Etiket: DEVA Partisi

  • Babacan: Erdoğan’ın doğum günü vesilesiyle pasta maliyetine baktık

    Babacan: Erdoğan’ın doğum günü vesilesiyle pasta maliyetine baktık



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara’da gazete televizyon ve ajansların temsilci ve yazarlarıyla yemekli bir toplantıda bir araya geldi. Yerel seçim hazırlıkları ile ilgili soruları yanıtlayan Babacan, seçimlerde halkın iktidarın gidişatına bir “sarı kart’’ göstermesini beklediklerini söyledi, “Bu bir belediye başkanlığı seçimi değil, bir uyarma seçimidir” dedi. 14 Mayıs seçimleriyle ilgili, “Sayın Erdoğan kazandı ama helalinden kazanmadı” değerlendirmesi yapan Babacan, “Seçimden sonraki dönem Allah hepimize kolaylık versin” sözleriyle de ekonomiyle ilgili endişelerini paylaştı:

    Babacan’ın gazetecilerin sorularına yanıtları özetle şöyle oldu:

    İKİ İLDE LOKAL İŞ BİRLİĞİ YAPILDI: “81 ilde adaylarımızla seçime giriyoruz. İki ilimizde lokal iş birliği oluştu. Bunlar Tekirdağ ve Malatya. Tekirdağ’da daha önce AK Parti’de siyaset yapmış Gelecek Partili bir arkadaş aday. Büyükşehirde biz ona destek verdik ama pek çok ilçede de bizim adayımız var. Saadet’in ve Gelecek’in adayı yok. Malatya’da da bizim kurucu arkadaşımız İbrahim Gezer bağımsız aday olarak seçime giriyor. Biz, Saadet Partisi kendisine destek veriyor. Gelecek de var galiba destek veren. O da yerelden gelen bir talep üzerine oldu. Seçildiği zaman da belediye başkanı olarak bağımsız olacak, çalışacak.

    GERÇEK ZEKAYLA ADAY BELİRLEDİK: (Aday tespitinde yapay zeka kullandınız mı?) Yok. Biz onu gerçek zekayla yaptık. Yapay zekayla değil. Gerçek zeka ve tabii bir de akillik ayrı şey biliyorsunuz. Zekilik ayrı, akillik ayrı bir şey. İkisini birleştirmek gerekiyor. Yapay akillik daha bulunamadı henüz. Yapay zeka var da yapay akillik yok. Yapay zeka ile ilgili bizim ilgili birimlerimiz çok yoğun bir şekilde çalışıyor. Konuyu takip ediyorlar. Daha bu Las Vegas’taki yeni büyük bir elektronik ve yapay zeka konferansı vardı biliyorsunuz. Bizim arkadaşlar gitti orada konuşmalar yaptılar.

    EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZ GENEL SEÇİMLER: Biz vatandaşlarımızın karşısına pırıl pırıl bir kadroyla çıkıyoruz ve seçildikleri takdirde de belediyeyi mevcutlardan veya diğer adaylardan daha iyi yöneteceğine inanıyoruz. Belediyeyi kazanacağımız çok yer olacağına inanıyoruz. Bizim parti olarak tabii ki en önemli hedefimiz bu ülkenin merkezi hükümetinde söz sahibi olmak, bu ülkede iktidar olmak. Dolayısıyla 2028’de veya daha erken yapılabilecek genel seçimler bizim en önemli hedefimiz. Bu maraton koşusunda bizim uzun vadeli hedeflerimiz var. Bu yerel seçimlerinde çok önemli bir kilometre taşı olduğunu biliyoruz.

    ŞİMŞEK VE YILMAZ’DAN 2 ŞEY BEKLERDİM: Mehmet Şimşek, Cevdet Yılmaz’la uzun süre yakın çalıştık. Arkadaşlarımızın iyi niyetli olduğunu biliyorum. Fakat en azından şunları beklerdim. Bir, TÜİK’in acilen bağımsız, tarafsız çalışması ve acilen gerçek enflasyon rakamlarını açıklayan bir kurum haline getirilmesi. İkincisi de Merkez Bankası’nın eskiden olduğu gibi şeffaf çalışması. Yüzde 120, yüzde 130’a varmış bir enflasyonu siz sürekli olarak yüzde 60’larda, 70’lerde açıklarsanız güven oluşturmanız mümkün değil.

    128 MİLYAR DOLAR 400 MİLYAR DOLAR OLDU: Merkez Bankası sürekli olarak piyasaya müdahale ediyor. Sürekli olarak döviz satıyor. Şu ana kadar sattığı dövizin 400 milyar doların üzerinde olduğunu biz hesap ediyoruz. Hani o meşhur o yüz yirmi sekiz milyar dolar nerede hikayesi vardı ya. Bu rakam 400 milyar doları geçti şu anda. 2019’un Ocak’ından bu yana 400 milyar doları geçti bu rakam. Bizim dönemde Merkez Bankası’nın toplam piyasaya müdahalesi 13 yılın toplamı sadece 8,5 milyar dolar. Hepsi şeffaf, açık. Şu anda bunun tamamı gizleniyor. Ve 400 milyar doları biz dolaylı hesap edebiliyoruz.

    EKONOMİDE SEÇİM SONRASI TABLO FARKLI OLABİLİR: Geçen sene Mayıs seçimlerine giderken döviz kurunu, mazot fiyatını bastırmışlar. Mazot 18 lira şimdi çıktı 45’e. Seçime giderkenki tabloyla seçimden sonraki tablonun farklı olması hiç sürpriz olmaz. Gördüğümüz her şey bir pembe tablo, gördüğümüz her şey olduğundan daha iyi gösterilmeye çalışan bir tablo olabilir ekonomiyle alakalı. Seçimlerden sonra ilave vergi artışları bizim için sürpriz olmaz. Seçimlerden sonra kamunun kontrol ettiği fiyatlardaki artışlar bizim için sürpriz olmaz. Seçimlerden sonra eğer bugün kuru bastırıyorlarsa seçimlerden sonra “Artık dayanamıyoruz, bastıramıyoruz” diye farklı bir noktaya kurun bitmesi bizim için bir sürpriz olmaz. Ama o kadar karanlıkta yapılıyor ki işler. Dolayısıyla yarınlarla ilgili soracağınız hiçbir sorunun cevabını net bir şekilde verebilmek mümkün değil.

    KKM İÇİN 800 MİLYAR LİRALIK KARŞILIKSIZ PARA BASTILAR: Kur korumalı mevduat için çok yüksek miktarda karşılıksız para basılıyor. Geçen sene Haziran’dan Aralık sonuna kadarki yedi aylık dönemde 800 milyar liralık karşılıksız para bastılar. Bir mukayese etmek gerekirse bu yılın bütçesinde tarım desteğinin tamamı 90 bir milyar. Karşılıksız para basan bir Merkez Bankası’nın olduğu bu ülkede bu enflasyonu nasıl düşürecekler? İlk açıklandığında “Bu ülkeyi hazineyi batırma projesidir” dedim. Kuyuya atılmış bir taşı çıkartma çabasında yeni ekonomi yönetimi. Dolayısıyla zor bir iş.

    SEÇİMDEN SONRAKİ DÖNEM ALLAH HEPİMİZE KOLAYLIK VERSİN: Uzun yıllar beraber çalıştığımız arkadaşlarımız olduğu için ben biraz da olumlayarak konuşuyorum haklarında ama şunu da biliyorum ki yapabilecekleri hiçbir şey yok. Patinaj. Çünkü hukuk adalet olmadan, ülkede yargının bağımsız çalışması sağlanmadan Merkez Bankası bağımsız olmadan, TÜİK bağımsız olmadan daha SPK’sı, BDDK’sı bu tür bağımsız çalışması gereken kurumlar bağımsız çalışmadan bu ülkede ekonomi düzelmeyecek maalesef. Olmayacak. Üzülerek söylüyorum. Bu ülkenin vatandaşı olarak, içim sızlayarak bunu söylüyorum. Onun için seçimden sonraki dönem Allah hepimize kolaylık versin.

    BU SEÇİM SADECE YEREL SEÇİM DEĞİL; HÜKÜMETİ UYARMA SEÇİMİ: Bu seçimler sadece yerel seçim değil. Bize göre bu seçim hükümeti bir uyarma seçimi aynı zamanda. Hükümeti uyarmak için bir fırsat. Onun için biz sürekli ne yapıyoruz? Yanımızda sarı kart taşıyoruz. Ve diyoruz ki vatandaşlarımıza “eğer hükümeti uyarmak istiyorsanız bu sarı kartı şöyle bir hükümete, iktidara gösterin” diyoruz.

    SAYIN ERDOĞAN KAZANDI, AMA HELALİNDEN KAZANMADI: Başarısızlığın mazereti olmaz ama Türkiye’de siyaset fırsat eşitliği içerisinde adil bir düzende yapılamıyor. Hükümet iktidar olmanın kendisine sağladığı her türlü imkânı, her türlü gücü muhalefete karşı ama aynı zamanda da geniş kitleleri aldatarak götürüyor. Örnekler verdim. Enflasyonu gerçeğinden düşük göstererek. Seçimden önce döviz kurunu, mazotu, faizi düşük gösterip seçimden sonra artırarak. Ben onun için şu ifadeyi de çok kullanıyorum. “Evet, Sayın Erdoğan kazandı ama helalinden kazanmadı” diyorum. Bize destek yüzde 48’de kaldı ama bütün bu şartlara rağmen vatandaşlarımızın yarıya yakınının desteği bu çalışmalarımızın tamamen karşılıksız olmadığını gösteriyor. O yüzde 48 değişim istiyor, talep istiyor. Kaldı ki gerideki yüzde 52’nin durumunu da biz sahada görüyoruz. “Ya destekledim ama desteklemez olaydım” diyor. “Ya oy verdim ama artık yeter. Dene dene artık olmuyor, artık yapamıyorlar” diyor. Bu hissiyat gittikçe çoğalıyor.

    İLKESEL OLARAK KAYYIM UYGULAMA USULÜNE KARŞIYIZ: Kayyum meselesiyle ilgili bizim tutumumuz çok açık. Seçilmiş bir belediye başkanının idari bir kararla kesinlikle görevinden alınamaması gerektiğini düşünüyoruz. Yani gerçekten hukuken bir sıkıntısı olur, bağımsız yargı, bağımsız denetim, belediye başkanının görevden el çektirmesini gerektirecek ölçüde bir suçu olduğunu tespit eder o zaman amenna. Bunun da belediye meclisi üyelerinin içerisinden yapılacak bir seçimle yerine yeni bir belediye başkanı gelmesinin de önemli bir yöntemi olduğunu hep vurguladık. “Kazanamazsam da el çektiririm kendi adamımı koyar orayı ben yönetmeye devam ederim” gibi strateji görüyoruz. Bu da çok tehlikeli bir şey Türkiye açısından. İlkesel olarak kayyum uygulamasının usulüne biz karşıyız.

    ‘BELEDİYELERİ KAZANAMAZSAK HİZMET GELMEZ’ TEHDİDİ DEMOKRASİ AYIBI: Sayın Erdoğan’ın “Belediyeleri kazanamazsak hizmet gelmez ha” tehdidi gerçekten çok yakışıksız. Bu büyük bir demokrasi ayıbı. Sayın Erdoğan seçildikten sonra gitti Meclis kürsüsünde “Görevimi tarafsızca yapacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim” dedi. Görevi böyle başlayan ve tarafsız olması gereken bir Cumhurbaşkanı gidip de il il dolaşıp millete sopa sallaması… Böyle bir şey olmaz. 85 milyonun huzurunda ettiği yemine aykırı davranıyor. Kabul edilebilir bir şey değil bu yani. Onun için bu parti genel başkanlığıyla Cumhurbaşkanlığını birbirinden ayrı araya Çin duvarı derler, ekonomide ve siyaset literatüründe vardır. Bir Çin duvarı çekmek, kesin duvarlarla ayırıp Cumhurbaşkanlığı görevini yemin ettiği gibi tarafsızca yapması gerekir.

    DAHA İYİ YÖNETECEĞİMİZE İNANIYORUZ: Mansur Bey ve Ekrem Bey için şunu söylemem lazım. Her şeyiyle olumlu ya da her şeyle olumsuz diye bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Farklı farklı kriterleri ve farklı performans ölçülerine göre bir karne çıkartırsınız. Bizim bir iddiamız var. Adaylarımızın seçildiği takdirde hem mevcut belediye başkanlarından hem de diğer adaylardan daha iyi yöneteceğine inanıyoruz. Bizim mevcut belediye başkanlarını desteklemek ya da onlara karşı çıkmak gibi bir durumumuz yok. Mümtaz Bey Ankara’da, Mansur Bey’e karşı olduğu için ya da Mansur Bey’i desteklediği için aday değil. Mümtaz Bey kendi iddiasıyla aday. Seçilen yerlerde bu işi daha iyi yapacağımız iddiasıyla ortaya çıktık ve bu şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz.

    ERDOĞAN’IN YAŞ GÜNÜ VESİLESİYLE PASTA MALİYETLERİNE BAKTIK: Türkiye’yle ilgili sorunlar Sayın Erdoğan üçüncü döneminden sonra çoğalmıştır. Gittikçe de artmıştır. 2014-2015 yıllarında üçüncü dönemi doldu. O noktada bırakması gerekiyordu. Gerçekten bırakması gerekiyordu. Ve tatlı bir dönüşümle, insan kaynağı dönüşümüyle ilkelerin değerlerinin korunduğu ama insan kaynağının tatlı bir devri daimle yürüyen bir sistemle AK Parti’nin devam etmesi gerekiyordu. Bunu yapmadı. Onun için Türkiye’nin sorunları da büyüdü. Bugün yetmişinci yaş günü. Pasta maliyetlerine baktık bu vesileyle. Pasta gönderme niyetimizden değildi yani. Sadece bir baktık, sırf malzemesi 600 lira tutuyor bir yaş günü pastasının. O da küçüğünden yani. İnsan olarak tabii ki ‘Allah hayırlı, sağlıklı ömürler versin’ deriz. ‘Nice yaşlara’ deriz. Ama yani ülkeyi yönetme konusunda anlaşamıyoruz. Ayrı ayrı noktalarda siyaset yapmak da insanlıktan çıkmak anlamına gelmiyor. Bunda farklı olmamız lazım.

    UMARIZ MAKUL BİR ZAMANDA KENDİ GRUBUMUZU OLUŞTURACAĞIZ: Grup kurmayla ilgili somut bir hedefimiz ve gayretimiz var. Arkadaşlarımızın temas ettiği siyasi partiler vardır. Stratejik iş birliği zaten partiler arası görüşmelerle olur ama münferit katılımlar da olabilir. Bu seçimlerden sonra şöyle biraz ortalık sakinleşsin. Meclisteki tabloya tekrar bakacağız ve umarız ki makul bir zaman içerisinde kendi grubumuzu oluşturacağız. Bizim asıl gayretimiz seçim sonrasına dönük. Bir takvim vermiyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan: Meclis’te grup kurmamız çok yakın

    Babacan: Meclis’te grup kurmamız çok yakın



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KRT TV canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin TBMM’de kurdukları gruba neden katılmadıkları sorulan Babacan, “O tercihimizin pek çok sebebi var. Niye biz ayrı durduk, niye farklı bir yol yürüyoruz pek çok sebebi var. Ama en önemli sebeplerinden biri şu, Meclis’te başka bir muhalefet grubu olmasını biz çok önemsedik” yanıtını verdi.

    Meclis’te ayrı bir grup kurmaya yakın olduklarını söyleyen Babacan, şöyle devam etti:

    “Bizim şu andaki hedefimiz ve çabamız Meclis’te yeni muhalefet grubu kurmak. Bizim şu anda 15 milletvekilimiz var ama seçimlerden sonra bunun katılımlarla veya stratejik iş birlikleriyle 20’nin üzerine çıkması çok yakın görünüyor. Pek çok görüşmemiz var. Dolayısıyla Saadet ve Gelecek grubunun Meclis’te olması çok önemlidir. Onlar bir siyasi çizgiyi temsil etmektedir, o çizgiye bizim saygımız var. Ortaklar yönler olabilir, politikalarımız kesişen yerler olabilir ama ayrıştığımız yerlerde var. Zaten partiler tam örtüşse ayrı ayrı partiler olmaz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partisi, 14 il belediye başkan adayını açıkladı

    DEVA Partisi, 14 il belediye başkan adayını açıkladı



    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara’da düzenlenen “Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen düşürülmesine tepki gösteren Ali Babacan, “Dün Meclisimiz için utanç verici bir gündü. Anayasa Mahkemesi’nin iki kere verdiği karara rağmen Can Atalay’ın milletvekilliği haksızca, hukuksuzca düşürüldü” diye konuştu.

    “Öyle bir konu ki Meclis Başkanı bile ortalarda yok” diyen Babacan, “Ve bu işlere yatkın, hani kukla oyunları diyoruz ya bu tür insanlar maalesef ön planda. Bu kararla küçük ortağın rüyalarını süsleyen AYM’yi yok etme fikri de gerçek oldu. Hani diyordu ya ‘kapatın bunu’ diye, ha kapatmışsın ha aldığı kararı yok saymışsın. Kapatmaktan farkı ne? Bu karar Meclis tarafından da tanınmış oldu. Bu çok vahim bir durum. Hukuk normu yapmakla mükellef olan kurum, var olan bir Anayasa Mahkemesi’ne açıkça aykırı bir adım attı. Bu kararla bireysel güvencelerimizin en büyüklerinden biri olan AYM’ye bireysel başvuru hakkı kalkmış oldu maalesef. Dün milli irade yok sayıldı. 15 Temmuz gecesi Meclis’e bomba atanlar bunu başaramamıştı ama bu iktidar başardı. Dün olanlar anayasal düzene bir darbedir ve bu darbe Meclis çatısı altında yapılmıştır” diye konuştu.

    BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI AÇIKLANDI

    Ali Babacan’ın konuşmasının ardından 2’si büyükşehir 14 il ve 100 ilçenin belediye başkan adayları açıklandı.

    Muğla Büyükşehir Belediye başkan adayı Muhsin Erdem, Sakarya Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Erdoğan, Aksaray Belediye başkan adayı Necati Çoşkuner, Bingöl Belediye başkan adayı Mesut Günaydın, Bolu Belediye başkan adayı Nadir Gürkan Yetkin, Çanakkale Belediye başkan adayı Davut Gazi Benli, Çorum Belediye başkan adayı Yunus Emre Özdemir, Isparta Belediye başkan adayı Tuna Tokuç, Kütahya Belediye başkan adayı Recep Gerçek, Nevşehir Belediye başkan adayı Fatma Altuntaş, Rize Belediye başkan adayı Pınar Kuk, Sivas Belediye başkan adayı Serdar İnce, Yozgat Belediye başkan adayı Asım Çelikel, Zonguldak Belediye başkan adayı Mustafa Çınar oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ali Babacan’dan yerel seçim açıklaması: İttifak yapacaklar mı?

    Ali Babacan’dan yerel seçim açıklaması: İttifak yapacaklar mı?



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yerel seçim çalışmaları kapsamında Kocaeli’de vatandaşlarla bir araya geldi.

    Gazetecilerin çok az oyla 15 milletvekili çıkarmalarından dolayı tepki görmelerine ilişkin sorulan soruya cevap veren Babacan, “Yerel seçimlere doğru gidiyoruz, yönümüz yarınlar, arkaya dönük fazla bakmıyoruz. Yüksek seçimlerden bu yana 8 ay geçti. 6 parti ortak liste ile seçime girmiştik. Bizim adaylarımızın olduğu her ilde CHP’nin bir önceki seçime göre ciddi oy artışı oldu, dolayısıyla bizim katkımız oldu. Üstelik bu teklif bize CHP’den geldi. Biz gidip onlara ‘Sizin listenizden girelim’ demedik. Onlar çok yoğun ısrarla dediler ki ‘Ortak liste olanca hepimiz daha fazla milletvekili elde edebiliyoruz, küsuratlardan kayıplar olmuyor, bunu yaparak mecliste belli bir sayıya ulaşabiliriz’ dediler. Aşırı ısrar üzerine biz bunu kabul ettik ve ondan sonra o birliktelik oldu. Bizim her bir milletvekilimiz bileğinin gücüyle, alının teriyle milletvekili olmuştur. Hepsi helalinden milletvekili olmuştur” dedi.

    “BÜTÜN BÜYÜKŞEHİRLERDE KENDİ ADAYLARIMIZLA SEÇİME GİDİYORUZ”

    Yerel seçim sürecine ilişkin “İttifak teklifi geldi mi?” sorusunu da yanıt veren Babacan, şu ifadeleri kullandı:

    Ali Babacan'dan yerel seçim açıklaması: İttifak yapacaklar mı? - Resim : 1

    “Seçimlere doğru gidiyoruz. Bu seçime kendi ismimizle kendi adaylarımızla giriyoruz. Hukuken yerel seçimlerde ittifak diye bir şey yok. İttifak kavramı hukuki anlamda sadece genel seçimlerde geçerlidir. Ancak farklı işbirliği modelinden söz edilebilir. Biz yerel seçimlere giderken şu ana kadar hiçbir parti ile herhangi işbirliği yapmadık. Şu oldu; yerel illerimizden genel merkeze iş birliği önerileri geldi, fakat bu iş birliği önerileri getiren arkadaşlara dedik ki ‘İlimizde 2 veya 3 parti aranızda belli noktaya gelmişsiniz ama diğer partilerin genel merkezleri bundan haberi var mı?’ diye sorduğumuzda bu sorunun cevabını alamadık. Dolayısıyla bu iş birliği olacaksa yerelden gelecek taleple olmalı ve genel merkezlerin ancak onayıyla olmalıdır. Dolayısıyla bu güne kadar bizim Türkiye’nin hiçbir yerinde hiçbir parti ile işbirliği anlaşmamız olmadı. Aday listelerinin 20 Şubata teslim edilmesine kadar süre var, olurda herhangi bir ilçemizden işbirliği modeli oluşturulursa, teşkilatlarımızdan bize böyle bir teklif gelirse, ilgili diğer siyasi partilerin genel merkezlerinin de olumlu dönüşüyle değerlendirme sonucunda olabilir, biz tamamıyla kapıyı kapatmış değiliz ama bu güne kadar böyle bir şey olmadı. Dolayısıyla biz kendi adaylarımızla büyükşehirlerden seçime doğru hızla koşuyoruz. Bütün büyükşehirlerde kendi adaylarımızla seçime gidiyoruz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan’dan muhalefete isim vermeden eleştiri: Boşuna ayrı ayrı seçime girmeyin, siz aynısınız!

    Babacan’dan muhalefete isim vermeden eleştiri: Boşuna ayrı ayrı seçime girmeyin, siz aynısınız!



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün Konya’da basın toplantısı düzenledi.

    Ali Babacan, “Biz iktidara da bir kısım muhalefete de sesleniyoruz. Boşuna ayrı ayrı seçime girmeyin. Boşuna birbirinizle rekabet etmeyin. Genel seçimlerden sonra bazı muhalefet partilerinin girdiği şekle şemale bakıyorum, hayret ediyorum. Biz aynı masada oturmuşuz. Nasıl farklı şeyler çıktı o partiler içerisinden, hayret ediyorum. Nasıl o dürtüler ayağa kalktı. Tevhid bayrağı taşıyan ağabeyimize yumruğu savunanlarla, imama şiddeti savunanlar birbirinizden farkınız yok. Siz aynısınız” dedi.

    “Türkiye’de şu an bir hayalet dolaşıyor. Bilmiyorum, farkında mısınız? Bu hayalet, 28 Şubat hayaleti. O dönemin paşaları ne demişti? 1000 yıl sürecek demişlerdi. O paşalar, o rütbeliler başaramadı ama Erdoğan ve ortakları başarma gayretinde. Yıllardır bu ülkeden defetmeye çalıştığımız zihniyet geldi iktidarın yanı başına oturdu. Perinçek zihniyeti iktidarı yanı başında değil mi? Gençlerimizi okullardan mahrum bırakanları, kapıdan kovduk. Bunlar şu anda bağırlarına basıyorlar. Külliyede etrafına topladığı danışmanlara bir bakın. 28 Şubat’ta onların duruşları neymiş, bir görün. Bizden, onlardan diye ayrılanları yanımızdan uzaklaştırdık. Şu anda yanlarına aldılar. Seçim seçim çalışıp yendiğimiz hukuksuzluğu kendilerine şiar edinmişler, aldılar koltuklara oturttular. Sonuç ortada. Biz 28 Şubat ve türevi zihniyetlerle mücadele etmek için varız. Biz burada oldukça ölmüş ideolojilere heba edilecek insanımız olmayacak. Çünkü biz hep buradayız ve doğruyu konuşacağız. Biz burada oldukça bu ülke topraklarında mazlumlara zulmetmeye geçit olmayacak. 28 Şubat sürecinin despotluğunu zamanında bu ülkeden nasıl kovduysak tekrar kovacağız, tekrar defedeceğiz. Bu böyle biline.

    ‘ERDOĞAN’IN HİMAYESİNDE BU ZİHNİYET ZEMİN BULUYOR. ‘ŞİDDET BENİM KIRMIZI ÇİZGİMDİR. YUMRUĞA DA KARŞIYIM, HER TÜRLÜ ŞİDDETE DE KARŞIYIM’ DİYEMEZ Mİ? BÜTÜN BU OLAYLARDA SUSUYOR’

    Filistin mitinginden sonraki yumruk hadisesi. Ne oldu? Mitinge katılan bir vatandaşımız bir gencin yumruklu saldırısına uğradı. Yumruklu saldırıyı öven övene. Methetmek için kuyruğa dizildiler. En son yaşanan bir mülki idare amiriyle bir imam arasındaki şiddet iddiaları. İddialar henüz soruşturma aşamasındayken, konu henüz açıklığa kavuşmamış iken şiddeti öven, şiddeti teşvik eden açıklamalar arka arkaya geliyor. İnanılır gibi değil. Kaymakam arkadaşın kendisi bile iddiaları reddediyor. Ancak birileri ‘eline sağlık’ demek için sıraya giriyor. Bu ülkeye gerçekten yazık. Şiddeti çözüm olarak sunan zihniyet despot bir zihniyettir. Bu zihniyet, başörtülü olduğu için Meclis’ten vekil kovan, Meclis’e girebilmesi için kadınlara başını açtıran zihniyettir. Farklı değildir. Bu zihniyet, gece vakti bir vekilin evine baskına giden, zamanının DGM savcılarının zihniyetidir. Bu zihniyet, 22 yıl önce bu toprakların en derinine defnetmeye çalıştığımız bir zihniyettir. Bu zihniyet memlekette tekrar hortladı. Bizzat Erdoğan’ın himayesinde bu zihniyet zemin buluyor. İstese çıkıp diyemez mi, istese konuşamaz mı? ‘Şiddet benim kırmızı çizgimdir. Yumruğa da karşıyım, her türlü şiddete de karşıyım’ diyemez mi? Susuyor. Bütün bu olaylarda susuyor.

    ‘TEVHİD BAYRAĞI TAŞIYAN AĞABEYİMİZE YUMRUĞU SAVUNANLARLA, İMAMA ŞİDDETİ SAVUNANLAR BİRBİRİNİZDEN FARKINIZ YOK. SİZ AYNISINIZ. BİRLEŞİN DE HERKES RAHATLASIN’

    Sokakta yumruğu savunan da kaymakamın inkar ettiği şiddeti savunan da aynı zihniyetin iki farklı yansımasıdır, farklı değildir. Biz iktidara da bir kısım muhalefete de sesleniyoruz. Boşuna ayrı ayrı seçime girmeyin. Boşuna birbirinizle rekabet etmeyin. Genel seçimlerden sonra bazı muhalefet partilerinin girdiği şekle şemale bakıyorum, hayret ediyorum. Biz aynı masada oturmuşuz. Nasıl farklı şeyler çıktı o partiler içerisinden, hayret ediyorum. Nasıl o dürtüler ayağa kalktı. Tevhid bayrağı taşıyan ağabeyimize yumruğu savunanlarla, imama şiddeti savunanlar birbirinizden farkınız yok. Siz aynısınız. Birleşin de herkes rahatlasın, vatandaş da gerçeği görsün. Biz muhalefetin de iktidarın da toplumda öfkeyi körüklemesine müsaade etmeyeceğiz.

    ‘İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN YAPMASI GEREKEN İDDİAYI DERHAL ARAŞTIRIP İDARİ SORUŞTURMAYI HUKUKA UYGUN ŞEKİLDE TAMAMLAMAKTIR’

    Yerel seçimlere gidiyoruz. Bir yandan iktidar zaten sürekli kutuplaştırmanın derdinde. Ama aynı anda bazı muhalefet partileri de bu virüse maruz kalmış. Onlar da kendi çaplarında kutuplaştırma derdinde. Sonuçta aynı yerde, hukuksuzluğu övmekte, şiddette buluşuyorlar. İçişleri Bakanlığı’nın yapması gereken hukuku, adaleti tesis etmektir. İddiayı derhal araştırıp idari soruşturmayı hukuka uygun şekilde tamamlamaktır. Gerçek devlet, hukuk içinde hareket eder.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partisi’nde deprem: Genel sekreter partiden istifa etti

    DEVA Partisi’nde deprem: Genel sekreter partiden istifa etti



    DEVA Partisi Genel Sekreteri Sanem Oktar, bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu.

    Partisine yönelik eleştirilerini sıralayan Oktar, “Hayalimdeki DEVA Partisi bu değildi. Bir yolda yürümek için önce yoldaş olmak gerektiğini gördüm. Düzeltmek için gösterdiğim çabaların da yetersiz kaldığını fark ettim” dedi.

    Oktar’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar şöyle:

    “EĞER 14 MAYIS SEÇİMLERİNDE KAZANAN MİLLET İTTİFAKI OLSAYDI, TÜRKİYE’YE ÖZGÜN BİR MODEL UYGULANACAK VE SORUNLARIMIZ AZALACAKTI, ÖYLE UMMUŞTUK”

    “Aralık 2019’da Sayın Ali Babacan’nın daveti üzerine kurucularından biri olduğum Demokrasi ve Atılım Partisi’nden (DEVA) ayrıldığımı kamuoyuyla paylaşmak isterim. Bu dört yıllık zaman diliminde Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandırılması hedefine katkı sağlayan Sayın Ali Babacan’a, tüm kuruculara ve üyelere, ekip arkadaşlarıma, şu an partide devam etsin ya da etmesin yolu DEVA Partisi’nden geçen herkese teşekkür ederim.

    Ben iş dünyasından ve kadın hareketinden gelen birisiyim. Siyasete girmek için üç öncelikli sebebim vardı. Birincisi; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişmeliydi. Doğru olan, Türkiye’nin parlamentodan yönetilmesiydi. İkincisi; Türkiye kendisine ait özgürlükçü, şeffaf ve katılımcı bir sistem kurabilmeliydi. Yürütme erkinin yargı ve yasama karşısında orantısız bir şekilde artan ağırlığı karşısında demokrasimizi ve Cumhuriyetimizi ancak siyaset yaparak savunabilirdik.

    Üçüncüsü ise kadınlarla ilgili. Biz toplumun yarısıyız ama fırsatlara eşit şekilde ulaşmıyoruz. Başta şiddet olmak üzere gündelik hayatta hâlâ çok sayıda problem yaşıyoruz. Kadınların siyasette ve iş hayatında, toplumun her alanında etkin bir şekilde temsil edilmesi ve yer almasıydı.

    Bu süreçte hem Deva Partisi’nin ülke sorunlarına yönelik politikalarının oluşturulmasında hem de 6’lı masanın bir araya gelmesi, birlikte çalışması, ülkenin yönetilmesi için politikaların oluşturulması ve anlatılması için canla başla ve büyük bir umutla tüm arkadaşlarımla birlikte çalıştım. Bana ne yapıyorsun diyenlere de ‘yangını söndürmek için yola çıkmış bir karıncayım, bir damla su taşıyorum’ dedim. Eğer 14 Mayıs seçimlerinde kazanan Millet ittifakı olsaydı, Türkiye’ye özgün bir model uygulanacak ve sorunlarımız azalacaktı, öyle ummuştuk. Ama olmadı. Siyasete girme sebeplerim hala geçerliliğini koruyor ancak dört yılın sonunda tanık olduklarım beni hayal kırıklığına uğrattı. Hayalimdeki DEVA Partisi bu değildi. Bir yolda yürümek için önce yoldaş olmak gerektiğini gördüm. Düzeltmek için gösterdiğim çabaların da yetersiz kaldığını fark ettim.

    “BENİM İÇİN ÇOK ZOR OLAN BU AYRILMA KARARINI ALDIM”

    Değişim için daha fazla heyecan duyan arkadaşlarımıza, gençlere alan açmanın kan değişiminin doğru olduğuna inandığım için benim için çok zor olan bu ayrılma kararını aldım. Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliğini tam anlamıyla kazanması için mücadele eden tüm muhalif dostlarıma, ifade ve basın hürriyetlerinin can çekiştiği bir ortamda çalışan cesur basın mensuplarına, değerli düşünce insanlarına ve tüm DEVA Partisi gönüldaşlarına kolaylıklar diliyorum. DEVA Partisi için en iyi dileklerimle… “

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın 75 yaşındaki annesi Güner Babacan, dün Ankara’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Güner Babacan için bugün, Ankara Hacı Bayram Camisi’nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Güner Babacan’ın cenazesi Karşıkaya Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı - Resim : 1

    Güner Babacan’ın Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki cenaze törenine, önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç ve Cemil Çiçek, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AKP Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın yanı sıra çok sayıda siyasetçi katıldı.

    Ali Babacan’ın annesi Güner Babacan son yolculuğuna uğurlandı - Resim : 2

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ali Babacan’ın acı günü… Annesi Güneri Babacan hayatını kaybetti

    Ali Babacan’ın acı günü… Annesi Güneri Babacan hayatını kaybetti



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın annesi Güneri Babacan hayatını kaybetti.

    DEVA Partisi’nden yapılan açıklamada, “Genel Başkanımız Ali Babacan’ın kıymetli annesi Güneri Babacan’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başta Genel Başkanımız olmak üzere, tüm Babacan ailesine başsağlığı diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    GEÇEN AY DA BABASINI KAYBETMİŞTİ

    DEVA Partisi lideri Babacan, geçen ay da Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören babası Hilmi Babacan’ı kaybetmişti.

    DEVA Partisi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Genel Başkanımız Ali Babacan’ın kıymetli babası Hilmi Babacan’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başta Genel Başkanımız olmak üzere tüm Babacan ailesine baş sağlığı diliyoruz” denilmişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA’lı İdris Şahin’den TİP’li Erkan Baş’a: ‘Sevenlerin arasına girmeyin’

    DEVA’lı İdris Şahin’den TİP’li Erkan Baş’a: ‘Sevenlerin arasına girmeyin’



    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’a katıldığı bir röportajda, “Kız arkadaşım Ali Babacan’a oy vereceğini söylüyor. Ayrılmalı mıyım yoksa ikna mı etmeliyim?” diye soruldu.

    Soruyu gülerek karşılayan Erkan Baş ise, “Ali Babacan ile aramızda çok temel bir fark var. Bu program belki ikna etmesine vesile olabilir. Ekonomik olarak çok farklı dünyaların insanlarıyız. Bugünkü ekonomik durumdan memnunsanız Ali Babacan’ı destekleyebilirsiniz. Ama ekonomik durumdan memnun değilseniz, bunun köklerine doğru yolculuk yapacaksanız Ali Babacan’ı desteklemek çok mümkün değil. Onun uygulayacağı ekonomik politikalar bugünkünden farklı olmayacak” diye yanıtladı.

    Erkan Baş’ın videosunu alıntılayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin ise, “Sevenlerin arasına girmeyin Erkan Bey :)” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan’dan Kılıçdaroğlu’yla görüşen DEVA Partili başkanlara ilişkin ilk açıklama: ‘Üzüldük ve şaşırdık’

    Babacan’dan Kılıçdaroğlu’yla görüşen DEVA Partili başkanlara ilişkin ilk açıklama: ‘Üzüldük ve şaşırdık’



    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘gizli DEVA ziyareti’ne ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Babacan, DEVA Partisi’nden istifa eden 13 ilçe başkanının ayrılmayı düşündüklerini bildiklerini ifade ederek, “Sayın Kılıçdaroğlu’yla bir araya geleceklerini bilmiyorduk” dedi.

    Babacan, ‘şaşırdık ve üzüldük’ dediği açıklamalarında konuya ilişkin şunları söyledi:

    “İlçe başkanlarımızın bir süredir ayrılma hazırlığı içinde olduğunu biliyorduk. Sayın Kılıçdaroğlu’yla bir araya geleceklerini bilmiyorduk. Salı günü saat 15:00 civarı öğrendim. İlk öğrendiğimizde üzüldük ve şaşırdık.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***