Etiket: DEVA Partisi

  • Ali Babacan: Kimseye en ufak bir borcumuz yok, seçimi helalinden kazanmış 15 milletvekilimiz var

    Ali Babacan: Kimseye en ufak bir borcumuz yok, seçimi helalinden kazanmış 15 milletvekilimiz var



    DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) CHP listelerinden 15 milletvekili soktukları seçimle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. 

    İktidar cenahına “Devletin, milletin sahip olduğu basın yayın organlarını neredeyse tamamen kendisine tahsis ederek seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir. Seçimlerden hemen sonra faiz artırmak helalinden kazanmak değildir. Kısacası kul hakkına girerek seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir” eleştirisini yönelten Babacan, yaşananları kendi pencerelerinden ise şöyle yorumladı:

    ‘BUGÜN SEÇİMİ HELALİNDEN KAZANMIŞ, BAŞI DİK, ALNI AÇIK 15 MİLLETVEKİLİMİZ VAR’

    “Biz ise tertemiz bir seçim kampanyası yürüttük. Yapamayacağımız hiçbir söz vermedik. Yeniden milletimizin karşısındayız. Bizim kimseye en ufak bir borcumuz yok. Hiç kimseyi aldatmadık, hep doğruları söyledik. Kazandığımız her şeyi de anamızın ak sütü gibi helalinden kazandık. Bugün seçimi helalinden kazanmış, başı dik, alnı açık 15 milletvekilimiz var. Evet seçimi kazanamadık bunun için gereken özeleştiriyi de muhasebeyi de yapmaktan kaçınmayacağız. Biz hiç kimsenin hakkını yemedik.”

    ANKA’nın aktardığına göre Babacan şunları söyledi:

    ‘D’HONDT SİSTEMİ İTTİFAK İÇİNDEKİ PARTİLERİ YAKINLAŞMAYA ZORLUYORDU’

    Önümüzdeki süreçte partimizin çalışmalarını hangi alanlara yoğunlaştırmamız gerektiğini, hatalarımızı, eksiklerimizi masaya yatırdık. Bayramdan sonraki hafta il başkanlarımızla gruplar halinde 3 gün sürecek kapsamlı toplantılar yapacağız. 15 milletvekilimiz ve tüm genel merkez kurulu üyelerimizle beraber 81 ilimizi, 922 ilçemizi adım adım tarayacağız.

    Bir hususun özellik altını çizmek istiyorum. 2017’deki anayasa değişikliğinden bu yana seçimleri kazanmak için partiler arası ittifaklar ve iş birliği modelleri önem kazandı. Partimiz de 6 partili bir ittifak modeliyle seçime girdi. Anayasa metninden ortak politikalar metnine kadar siyasi tarihimizde hiçbir seçim öncesinde görülmemiş bir hazırlığın altına imzamızı attık. Bu belgeler tam bir bilgi hazinesidir, alın teridir.

    Seçim tarihi yaklaşırken yapılan analizlerde şunu gördük; 6 parti kendi listesiyle seçime girdiğinde ittifakımız Meclis’te çoğunluğu sağlayamıyordu. D’Hondt sistemi ittifak içindeki partileri daha da yakınlaşmaya zorluyordu. İşte o anda bizim için çok zor olan bir kararı verdik ve seçime ortak listelerle girdik.

    ‘TÜRKİYE’Yİ KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK’

    6 partiyle yaşadığımız tüm bu süreçte sık sık şu ikilemi yaşadık; milletimizin menfaati mi partimizin menfaati mi? Ne zaman bu ikilemi yaşasak tercihimizi milletimizden yana kullandık. Bedeli ne olursa olsun özgürlük, adalet, hukuk ve demokrasiden yana sağlam duruşumuzu asla bozmadık. Sonuçta kendilerine ulaşıp da ikna edebildiğimiz vatandaşlarımızın oranı yüzde 48 oldu. Evet, seçimleri kaybettik. Ancak bizim Türkiye’yi kaybetmeye tahammülümüz yok. Tam da bu nedenle biz buradayız ve dimdik ayaktayız. Sandıktan kendi payımıza ne çıktığının farkındayız. Seçimin ardından üzerimize düşen sorumluluğun da farkındayız.

    ‘MİLLETİMİZİN HAYRINA OLAN HER ŞEYİ AÇIK YÜREKLİLİKLE DESTEKLEYECEĞİZ’

    Vatandaşlarımız bu seçimlerde DEVA Partisi’ne demokratik denetim yapma görevini vermiştir. Bu görevi en iyi şekilde yapacağız. Biz alışılageldik siyasi partiler gibi olmayacağız. Asla çizgimizden şaşmayacağız. Doğruya doğru demekten de gocunmayacağız.

    ‘Vay efendim iktidara destek olmuşlar’ falan filan…Biz milletimizin hayrına olan her şeyi açık yüreklilikle destekleyeceğiz. Bu ülkenin en etkili muhalefet partisi biz olacağız. Hatalı gördüğümüz ne varsa söyleyeceğiz. Hatalardan dönülmesi için canla, başla mücadele edeceğiz. Haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında yüksek sesle haykıracağız.

    Partimizin kurduğumuz ilk günden bu yana nasıl ki hem sorunları tespit edip hem de eylem planlarıyla çözüm önerilerimizi net ve somut bir şekilde ilan ettiysek yine aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Çok çalışacağız. Tüm bu süreç sonunda bir kere daha göğsümü gere gere DEVA Partisi’nin kurucularından olduğum için onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Seçim sürecinde aktif bir şekilde sahada yer alan DEVA’lıların yol arkadaşı olmaktan onur duyuyorum.

    ‘BU İKTİDAR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERMEYECEK’

    Eğer biz DEVA Partisi’ni kurmamış olsaydık mayıs seçimlerinden sonra ülkemizin şu andaki haline bakar, siyasetin geldiği noktayı değerlendirir ve derhal bugün DEVA Partisi’ni kurma kararı alır, çalışmaya başlardık. Bundan sonra çok daha büyük bir azimle aynı coşkuyla çalışmaya devam edeceğiz.

    Unutmayın medyanın baskı altında tutulduğu, sivil toplumun sindirildiği, adaletin ayaklar altına alındığı, yoksulun daha yoksul olduğu bir Türkiye’de DEVA Partisi’ne daha çok ihtiyaç olacak.

    Çünkü bu iktidar hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyecek. Şeffaf, hesap vermeye hazır, kural bazlı bir yönetim anlayışını hiçbir zaman benimsemeyecek. Çünkü Sayın Erdoğan’ın zihin dünyasında bu kavramların yeri yok. Bu iktidar iş başında olduğu sürece ülkemiz içine düştüğü orta gelir tuzağından hiçbir zaman kurtarılamayacak.

    ‘SİYASİ PARTİLERLE OLAN DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ ZEMİNİNİ HER ZAMAN SICAK VE GÜÇLÜ TUTACAĞIZ’

    Cumhurbaşkanı seçim gecesi ve ardından yaptığı konuşmalarda topluma öfke, nefret ve hiddet mesajları iletse de bizim hayalimizdeki Türkiye birilerinin kazandığı birilerinin kaybettiği Türkiye değildir. Biz 85 milyonun birlikteliğini sağlamak için buradayız. Umutsuzluğa yer yok, hiçbir zaman ortak akıldan, istişareden vazgeçmeyeceğiz. Siyasi partilerle olan diyalog ve iş birliği zeminini her zaman sıcak ve güçlü tutacağız.

    ‘HELALİNDEN KAZANMAK DOĞRUYU SÖYLEYEREK KAZANMAKTIR’

    Biz tarihin doğru tarafında yer aldık, en ufak bir şüphemiz yok. Unutmayın ticarette de siyasette de helalinden kazanmak diye bir tabir vardır. Helalinden kazanmak doğruyu söyleyerek kazanmaktır. Kimseyi aldatmamaktır. Montaj videolarla, iftiralarla, yalanlarla seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir. Kamu malını, imkanlarını 86 milyonun hakkını sadece kendi imkanları için kullanarak seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir. Devletin, milletin sahip olduğu basın yayın organlarını neredeyse tamamen kendisine tahsis ederek seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir. Seçimlerden hemen sonra faiz artırmak helalinden kazanmak değildir. Kısacası kul hakkına girerek seçim kazanmak helalinden kazanmak değildir.

    ‘KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK’

    Biz ise tertemiz bir seçim kampanyası yürüttük. Yapamayacağımız hiçbir söz vermedik. Yeniden milletimizin karşısındayız. Bizim kimseye en ufak bir borcumuz yok. Hiç kimseyi aldatmadık, hep doğruları söyledik. Kazandığımız her şeyi de anamızın ak sütü gibi helalinden kazandık. Bugün seçimi helalinden kazanmış, başı dik, alnı açık 15 milletvekilimiz var. Evet seçimi kazanamadık bunun için gereken özeleştiriyi de muhasebeyi de yapmaktan kaçınmayacağız. Biz hiç kimsenin hakkını yemedik. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KULİS I Babacan, Gelecek ve Saadet’le anlaşamama nedenlerini böyle anlattı

    KULİS I Babacan, Gelecek ve Saadet’le anlaşamama nedenlerini böyle anlattı



    DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’yle TBMM’de kurulacak ortak grupta yer almayacağını açıkladı. DEVA Partisi’nden yapılan açıklamada, “TBMM’de grup kurma ve birleşme konularında DEVA, Gelecek ve Saadet Partileri arasında çeşitli seçenekler üzerinde bir görüşme ve değerlendirme süreci yaşanmıştır. Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Davutoğlu, Gelecek Partisi ile DEVA Partisi’nin birleşmesiyle ilgili Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’a bir model önerisi getirmiştir. Önerilen birleşme modeli, parti yönetiminde çift başlılık ve mesaj karmaşasına yol açacağı ve sürdürülebilir olmayacağı gerekçeleriyle uygun bulunmamıştır. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan, bu grup kurma modeliyle ilgili olumsuz görüşleri Sayın Davutoğlu ve Sayın Karamollaoğlu ile paylaşmıştır” denildi.

    Gerçek Gündem’e konuşan Gelecek ve DEVA Partisine yakın kaynaklara göre, Ali Babacan, partililerle yaptığı toplantılarda, bozma kararı almalarının sebebini şöyle açıkladı:

    ‘‘Hem Gelecek hem de Saadet Partisi, muhafazakar ve İslamcı. Üstelik İstanbul Sözleşmesi’ne yaklaşımları da belli. Bu yüzden bu birleşmenin olmasına DEVA Partili yöneticiler olumlu bakmadı ve istemedi. Tek sebep bu değil tabi ama ana sebep bu.’’

    Yine DEVA Partisine yakın başka bir kaynak, Gelecek Partisi ile birleşmesi durumunda eş genel başkanlık veya dönüşümlü başkanlık fikrinin DEVA Partisi teşkilatlarınca kabul görülmediğini de aktardı. 

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddia: İki parti vazgeçti; Saadet, DEVA ve Gelecek Partisi’nin ortak grup fikri rafa kalktı

    İddia: İki parti vazgeçti; Saadet, DEVA ve Gelecek Partisi’nin ortak grup fikri rafa kalktı



    DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin Meclis’te üçlü yeni grup çalışmaları sekteye uğradı. İddiaya göre, Saadet Partisi masayı dağıttı ve tek başına mecliste olmak için çalışmalarını hızlandırdı.

    Seçimlerin ardından Saadet, DEVA ve Gelecek Partisi arasında “Meclis’te grup kurma” tartışmaları sürerken Saadet Partisi’nin masadan kalktığı iddia edildi. Oda Tv’de yer alan habere göre üç siyasi partinin grup kurma konusunda arayışı devam ederken Saadet Partisi cephesinden hamle geldi. Bu partinin Saadet Partisi çatısı altında kurulması gerektiğini düşünen partililer görüşmelerde net tavırlarını ortaya koydu. Farklı bir çatı altında olmama konusunda karar alan partililer “Saadet Partisi’nin grup halinde varlığının ne kadar önemli olduğunu siyasi partiler biliyor. Bu grubun teşekkülü için yaklaşımımız bu olmalı” görüşünde birleşti. Saadet Partisi’nin aldığı net tavrın ardından DEVA Partililerin yetkili kurullarıyla görüşme halinde olduğu öne sürüldü. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve ekibinin ise nasıl bir tutum sergileyeceği ise merak konusu. 

    DEVA PARTİLİ YENEROĞLU’NDAN AÇIKLAMA

    Öte yandan DEVA Partisi milletvekili Mustafa Yeneroğlu, parti içi görüşmelerde büyük çoğunluğun Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’yle ortak grup kurulmasına karşı çıktığını söyledi.

    Halk TV’de yayınlanan “Sansürsüz” programı canlı yayınına katılan Mustafa Yeneroğlu “3 parti de değerlendirmeler yaptı. Netice olarak biz DEVA Partisi olarak yaptığımız toplantıların neticesinde, ortak bir Meclis grubu modeline arkadaşlarımız büyük bir ekseriyetle uygun olmadığını düşündü. Parti kimliğimizin ön plana çıkması konusunda bu modelin sorun doğuracağını düşündü” dedi.

    ‘SAADET PARTİSİ’NDE DE AYNI GÖRÜŞ ORTAYA ÇIKTI’

    “Zannedersem Saadet Partisi’nde de aynı görüş ortaya çıktı” ifadelerini kullanan Yeneroğlu, şunları söyledi:

    “DEVA Partisi’nde arkadaşlarımızın çok büyük bir ekseriyeti ortak grubun ciddi komplikasyonlar doğuracağını ve 3 partinin de kendi politikalarını, kimlikliğini yıpratacağını ve bu sebepten dolayı bu modelin uygun olmadığı kanaatine vardı. O açıdan bu modele hayır dedi arkadaşlarımız. Bu aşamada bizim önceliğimiz DEVA Partisi’nin kimliğini güçlendirmek, son 3 yılda yoğun biçimde çalıştığı eylem planlarını güçlü bir biçimde, güçlü bir iletişimle kamuoyuyla buluşturmak.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeni iddia: AKP’nin gözü zayıf halkalarda, dolaylı temas kuruldu

    Yeni iddia: AKP’nin gözü zayıf halkalarda, dolaylı temas kuruldu


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun güç birliği yapmak adına ittifak kurduğu, toplam yüzde 2.5’luk oya 34 milletvekili hediye ettiği Saadet Partisi, DEVA ve Gelecek Partisi, yeni dönemde çok konuşulacak.

    Kulislerde bu milletvekili aritmetiğinin, ortada vadede AKP’nin işine yarayabileceği konuşuluyor. Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan‘ın aktardığına göre iktidar partisinin yüzde 7 oy kaybetmesini hazmedemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, kritik oylamalara kendilerinden çok da farklı düşünmeyen küskün eski arkadaşlarına başını çevirebilecek.

    Babacan, bugün yayımlanan yazısının devamında iddiasını şöyle detaylandırdı:

    ‘ZAYIF HALKALAR KİM?’

    “Parti içerisinde bir süredir, AKP’ye geçme potansiyeline olan isimlerden söz ediliyor. Bu üç partiden bazı milletvekillerinin eski arkadaşları olduğu, hatta diyaloglarının sürdüğü, bazılarının AKP’ye geçmesinin hiç sürpriz olmayacağı konuşuluyor. Hatta il il isim çıkaranlar bile var. Bu sohbetlerde kabul edilen bir gerçek, üç partinin grup kurması durumunda, vekil transfer etmenin zor alacağı.”

    Yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP Elazığ milletvekili Gürsel Erol’dan Saadet, Gelecek ve DEVA’ya sert tepki!

    CHP Elazığ milletvekili Gürsel Erol’dan Saadet, Gelecek ve DEVA’ya sert tepki!


    TBMM’de dün yapılan oylamayla yeni Meclis Başkanı seçildi. AKP’li Numan Kurtulmuş, üçüncü turda, 30. TBMM Başkanı oldu.

    CHP Elazığ milletvekili Gürsel Erol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, seçimlere CHP listelerinden giren DEVA, Gelecek ve Saadet Partilerinin CHP’nin Meclis Başkan adayı Tekin Bingöl’e oy vermeyerek kendi adaylarını çıkarmasına tepki gösterdi.

    Erol, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Saadet, Gelecek ve DEVA’nın aday çıkarmasını nezaketsizlik olarak niteledi ve partisini ‘kendi değerlerine dönmeye’ çağırdı.

    Erol paylaşımının tamamında şunları söyledi:

    “Dün TBMM Başkanlık seçiminde, listelerimizden seçilen Deva Partili, Saadet Partili ve Gelecek Partili milletvekillerinin partimizin Meclis Başkanı adayına oy vermeyerek kendi adaylarını çıkarmaları büyük bir siyasi nezaketsizliktir. Partimiz bu devşirme siyasetini bırakarak acilen kendi değerlerine dönmelidir.”

    Partilerin adayları şöyleydi:

    AKP ve MHP: İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş

    CHP: Ankara Milletvekili Tekin Bingöl

    Yeşil Sol Parti: Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç

    İYİ Parti: İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı

    DEVA: İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu

    Gelecek Partisi: Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun

    TİP: Hatay Milletvekili Can Atalay

    Can Atalay, mazbatasını almasına rağmen tahliye edilmedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA ve Gelecek birleşmeye sıcak; ‘‘Görüşmeler olumlu geçiyor”

    DEVA ve Gelecek birleşmeye sıcak; ‘‘Görüşmeler olumlu geçiyor”


    Sözcü yazarı Saygı Öztürk, DEVA ve Gelecek Partisi’nin birleşmesi için görüşmeler yapıldığını iddia etti.

    Öztürk, köşe yazısında, “Ali Babacan’ın Genel Başkanlığını yürüttüğü DEVA Partisi’nin 15, Ahmet Davutoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Gelecek Partisi’nin ise 10 milletvekili var. Bu iki siyasi partinin birleşmesi için görüşmeler yapılıyor. Bu konuda hayli yol alındı” dedi.

    İddia ile ilgili Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu açıklama yaptı. FOX Tv’de İlker Karagöz ile Çalar Saat programında konuşan Davutoğlu ” Yeni sağ muhalefetin tabanını oluşturabilecek iktidarı terbiye edecek bir muhalefete ihtiyaç var. Gelecek, DEVA, Saadet ve Demokrat Parti’nin bir araya gelmesi lazım. Birleşme konusunu görüşüyoruz. Temel Bey ve Ali Bey’den olumsuz bir yaklaşım almadım. Bunun bir zorunluluk olduğunu herkesin görmesi lazım. Demokrasi için gerekli fedakarlığı yapmamız lazım.” dedi.

    ‘‘KURUMSAL BAZDA HERHANGİ BİR GÖRÜŞME HENÜZ VUKU BULMADI. FAKAT ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇ İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞMEYECEK ANLAMINA GELMEZ’’

    Gerçek Gündem’e konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, birleşme iddiaları ile ilgili şöyle dedi:

    ‘‘Kurumsal olarak herhangi bir görüşme olmadı ama partideki milletvekilleri düzeyinde, genel başkan yardımcıları düzeyinde zaman zaman görüşmeler vuku buluyor. Meclis açıldığı için meclisteki bulunan ortamlarda konuşuluyor. Dolayısıyla tabii ki bizler de Meclis’te bir grup oluşturmak arzusundayız. Bunun için gerekli temasların yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Ama yine ifade edeyim: Kurumsal bazda herhangi bir görüşme henüz vuku bulmadı. Fakat önümüzdeki süreç içerisinde gerçekleşmeyecek anlamına gelmez. Önümüzdeki süreç içerisinde, bir uygun takvim dilimi içerisinde bu görüşmeleri yapmayı arzu ediyoruz.’’

    DEVA ve Gelecek birleşmeye sıcak; ‘‘Görüşmeler olumlu geçiyor'' - Resim : 2

    ‘‘GEÇİCİ İŞ BİRLİĞİNİN ÖTESİNDE KALICI BİR YAPI İNŞA ETMEK GEREKİYOR’’

    Gerçek Gündem’e konuşan diğer bir isim Gelecek Partisi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Değirmenci, sürecin çok net olmadığını söylemekle birlikte, iki partinin birleşme ihtimalinin daha önceki süreçlere göre yüksek olduğunu vurguladı:

    ‘‘Partiler arasında Meclis faaliyetlerini daha etkin yürütmek adına görüşmelerimiz devam ediyor. Gerek Saadet Partisi ve gerekse DEVA partisiyle hem Genel Başkan düzeyinde hem Genel Başkan Yardımcıları düzeyinde görüşmeler yapılıyor. Meclis grubu kurma veya birleşme yönünde farklı fikirler ortaya atılıyor. Şu an partilerin yürüttüğü süreç nihai bir sonuca ulaşmış değil. Henüz kesinleşmiş bir formül yok. Beyin fırtınası yapılıyor. Süreç analiz ediliyor. Önümüzdeki zaman diliminde siyasi denklemin nasıl şekilleneceği üzerinde kafa yoruluyor.

    Şahsi düşüncemi şöyle ifade edeyim. Herşeyden önce partiler arasında geçici çözümlerden ziyade, doğal birleşmelerden yanayım. Mecliste grup kuralım, sesimiz gür çıksın, meclis çalışmalarında daha etkin olalım düşüncesi belki fayda sağlayabilir ancak geleceğe yönelik ihtiyacımız olan toplumsal karşılığı üretmez kaygısını taşıyorum. Dolayısıyla, birbiriyle temel ilkelerde buluşabilecek partilerin gücünü yeniden tahkim etmiş iktidar karşısında daha güçlü ve kalıcı bir merkez siyasi yapı kurması gerektiğine inanıyorum.

    Saadet Partisi’ni bu noktada organik olarak birleşmesi zor bir parti olarak değerlendiriyorum. Bir Milli Görüş camiası var. Parti bu camia içindeki yapılardan biri olarak duruyor. Onlar adına konuşmak bana düşmez ancak radikal bir dönüşüm kararı alarak geniş bir mutabakat zemininde buluşmayı düşünürlerse bana göre oldukça anlamlı olur. Tabi bu seçenek dediğim gibi oldukça zor görünüyor. Saadet Partisi ile her halükarda işbirliğimiz devam edecektir. Bizim hitap ettiğimiz toplumsal kesimlerin ana beklentisi birbirine benzer hikayesi olan DEVA ve Gelecek partilerinin birleşmesi yönündeydi. Seçim sonuçlarından sonra düne göre bu birleşmenin daha olası olduğuna inanıyorum. Takdir edersiniz ki seçimden sonra insanlarda büyük bir psikolojik travma yaşandı. İktidarın yeniden gücünü tahkim ettiği böyle bir ortamda irili ufaklı yapılar olarak yola devam etmek toplumda heyecan oluşturmaz kanaatindeyim.

    İnsanların umut besleyebileceği güçlü bir merkez inşa etmek gerekiyor. Geçici işbirliğinin ötesinde kalıcı bir yapı inşa etmek gerekiyor. Palyatif çözüm yerine geleceğe yürüyecek bir kalıcı siyasi merkezden bahsediyorum. Bunları parti içinde istişare ediyoruz. Ümit ederim ki herkes şapkasını önüne koyarak gerekli muhasebeleri sağlıklı bir şekilde yapar ve geleceğe daha gerçekçi, stratejik yeni hamlelerle yol alırız. Mevcut düzenden rahatsız olan kitleler nezdinde ancak bu şekilde heyecan oluşturacağımıza inanıyorum. Neticede hayat devam ediyor. Varılacak hedefler bizi bekliyor.”

    İsmini paylaşmak istemeyen DEVA Partili bir yönetici ise, görüşmelerin sürdüğünü ve şu an için olumlu geçtiğini söyledi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan’dan Muharrem İnce açıklaması: Güvenmiyorum, oy vermem

    Babacan’dan Muharrem İnce açıklaması: Güvenmiyorum, oy vermem


    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk TV’de Teke Tek programına konuk oldu. Babacan, Babala TV’de söylediği iddia edilen “İkinci tura Muharrem İnce ve Recep Tayyip Erdoğan kalırsa oyumu İnce’ye vermem” ifadesine ilişkin olarak, “Ben Muharrem İnce’ye güvenmiyorum, oy vermem dedim; ama program akışında bunu nerede, nasıl söyledim onu program yayınlandığında izleyicilerimiz izler” dedi. 

    Babacan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    Dünkü program çekiminde söylediklerimde Twitter’de yalan şeyler dolaşıyor. Cımbızlama denen bir şey var. Programda şunu söyledim; bizim hedefimiz her iki sandıkta da bu seçimi kazanmak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci turda kazanmak. 6 parti ile oturduğumuz günden bu yana ‘Bizim ortak adayımız’ olacak dedik. Bu seçime referandum diyorum. Her iki sandıkta da bir referandum olacak. Vatandaşlarımız tercih edecek otoriterlik mi, demokrasi mi, korku mu umut mu, kara kış mı yoksa bahar mı? Bunun referandumunu yapacağız. Mevcut Anayasa, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak nihayetinde iki tane tercih getiriyor. Vatandaş yoksulluğu mu seçecek, zenginliği mi? Keyfiliği mi seçecek; yoksa hukuk mu diyecek.

    “İŞİN MATEMATİĞİNE BAKTIĞIMIZDA KAZAN KAZAN İLİŞKİSİ”

    Bütün hazırlıklarımız kendimiz seçime girecekmiş gibi hazırlıklar idi. Bizzat benim başkanlığımda tam 1 hafta boyunca kapandık. Tek tek isimleri değerlendirdik, 87 seçim bölgesine ayırdık. CHP’den bize teklif geldi. Simülasyon yapıyoruz. Tek listeden girdiğimizde toplamda daha fazla milletvekili elde ediyoruz dendi. Sayın Kılıçdaroğlu ile de konuştuk bunu. Nihayetinde Meclis’te güçlü şekilde varolmamız herkesin lehine olacaktı. Kendi simülasyon sistemine tabi tuttuğumuzda biz de bu gerçeği gördük. İşin matematiğine baktığımızda ilişki bir kazan kazan ilişkisi. CHP de bir fedakârlık yaptı. Ama bizim için de fedakârlık. Seçime girmediğimiz pekçok il var. Oradaki teşkilatlarımız buna haklı olarak çok üzüldüler. Kararın arkasından tabii ki türbülans yaşadık. 1 haftada bütün teşkilatlarımız bunu anladı, meseleyi çözdü. Bütün il başkanlarımızı Ankara’da topladım. 81 ilde sahada olacağız dedim. İl başkanlarımız sağolsunlar zaten açık fikirli insanlar. Bu sürece ayak uydurdular.

    “KİMLİK SİYASETİ YAPMIYORUZ ÇÖZÜM ODAKLI PARTİYİZ”

    Bizim kendi simülasyonlarımızda ortak listeden girdiğimiz anda artı 18 milletvekili görülüyor. CHP’nin de bizim rakamlarımıza benzeyen rakamlardı. Bu simülasyonlar işin matematiğini gösteriyor ama psikolojisini ayrı yönetmek gerekiyor. Toplamda üye yapımıza baktığımızda Türkiye’de bütün siyasi kimliklere hitap ediyoruz. Devamlı araştırma ve ölçüm yapıyoruz. Bizim destekçilerimiz, üyelerimiz 2018 seçimlerinde her partiye oy veren insanlar. Biz siyasi yelpazenin tümüne hitap ediyoruz. Kimlik siyaseti yapmıyoruz, çözüm odaklı bir partiyiz. Türkiye’nin her yerinde teşkilatlandık. İstanbul’un 39 ilçesinde, Ankara’da 25 ilçede teşkilatlandık. 22 eylem planı hazırladık. Depremle ilgili çalışma yaptık. Yetmedi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili yeni bir eylem planı yaptık.

    “BİZ 14 SENE SAYIN CUMHURAŞKANI İLE YAKIN ÇALIŞTIK”

    Biz kendi kitlemizin tamamını CHP listelerine taşıyamayabiliriz dedik, dürüst olmak zorundayız dedik. Onlar da gayet doğaldır dediler. İşin matematiği ile psikolojisinin farklı olmasının sebebi bu. Sonuçta işin toplam muhasebesini yapınca herkes için yararlı olduğuna inandık. Ben 2019’da AK Parti’den istifa ettim. 14 sene sayın Erdoğan’la çok yakın çalıştık. Türkiye’nin hem dış politikada, A konularında, ekonomide başarılı olduğu yıllar 2013’e kadar olan süre. Kendi vatandaşların içinde en yüksek refah ürettiği süre. Şu anda 2023’te 2013’ü bile yakalayamadık. Sayın Erdoğan ne zaman ekonomi ile başarılardan bahsedecek olsa ister istemez beraber çalıştığımız yıllara dönmek zorunda kalıyor.

    “BEN DE ‘AKIL YAŞTA DEĞİL BAŞTADIR’ DİYORUM”

    O dönemde tamamen tepki olarak benim yaşımdan kaynaklı küçük görme, alay etme gibi maalesef yanlış yola giriyor. ‘Bebecan olmak benim için gururdur. Gençlere fırsat verilince nasıl başarı ortaya konulmuş gösterdik’ dedim. Bir de söz vardır; akıl yaşta değil baştadır. Ben dersime çok çalışıyorum herşeyden önemlisi istişare ediyorum. Kendisi istişareyi terk etti, liyakatsiz ve ehliyetsiz kadrolarla çalışmaya başladı. Mehmet Şimşek benim yakın çalışma arkadaşım. Ayrıldıktan sonra eziyet ettiler kendisine. Meydanlarda yuhalattı. Eski defterlerde Ali Babacan var, Mehmet Şimşek var. Acaba bir artı sağlayabilir miyim bunun derdinde. Benim düşüncem Mehmet Bey’in şimdi herhangi bir katkı veremeyeceği yönünde. Sanırım bunu gördü, o yüzden ortalıkta yok. Şunu da söyleyeyim o dönemde ekonomide rasyonel olan AB ile açık politika izleyen Başbakan olan sayın Erdoğan’ın da bu başarıda imzası vardır.

    “REKLAM FİLMLERİNDE BİZİ BİR ARADA GÖRECEKSİNİZ”

    Ortak listelerle seçime girmek, ortak kampanya kararı 9 Nisan’da gerçekleşen karar. Her parti aslında kendisi için hazırlanıyordu. Bayramın ikinci günü sayın Kılıçdaroğlu’nu aradım. Bugüne kadar haklı olarak CHP kampanyası olarak yürüyordu. Ama şimdi kampanyanın ortak bir kampanya olarak yürümesi gerekiyor diye kendisine ifade ettim. Hemen sağolsunlar adapte oldular. Bizim saha ekibimizle CHP’nin saha ekibi buluştu. Derhal ortak programlar dizayn etmeye başladım. İzmir ve Kayseri mitinginde sayın Kılıçdaroğlu beraber olacağız. Arefe günü bir kampanya çekimi yaptık. O çekimde hem 6 genel başkan hem iki belediye başkanı vardı. O reklamlar yakında yayınlanacak bizi bir arada göreceksiniz. Yarın Gebze’de, Cuma günü Zonguldak’ta olacağım. Önümüzdeki hafta Gaziantep, Siirt, Kahramanmaraş programımız olacak.

    “MUHALEFETTEN KOPYA ÇEKEN İKTİDARDAN BAHSEDİYORUZ”

    Ben oradaki kadroları iyi tanıyorum. Benim ekibimden orada iki üç arkadaş var. Zaten bu çalışmayı onlar yürütmüş. Ülkenin yarınlarınla ilgili referans bizim hazırlıklarımız. Muhalefetten kopya çeken bir iktidardan bahsediyoruz. Üretemeyen iktidar var. Doğrusu biz memnun oluyoruz, alsınlar bunları yapsın sorunlar çözülür. Kimin yaptığı önemli değil ki. Burada yapılacaklar açısından baktığımızda bunlar gerçekleştirildiğinde Türkiye düzelir. Sayın Erdoğan 5 yıldır yeni anayasa diyor. 1 maddeyi beceremediler. 84 maddede tek tek 6 parti olarak mutabık kaldık. Bütün mutabakat bugün mutabakatıdır. Seçimlerden sonra oturur yeniden yaparız. AB’de 27 ülke nasıl bir arada duruyor? Sürekli tartışarak. Bir şey çıkacaksa çıkmasında da mutabakat gerekir. Sonuçta bu işi konuşa konuşa, istişare ede ede götüreceğiz.

    “SADULLAH BEY ÜZERİNDEN CHP YIPRATILMAYA ÇALIŞILDI”

    Bu müzakerelerde bize dediler ki örneğin İstanbul’da şu sıra, İzmir’de şu sıra. Önce bunun müzakeresi yapıldı. Hangi ilde kaçıncı sıra adaylıklarının bize açılabileceği müzakeresi oldu. O açılan boşlukları biz doldurduk. Hangi sırada kimin milletvekili adayı olacağı kararını biz verdik, CHP değil. Önce boşlukları oluşturduk sonra onu biz doldurduk. Sadullah Bey üzerinden CHP’nin yıpratılma tartışması oldu. Sonra bu konu kapandı. Sadullah Bey bu iddialara o kadar çok cevap verdi ki. Sadullah Bey’in görevlendirdiği insanların hemen hepsi şu anda görevde. Görevden alanlar, kaçanlar Sadullah Bey bakan olduğunda kadroda olan kişilerdir. Sadullah Bey’in 4,5 yıllık bakanlığı var. O dönemde çok başarılı düzenlemelere imza attı. Avrupa Konseyi, AİHM artık Türkçe de açıklaa yapıyor. Sadullah Bey’in çabaları ile sözkonusu oldu. Ali Dibo meselesini gündeme getirdiler. Mahkemenin tekzib kararı var. Yetmemiş Sayıştay sürecinden geçmiş. DDK denetlemiş. Artı savcılık süreci yaşanmış. Tamamında Sadullah Bey tertemiz olduğu rapora bağlanmış. Sadullah Bey seçim işleri başkanımız. Ankara’da olması gerekiyor. O yüzden Hatay’dan aday olarak koymadık.

    “MUHAFAZAKÂR AİLELERDE DE TAM TERSİ BİR HİSSİYAT VAR”

    CHP’nin vakti zamanında özellikle dindar kesimle alakalı duruşu, görüşü, yaptıkları ettikleri yaşı ileri kesimin hafızasında var. İmam Hatip, başörtüsü ile ilgili meseleler. CHP iktidar değildi ama o günkü siyasi duruşuna bakın. Devlet kurumları ile politika örtüştürüp olumsuz tutumları vardı. Bugün Kemal Bey neden helalleşmek istiyor. Yarına doğru yeni bakış açısı için. Tam kilit nokta bugünlerde ne biliyor musunuz? Bazı muhafazakar ailelerde ‘Elim Erdoğan’a AK Parti’ye gitmiyor’ hissiyatını da görüyorum. Adalet, hak, hukuk için, yoksulluk, yolsuzluk, yasaklarla mücadele edeceğim diye çıkan Erdoğan’ın tam da 3 Y’ye mahkum etmesinden vatandaşlarımız çok rahatsız.

    “NOBEL ÖDÜLLÜ İKTİSATÇIYI GETİRİN ELİ AYAĞINA DOLAŞIR”

    Bu paylaşma ifadesini doğru bulmuyorum. Beraberce nasıl yöneteceğiz, öyle bakmak lazım. Bir kurtarıcı gelecek bütün sorunları çözeek, buna inanmıyorum. Burada birbirini tamamlayan kadrolara ihtiyaç olacak. 20 bakanlık olacak. Bunlardan bir tanesi Maliye, bir tanesi Hazine, Ticaret, Sanayi Bakanlığı var. Bütün bunlar uyum içinde olacak. Bakanlıklar dışında kurumlar olacak. Merkez Bankası Başkanı kim olsun? Bir o kadar da Para Politikası Kurulu’nun üyeleri önemlidir. Bütün bu insan kaynağını birbirini tamamlayan şekilde oluşturmanız gerekiyor. Nobel ödülünü almış iktisatçıyı getirin, eli ayağına dolaşır, beceremez. Bu bir kadro ve ekip meselesidir. Biz ekonomiyi kim yönetsin diye bakmıyoruz. Kadroya dürüst insanlar koymamız ve koordinasyonla yönetmemiz gerekiyor. Aynı şey Dışişleri ve güvenlik için de geçerli.

    “MİLLETVEKİLLİĞİNİ BIRAKIP DA BAKAN OLUNMAYACAK”

    Ben ve diğer genel başkanlar bütün süreçten sürumlu olacak. Geriye kalan 20 bakanın dürüst, ehil insanlardan oluşmasını tercih ederiz. Her partinin adayları olabilir. İddialı isimler olabilir, bu gayet doğal. Milletvekilliğini bırakıp da bakan olmayacak, buna kendi aramızda karar verdik. Milletvekili seçildiyse sandalye sayısını azaltıp da ‘ben bakan olacağım’ hevesine girmesin diye konuştuk.

    “İNŞALLAH SEÇİM GÜNÜ AKL-I SELİM GALİP GELECEKTİR”

    Yaptırdığımız araştırmalarda sayın Kılıçdaroğlu’nun şansı çok yüksek görünüyor. Onun için hedefimiz ilk turda bu işi bitirmemiz gerekiyor. Ortada duran hala kararsız kitle var. O kitle de seçim günü inşallah kararını verecek. Aklı selimin galip geleceğine inanıyorum. Biz ülkeyi yönetme iddiasını ortaya koyduk. Nihayetinde vatandaşımızın bunu göreceğine, bu ülkeyi yönetir kanaatine ulaşacağına ben inanıyorum.

    “300 MİLYAR DOLAR TÜRKİYE’YE RAHATLIKLA GELECEK RAKAM”

    Bir zamanlar ne söylese doğru olduğunu kabul ettikleri sayın Erdoğan maalesef artık bazı konularda doğruları söylemiyor. ‘Uyuşturucu parası getirecek’ diyor. Kanıtın, ispatın ne? 300 milyar dolar 10 yılda, yılda 30 milyar dolar bir yatırımdan bahsediyoruz. Rahatlıkla gelebilecek bir rakam. Sermaye güvene geliyor. Siz yeter ki güveni oluşturun.

    Konteynerlerle döviz alanın BOTAŞ olduğunu düşünüyoruz. Değilse açıklasın. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ali Babacan’dan 23 Nisan mesajında ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ vurgusu

    Ali Babacan’dan 23 Nisan mesajında ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ vurgusu


    Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’nin 103. kuruluş yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Twitter hesabından mesaj yayınladı.

    Ali Babacan, “Bugün 23 Nisan. TBMM’nin kuruluş yıl dönümü ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm yol arkadaşlarını saygı ve rahmetle anıyorum. 14 Mayıs’tan sonra Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile çok daha güçlü bir Meclis’e kavuşacağız” mesajını paylaştı.

    Babacan, “14 Mayıs’tan sonra Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile çok daha güçlü bir Meclis’e kavuşacağız” diye yazdı.

    Ali Babacan’ın paylaşımı şöyle oldu:

    “Bugün 23 Nisan. TBMM’nin kuruluş yıl dönümü ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm yol arkadaşlarını saygı ve rahmetle anıyorum. 14 Mayıs’tan sonra Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile çok daha güçlü bir Meclise kavuşacağız.”

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’den Sadullah Ergin’e davet: Aday tanıtım toplantısına katılacak mı?

    CHP’den Sadullah Ergin’e davet: Aday tanıtım toplantısına katılacak mı?


    DEVA Partisi kontenjanından CHP listesinden Ankara 1. Bölge’de milletvekili adayı olan eski Adalet Bakanı, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin ile ilgili tartışmalar sürerken gözler bugün gerçekleştirilecek toplantıya çevrildi. Kontenjan adaylara ayrılan sayının yanı sıra Ergin’in, Çankaya’yı da içine alan Ankara 1. Bölge’den aday gösterilmesi CHP tabanında rahatsızlık yaratmıştı. 

    T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, bu tartışmalar sürerken, Ergin’in bugün düzenlenecek aday tanıtım toplantısına katılıp katılmayacağı da merak konusu oldu. CHP Ankara İl Başkanlığı’nın aday tanıtım toplantısı bugün saat 16.30’da Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılacak. Ankara İl Başkanlığı, CHP listesinde yer alan tüm adaylara davetiye gönderdiği öğrenildi. 

    YANIT VERMEDİ, GİTMEME EĞİLİMİ AĞIR BASIYOR

    Toplantıya, kendisi de Ankara’da CHP listesinden milletvekili adayı olan DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin’in katılacağı öğrenilirken, Ergin’in henüz net bir yanıt vermediği öğrenildi. Ergin’in, yaşanan tartışmalar nedeniyle toplantıya katılmama eğiliminde olduğu belirtildi. Gerekçe olarak da bugün saat 12.00’de Bilkent Otel’de düzenlenecek DEVA Partisi İl Başkanları toplantısının gösterebileceği ifade ediliyor.

    SEÇİLİNCE CHP’DEN İSTİFA EDECEKLER

    CHP listesinden seçilen tüm kontenjandan adaylar, milletvekili seçilmeleri halinde Meclis’te yemin etmeden önce CHP’den istifa edecek. Yemin etmek için TBMM kürsüsüne kendi partilerinin milletvekili sıfatıyla ve kendi partilerinin rozetiyle çıkacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partisi’nde toplu istifa!

    DEVA Partisi’nde toplu istifa!


    DEVA Partisi Kahta İlçe Başkanı Muhammed Şükrü Turanlı, 4 ilçe ve 1 belde belediyesi ile beraber toplu olarak DEVA Partisi’nden istifa ettiklerini açıkladı.

    Kahta İlçe Başkanı Muhammed Şükrü Turanlı yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

    “Kahta, Samsat, Sincik, Gerger ve İnlice Beldesi Teşkilatları olarak, çoğulcu, demokratik ve herkesi kucaklayıcı siyaset anlayışında olduk. Bizler DEVA Partisi Kurucu İlçe Başkanları olarak, DEVA Partisi kurulduğu günden itibaren, ortak akla önem verdikleri için, aynı çatı altında siyasetimizi yürüttük. Fakat gelinen noktada yüzde 85’i kendi logomuzla seçime girme kararı veren tüm il ve ilçe teşkilatlarını yok sayıp, demokrasiden uzak anlayış içerisinde oldukları için yaklaşık 3 yıldır yürütmekte olduğumuz DEVA Partisi Kahta, Samsat, Sincik, Gerger ve İnlice Beldesi Teşkilatı ile ortak karar alarak yönetim ve ilçe başkanlıklarımızdan istifalarımızı kamuoyuna duyururuz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***