs’ta, “2024 yılı 4-6 yaş kurs malzemeleri alımı” ihalesi ile Diyanet’in 4-6 yaş Kuran kurslarını baştan aşağıya döşedi. Belediye, 6,5 milyon TL’lik anlaşma kapsamında Kuran kurslarına 17 kalem malzeme aldı. Aile Bakanlığı da Diyanet’in Kuran kurslarına giden çocukların ailelerine milyonlarca liralık yardım yaptı. Yapılan ödemeler, 2024’ün Ocak-Nisan döneminde aylara göre şöyle:

    Ocak: 6 milyon 135 bin 600 TL

    Şubat: 12 milyon 292 bin 650 TL

    Mart: 18 milyon 546 bin 300 TL

    Nisan: 24 milyon 829 bin 950 TL

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***