Etiket: Boris Johnson

  • İngiltere: Lord Frost’un istifasının ardından Liz Truss Brexit Bakanı olarak atandı

    İngiltere: Lord Frost’un istifasının ardından Liz Truss Brexit Bakanı olarak atandı


    İngiltere’de Brexit Bakanı Lord David Frost’un istifasının ardından göreve Dışişleri Bakanı Liz Truss atandı. Truss yeni görevinde Kuzey İrlanda’nın Avrupa Birliği (AB) ile ticaret ilişkilerinde Birleşik Krallık adına başmüzakereci rolünü üstlenecek.

    Başbakanlık’tan yapılan açıklamada “Liz Truss Birleşik Krallık’ın AB ile ilişkilerinde bakanlık sorumluluğunu derhal üstlenecek ve Kuzey İrlanda Protokolü’nün şu anki uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümünde devam eden müzakereleri yönetecek” denildi.

    Dışişleri Bakanı Liz Truss kabinede aynı zamanda Kadın ve Eşitlik Bakanı olarak da görev yapıyor. Truss bu görevinden önce Ticaret Bakanı olarak kabinede yer alıyordu.

    Frost: Baskıcı koronavirüs tedbirlerini kabul edemem

    Frost, İngiltere’nin AB üyeliğinden ayrılması yani Brexit ile ilgili Başbakan Boris Johsnon’ın stratejisinin mimarı olarak biliniyor. İstifa mektubunda AB ile ilişkilerin “uzun vadeli” olduğunun altını çizen Frost hükümetin gidişatından duyduğu memnuniyetsizliği kararına gerekçe olarak gösterdi. Eski bakan istifa sonrası verdiği röportajda “baskıcı” koronavirüs kısıtlamalarını desteklemesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

    Omicron varyantının tetiklediği salgına karşı takviye aşıya öncelik veren Johnson hükümeti son günlerde vaka sayısındaki keskin artış sebebiyle gecikmeden kısıtlamaların getirmesi konusunda bilim danışmanları tarafından büyük baskı altında.

    Başbakan Johnson’ın itibarı hükümet çevresinde geçen yıl Covid-19 kurallarını ihlal edildiği iddialarından, başbakanlık rezidansının dekorasyon masraflarında usulsüzlüğe kadar birçok konu nedeniyle sarsıldı. Perşembe günü yapılan ara seçimlerde lideri olduğu Muhafazakar Parti’nin kalesi olarak görülen bölgede seçimi kaybetmesi ile partililerin Johnson’a verdiği destek de erimeye başladı.

    Bu açılardan Frost’un istifası ve ardından gelecek tepkiler yakından izleniyor. Kabine üyeleri bugün öğleden sonra koronavirüs önlemlerini görüşmeye hazırlanırken, kabinedeki bir bakanın kısıtlamaların getirilmesi halinde istifa edeceğine dair kulis haberleri hükümetin ne derece zor durumda kaldığının bir işareti olarak görülüyor.

    Yeni atama AB ile müzakerelere etkisi ne olur?

    İstifa haberiyle ilgili sosyal medya paylaşımıyla değerlendirmede bulunan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, “Ekibim ve ben Birleşik Krallık’la Kuzey İrlanda Protokolü dahil, önümüzdeki bütün önemli görevlerde iş birliğini aynı yapıcı ruhla sürdüreceğiz” dedi.

    Ancak Frost’un istifasının AB ile yürütülen ayrılık görüşmeleri ve Kuzey İrlanda le ilgili görüşmelerin seyrini etkileyebileceği belirtiliyor.

    Frost İngiltere’nin AB ile yaptığı Brexit anlaşmasının bir parçası olan Kuzey İrlanda Protokolü’nü müzakere etmişti. Muhafazakar Parti’nin tabanında destek gören Liz Truss’ın 2016 Brexit referandumunda üyelikten yana oy kullandığı ancak sonuçla birlikte Brexit yanlısı olduğu beliriliyor. Truss ayrıca parti içinde Johnson’a rakip olabilecek isimler arasında gösteriliyor.

    AB ve İngiltere gümrük kontrolleri ve tarım ürünlerinin İngiltere ile Kuzey İrlanda arasındaki kontrolleri gibi çözümü zor konuları ele almak üzere ocak ayında yeniden müzakerelere başlayacak. Brexit anlaşması gereğince Kuzey İrlanda AB’nin ortak pazar kurallarına dahil durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de yoğun bakımdaki Covid-19 hastalarının yüzde 90’ı hatırlatma dozunu olmamış

    İngiltere’de yoğun bakımdaki Covid-19 hastalarının yüzde 90’ı hatırlatma dozunu olmamış


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, hastanelerde yoğun bakımdakilerin yüzde 90’ının Covid-19 aşısının hatırlatma dozunu yaptırmayanlardan oluştuğunu söyledi.

    Başbakan Johnson, bir aşı merkezine yaptığı ziyarette Covid-19’a ilişkin son durumla ilgili yaptığı açıklamada, Omicron varyantının ciddi sorunlara neden olmaya devam ettiğini, hastanelerde vakaların arttığını ancak hastaların durumunun Delta varyantına yakalananlardan daha hafif olduğunu belirtti.

    Başbakan Johnson, “Bunu söylediğim için üzgünüm fakat şu anda hastanelerimizde yoğun bakımdaki insanların büyük çoğunluğu güçlendirici aşılarını almayanlar. Yoğun bakımdaki insanların yüzde 90’ına kadarının güçlendirici dozu almadığını söyleyen doktorlarla konuştum.” dedi.

    Covid-19’la mücadelede aşıların önemine dikkati çeken Johnson, “Eğer aşı olmadıysanız, hastaneye gitme olasılığınız 8 kat daha fazla.” ifadesini kullandı.

    Johnson, yeni yıl kutlamaları sırasında temkinli olunması uyarısında da bulundu.

    İngiltere’de dün 129 bin 471 Covid-19 vakasının tespit edilmesiyle, salgının başlangıcından bu yana en yüksek günlük vaka sayısı kaydedilmişti.

    Açıklanan sayı, Noel ve sonrasındaki tatiller nedeniyle İskoçya ve Kuzey İrlanda’daki vakaları kapsamamasına rağmen, 25 Aralık’ta kaydedilen 122 bin 186’lık en yüksek vaka sayısı geçilmişti.

    İngiltere’de hükümet, artan vakalara rağmen yeni yıldan önce yeni kısıtlama getirmeme kararı almıştı. Ancak, Galler’de gece kulüplerinin kapatılması ve İskoçya’da da sosyalleşmenin sınırlandırılması kararlaştırılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de Brexit Bakanı David Frost istifa etti

    İngiltere’de Brexit Bakanı David Frost istifa etti


    İngiltere’nin Brexit Bakanı Lord David Frost, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin “uzun vadeli” olduğu gerekçesiyle istifa etti.

    Frost, Başbakan Boris Johnson’a gönderdiği mektupta 2,5 yıl boyunca AB ile müzakerelere liderlik ettiğine dikkati çekti.

    Bu süre zarfında İngiltere’ye ülke olarak özgürlüğünü ve bağımsızlığını geri kazandırdıklarını ve AB ile yeni ilişki kurma sürecini başlattıklarını belirten Frost, bunun uzun vadeli bir iş olacağı gerekçesiyle ocakta görevinden ayrılma konusunda bu ay mutabık kaldıklarını kaydetti.

    Ancak istifa gerçekleşmeden kararın basına sızdığına atıfta bulunan Frost, “Bu planın bu akşam kamuoyuna açıklanması, hayal kırıklığına neden oldu ve bu şartlar altında derhal geçerli olmak üzere istifa etmenin doğru olduğunu düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

    Brexit’in artık sağlandığına işaret eden Frost, hükümetin önündeki zorluğun ise AB’den ayrılığın getirdiği fırsatlardan yararlanma konusu olduğunu belirtti.

    Hükümetin politikalarının yönüyle ilgili eleştiride bulunduğunu, tekrar salgın kısıtlamaları olmayacağı yönündeki sözler tutulmadığı için üzgün hissettiğini kaydeden Frost, “Umarım işler en kısa zamanda rayına oturtturulur ve başka yerlerde gördüğümüz zorlayıcı önlemlerin cazibesine kapılmayız.” temennisinde bulundu.

    Frost’un istifası, Johnson’ın siyasi olarak sıkıştığı dönemde geldi. Aşı pasaportuna ilişkin düzenlemeye partisinden 98 vekilin “hayır” oyu verdiği Johnson’ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, 16 Aralık’ta Kuzey Shropshire’da yapılan ara seçimi de kaybetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de Başbakan Johnson’ın partisi 200 yıldır elinde tuttuğu koltuğu kaybetti

    İngiltere’de Başbakan Johnson’ın partisi 200 yıldır elinde tuttuğu koltuğu kaybetti


    İngiltere’de iktidardaki Muhafazakar Parti, yaklaşık 200 yıl sonra Kuzey Shropshire’da seçim yenilgisi alırken, koltuğu sarsılan Başbakan Boris Johnson’ın siyasi geleceği ciddi şekilde tartışılmaya başlandı.

    İngiliz Parlamentosu’nda aşı pasaportuna ilişkin düzenlemeye kendi partisinden 98 milletvekilinin perşembe gün “hayır” oyu vermesi ve tasarının ancak muhalefetin oyuyla geçmesi üzerine Johnson’ın liderliği ilk defa ciddi bir yara aldı.

    Lobicilik kurallarını ihlal eden Muhafazakar Partili Owen Paterson’ın istifasının ardından yapılan seçimde, Liberal Demokratların adayı Helen Morgan’ın açık oy farkıyla Muhafazakarların adayı Neil Shastri-Hurst’ün önünde yarışı bitirmesi Johnson için adeta son darbe oldu.

    Brexit (İngiltere’nin AB’den ayrılışı) taraftarlığı ile bilinen bu seçim bölgesinde, kurulduğu tarih olan 1832 yılından bu yana Muhafazakarlar seçimi hep önde tamamlıyordu.

    Bu bölgede seçimi kazanan Liberal Demokratların adayı Helen Morgan, “North Shropshire halkı, İngiltere adına konuştu ve onlar sesli ve açık bir şekilde Boris Boris Johnson’a ‘partin bitti’ dedi.” ifadesini kullandı.

    Boris Johnson için ağır darbe

    İngiltere’deki siyasi uzmanlar, parlamento aritmetiğinde sadece bir sandalye kaybedilmesine rağmen bunun sonucunun Boris Johnson için çok daha ağır olacağı görüşünde birleşiyor.

    Siyasi gözlemciler daha önce seçimler kazandığı için gerçekten canı gönülden sevmese bile bir çok Muhafazakar Parti üyesinin, Johnson’ın arkasında durmak zorunda hissettiğini ancak son zamanlardaki gafları ve hataları yüzünden Başbakan’ın desteğinin düşebileceği yorumunda bulunuyor.

    Seçim yenilgisi, lobicilik kurallarını ihlal eden Muhafazakar Partili Owen Paterson’ın parlamentoda yapılacak bir disiplin oylaması sırasında korunması girişimi hem de geçen sene salgın kısıtlamalarının ihlal edilerek Başbakanlık’ta Noel partileri düzenlendiği iddialarının ardından geldi.

    2019’da yapılan seçimi 23 bin oy farkıyla kazanan Muhafazakarların şimdi yaklaşık 6 bin oyla kaybetmesinin, Başbakan üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

    Perşembe günü parlamentoda aşı pasaportuna ilişkin düzenlemeye kendi partisinden 98 milletvekilinin “hayır” oyu verdiği ve tasarıyı ancak muhalefetin oyuyla geçirebilen Johnson’ın liderliği daha ciddi bir şekilde muhafazakarlar tarafından açıkça tartışılmaya başlandı.

    Bir hata daha Boris Johnson’ı koltuğundan eder mi?

    Ancak 38 yıldır Muhafazakar Partiden milletvekili olarak görev yapan Roger Gale, BBC Radyo 4’e verdiği demeçte, seçmenlerin Başbakanlık ve hükümetin yönetiminden memnun olmadıklarına dair çok net bir mesaj göndermek istediğini belirtti.

    Yenilginin Başbakan’ın performansına ilişkin bir referandum olarak görülmesi gerektiğini savunan Gale, “Zaten 2 çarpı aldı, biri bu haftanın başlarında Avam Kamarası’ndaki oylama ve şimdi de bu. Bir çarpı daha alırsa gider. Muhafazakar Parti, hedefine giderken acımasız olmasıyla bilinen bir üne sahip. Bir başbakan başarısız olursa o başbakan gider. ” diye konuştu.

    Seçim uzmanı Prof. John Curtice, sonucun siyasi bir deprem olduğunu belirterek “Evet, en azından iki hafta önce hiç kimse, bunun olacağını öngöremezdi.” dedi.

    Anketlerde geriye düştü

    Kısıtlamaların çiğnendiği Noel partileri, lobi kurallarını ihlal eden Paterson’ın ilk başta korunması ve bazı Muhafazakar Parti milletvekillerinin başka işler yaptığına dair haberlerin etkisiyle İşçi Partisi, anketlerde 9 puan öne geçmiş durumda.

    Araştırma şirketi Opinium tarafından Observer gazetesi için yapılan en son ankete göre, halkın yüzde 41’i İşçi Partisine, yüzde 32’si ise Muhafazakarlara oy vereceğini söyledi. Muhafazakar Parti, 2019’dan bu yana en düşük oranı alırken, ankete katılanların yüzde 57’si de Johnson’ın istifa etmesi gerektiğini belirtti. Muhafazakar Parti, 12 Aralık 2019’da yapılan seçimde tek başına iktidara gelmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de Omicron alarmı: Yıl sonuna kadar 23 milyon kişiye takviye aşı yapılacak

    İngiltere’de Omicron alarmı: Yıl sonuna kadar 23 milyon kişiye takviye aşı yapılacak


    İngiltere’de artan Omicron vakaları nedeniyle 5 aşamalı koronavirüs salgını alarm düzeyi 3’ten 4’e yükseltildi. 4. düzey, bulaşıcılığın yüksek ve sağlık hizmetlerine olan baskının geniş çaplı ya da artışta olduğu anlamına geliyor.

    Son verilere göre İngiltere’de tespit edilen Omicron varyantına bağlı vaka sayısı 3 bini geçti. Ancak bilim insanları varyantın toplumdaki yayılımının bu sayısının çok üstünde olduğu tahmininde bulunuyor.

    Ülkedeki üst düzey sağlık yetkilileri yaptıkları açıklamada Omicron varyantının halk sağlığı ve genel sağlık hizmetlerini hızla artan şekilde tehlikeye attığını belirtti ve “Erken verilere göre Omicron varyantı Delta’dan daha hızlı yayılıyor ve aşıların semtomatik Covid-19 hastalığına karşı koruma düzeyi azaldı” açıklamasında bulundu.

    Mevcut aşılarının Omicron’a karşı yeterince korumadığı bilgisi hükümeti harekete geçirdi. Başbakan Boris Johnson dün akşam televizyon ekranlarından halka seslenerek “Omicron’un size zarar veremeyeceğini düşünme hatasına düşmeyin” uyarısında bulundu.

    “Salgınla mücadelemizde yeni Omicron varyantı nedeniyle maalesef acil bir durumla karşı karşıyayız” diyen Johnson Omicron’a karşı hükümetin eylem planını açıkladı. Plana göre hükümetin stratejisinde artan vakalar karşısında kısıtlamaların arttırılmasından çok aşılama kampanyasına hız verilmesi öncelikli.

    Hedef, 23 milyon kişiye yıl sonuna kadar üçüncü doz aşıların tamamlanması

    İki doz Covid-19 aşısının yeterli koruma sağlamadığının anlaşıldığını belirten Johnson, bilim insanlarının üçüncü ya da takviye/güçlendirici dozun koruma düzeyini artrıracağı kanaatinde olduğunun altını çizdi.

    Bu bilgiden hareketle takviye aşı için dev bir kampanya başlatan Johnson, ikinci dozlarının üzerinden üç ay geçen 18 yaş ve üstü tüm yetişkinlere yıl sonundan önce Covid-19 güçlendirici dozlarının sunulacağını duyurdu.

    Şu anda 23 milyon doza yakın kişinin üçüncü aşısını yaptırdığı ülkede bu hedef doğrultusunda 23 milyon kişiye daha yıl sonuna kadar üçüncü doz aşı vurulması amaçlanıyor. Bu da günde yaklaşık bir milyon kişinin aşılanması anlamına geliyor.

    Hükümet bu büyük lojistik yükün altından kalkmak üzere ordunun devreye gireceğini, ilave aşılama merkezleri ve mobil ünitelerin kurulacağını, kliniklerin çalışma saatlerinin uzatılacağını ve binlerce gönüllünün aşı yapmak üzere eğitileceğini açıkladı.

    Hükümet, ayrıca İngiltere için geçerli bu hedeflerin İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da da hayata geçirilmesi için destek vereceklerini duyurdu.

    Öte yandan kampanyaya hız verilebilmesi için bazı tıbbi randevuların ertelenebileceği belirtildi.

    Ülkede bugünden itibaren yeni bazı önlemler de hayata geçiriliyor. Yeni kısıtlamalara göre:

    • Maske kullanımı mağazaların yanı sıra sinema, tiyatro gibi bazı iç mekanlarda da zorunlu hale geldi, ancak restoran ve kafelerde maske kullanma zorunluluğu bulunmuyor.
    • Mümkün olduğunca evden çalışma sistemine dönülmesi istendi.
    • Gece kulübü ve kalabalık grupların bir araya geldiği stadyum vb yerlere girişte aşı pasaportu zorunluluğu getirildi.
    • Omicron vakasıyla temas eden tam aşılı kişilerin yedi gün boyunca günlük hızlı Covid-19 testi yapması istendi. Yedi test içeren hızlı test kutuları Ulusal Sağlık Sistemi tarafından bedava temin edilebiliyor. Tam aşılı olmayan temaslıların ise 10 gün süreyle karantinada kalması zorunlu.

    Üçüncü doz Omicron’a karşı koruyucu mu?

    İngiltere Sağlık Güvenlik Kurumu tarafından geçen hafta açıklanan bir araştırma iki doz Covid-19 aşısının semptomatik vakalar açısından Omicron’a karşı Delta ve diğer varyantlara göre daha az koruduğunu ortaya çıkardı. Ancak çalışmaya göre üçüncü ya da güçlendirici doz, yapıldıktan sonraki ilk dönemde Omicron’dan kaynaklanan hafif Covid-19’a karşı yüzde 70-75 düzeyinde koruma sağlıyor.

    Henüz akademik değerlendirmeden geçmeyen çalışma Omicron’a bağlı ağır vaka ya da ölüm oranının ne düzeyde olduğu konusunda henüz bilgi sunmuyor. Uzmanlar hastalığın doğal seyrine bağlı olarak ilk hastalanma zamanı ile hastalığın ağırlaşması arasında gecikmeden dlayı bu bilginin ilerleyen haftalarda netleşeceğini belirtiyor. Omicron vakası ilk olarak yaklaşık iki hafta önce Güney Afrika’da tespit edilmişti.

    Çalışma İngiltere’nin Delta deneyimine göre iki doz Covid-19 aşısı hastaneye yatışa karşı nispeten iyi koruma sağlıyor. Çalışma özellikle Pfizer/BioNTech aşısının ağır hastalığa karşı önemli düzeyde koruma sağladığına dikkat çekiyor.

    İngiltere’de 12 yaş ve üzeri grubun yüzde 89’u birinci doz, yüzde 81’i ikinci doz, yüzde 40’ı ise üçüncü doz Covid-19 aşılarını yaptırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7, Afganistan’da tahliyelerin uzatılmasını istedi; Taliban ile ilişkilerin yol haritası hazır

    G7, Afganistan’da tahliyelerin uzatılmasını istedi; Taliban ile ilişkilerin yol haritası hazır


    Covid-19 salgını nedeniyle sanal ortamda Afganistan ana gündemiyle yapılan G7 liderler zirvesi sona erdi. G7 ülkelerinin liderleri, önceliklerinin Afganistan’dan tahliyelerin güvenli şekilde sağlanması olduğunu belirterek, Taliban’ı sözlerine göre değil, eylemlerine göre değerlendireceklerini ve kurulacak hükümetin meşruiyetinin, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmedeki yaklaşıma bağlı olduğunu duyurdu.

    Avrupa Birliği, zirvede ABD’ye hayatı tehlikede olan Afganlıların tahliye operasyonlarını tamamlamak için Kabil Havaalanı’nın güvenliğinin “gerekli olduğu sürece” güvence altına alınması çağrısında bulundu.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise G7 liderlerin Taliban ile kurulacak ilişki konusunda bir yol haritası üzerinde uzlaştığını duyurdu. İngiltere Başbakanı, Afganistan’ın yurt dışındaki fonlarının Taliban için koz olarak kullanılacağı mesajını verdi.

    Buna göre planın en önemli maddesi ABD’nin çekilme tarihi ilan ettiği 31 Ağustos’tan sonra da Taliban militanlarının ülkeyi terk etmek isteyenlerin güvenli geçişine izin vermesi için baskı yapmak olacak.

    Johnson, Biz sadece tahliye operasyonlarına nasıl yaklaşacağımız konusunu değil ayrıca Taliban ile nasıl bir ilişki kuracağımıza dair bir yol haritası konusunda da uzlaştık.” dedi.

    Afganistan’ın yurt dışındaki fonları Taliban için koz olarak kullanılacak

    Taliban’a sunulacak koşullardan bahseden Johnson, “Belirlediğimiz bir numaralı koşul, 31 Ağustos ve sonrasında da yurt dışına çıkmak isteyenler için güvenli geçişi garanti etmeleri gerektiği. Bazıları bunu kabul etmediklerini söyleyebilir, bazıları da umarım bunun anlamını gayet iyi anlayacak. Çünkü G7’nin çok önemli bir ekonomik, diplomatik ve siyasi ağırlığı var.” dedi.

    Johnson, Taliban ülkede kontrolü ele geçirmesinden sonra G7 ülkelerini Afganistan’ın yurt dışındaki fonlarını askıya aldığını hatırlattı.

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel, ABD’den Afganlıların tahliye operasyonlarını tamamlamak için Kabil Havaalanı’nın güvenliğinin “gerekli olduğu sürece” güvence altına alınması çağrısında bulunduklarını söyledi.

    G7 zirvesi bildirisinden

    G7 ülkelerinin liderleri, önceliklerinin Afganistan’dan tahliyelerin güvenli şekilde sağlanması olduğunu belirterek, Taliban’ı sözlerine göre değil, eylemlerine göre değerlendireceklerini ve kurulacak hükümetin meşruiyetinin, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmedeki yaklaşıma bağlı olduğunu duyurdu.

    Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO genel sekreterlerinin de katıldığı zirve sonrasında yayımlanan bildiride, Afganistan’daki durumla ilgili “ciddi şekilde endişeli” olunduğu belirtildi.

    Savunmasız Afganistan ve diğer ülkelerin vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması ve insani bir krizin önlenmesi için itidal çağrısında bulunulan bildiride, kadınların, kız çocuklarının ve azınlık gruplarının haklarının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi istendi.

    “Afganistan’ın bir daha asla terör için güvenli bir bölge veya başkalarına yönelik terör saldırılarının kaynağı olmaması” gerektiği kaydedilen metinde, NATO müttefikleri başta olmak üzere ortaklarla beraber nerede olursa olsun terörizmle kararlılık ve dayanışma içinde mücadele edileceği mesajı verildi.

    Beklentiler

    Bildiride, gelecekte kurulacak bir Afgan hükümetinin, ülkenin uluslararası yükümlülüklerine uyması, terörizme karşı koruma sağlaması, başta kadınlar, çocuklar, etnik ve dini azınlıklar olmak üzere tüm Afganların insan haklarını güvence altına alması, hukukun üstünlüğünü koruması, engelsiz ve koşulsuz insani erişime izin vermesi, insan ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı etkili şekilde karşı koyması gerektiği belirtildi.

    Afganistan’daki tüm tarafların, kadınların ve azınlık gruplarının önemli derece katılımıyla kapsayıcı bir hükümet kurmak için iyi niyetle çalışmaya davet edildiği aktarılan bildiride, insani yardım ve mültecilerin desteklenmesi sözü verildi.

    Tahliyeler

    “Acil önceliğimiz, vatandaşlarımızın ve son 20 yılda bizimle çalışan ve çabalarımıza yardım eden Afganların güvenli bir şekilde tahliyesini ve Afganistan’dan sürekli güvenli çıkışı sağlamaktır.” ifadesine yer verilen bildiride, G7 ülkelerinin bu konuda yakın iş birliğine devam edeceği vurgulandı.

    Tüm tarafların bunu kolaylaştırmaya devam etmesi, insani ve sağlık personelleri dahil uluslararası hizmet sağlayıcıların güvenliğinin temin edilmesinin beklendiğinin altı çizilen bildiride, mültecilere ev sahipliği yapan bölgedeki komşu ülkeler ve diğer ülkelerle birlikte iş birliği yapılacağı da duyuruldu.

    “Sözleriyle değil, eylemleriyle değerlendireceğiz”

    Afganistan’ın karşı karşıya olduğu kritik sorunları ele almak için BM, G20 ve diğer müttefikler ve bölge ülkeleriyle birlikte çalışılacağı belirtilen metinde, “Bunu yaparken Afgan partilerini sözleriyle değil, eylemleriyle değerlendireceğiz. Özellikle, Taliban’ın terörü önleme, kadın hakları, kız çocukları ve azınlıkların insan hakları ve Afganistan’da kapsayıcı bir siyasi çözüm arayışı konusundaki eylemlerinden sorumlu tutulacağını bir kez daha teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

    Bildiride, gelecekteki bir Afgan hükümetin meşruiyetinin de uluslararası yükümlülüklerini ve taahhütlerini yerine getirmedeki yaklaşıma bağlı olduğu vurgulandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Euro 2020 heyecanı yerini ‘ırkçılık’ ve ‘ikiyüzlülük’ tartışmalarına bıraktı: Futbolcular isyan etti

    Euro 2020 heyecanı yerini ‘ırkçılık’ ve ‘ikiyüzlülük’ tartışmalarına bıraktı: Futbolcular isyan etti


    Avrupa Futbol Şampiyonası (Euro 2020) finalinde İtalya’ya penaltılarla 3-2 mağlup olan İngiltere milli takımının siyahi oyuncularına yönelik internet üzerinden yürütülen ırkçı saldırılar, ülkenin gündeminden düşmüyor.

    İngiltere milli futbol takımının, penaltıları kaçırdığı için ırkçı saldırılara hedef olan siyahi oyuncuları Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka’ya destek büyüyor.

    Ülkenin üst düzey yöneticileri de futbolculara destek veren ve ırkçı tacizleri kınayan mesajlar yayınladı. Başbakan Johnson yayınladığı sosyal medya mesajında “İngiltere takımının kahramanları övülmeyi hakediyor, sosyal medyadan ırkçı tacizleri değil. Bu korkunç tacizi yapanlar kendilerinden utanmalıdır” diye yazdı.

    İçişleri Bakanı Priti Patel de yine sosyal medya üzerinden bir paylaşımda bulunarak “Bu yaz bu ülkeye çok şey veren İngiliz oyuncuların sosyal medyada ırkçı saldırılara maruz kalmasını tiksindirici buluyorum” ifadesini kullandı.

    “Tamamen ikiyüzlülük”

    Ancak hem Johnson hem de Patel’in mesajları alkış toplamaktan çok tepki çekti ve paylaşımları “tamamen ikiyüzlülük” şeklinde tanımlandı.

    İngiltere milli takımının defans oyuncusu Tyrone Mings, hükümeti ırkçılığa karşı yeterine güçlü durmamakla ve futbol karşılaşmaları öncesinde ‘siyahların hayatı önemlidir’ mesajını vurgulamak için yapılan diz çökme hareketini desteklememekle eleştirdi.

    Mings, İçişleri Bakanı Patel’in mesajına doğrudan tepki gösterdiği paylaşımında “Turnuvanın başında bizim ırkçılık karşıtı mesajımızı “İşaret Siyaseti” olarak tanımlayıp ateşi körükledikten sonra mücadele ettiğimiz şeyin başımıza gelmesi üzerine tiksindirici bulmuş gibi davranamazsınız” ifadelerini kullandı.

    İçişleri Bakanı Priti Patel, İngiltere’nin Hırvatistan’la karşı karşı geldiği Euro 2020 şampiyonasının açılış maçında yapılan diz çökme eylemini “İşaret Siyaseti” olarak tanımlamış ve “Bu tür işaret siyaseti yapanları desteklemiyorum” dye konuşmuştu. Patel ayrıca taraftarların bu hareketi yuhalamaya hakkı olduğunu yönünde görüş bildirmişti.

    Taraftarların diz çökme protestosunu yuhalamasına ilişkin ilk etapta tepki vermeyen Başbakan Johnson ise daha sonra yapılan eleştiriler karşısında İngiliz taraftarlardan yuhalama yapmamalarını istedi.

    Marcus Rashford’dan kaçırdığı penaltı için duygu dolu özür mesajı

    Adını futbol kariyerinin yanı sıra Covid-19 kısıtlamalarında okulların kapalı olması nedeniyle bedava yemek imkanından yoksun kalan çocuklara yönelik destek kampanyası ile dünyaya duyuran ve asalet ünvanına layık görülen milli takım oyuncusu Marcus Rashford da yaşananlara ilişkin sosyal medyadan uzun bir mesaj paylaştı.

    Rüyasında bile penaltı atarken o gün takımının ona en çok ihtiyaç duyduğu anda atamadığı için çok üzgün olduğunu belirten Rashford, futbol performansıyla ile ilgili her türlü eleştiriye açık olduğunu ancak kim olduğuna ve nereden geldiğine dair hiçbir zaman özür dilemeyeceğini dile getirdi.

    İngiliz futbol takımı kaptanı Harry Kane de sosyal medya paylaşımında ırkçı saldırılara maruz kalan takım arkadaşlarının bu tür saldırıları haketmediğini belirterek “Eğer birini sosyal medyadan taciz ediyorsanız siz İngilitere’nin taraftarı değilsiniz, sizi istemiyoruz” diye yazdı.

    İngiltere Futbol Federasyonu da futbolculara yönelik ırkçı saldırıları sert şekilde kınamıştı.

    Holiganlar sahnede

    Irkçı tartışmaların yanı sıra şampiyona finaline damgasını vuran bir diğer olay da futbol fanatiklerinin stadyuma zorla girmeye çalışmasıyla yaşandı.

    Maça bileti olmayan binlerce İngiliz taraftar maçın oynandığı Wembley Stadyumu’nun güvenlik bariyerlerini aşarak içeri girmek istedi. Çoğu alkollü olan holiganlar stadyumun etrafını savaş alanına çevirdi, o esnada hırsızlık, bıçakla tehdit ve cinsel taciz olaylarının meydana geldiği bildirildi. Polis en az 45 kişiyi gözaltına aldı.

    İngiltere Futbol Federasyonu hem ırkçılık hem de holiganlığı eleştirerek bu tür davranışların ülkenin diğer önemli futbol turnuvalarında ev sahibi olmak için yaptığı başvuruları olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

    İngiltere ve İrlanda 2030 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak için ortak başvuruda bulunmuştu.

  • İngiltere Başbakanı Johnson’dan normalleşme açıklaması: Halk koronavirüsle yaşamayı öğrenmeli

    İngiltere Başbakanı Johnson’dan normalleşme açıklaması: Halk koronavirüsle yaşamayı öğrenmeli


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson düzenlediği basın toplantısında halkın koronavirüsle yaşamayı öğrenmesi ve kendi kanaatini kullanması gerektiğini söyledi. Johnson, Covid-19 kısıtlamalarının büyük çoğunluğunun 19 Temmuz’da kaldırılmasını öngördüğünü, ancak bunun için son kararın 12 Temmuz’da verileceğini açıkladı.

    Pandeminin henüz bitmediğinin altını çizen Johnson, koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığından dolayı ağır hastalık ve can kaybının süreceğini, ancak ülkede kullanılan Covid-19 aşıları sayesinde bu oranın çok daha düşük seviyede devam edeceğini belirtti ve risklerin dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Yürüttükleri etkin aşılama kampanyasının koronavirüs kaynaklı hastaneye yatma, ağır hastalık ve can kaybı arasındaki bağı zayıflattığına vurgu yapan Boris Johnson, “Halkın tıpkı grip virüsü gibi koronavirüsle de yaşamayı öğrenmesi gerek” ifadesini kullandı.

    İngiltere’de Oxford/AstraZeneca, Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları kullanılıyor.

    Daha önce 21 Haziran’da başlaması planlanan tam normalleşme takvimi ilk olarak Hindistan’da görülen Delta varyantının ülkedeki yayılma hızının artması üzerine 19 Temmuz tarihine ertelenmişti.

    İngiltere’de tam açılmanın önünü açacak dört test için son durum ne?

    1. Aşılama programının başarılı bir şekilde sürmesi:

    Ülkede bugünkü verilere göre toplam 79 milyon dozdan fazla aşı yapıldı. Yetişkin nüfusun yüzde 86’sı bir doz, yüzde 64’ü iki doz aşı oldu. 19 Temmuz itibarıyla bütün yetişkin nüfusa Covid-19 aşısının birinci dozunun, üçte ikisine ise ikinci dozunun sunulması bekleniyor.
    18 yaş ve üzeri bütün yetişkinleri bedava aşı kampanyasından yararlanmak için teşvik eden Johnson 50 yaş üzeri ve ağır hastalık riski taşıyanlar için sonbaharda üçüncü doz yani takviye aşı için planlamaların sürdüğünü belirtti.

    1. Aşıların kişilerin hastaneye yatma ve can kaybı azaltmada etkin olduğunun kanıtlanması

    İngiliz Halk Sağlığı verilerine göre ülkede yapılan Covid-19 aşıları ağır hastalık ve hastaneye yatış riskine karşı yüksek derecede etkili. Analizler ikişer doz Pfizer/BioNTech aşısının yüzde 96, Oxford/AstraZeneca aşının ise yüzde 92 oranında hastaneye yatışı önlediğini gösteriyor.

    1. Artan vakaların hastaneye yatış oranında ani bir yükselişe neden olmaması ve Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) üzerinde sürdürülemez baskıya yol açmaması

    Ülkede son haftalarda yeni Covid-19 vakası yükselirken, can kaybı ve hastaneye yatış oranı geçtiğimiz dalgalara göre daha düşük seviyede ilerliyor. Son bir haftada ortalama 178 bin 128 kişi koronavirüse yakalandı, 128 kişi Covid-19 dolayısıyla yaşamını yitirdi. 29 Haziran’da açıklanan verilere göre son yedi günde bin 953 kişi Covid-19 nedeniyle hastaneye yatırıldı.

    1. Yeni varyantların risk değerlendirmesini temelden değiştirmemesi

    Delta varyantının baskın olduğu ülkede bu varyanta karşı aşıların etkinliğini anlamaya yönelik çalışmalar sürüyor.

    Tam açılma ile neler değişecek?

    Başbakan Johnson kişilerin kendi risk değerlendirmesini yapmasını tam açılmanın merkezine yerleştirdi. Covid-19 salgınının önlenmesi için getirilen kısıtlamaların yasal olmaktan çıkarılacağını belirten Johnson “Virüsle yaşamayı öğrenmeye başlarken, hepimiz çok dikkatli bir şekilde Covid riskini yönetmek ve hayatımıza devam ederken kendi kanaatimizi kullanmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Kaldırılması planlanan kısıtlamalar arasında:

    • İç mekanda toplanma sayısında sayı sınırlaması,
    • Restoran ve barlarda yalnızca masaya servis ile sınırlandırılması,
    • Her türlü QR kodu uygulaması,
    • Sinema ve tiyatrolarda kapasite sınırlaması
    • Gece kulüplerine açılma izninin verilmesi,

    • En az 1 metrelik sosyal mesafe kuralının sona ermesi,

    • İç mekanlarda zorunlu olan maske uygulaması kişinin tercihine bırakılması,
    • Evden çalışma zorunluluğu sona ermesi öngörülüyor.

    Covid-19’a yakalanan kişilerle temasta olanların 10 gün süreyle kişisel karantina uygulamasına girmesi zorunluluğunda da değişikliğe gidileceğini belirten Johnson okullarda ve seyahat kurallarında bu değişikliklerin nasıl uygulanacağı konusunda önümüzdeki günlerde ilgili bakanlıkların açıklamada bulunacağını bildirdi.

    Uluslararası seyahatlerde kırmızı liste kalkacak mı?

    Başbakan Johnson Covid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan zorunlu durumlar dışında seyahat edilmesine getirilen kısıtlamaların gözden geçirileceğini açıkladı. Ancak kırmızı liste uygulaması, toplumsal testler ve dizilim çalışmalarının yeni varyantların tespiti ve izole edilmesi açısından etkin yöntemler olduğunu ve bu uygulamalardan henüz vazgeçilmeyeceğini belirtti. Türkiye halen İngiltere’nin kırmızı listesinde bulunuyor. Türkiye’den İngiltere’ye seyahat edenlerin masrafları kendileri tarafından karşılanmak şartıyla 10 gün süreyle hükümetin belirlediği otellerde karantinada kalması isteniyor.

    Öte yandan Johnson sarı listede iki doz aşı olanlar için bazı kolaylıklar getirilebileceğinin işaretini verdi. Sarı listede bulunan ülkelerden İngiltere’ye seyahat edenlerin 10 gün süreyle evde karantinada kalması zorunlu. İngiltere’nin uluslararası seyahatler için uyguladığı trafik ışığı sisteminde son güncelleme 15 Temmuz’da yapılacak.

    Başbakan Johnson’ın açıkladığı kurallar ve takvim yalnızca İngiltere için bağlayıcı. Birleşik Krallık içinde İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda kendi açılma takvimlerini ve kaldıracakları önlemleri ayrıca belirliyor.

  • Danışmanıyla öpüşen İngiliz Sağlık Bakanı, sosyal mesafe kurallarını deldiği için özür diledi

    Danışmanıyla öpüşen İngiliz Sağlık Bakanı, sosyal mesafe kurallarını deldiği için özür diledi


    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock evlilik dışı ilişkisi olduğu ileri sürülen danışmanıyla çekilen fotoğraflarında sosyal mesafe kurallarını ihlal ettiği için özür diledi.

    Bakan Hackock olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Bu durumda sosyal mesafe kurallarını ihlal ettiğimi kabul ediyorum. İnsanları hayal kırıklığına uğrattım ve bunun için çok özür diliyorum” ifadelerini kullandı. Ülkesini pandemiden kurtarmak için çalışmaya odaklanmaya devam edeceğini belirten Hancock, bu kişisel olayda ailesi için mahremiyet tanınması ricasında bulundu.

    Olaya büyük tepki veren İşçi Partisi ve Liberaller bakanı derhal istifaya çağırdı. Başbakanlık sözcüsü konuyla ilgili açıklamasında “Başbakan Boris Johnson’ın bakanın özrünü kabul ettiğini ve konuyu kapanmış saydığını” kaydetti.

    “Eşinden özür dilemedi”

    İngiliz basını danışmanıyla öpüştüğü görülen ve 6 Mayıs tarihine ait olduğu belirtilen fotoğrafları aktardıkları haberlerde bakanın sosyal mesafe kurallarını ihlal ettiği için özür dilediği ama eşinden özür dilemediğine vurgu yapıldı.

    Haberlerde İngiltere’de fotoğrafların çekildiği tarihte yalnızca kendi ev halkından olan kişilerin sosyal mesafe sınırlarını göz ardı etmesine izin verildiği hatırlatıldı.

    Muhalefet tepkili

    İşçi Partisi sözcüsü, Hancock’un danışmanı Gina Coladangelo ile Oxford Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından arkadaş olduğu bilgisi üzerine bakanın “görevini kötüye kullandığını ve açıkça çıkar çatışması yarattığını” vurguladı.

    İşçi Partisi gibi bakanın istifaya çağıran Liberal Demokrat Parti ise halktan sosyal mesafe kurallarına uyması istenirken, kendisinin bu kuralı ihlal etmesinin “iki yüzlülük” olduğunu belirtti.

    Hancock, Johnson’ın eski danışmanı tarafından ağır şekilde eleştirilmişti

    Matt Hancock, geçtiğimiz günlerde Başbakan Johnson’ın eski danışmanı Dominic Cumimngs tarafından Covid-19 salgını konusunda meslektaşlarına yalan söylediği iddiası ve bakım evleriyle ilgili hataları nedeniyle ağır eleştiriye uğramıştı.

    Başbakan Johnson’la Cummings arasındaki WhatsApp yazışmalarında ise Johnson’ın İngiltere’nin Covid-19 test kapasitesini arttırma konusunda Hancock’un eylemlerine ilişkin küfür de içerecek bir şekilde “tamamen umutsuz vaka” diye yazdığının ortaya çıkması Sağlık Bakanı’nı zor duruma sokmuştu.

  • İngiltere’de Delta varyantından dolayı tüm Covid-19 tedbirlerinin kaldırılması ertelendi

    İngiltere’de Delta varyantından dolayı tüm Covid-19 tedbirlerinin kaldırılması ertelendi


    İngiltere’de 21 Haziran için planlanan ve tüm Covid-19 sınırlandırmalarının kaldırılmasını amaçlayan gevşeme adımı, artan Hindistan varyantı vakaları nedeniyle 4 hafta ertelendi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, salgın tedbirlerinin kaldırılmasıyla ilgili son gelişmelere ilişkin baş tıp görevlisi Prof. Chris Whitty ve hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance ile basın toplantısı düzenledi.

    Covid-19 kısıtlamalarının tamamen kaldırılmasının şimdilik 19 Temmuz’a ertelendiğini belirten Johnson, söz konusu kararının 5 Temmuz Pazartesi günü tekrar gözden geçirileceğini kaydetti. Johnson, bu kararın Hindistan (Delta) varyantının tehlikeleri göz önüne alındığında insanlara aşı yapılması için daha fazla zaman tanıyacağını söyledi.

    “Enfeksiyon ve hastaneye yatış arasındaki bağlantı zayıflamış olsa bile kopmadı.” diyen Johnson, yoğun bakımdaki hasta sayısının da arttığına işaret etti.

    Johnson, Covid-19 vakalarının haftada yaklaşık yüzde 64 oranında arttığını ve en kötü etkilenen bölgelerde ise her hafta ikiye katlandığını bildirdi.

    Söz konusu erteleme kararına göre, gece kulüpleri kapalı kalacak ve evden çalışabilen kişilerin ofise dönüşü teşvik edilmeyecek.

    Karar, başkent Londra’da protesto gösterilerine neden oldu.

    Dört aşamalı yol haritası

    Johnson, 22 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Covid-19 salgını nedeniyle 5 Ocak’ta uygulanmaya başlanan ulusal karantinanın, vaka ve aşılama sayıları dikkate alınarak 8 Mart’tan itibaren 21 Haziran’a kadar 4 aşamalı plan dahilinde kaldırılacağını duyurmuştu.

    Birinci aşamanın uygulandığı 8 Mart’ta, İngilizlerin 6 kişiyle sınırlı olmak üzere açık havada sosyalleşmelerine izin verilmişti.

    İkinci aşamanın uygulanmaya başlandığı 12 Nisan’da mağaza, berber, spor salonları yeniden hizmete girmiş, restoran ve barların açık mekanlarında müşterilerine servis yapmasına izin verilmişti.

    Ülkede 17 Mayıs’ta başlayan normalleşmenin üçüncü aşamasıyla eğlence merkezleri de dahil sinema, tiyatro ve müzeler yeniden hizmete açılmıştı.

    21 Haziran’da uygulanması planlanan ancak 4 hafta ertelenen dördüncü aşamada ise Covid-19 önlemleri kapsamındaki tüm sınırlandırmaların kaldırılması planlanmıştı.