Etiket: Asker çekmek

  • NATO: Rusya’nın Ukrayna sınırlarında güçlerini azalttığına dair işaret görmedik

    NATO: Rusya’nın Ukrayna sınırlarında güçlerini azalttığına dair işaret görmedik


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın bazı birliklerinin geri döndüğü açıklaması üzerine, Ukrayna sınırlarında güçlerin azaldığına dair işaret görmediklerini söyledi.

    Stoltenberg, yarın başlayacak ve iki gün sürecek NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu.

    Rusya Savunma Bakanlığının tatbikatlar kapsamında görevlerini tamamlayan bazı askeri birliklerin, bağlı bulundukları üslere dönmeye başladıklarını duyurduğunu hatırlatılan Stoltenberg, “Şu ana kadar sahada herhangi bir gerileme görmedik. Ukrayna sınırlarında Rus askeri personelinin azaldığına dair herhangi bir işaret görmedik.” ifadelerini kullandı.

    Stoltenberg, “Ancak Rusya’nın yaptıklarını ve Moskova’dan gelen ve temkinli bir iyimserlik sağlayan, diplomatik çabalara devam etme istekliliğine ilişkin işaretleri izlemeyi ve yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.

    Geçen bahardan bu yana sahada hareket halinde güçler gördüklerini, bu hareketin “gerçek bir gerilimi azaltmayı” temsil etmediğini vurgulayan Stoltenberg, Rusya’nın birlikleri çekse de ekipmanı geride bıraktığının ve bunun çok hızlı şekilde takviye edebilir olduğunun altını çizdi.

    Stoltenberg, “Görmemiz gereken şey, birliklerin ciddi ölçüde geri çekilmesi ve bu sırada geride ağır teçhizat bırakmamasıdır.” şeklinde konuştu.

    Rusya’dan çekilme açıklaması

    Rusya Savunma Bakanlığı, tatbikatlar kapsamında görevlerini tamamlayan bazı askeri birliklerin, bağlı bulundukları üslere dönmeye başladıklarını duyurdu.

    Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın Güney ve Batı Askeri Bölgelerindeki bazı birliklerin tatbikat kapsamındaki görevlerinin tamamlandığını belirtti.

    Söz konusu birliklerin bağlı bulundukları garnizonlara döndüğünü kaydeden Konaşenkov, “Söz konusu birlikler demir yolu ve kara yolu ile bağlı bulundukları garnizonlara dönmek için gerekli yüklemeleri yapmaya başladı.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yabancı paralı savaşçıların aşamalı olarak Libya’dan ayrılması planı onaylandı

    Yabancı paralı savaşçıların aşamalı olarak Libya’dan ayrılması planı onaylandı


    Libya’daki 5+5 Ortak Askeri Komitesi, yabancı paralı askerler, yabancı savaşçılar ve yabancı güçlerin ülkeden aşamalı olarak ayrılması planını onayladığını açıkladı.

    Birleşmiş Milletler öncülüğünde Libyalı tarafları temsilen oluşturulan 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin 6 Ekim’de İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayan görüşmeleri sona erdi.

    Komite görüşmelerinin kapanış açıklamasında, “5+5 Ortak Askeri Komitesi, Libya’daki yabancı paralı askerler, yabancı savaşçılar ve yabancı güçlerin ülkeden aşamalı, dengeli ve eş zamanlı olarak ayrılması planını hazırladı ve onayladı.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, bu planın uygulanmasına başlanmadan önce, “ateşkes anlaşmasını gözlem mekanizmasının ve özellikle BM’ye bağlı uluslararası gözlemcilerin Libya’da hazır bulunmasının zorunluluğu” vurgulandı.

    Komitenin, “planın uygulanmasının desteklenmesi ve Libya’nın egemenliğine saygı duyulması için, ilgili yerel ve uluslararası taraflarla iletişim kurma üzerinde fikir birliğine vardığı” belirtildi.

    5+5 Ortak Askeri Komite, BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) öncülüğünde düzenlenen Cenevre toplantılarında, başta ülkedeki yabancı askeri unsurların varlığı olmak üzere 23 Ekim 2020’de imzalanan ateşkes anlaşması hükümlerinin uygulanması kapsamında bir araya gelmişti.

    Ülkenin doğusundaki güçlerin liderliğinden yapılan açıklamada, muhalifleriyle ‘yabancı güçlerin ve paralı askerlerin aşamalı olarak geri çekilmesine ilişkin bir plan üzerinde anlaşıldığı’ belirtildi.

    Rusya ve Türkiye dahil Libya’ya varlık gösteren ülkelerin getirdiği paralı askerler, ateşkese ve paralel yürütülen siyasi sürece rağmen her iki tarafta da varlıklarını sürdürüyor.

    Libya, 2014’te birbirine rakip batı ve doğuda konuşlu grupların oluşturduğu yönetimler arasında ikiye bölündü.

    Ancak BM öncülüğünde mart ayında bir birlik hükümeti kuruldu.

    Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır, çatışmada Halife Hafter’in liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) isimli oluşumu desteklerken Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Trablus merkezli hükümetin yanında yer aldı.

    “Çığır açan başarı”

    BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis, 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin kararını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

    BM Cenevre Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, Kubis, komitenin, yabancı paralı askerler ve yabancı savaşçıların ülkeden aşamalı olarak ayrılması planını “çığır açan bir başarı” şeklinde yorumladı.

    Kubis, kararın 24 Aralık’ta yapılacak seçimler için olumlu bir ivme oluşturacağını belirterek, “Libya’nın barış ve demokrasi yolundaki kritik dönemeçte bu tarihi ana tanık olmaktan onur duyuyorum. Bugünkü anlaşma, Libya halkının ezici talebine yanıt veriyor.” ifadelerini kullandı.

    6 Ekim’de başlayan toplantılarda komite üyelerine seslenen Kubis, “Her zaman olduğu gibi, göreviniz askeri ve güvenlik konularından daha önemli. Göreviniz, ülkenin egemenliğini, istikrarını, güvenliğini ve birliğini yeniden kazanmasında doğrudan bir etkiye sahip.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    Libya’da Rus paralı askerlerden oluşan Wagner Grubu’nun yanı sıra Suriye, Çad ve Sudan’dan getirilen yabancı paralı askerler ön saflarda konuşlandırılmış durumda.

    BM insan hakları müfettişleri bu hafta açıkladıkları bir raporla ülkedeki paralı askerlerin muhtemelen savaş suçu işlemiş olabileceğini bildirdi.

    Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan, Libya Bağımsız Araştırma Misyonunun açıkladığı raporda Türkiye’ye yönelik “mesnetsiz ve maksatlı” suçlamalar olduğunu belirterek söz konusu rapora tepki göstermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tahliyelerin bitimine bir gün kala, Kabil Havaalanı yakınlarında roketli saldırı

    Tahliyelerin bitimine bir gün kala, Kabil Havaalanı yakınlarında roketli saldırı


    ABD füzesavar savunma sistemleri, Kabil Havaalanı yakınlarından pazartesi sabah saatlerinde en az 5 roketin ateşlendiğini tespit etti.

    AP, görgü tanıklarına dayanarak verdiği haberinde atılan füzelerin Kabil Havaalanı yakınlarındaki Salim Karwan mahallesine düştüğünü duyurdu.

    Reuters’e konuşan isminin açıklanmasını istemeyen bir ABD yetkilisi, son roketli saldırıda ilk gelen raporlara göre Amerikan askerlerinin can kaybı yaşamadığını belirterek, bu bilginin değişebileceğini bildirdi.

    Afgan medyası ise roketlerin bir araçtan ateşlendiğini ve başkentin çeşitli bölgelerine isabet ettiğini duyurdu.

    ABD’nin Afganistan’dan çekilme süreci yarın tamamlanıyor. ABD ve müttefikleri şu ana kadar 114 bin 400 kişiyi tahliye etti.

    ABD Başkanı Joe Biden, önceki gün yaptığı açıklamada 24 ila 36 saat içinde Kabil Havaalanı’na yeni bir saldırı olacağı yolunda istihbarat aldıklarını söylemişti.

    Tahliye çalışmalarının sürdüğü Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’na yakın bölgede, 26 Ağustos’ta iki ayrı patlama meydana gelmişti.

    Havalimanındaki terör saldırılarında çok sayıda sivil, Taliban mensubu ve ABD askeri ölmüştü. Ülkeden ayrılmak üzere olan ABD ordusu, intihar saldırısıyla aynı gün havalimanı yakınlarında mühimmat imha işlemleri yapmış ve 4 büyük patlama sesi daha duyulmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taliban ile başkent Kabil arasında 80 kilometre kaldı | Canlı Blog

    Taliban ile başkent Kabil arasında 80 kilometre kaldı | Canlı Blog


    Kandahar ve Herat Taliban’ın elinde, örgüt Kabil’e ilerliyor

    Ülkenin ikinci büyük şehri ve ticaret merkezi olan Kandahar ile batıdaki Herat, Taliban’ın kontrolüne geçti. Herat’tan yerel bir yetkili, “600 bin nüfuslu kentin hayalet kente” döndüğünü, bölge sakinlerinin ya şehri terk ettiğini ya da evlerinde gizlendiğini ifade etti

    ABD istihbarat raporuna dayandırılan haberlere göre Taliban’ın günler içerisinde başkent Kabil’i de ele geçirebileceği belirtiliyor. ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Kabil’in şu an için “çok yakın tehdidin” eşiğine sürüklendiğini ve Taliban’ın kenti izole etmeye çalıştığının açık olduğunu ifade etti.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, örgüte saldırılarını ivedilikle durdurma çağrısında bulundu. Guterres, “Savaş yolunu seçenlere uluslararası toplumun tepkisi net olmalı: askeri güçle yönetimi ele geçirme (girişimi) kaybedilmiş bir hedeftir. Bu, ya sonu gelmeyen bir iç savaşa ya da Afganistan’ın tamamen izole olmasına yol açar” diye konuştu.

    Guterres, “Afganistan kontrolden çıkıyor. Taliban’a derhal saldırılarına son verme ve Afgan halkının çıkarları için iyi niyetle müzakerelere dönme çağrısı yapıyorum.” dedi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu sona erdiren anlaşmayı imzaladı

    Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu sona erdiren anlaşmayı imzaladı


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’la Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu 2021 yılı sonunda resmen bitirmesini öngören belgeyi imzaladı. Bu, 18 yılı aşkın süredir Irak’ta bulunan ABD askerlerinin bu ülkedeki varlığının da resmen sona ermesi anlamına geliyor.

    Demokrat Partili Başkan Joe Biden, Afganistan’daki Amerikan güçlerinin çekilmesinin ağustos ayında tamamlanmasıyla birlikte, ABD’nin ülke dışındaki iki savaşını sona erdirmiş olacak.

    Her iki ülkedeki savaş da dönemin Cumhuriyetçi Partili başkanı George Bush tarafından başlatılmıştı.

    Biden ve Kazımi, ilk yüz yüze görüşme kapsamında Washington’da bir araya geldi.

    Oval Ofis’te gerçekleşen buluşmada Biden, Kazımi ile uzun süredir tanıştıklarını belirterek, “Benim yönetimim iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirmeye kararlı.” diye konuştu.

    “Irak’ta işlerin iyi gittiğine inanıyorum”

    Görüşmenin ardından açıklama yapan Biden, “Irak’ta işlerin iyi gittiğine inanıyorum. Bu durumda Irak’taki rolümüz, gerektiğinde hazır bulunmak, eğitimlere devam etmek, yardımlar yapmak, ortaya çıktığında IŞİD’le mücadele şeklinde olacak ama yıl sonu itibarıyla muharip görevde kalmayacağız.” ifadelerini kullandı.

    Bu konuyu kabinesi içinde defalarca konuştuklarını kaydeden Biden, şu an için Irak hükümeti ile ekimde yapılacak genel seçimlerin adil olması üzerine sıkı bir çalışma içinde olduklarını bildirdi.

    Irak Başbakanı Kazımi de Irak halkı adına Biden’a teşekkür ederek, “Sayın Başkan, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyorum.” ifadesini kullandı.

    Kazımi, Irak halkının şu an her zamankinden daha da güçlü olduğunu kaydederek, ABD’de 3 gün kalacağı ve Kongre üyeleri ile de temaslarda bulunacağı bilgisini paylaştı.

    Irak’ta halihazırda 2 bin 500 Amerikan askeri bulunuyor. ABD’nin Irak’taki rolü Irak ordusuna savunma eğitimi vermeye ve danışmanlık hizmeti sunmaya dönüşecek.

    Ancak ABD’nin zaten Irak güçlerinin eğitimine yoğunlaşmış olması nedeniyle misyon değişikliğinin ciddi bir etkisinin olması beklenmiyor.

    ABD’nin Irak’taki askeri varlığı

    ABD liderliğindeki koalisyon, Saddam Hüseyin hükümetinin kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiası ile Mart 2003’te Irak’ı işgal etti.

    Saddam iktidardan indirildi, hükümet yıkıldı ancak var olduğu iddia edilen kitle imha silahları hiçbir zaman bulunamadı.

    ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Irak’ı işgal ettikten 8 yıl sonra 2011’de askerlerini geri çekti. Irak hükümeti, 2014’te IŞİD’in ortaya çıkmasından sonra Washington’dan yeniden asker göndermesi talebinde bulundu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama da Bağdat’ın resmi talebi üzerine Irak’a 5 binin üzerinde asker gönderdi.

    ABD’nin askeri varlığı son yıllarda Irak’ın yanı sıra Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadeleye yoğunlaştı.

    Bu arada 2021 sonundan itibaren eğitim ve danışmanlık kapsamında Irak’ta kaç Amerikan askerinin kalacağı hakkında bilgi verilmedi.

    Kazımi, Washington’a hareketinden önce ABD’li askerlerin Irak’taki varlığına ilişkin açıklamada bulunmuştu. Kazımi bu bağlamda IŞİD’le mücadele için artık ABD’li askerlerin Irak’taki varlığına ihtiyaç kalmadığını belirtmişti.

    Irak Başbakannı, her ne kadar ABD yanlısı açıklamalar yapsa da Bağdat hükümeti, ABD’nin bölgede İran’a yönelik hedeflere düzenlediği saldırıları her fırsatta kınadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afganistan: ABD askeri varlığının yarısını çekti, Taliban’ın askeri kazanımları hızlandı, BM uyardı

    Afganistan: ABD askeri varlığının yarısını çekti, Taliban’ın askeri kazanımları hızlandı, BM uyardı


    Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’daki askeri varlığını yarı yarıya çektiği açıklanırken Taliban’ın askeri kazanımlarının son dönmede hızlandığı ülkede Birleşmiş Milletler (BM) çekilmenin “deprem etkisi” yarattığı konusunda uyardı.

    29 Şubat 2020’de ABD yönetimi Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile yaptığı anlaşma kapsamında 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm askerlerini Afganistan’dan çekmeyi taahhüt etmişti. Ancak 20 Ocak 2021’de göreve gelen Başkan Joe Biden, çekilmenin 1 Mayıs’a yetişmeyeceğini duyurmuş ve 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar tamamlanacağını açıklamıştı.

    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığı da yaptığı son açıklamada, nisan sonundan beri devam eden süreçte ABD’ye ait 6 askeri tesisin Afgan ulusal ordusuna teslim edildiği ve çekilmenin yüzde 50’den fazlasının tamamlandığının “tahmin edildiği”ni ifade etti. Toplam 763 C-17 uçağı yükü kadar ekipman çıkarıldığının altını çizen CENTCOM, çekilen asker sayısı konusunda bir açıklamada bulunmadı.

    BM uyardı: ‘Çekilme ülkede sismik bir sarsıntı yaratıyor’

    Afganistan’daki son durumun görüşüldüğü BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, Taliban’ın ülkenin kontrolünü ele geçirmesinden endişelenildiğinin altını çizdi.

    Özel Temsilci, Afganistan’dan yabancı askerlerin çekilmesiyle ülkenin “inkar edilemez derecede korkunç senaryolara” doğru kayma olasılığı bulunduğunu belirterek, “Yabancı güçlerin Afganistan’dan çekildiğinin duyurulması ülke genelinde sismik bir sarsıntıya neden oldu” diye konuştu.

    Ülkedeki 370 ilçenin 50’sinden fazlasının Taliban’ın eline geçtiği konusunda uyarıda bulunan özel temsilci, söz konusu yerlerin çoğunun bölgesel başkentlere yakın olduğunu ve yabancı güçlerin ülkeden tamamen çekilmesinden sonra Taliban’ın buraları kolaylıkla devralabileceği endişesini aktardı.

    Lyons, Taliban’ın barış anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürerek, BM Güvenlik Konseyine, Afganistan’da güç paylaşımı ve seçimler de dahil olmak üzere siyasi bir çözüme ulaşılıncaya kadar ilgili taraflara müzakere masasına dönmeleri konusunda her türlü çabayı göstermesi çağrısında bulundu.

    Pakistan: Siyasi uzlaşı olmazsa iç savaş yaşanabilir

    Çekilmenin tamamlanmasının ardından Afganistan’daki olası istikrarsız süreç konusunda endişelerini dile getiren ve uyarılarda bulunan diğer bir ülke de komşu Pakistan oldu.

    Pakistan Başbakanı İmran Han, ABD’nin birliklerini çekmesinden önce Afganistan’da siyasi uzlaşı için çözüm bulunması gerektiğini, aksi halde ülkede iç savaş ihtimalinin bulunduğunu söyledi.

    Siyasi uzlaşının ise sadece Taliban’ın yer aldığı koalisyon hükümetinden geçtiğinin altını çizen Başbakan, Taliban’ın topyekun zafer elde etmesi durumunda “inanılmaz derecede kan döküleceğini” ve Afganistan’ın ardından bundan en çok Pakistan’ın zarar göreceğini vurguladı.

    Kabil Havalanı’na Türkiye’den koruma teklifi

    Geçen hafta yapılan NATO Zirvesi’nde, ABD’nin çekilmesinin ardından Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama ve işletme teklifine Amerika Birleşik Devletleri’nden destek gelmişti. Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede sürece destek vermeyi kabul ettiğini açıklamıştı.

    Beyaz Saray, Erdoğan-Biden görüşmesinde iki ülkenin Kabil Havalimanı konusunda genel bir mutabakata vardığını ve Biden’ın bu sürece destek vereceğini belirtmişti.

    Amerikan Savunma Bakanlığı da salı günü havaalanının korunması konusunda Türkiye ile olan görüşmelerin sürdüğünü ve yapılması gereken “çok iş” olduğunu açıkladı.

  • NATO’dan, Afgan askerlerin eğitimi için Katar’da üs kurma planı; Türkiye asker gönderebilir

    NATO’dan, Afgan askerlerin eğitimi için Katar’da üs kurma planı; Türkiye asker gönderebilir


    NATO güvenlik yetkililerinin, İttifak üyesi ülkelerin Afganistan’dan asker çekmesinin ardından Afgan özel kuvvetlerinin Katar’da eğitilmesi için Doha yönetimi ile iletişim halinde olduğu bildirildi. Yaklaşık 6 hafta sürmesi öngörülen askeri eğitim, Afganistan’a yönelik stratejik taahhüdün bir parçası olarak verilecek. Bu bağlamda Katar’da bir askeri üssün alınması talep ediliyor.

    Reuters’a konuşan iki kaynak, anlaşma sağlanması halinde Türkiye, İngiltere ve ABD’nin Afgan askerlerin eğitimi için Katar’a asker göndermeye hazır olduklarını söyledi.

    ABD liderliğindeki 36 ülkeden oluşan NATO Kararlı Destek Misyonu (Resolute Support Mission), 11 Eylül 2021 itibarıyla Afganistan’dan tümüyle çekilmiş olacak.

    Halen Kabil’de görev yapan üst düzey bir Batılı güvenlik yetkilisi, “Afgan kuvvetlerinin seçkin üyeleri için özel bir eğitim alanı oluşturmak üzere Katar’da bir üs tahsis etmek için görüşmeler yapıyoruz.” dedi.

    Yetkili, adının açıklanmasını istemedi zira konuyla ilgili basına konuşma yetkisinin bulunmadığını dile getirdi.

    Afganistan’da NATO şemsiyesi altında 2001’den itibaren görev yapmaya başlayan Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF), 2014’te operasyonlarını sonlandırarak faaliyetlerini Kararlı Destek Misyonu olarak sürdürmeye başlamıştı.

    Kararlı Destek Misyonu (Resolute Support Mission), o tarihten bu yana Afgan güvenlik güçlerinin eğitimi ve donatılmasıyla ilgileniyor.

    Washington merkezli bir başka güvenlik kaynağı, “Bir teklifte bulunduk, ancak NATO’nun topraklarını eğitim alanı olarak kullanması konusunda esneklik gösterip göstermemeye Katarlı yetkililerin karar vermesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

    Kabil’de görev yapan bir diplomat olan üçüncü bir kaynak ise “Afgan özel kuvvetlerinin yaklaşık dört ile altı haftalık yoğun bir eğitim için Katar’a götürülmesinin” tartışıldığını söyledi.

    Katar hükümeti ise NATO’nun Afgan güçlerini eğitmek için bir üs olarak kullanma önerisiyle ilgili soruları yanıtsız bıraktı, Afgan hükümeti de yorum talebine cevap vermedi.

    ‘Türkiye, ABD ve İngiltere, eğitim için Katar’a asker göndermeye hazır’

    Konuya vakıf iki kaynak, Reuters’a yaptıkları açıklamada, Türkiye, İngiltere ve ABD’nin, anlaşma sağlanması durumunda Afgan askerlerin eğitimi için Katar’a asker göndermeye hazır oldukları bilgisini paylaştı.

    Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahid, örgütün, NATO’nun Afgan güçlerini Katar’da eğitme planından haberdar olmadığını söyledi.

    “Yurt dışında eğitim alan Afgan askerleri meselesinde… Barış sağlanırsa iyi eğitimlileri belki Afganistan’a hizmet etmek için göreve alınabilir.” diyen Taliban Sözcüsü, “Ancak gelip bize ve millete karşı savaşırlarsa, elbette kendilerine güvenilmeyecektir.” sözleriyle örgütün askeri eğitim konusuna temkinli yaklaştığını kaydetti.

    Afganistan’da halihazırda NATO ülkeleri Avustralya, Yeni Zelanda ve Gürcistan’dan olmak üzere yaklaşık 7 bin yabancı asker bulunuyor. Kalan ABD askeri ise 2 bin 500 civarında.

    Yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmeye başlaması ile, Taliban’ın Afgan güvenlik güçlerine yönelik saldırıları da hız kazanmış durumda.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “İttifak olarak, Afgan güvenlik güçlerine ve özellikle de özel harekat birimlerine ülke dışında nasıl eğitim sağlayabileceğimizi araştırıyoruz.” demişti.

    Körfez ülkesi Katar’da 2013’ten bu yana Taliban’ın siyasi ofisi bulunuyor. Ülke ABD yetkilileri, NATO yetkilileri ve uluslararası temsilcilerle Taliban örgütü temsilcilerinin görüşmeler yaptığı tek adres olarak öne çıkıyor.

    Bu arada Taliban örgütü geçen hafta, Türkiye’nin NATO’nun Afganistan’dan çekilmesinin ardından Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama ve işletmesini devralması konusundaki önerisini reddettiklerini bildirmişti.

    “Hiç kimse ülkemizde askeri varlığını sürdürmeyi ummamalıdır” denilen örgüt açıklamasında, Taliban’ın devrilmeden önce kullandığı ‘Afganistan İslam Emirliği’ tanımlamasına atıfla, “Bazıları böyle bir hata yaparsa, Afgan halkı ve İslam Emirliği, onları işgalci olarak kabul edecek ve geçmişte işgalcilere yaptıkları gibi tepki gösterecek. Bu onların sorumluluğunda olacak.” ifadelerine yer verilmişti.

  • Taliban, Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama teklifini reddetti

    Taliban, Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama teklifini reddetti


    Taliban, Türkiye’nin NATO güçlerinin Afganistan’dan asker çekmesinin ardından Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama ve işletme teklifini kesin bir şekilde reddettiğini bildirdi.

    Örgütün Doha’da bulunan sözcüsü Süheyl Şahin, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Türkiye son 20 yılda NATO’nun bir parçasıydı, dolayısıyla 29 Şubat 2020’de ABD ile imzaladığımız anlaşma kapsamında Afganistan’dan çekilmeliler.” ifadelerini kullandı.

    “Diğer yandan Türkiye büyük bir Müslüman ülke ve Afganistan’la tarihi bağları var.” diyen Taliban Sözcüsü, “Gelecekte Afganistan’da yeni bir İslami hükümet kurulduğunda Türkiye ile yakın ve iyi ilişkiler içerisinde olmayı umuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Ankara, NATO’nun çekilmesinin ardından Kabil Hamit Karzai Uluslararası Havaalanı’nın işletmesini almak için Kabil ve Washington’la iletişim halindeydi.

    Bu bağlamda öneri, mayıs ayındaki toplantıda NATO üyelerine bildirilmişti.

    Bu ülkedeki askerlerini çekmeye devam eden ABD, 11 Eylül 2021’de son askerini Afganistan’dan çekmiş olacak.

    Halihazırda ülkede 500 askeri bulunan Türkiye ise henüz güçlerini çekmedi ve mevcut asker sayısı ile Afganistan’da asker bulunduran en büyük ülke konumunda bulunuyor.

    Afgan halkı, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban’ın tıpkı Sovyet askerlerinin çekmesi sonrası Kabil’i ele geçirerek merkezi hükümeti yıkıp kendi radikal hükümetini kurması gibi bir senaryonun yaşanmasından endişe ediyor. Ülkede savaş son dönemlerde artmış durumda.