Etiket: Çiğdem Mater

  • Agos önünde “Ogün Samast” protestosu: Adaletin düştüğü durum budur

    Agos önünde “Ogün Samast” protestosu: Adaletin düştüğü durum budur



    Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesi ile ilgili SOL Partililer bugün, Dink’in 19 Ocak 2007’de vurulduğu nokta olan Osmanbey’deki eski Agos Gazetesi önünde bir araya geldi. Basın açıklamasını SOL Parti İstanbul İl Yöneticisi ve Parti Meclisi Üyesi Nuriye Alsancak okudu.

    “HRANT DİNK’İN HESABINI BU KARANLIK ÇETELERDEN, BU İKTİDARDAN SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün gazetesi yazarı kardeşimiz, dostumuz Hrant Dink bundan yaklaşık 17 yıl önce, 19 Ocak 2007’de burada katledildi.

    Demokrasiye, eşitliğe, insan haklarına büyük katkıları olan Hrant, Türkiye ve Ermeni halkları arasındaki kardeşliğin elçisi oldu. Ermeni sorununun emperyalistlerin tahakkümünde değil, halklar arasında çözüleceğine inandı.

    Bir çocuktan katil yaratan karanlık çeteler, Hrant’ın varlığından duydukları rahatsızlığı, acımasız bir suikastla onu katlederek gösterdiler. Faşist çeteler cinayetin ardından alkış tutsa da yüzbinler, hep bir ağızdan ‘hepimiz Hrant, hepimiz Ermeni’yiz’ dedi.

    Hrant’ın katili serbest bırakılırken Gezi tutukluları AHİM kararlarına rağmen serbest bırakılmıyor. AKP iktidarının getirdiği af tasarılarıyla katiller, tecavüzcüler, mafya elebaşları ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyor.

    Bugün göstermelik yargılamalar sonucu tetikçi katiller serbest bırakılsa da kardeşimiz Hrant Dink’in hesabını bu karanlık çetelerden, bu iktidardan sormaya devam edeceğiz.

    Katillerin, mafyaların, çetelerin kirli ve karanlık iktidarına memleketimizi teslim etmeyeceğiz. Bugünkü Saray rejimine karşı halkların kardeşlik, eşitlik ve özgürlük mücadelesini, dostumuz Hrant’ın bıraktığı yerden aynı kararlılık ve inatla sürdüreceğiz.”

    “ADALETİN DÜŞTÜĞÜ DURUM BUDUR”

    Basın açıklamasının ardından konuşan SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş, iktidara seslendi. Taş, açıklamasında Gezi tutukluları, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’a dikkat çekti:

    “Bu memleketi yönetenler şöyle düşünmesin. Emniyet güçler, valiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli… Bakın, duyun sesimizi. Bizim sinir uçlarımızla oynamayın. Toplumun sinir uçlarıyla oynamayın. Kardeşler, et kokarsa tuzlarsınız, tuz kokarsa neylersiniz! Adaletin düştüğü durum budur. Hiçbir zaman bu kadar adaletsizlikle yüz yüze gelmedik. Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater, Selahattin Demirtaş hala içerde. Hrant’ın anısını bu ülkeye demokrasiyi getirerek yaşatacağız.’’

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Çakırözer’den Gezi tutuklularına ziyaret: Aydınlar zindandayken demokrasi gelmez

    CHP’li Çakırözer’den Gezi tutuklularına ziyaret: Aydınlar zindandayken demokrasi gelmez



    Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde Gezi Davası tutukluları Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden’i ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Yargıtay’a çağrıda bulunarak, “Gezi tutukluları 510 gündür haksız, hukuksuz zindanda! Gezi tutukluları Yargıtay’dan bir an önce haklarındaki ilk derece mahkemesinin verdiği kararı bozmasını bekliyor. Yargıtay’daki hakimler önündeki dosyaya bir an önce bakmalı ve 510 günlük hukuksuzluk artık son bulmalı” dedi. Gazeteci Barış Pehlivan’ın ardından 78’liler Girişimi Sözcüsü gazeteci Celalettin Can’ın da sağlık sorunlarına rağmen denetimli serbestlik hakkından faydalandırılmayarak Silivri Cezaevi’ne konduğunu anımsatan Çakırözer “İnfaz yasasında da, denetimli serbestlik uygulamasında da büyük adaletsizlik ve hukuksuzluk yaratan keyfilik ve ayrımcılıklar var. Türkiye gazetecilerini, siyasetçilerini, mimarını, şehir plancısını, iş insanını, hak savunucusunu, kısacası düşünen aydınlarını özgürlüğünden mahrum bırakarak zindanda tutma ayıbından kurtulmadıkça asla gerçek bir demokrasiye kavuşamayacaktır. Bakırköy Cezaevi kapısından hem Gezi tutuklularına, hem de Türkiye’nin dört bir yanında zindanlarda tutulan yüzlerce düşünce suçlusuna bir an önce adalet, bir an önce özgürlük istiyorum” dedi.

    BAKIRKÖY’DE ZİYARET ETTİ

    Gezi Davası kapsamında tutuklanan mimar Mücella Yapıcı, film yapımcısı Çiğdem Mater, belgeselci Mine Özerden, şehir plancı Tayfun Kahraman, Hatay Milletvekili avukat Can Atalay ve akademisyen Hakan Altınay 510 gündür cezaevinde. Aynı davada yargılanmakta olan Osman Kavala ise 6 yıldır özgürlüğünden mahrum durumda. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden’i ziyaret ederek, Gezi Davası tutuklularına yaşatılan hukuksuzluğun sonlandırılması çağrısında bulundu.

    AYDINLAR ZİNDANDEYKEN DEMOKRASİ GELMEZ

    Ziyareti sonrasında cezaevi önünden çağrıda bulunan Çakırözer, şunları söyledi:

    “Mücella Yapıcı, Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyaret ettim. 17 aydır, 510 gündür cezaevinde haksız, hukuksuz şekilde tutuklular. Gezi olaylarını kriminalize etmek isteyen bir anlayışın ısrarı, inadı neticesinde 500 günleri cezaevinde çalınmış durumda. Onların zindanda tutulması Türkiye’nin büyük ayıbıdır. Aynı şekilde seçilmiş milletvekili Can Atalay’ın, Hakan Altınay’ın, Tayfun Kahraman’ın ve Osman Kavala’nın Silivri Cezaevi’nde tutuluyor olması Türkiye’nin demokrasi ayıbıdır. Ve hukuk devletinin olmadığının göstergesidir. Bakırköy Cezaevi kapısından Gezi tutuklularına bir an önce adalet, bir an önce özgürlük istiyorum.”

    DENETİMLİ SERBESTLİKTE KEYFİLİK BİTMELİ

    Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Pehlivan’ın ardından, 78’liler Girişimi sözcüsü gazeteci yazar Celalettin Can’ın da olumsuz sağlık koşularına rağmen denetimli serbestlik uygulamasından faydalandırılmayarak Silivri Cezaevi’ne konmasına da tepki gösteren Çakırözer, “İnfaz yasasında, denetimli serbestlik uygulamasında büyük keyfilik, büyük ayrımcılık var. Türkiye gazeticilerini, siyasetçilerini, mimarını, şehir plancısını, iş insanını, hak savunucusunu kısacası düşünen aydınlarını özgürlüğünden mahrum bırakarak zindana atma ayıbından kurtulmadıkça asla gerçek bir demokrasiye kavuşamayacaktır. Bakırköy Cezaevi kapısından, hem gazeteciler Barış Pehlivan, Merdan Yanardağ, Celalettin Can, hem Gezi tutuklularına, hem de Türkiye’nin dört bir yanında zindanlarda tutulan yüzlerce düşünce suçlusuna bir an önce adalet, bir an önce özgürlük istiyorum” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emin Alper Cannes sahnesinde, tutuklu Çiğdem Mater’e teşekkür etti: Gülünç bir dava

    Emin Alper Cannes sahnesinde, tutuklu Çiğdem Mater’e teşekkür etti: Gülünç bir dava


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***