Etiket: Diplomatik ilişki

  • Suudi Arabistan, İsrail ile normalleşme sürecini dondurdu

    Suudi Arabistan, İsrail ile normalleşme sürecini dondurdu


    Suudi Arabistan, Gazze’de yaşanan gelişmeler nedeniyle İsrail ile normalleşme sürecini dondurdu

    REKLAM

    Suudi Arabistan yönetimi, İsrail ile normalleşme müzakerelerini askıya aldı. 

    Suudi hükümetine yakın bir kaynak yaptığı açıklamada, İsrail ve Hamas arasındaki savaşın devam ettiği bir ortamda, Riyad’ın İsrail ile olası normalleşme görüşmelerini askıya almaya karar verdiğini söyledi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in Orta Doğu turu kapsamında şu anda Riyad’da bulunduğunu belirten kaynak, Suudi Arabistan’ın “İsrail ile olası normalleşme görüşmelerini askıya almaya karar verdiğini ve ABD’li yetkilileri bu konuda bilgilendirdiğini” dile getirdi. 

    Reuters’a göre de konuya vakıf iki kaynak, Suudi Arabistan’ın ABD destekli İsrail ile ilişkileri normalleştirme planlarını rafa kaldırdığını ve dış politika önceliklerini hızla gözden geçirdiği bilgisini verdi. 

    Gazze merkezli Filistinli silahlı direniş grubu Hamas ile İsrail arasında devam eden savaş, aynı zamanda Suudi Arabistan Krallığı’nı İran’la ilişki kurmaya itti. 

    Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, çatışmaların patlak vermesinin akabinde ilk telefon görüşmesini İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile yaptı. Taraflara göre liderler arasındaki görüşme 45 dakika sürdü. 

    Reuters’a konuşan kaynaklar, ABD destekli İsrail’le normalleşme görüşmelerinde gecikme yaşanacağını, Riyad’ın bunu ABD ile savunma anlaşmasını elde edebilme yolunda önemli bir koz olarak kullanacağını aktardı. 

    Bölgede 7 Ekim’de patlak veren savaş öncesi hem İsrailli hem de Suudi liderler Orta Doğu’yu yeniden şekillendirebilecek olası bir anlaşmaya doğru istikrarlı şekilde ilerledikleri yorumlarını yapıyordu. 

    Hatta İslam’ın en kutsal iki mekanına ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, son savaşa kadar, İsrail, Filistinlilere kendi bağımsız devletlerini kurma izni vermese bile ABD savunma anlaşması arayışının raydan çıkmasına izin vermeyeceğini ima etmişti. 

    Ancak analistlere göre “Filistinlileri bir kenara iten yaklaşım” bölgedeki Arapları kızdırma riski taşıyordu.

    Riyad, İsrail’le ilişkileri normalleştirmesi karşılığında ABD’den resmiyete dökülmüş bir savunma anlaşmasını imzalamasını istiyor. 

    Bu bağlamda Riyad, Washington’dan sivil nükleer programı için destek, beçinci nesil F-35 savaş uçakları ve gelişmiş Amerikan silahlarına hızlı ve sorunsuz erişim talep ediyor.    

    Joe Biden liderliğindeki ABD yönetimi ise henüz Suudi Arabistan’a söz vermiş değil. 

    Zira Washington, Riyad’a söz konusu anlaşma karşılığında bazı şartlar sunuyor. Bunlardan ilki ve en önemlisi ise İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi. 

    Riyad’ın duruşuna vakıf bir kaynak, İsrail’le görüşmelerin şimdilik sürdürülemeyeceğini ve müzakereler yeniden başladığında ise İsrail’in Filistinlilere vereceği tavizler konusunun daha büyük bir öncelik olması gerektiğini belirtti. 

    Bu da, Riyad’ın bağımsız Filistin devleti fikrinden geri adım atmadığını gösterdiği şeklinde değerlendirildi. 

    Suudi Arabistan’a yakın bir başka kaynak Washington’ın Riyad’a Hamas’ın İsrail saldırısını kınaması için baskı yaptığını ancak Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın buna karşı çıktığını söyledi. Konuya aşina bir ABD’li yetkili de bunu doğruladı.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise Beyaz Saray’da düzenlenen bir toplantıda normalleşme çabalarının “askıya alınmadığını” ama diğer acil sorunlara odaklanıldığını söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hamaney: İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkeler kaybeden ata oynuyor

    Hamaney: İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkeler kaybeden ata oynuyor


    “Bugün Siyonist rejimin içinde bulunduğu durum ona yakınlaşmayı teşvik edecek bir durum değil” diyen İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail devletinin yakında ortadan kalkacağını iddia etti.

    REKLAM

    İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail ile ilişkileri normalleştirmek isteyen ülkelerin “kaybeden ata oynadıklarını” söyledi.

    Devlet medyasına göre Hamaney, isim vermeden Suudi Arabistan’a atıfla, İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkelere yönelik eleştirilerde bulundu. 

    Hamaney, “İran İslam Cumhuriyeti’nin kesin tutumu, İsrail ile normalleşme kumarı oynayan ülkelerin kaybedeceği yönündedir. Kaybedecek bir ata oynuyorlar.” ifadesini kullandı. 

    ‘İslam Cumhuriyeti’nin Siyonist rejimle “normalleşme bahsini” sürdüren hükümetlerin büyük zarar göreceğine inandığını’ söyleyen dini lider, şu ifadeleri kullandı:

    “Yenilgi onları bekliyor, hata yapıyorlar. Avrupalıların da dediği gibi, ‘Kaybedecek bir at üzerine bahis oynuyorlar.” 

    İsrail Dışişleri Bakanı geçen ay yaptığı açıklamada, İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için ABD’nin ara buluculuğunda bir çerçeve anlaşmasının 2024 başlarında yapılabileceğini söylemişti. 

    Bakan, üç ülkenin karmaşık müzakerelerde ilerleme kaydettiğini dile getirmişti. 

    Analistlere göre İsrail-Suudi normalleşmesi, İran’a karşı ABD’nin Orta Doğu’daki iki büyük müttefikini resmen bir araya getirerek bölgede köklü değişikliklere neden olacak. 

    Keza bu durum, gelecek yıl yeniden seçilmeyi hedefleyen Başkan Joe Biden’a dış politika açısından büyük avantaj sağlayacak.

    Ayetullah Hamaney konuşmasının devamında “Siyonist rejimin sadece İran’a karşı değil Mısır, Irak ve Suriye dahil diğer bölge ülkelerine karşı da kin ve öfke dolu olduğunu zira amaçlarının Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları işgal etmek olduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini” ifade etti. 

    “Bugün Siyonist rejimin içinde bulunduğu durum ona yakınlaşmayı teşvik edecek bir durum değil” diyen Hamaney, İsrail’in yakında ortadan kalkacağını iddia etti. 

    Çin’in ara buluculuğunda Riyad’la diplomatik ilişkileri yeniden tesis eden Tahran, İsrail’i ezeli düşmanı olarak görüyor. 

    İsrail de İran’ın nükleer programına yönelik bir an önce uluslararası adım atılması gerektiği görüşünü dillendiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan ile Netanyahu New York’ta bir araya geldi; liderler karşılıklı ziyaret konusunda anlaştı

    Erdoğan ile Netanyahu New York’ta bir araya geldi; liderler karşılıklı ziyaret konusunda anlaştı


    İsrail Kanal 12 televizyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü gelecek ay Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yapacağı bir ziyaretle kutlamak isteyebileceğini iddia eden bir haber paylaştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York’ta bir araya geldi. 

    REKLAM

    Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında ABD’de bulunan liderler, uzun yıllar sonra ilk kez görüştü. 

    Uluslararası medya, görüşmeyi, iki ülke ilişkilerinde ‘dönüm noktası’ olarak tanımladı.

    Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, iki liderin, yakın zamanda karşılıklı olarak birbirlerinin ülkelerini ziyaret etme konusunda anlaştıkları bildirildi. 

    İsrail Kanal 12 televizyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümünü gelecek ay Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yapacağı bir ziyaretle kutlamak isteyebileceğini iddia etti. 

    Ancak haberle ilgili resmi herhangi resmi bir teyit gelmedi.

    Orta Doğu’daki iki eski müttefik arasındaki ilişkiler, İsrail’in Gazze’ye uygulanan ambargoyu delme girişiminde bulunan insani yardım gemisi Mavi Marmara’ya düzenlediği ve 10 Türk vatandaşını öldürdüğü saldırı sonrası çöktü. 

    Ankara, Gazze sınırındaki protestolara katılan onlarca Filistinlinin öldürülmesi üzerine 2016’da İsrail Büyükelçisi’ni (iki yıl sonra) tekrar sınır dışı etti. 

    Keza Ankara’nın Hamas liderlerini ağırlamasına tepki gösteren İsrail de 2018’de Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi’ni sınır dışı etti.

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Mart 2022’de Türkiye’ye yaptığı ziyaret ve ardından iki ülke dışişleri bakanlarının ziyaretleri aradaki buzların erimesine katkı sağladı.

    Türkiye tarafından yapılan açıklamada, Erdoğan ve Netanyahu’nun siyasi, ekonomik ve bölgesel konuların yanı sıra İsrail-Filistin meselesini ele aldıkları belirtildi.

    Cumhurbaşkanlığı, Erdoğan’ın Netanyahu’ya iki ülkenin enerji, teknoloji, inovasyon, yapay zeka ve siber güvenlik konularında işbirliği yapabileceğini söylediğini belirtti.

    REKLAM

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın X platformu hesabından yapılan paylaşımda da “BM 78’inci Genel Kurul temaslarımız kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir görüşme gerçekleştirdik. İstişarelerimiz ülkemiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olsun” ifadelerine yer verildi. 

    Görüşmede enerjinin, potansiyel iş birliği için ana alan olarak ortaya çıktığı belirtildi. 

    Toplantıya katılan Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, “Toplantıda, başta doğal gaz arama, üretim ve ticaret gibi alanlarda enerji iş birliği fırsatları ele alındı.” dedi.

    Reuters’a göre Ankara, 2020’de diplomatik sorun yaşadığı bölgesel rakipleriyle ilişkilerini düzeltmek için bir diplomasi atağı başlatarak Mısır, BAE ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra İsrail’e de teklif götürdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye ve Mısır, 10 yıl sonra karşılıklı büyükelçi atadı

    Türkiye ve Mısır, 10 yıl sonra karşılıklı büyükelçi atadı


    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden büyükelçilik seviyesine çıkarıldı.

    Dışişlşeri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye, Kahire Büyükelçisi olarak Büyükelçi Salih Mutlu Şen’i, Mısır ise Ankara Büyükelçisi olarak Amr Elhamamy’i aday göstermişlerdir” denildi. 

    Bakanlığın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

    “İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesi, iki ülke Cumhurbaşkanlarının aldığı karar uyarınca uygulamaya konulmuştur. Bu adım iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesini hedeflemekte ve Türk ve Mısır halklarının çıkarları doğrultusunda ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacına yönelik karşılıklı iradeyi yansıtmaktadır” 

    Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da iki ülkenin karşılıklı olarak büyükelçi atadıkları belirtilerek, “Karar iki kardeş halkın yararına olacak şekilde ilişkilerin normalleşmesini amaçlıyor” ifadesine yer verildi. 

    Arap Baharı olarak tanımlanan kitlesel halk olaylarının ardından Mısır yönetimi, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’yı, “Ankara’nın Kahire’nin iç işlerine karıştığı” gerekçesiyle 2013 yılında istenmeyen adam ilan etmişti. 

    Akabinde Türkiye de Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Selahaddin’i istenmeyen adam ilan ederek “tarihi sorumluluğun” Kahire’ye ait olduğunun altını çizmişti. 

    Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’da seçimle iş başına gelen hükümetin askeri darbe ile görevden uzaklaştırılması sonrası yaptığı açıklamalar Kahire’de tepkiyle karşılanmıştı. 

    General Abdulfettah el Sisi liderliğindeki ordu, 3 Temmuz 2013’te Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na mensup Muhammed Mursi liderliğindeki sivil hükümeti devirerek yönetime el koymuştu. 

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Joe Biden’ın Çin lideri Şi’ye ‘diktatör’ demesine; Pekin yönetiminden tepki: Siyasi provokasyon

    Joe Biden’ın Çin lideri Şi’ye ‘diktatör’ demesine; Pekin yönetiminden tepki: Siyasi provokasyon


    Biden’ın Şi’ye yönelik ifadelerinin, ABD ile Çin arasındaki gerilimi azaltma çabalarının hız kazandığı bir dönemde gelmesi dikkat çekti

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Kaliforniya’daki bir bağış etkinliğinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, ABD’nin Çin’e ait olduğundan şüphelenilen casus balonu vurmasından çok utandığını belirtti.

    Geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmada Çinli lider hakkında kişisel yorumda bulunan Biden “Şi Cinping’in, içinde iki yük vagonu dolusu casus ekipmanı bulunan balonu vurduğumda çok üzülmesinin nedeni, balonun orada olduğunu bilmemesiydi.” dedi ve “Bu diktatörler için büyük bir utanç kaynağı.” ifadelerini kullandı.

    Biden’ın konuşmasının, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Çin’le ikili ilişkileri istikrara kavuşturmak amacıyla geçtiğimiz günlerde Pekin’e yaptığı ziyaret dönüşünde casus balon konusunun kapanması gerektiğine dair ifadelerinin hemen arkasından geldi. 

    “Siyasi provokasyon”

    Blinken’ın ikili ilişkilerdeki gerilimi azaltma çabalarına rağmen gelen bu yorum Çin tarafından tepkiyle karşılandı.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Biden’ın sözlerinin “son derece saçma ve sorumsuzca” olduğunu söyledi.

    Biden’ın ifadelerinin gerçeklere, diplomatik protokollere ve Çin’in siyasi gururuna ciddi bir saldırı olduğunu belirten sözcü “Bunlar açıkça bir siyasi provokasyondur.” dedi.

    Sözcü, balonun ABD hava sahasından geçişinin kontrolleri dışındaki koşullar nedeniyle yaşandığı ve kasıtsız olduğu açıklamasını tekrarladı.

    Biden, pazartesi günü yaptığı açıklamada Blinken’ın Pekin ziyaretinde ilerleme kaydedildiğine işaret ederek iki ülke arasındaki ilişkilerin doğru yolda olduğunu düşündüğünü belirtmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan ve Sisi, yeniden karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı

    Erdoğan ve Sisi, yeniden karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı


    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti

    Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yükseltilerek karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı.

    Cumhurbaşkanı seçimleri ikinci turu sonrası Sisi, Erdoğan’ı telefonla arayarak seçim başarısı dolayısıyla tebrik etti.

    Mısır Cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamaya göre, ekonomi başta olmak üzere Türkiye-Mısır ilişkilerini derinleştirecek adımlar ve bölgesel meselelerin de ele alındığı görüşmede iki lider, karşılıklı olarak büyükelçi atanması hususunda mutabık kaldı.

    Diplomatik iyileşme adımları uzun süredir atılıyordu

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen yıl Mısır ile ilk diplomatik temasın kurulduğunu açıklamış, Mısır ise yumuşamanın sağlanması için Ankara’dan daha fazla adım atılmasını beklediğini bildirmişti.

    Geçtiğimiz yılın sonunda ise Erdoğan ile Sisi, Katar’da düzenlenen FIFA 2022 Dünya Kupası’nın açılışında bir görüşme yaptı.

    Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, 27 Şubat’ta dayanışma ve taziyede bulunmak için Türkiye’yi ziyaret etmiş ve Bakan Çavuşoğlu’yla görüşmüştü. Mısır ayrıca, Türkiye’ye depremzedeler için insani yardım göndermişti.

    Mart ayında da Kahire’ye giden Çavuşoğlu, iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin ardından 11 yıl aradan sonra Türkiye’den Mısır’ı ziyaret eden ilk dışişleri bakanı oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suudi Arabistan, Suriye lideri Esad’ı Arap Birliği zirvesine davet edecek

    Suudi Arabistan, Suriye lideri Esad’ı Arap Birliği zirvesine davet edecek


    Suudi Arabistan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı mayıs ayında Riyad’ın ev sahipliği yapacağı Arap Birliği zirvesine davet etmeyi planlıyor.  

    Reuters’ın üç kaynağa dayandırdığı söz konusu davetin gerçekleşmesi halinde bu, Şam ve Esad yönetimine yönelik uygulanan bölgesel izolasyonun resmen sona erdirileceği anlamına geliyor. 

    Kaynaklardan ikisi, Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın önümüzdeki haftalarda Şam’a giderek Esad’a 19 Mayıs’ta yapılması planlanan zirveye katılması için resmi bir davetiye vereceğini aktardı. 

    Suudi hükümeti iletişim ofisi ve her iki ülkenin dışişleri bakanlıkları yorum yapmadı.

    Örgütün Arap ülkeleri arasındaki ikili düzeydeki her adımdan haberdar olmadığını belirten Arap Birliği Genel Sekreteri Sözcüsü Cemal Ruşdi, “Söz konusu ziyaretle ilgili daha önceden bilgilendirilmemize gerek de yok.” değerlendirmesinde bulundu. 

    Esad’ın bir Arap Birliği zirvesine katılması, Suriye’nin örgütten uzaklaştırıldığı 2011 yılından bu yana Arap dünyasındaki itibarını yeniden kazanması açısından en önemli gelişme olarak görülüyor. 

    Esad, iç savaşa yol açan protestolar ve protestoculara yönelik uygulamaları nedeniyle birçok Batılı ve Arap ülkesi tarafından boykot edilmişti.

    Uzmanlara göre Suriye’nin 22 üyeli örgüte geri dönüşü büyük ölçüde sembolik olacak ancak ülke içindeki savaşa yönelik bölgesel yaklaşımdaki değişikliği yansıtması açısından önem arzediyor. 

    Çok sayıda yabancı gücün dahil olduğu ve ülkeyi parçalanmanın eşiğine getiren savaşta şu ana kadar yüz binlerce insan hayatını kaybetti. 

    Geçtiğimiz ay bazı kaynaklar Riyad ve Şam’ın Ramazan ayından sonra büyükelçiliklerini yeniden açma konusunda anlaşmaya vardığını iddia etmişti. 

    Suudi Dışişleri Bakanlığı, herhangi bir anlaşmaya varıldığını doğrulamasa da konsolosluk hizmetlerinin yeniden başlatılması için Suriye Dışişleri Bakanlığı ile temas halinde olduklarını teyit etti.

    Üçüncü kaynak ise, Riyad’ın ilişkileri düzeltmek için Şam’dan istediği sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığı konularındaki yakın işbirliği dahil bir dizi talepler listesi üzerindeki müzakerelerin uzun zamandır devam ettiğini aktardı. 

    Bir başka kaynağa göre de Prens Faysal’ın Şam’ı ya da Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’ın Riyad’ı ziyaret etmesi için yapılan ilk görüşmeler, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ertelendi.

    Mısır Dışişleri Bakanı, Suriye Dışişleri Bakanıyla “ilişkilerin güçlendirilmesini” görüştü

    Öte yandan Arap Birliği’nin önde gelen ülkelerinden Mısır da Esad ile temaslarına yeniden başladı. Cumartesi günü Suriye Dışişleri Bakanı Samih Şukri’nin on yılı aşkın bir süre sonra Kahire’ye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret sırasında iki taraf “işbirliğini güçlendirme” konusunda anlaştı.

    Şukri ile Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, başkent Kahire’de bir araya geldi.

    Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Şukri ile Mikdad’ın Dışişleri Bakanlığında “basına kapalı ikili görüşme gerçekleştirdiği” belirtilirken görüşmenin detaylarına ilişkin bilgi verilmedi.

    Mısır’da yayın yapan El-Yevm el Sabi gazetesi de Şukri ile Mikdad’ın “iki ülke arasındaki ortak öneme sahip konuları ele almak” üzere bir araya geldiğini yazdı.

    Görüşmede, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi meselesinin ele alındığı ifade edildi.

    Suriye hükümetinin haber ajansı SANA da Mikdad’ın Mısır Dışişleri Bakanı Şukri’nin daveti üzerine “iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi meselesini görüşmek ve bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri ele almak” üzere Kahire’ye gittiğini duyurmuştu.

    Bu, Arap Birliği’nin 2011’de Suriye’nin üyeliğini askıya almasının ardından Esad yönetiminin, Mısır’a bakan düzeyinde gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliği taşıyor.

    Şukri ile Mikdad, 10 yıl aradan sonra ilk kez Eylül 2021’de ABD’de bir araya gelmişti.

    Mısır Dışişleri Bakanı Şukri de 2011 yılından sonra ilk kez, 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Suriye’yi ziyaret etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kosova’da silahlar yeniden ateşlendi: Sırbistan ile yaşanan gerilimin nedeni ne?

    Kosova’da silahlar yeniden ateşlendi: Sırbistan ile yaşanan gerilimin nedeni ne?


    Kosova’nın kuzeyinde Sırp nüfusunun yoğun yaşadığı bölgede, araç plakaları ile başlayan gerginlikte dün gece silahlar ateşlendi. 

    Ülkede istifa ettikten bir ay sonra tutuklanan Sırp kökenli polise destek gösterilerinde yollar barikatla trafiğe kapatıldı. Duruma müdahale etmek isteyen polise etnik Sırplar tarafından ateş açıldı. Polisin karşılık verdiği kişiler dağılırken, ölü ve yaralı bulunmadığı kaydedildi. 

    Kosova, 2008 yılında bağımsızlığını ilan ederek Sırbistan’dan ayrıldı. 1998-99 yılındaki savaşta Arnavut nüfusu korumak için ülkeye müdahale eden NATO ve Batının desteği ile bağımsızlığını ilan eden Kosova’nın yeni durumu Sırp yönetimi tarafından kabul edilmedi. 

    Kosova’nın kuzeyinde kalan Sırp yoğun bölge iki ülke arasında gerginliğin sürmesine neden oluyor. Kosova yönetimi, Sırp yönetiminin bu bölgede yaşayanlar için bastığı plakaları kaldırma ve kendi plakalarını basma kararı aldı. 

    Yaklaşık 10 bin araç sahibini etkileyecek olan adım, bölgede gerilimin fitilini ateşledi. Araya Avrupa Birliği girerek iki ülke yönetimini bir masa etrafından topladı. Ancak yapılan görüşmelerden şimdiye kadar somut bir sonuç çıkmadı. 

    Sırp plakalarının iptal kararı sonrası 4 belediye yönetim bölgesinde görev yapan 600 Sırp kökenli polis ve bazı yargı mensupları bir ay önce toplu şekilde istifa ederek görevlerinden ayrıldı. Priştina yönetimi, güvenliği sağlamak için bölgeye ek Arnavut güç gönderdi.  

    İstifa eden Sırp polislerden Dejan Pantic, seçim görevlilerine ve memurlara saldırmak suçundan perşembe günü gözaltına alındı. Bunun üzerine etnik Sırplar bölgedeki yolları trafiğe kapatarak, müdahaleye gelen Arnavut polislere de ateş açtı.  

    Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, dün akşam yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeyinde yer alan 4 belediyedeki erken yerel seçimlerin Nisan 2023’e ertelendiğini duyurdu.

    Kosova Başbakanı: Sırbistan birkaç gündür Kosova’yı saldırganlıkla tehdit ediyor

    Öte yandan, Kosova Başbakanı Albin Kurti, son dönemde yaşanan olaylar hakkında yaptığı açıklamada, Sırbistan’ın birkaç gündür Kosova’yı saldırganlıkla tehdit ettiğini vurguladı.

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ve Başbakanı Ana Brnabic’in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 1244 sayılı kararı uyarınca, Sırbistan ordusunun Kosova topraklarına dönmesi çağrısında bulunduğunu aktaran Kurti, “BMGK’nin 1244 sayılı kararı uyarınca bin asker diyorlar. Onlar çifte dönüş istiyor. Birincisi (Slobodan) Miloşeviç’in ve savaş zamanına dönmek istiyorlar. İkincisi, Kosova meselesinin BM’ye dönmesini ve AB’den mümkün olduğunca uzak olmasını istiyorlar.” diye konuştu.

    Ülkesinin Avrupai, demokratik ve Amerikan yanlısı olduğunu, çatışma istemediğini ve barış ile ilerleme istediğini kaydeden Kurti, saldırganlığa karşı tüm güçleriyle cevap vereceklerini ifade etti. Kurti, Sırbistan’ın “otokratik, Asya yanlısı olduğunu ve savaşı teşvik ettiğini” savundu.

    Sırpların kuzeydeki eylemlerinin AB ve ABD tarafından kınanmamasının Belgrad’ı, Kosova’yı daha fazla istikrarsızlaştırma yönünde teşvik edeceğini vurgulayan Kurti, ülkesi ile Sırbistan arasındaki iki sınır kapısına giden yollardaki barikatların çekilmesini talep etti.

    İçişleri Bakanı Xhelal Sveçla’nın Kosova Barış Gücü (KFOR) komutanıyla iletişimde olduğunu belirten Kurti, “Kosova, etnik köken, din, cinsiyet veya yaş ayrımı yapmaksızın özgür ve çalışkan vatandaşların ülkesidir. Suçlular ve Russeverler başaramayacaklar. Kosova Cumhuriyeti kazanacak.” dedi.

    Kosova-Sırbistan gerginliği

    Kosova’nın, ülkenin kuzeyindeki Sırp nüfuslu bölgelerde güvenlik güçlerinin mevcudiyetinin artırıldığını bildirmesi üzerine Sırbistan ve Kosova, bir kez daha gerilmişti.

    Sırp nüfusun yoğun yaşadığı Kosova’nın kuzeyindeki 4 belediyede 18 Aralık’ta yapılması planlanan erken genel seçim öncesi iki ülke, bir kez daha karşı karşıya gelmişti.

    Yerel medyadaki haberlerde, Kosova’nın kuzeyinde durumun sakin ancak gergin olduğu ifade ediliyor.

    Sırbistan, 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı kendi toprağı olarak görüyor.

    Belirli aralıklarla karşı karşıya gelen Sırbistan ve Kosova, Avrupa Birliği (AB) arabuluculuğunda 2011’de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ilişkilerin normalleşmesi ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanıması için ortak bir yol bulmaya çalışıyor.​​​

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Reuters: Suriye Devlet Başkanı Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi reddetti

    Reuters: Suriye Devlet Başkanı Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi reddetti


    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yapılacak olası görüşme teklifini reddettiği öne sürüldü.

    Reuters’ın 3 farklı kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın Türkiye ve Suriye arasında görüşme yapılması için yürüttüğü çalışma Şam’da kabul görmedi. 

    Reuters’ın görüştüğü iki kaynak, Esad’ın Türkiye’de yapılacak seçim öncesi Erdoğan’ın elini güçlendirmemek adına görüşmeyi kabul etmediğini iddia etti. Aynı kaynaklar olası görüşmenin, özellikle Türkiye’de 3,6 milyon Suriyelinin geri dönüşü hedefinin ele alınması halinde, Erdoğan’a seçim öncesinde destek sağlayacağını kaydetti. 

    Kaynaklardan birinin “Erdoğan’ın eline neden bedava zafer verelim? Seçim öncesi yakınlaşma olmaz” dediğini aktaran Reuters, Suriye’nin dışişleri bakanları toplantısı fikrini de geri çevirdiğini bildirdi.

    Görüşme teklifi ile ilgili bilgisi olan üçüncü kaynak ise Şam’ın somut bir öneri olmadığı sürece görüşmeyi yararsız gördüğünü ve Türk güçlerinin ülke topraklarından tamamen çekilmesini istediklerini ifade etti.

    Türkiye’nin yaklaşımını yakından bilen bir diplomat olduğu belirtilen kaynak Esad-Erdoğan görüşmesinin “çok da uzak olmayan bir gelecekte” mümkün olabileceğini belirterek, “Putin bu yolu yavaştan hazırlıyor. Bu Suriye’de çok büyük bir değişimin başlangıcı olabilir ve Türkiye’ye çok olumlu etkide bulunabilir. Rusya’nın da birçok alanda gerilmişken bu onun da yararına olabilir” ifadeleriyle görüş bildirdi.

    Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov bugün yaptığı bir açıklamada Erdoğan ve Esad’ın Rusya’da görüşebileceğini ifade etmiş, ancak henüz ayrıntıların belli olmadığını sözlerine eklemişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz haftalarda Endonezya’da yapılan G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada seçimden sonra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la ilişkilerde “sil baştan” yapılabileceğini belirterek “Siyasette ebedi olarak dargınlık, kırgınlık, küslük olmaz. Haziran seçiminden sonra bir sil baştan yapabiliriz.” şeklinde konuşmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahreyn, 10 yıl sonra Suriye’ye yeniden büyükelçi atadı

    Bahreyn, 10 yıl sonra Suriye’ye yeniden büyükelçi atadı


    Bahreyn, 2012’de büyükelçisini geri çağırarak diplomatik ilişkilerinin seviyesini düşürdüğü Suriye’ye 10 yıl aradan sonra yeniden büyükelçi atadı.

    Bahreyn’de Kral Hamed bin İsa Al Halife yayımladığı kararnameyle, Vahid Mubarek Seyyar’ı Bahreyn’in Suriye’deki diplomatik misyonunun başına “Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçi” unvanıyla atadı.

    Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad yönetiminin 2011’de ülkedeki barışçıl gösterilerde orantısız güç kullanmasının ardından 2012’de Bahreyn ve Umman büyükelçilerini geri çağırarak diplomatik temsil seviyelerini düşürmüştü. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ve Kuveyt de elçilerini geri çekerek diplomatik ilişkilerini tamamıyla kesmişti.

    BAE, 27 Aralık 2018’de Suriye’deki diplomatik temsilciliğini maslahatgüzar seviyesinde yeniden açtığını, Umman da 5 Ekim 2020’de Suriye’ye büyükelçi gönderdiğini duyurdu.

    BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan, 9 Kasım’da Suriye’de iç savaşın başlamasından bu yana Şam’a gerçekleştirdiği ilk ziyaretinde, Suriye lideri Beşar Esad ile bir araya geldi.

    Temmuz ayından bu yana Ürdün, BAE ve Mısır başta olmak üzere Arap ülkeleri Esad yönetimi ile normalleşme adımlarını hızlandırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***