Etiket: Belarus

  • THY’nin kararı sonrası AB’den açıklama: Göçmen krizinde ilerleme kaydediyoruz

    THY’nin kararı sonrası AB’den açıklama: Göçmen krizinde ilerleme kaydediyoruz


    Türkiye’nin üç Ortadoğu ülkesinden Belarus’a uçan yolcuları engelleyeceğini açıklamasının ardından Avrupa Birliği, Polonya sınırındaki göçmen krizinin çözümü ile ilgili ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

    Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas Lübnan ziyareti sırasında tüm cephelerde mesafe alındığını belirtti.

    Avrupa Komisyonu sözcüsü Dana Spinant da irtibata geçilen tüm havayollarının insan kaçakçılığının her çeşidini kınadığını ve bu mücadeleye tam destek vereceklerini belirttiklerini açıkladı.

    Bu girişimlerin meyvesini vermeye başladığını da belirten Spinant, Irak Havayolları’nın Minsk uçuşlarını durdurduğunu ve Türk Havayolları’nın da Minsk’e tek yön bilet satışını askıya aldığını vurguladı. Spinant ayrıca Türk yetkililerin Belarus’un resmi havayolu şirketi Belavia’nın THY ağını kullanarak İstanbul aktarmalı olarak gerçekleştirdiği uçuşları da göçmenleri taşımak için kullanmasını engelleyeceğinin altını çizdi.

    Yüzlerce göçmen dondurucu soğuklarda Belarus ve Polonya arasındaki sınırda sıkışıp kalmış durumda. Polonya göçmenlerin ülkeye girişine izin vermezken batılı ülkeler Belarus Devlet Başkanı Aleksandır Lukaşenko’yu yaptırımlara misilleme olarak Avrupa’ya kaçak yollardan geçmek isteyenleri ülkeye getirerek sınıra taşımakla suçluyor.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yapılan acil durum toplantısı sonrası ABD ve Avrupalı üyeler Minsk yönetimini siyasi çıkarları için insanların hayatını tehlikeye atmakla ve dikkatleri ülkedeki insan haklari ihlallerinin üzerinden dağıtmak istemekle suçladı.

    Belarus ve Rusya ise AB’yi ‘batılı ülkelerin Ortadoğu’daki maceraları’ nedeniyle yeni bir hayat arayan göçmenlerin geçişini bloke ederek uluslararası standartları yerine getirmemekle itham ediyor.

    Minsk yönetimine destek göstergesi olarak da Rusya stratejik bombardıman uçaklarını göndermenin yanı sıra Polonya sınırında ortak askeri tatbikat düzenlediğini açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lukaşenko: Göçmen krizini aşmak için Rus nükleer bombardıman uçaklarına ihtiyacımız var

    Lukaşenko: Göçmen krizini aşmak için Rus nükleer bombardıman uçaklarına ihtiyacımız var


    Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkesinin Polonya ile yaşadığı göçmen krizinde kendisine yardımcı olması için nükleer kapasiteye sahip Rus bombardıman uçaklarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Bu açıklama, iki adet Rus “Tu-160” model savaş uçağının Belarus hava sahasında iki gündür sürdürdüğü eğitim uçuşlarında bombalama tatbikatı yapmasının hemen ardından geldi. Bu tatbikat Avrupa ile yaşanan sınır krizinde Moskova’nın verdiği “Minsk’in yanındayım” mesajı olarak değerlendiriliyor.

    Bu arada Batı ülkelerine karşı eleştirilerini artıran Lukaşenko, yaptığı ayrı bir açıklamada ise Avrupa Birliği’ni gaz sevkiyatını kesmekle tehdit etti.

    Polonya ile yaşanan kriz ve hava sahasında uçan Rus uçaklarıyla ilgili konuşan Lukaşenko “Bizim sürekli sınırdaki durumu izlememiz gerekiyor. Onlar istediği gibi gürültü çıkarıp, bağırsınlar. Evet, bunlar nükleer silah taşıyabilen bombardıman uçakları. Ama bizim başka seçeneğimiz yok. Sınırların (Polonya) ötesinde orada ne yaptıklarını görmeliyiz.” dedi.

    Polonya ile askeri bir çatışma çıkar mı?

    Lukaşenko, daha önce yaptığı bir açıklamada ise ülkesinin arzu etmemesine rağmen Polonya ile yaşanan sınır krizi yüzünden askeri çatışma çıkma ihtimalinin mevcut olduğu görüşünü dile getirmişti.

    Belarus Savunma Bakanlığı da yaptığı bir yazılı açıklamada, ortak sınırda Polonya birliklerinin askeri yığınağı artırdığını belirterek, buna karşılık kendi askeri birliklerinin tek başına veya stratejik müttefik Rusya ile birlikte “gerekli önlemleri almak zorunda” kaldığını bildirdi.

    Açıklamada, “Biz kılıçlarımızı komşularımız gibi sallamayacağız. Bu tür saldırılara yanıt vermek için oluşturulan sistem, ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını korumak için her şeyi yapmamızı sağlıyor.” ifadesi kullanıldı.

    Sınırda Polonya’nın tanklar, hava savunma füze sistemleri, ağır silahları ve 15 bin askeri toplamasının göçmenlere karşı tepki olarak adlandırmanın mümkün olmayacağına işaret edilen açıklamada, bunların daha ziyade saldırı gruplarına benzediği savunuldu.

    Lukaşenko’dan AB’ye gazı keseriz tehdidi

    Bu arada Lukaşenko, yaptığı ayrı bir açıklamada Batı’nın Belarus’a yaptırım uygulamadan önce, Belarus üzerinden Avrupa’ya giden doğal gaz sevkiyatını “düşünmesi” gerektiğini belirterek, “Avrupa’yı ısıtıyoruz, hala sınırı kapatacakları konusunda bizi tehdit ediyorlar. Peki ya doğal gazı kesersek ne olur?” dedi.

    Lukaşenko, başkent Minsk’te gerçekleştirdiği kabine toplantısında, Belarus’un Polonya sınırında yaşanan göçmen krizine dair değerlendirmelerde bulundu.

    Polonya sınırındaki göçmenlere Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’tan silah sevkiyatına yönelik teşebbüslerde bulunulduğunu anlatan Lukaşenko, “Silahlar ne işe yarayacak? Bir provokasyon yaratmaya çalışıyorlar. Askerlerimizi, ordularımızı karşı karşıya getirmek istiyorlar. Bu nedenle sınırımız etrafında kontrolü sağlayarak göçmenlere silah temin edilmesini önlemeliyiz.” diye konuştu.

    NATO ve Polonya ordularının Belarus sınırındaki faaliyetlerinin de dikkatlice takip edilmesi gerektiğine işaret eden Lukaşenko, “15 bin asker, tank, zırhlı araç, helikopterler ve uçakları kimseyi uyarmadan küstahça sınırımıza kadar çektiler. Bunları görüp bir karşı plan hazırlığı yapmalıyız.” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasında, Avrupa Birliği’nin Belarus’a yönelik yaptırım hazırlığına da değinen Lukaşenko, şunları kaydetti: “Eğer biz de Belarus üzerinden (nakliye yolları) geçişleri kapatırsak ne olur? Ukrayna üzerinden geçilemez çünkü Rusya sınırı kapalı. Baltık ülkeleri üzerinden geçen yollar da yok. Yamal-Avrupa doğal gaz boru hattı da Belarus üzerinden geçiyor ve bu rota üzerinden Batı’ya giden Rus gazı hacmi önemli oranda artmış durumda. Avrupa’yı ısıtıyoruz, hala sınırı kapatacakları konusunda bizi tehdit ediyorlar. Peki ya doğal gazı kesersek ne olur?”

    Lukaşenko, Belarus makamlarının başta kadın ve çocuklar olmak üzere sınırdaki göçmenlere yardım etmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.

    Belarus-AB arasındaki kriz nasıl başladı?

    Belarus-Polonya sınırında Avrupa’ya göçme arayışındaki kişilerin durumu, Belarus ile AB arasında son yıllardaki gerginliği had safhaya çıkardı.

    AB ve Belarus arasındaki ilişkiler özellikle k 9 Ağustos 2020’de Belarus’taki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde muhaliflere yönelik baskı politikaları sonucu özellikle kötüleşme eğilimine girdi.

    AB, ABD, İngiltere ve bazı Batı ülkeleri seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla Lukaşenko’nun kazandığı seçim sonuçlarını tanımadığını açıkladı. AB, seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesi dışında Belarus’ta muhalefete baskı yapıldığını da belirterek bu ülkeye yaptırımlar uygulamaya başladı.

    Cumhurbaşkanı Lukaşenko’nun da dahil olduğu bazı devlet yetkililerine seyahat kısıtlaması ve varlıkların dondurulması gibi uygulamalar getirilirken, devlet şirketlerine yönelik yaptırımlara gidildi.

    AB ülkeleri ayrıca 23 Mayıs’ta Atina-Vilnius seferini yapan Ryanair yolcu uçağının bomba ihbarı üzerine Belarus’un başkenti Minsk’e indirilmesi ve uçaktaki Belarus vatandaşı muhalif Roman Protaseviç’in gözaltına alınması nedeniyle Belarus hava yolu şirketlerine AB hava sahasını kapattı.

    Belarus AB ile Geri Kabul Anlaşması’nı askıya aldı

    Bu arada Belarus da AB ile Geri Kabul Anlaşması’nı askıya aldı. Lukaşenko 6 Temmuz’da yaptığı konuşmada, Rusya ve Belarus’a yönelik Batı’nın tutumlarından sonra artık savaştan kaçan insanları kendilerinin alamayacağını ifade etti.

    Avrupa’ya gitmek üzere Belarus’a gelen mültecileri ülkede tutmayacaklarını söyleyen Lukaşenko, “Polonya, Litvanya, Letonya, Ukrayna ile sınırlarımızı kapatacağımızı ve Afganistan, İran, Irak, Libya, Suriye, Tunus’tan gelen mülteciler için ‘yerleşim yeri’ hale geleceğimizi düşünenler yanılıyorlar. Biz, hiç kimseyi tutmayacağız. Onlar bize gelmiyorlar, aydınlanmış, sıcak, rahat Avrupa’ya gidiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

    AB sınırdaki göç kriziyle ilgili ne diyor?

    Son aylarda AB, Belarus yönetimini Irak gibi ülkelerden göçmenleri getirerek AB ülkeleri Polonya, Litvanya ve Letonya sınırlarına göndermek, “düzensiz göçü araç olarak kullanmak ve Birlik’i bu yolla istikrarsızlaştırmaya çalışmakla” suçluyor.

    Batı’nın bu baskıları karşısında ekonomik olarak dar boğazdan çıkmak için Belarus, rotasını Rusya’ya çevirdi. Belarus, Rusya ile “Birlik Devleti” sürecini hızlandırdı. İki devlet arasında sınırları kaldıran, ekonomik ve sosyal entegrasyonu sağlayan “Rusya-Belarus Birlik Devleti” yapısına yönelik anlaşma 1997’de imzalanmış, 2000 yılında yürürlüğe girmişti.

    Her iki liderin bu anlaşmaları imzalamasından kısa bir süre sonra 8 Kasım’da sayıları 2 binin üzerinde, Avrupa’ya göçme arayışıyla Belarus’tan Polonya’ya geçmeye çalışan gruplar sınıra dayandı.

    Polonyalı yetkililer, göçmenlerin ülkeye geçişine izin vermeyeceklerini, giriş yapabilenleri de Belarus’a geri göndereceklerini duyurdu. Belarus-Polonya sınırında Avrupa’ya göç arayışında olan çok sayıda kişinin mevcudiyeti, iki ülke arasında tansiyonu yükseltti.

    Belarus, Polonya’yı Avrupa’ya göçme arayışındaki kişilere insani muamele göstermemekle, Polonya yönetimi ise Belarus’u bu kişileri siyasi araç olarak kullanmakla suçladı. AB de sınırdaki bu durumdan dolayı Belarus yönetimini “göçmenleri kullanmak ve AB sınırlarına gitmeye teşvik etmekle” itham etti.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Polonya ile Belarus sınırındaki krizin ardından AB üyesi ülkelerden Belaruslu yetkililere yönelik genişletilmiş yaptırım rejimini onaylaması çağrısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya sınırına giden göçmenlerin azaltılması için Türkiye ile AB arasında anlaşma

    Polonya sınırına giden göçmenlerin azaltılması için Türkiye ile AB arasında anlaşma


    Polonya ile Belarus sınırında yaşanan göçmen krizi devam ederken, Türkiye ile Avrupa Birliği’nin bir dizi önlem üzerinde anlaştığı öne sürüldü. Buna göre Türkiye, Belarus’a giden göçmen sayısının azaltılması için daha sıkı kontrol mekanizması kuracak.

    Avrupa Birliği ve Türkiye arasında varılan anlaşmaya göre, Polonya sınırında yığılan ve AB ülkelerine gitmek isteyen göçmen baskısının azaltılması için Türkiye, Belarus uçuşlarında tek yön bilet satışına son verecek. Böylece Türkiye’den Minsk’e gitmek isteyenler çift yön bilet almak zorunda kalacak.

    Ayrıca Türk Havayolları da İstanbul’dan Minske yapacağı uçuşlarda Irak, Suriye ve Yemen gibi göçmen kaynağı ülke vatandaşlarına bilet satışlarına kısıtlama getirecek. Bloomberg’de yer alan haberde ayrıca Türk Havayolları’nın Orta Doğu ağlarının da Belarus Ulusal Havayolu Belavia tarafından kendi vatandaşları için kullanmasının da önüne geçeceği belirtildi.

    Avrupa Birliği, Polonya sınırında yaşanan göçmen krizinin daha ileri boyuta taşınmaması için özellikle Irak’tan Belarus’a yapılan uçuşlara yönelik önlem almaya çalıştı. Türkiye ile yapılan son anlaşma ile de göçmenlerin Belarus’a gitmelerinin önüne geçilmeye çalışılıyor.

    Ancak Türkiye tarafı, AB yetkililerine bu sorunla mücadele etmenin zor olduğunu vurguladı. Türk yetkililer, çoğu göçmenin uçuş ve kimlik belgelerinin tam olduğunu bu nedenle bu insanları durdurmanın güç olduğunu kaydetti.

    Havayolu şirketlerine yaptırım

    Avrupa Birliği, dün de Polonya sınırından geçmeye çalışan göçmenleri Belarus’a getiren havayolu şirketlerini kara listeye almaya ve Minsk yönetimine karşı alınacak yaptırımları Amerika Birleşik Devletleri ile koordine etmeye hazırlandığını açıkladı.

    Günlük basın toplantısında konuşan AB Komisyonu basın sözcüsü “Belarus rejimine karşı alınacak önlemlerin yaptırımlar olacağı açık ve komisyon başkanı halihazırdaki yaptırımların genişletileceğini söyledi” ifadelerini kullandı.

    Polona ile Belarus sınırındaki krizin arkasında yatan neden ne?

    Belarus’ta 2020’de yapılan seçimi Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko açık farkla kazandı. Ancak hile iddialarıyla sokağa çıkan muhaliflere sert müdahale yapıldı.

    Binlerce kişinin tutuklanmasının ardından AB tarafı Belarus’u hedef alan bir dizi sert yaptırım uygulamaya başladı. İki taraf arasında gerilim artarken Rusya’nın desteğini alan Belarus’un Polonya sınırına göçmen akını başladı.

    Minsk yönetimi yaptırımlara tepkisini “göçmen akışını kontrol altına almak için gereken fonlardan ülkenin yoksun bırakıldığını” savunarak ve yasa dışı göçü durdurmak için yapılan anlaşmaya artık uymayacağını açıklayarak gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus’a 2 savaş uçağı gönderen Rusya göçmen krizinde AB’yi suçladı

    Belarus’a 2 savaş uçağı gönderen Rusya göçmen krizinde AB’yi suçladı


    Belarus-Polonya sınırında yaşanan göçmen krizine karşı Avrupa Birliği (AB) Belarus’a yeni yaptırımlara hazırlanırken, Rusya da AB’yi Belarus sınırlarını kapatarak ülkeyi boğmaya çalışmakla suçladı.

    Verdiği desteği vurgulamak üzere iki savaş uçağını Belarus semalarında devriye uçuşuna gönderen Rusya, AB tarafını Minsk yönetimiyle doğrudan temasa geçmeye çağırdı.

    Rusya devlet haber ajansı RIA, savunma bakanlığının Belarus’un hava savunma sistemlerinin testine yardımcı olmak amacıyla iki adet TU-22M3 tipi savai uçağının gönderildiğine dair açıklama yaptığını duyurdu.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Belaruslu mevkidaşı Vladimir Makei ile düzenlediği ortak basın toplantısında Avrupa’nın “kendilerini oldukça tehlikeli bir girdapın içinde bulmamaları için sorumlu davranacağını” umduğunu belirtti.

    Makei de Rusya ve Belarus’un “ülkelerimizde karşı dostça olmayan faaliyetler karşısında ortak sorumluluk çerçevesinde” birbirini destekleyeceklerini vurguladı.

    Putin, Merkel ile görüştü

    Bölgede tırmanan gerilim ve artan insani kriz nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Almanya Başbakanı Angela Merkel telefon görüşmesi yaptı.

    Alman hükümet sözcüsü Merkel’in görüşmede Putin’den sınırdaki duruma ilişkin Belarus üzerinde baskı kurmaya çağırdığı belirtildi. Krelim’den görüşmeyle ilgil yapılan açıklamada ise Putin’in AB’nin krizi Minsk’le doğrudan tartışması gerektiğini kaydettiği iletildi.

    Görüşmeyle ilgili bilgi veren Kremlin sözcüsü Dimitry Peskov “Avrupalı değerlerini gösterme konusunda gönülsüz davranan Avrupalıların yanı başında bir insani felaketin belirmeye başladığı çok açık” ifadelerini kullandı. Peskov ayrıca Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki’nin “olayların Moskova’nın tezgahı” olduğuna dair açıklamalarının “kesinlikle sorumsuz ve kabul edilemez” olarak niteledi.

    Rusya geçen yılki tartışmalı seçimlerin ardından kitlesel protesto gösterilerine rağmen Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko’yu finansal ve diğer açılardan destek vermişti.

    AB Belarus’a karşı yeni yaptırımlara hazırlanıyor

    Ab’nin 27 üüye ülkesinin büyükelçileri buhgün bir toplantıda biraraya gelerek AB’nin doğu sınırında büüyüen göçmen krizini görüşecek. Lukaşenko’nun göçmenleri AB sınırına varmaları için uçakla Belarus’a taşımasının bir tür “hibrit savaş hali” anlamına geldiği ve bunun yeni yaptırımlar için yasal zemin teşkil ettiği belirtiliyor.

    Konuyla ilglil bir sosyal medya mesajı paylaşan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass “Bay Lukaşenko kendi çıkar oyunları için iltica arayışındakileri rehin yaparak vicdansızca sömürmektedir” ifadelerini kullandı. Mass dondurucu soğuklarda çok az gıda ve barınma imkanları ile sınırda sıkışan insanların görüntülerini “korkunç” olarak tanımladı, ancak AB’ye şantaj yapılamayacağının altını çizdi.

    AB Belarus’u, insan hakları ihlalleri nedeniyle uyguladığı yaptırımların intikamını almak adına Ortadoğu, Afganistan ve Afrika’dan gelen göçmenleri yasadışı şekilde sınırı geçmeye teşvik etmekle suçluyor. Göçmenleri bir silah olarak kullandığı suçlamasını reddeden Lukaşenko ise Rusya’nın desteğini kazanmış görünüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus yönetimi muhalif haber kanalını izleyenleri cezaevine gönderecek

    Belarus yönetimi muhalif haber kanalını izleyenleri cezaevine gönderecek


    Belarus yönetimi, merkezi Polonya’da bulunan muhaliflerin televizyon haber kanalı Belsat’ı “aşırı uç örgüt” olarak ilan etti. Belarus yönetiminin son açıklaması, bu ülke yasalarına göre kanalda çalışanların ve yine bu kanalı izleyenlerin 7 yıl hapis cezasıyla yargılanacakları anlamına geliyor.

    Merkezi Varşova’da bulunan ve uydu üzerinden yayın yapan Belsat, Belarus’ta devlet yayınlarına alternatif olarak muhalefetin görüşlerini yansıtıyor. Belsat için çalışan iki Belaruslu gazeteci şubat ayındaki gösterileri filme aldıkları gerekçesiyle tutuklanıp, cezaevine gönderilmişti.

    Belarus’ta yasak ilan edilen televizyon kanalının haberlerine izleyiciler uydu ve internet üzerinden ulaşabiliyor. Belarus İçişleri Bakanlığı haber kanalının “aşırı uç örgüt” ilan edilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, internet ve uydu üzerinden izlenmesine de yasak getirildiğini duyurdu.

    Belsat yönetimi ise yasaklama kararının saçma ve anlamsız ve boşuna bir uygulama olduğunu bildirdi.

    Belarus’ta sürgündeki muhalif lider Sviatlana Tsikhanouskaya’nın danışmanı Franak Viacorka, “dünyada ilk kez bir rejim televizyon kanalının tamamını etiketledi.” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Belarus’ta 800’den fazla siyasi mahkumun olduğu tahmin ediliyor.

    Polonya ve Belarus arasında yeni gerginlik

    Bu arada Polonya Dışişleri Bakanlığı, sınır ihlalleri şikayetiyle ilgili olarak Belarus Maslahatgüzarı Alexander Chesnovsky’nin bakanlığa çağrılarak Varşova’nın rahatsızlığının dile getirildiğini duyurdu.

    Kaçak göçmenlerin Avrupa Birliği ülkelerine girişini teşvik ettiği ve bunun için Polonya sınırının kullanıldığı şikayetinde bulunan Varşova ve Minsk arasında ilişkiler son açıklamaların ardından yeniden gerginleşti.

    Polonya, Belarus’tan gelen üniformalı üç silahlı kişinin ortak sınırdan içeri 300 metre geçerek ihlalde bulunduğunu ve Polonyalı güvenlik görevlileriyle karşılaşan bu kişilerin daha sonra kendi topraklarına geri döndüklerini bildirdi.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lukasz Jasina, bakanlığa davet edilen Belaruslu diplomattan bu ihlalle ilgili açıklama istendiğini ve bu tür bir ihlale karşı Varşova’nın bir daha tolerans göstermeyeceği uyarısı yapıldığını aktardı.

    AB ve Belarus arasında göçmen krizi

    Son aylarda turist vizesiyle Belarus’a gelen çok sayıda Suriye, Irak, Afganistan ve Afrika ülkelerinden gelen kişinin daha sonra Polonya ile birlikte Litvanya ve Letonya’ya yasa dışı yollarla geçmesi AB’nin sert tepkisine yol açmıştı.

    Brüksel’de geçen ay sonu düzenlenen AB zirvesinde, Belarus’taki Aleksandr Lukaşenko, “göçmenleri siyasi araç olarak kullandığı” gerekçesiyle eleştirilerek, bu ülkeye yönelik yeni yaptırımlar masaya yatırılmıştı.

    AB, düzensiz göçmenlere yönelik yasa dışı bir şekilde “geri itme” uyguladığı gerekçesiyle son dönemde Polonya’ya sert eleştirilerde bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tatlıses’e servet: 5 konser için 3 milyon dolar

    Tatlıses’e servet: 5 konser için 3 milyon dolar


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Uluslararası Af Örgütü: Polonya, sığınmacıları yasa dışı bir şekilde Belarus’a geri itti

    Uluslararası Af Örgütü: Polonya, sığınmacıları yasa dışı bir şekilde Belarus’a geri itti


    Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Polonya’yı sığınmacıları yasa dışı bir şekilde Belarus’a geri göndermekle suçladı.

    Amnesty’ye göre, Polonyalı yetkililer ağustos ayı sonlarında aralarında 15 yaşında bir kız çocuğunun da bulunduğu 32 Afgan sığınmacıdan oluşan bir grubu zorla geri itti.

    Sığınmacı grubun ülkeye 8 Ağustos’ta girdiği bilgisi paylaşıldı.

    Örgütten yapılan açıklamada, uydu görüntülerinin ve fotoğrafların, grubun 18 Ağustos’ta sınırın Polonya tarafında olduğunu gösterdiği ancak ‘bir gecede Belarus tarafına itildikleri’ kaydedildi.

    Açıklamada, “Uluslararası Af Örgütü, bu durum Polonya silahlı sınır muhafızlarının sığınmacıların kaldığı geçici mülteci kampını kuşatırken meydana geldiği için, bu adımın yasa dışı bir geri itmenin kanıtı olabileceğine inanıyor” ifadelerine yer verildi.

    Ayrıca açıklamada, 20 Ağustos’ta 32 Afganistan vatandaşının avukatları aracılığıyla sığınma talebinde bulunduğu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de 5 gün sonra Polonya’ya sığınmacılara yiyecek, su, giyecek, yeterli tıbbi bakım ve mümkünse barınma dahil olmak üzere yardım sağlaması talimatını verdiği belirtildi.

    Ancak buna rağmen Varşova’nın bir aydan fazla bir süre sonra mahkemenin emrettiği geçici önlemleri uygulamadığına yer verildi.

    Grup sınırda mahsur kaldı.

    Uluslararası Af Örgütü Avrupa Kurumları Direktörü Eve Geddie, “Polonya bu insan grubunu haftalardır içler acısı koşullarda sınırda tutuyor. Analizimiz, yerlerinin 18 Ağustos’ta bir gecede Polonya’dan Belarus’a değiştirildiğini ve bu nedenle muhtemelen yasa dışı geri itmenin kurbanı olduklarını kesin olarak kanıtlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Olağanüstü hal ve bakanlık kararnamesi

    Varşova, yasa dışı yollardan geçen göçmen sayısının artmasının ardından eylül başlarında Belarus sınırında olağanüstü hal ilan etti.

    Belarus’la sınırdaş olan AB üyesi Litvanya ve Letonya da olağanüstü hal ilan etmişlerdi. Belarus’ta 2020 ağustosta yapılan seçimlerin ardından Brüksel, Minsk’i yaptırımlara misilleme olarak topraklarından yasa dışı göçü kolaylaştırmakla suçlamıştı.

    Af Örgütü, Polonya’daki olağanüstü hal uygulamasının, gazeteciler ve STK’lar için sınır bölgesine erişimi kısıtlayarak, “olası insan hakları ihlallerini izlemeyi zorlaştırdığını” bildirdi.

    İlaveten olağanüstü halden önce çıkarılan bir bakanlık kararnamesi, görevlilerin gözaltına aldıkları kişileri sınıra geri göndermesine olanak tanıyor.

    Örgüt, Polonya’nın çıkardığı bakanlık kararnamesine yönelik açıklamasında, “Kararname, sığınmacıların uluslararası koruma başvurusunda bulunmaları için gerekli olan Polonya topraklarına erişimini sınırladığı için, Polonya’nın mülteci hukuku kapsamındaki yükümlülükleriyle çelişmektedir. Keza sığınmacıların ‘suç işlememe’ ilkesiyle de çelişmektedir. Yani koruma arayan kişiler, ülkeye yasa dışı girişleri veya ülkede bulunmaları nedeniyle cezalandırılmamalıdır.” ifadelerine yer verdi.

    ‘Geri dönüşü olmayan trajedi’ korkusu

    Polonya-Belarus sınırında ay başlarında bir hafta içinde beş göçmen hayatını kaybetti. Sınırda mahsur kalan Afgan grupla temas halinde olan Fundacja Ocalenie (Kurtuluş Vakfı) isimli sivil toplum kuruluşu ise sığınmacıların şu anda içinde bulunduğu koşullar nedeniyle can kaybının artmasından endişe duyduğunu bildirdi.

    Göçmenlerden biri 11 Eylül’de STK ile irtibatı sırasında, “Usnarz’da alıkonulan kişiler, tüketilen gıda miktarının az olması nedeniyle biyolojik ihtiyaçlarını ancak 4-5 günde bir karşılıyor.” dedi.

    Bu temastan dört gün sonra bir başka mesajda, “Belarus askerleri bizi dört bir yandan dikenli tellerle sardı, artık hiçbir yere gidemiyoruz.” bilgisini verdi.

    STK, 21 Eylül’deki telefon görüşmesinde ise, (son iletişim), temasları “konuşamayacak kadar zayıftı.” açıklamasında bulundu.

    Fundacja Ocalenie, “Usnarz’da insanların tutulduğu koşullar sağlıklarını ve yaşamlarını tehlikeye atıyor. Polonya makamlarını, geri dönüşü olmayan başka bir trajedi yaşanmadan önce, Usnarz’da veya sınırın başka yerlerinde bulunan ve ihtiyacı olan sığınmacılara, derhal gerekli yardımı sağlamaya çağırıyoruz.” çağrısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya ve Belarus ortak askeri tatbikatı, iki ülkeden 200 bine yakın askerin katılımıyla sürüyor

    Rusya ve Belarus ortak askeri tatbikatı, iki ülkeden 200 bine yakın askerin katılımıyla sürüyor


    Rusya ve Belarus’un 10 Eylül’de başlayan ortak askeri tatbikatı “Zapad-2021” her iki ülkenin poligonlarında devam ediyor. Zapad-2021 tatbikatı 16 Eylül’de sona erecek.

    Avrupa sınırına yakın bölgeler dahil olmak üzere Rusya’da 9, Belarus’ta 5 poligonda süren tatbikatlarda iki ülke ordusundan 200 bine yakın asker ve personel görev yapıyor. Tatbikata 80 uçak ve helikopter ile 290 tank, 240 top, çoklu roket fırlatma sistemi dahil 760 askeri araç ve 15 savaş gemisi katılıyor.

    Zapad-2021 tatbikatını, Obuz-Lesnovskiy poligonundan takip eden Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, burada yaptığı açıklamada Rusya’dan değeri 1 milyar doların üzerinde silah alımı planladıklarını söyleyerek, “Bu, NATO askeri birlikleri ile doğrudan sınırlarımızın bulunduğu batı yönünü ciddiye aldığımızı gösteriyor.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lukaşenko: Rusya’dan değeri 1 milyar doların üzerinde silah alımı planlıyoruz

    Lukaşenko: Rusya’dan değeri 1 milyar doların üzerinde silah alımı planlıyoruz


    Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Rusya’dan değeri 1 milyar doların üzerinde silah alımı planladıklarını söyleyerek “Bu, NATO askeri birlikleri ile doğrudan sınırlarımızın bulunduğu batı yönünü ciddiye aldığımızı gösteriyor.” dedi.

    Belarus’a S-400 hava savunma füze sistemleri sevkiyatı konusunu müzakere ettiklerini söyleyen Lukaşenko, “Rusya’dan değeri 1 milyar doların üzerinde silah alımı planlıyoruz. Rusya ile 2025’e kadar Belarus’a sağlanacak silah listesi üzerinde anlaştık. Bir kısmı teslim edilen yaklaşık bir düzine uçak, birkaç düzine helikopter. Bu, NATO askeri birlikleri ile doğrudan sınırlarımızın bulunduğu batı yönünü ciddiye aldığımızı gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

    Avrupa sınırında yaşanan mülteci krizi ile ilgili olarak sorumluluğun Avrupa tarafında olduğunu kaydeden Lukaşenko, Avrupalı yöneticilere bu sorunu çözmek için bir araya gelme çağrısında bulundu.

    Lukaşenko, “Ancak şimdilik, bu akılsızca yaptırımları ve vatansever halkımızı aşağılamayı kaldırıncaya kadar onlarla kimse konuşmayacak. Dizlerimizin üzerine çökmeyeceğiz.” şeklinde konuştu.

    Rusya-Belarus Zapad-2021 tatbikatı sürüyor

    10 Eylül’de başlayan Rusya ve Belarus ortak askeri tatbikatı Zapad-2021 her iki ülkenin poligonlarında devam ediyor.

    Avrupa sınırına yakın bölgeler dahil olmak üzere Rusya’da 9, Belarus’ta 5 poligonda süren tatbikatlarda Rusya ve Belarus ordusundan 200 bine yakın asker ve personel görev yapıyor.

    Tatbikata 80 uçak ve helikopter ile 290 tank, 240 top, çoklu roket fırlatma sistemi dahil 760 askeri araç ve 15 savaş gemisi katılıyor.

    Zapad-2021 tatbikatı 16 Eylül’de sona erecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus lideri Lukaşenko: Ben diktatör değilim, muhalefet darbe yapmayı planlıyordu

    Belarus lideri Lukaşenko: Ben diktatör değilim, muhalefet darbe yapmayı planlıyordu


    Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, geçen yılki tartışmalı seçimlerinden sonra kitlesel protestolar düzenleyen muhalefeti darbe planlamakla suçladı.

    “Diktatör değilim, makul bir insanım” diyen Lukaşenko, önceliğinin Belarus’un “güvenliğini ve emniyetini” sağlamak olduğunu söyledi.

    Geçen yıl şaibeli olduğu iddia edilen seçimlerde, 6’ncı kez cumhurbaşkanlığı görevine gelen Lukaşenko, seçimlerin birinci yıl dönümü için yıllık basın toplantısını düzenledi.

    27 yıldır ülkeyi otoriter bir şekilde yönetmekle eleştirilen Belaruslu lider, seçimlerin batılı ülkelerin iddia ettiğinin aksine kurallara uygun bir şekilde yapıldığını, muhalefetin de bu süreçte darbe yapmaya çalıştığını öne sürdü.

    Lukaşenko konuşmasında, “Son seçimi tam şeffaflık ve siyasi hayatın demokratikleşmesi koşullarında hazırladık ve yaptık. Bazılar adil seçime hazırlanırken, bazıları da darbe yapma projesindeydi” diyerek muhalefeti işaret etti.

    On binlerce kişiye tutuklama, muhaliflere işkence

    Belarus’ta, Lukaşenko’nun yeniden seçilmesinin ardından aylarca süren protestolarda yüz binlerce gösterici Lukaşenko’nun istifasını istedi.

    Eylemlerin kontrolden çıkmasından endişelen Belarus makamları, protestolarda 35 binden fazla kişiyi tutuklattı. Ayrıca birçok muhalif, gözaltı sırasında ciddi boyutta işkence uygulandığını ileri sürdü. Muhalefetin önde gelen isimleri hapse atıldı ya da ülkeyi terk etmeye zorlandı.

    Lukaşenko, muhaliflerini yabancı ajan olmakla, ABD ve müttefiklerini de hükümeti devirmek için komplo kurmakla suçladı.

    Yetkililer, son haftalarda yüzlerce baskınla bağımsız gazetecileri ve demokrasi eylemcilerini hedef alarak muhaliflere yönelik baskılarını artırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***