Etiket: Boğaziçi Üniversitesi protestoları

  • Boğaziçi’ne girişine izin verilmeyen öğrenciler kayyum yönetim hakkında suç duyurusunda bulunacak

    Boğaziçi’ne girişine izin verilmeyen öğrenciler kayyum yönetim hakkında suç duyurusunda bulunacak



    Kayyumla yönetilen Boğaziçi Üniversitesi’nde protestolar sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun kayyum yönetimin kararlarına karşı nöbete başlayacağını duyurmasının ardından, öğrencilerin okula girişi yasaklandı.

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün gerekçe göstermeden kampüse giriş yasağı getirdiği öğrenciler, eğitim ve barınma haklarının engellenmesi sebebiyle yarın 11.30’da Çağlayan Adliyesinde beraber suç duyurusunda bulunacak.

    Öğrenci Temsilciliği Kurulunun 12.00’de Çağlayan Adliyesinde yapacağı basın açıklamasının ardından Güney Kampüste nöbetin yarın devam edeceği bildirildi.

    NE OLMUŞTU?

    Kayyum yönetimin üniversite bileşenlerine danışmadan fakülteler hakkında verdiği kararları protesto eden bir grup öğrenci bugün okula alınmadı. Demokratik Üniversite Nöbeti’ne başlayacak öğrencilerin kartları iptal edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boğaziçi Rektörlüğü’nden akademisyenlere tehdit

    Boğaziçi Rektörlüğü’nden akademisyenlere tehdit


    Boğaziçi Üniversitesi’nde akademisyenler, iki yıldır rektör atanmasına ve üniversitedeki hak ihlallerine karşı Güney Kampüs’teki rektörlük binasına sırtlarını dönerek gerçekleştirdikleri eylemlerini sürdürürken; üniversite rektörlüğü, akademisyenlerin söz konusu eylemini hedef alan bir girişimde bulundu.

    HAPİS TEHDİDİ

    Boğaziçi Üniversitesi’nin rektör vekili Fazıl Önder Sönmez yapılan duyuruda, akademisyenlerin eylemi, ‘2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’ kapsamında bir suç olarak tanımlanarak, eylemlere ilişkin bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü ifade edildi.

    Açıklamada, akademisyenlerin eylemi “dikilme” olarak tanımlanarak, “Söz konusu davranışları sergileyenlerin, mevzuat çerçevesinde, adli ve idari işlemlere konu olacağını bilgilerinizi rica ederim” denildi.

    Sönmez tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun ‘Yasak Yerler’ başlığını taşıyan 22’nci maddesinde yer alan; ‘parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz.’ hükmü ile toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin mekânsal boyutu yönünden mutlak bir sınırlama getirilmiştir. Yine aynı Kanun’un ‘Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri’ başlığını taşıyan 23’üncü maddesinde; 22’nci maddedeki yasaklara aykırı yapılan toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin Kanun’a aykırı sayılacağı, ‘Yasaklara Aykırı Hareket’ başlığını taşıyan 28’inci maddesinde de Kanun’a aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanların, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.  

    Bu itibarla, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine aykırı şekilde izin almaksızın basın açıklaması, stant kurma, bildiri dağıtma, çadır kurma, oturma, dikilme ve sair eylemlerin yasak ve suç kapsamında olduğu, Üniversitemiz içerisinde güvenlik, esenlik, iç barış ve eğitim öğretim hayatının güvence altına alınması ile idari faaliyetlerin aksamaması adına;, söz konusu davranışları sergileyenlerin, mevzuat çerçevesinde, adli ve idari işlemlere konu olacağını bilgilerinizi rica ederim.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boğaziçi Üniversitesi’nin çalışanları tazminatsız kovuldu: Listede bizim değil işletme müdürünün akrabalarının ismi vardı

    Boğaziçi Üniversitesi’nin çalışanları tazminatsız kovuldu: Listede bizim değil işletme müdürünün akrabalarının ismi vardı


    Boğaziçi Üniversitesi ‘kayyum yönetimi’ öğrencilere, akademisyenlere ve çalışanlara karşı baskısını sürdürmeye devam ediyor. Yönetim bu sefer de yıllardır üniversitede hizmet veren işçileri tazminatsız ve bildirimsiz işten çıkardı.

    Boğaziçi Üniversitesi Kennedy Lodge Yemekhanesi’nde 16 yıldır organizasyon şefi olan Seral Çakır, kendisinin ve arkadaşlarının bildirim yapılmadan tazminatsız işten çıkarıldığını söyledi. Çakır, işletme müdürü Mehmet Tunç’un Okul Öncesi Eğitim Birimi müdürünü zorla emekli ettiğini ve yerine birimle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmayan ‘yeğenini’ koyduğunu söyledi. Tunç’un yüksek maaşlarla işe alımlara devam ettiğini belirten Çakır, işletme yardımcısının doğum izni bahanesiyle çıkarılıp yerine Tunç’un ‘yakınının’ yardımcı olarak işe alındığını söyledi. Ancak işe alınan kişinin Excell ve logo bilgisi olmadığı için bu sefer de Tunç’un başka bir ‘yakını’ ön muhasebe elemanı olarak alındı.

    İşletme müdürü Mehmet Tunç, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Candan tarafından Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na getirilen Faruk Yakaryılmaz’ın Adıyamanlı hemşehrisi. Aynı zamanda Tunç, 2022’nin ekim ayında Üsküdar SGK Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü’nden Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü görevine atanmıştı.

    “BEN VE 3 ARAKADAŞIM TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILDIK”

    Boğaziçi Üniversitesi Sağlık Spor Kültür Daire Başkanlığı’na bağlı Sosyal Tesis İşletmesi’nin öğretim üyeleri genel merkezi Kennedy Lodge Yemekhanesi’nde organizasyon şefi görevini 16 yıldır yapan Seral Çakır, kendisinin ve 3 işçi arkadaşının daha iş akdinin tazminatsız ve bildirimsiz fesih edildiğini söyledi. Çakır, tutanak tutulmadığını ve savunmalarının dahi alınmadığını ifade etti:

    “Ben Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 Mayıs 2007’den beri Kennedy Lodge’da organizasyon şefiydim. Son 5 yıldır DİSK-İş Sendikası’nın DEV-Turizm İş’e başlı iş kolunda iş yeri sendika temsilcisi olarak da görevliyim. Ben ve 3 arkadaşım, Sosyal Tesisler İşletme Müdürü Mehmet Tunç tarafından 29 Mart 20203’te İş Kanunu’nun 25/2/h bendinden görevimizi ifa edemediğimiz ve verilen görevleri yerine getirmediğimiz gerekçesiyle tazminatsız işten çıkarıldık.”

    “GÜNLÜK 4 SAAT ULAŞIM SÜRESİ VE 37 KİLOMETRELİK YOLA RAĞMEN ÇALIŞMA SAATLERİMİZ DEĞİŞTİRİLMEK İSTENDİ”

    Çakır, 08.30-17.30 olan mesai saatlerinin 12.00-22.00 saatleri arasına çıkarılmak istendiğini ancak bu saatleri kendilerine maddi ve manevi sorunlar çıkarmasından dolayı kabul etmediklerini söyledi. Evlerinin uzak olması sebebiyle ulaşımda da zorluklar yaşayacaklarını söylemelerine rağmen üniversite yönetiminin kendilerini ‘yetersiz’ görmesinden dolayı işten çıkarıldığını söyleyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Evlerimizin çok uzak olması sebebiyle (37 km ve günlük 4 saat ulaşım süresi) 12.00-22.00 olarak değiştirilmek istenen çalışma saatleri bize uymuyordu. Bunlar dışında günlük işleyişte istenen düzen hiçbir iş yerine uygun değildi. Mehmet Tunç’un aynı gün iş başı yaptırılan akrabaları yetersizdi. Bizden sabah iş başı yapmamamız ve onların istedikleri saatte gelmemiz istendi.”

    “LİSTEDE BİZİM DEĞİL İŞLETME MÜDÜRÜ MEHMET TUNÇ’UN AYNI GÜN İŞE ALINAN AKRABALARININ İSMİ VARDI”

    28 Mart’ta her zamanki gibi kendi koşullarında iş başı yaptığını söyleyen Çakır, 19.30-22.00 iftar programı için de kendisi ve diğer arkadaşlarının hizmet vereceklerini ancak mesaiye kalacak kişilerin yazdığı listede isimlerini göremediklerini söyledi. Çakır, listede işletme müdürü Mehmet Tunç’un ‘aynı gün’ işe alınan 2 akrabasının isimlerini gördüğünü anlattı:

    “Sabah 8 buçukta çalışmaya başladık. Öğle yemeği hizmetimiz için hazırlıklarımızı tamamladık, daha sonra ise akşam programına hazırlanmaya başladık. Yemekler hazırlandı, masalar kuruldu, servisler açıldı. Ürün tedariklerimiz dahi bir gün önceden temin edilmişti. Mesai bitimine yarım saat kala İşletme müdür yardımcımıza fazla çalışmaya katılacakların listesi soruldu. O listede biz yoktuk. Mehmet Tunç’un aynı gün işe alınan 2 akrabası vardı.”

    İŞLETME MÜDÜRÜ MEHMET TUNÇ’UN ‘YAKINI’ OLDUĞU İÇİN GARSON OLARAK İŞE ALINAN GÜVENLİK GÖREVLİSİ

    İşletme müdürü Mehmet Tunç’un iki akrabasının 28 Mart’ta işe alındığını belirten Çakır, aşçı başı olarak göreve getirilen kişinin yemek yapmayı bilmediğini ve internetten bakarak yemek yapmaya çalıştığını söyledi:

    “28 Mart sabahı 2 arkadaş işe alındı. Bir aşçı ve bir garson işe başladı. Garson olarak alınan aynı gün Nevşehir’den geldi ve bize yaşadığı yerde güvenlik görevlisi olduğunu söyledi. Aşçı başı pozisyonuna alınan arkadaş yemek yapmayı bilmiyordu. İnternetten bakarak yemekleri yapmaya çalışıyordu.”

    “SERVİSLERİMİZE BİNDİRİLMEDİK VE KAMPÜSLERE ALINMADIK”

    Ertesi sabah yani 29 Mart’ta aynı şartlarda mesaiye başladıklarını söyleyen Çakır, mesai bitimine 15 dakika kala kendilerine sarı dosya içinde işten çıkarma fesih yazılarının verildiğini söyledi. Durumu kabul etmediklerini ve savunma talep ettiklerini belirten Çakır, cevap alamadıklarını ifade etti. Mesaileri bittiği için evlerine gidecek olan Çakır ve arkadaşları ise servislere alınmamaları bildirildiği için servislerine binemedi. Servis şoförüne telefon aracılığıyla servise alınmamalarının bildirildiği söylendi. Çakır, toplu taşıma kullanarak kampüse gittiklerini ve kampüs kapısının önünde bu sefer de kendilerini güvenlik güçlerinin beklediğini anlattı:

    “İsimlerimiz servis şoförlerine servise alınmamamız için verilmiş. Servislerimize binmek istedik fakat almadılar. Biz de toplu taşıma kullanarak kampüse ulaştık ve bizi kapıda güvenlikler karşıladı. Hatta servise binen bir arkadaşımız güvenlikler tarafından servisten anons edilerek indirildi ve Güney Kampüs’te bulunan iş yerimize ulaşamadık.”

    “RESMİ YAZI DAHA BİLGİ İŞLEM MERKEZİ’NE GİTMEDEN KARTLARIMIZ İPTAL EDİLDİ”

    Resmi yazının daha Boğaziçi Üniversitesi Bilgi İşlem Merkezi’ne ulaşmadan okul kartlarının iptal edildiğini belirten Çakır, kampüse girişlerinin güvenlikler tarafından engellendiğini söyledi:

    “Resmi yazı Bilgi İşlem Merkezi’ne ulaşmadan kartlarımız (Bucard) iptal edildi. Kampüse girişimiz yıllarca yüz yüze baktığımız özel güvenliklerce engellendi. İşletme muhataplarımıza erişimimiz sağlanamadığı için bizler noter aracılığıyla ihtar çektik. Resmi olarak iş akdimiz sonlanmamasına rağmen arkadaşlarımızla vedalaşamadık, özel eşyalarımızı dahi alamadık.”

    “KAYYUM YÖNETİM KENDİ DÜŞÜNCESİNE UYMAYAN EMEKÇİLERİ OKULDAN GÖNDERİYOR”

    Kayyum yönetimin kendi düşüncesine uymayan emekçileri okuldan göndermeye çalıştığını söyleyen Çakır, işe iade davası açtıklarını ve ilk arabulucu toplantısının yapıldığını belirtti. Boğaziçi Üniversitesi yönetimine isteklerini bildirdiklerini ve ikinci toplantının 24 Nisan’da gerçekleştirileceğini belirten Çakır, süreç boyunca kendilerine yapılan hukuksuzları şöyle sıraladı:

    “Bizlere son 4 aydır belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatmak istediler ve biz kabul etmedik.  İş verenin kurallara uymaması da ayrıca sendikalı işçilerin tasfiyesine atılan ayrı bir adımdır. Yeni işe alınan ve iş verenin yani Mehmet Tunç’un akrabaları olan kişilere ödenen aylık ücret bizim gibi 10 yılı aşkın süre çalışan kişilere verilen ücretten daha yüksek. Bu da mobbing ve yıldırma politikasıdır.”

    MEHMET TUNÇ’UN BASKILARI DEVAM EDİYOR: “İŞÇİLER BASKI VE KORKUYLA ÇALIŞIYOR, GÖREVLERİ DIŞINDA İŞLER YAPTIRILIYOR”

    Tüm bunlara ek olarak işletme müdürü Mehmet Tunç tarafından baskılar ve mobbinglerin devam ettiğini belirten Çakır, diğer birimler olan Kapalı Spor Tesisi Konaklama Birimi ve Okul Öncesi Eğitim Birimi’nde de özelleştirme adımlarının atılmaya başlandığını söyledi. Çakır, “İşçiler, sözleşmelerinin sonlandırılma baskısı ve korkusuyla çalışıyor. İşçi arkadaşlarımıza görevleri olmayan işler yaptırılıyor ve belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatılmaya zorlanıyor” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boğaziçi Üniversitesi’nin 16 yıllık tazminatsız işten çıkarılan çalışanı Seral Çakır: “Yönetim kendi düşüncesine uymayan kişileri okuldan gönderiyor”

    Boğaziçi Üniversitesi’nin 16 yıllık tazminatsız işten çıkarılan çalışanı Seral Çakır: “Yönetim kendi düşüncesine uymayan kişileri okuldan gönderiyor”


    Boğaziçi Üniversitesi ‘kayyum yönetimi’ öğrencilere, akademisyenlere ve çalışanlara karşı baskısını sürdürmeye devam ediyor. Yönetim bu sefer de yıllardır üniversitede hizmet veren işçileri tazminatsız ve bildirimsiz işten çıkardı.

    Boğaziçi Üniversitesi Kennedy Lodge Yemekhanesi’nde 16 yıldır organizasyon şefi olan Seral Çakır, kendisinin ve arkadaşlarının bildirim yapılmadan tazminatsız işten çıkarıldığını söyledi. Çakır, işletme müdürü Mehmet Tunç’un Okul Öncesi Eğitim Birimi müdürünü zorla emekli ettiğini ve yerine birimle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmayan ‘yeğenini’ koyduğunu söyledi. Tunç’un yüksek maaşlarla işe alımlara devam ettiğini belirten Çakır, işletme yardımcısının doğum izni bahanesiyle çıkarılıp yerine Tunç’un ‘yakınının’ yardımcı olarak işe alındığını söyledi. Ancak işe alınan kişinin Excell ve logo bilgisi olmadığı için bu sefer de Tunç’un başka bir ‘yakını’ ön muhasebe elemanı olarak alındı.

    İşletme müdürü Mehmet Tunç, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Candan tarafından Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na getirilen Faruk Yakaryılmaz’ın Adıyamanlı hemşehrisi. Aynı zamanda Tunç, 2022’nin ekim ayında Üsküdar SGK Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü’nden Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü görevine atanmıştı.

    “BEN VE 3 ARAKADAŞIM TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILDIK”

    Boğaziçi Üniversitesi Sağlık Spor Kültür Daire Başkanlığı’na bağlı Sosyal Tesis İşletmesi’nin öğretim üyeleri genel merkezi Kennedy Lodge Yemekhanesi’nde organizasyon şefi görevini 16 yıldır yapan Seral Çakır, kendisinin ve 3 işçi arkadaşının daha iş akdinin tazminatsız ve bildirimsiz fesih edildiğini söyledi. Çakır, tutanak tutulmadığını ve savunmalarının dahi alınmadığını ifade etti:

    “Ben Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 Mayıs 2007’den beri Kennedy Lodge’da organizasyon şefiydim. Son 5 yıldır DİSK-İş Sendikası’nın DEV-Turizm İş’e başlı iş kolunda iş yeri sendika temsilcisi olarak da görevliyim. Ben ve 3 arkadaşım, Sosyal Tesisler İşletme Müdürü Mehmet Tunç tarafından 29 Mart 20203’te İş Kanunu’nun 25/2/h bendinden görevimizi ifa edemediğimiz ve verilen görevleri yerine getirmediğimiz gerekçesiyle tazminatsız işten çıkarıldık.”

    “GÜNLÜK 4 SAAT ULAŞIM SÜRESİ VE 37 KİLOMETRELİK YOLA RAĞMEN ÇALIŞMA SAATLERİMİZ DEĞİŞTİRİLMEK İSTENDİ”

    Çakır, 08.30-17.30 olan mesai saatlerinin 12.00-22.00 saatleri arasına çıkarılmak istendiğini ancak bu saatleri kendilerine maddi ve manevi sorunlar çıkarmasından dolayı kabul etmediklerini söyledi. Evlerinin uzak olması sebebiyle ulaşımda da zorluklar yaşayacaklarını söylemelerine rağmen üniversite yönetiminin kendilerini ‘yetersiz’ görmesinden dolayı işten çıkarıldığını söyleyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Evlerimizin çok uzak olması sebebiyle (37 km ve günlük 4 saat ulaşım süresi) 12.00-22.00 olarak değiştirilmek istenen çalışma saatleri bize uymuyordu. Bunlar dışında günlük işleyişte istenen düzen hiçbir iş yerine uygun değildi. Mehmet Tunç’un aynı gün iş başı yaptırılan akrabaları yetersizdi. Bizden sabah iş başı yapmamamız ve onların istedikleri saatte gelmemiz istendi.”

    “LİSTEDE BİZİM DEĞİL İŞLETME MÜDÜRÜ MEHMET TUNÇ’UN AYNI GÜN İŞE ALINAN AKRABALARININ İSMİ VARDI”

    28 Mart’ta her zamanki gibi kendi koşullarında iş başı yaptığını söyleyen Çakır, 19.30-22.00 iftar programı için de kendisi ve diğer arkadaşlarının hizmet vereceklerini ancak mesaiye kalacak kişilerin yazdığı listede isimlerini göremediklerini söyledi. Çakır, listede işletme müdürü Mehmet Tunç’un ‘aynı gün’ işe alınan 2 akrabasının isimlerini gördüğünü anlattı:

    “Sabah 8 buçukta çalışmaya başladık. Öğle yemeği hizmetimiz için hazırlıklarımızı tamamladık, daha sonra ise akşam programına hazırlanmaya başladık. Yemekler hazırlandı, masalar kuruldu, servisler açıldı. Ürün tedariklerimiz dahi bir gün önceden temin edilmişti. Mesai bitimine yarım saat kala İşletme müdür yardımcımıza fazla çalışmaya katılacakların listesi soruldu. O listede biz yoktuk. Mehmet Tunç’un aynı gün işe alınan 2 akrabası vardı.”

    İŞLETME MÜDÜRÜ MEHMET TUNÇ’UN ‘YAKINI’ OLDUĞU İÇİN GARSON OLARAK İŞE ALINAN GÜVENLİK GÖREVLİSİ

    İşletme müdürü Mehmet Tunç’un iki akrabasının 28 Mart’ta işe alındığını belirten Çakır, aşçı başı olarak göreve getirilen kişinin yemek yapmayı bilmediğini ve internetten bakarak yemek yapmaya çalıştığını söyledi:

    “28 Mart sabahı 2 arkadaş işe alındı. Bir aşçı ve bir garson işe başladı. Garson olarak alınan aynı gün Nevşehir’den geldi ve bize yaşadığı yerde güvenlik görevlisi olduğunu söyledi. Aşçı başı pozisyonuna alınan arkadaş yemek yapmayı bilmiyordu. İnternetten bakarak yemekleri yapmaya çalışıyordu.”

    “SERVİSLERİMİZE BİNDİRİLMEDİK VE KAMPÜSLERE ALINMADIK”

    Ertesi sabah yani 29 Mart’ta aynı şartlarda mesaiye başladıklarını söyleyen Çakır, mesai bitimine 15 dakika kala kendilerine sarı dosya içinde işten çıkarma fesih yazılarının verildiğini söyledi. Durumu kabul etmediklerini ve savunma talep ettiklerini belirten Çakır, cevap alamadıklarını ifade etti. Mesaileri bittiği için evlerine gidecek olan Çakır ve arkadaşları ise servislere alınmamaları bildirildiği için servislerine binemedi. Servis şoförüne telefon aracılığıyla servise alınmamalarının bildirildiği söylendi. Çakır, toplu taşıma kullanarak kampüse gittiklerini ve kampüs kapısının önünde bu sefer de kendilerini güvenlik güçlerinin beklediğini anlattı:

    “İsimlerimiz servis şoförlerine servise alınmamamız için verilmiş. Servislerimize binmek istedik fakat almadılar. Biz de toplu taşıma kullanarak kampüse ulaştık ve bizi kapıda güvenlikler karşıladı. Hatta servise binen bir arkadaşımız güvenlikler tarafından servisten anons edilerek indirildi ve Güney Kampüs’te bulunan iş yerimize ulaşamadık.”

    “RESMİ YAZI DAHA BİLGİ İŞLEM MERKEZİ’NE GİTMEDEN KARTLARIMIZ İPTAL EDİLDİ”

    Resmi yazının daha Boğaziçi Üniversitesi Bilgi İşlem Merkezi’ne ulaşmadan okul kartlarının iptal edildiğini belirten Çakır, kampüse girişlerinin güvenlikler tarafından engellendiğini söyledi:

    “Resmi yazı Bilgi İşlem Merkezi’ne ulaşmadan kartlarımız (Bucard) iptal edildi. Kampüse girişimiz yıllarca yüz yüze baktığımız özel güvenliklerce engellendi. İşletme muhataplarımıza erişimimiz sağlanamadığı için bizler noter aracılığıyla ihtar çektik. Resmi olarak iş akdimiz sonlanmamasına rağmen arkadaşlarımızla vedalaşamadık, özel eşyalarımızı dahi alamadık.”

    “KAYYUM YÖNETİM KENDİ DÜŞÜNCESİNE UYMAYAN EMEKÇİLERİ OKULDAN GÖNDERİYOR”

    Kayyum yönetimin kendi düşüncesine uymayan emekçileri okuldan göndermeye çalıştığını söyleyen Çakır, işe iade davası açtıklarını ve ilk arabulucu toplantısının yapıldığını belirtti. Boğaziçi Üniversitesi yönetimine isteklerini bildirdiklerini ve ikinci toplantının 24 Nisan’da gerçekleştirileceğini belirten Çakır, süreç boyunca kendilerine yapılan hukuksuzları şöyle sıraladı:

    “Bizlere son 4 aydır belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatmak istediler ve biz kabul etmedik.  İş verenin kurallara uymaması da ayrıca sendikalı işçilerin tasfiyesine atılan ayrı bir adımdır. Yeni işe alınan ve iş verenin yani Mehmet Tunç’un akrabaları olan kişilere ödenen aylık ücret bizim gibi 10 yılı aşkın süre çalışan kişilere verilen ücretten daha yüksek. Bu da mobbing ve yıldırma politikasıdır.”

    MEHMET TUNÇ’UN BASKILARI DEVAM EDİYOR: “İŞÇİLER BASKI VE KORKUYLA ÇALIŞIYOR, GÖREVLERİ DIŞINDA İŞLER YAPTIRILIYOR”

    Tüm bunlara ek olarak işletme müdürü Mehmet Tunç tarafından baskılar ve mobbinglerin devam ettiğini belirten Çakır, diğer birimler olan Kapalı Spor Tesisi Konaklama Birimi ve Okul Öncesi Eğitim Birimi’nde de özelleştirme adımlarının atılmaya başlandığını söyledi. Çakır, “İşçiler, sözleşmelerinin sonlandırılma baskısı ve korkusuyla çalışıyor. İşçi arkadaşlarımıza görevleri olmayan işler yaptırılıyor ve belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatılmaya zorlanıyor” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boğaziçi Hayvan Barınma Merkezi’ne iş makineleriyle baskın: Gözaltılar var; onlarca köpeğe ne olacağı bilinmiyor

    Boğaziçi Hayvan Barınma Merkezi’ne iş makineleriyle baskın: Gözaltılar var; onlarca köpeğe ne olacağı bilinmiyor


    GERÇEK GÜNDEM /

    Boğaziçi Üniversitesi Hayvan Barınma Merkezi’ne ‘devlet’ kararı gerekçe gösterilerek Rumeli Hisarı Fethi Şehitlik Dergâhı’na yakın olduğu ve başka bir “alana” dönüştürüleceği gerekçesiyle üniversite yönetimi tarafından el konuldu. Boğaziçi Mezunları Derneği tarafından kurulan barınak, 22 yıldır kampüste yaşayan canların evi niteliğinde işlev görüyordu. 

    YENİ RANT ALANI

    Üniversiteye hazırlanan öğrencilere de hayvan sevgisini ve hayvanların bakımı hakkında bilgileri alayan Hayvan Barınma Merkezi’nin taşınması hakkında ilk kararda ‘cumhurbaşkanı kararı’ ifadesi yer almış; sonrasında ifade ‘devlet kararı’ olarak değiştirilmişti. Boğaziçi Üniversitesi’nin bulunduğu Sarıyer’in ekonomik değeri nedeniyle barınağın yeni bir rant alanı açılması için taşınmak istendiği iddia ediliyor.

    GÖNÜLLÜLER GÖZALTINA ALINDI

    Daha önce de alanda bulunan hayvanların güvenliği ve yaşam hakkı yok sayılarak tahliye edilmek istenen Hayvan Barınma Merkezi’ne bugün polis zoru kullanılarak iş makineleri ile baskın yapıldı. Sabah saatlerinde barınağa giden yolun şeritle kapatıldığı ortaya çıkarken barınakta bulunan gönüllüler polis şiddetiyle gözaltına alındı. 

    POLİSTEN GÖRÜNTÜ ALINMASINA ENGEL

    Şu anda 70 köpeğe yaşam alanı olan barınakta yıkım işlemi gerçekleştirilirken köpeklerin güvenliği için önlem alınmadı. Gidecek yeri bulunmayan hayvanların yaşam alanının yıkılmasını engellemek isteyen gönüllülerin görüntü alması da engellendi. 

    “GÖZALTINA ALINIYORUM”

    Gerçek Gündem’in ulaştığı Boğaziçi Hayvan Barınma Merkezi Gönüllü Koordinatörü Defne Arsoy; “Yanımda ekipler var konuşamıyorum” ifadelerini kullanırken “Gözaltına mı alınıyorsunuz?” sorusuna evet yanıtını verdi. 

    (Fotoğraf: Arşiv)

     
     
     
     
     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi için ‘Brütüs Naci’ diye seslendi: Zulüm yapanları asla affetmem

    Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi için ‘Brütüs Naci’ diye seslendi: Zulüm yapanları asla affetmem


    SERBEST GÖRÜŞ /

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önce Prof. Dr. Melih Bulu, ardından Prof. Dr. Naci İnci’yi ‘kayyum rektör’ olarak atadığı Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenler eylemlerini sürdürürken okula katkılarıyla anılan Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) de Rektörlüğün hedefi oldu. 

    Dün, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED), üniversitenin Güney Kampüsü’nde kullandıkları ve derneğin üyelerin bağışlarıyla kurulan sosyal tesislerden Sarıyer Kaymakamlığı kararıyla tahliye edildi. Tahliyenin hemen ardından İstanbul 9. İdare Mahkemesi, BÜMED’in yürütmeyi durdurma talebinde ara karar vererek “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. 

    Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan ve kamuoyunun hukuksuzluk olarak yorumladığı gelişmeleri değerlendirdi.

    Boğaziçi Üniversitesi’nin ‘kayyumluk’ döneminde dünya listesinde 200 sıra gerilediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, üniversitede daha önce akademisyenlik yapan İnci’ye uygulamaları nedeniyle ‘Brütüs Naci’ diye seslendi. Naci İnci’ye uyarıda bulunan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    NACİ KAYYUM DÜZENİNE SON VERDİĞİMİZ ZAMAN GÖRECEKTİR NEYİN NE OLDUĞUNU 

    “Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum atandı. Sonra ayrıldı. Sonra kendi içlerinden bir kayyum çıkardılar. Brütüs Naci’yi getirdiler! Boğaziçi Üniversitesi sıradan bir üniversite değildir. Dünyanın en önemli ve saygın üniversitelerinden birisidir. Dünyanın saygı duyduğu bilim insanlarını attılar, hocaları kovdular, öğrencileri dövdürdüler, bazılarını hapse attırdılar. Okul dünya üniversiteler listesinde 200 sıra geriye düştü.

    Brütüs Naci durmadı. Okul mezunlarının kendi paralarıyla yaptıkları bir bina var. O binaya da el koydu. Zorbalık yaptı. Buradan Naci’ye sesleniyorum; zulümden, adaletsizlikten, baskıdan hoşlanmam. Bunu yapanları da asla affetmem. Naci, kayyum düzenine son verdiğimiz zaman görecektir neyin ne olduğunu. Görecektir ‘geliyor gelmekte olan’ın ne anlama geldiğini.”

    BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE NE OLMUŞTU?

    Rektörlük 7 Ocak 2023 tarihli e-postasında ‘Üniversitemizin Eğitim ve Yaşam Alanları Gelişmeye Devam Ediyor’ başlığıyla BÜMED sosyal tesislerinin kira sözleşmesini yenilemeyeceğini duyurmuş, ardından dernek yönetimi hukuki sürece başvurmuştu. Ancak Sarıyer Kaymakamlığı, tesislerin 30 Ocak 2023 saat 08.30’a kadar boş olarak teslim edilmesini, karara uyulmaması durumunda tahliyenin cebren yapılacağını bildirmişti. 

    Tesislerin tahliyesine bugün, güvenlik güçlerinin de ‘eşlik etmesiyle’ başlandı. Derneğin yönetim kurulu ise içeri alınmadı. Yönetim kurulu üyeleri duruma tepki göstererek “Evin sahibi evde olmadan evi tahliye edemezsiniz” diyerek kararın uygulanmasının yanlış olduğunu ifade etti. 

    Sarıyer Kaymakamlığı’na karşı açılan davada, İstanbul 9. İdare Mahkemesi dava konusu işlem için teminat aranmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

    Kararda dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekildi.

     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kayyum yönetimin hedefindeki BÜMED’den mezunlara çağrı: 15 Ocak’ta buluşalım

    Kayyum yönetimin hedefindeki BÜMED’den mezunlara çağrı: 15 Ocak’ta buluşalım


    GERÇEK GÜNDEM – Boğaziçi Üniversitesi ‘kayyum’ yönetimi, 7 Ocak’ta tüm Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerine gönderdiği bir e-postada, mezunların katkı ve bağışlarıyla inşa edilmiş Mezunlar Derneği’nin (BÜMED) kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini söyleyerek, BÜMED’in 30 yıldır kullandığı binayı geri alacaklarını duyurdu. Bu karar, 4 binin üzerinde mezunun 2,5 milyon dolarlık bağışı ile inşa edilen, 30 yılı aşkın süredir üniversitenin akademisyenler, öğrenciler ve tüm bileşenlerinin hizmetine açık bir şekilde faaliyetlerini sürdüren Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği sosyal tesislerinin varlığının sona ermesi anlamına geliyor.

    “BU TAVIR KABUL EDİLEMEZ”

    Boğaziçi Üniversitesi’nin aldığı kararı her mezun gibi e-postalarına düşen bilgilendirme mesajından öğrenen Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu, 8 Ocak 2023 Pazar günü olağanüstü toplandı. Yaklaşık yedi saat süren toplantı sonrası yazılı bir açıklama yayınlayan BÜMED Yönetim Kurulu, üniversite yönetiminin bu tavrının kabul edilemez olduğunu dile getirdi:

    “Herhangi bir gerekçe gösterilmeden alınan bu kararla, kurulduğu 1985 yılından bugüne, Boğaziçi Üniversitesi’ne 40 milyon doların üzerinde bağış yapan, sayısız öğrenciye burs imkânı sağlayan, mezunlara iş imkânı sunan, akademisyenlerin araştırma giderlerinden konut ihtiyaçlarına kadar birçok soruna çözüm üreten, mezunları bir araya getirerek profesyonel ve sosyal bağların gelişmesine katkı sunan BÜMED’in okul kampüsündeki varlığına son verilmiş olacak. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nün aldığı karar ‘üniversitemizin eğitim ve yaşam alanları gelişmeye devam ediyor’ başlığıyla duyuruldu. Bu büsbütün yanıltıcı bir açıklamadır.”

    “15 OCAK’TA BÜMED’DE BULUŞALIM”

    20 bin üyesi bulunan BÜMED, tüm mezunlara 15 Ocak’ta eylem çağrısında bulundu. Alınan kararı bir saldırı olarak gördüklerini söyleyen BÜMED, her koşulda Boğaziçi Üniversitesi değerlerini ve ilkelerini savunmaya devam edeceklerini ifade etti:

    “BÜMED tesisi; öğrenci, akademisyen ve mezunların eğitim ve yaşam alanı olarak halihazırda faaliyet gösteren ve tüm camianın birlikte var olduğu bir alandır. BÜMED tesisi mezunların akademisyenler, öğrenciler ve üniversite çalışanlarıyla bir arada bulunmasını sağlıyor, olası sorunlara birlikte çözüm üretme iradesini her daim canlı tutuyor. Boğaziçi Üniversitesi mezunları olarak öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari kadronun yanında olmaya devam edeceğiz. Bu girişime yönelik olarak tüm mezunlarımızın katılımına açık bir dilekçe ve imza kampanyası başlattık. Ayrıca tüm mezunlarımızı 15 Ocak’ta BÜMED tesisinde bir araya gelmeye ve Boğaziçi ilkelerine hep birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boğaziçi’nde kriz: Acil toplantı kararı alındı

    Boğaziçi’nde kriz: Acil toplantı kararı alındı


    GERÇEK GÜNDEM – Boğaziçi Üniversitesi mezunlara bir yazı gönderdi. Yazıda, yaklaşık 30 yıldır Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin (BÜMED) kullandığı alanın geri alacağının duyurusu yapıldı.

    Üniversite yönetiminin mesajı üzerine, mezunlar harekete geçti ve karara karşı acil toplantı kararı aldı.

    Rektörlüğün tutumundan bugüne kadar hiçbir zaman uzatılmasında hiçbir sorun yaşanmayan kira sözleşmesinde bu kez sıkıntı yaşanacağını öngören BÜMED, Ocak ayı başında üç aylık kirasını rektörlüğün hesabına yatırdı. Rektörlüğün tahliye konusunda BÜMED’e resmi bir yazı göndermediği belirtiliyor.

    BÜMED Yönetim Kurulu’nun acil toplantı kararı almasına yol açan yazı şöyle:

    “Üniversitemizin eğitim, araştırma ve yaşam imkanlarını geliştirmek amacıyla bir yandan bünyemize yeni kampüs alanları katarken, bir yandan da mevcut kampüs alanlarımızın daha verimli kullanılması için adımlar atmaya devam ediyoruz.

    Bu bağlamda uzun zamandır bir mezun derneğimizin iştiraki olan özel bir işletme tarafından kiralık olarak kullanılan ve içerisinde toplantı salonları, tenis kortu, havuz ve sosyal alanlar barındıran Güney Kampüsteki 8,080 m2’lik alanın Üniversitemiz ihtiyaçları doğrultusunda akademisyen ve öğrencilerimizin kullanımına açılmasına Rektörlüğümüzce karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda sözleşmesi 07.01.2023 tarihinde biten kiracı işletmenin alanı tahliyesinin ardından, mekanların kullanımı yeniden düzenlenecektir.

    Bu sayede fiziksel alan sıkıntısı yaşayan Üniversitemiz, derslik ve toplantı salonları, spor alanları ve sosyal tesisleri içeren 8,080 m2 açık ve 3,000 m2 kapalı alan kazanacaktır.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***