Etiket: Bosna Savaşı

  • Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt, BM’ye rapor sundu: Ülkede bölünme ve çatışma ihtimali var

    Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt, BM’ye rapor sundu: Ülkede bölünme ve çatışma ihtimali var


    Uluslararası toplumun Bosna Hersek’teki baş temsilcisi, ülkede bölünme tehlikesinin olduğunu ve çatışmaya dönüşün “çok gerçek” bir ihtimal olarak değerlendirildiğini kaydetti.

    Bosna-Hersek’in Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt, Birleşmiş Milletler’e (BM) sunduğu raporda, Sırp ayrılıkçıların, ulusal silahlı kuvvetleri ikiye bölerek kendi ordularını yeniden oluşturmaları halinde ülkede yeni bir savaşı engellemek için daha fazla uluslararası barış gücüne ihtiyaç duyulacağını söyledi.

    Eski Alman bakan Schmidt, ağustos ayında göreve başlamasından bu yana hazırladığı ilk raporunda, Bosna’nın “savaş sonrası dönemin en büyük varoluşsal tehdidi” ile karşı karşıya olduğunu yazdı.

    Bosna’daki uluslararası barışı koruma misyonu kapsamında 700 kişilik Avrupa Birliği kuvveti (EUFOR) görev yapıyor. NATO’nun da Saraybosna’da bir karargahı bulunuyor.

    Her ikisinin de bir yıllık görev süresi bu hafta BM Güvenlik Konseyi’nde yenilenecek; ancak Rusya, Bosna Yüksek Temsilcisi’nin yetkilerinin kaldırılmaması halinde kararı bloke etmekle tehdit etti. Bu durumun Schmidt’in 1995 Dayton Barış Anlaşmasının gözetmeni olarak otoritesini baltaladığı ifade ediliyor.

    Sırp güçlerden ‘terörle mücadele’ tatbikatı

    Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik, son çeyrek yüzyılda uluslararası yardımla oluşturulan ulusal ordu da dahil olmak üzere devlet düzeyindeki kurumları çekip bir Sırp kuvveti oluşturmakla tehdit ediyor.

    Dodik, 14 Ekim’de Bosna ordusunu kışlalarının etrafını çevirerek Sırp Cumhuriyeti’nden çekilmeye zorlayacağını ve Batının askeri müdahaleye kalkışması halinde, kendisine destek sözü veren “arkadaşları” olduğunu söyledi. O ülkelerin de Sırbistan ve Rusya olduğu kaydediliyor.

    Bosnalı Sırp polisi, geçen ay Sırp güçlerinin 1992-95 kuşatması boyunca Saraybosna’yı bombaladığı Jahorina Dağı’nda “terörle mücadele” tatbikatları gerçekleştirdi.

    “Bosna kolluk kuvvetleri ile Sırp polisi çatışabilir”

    Schmidt, geçtiğimiz cuma günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunduğu Guardian tarafından görülen raporda, “Bu, ilan etmeden ayrılmakla eşdeğerdir” dedi.

    Dodik’in eylemlerinin “yalnızca ülkenin ve bölgenin barış ve istikrarını tehlikeye atmakla kalmadığını, uluslararası toplum tarafından yanıtlanmazsa (Dayton barışı) anlaşmasının yok edilmesine yol açabileceğini” söyledi.

    “Bosna ulusal kolluk kuvvetleri ile Bosnalı Sırp polisi arasında çatışmalar yaşanmasının mümkün olduğunu” kaydeden Yüksek Temsilci, “Bosna-Hersek silahlı kuvveti iki veya daha fazla orduya bölünürse, uluslararası askeri varlığın düzeyinin yeniden değerlendirilmesi gerekir” diye uyardı.

    Yetkili, “Mevcut duruma yanıt verilmemesi (Dayton anlaşmasını) tehlikeye atarken, Bosna’daki istikrarsızlığın daha geniş bölgesel sonuçları olacaktır. Daha fazla bölünme ve çatışma ihtimali çok gerçek.” dedi.

    “100 ila 200 bin askeri silahlandırabilecek durumdayız”

    Bosna Hersek Demokratik Eylem Partisi (SDA) Başkanı Bakir İzetbegoviç de ülkenin güçlü bir savunma sanayisine sahip olduğuna işaret ederek “Kendi tüfeğimizi ürettik ve oldukça hızlı bir şekilde 100 ila 200 bin askeri silahlandırabilecek durumdayız. İHA’larımız ise geliştirme aşamasında.” diye konuştu.

    İzetbegoviç, Sırpların maceracı ve istikrarsızlaştırıcı tutumuna Boşnakların ve Hırvatların ortaklaşa karşı çıkması gerektiğini söyledi.

    Rusya, Yüksek Temsilci’ye karşı çıkıyor

    Rusya, Schmidt’in Dayton Barış Anlaşmasının uygulanmasını denetleyen çok uluslu özel bir organ olan Barış Uygulama Konseyi tarafından atanmasına karşı çıktı.

    Tartışmalara yakın bir diplomat, Guardian’a, “Rusya’nın gerçekten istediği şeyin, onun konseye brifing vermesini engelleyerek yüksek temsilcilik makamının yetkisini kırmak olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Berlin merkezli bir düşünce kuruluşu olan Demokratikleşme Politikası Konseyi’nin kurucu ortağı ve Kurt Bassuener, “Görünüşe göre Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar, yüksek temsilciye atfedilen görevleri gerçekten ortadan kaldırma konusunda etkili bir şekilde anlaştı. Bu, yasal olarak yüksek temsilciyi zayıflatmasa da, politik olarak kesinlikle öyle.” diye konuştu.

    EUFOR’un görev süresi yenilense bile, AB’de Bosna’da kalan küçük gücü güçlendirme konusunda istek olmadığı ve Macaristan gibi bazı ülkelerin Dodik’i desteklediği ifade ediliyor.

    ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gabriel Escobar geçen hafta Kongre’ye verdiği demeçte, ABD’nin Bosna’da “yasadışı veya istikrarı bozan herhangi bir eylemin sonuçları olduğundan emin olmak için AB ile birlikte çalıştığını” söyledi.

    Bosna merkezli düşünce kuruluşu Populari’nin başkanı Alida Vracic, sürekli ve kötüleşen kriz duygusunun ülke liderlerinin yönetim başarısızlıklarını gizlemelerine izin verdiğini kaydetti.

    Savaş çıkar mı?

    Dodik ve Sırp yetkililerin, eski Yüksek Temsilci Valentin Inzko’nun 23 Temmuz’da soykırım inkarını suç sayan bir yasa çıkartmasını boykot etmeleri kararıyla başlayan siyasi kriz, Sırp lider Dodik’in ayrılıkçı söylemleriyle giderek büyüdü ve Bosna Hersek’te yeniden savaş olur mu sorularını gündeme getirdi.

    Yüksek Temsilcilik Ofisinin (OHR) yürürlüğe koyduğu tüm yasal değişiklikleri inkar eden Dodik, Dayton Antlaşması’nın özüne dönülmezse ordu, yargı ve vergilendirme sistemlerinde radikal adımlar atacağını ifade etti.

    Dodik, ilk adım olarak da ulusal düzeyde yetkili Bosna Hersek İlaç ve Tıbbi Malzeme Kurumunun yetkilerini, RS bünyesinde kurulacak yeni bir kuruma devretmeye ilişkin kanun teklifinin RS Meclisinde kabul edilmesini sağladı. Entite düzeyinde kurulacak bir kurumun varlığı RS’nin “paralel” bir devlet hazırlığında olduğu şeklinde nitelendirilirken, Dodik, daha da ileri giderek 7 Avrupa Birliği (AB) ülkesinin RS’nin bağımsızlığını desteklediğini iddia etti.

    Dodik, en son, genel başkanlığını yaptığı Bağımsız Sosyal Demokratlar İttifakı (SNSD) tarafından kabul edilen bildiri metninin basına sızmasıyla gündeme geldi. Bildiride, RS’nin devlete ait bazı yetkileri kendi üzerine alarak özerklik derecesini artırmasına izin verilmemesi halinde Bosnalı Sırpların “kendi kaderini tayin hakkını” devreye sokacağı ve Bosnalı Sırp kurumlarının devlet kurumlarını entiteden çıkaracağı ifadelerine yer verildi.

    Sırp askerlerin Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerinden ayrılarak entite ordusunun kurulmasını da kapsayan bildiride, Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi ile Başsavcılığının kararlarının RS’de uygulanmaması vurgulandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sırplar, Bosna-Hersek’in askeri, adli ve mali yönetiminden çekilme tehdidinde bulundu

    Sırplar, Bosna-Hersek’in askeri, adli ve mali yönetiminden çekilme tehdidinde bulundu


    Bosna-Hersek’te Sırpların çoğunlukta yaşadığı bölgenin ayrılığını savunan Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik, ülkenin askeri, yüksek yargı ve vergi yönetiminden çekileceklerini söyledi.

    Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı görevinde bulunan Milorad Dodik, “Savunma hukuku, yüksek yargı ve savcılık kurulu ile dolaylı vergi dairesi için onay vermiş olduğumuz anlaşmalardan geri çekileceğiz.” dedi.

    Daha önce verilen kararların iptal edileceğini vurgulayan Dodik, Bosna-Hersek’teki özerk Sırp Cumhuriyeti Meclisi’nin bundan sonraki düzenlemelerde karar sahibi olacağını ifade etti.

    Dodik, bazı hukukçu uzmanların Sırp Cumhuriyeti anayasası taslağı ile bölgenin savunma, yargı ve mali yönetimi için yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığını aktardı.

    Dodik, Dayton Anlaşmasını ihlal ettiği gerekçesiyle ABD tarafından daha önce “kara listeye” alınmıştı.

    Atılmak istenen adımların Bosna-Hersek anayasasına aykırı olmadığını iddia eden Dodik, Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğüne saygı gösteremeye devam edeceklerini söyledi.

    Yerel parlamentonun yasal olarak merkezi parlamentonun kararlarını bozamayacağını düşünen hukukçular, Dodik’in son açıklamalarının merkezi yönetimde önemli kararların sürekli engellendiği Bosna-Hersek’te ciddi bir siyasi krize yol açacağına kesin gözüyle bakıyor.

    Bosnalı Sırplar neden bu adımı attı ?

    Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi Valentin İnzko’nun 23 Temmuz’da “Bonn Yetkilerine” dayanarak çıkardığı “soykırımın inkarının suç sayılmasını öngören” yasa, ülkedeki Sırplar ve ülkenin iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti’nde (RS) sert tepkilere neden olurken Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp üyesi Milorad Dodik, RS’in yasaya kurumsal cevap vereceği tehdidinde bulunmuştu.

    Balkanlarda 1992 ila 1995 yılları arasında 100 binin üzerinde insanın ölümüne yol açan, 2 milyon kişinin evlerini terk etmesine neden olan iç savaşın ardından varılan anlaşma sonucu Bosna-Hersek, Sırp Cumhuriyeti ile Boşnak ve Hırvatların çoğunlukta olduğu Federasyonla iki özerk bölgeye ayrılmıştı.

    Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı üç ayrı etnik gruptan belirli rotasyonla seçiliyor.

    Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği nedir?

    Bosna Hersek’te 1992-1995 arasında yaşanan savaşı sonlandıran Dayton Barış Anlaşması ile oluşturulan Yüksek Temsilcilik uluslararası toplum adına Bosna Hersek’te barış anlaşmasının uygulanmasını denetliyor. Yüksek Temsilcilik aynı zamanda ülkede faaliyet gösteren uluslararası kurumların etkinliklerini de koordine ediyor.

    Her yıl Birleşmiş Milletlere (BM) Bosna Hersek’teki gelişmeler ve sorunlarla ilgili rapor da sunan Yüksek Temsilci, “Bonn Yetkileri” olarak bilinen geniş yetkilere sahip. Yüksek Temsilci, Devlet Başkanlığı Konseyinin üyeleri dahil olmak üzere ülkede barışın uygulanmasına engel olan kişileri görevden alabiliyor, ihtiyaç durumunda yasa da çıkartabiliyor.

    Avusturyalı diplomat Valentin Inzko, 2009’dan beri Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi olarak görev yapıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Balkanlarda kriz sinyali: Sırp lider Dodik, Bosna Hersek’i ‘parçalama’ planını açıkladı

    Balkanlarda kriz sinyali: Sırp lider Dodik, Bosna Hersek’i ‘parçalama’ planını açıkladı


    Bosna Hersek’te iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti lideri Milorad Dodik’in ayrılıkçı söylemleri son dönemde Balkan ülkesinde endişelere yol açıyor.

    Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Dodik, Bosna Hersek’i “başarısız bir ülke” olarak tanımlıyor ve üç kutuplu siyasi anlaşmazlığın çözülebilmesinin tek yolunun “Bosna Hersek’in ortadan kaldırılmasıyla” mümkün olabileceğini söylüyor.

    Bosna Hersek’in askeri, yüksek yargı ve vergi yönetiminden çekileceklerini belirten Dodik, önümüzdeki aylarda kendi Bosnalı Sırp ordusunu yaratma sözü de verdi.

    Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Müslüman üyesi Şefik Caferoviç, ülkenin “Dayton barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana en tehlikeli krizle” karşı karşıya olduğunu kaydetti.

    “Dünyada bizi durdurabilecek hiçbir otorite yok”

    1990’larda 100 bin kişinin ölümüne neden olan savaş sonrası Bosna fiilen ikiye bölündü ve ülkenin bir yarısı ülkenin etnik Bosnalı Sırplarına verilirken diğer yarısı Müslüman-Hırvat federasyonu yönetimine bırakıldı.

    İki taraf, bir zamanlar zayıf olan ancak yıllar içinde Birleşmiş Milletler tarafından atanan bir yüksek temsilci tarafından kademeli olarak güçlendirilen federal kurumlar tarafından birleşmiş durumda.

    Bosnalı Sırp lider Dodik, ‘140 olan bu kurumlara meydan okuyacağını’ söyledi ve “Dünyada bizi durdurabilecek hiçbir otorite yok” dedi.

    Rusya desteği

    Ayrıntıları ekim ayının başlarında Belgrad’da yaptığı bir görüşmede Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a sunan Dodik’e göre, plan Moskova’nın zımni desteğini alıyor.

    BM’nin Bosna’daki Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt’in tekrarlanan uyarılarına rağmen Dodik, bu hafta başlarında bir meclis oylamasıyla Sırp Cumhuriyeti’nin kendi ilaç düzenleme dairesini oluşturmak için düğmeye bastı.

    Analistler, hareketin büyük olasılıkla ordu, yargı ve vergi sistemi gibi daha güçlü kurumlarla mücadele etmeden önce kışkırtıcı bir hareket olduğunu söylüyor.

    Ülkedeki mevcut krizin kökleri, Schmidt’in selefinin temmuz ayında Srebrenica soykırımının inkarını suç sayan eylemlerinden kaynaklanıyor. BM yüksek temsilcisinin bu hareketi, çoğu hala Srebrenica’nın soykırım anlamına gelmediğini söyleyen ülkedeki Bosnalı Sırplar arasında öfkeye yol açtı. Bosnalı Sırp yetkililer, misilleme olarak, federal kurumları boykot etti.

    Ancak Dodik’in giderek artan “düşmanca” söylemi ve ayrılma yönündeki hareketleri, Bosnalı Sırpları tedirgin etmeye başladı. Muhalefet lideri Mirko Saroviç salı günü yaptığı açıklamada, “Savaş çağrısı yapacak tek taraflı kararlar kesinlikle kabul edilemez,” dedi.

    “Dodik planı, mantıksız, anayasaya aykırı”

    Caferoviç ve diğerlerinin girişimlerine rağmen, uluslararası toplum Dodik’in son hamleleri konusunda büyük ölçüde sessiz kaldı.

    Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Hırvat üyesi Zeljko Komsic, Dodik’in kendi ordusunu kurma sözü vermeye devam etmesi halinde Bosna’yı savunmak için bir “plan”ın zaten mevcut olduğunu kaydetti.

    Siyasi analist Tanja Topiç, Dodik’in saldırgan taktiklerinin büyük olasılıkla kendi düşen popülaritesinden ve partisinin geçen yıl yapılan belediye seçimlerinde gösterdiği kötü performanstan kaynaklandığını söyledi.

    Topic AFP’ye verdiği demeçte, “Bu sefer onu küçümsememeli ve sonuna kadar gitmeye hazır olmadığını düşünmemeliyiz. Planladığı her şey mantıksız, anayasaya aykırı olsa bile.” dedi.

    ABD ve Avrupa’ya müdahale çağrısı

    Bosnalı köşe yazarı Gojko Beriç, ABD ve Avrupa’ya müdahale çağrısında bulundu. Beriç günlük Oslobodjenje gazetesinde, “Bütün analizler, eski Yugoslavya’daki (1990’larda) savaşın başlamadan önce bir noktada durdurulabileceğini gösteriyor. Ama ertesi gün zaten çok geçti.” diye yazdı.

    Balkanlarda 1992 ila 1995 yılları arasında 100 binin üzerinde insanın ölümüne yol açan, 2 milyon kişinin evlerini terk etmesine neden olan iç savaşın ardından varılan anlaşma sonucu Bosna-Hersek, Sırp Cumhuriyeti ile Boşnak ve Hırvatların çoğunlukta olduğu Federasyonla iki özerk bölgeye ayrıldı. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı üç ayrı etnik gruptan belirli rotasyonla seçiliyor.

    Batı Balkanlarda 5 ülkenin sınırını değiştirecek belge

    Bu yılın başlarında Slovenya Başbakanı Janez Jansa’nın, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel’e gönderdiği iddia edilen belgede Batı Balkanlarda 5 ülkenin sınırlarını değiştirilmesi ifadesi yer alıyordu.

    Reutres’ın gördüğü belgede, Bosna Hersek’in parçalanması, Bosna Hersek’in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti’nin (RS) Sırbistan’a bağlanması, Hırvatların yoğunlukta olduğu kantonların Hırvatistan’a bağlanması ve Kosova’nın Arnavutluk ile birleşmesi maddeleri olduğu kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bosna Savaşı: BM mahkemesi Miloseviç’in yardımcılarına 12’şer yıl hapis cezası verdi

    Bosna Savaşı: BM mahkemesi Miloseviç’in yardımcılarına 12’şer yıl hapis cezası verdi


    Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemeleri Mekanizması (MICT), eski Sırbistan Devlet Güvenlik Şefi Jovica Stanisic ve yardımcısı Franko Simatovic’i 12’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Bugün görülen duruşmada açıklanan kararda Stanisic ve Simatovic 1991-1995’te Bosna Hersek ve Hırvatistan’da sivillere yönelik öldürme, sürgün ve insanlığa karşı suçlardan suçlu bulundu.

    Savcılar, söz konusu kişilerin eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç’in ‘etnik temizlik’ kampanyasının bir parçası olduğunu öne sürmüştü.

    Stanisic ve Simatovic, Bosna Hersek ve Hırvatistan’da Sırp olmayan sivillere yönelik işledikleri suçlardan toplam 24 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

    Yeniden yargılanmalarına karar verilmişti

    Stanisic ve Simatovic ilk kez 2003’te Sırp polisinin düzenlediği “Kılıç” kod adlı operasyon kapsamında yakalanarak, aynı yıl Lahey’e nakledilmişti. Çıktıkları ilk duruşmada suçsuz olduklarını savunan ikilinin davaları 2009’da başlamış, dava boyunca 95 tanık dinlenmişti.

    Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) Savcılığı, hazırladığı iddianamede iki sanık hakkında müebbet hapis cezası talebinde bulunmuş, Stanisic ve Simatovic’i insanlığa karşı suç işlemek, savaş kurallarına uymamak, Hırvatistan ve Bosna Hersek’te katliamlar yapmak ve insanları zorla sürgüne göndermekle suçlamıştı.

    Sağlık sorunlarından dolayı birkaç kez ertelenmek zorunda kalan davada mahkeme Bosna’daki savaş süresince binlerce kişinin hayatına mal olan katliama iştirak etmekle suçlanan iki sanık hakkında, 2013 yılında delil yetersizliğinden beraat kararı vermişti.

    ICTY Savcılığı, 28 Haziran 2013’te mahkemenin beraat kararına itiraz ederek, Temyiz Konseyi’nin Stanisic ve Simatovic’in iddianamedeki tüm suçlamalardan sorumlu tutulmasını talep etmişti.

    ICTY, 2015’te Stanisic ve Simatovic’in yeniden yargılanmasına karar vermiş ve iki Sırp yetkilinin yeniden yargılanma süreci 2017’de başlamıştı.

    ICTY’nin 2017’de faaliyetlerini sonlandırmasının ardından Stanisic ve Simatovic’in davasını MICT devralmıştı.

    Savcıların 1991-1995 yılları arasında yaşanan savaşta etnik temizlik, cinayet ve insanların zorla yerini değiştirmekle suçladığı iki sanığın, “Arkan’ın Kaplanları” ve “Akrepler” adlarıyla anılan, yerleşim birimlerine baskın düzenleyerek Sırp olmayanları öldüren milis grupların kurucuları oldukları ileri sürülmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bosnalılar Mladic kararını buruk sevinçle karşıladı

    Bosnalılar Mladic kararını buruk sevinçle karşıladı


    ‘Bosna Kasabı’ olarak bilinen eski Sırp komutan Ratko Mladic’e müebbet hapis cezası verilmesi kurban yakınları tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Vahşet günlerine tanık olanlar kararın açıklandığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı.

    Cesetlerine ulaşılan kurbanlar her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor: “Adaletin tecelli etmesi için yıllardır bekliyorduk. Sonunda bugün onu da gördük. Mahkemenin verdiği karardan dolayı memnunuz.”

    Srebrenitsa’nın Sırp Belediye Başkanı Mladen Grujicic Lahey’deki mahkemenin asli görevini yerine getirdiğini söylüyor: “Bu beklenmeyen bir karar değildi. Sırp halkı da bunu öngörüyordu. Beklentinin aksine bir karar gerçekten sürpriz olurdu. Bu sadece Ratko Mladic’in suçlu olmasından dolayı değil; biz hepimiz Lahey’deki mahkemenin bunun için kurulduğunu biliyoruz. Karar da bunu ispatlıyor. Sırpları yargılamak onun görevi.”

    Bosna Hersek’in Srebrenitsa kasabasında 13-18 Temmuz 1995 tarihleri arasında 8 bin Müslüman erkek Sırp güçler tarafından öldürüldü.

  • “Bosna kasabı” Ratko Mladiç’in temyiz davasında hakimler değiştirildi

    “Bosna kasabı” Ratko Mladiç’in temyiz davasında hakimler değiştirildi


    Hollanda’nın Lahey şehrindeki Uluslararası Ceza Mahkemeleri Mekanizması (MICT), eski Sırp komutan Ratko Mladiç’in temyiz davasına bakan beş hakimden üçünün değiştirilmesine karar verdi.

    MICT, kararına gerekçe olarak, söz konusu üç hakimin Mladiç’in daha önceki davalarında yer almış olmasını gösterdi.

    MICT tarafından yapılan açıklamada bu durumun, hakimlerin temyiz sürecinde tarafsız olamayacakları olasılığını doğurduğu, bu yüzden temyiz sürecinden çıkartıldıkları belirtildi.

    Hakimlerin değiştirilmesiyle temyiz davası da ertelenecek

    Açıklamada eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından 22 Kasım 2017’de görülen davada Mladiç’in başta soykırım yapmak olmak üzere insanlığa karşı suç işlemek ve savaş kanunlarını ihlal etmek suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı.

    Bu kararın ayrıca Mladiç’in temyiz davasını erteleyeceği de belirtildi.

    Mladiç, 2017’deki kararın ardından 22 Mart 2018’de temyize başvurmuştu.

    Mladiç, “soykırım”dan suçlu bulundu

    ICTY, 22 Kasım’daki karar duruşmasında, “Bosna Kasabı” olarak bilinen Mladiç’i, 1992 ile 1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında “insanlığa karşı suçlar işlemek”, “soykırım yapmak” ve “savaş kanunlarını ihlal etmek” suçlarından müebbet hapis cezasına mahkum etmişti.

    Mladiç, iddianamedeki 11 maddenin 10’undan suçlu bulunmuştu.

    Mladiç, “soykırım” suçunun yanı sıra “insanlığa karşı suçlar” başlığı altındaki sürgün, yok etmek, öldürmek, sınır dışı etmek ve insanlık dışı eylemler suçlarından, ayrıca “savaş kanun ve geleneklerini ihlal etmek” başlığı altında öldürmek, terör, sivillere karşı hukuka aykırı saldırılar ve esir almak suçlarından sorumlu tutulmuştu.

    Bu haberler de ilginizi çekebilir

    Trabzon’da balıkçılar Vira Bismillah dedi: Sezonun ilk avından renkli görüntüler

    “Ekonomide Türkiye’nin seçenekleri daraldı ve hepsi Erdoğan için sıkıntılı”

  • BM mahkemesi, ‘Bosna Kasabı’ lakaplı Ratko Mladic’in müebbet hapis cezasını onadı

    BM mahkemesi, ‘Bosna Kasabı’ lakaplı Ratko Mladic’in müebbet hapis cezasını onadı


    Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması (IRMCT), “Bosna Kasabı” lakaplı Ratko Mladic’in müebbet hapis cezasını onadı.

    Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinin (ICTY) 2017’de hakkında ömür boyu hapis cezası verdiği Bosnalı Sırpların eski lideri Mladic’in davasında nihai karar açıklandı.

    IRMCT, 78 yaşındaki Mladic hakkında daha önce verilen ömür boyu hapis cezasını onarken, Mladic’in temyiz başvurusu ise reddedildi.

    Temyiz yargıçları, Mladic’in işlediği suçları göz önünde bulundurarak, daha önce aldığı müebbet hapis cezasında değişiklik yapılmamasına hükmetti.

    11 maddenin 10’undan suçlu bulundu

    İddianamedeki 11 maddenin 10’undan suçlu bulunan eski Sırp komutan, iddianamede yer alan Kljuc, Sanski Most, Kotor-Varos, Prijedor, Foca ve Vlasenica şehirlerinde “soykırım suçu işlendiği” maddesinden hüküm giymedi.

    Bosna Hersek’te 1992-1995’teki savaşta Sırpların liderliğini yapan Mladic, 8 bin Müslüman erkeğin öldürüldüğü Srebrenitsa soykırımı, Saraybosna kuşatması ve çeşitli savaş suçlarından sorumlu tutuldu.

    Hangi ülkeye gönderileceği belli değil

    Temyiz yargıçları, Mladiç’in cezasını çekeceği bir ülkeye nakledilmesi için düzenlemeler yapılırken, Lahey’de gözaltında tutulacağını söyledi. Onu hangi ülkenin kabul edeceği ise henüz bilinmiyor.

    On dört Avrupa ülkesi şu ana kadar cezalarını çekmek üzere BM mahkemesi mahkumlarını kabul etti. Eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç, bu yıl mayıs ayında bir İngiliz hapishanesine nakledildi.

    Mladiç’in avukatları, Mladiç’in astları tarafından işlenen olası suçlardan sorumlu tutulamayacağını savunarak onun beraatini ya da yeniden yargılama istedi.

    Sırbistan’da yakalandı

    Hakkında 1995 yılında hazırlanan iddianamenin ardından 16 yıl saklanan ve 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’da yakalanan Mladic’in davası, mayıs 2012’de başlamıştı.

    ICTY’nin 2017’de hakkında verdiği ömür boyu hapis cezası kararına temmuz 2017’de itiraz eden Mladic, “adil yargılanmadığını” ve “hakimlerin, hakkında hüküm verirken maddi ve hukuki hata yaptığını” öne sürerek beraat ya da yeniden yargılanma talep etmişti.

    Mladic’in itirazına ilişkin temyiz duruşmaları 25 ve 26 Ağustos 2020’de görülürken sağlık sorunları gerekçesiyle yaptığı erteleme talebi reddedilen 78 yaşındaki Mladic, duruşmaya bizzat katılarak savunmasını yapmıştı.

  • Soykırım ve savaş suçlusu Karadziç müebbet hapis cezasını İngiltere’de çekecek

    Soykırım ve savaş suçlusu Karadziç müebbet hapis cezasını İngiltere’de çekecek


    Soykırım ve savaş suçlularından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan eski Sırp lider Radovan Karadziç İngiltere’de bir cezaevine nakledilecek.

    Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması’ndan (IRMCT) çarşamba günü yapılan açıklamada, Karadziç’in cezasını çekmek üzere İngiltere’ye sevk edileceği duyuruldu.

    Cezasını Hollanda’da çeken Karadziç’in karardan haberdar edileceği ifade edilen açıklamada, sevkinin de İngiltere ile iş birliğinde en güvenli şekilde yapılacağı vurgulandı.

    Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Dominic Raab ise, “Karadziç soykırımdan suçlu bulunan az sayıdaki kişiden biri. İngiltere’nin bu iğrenç suçlar karşısında 30 yıldır adalet arayışını desteklemesinden dolayı gurur duymalıyız” açıklamasında bulundu.

    ‘Savaş ve soykırım” suçundan müebbet hapse mahkum edildi

    Lahey’deki eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesince (ICTY) 2016’da soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan 40 yıl hapis cezasına çarptırılan Karadzic, karara itiraz ederek yeniden yargılanmayı talep etmişti.

    2019’da sonuçlanan temyiz davasında ise eski Sırp liderin cezası müebbet hapse çevrilmişti.

    Bosna Hersek’teki savaşta Sırpların lideri olan Karadzic, aralarında Srebrenitsa soykırımı da olmak üzere 1992 ile 1995 yılları arasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan cezalandırılmıştı.

    Radovan Karadzic kimdir?

    Karadağ sınırları içinde kalan Petnijca beldesinde 19 Haziran 1945’te doğan Radovan Karadzic, Saraybosna Üniversitesinde psikoloji eğitimi aldıktan sonra bir süre şehrin en büyük hastanesi konumundaki Kosevo’da çalıştı.

    Bosna Hersek’te 1989’da kurulan Sırp Demokrat Partisinin (SDS) kurucularından olan Karadzic, Bosna’daki savaşın patlak vermesinden hemen önce ilan edilen Sırp Cumhuriyeti’nin (RS) de ilk başkanı oldu.

    Savaşta Sırpların yaptığı soykırım, katliam, etnik temizlik ve tecavüz başta olmak üzere birçok suçtan sorumlu tutulan Karadzic hakkında 1995’te yakalama kararı çıkarıldı.

    Uzun yıllar Dragan David Dabic kimliğiyle Sırbistan’da yaşayan Karadzic, 2008’de Belgrad’da tutuklanarak yargılanmak üzere Lahey’e götürüldü.