Etiket: CHP kurultayı

  • CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel kimdir?

    CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel kimdir?



    Bülent Ecevit, İsmet İnönü’den sonra CHP Genel Başkanlığı’nı aldığında 47 yaşındaydı. Ecevit’ten sonra CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan en genç isim olan Özgür Özel 1974 doğumlu.

    Özel, Manisa’da Üsküp ve Selanik göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamlayan Özgür Özel 1997’de Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldu.

    ECZACILAR BİRLİĞİ’NDEN SİYASETE…

    Mezun olduktan sonra memleketi Manisa’da serbest eczacılığa başladı. Bu dönem Manisa Eczacı Odası Başkanı olan Özel, 2007’den 2011’e kadar Türk Eczacılar Birliği’nde önce saymanlık ardından da genel sekreterlik yaptı.

    CHP'nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel kimdir? - Resim : 1

    Manisa’da hayli aktif olan Özgür Özel 2009’da CHP’den belediye başkanı adayı oldu, ancak seçilemedi. İki yıl sonra, 2011’de CHP’den Manisa Milletvekili seçildi. 2014 yerel seçimlerinde yeniden Manisa Belediyesi’ne aday oldu, yine seçilemedi.

    Özgür Özel’in kamuoyu tarafından tanınması Soma maden katliamıyla oldu. Özel, CHP’li diğer Manisa milletvekilleriyle Soma’daki maden ocaklarının incelenmesi için Meclis komisyonu kurulmasını teklif etti. 29 Nisan 2014’te bu önergenin gündeme alınmasıyla ilgili Meclis’te genel kurula seslendi ve Soma’daki maden ocaklarının denetlenmediğini, güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığı anlattı. 13 Mayıs 2014’te ise Soma’daki maden faciası yaşandı. Katliamın ardından Özgür Özel’in Meclis’te yaptığı konuşma yeniden gündeme geldi.

    Aynı yıl yapılan CHP kurultayında Parti Meclisi üyeliğine seçildi. Haziran 2015 seçiminin ardından CHP Grup Başkanvekilliği görevine getirildi.

    POLEMİKLERLE GÜNDEME GELDİ

    İktidarla girdiği sert polemiklerle tanınan Özgür Özel çalışkanlığıyla da biliniyordu. Grup Başkan vekilliği döneminde TBMM Kanun Kararlar Müdürlüğünde çalışan bir personelin, CHP genel başkanına içeren çok sayıda sosyal medya paylaşımını genel kurul gündemine getirdi. Bu personelin, Twitter hesabından atılan hakaret içeren tweetler nedeniyle genel kurul çalışmaları durma noktasına geldi. Özgür Özel, bu olayı dikkat çekici bir şekilde ifade etmek amacıyla personelin odasına giderek masaüstü bilgisayarının kasasını söktü ve bu kasayı genel kurul salonuna getirdi.

    Mart 2017’de Özgür Özel, katıldığı bir canlı yayında, Cumhurbaşkanının Meclis’i feshetme yetkisini kanıtlamak için Meclis’te oylanan kitapçığı sundu. Özel, bu kitapçıkla Cumhurbaşkanının Meclis’i feshetme yetkisinin kanıtlandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Başkanın meclisi fesih yetkisi olduğunu kanıtlayın istifa ederim” ifadelerini kullanmıştı.

    HULUSİ AKAR’LA TARTIŞMASI

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 2018 yılında Meclis’teki bütçe görüşmelerinde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı eleştirdi. Yaşanan tartışmalar sonucunda Akar, Özel’e dava açtı. Mahkeme, Akar’ın eleştirilere katlanma yükümlülüğü olduğunu ve Özel’in suç işlemediğini belirterek davayı Özel’in lehine sonuçlandırdı.

    Seçimler öncesi eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Ebabil Harekatı adlı bir trol ordusunun olduğunu ortaya çıkardı.

    Meclis’te olmadığı sürelerde yurdun çeşitli bölgelerinde parti çalışmalarını sürdüren Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladığı CHP grubunda gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında da büyük çaba gösteren Özgür Özel, seçimi Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesinin ardından CHP’nin Meclis’teki ilk Grup Başkanı oldu. Seçim yenilgisinin ardından CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda Genel Başkanlığa aday olduğunu açıkladı.

    Dört dönemdir Manisa Milletvekili olan Özel, evli ve bir çocuk babası.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sahte mesaj skandalı: CHP İstanbul İl Başkanı adına İstanbul delegelerine mesaj atıldı

    Sahte mesaj skandalı: CHP İstanbul İl Başkanı adına İstanbul delegelerine mesaj atıldı



    36. CHP Genel Kurultayı’nda genel başkanlık yarışı ikinci tura kalırken; sahte mesaj skandalı yaşanıyor.

    Özgür Özel 682, Kemal Kılıçdaroğlu 664 oy aldığı seçimlerinin ikinci turunda bir oy fazla alan genel başkanlık ipini göğüsleyecek.

    ÖZGÜR ÇELİK ADINA KILIÇDAROĞLU MESAJI

    İkinci tur seçimleri devam ederken ise CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik adına İstanbul delegelerine sahte bir mesaj atıldı.

    Mesajda Kılıçdaroğlu’na destek talep edildi.

    Mesaj şöyle:

    Sahte mesaj skandalı: CHP İstanbul İl Başkanı adına İstanbul delegelerine mesaj atıldı - Resim : 1

    ÖZGÜR ÇELİK: ‘ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDAYIZ’

    Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise delegelere attığı ‘gerçek’ mesajında şu ifadeleri kullandı:

    “Değişim irademizin sonuna kadar arkasındayız. Adıma atılan mesaj sahtedir. Genel başkan adayımız Özgür Özelin sonuna kadar arkasındayız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP Kurultayı’nı takip eden gazetecilerden Tolga Şardan’a destek

    CHP Kurultayı’nı takip eden gazetecilerden Tolga Şardan’a destek



    CHP 38. Olağan Kurultayı’nı takip eden gazeteciler, tutuklu gazeteci Tolga Şardan’a destek olmak için “Biz gazeteciyiz”, “Gazetecilik yapıyoruz o kadar” yazılı kokartları yakalarına taktı.

    Kurultayı bugün Ankara Spor Salonu’nda takip eden gazeteciler, tutuklu T24 yazarı, gazeteci Tolga Şardan ile dayanışma göstermek adına “Biz gazeteciyiz”, “Gazetecilik yapıyoruz o kadar” yazılı kokartları yakalarına taktı. ÇGD Ankara Şubesi, dayanışma gösteren gazetecilerin fotoğraflarını paylaştı.

    ÇGD Ankara Şubesi’nin X (Twitter) hesabından yapılan açıklama şöyle:

    “Tutuklu meslektaşımız Tolga Şardan’ın sözünü, gazeteciler olarak çalıştığımız alanlara taşıyoruz. Biz gazeteciyiz. Kamuoyunu bilgilendirmek için mesleğimizi yapmaya devam edeceğiz. Tolga Şardan’ı serbest bırakın.”

    NE OLMUŞTU?

    Gazeteci Tolga Şardan, “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı gerekçe gösterilerek tutuklanmış, Şardan “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla suçlanmıştı.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’nin 55 il başkanı, kurultayda destekleyecekleri ismi açıkladı

    CHP’nin 55 il başkanı, kurultayda destekleyecekleri ismi açıkladı



    CHP’nin 4-5 Kasım’daki 38. Olağan Kurultayı öncesi 55 İl Başkanı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek deklarasyonu açıkladı. 11 Yüksek Disiplin Kurulu üyesi, 16 milletvekili olmayan Parti Meclisi üyesi ve 95 Milletvekili daha önce Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıklamıştı.

    55 İL BAŞKANI DESTEKLEYECEKLERİ İSMİ DUYURDU

    Bugün açıklanan deklarasyonu; 774 Kurultay delegesinden oluşan 55 ilin il başkanları ile beraber Erzurum’dan 8, Kars’tan 4, Karaman’dan 2 ve Samsun’dan 5 delegenin imzaladığı bildirildi.

    CHP Genel Merkezi’nde il başkanları adına açıklamayı, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol okudu. Erkol, şunları söyledi:

    “CHP 38. Kurultayı’nda örgütlerimizde başlayan yenilenme sürecini devam ettireceğine inandığımız, CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldık. Toplanan imzalar ve yapılan görüşmeler neticesinde yaklaşık 900 delegenin desteğini aldığını ve Sayın Genel Başkan’ın yeniden seçileceğini görüyoruz.

    “YENİLENMENİN KAYNAĞI VE İTİCİ GÜCÜ ÖRGÜTLERDİR”

    CHP 38. Kurultayının CHP geleneklerine uygun olarak demokratik bir yarışa sahne olacağına, önce yerel seçimlerde daha sonra genel seçimlerde partimizi iktidara taşıyacak yenilenmiş yönetimini oluşturacağına inancımız tamdır. Örgütlerimizde mahalleden başlayan ilçe ve il örgütlerinde devam eden yenilenme sürecinin Sayın Genel Başkan liderliğinde kesintisiz devam edeceğine inanıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il başkanından 56’sı son bir yıl içerisinde göreve gelmiş, aralarından 49’u son kongrelerde göreve getirilmiştir. Örgüt il başkanlarımızın çok büyük bir kısmı yenilenmiştir. Örgütlerimiz yenilenen örgütleriyle yeni bir heyecanla iktidar yürüyüşüne hazırdır. Yenilenmenin kaynağı ve itici gücü örgütlerdir. 100 yaşını tamamlamış Cumhuriyet’i ikinci yüz yılında demokrasi ile taçlandıracak yenilenecek yönetim kadrolarımızı 38. Kurultayımızda örgütlerin iradesi ile belirleyeceğiz.

    “CHP; ALTI OKUNDA İFADESİNİ BULAN İLKELERİ BENİMSEMİŞ KADROLARA SAHİPTİR”

    Cumhuriyet Halk Partisi; altı okunda ifadesini bulan ilkeleri benimsemiş kadrolara sahiptir. Programında da belirtildiği gibi sol bir partidir ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinin ışığında mücadelesini sürdürecektir. Parti iç hukukumuzun da örgütlerimizin iradesi ve önerileri doğrultusunda tüzük kurultayıyla yenileneceğini Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu açık şekilde ifade etmiştir. 20 gün içerisinde kurultaydan ya da birtakım teknik nedenlerle 1 Aralık tarihine sarkabileceği öngörülüyor. 1 Aralık tarihinde tüzük kurultayı yapılacak ve bugüne kadar gelen teklifler örgütlerimize iletilecek. Örgütlerimizin önerileriyle kurultayımızda delegasyonumuz tarafından tüzüğümüzün yeni şekli benimsenecektir.

    “DEMOKRATİK BİR YARIŞA SAHNE OLACAK KURULTAY SONRASINDA 81 İL BAŞKANI VE İL ÖRGÜTLERİ BİRLEŞEREK, GÜÇLENEREK ÇIKACAĞIZ”

    İl başkanları olarak önümüzdeki birinci hedef; 2019’da olduğu gibi Genel Başkanımızın önderliğinde görevlerini başarıyla sürdüren ve sosyal belediyeciliği başarı ile temsil eden yerel yönetici sayımızı artırmak ve hizmetlerimizi ülkenin her noktasına yaygınlaştırmaktır.

    CHP İl Başkanları ve örgütleri olarak, demokratik bir yarışa sahne olacak Kurultay sonrasında 81 İl Başkanı ve il örgütleri birleşerek, güçlenerek çıkacağız. Birleşme ve güçlenme konusunda 81 İl Başkanı’mızın ortak görüşlerde olduğunu kısa bir süre önce yaptığımız İl Başkanları toplantısında da hep beraber teyit etmiştik. Bir arada iktidar için yola çıkacağız ve bunu başaracağız. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Oğuz Kaan Salıcı Gerçek Gündem’e yazdı: CHP’de “dirençli örgüt” zamanı

    Oğuz Kaan Salıcı Gerçek Gündem’e yazdı: CHP’de “dirençli örgüt” zamanı



    Cumhuriyet Halk Partisi’nde seçim mağlubiyetinin nedenlerini yeterince konuşamadan, olası çözüm alternatifleri üzerinde tartışamadan, ülkenin ağır bir ekonomik krizin cenderesinden geçerek yerel seçimlere gittiği ve dünyada savaş davullarının çaldığı kritik bir eşikte, partimizin tek gündem maddesi olarak bir “lider odaklı değişim” tartışması öne çıkarıldı.

    Hepimiz insanız. Her insan gibi duygularımızla ve aklımızla bir bütünüz.

    Beklentilerin yüksek olduğu bir seçimden zaferle çıkmamış olmanın hayal kırıklığı yaratması, insanlarda belli bir tepki oluşturması anlaşılır ve haklı.

    Biz duyguları anlarız, onların hakkını veririz ama hiçbir koşulda insanların duygularına oynamayız. Aklın yol göstericiliğinden uzaklaştıkça, duyguların yoldan çıkacağını biliriz.

    Panik duygusuyla hareket edemeyiz.

    “Duygusal kopuş” adı altında partilileri endişeye sürüklemekten, insanları moral bozukluğuna sevk edecek, henüz yapılmamış bir yerel seçim öncesinde mağlubiyet hissini körükleyecek söylemlerden uzak dururuz.

    “Duygusal kopuş” umacısı yaratmanın lüzumu yok.

    Son tahlilde belirleyici olan aklın ve mantığın çizdiği yoldur. Bu; yenilgilerden zafer çıkarmanın, hayal kırıklığından umut inşa etmenin yoludur.

    Biz yenilgiyi tek bir amaç için kullanırız; o da öğrenmek.

    Bir daha aynı hataları yapmamak, başarıya giden yolda dikilmiş engelleri ortadan kaldırmak için gerekli dersleri yenilgimizden öğreniriz.

    ÜYE-ÖRGÜT-PROGRAM PARTİSİ

    Mahalleden büyük kurultaya kadar her aşamada yaptığımız tartışmalar da öğrenme ve ders çıkarma sürecimizin bir parçasıdır. CHP’de ilk sözü de son sözü de CHP’liler söyler.

    Adını koyalım: CHP, üye-örgüt-program partisidir. CHP’nin siyasi kimliğini ve duruşunu şekillendiren bu yapının önemini ne kadar vurgulasak azdır.

    Üye-örgüt-program partisi; tabanda güçlü ve sonuç verici bir örgüt çalışmasına dayanır.

    Üye-örgüt-program partisi; kapsayıcı üye yapısının doğurduğu çok sesliliği ve zengin fikir yelpazesini ilkeleriyle, politikalarıyla ve idealleriyle bütünleştirir.

    Üye-örgüt-program partisinde siyasi sorumluluk kolektif taşınır.

    Üye-örgüt-program partisinde siyasi süreçler üyelerin örgütü, örgütün liderliği ve siyasi programı belirlemesiyle başlar.

    Üye-örgüt-program partisinde uygulanan programın ve liderliğin başarısı hakkındaki son sözü çıkar odakları, sahibinin sesi medya kuruluşları veya maaşlı kanaat teknisyenleri söyleyemez.

    Söz; parti örgütünün ve üyelerindir.

    SAĞDAN BAKIŞLA SOLA ELBİSE DİKİLMEZ

    Ülkenin kaderine yön veren bir siyasi parti olarak gücümüzü korumak için bu yaklaşımın kılavuzluğundan sapamayız.

    Bugün partimizde kendine “değişimciler” adını veren arkadaşlarımızın ileri sürdüğü fikirler, bu yapının doğru anlaşılamamasından ötürü içine düşülen yanılgılara benziyor.

    Aksi takdirde lider odaklı bir değişimi gerekçelendirmek için birbiriyle açıkça çelişen iki görüşü aynı anda savunmazlardı.

    Arkadaşlarımıza göre CHP halka güven vermekten uzak, giderek örgütü yönetilemez hale getiren zayıf bir liderlik yapısına sahip.

    Yine aynı arkadaşlarımıza göre CHP’de küçük bir azınlığın desteğiyle ayakta duran, örgüt üzerinde yönetim tekeli kurmuş güçlü bir lider oligarşisi var.

    Bu çelişkiyi bir yana bırakalım. Çünkü bu kafa karışıklığını aşmanın tek yolu, CHP’nin lider partisi olmadığını kabul etmektir. CHP, sağ partiler gibi, mesela MHP gibi, lider-teşkilat-doktrin partisi değildir. Dolayısıyla sağ bir yaklaşımla, “lider odaklı” bakış açısıyla çözümlenemez.

    Sağdan bakışla sola elbise dikilmez.

    Öte yandan lider merkezli tartışmalarda “Halkın güçlü bir lider tutkusu olduğu” görüşü dile getiriliyor. Bu; belli bir seçmen grubunun görüşünü, milletin tercihi ve eğilimi olarak kabul etme yanılgısından ileri geliyor.

    Bugün dünya çapında yükselen popülizm dalgası Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Macaristan’da Orban, Türkiye’de Erdoğan gibi liderleri öne çıkarıyor olabilir.

    Örgütsel karakteri gelişmemiş, üyelerinin sayısı çok olsa da kapsayıcılığı ve üye yapısı zayıf partilerin başındaki bu insanları örnek gösterip, “Halk bunu istiyor” diye düşünerek CHP’ye bir gömlek dikmek ise siyaseti hiç ama hiç anlamamak demektir.

    CHP, “şahsım” partisi değildir.

    GÜVENLİ LİMAN

    Partimizde lider oligarşisi olmadığını, kongre sürecinin mahalleden kurultaya kadar her düzeyinde açık, çekişmeli ve gerçek bir yarışın yaşanmasında görüyoruz.

    Bu demokratik yarışın finali, Büyük Kurultay, bir “günah keçisi” ilan etmeye dönüşmemeli.

    Eski toplumlar günahlarını bir keçinin sırtına yükleyip, keçiyi de bayırdan aşağı attıklarında günahlarından arındığına inanırlarmış. Günah keçisi misali, seçimin faturasını sadece Kemal Kılıçdaroğlu’na kesmek adil olmaz.

    Asıl sorumluluğun hem adayımız hem de genel başkanımız olduğu için elbette Kemal Kılıçdaroğlu’nda olduğu ise reddedilemez.

    Ama “Bu gemiyi buraya kim getirdi?” sorusu yanlış, lider odaklı düşündüğü için yanlış. Soru yanlış olunca cevap da yanlış veriliyor.

    Kılıçdaroğlu, yeni yönetimi belirleyecek kurultay sürecini başlatarak üstüne düşeni yaptı ve partiyi güvenli limana götürdükten sonra liderliği bırakacağını açıkladı.

    Şimdi, ilk sınavımız fırtınada alabora olmamak.

    Güvenli bir limana kadar partimizde yenilenmeye mevcut Genel Başkan ile devam etmek doğru olacak.

    DİRENÇLİ ÖRGÜT, DİRENÇLİ PARTİ

    Partideki yenilenme sürecine ilişkin görüşlerimi önceki makalemde üç soru ve dört ilke etrafında değerlendirmiştim.

    Bana göre en verimli hamle; CHP örgütünü değişen koşullara uyum sağlayabilen dirençli bir örgüt yapısına kavuşturmaktır.

    Örneğin, örgüt-belediye barışına gölge düşürecek her türlü yaklaşımdan uzak durulmalı; belediyelerin elinde bulundurdukları kaynaklar yoluyla örgütü pasifize ettiğine dönük yorumlara sebebiyet verilmemeli; CHP’nin başarılı belediyeleri, sürdürdükleri halkçı ve sosyal demokrat yönetim izleğini anlatmaya devam etmeli; Türkiye’nin çok sayıdaki dünya kentini yöneten CHP, yerel seçimlere kentsel zenginliği hedefleyen ve kent içindeki farklılıkları kapsayan bakış açısını pekiştirerek hazırlanmalı.

    Sözünü ettiğim dirençli parti; söğüt gibi esnek, meşe gibi sağlam ve çınar gibi kapsayıcıdır.

    Esnektir çünkü kırılgan ittifaklar dünyasında esnemeyen kırılır. Kendisi dışındaki kesimlere esneme kapasitesi dünyanın her yerinde ana muhalefet partilerinin hayati fonksiyonlarıdır.

    Sağlamdır çünkü farklı toplum kesimlerinin ortak platformu olma hedefi zafiyete düşmeyen ve kendi benliğinden taviz vermeyen bir CHP’yle mümkündür.

    Kapsayıcıdır çünkü yenilikçi siyasette güç sahibi olmak için parti üyeliğinin yanı sıra yeni ve kapsayıcı mekanizmalar başarının anahtarıdır.

    Örneğin, üyeliğin dışında partiye bağlı bir yurttaş topluluğu kurmak ve toplumsal müttefikler oluşturmak hayatın olağan akışındaki muhalif enerjinin partiye direnç kazandıracak şekilde akıtılmasını sağlayabilir. Burada, yenilikçi bir kurumsal yapıdan söz ediyorum.

    Örneğin, temsil ve yönetim organlarında azami dönem sınırlaması belirlemenin örgütsel direnci artıracağını düşünüyorum.

    Önümüzdeki dönemde tarihsel birikimimizi ve hayal gücümüzü, dirençli örgüt modelini önce partimize, ardından yenilikçi siyasete armağan etmek için seferber edebiliriz.

    Şimdi, kurultayımızda değerlerimize olan bağlılığımızı tüm dünyaya bir kez daha göstermenin arifesindeyiz.

    Kurucumuz Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin belirlediği yolda birlik, dayanışma, yurtseverlik, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerin ışığında ilerlemeye devam edeceğiz.

    CHP’de yenilenme, yine CHP’lilerin eseri olacak.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’de kurultaya sayılı günler kala… Genel Başkan adayı İlhan Cihaner: Başkanlık yarışı çok yanlış bir zemine sıkıştırıldı

    CHP’de kurultaya sayılı günler kala… Genel Başkan adayı İlhan Cihaner: Başkanlık yarışı çok yanlış bir zemine sıkıştırıldı



    Eski CHP Milletvekili ve Genel Başkan Adayı İlhan Cihaner, kurultaya sayılı günler kala Birgün’den Hüseyin Şimşek’e yaptığı açıklamalarda 38’inci Olağan Kurultay’da bin 368 delegenin tamamının imzalarına ve oylarına talip olduğunu söyledi.

    Cihaner, “Bu kurultay nasıl bir Türkiye’de yaşayacağımızı belirleyeceğimiz bir kurultay olacak. Bildiğimiz anlamda cumhuriyet ortada kalmadıysa ve onu yeniden inşa edeceksek bunun ilk adımı CHP’yi yeniden inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

    Şimşek’e yaptığı açıklamalarda genel merkez ve değişimciler taraflarına eleştirilerde bulunan Cihaner, Hem sorunların hem de çözümlerin tespiti açısından temel bir yöntemsel yanlışlık var. Genellikle son seçim üzerinden değerlendiriliyor. Öyle olunca da hezimeti getiren failler, politikalar gizlenmiş oluyor” diyerek başkanlık seçimindeki tarafların birbirlerinin yanlışlarına ‘arka çıktığının’ altını çizdi.

    Cihaner açıklamasının tamamında şunları kaydetti:

    “Genel merkezciler ve değişimciler olarak ikiye ayrılan yapı, 15 yıldır tam da bu sürecin failleridir. Hukukta müşterek sorumluluk kavramı vardır. Tam da öyleler. Hepsi oradaydı. Sadece son seçim üzerinden değerlendirince değişimci taraf diyor ki ‘Bizim haberimiz yoktu.’ Bu doğru değil. Doğruysa trajik, doğru değilse vahim. Eğer en yetkili konumlarda bulunup bunlardan haberin yoksa sana kurultayın verdiği görevi yeterince yerine getirememişsin demektir.”

    ÇOK SAYIDA KIRILMA YAŞANDI

    “Parti içi sorunları Baykal dönemine kadar götürmek gerekebilir belki ama ana kırılmalar, şu an değişimci ve genel merkezci olarak ayrılanların partiyi yönettiği dönemde yaşandı. Her şeyden önce gündelik siyasete ilişkin temel hatalar yapıldı. Sağla sağcılık yarıştırıldı. Statik bir toplum anlayışı kabul edildi. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığına ‘değişim’ diyenlerin yüzde 99’u imza verdi. Biz ise karşı çıkıp imza vermedik. O zaman bizi siyaset bilmezlikle suçluyorlardı. 2015 de kırılmalardan biridir. 7 Haziran’da AKP, Meclis çoğunluğunu yitirmişken ve bu çok ciddi bir zemin oluşturmuşken üstelik o zaman MHP-AKP birlikte değilken inanılmaz bir hata yapılarak kaybedeceği belli olduğu halde Deniz Baykal Meclis Başkanı adayı gösterildi. O zaman karşı çıkmıştık yine. O aralıkta Meclis’in çalışması çok önemliydi. 1 Kasım’a kadar çalışacak Meclis, bambaşka bir Türkiye’yi ortaya çıkaracaktı. Yine 7 Haziran’da hükümet kurma sırası CHP’ye geçmişken bu hak kullandırılmadı. İstikşafı görüşmelerle toplumsal muhalefeti sönümlendirdiler. Sonra dokunulmazlıklar var… Bu hatalar yapılırken, ‘Elimden geleni yaptım’ demek olmaz. Bir eliniz parti içi iktidarda diğeri parti içi muhalefette olarak o konforu yaşayamazsınız. Yöntemsel yanlıştan çıkmamız lazım. Bu bir gidişattı. Bir yandan kürsülerde Mahir Çayan deyip öte yandan Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde Türkeş ziyareti yapamazsınız. Tutarlılık yok. Ses çıkaran da yok. Siyasette yaptığınız kadar yapmadığınızdan sorumlusunuz. Söylediğiniz kadar söylemediğinizden de sorumlusunuz. Buna itiraz edenleri de lanetli hale getirdiler, yönetimden sürgün ettiler, yok saydılar. Fakat tarih bizi haklı çıkardı. 3-4 ay önce bu arkadaşlarımız hep birlikte Diyanet Akademisi’nin kurulmasına onay verdiler. Şu an ülkenin laik bir devlet olduğunu iddia etmek bile mümkün değil. Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümüydü ve inanılmaz bir toplumsal tablo ortaya çıktı. Ama bu dinamiğe önderlik oluşturulamazsa Cumhuriyet’in en görkemli cenaze töreni olacak.”

    ‘PARTİYİ YENİDEN İNŞA ETMELİYİZ’

    “Genel başkanlık yarışı gerçekten çok yanlış bir zemine sıkıştırıldı. Genel merkezciler ve değişimciler, bu giderek Ekrem İmamoğlucular, Kılıçdaroğlucular, Özgür Özelciler olarak sıkıştı maalesef. Bunun ima ettiği siyaset tartışılmıyor. CHP nasıl bir parti olacak, izleyeceği politika ne olacak? Bunların tartışılması yerine şimdi iki ayrı güç tarif edildi ve maalesef delegemizin birçoğu da bu güç algısı üzerinden, bizi haklı bulmasına rağmen farklı sesleri ‘Şansları yok’ diyerek yeterince ön plana çıkaramıyorlar. Onun için biz diyoruz ki ‘Partiyi yeniden inşa etmemiz lazım.’ Bu kadroların tamamını, bu politik anlayışın tamamını özellikle parti içi hukukun ele alınış tarzının tamamını yeniden dizayn etmemiz gerekiyor. Yapacağımız her şeyi tabanla birlikte yapmalıyız. Aksi takdirde bunlar kâğıt üzerinde kalacaktır. Tüzüğün uygulanmayan maddeleri var. Onları uygulatmamız gerekiyor. Tabanı sürece dâhil edeceğiz.”

    ‘SOL DEMOKRAT DEĞERLERİ İRADENİZE YANSITIN’

    “Bir Türkiye hayali, Türkiye ütopyası yok partiyi yönetenlerin. Ütopyasız siyaset olmaz. Ütopyan yoksa siyaset zaten gündelik lümpen faaliyete dönüşür. Seçmenimizin önüne bir dünya hayali koymamız lazım. Aksi takdirde ‘şucularla bucular’ yarışır. Şu anda delegelerin iradesi birilerinin cebine konulmuş. Piyon gibi değerlendiriliyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Vicdanında ne varsa iradesinde de o olması lazım. Böyle bir çağrı yapmak istiyorum. Vicdanınızdaki sol sosyal demokrat değerleri iradenize yansıtın ki birileri hatalarını yanlışlarını, ihanetlerini bununla örtme fırsatı vermesin.

    Bu kurultay nasıl bir Türkiye’de yaşayacağımızı belirleyeceğimize ilişkin de bir kurultay olacak. Bildiğimiz anlamda cumhuriyet ortada kalmadıysa ve onu yeniden inşa edeceksek bunun ilk adımı CHP’yi yeniden inşa etmektir. Çünkü kitleselleşmiş amiral gemisi orası. Orada alınan tutumlar toplumsal muhalefeti de belirliyor. Değişim genellikle son seçimlerden sonra İmamoğlu ya da Özgür Özel’e adreslenmiş gibi söyleniyor ama 2015’ten beri bunu anlatmaya çalışıyoruz. Partinin değişmesi lazım, diyoruz. Bunun bir anlamı olması lazım.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP İstanbul’dan Özgür Özel’e açık destek

    CHP İstanbul’dan Özgür Özel’e açık destek



    CHP’nin hafta sonu yapılacak olan 38. Olağan Kurultayı öncesinde Ankara’da kritik bir zirve gerçekleşti.

    CHP’de genel başkan adayı Özgür Özel ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptıkları görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti.

    Çelik, 196 kurultay delegesinden 185’inin Özgür Özel’i desteklemek için imza verdiğini duyurdu.

    CHP’nin 4-5 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek kurultayında ilk gün genel başkan seçimi ikinci gün de Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimi yapılacak.

    Toplam 1370 kurultay delegesi bulunan CHP’de, genel başkanlık yarışında Ankara, İstanbul ve İzmir delege sayısı bakımından belirleyici olacak. İstanbul, 196 kurultay delegesi ile büyük kurultay için önemli konumda bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu değişim için o tarihi işaret etti: Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım

    Kılıçdaroğlu değişim için o tarihi işaret etti: Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım

    Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin geleceğine dair açıklamalarda bulundu.

    Gazeteci İsmail Küçükkaya, Halk TV’deki programında Kılıçdaroğlu ile arasında geçen konuşmaları aktardı.

    ‘DEĞİŞİM YAPACAĞIM’

    CHP Lideri, Küçükkaya’nın “Değişim yapacak mısınız?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

    “Evet, değişim yapacağım. Kurultayın hemen arkasındaki Tüzük Kurultayı’na dikkat edin. Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım.”

    Ayrıca partisinin 4-5 Kasım tarihlerinde yapacağı kurultayda kendisi açısından bir sorun olmadığını belirtti.

    ‘BİRTAKIM HATALAR OLDU’

    Kemal Kılıçdaroğlu, 14-28 Mayıs tarihlerindeki seçimlerin sonuçları için yaptığı değerlendirmesinde, “Tabii ki birtakım hatalar oldu ama bu seçimde devlet imkanlarının nasıl kullanıldığı, neler yapıldığı, hangi oyunlara ve hilelere başvurulduğunu konuşmamız gerekir” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’ndan divan başkanlığı açıklaması

    İmamoğlu’ndan divan başkanlığı açıklaması



    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü. Görüşmede, CHP Kurultayı’nda İmamoğlu’nun divan başkanı olması konusunda anlaşıldı.

    İmamoğlu, bugün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “En eşitlikçi tavrımla kurultayda divan başkanlığını yürüteceğim” dedi. İBB Başkanı açıklamasında 4 Haziran’daki tavrını sürdürdüğünü kaydetti.

    NE OLMUŞTU?

    28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerini Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanmasının ardından CHP içinde değişim tartışmaları başladı. Değişim talebini sıklıkla dile getiren isimlerden birisi Ekrem İmamoğlu oldu.

    İmamoğlu kurultay sürecinde birkaç kere Kılıçdaroğlu’yla görüştü.

    CHP’deki 4-5 Kasım’da gerçekleşecek kurultayda Kılıçdaroğlu’nun en güçlü rakibi ise Özgür Özel. Ekrem İmamoğlu da Özgür Özel’e verdiği destekle biliniyor.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’nin 57. kurultayının yapılacağı yer belli oldu

    CHP’nin 57. kurultayının yapılacağı yer belli oldu



    Bugüne kadar 19’u olağanüstü 56 kurultay yapan CHP, 4-5 Kasım tarihlerindeki 38. Olağan Kurultayı’nı Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirecek.

    CHP’nin ağustos ayında başlayan il kongreleri takvimi devam ediyor.

    Ekim sonuna kadar tamamlanması planlanan kongre takvimi çerçevesinde 81 il başkanının yanı sıra 1370 kurultay delegesi de belirlenmiş olacak.

    CHP’de şu ana kadar Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, 67 il başkanı seçildi. Hafta sonu gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nde ise “değişimciler”in adayı olduğu belirtilen Özgür Çelik, eski başkanlardan Cemal Canpolat’a karşı seçimleri kazandı.

    İstanbul, 196 kurultay delegesi ile büyük kurultay için en önemli il konumunda bulunuyor.

    KURULTAY’IN YAPILACAĞI YER BELLİ OLDU

    CHP Parti Meclisi’nce (PM) alınan karar gereği 4-5 Kasım’da gerçekleştirilecek 38. Olağan Kurultay için parti genel müdürlüğü tarafından Ankara Spor Salonu kiralandı. Müdürlük, 1370’i delege olmak üzere, 1500 kişi için kalacak yer kiralamasına da başladı. Kurultayın sloganı içinse çalışma sürüyor.

    Salon hazırlıklarına 2-3 gün öncesinden başlamayı kararlaştıran parti genel müdürlüğü, delegelerin oylarını hızlı kullanması ve giriş çıkışlarda karmaşa olmaması için “turnike” sistemini kullanacak.

    CHP’nin 4-5 Kasım tarihinde yapılacak kurultayında, ilk gün genel başkan seçimi, ikinci gün ise PM ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimi yapılacak. CHP’de genel başkanlığa aday olabilmek için delegelerin yüzde 5’inin imzası gerekiyor.

    TÜZÜK KURULTAYI KASIM SONUNDA

    Öte yandan CHP’nin yeni tüzük ve parti programı yazımı ise sürüyor. CHP’de 38. Olağan Kurultay’dan iki hafta sonra da tüzük kurultayı yapılması bekleniyor. Tüzük kurultayında parti tüzüğünün çağdaş hale getirilmesine yönelik değişiklikler ele alınacak.

    Bu kapsamda, Avrupa’daki sol partilerin tüzükleri mercek altına alındı. Bunun yanında, Türkiye’deki diğer partilerin tüzükleri de inceleniyor. Yeni tüzükte milletvekili adaylarının ön seçimle belirlenmesi, milletvekillerine dönem sınırı getirilmesi, 60 olan PM üyesi sayısının artırılması gibi değişiklikler bekleniyor.

    Öte yandan ilki 30 Eylül’de Güneydoğu illerini kapsayacak şekilde Şanlıurfa’da gerçekleştirilen “Yerel Yönetimler Bölge Toplantıları” devam ediyor.

    Bu hafta sonu da Marmara Bölge toplantısında, parti örgütünün belediye başkanlarıyla bir araya gelinerek, yerel seçim stratejileri ele alınacak.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***