Etiket: Anket

  • Ekrem İmamoğlu – Murat Kurum yarışı: Yeni ‘Karadenizli konsolidasyonu’ seçimin kaderini etkiler mi, DEM tabanı ne yapacak?

    Ekrem İmamoğlu – Murat Kurum yarışı: Yeni ‘Karadenizli konsolidasyonu’ seçimin kaderini etkiler mi, DEM tabanı ne yapacak?



    Türkiye‘de milyonların gözü, sandıktan çıkacak sonuca yüklenen anlam nedeniyle 31 Mart 2024‘te İstanbul’da olacak.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı koltuğuna 2019’da oturan CHP’li Ekrem İmamoğlu, o dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın yol arkadaşı olarak bilinen ve ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin son başbakanı’ olarak kayıtlara geçen Binali Yıldırım‘a karşı mücadele etmişti.

    31 Mart 2019’da yapılan seçimi 13 bin oy farkla kazanmış; ancak iktidar partisinin itirazları üzerine bu oylamanın iptal edilerek yenilenmesine karar verilmişti. İmamoğlu, bir kez daha yapılan seçimde Yıldırım’a karşı farkı 806 bin oya çıkarmış ve mazbatasına kavuşmuştu.

    Bu mücadele ve gelişen süreçte detayları bizzat İmamoğlu tarafından kamuoyu ile paylaşılıp pek de yalanlanmayan engellemeler, kendisini muhalefet kanadının önde gelen aktörlerinden biri haline getirdi.

    Beş sene önce İmamoğlu’nun seçimi kazanmasındaki önemli faktörlerden biri, İstanbul’da yaşayan Kürt seçmenlerdi. Büyük çoğunluğu, İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan‘ın devlet televizyonu TRT ekranlarında okunan ‘tarafsızlık’ çağrısına rağmen partileri HDP’nin destek kararı neticesinde tercihini İmamoğlu’ndan yana kullandı.

    ‘DEM SEÇMENİNİN EN AZ YARISI İMAMOĞLU LEHİNE OY KULLANACAK’

    HDP’nin ardılı olarak kurulan DEM ve tabii tabanı, şimdilerde ortaya çıkan tablo itibariyle bir kez daha seçimin kilit noktalarından biri durumunda.

    Sahadaki havayı, Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu ile konuştuk.

    “İstanbul’da gördüğüm kadarıyla DEM’in seçmeninin en az yarısı İmamoğlu lehine oy kullanacak. 100 kişinin 20’si seçime gitmeyecek, 40’ı İmamoğlu’na 40’ı da (DEM Parti adayları) Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni‘ye verecek gibi. Beştaş ve Çepni son düzlükte ‘Bize oy verin’ kampanyasına yüklenirlerse eğer, bu İmamoğlu’nun aleyhine olur.

    Fakat süreç İmamoğlu’nun lehine işliyor şu an. Birkaç şey var… Bir tanesi 2017’den beri metropol illerin başında olan İstanbul’da seçmenin çoğunluğunun sürekli muhalefette olması. Örneğin ‘Kılıçdaroğlu kaybetti ama İstanbul’da öndeydi’ örneğin, gibi.

    İkincisi, tüketici güven endeksi… Metropol illerin tutumuyla paralel giden bir şey. Güven endeksi düşüyordu her ay, bu ay düşmemiş ama 0.3 yükselmiş, anlamlı bir yükseliş değil. O da hala işin ortada olduğunu gösteriyor.”

    Ekrem İmamoğlu - Murat Kurum yarışı: Yeni 'Karadenizli konsolidasyonu' seçimin kaderini etkiler mi, DEM tabanı ne yapacak? - Resim : 1
    Grafik: Hakan Kara

    Burada bir es verip Ruhavioğlu’nun gösterdiği gerekçelendirmeye parantez açalım. Çeşitli araştırmalar, birçok ülkede seçim öncesi paylaşılan tüketici güven endeksinin sandık sonuçlarına dair bir ipucu niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Örneğin tüketici güven ana endeksi 5 puan arttığında, iktidar partisinin oyları da 3 puan artıyor, ya da ana endeks 5 puan azaldığında, iktidar partisinin oyları da 3 puan azalıyor.

    Nitekim ekonomist Hakan Kara da bahse konu verinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanması sonrası kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabında “Yerel seçimlere 80’in altında tüketici güveni ile girilmesi ekonomik şartların iktidar partilerinin aleyhine işleyeceğini gösteriyor. Tabii sonucu her zaman ekonomi belirlemiyor” yorumunu paylaştı.

    CUMHURBAŞKANI SAHAYA İNERSE NE OLUR?

    Devamında Ruhavioğlu’na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın son raddede sahaya inmesi durumunda bu hamlenin etkilerinin neler olabileceğini sorduk.

    Erdoğan’ın bizzat kendisinin sahaya inip oy istemesinden öte, hamlesinin önemli olduğunu dile getiren Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü, şunları kaydetti:

    “Örnek olarak söylüyorum, belki kentsel dönüşümle ilgili bir kampanya… Ekonomiyle ilgili bir şey… Seçmeni kendisinden uzaklaştıran, bu ekonomik durumun bozulmasıyla ilgili iyileştirici bir hamle belki toparlar. Sahaya inmesi demek, böyle bir hamle yapması demek. Erdoğan’ın başka bir şansı yok bence.

    ‘ERDOĞAN İÇİN ÜSTESİNDEN GELİNEMEYECEK BİR FARK DEĞİL, AMA İŞİ ZOR’

    Erdoğan indiğinde de öyle ‘Seçimi kazanıyor’ gibi garanti bir hava da görmüyorum ben. Çünkü orada bloklar epey katı. Yani misal olarak söylüyorun, yarın Meral Danış Beştaş çıkıp ‘Biz İmamoğlu’nu destekliyoruz’ gibi bir açıklama yaparsa işler iyice zora girer AK Parti için. Yapmaz, böyle giderse bile AK Parti için kolay görmüyorum İstanbul’u.

    Ama dediğim gibi 2.5 puan, 2023 seçiminde büyük bir sürpriz yapıp seçim almış bir Erdoğan için üstesinden gelinemeyecek bir fark değil, ama bir yandan da işi çok zor. Merakla bekliyoruz. Bugünkü beklentim, İmamoğlu’nun birkaç puan farkla kazanması.”

    ‘İMAMOĞLU ETRAFINDA OLUŞTUĞU SÖYLENEN KARADENİZLİ KONSOLİDASYONU’

    Sohbetimiz sırasında konu, İstanbul’da yaşayan Karadenizlilerin durumuna da geldi.

    Hatırlayalım; Kurum’un adaylığının resmi olarak açıklanması öncesi iktidar partisinde uzunca bir süre ‘Karadenizli olmanın iş yaptığı İstanbul seçmen profilinde, Konyalı bir adayı anlatma güçlüğünün konuşulduğu’ iddia ediliyordu. Erdoğan’ın “Onları bana bırakın” dediği ileri sürülüyordu.

    Ruhavioğlu, az önce bahsini geçirdiğimiz kulis haberlerle ilintili olarak şunları dile getirdi:

    “Erdoğan sahaya inerse bir, kendi seçmeninden henüz sandığa gitmeye motive olamamışları motive etmek; iki, İmamoğlu etrafında oluştuğu söylenen, oluşması kuvvetle muhtemel olan Karadenizli konsolidasyonunu çözmek.

    AK Partili olsun, olmasın. ‘Bir Konyalı ile Trabzonlu yarışıyorken, Trabzonlu kazandığında cumhurbaşkanı olma ihtimali güçlenecekken, neden Trabzonluya yatırım yapmayalım?’ düşüncesi öne çıkıyor olabilir.

    ‘RİSKLİ BİR HAFTA’

    Kürt seçmen, İYİ Parti’nin seçmeni, Karadeniz konsolidasyonu İmamoğlu lehine çalışıyor gibi görünüyor. Ancak oraları çözerse öne geçebilir. İmamoğlu önde, tamam. Ama çok rahat görmüyorum. Çok riskli bir hafta.”

    – Peki DEM tabanının motivasyonu ne olacak?

    “Kürt seçmen duygu olarak İmamoğlu’nun kazanmasına daha yakın. O yüzden bir kısmı zaten oy vermiş, oy veriyor. Bir kısmı da kendi partisine oy vermemenin yaratacağı vicdan azabıyla İmamoğlu’nun kaybetmesinden duyacağı üzüntü arasında bir gidip geliyor. O seçmen biraz daha İmamoğlu lehine konsolide olursa işler değişir.”

    Ekrem İmamoğlu - Murat Kurum yarışı: Yeni 'Karadenizli konsolidasyonu' seçimin kaderini etkiler mi, DEM tabanı ne yapacak? - Resim : 2

    ‘TÜRKİYE SEÇİME İSTANBUL İÇİN GİDİYOR’

    Bu noktada “Bu seçim diğerlerinden farklı, bu seçimde Türkiye’nin kaderi oylanacak” söyleminin – geçmişte de olduğu gibi – son dönemde çok yaygınlaştığını hatırlattık ve sorduk: “Bu sadece bir yerel seçim mi?”

    Ruhavioğlu, bu sorumuza taraflar açısından ayrı ayrı değerlendirerek yanıt verdi:

    “Türkiye seçime İstanbul için gidiyor, İstanbul’u kimin alacağını belirlemek için gidiyor. Bazıları için bu bir genel seçim, bazıları için yerel seçim. Örneğin İmamoğlu ve CHP için bu bir genel seçim. Mesela, ‘İmamoğlu seçimi kaybederse ne yapacak?’

    Seçimi kazanmış bir İmamoğlu, 2028’de en güçlü adaylardan biri olacak. Değişimciler kurultaydan yeni çıkmışlar, Türkiye’nin her yerinde başarıya ihtiyaçları var. En azından mevcut belediyelerini korumaları gerekiyor. Geçmişte İYİ Parti ve DEM desteğiyle aldıkları belediyeleri kendi oylarıyla kazanmalarıyla gerekiyor.

    Ama mesela Erdoğan için, İstanbul dışında her yerde bir yerel seçim.

    ‘İMAMOĞLU KAYBEDERSE MUHALİF SEÇMENİN SANDIKLA İRTİBATI ZAYIFLAYABİLİR’

    Muhalif seçmende şu an‘Yerel seçimleri de AK Parti, yani Erdoğan kazanırsa rejim bundan daha baskıcı bir hale gelebilir’ görüşü öne çıkabilir. Sandıkta İmamoğlu’nun kazanması durumunda ise bu kanat ‘4 yıl daha sabredelim, 2028’e gidelim’ şeklinde bir teselli bulacak. Ama İstanbul’un da kaybedildiği bir durumda muhalif seçmenin sandıkla irtibatı büyük ölçüde zayıflama olasılığı var. Bu da Türkiye geneli için bir risk oluşturuyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lütfü Savaş: 5 milyon dolarlık adam olduğumu bilmiyordum

    Lütfü Savaş: 5 milyon dolarlık adam olduğumu bilmiyordum



    Depremde yaşanan yıkımın sorumlularından biri olarak görülmesi nedeniyle yeniden adaylığı uzunca bir süre tartışma konusu olan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) yarışa giren rakibi – eski futbolcu Gökhan Zan hakkındaki iddiaların ardından konuştu.

    İddiaya göre Turgay Kocakaya isimli kişi ‘AK Parti Hatay İl Binası’ndan aradığını’ söyleyerek kayıt altına aldığı bu görüşme sırasında Gökhan Zan’a adaylıktan çekilmemesi karşılığında 3 milyon dolar önerdi. Zan da iddiaya göre 5 milyon dolar için pazarlık etti.

    Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e açıklamalarda bulunan Savaş, “Daha önce beni aday yaptırmamak için işbirliği yapmışlardı. Şimdi de kazandırmamak için işbirliği yapmışlar. Benimle alakalı başka bir şey yok. Burada CHP’nin kazanmaması, Lütfü Savaş’ın başkan seçilmemesi için belli çevrelerin çabaları var. Önce Lütfü Savaş’ı nasıl aday ettirmeme meselesi vardı o eşik aşılınca nasıl kaybettirileceğine girmişler. İşte, şu günlerde konuşulanlar onların yansıması. Ama ben bu kadar para ettiğimi, 5 milyon dolarlık adam olduğumu bilmiyordum yani” dedi.

    Savaş, ardından şunları kaydetti:

    ‘HARCAYACAK PARAMIZ YOK’

    İnanın bizim şu anda seçimde harcayacak paramız yok. Biz nasıl para vereceğiz? Bugüne kadar benimle çok uğraşıldı ama kimse ‘Bu adam hırsız, bu adam ahlaksız, bu adam kayırır, birilerine tuzak kurar’ diyemedi. ‘Lütfü Savaş aday olmasın’ diyenler oldu. Niye? Çünkü kazanıyorum, kazanma alışkanlığım var. Bu seçimi de kazanacağız. Burada Lütfü Savaş’ı kazandırmamak için iş birliği yapmışlar.

    Ama enteresan bir şey, aralarında hiçbir duygusal, politik bağ olmayanlar, Lütfü Savaş’ın kazanmaması için buluşmuşlar. İnanın, ben bu olayların hiçbirinde yokum. Bu konu patlamadan önce burada iki haftadır konuşuluyordu. İnanın, ben bu konuşmaları dinleme gereği bile duymadım.

    ‘SEÇİMİ 10 PUAN ÖNDE KAZANIYORUM’

    Seçim için böyle entrikalara gerek yok. Ben seçimi 10 puan önde kazanıyorum. Biz kimseye sırtımızı dayayarak seçime girmedik. Bir seçimi AKP’deyken kazandım. CHP’den aday olduğumda AKP’yi parasız- pulsuz yendim. İnanın parasızlıktan mazot alamıyorduk. O şartlarda biz yendik. Geçen seçim öncesi vatandaş yapılan 13 bin Suriyeli ve dışarıdan getirilen asker, polis, öğretmene oy kullandırıldı ve seçimi AKP’ye 110 bin fark atıp kazandık.

    Bu seçimi de farklı bir biçimde alacağız. Olay bu kadar basit. Ben, başkalarına dayanarak seçimi niye alıyım ki? Güvenme dayına, dayın ölürse aç kalırsın. Burada iş birliği yapmışlar birbirlerine ama o işbirliği yaptıkları arkadaşlar ifşalarda bulunmuşlar. Burada bizim alakamız yok. Asla entrika ve benzer oyunlara girmeyiz. Ben, bugüne kadar girdiğim seçimlere mertçe girdim ve mertçe kazandım. Dört seçimde de şaibeye bulaşmadan yaptıklarımızı, yapacaklarımızı insanlara anlatarak seçimi kazandım.

    Bize inandıkları için insanlar oy veriyor. Deprem sonrası, aday adaylığı sürecinde, seçime çok yakın zamanda hakikaten biz de yorulduk. Bıraksınlar seçime çalışalım. Gerçekten bu işlerle alakam yok.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MAK Danışmanlık Başkanı Kulat: Mansur Yavaş için seçim bitti, farkı daha da açabilir; Hatay’da Lütfü Savaş zaten öndeydi

    MAK Danışmanlık Başkanı Kulat: Mansur Yavaş için seçim bitti, farkı daha da açabilir; Hatay’da Lütfü Savaş zaten öndeydi



    31 Mart 2024‘te düzenlenecek yerel seçimler öncesi kamuoyunda gözler, üzerlerine yüklenen ‘spoiler’ mahiyeti nedeniyle kamuoyu araştırma şirketlerinin saha çalışmalarına çevrilmiş durumda. Özellikle şu an CHP‘li başkanlar tarafından yönetilen Ankara, İzmir ve Hatay, muhalefet kanadında yaşanan tartışmalar nedeniyle İstanbul’un ardından sandık sonuçları en merak edilen illerin başında yer alıyorlar.

    MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat ile yarışın İstanbul ayağıyla ilgili gerçekleştirdiğimiz görüşmenin detaylarını dün aktarmıştık. Bugün ise odak noktamız, habere konu diğer üç illerdeki son durum.

    Ankara, görevde bulunduğu sürenin yarısı AKP çatısı altında olmak üzere 20 yılı aşkın süre Melih Gökçek‘in yönetimindeydi; 2017’de ‘metal yorgunluğu’ gerekçesiyle el çektirilmesinin ardından düzenlenen ilk seçimde parti değiştirerek CHP’ye geçti.

    Mansur Yavaş, AKP’li rakibi Mehmet Özhaseki‘nin “Faturalarınızı teröristler dağıtacak” gibi söylemlerine rağmen oyların yüzde 50.93’ünü alarak sandıktan birinci çıktı. Yavaş’ın popülaritesini artıran ise, geçtiğimiz beş yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başlatsa dahi siyasi polemiklere dahil olmayıp tabiri caizse ‘işine bakması’ oldu.

    MAK Danışmanlık Başkanı Kulat: Mansur Yavaş için seçim bitti, farkı daha da açabilir; Hatay'da Lütfü Savaş zaten öndeydi - Resim : 1

    ‘MANSUR YAVAŞ İÇİN ŞU SAAT İTİBARİYLE BİTMİŞ BİR SEÇİM’

    Kulat, ellerindeki verilerden yola çıkarak Yavaş’ın bu seçimi rahat alacağı görüşünü dile getirdi.

    Son yayınladıkları ankette AKP’li rakibi Turgut Altınok ile arasında yaklaşık 6 puan fark olduğunu hatırlatan Kulat, şöyle devam etti:

    “Hatta kararsızlar matematiksel olarak dağıtıldığında fark 8’lere çıkıyor. Bu fark artabilir, azalmasını gerektiren bir şey görünmüyor. Bu seçim Mansur Yavaş tarafından, -en azından yılların deneyimi üzerinden söylüyorum- şu saat itibariyle bitmiş bir seçimdir. Ama fark biraz daha mı açılır, böyle mi kalır, yoksa çok küçük bir daralma mı olur, onu göreceğiz ama çok sıra dışı bir gelişme olmadıkça bu seçim kazanılır.”

    ‘İLÇELERDE YAVAŞ REFERANSINDAN DOLAYI GENEL BİR OY ARTIŞI VAR’

    Akabinde MAK Danışmanlık Başkanı’na başkentin ilçelerini sorduk. Kulat, bu noktada ‘Yavaş referansına’ dikkati çekti:

    “Şöyle bir durum söz konusu, bütün ilçelerde yapmış olduğumuz çalışmalarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti kimliğinden öte Mansur Yavaş referansından dolayı genel bir oy artışı görüyoruz. Tek istisna belki Çankaya olabilir. Oy oranı zaten çok yüksek olduğu için Çankaya’da ya aynı kalır ya çok küçük bir düşüş olabilir. Onun dışında Mansur Yavaş’ın referans olduğu her yerde oy artışı görüyoruz.

    Mesela Gölbaşı… Kazanır kazanmaz bilemiyorum ama son araştırmaya bakmak lazım. Aynı şekilde Keçiören’de, Mamak’ta bir oy artışı olabileceğini söyleyebiliriz Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylarının.”

    MAK Danışmanlık Başkanı Kulat: Mansur Yavaş için seçim bitti, farkı daha da açabilir; Hatay'da Lütfü Savaş zaten öndeydi - Resim : 2

    ‘GÖKHAN ZAN VARKEN DE LÜTFÜ SAVAŞ ÖNDEYDİ’

    Hatay‘da ise durum, 6 Şubat 2023’te kentte büyük yıkıma yol açan deprem felaketi sonrası tartışmalı bir hale geldi. Ortaya çıkan tablonun sorumlularından biri olarak görülen CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, git-gelli bir sürecin ardından tepkilere rağmen ana muhalefet tarafından yeniden aday gösterildi.

    AKP ve MHP Mehmet Öntürk ismi üzerinde anlaşırken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) de Savaş’a tepkili seçmenin çaresiz kalmaması adına o dönem kentin sesini duyurma çabasıyla öne çıkan eski futbolcu Gökhan Zan‘ı yarışa sürdü. Ancak parti, Zan’ın isminin kimi siyasi pazarlık iddialarına karışması nedeniyle adayından desteğini çektiğini açıkladı.

    Kulat, bu yeni durumun Savaş için büyük bir avantaj oluşturacağı yorumunu yaptı:

    “İlk yaptığımız ankette, ‘Lütfü Savaş seçimi kaybeder’ diye bakıldığı yerde, daha Gökhan Zan varken bile seçimi kazanıyor görünüyordu. Kanaatimce Lütfü Savaş için büyük bir avantaj oluşmuştur.

    TİP’in orada seçim kazanması çok kolay değildi, onu söylemek lazım. Şüphesiz oyunu artıracaktı bu olay olmasaydı, ciddi bir oy olabilirdi. Ama yarış CHP ve AK Parti arasında geçerdi. Gökhan Bey’in alabileceği oy yüzde 20 bandının üzerine çıkmış olsaydı aradan AK Parti çıkabilirdi, Lütfü Savaş kaybedebilirdi.

    Şunu da söylemek isterim, o bölge bir deprem bölgesi. Süreç içerisinde çok fazla değişken var. İlçe adaylarıyla beraber değerlendirmeden bunu söylüyoruz. Mardin’deydim. Mesela orada DEM Parti’nin büyük fark atarak kazanması gerekir normal şartlarda. Ama mesela şu an AK Parti adayı – eski Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin neredeyse yakalamış durumda. Çok yakın. Yani bu seçimin kendine ait bir ruhu var diyebiliriz.”

    MAK Danışmanlık Başkanı Kulat: Mansur Yavaş için seçim bitti, farkı daha da açabilir; Hatay'da Lütfü Savaş zaten öndeydi - Resim : 3

    KIRGIN SEÇMEN İZMİR’DE CHP OYLARINI NASIL ETKİLER?

    İzmir‘de ise uzunca bir süre mevcut büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer’in yeniden aday gösterilmemesi tartışıldı.

    Kimi siyaset bilimciler, Karşıyaka Belediye Başkanı olarak görev yapan Cemil Tugay‘ın Soyer’in yerine aday gösterilmesinin parti tabanında rahatsızlık yarattığını savunuyordu. İzmir’de tepkili olan CHP seçmeninin oranının çok yüksek olduğu, bu kişilerin Soyer’e haksızlık yapıldığını düşündüğü ifade ediliyordu.

    Mehmet Ali Kulat, İzmir’de ana muhalefetin ‘parti aidiyeti’ konusunda bariz bir üstünlüğü bulunduğunu, ‘kırgın ve kızgın’ seçmenin oylarda birkaç puan düşüşe yol açmasını beklediğini, ancak CHP adayının seçimi yine de rahat kazanacağını söyledi:

    “Biz geçmiş yıllarda İzmir çalışmaları yaptığımızda Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylarına oy veren seçmene ‘Niçin oy veriyorsunuz?’ diye sorduğumuzda ‘Cumhuriyetin kazanımlarını kaybetmemek gerekçesiyle’ yanıtını veren bir seçmen kitlesi var ve çok yüksek oranda. Halen devam eden bir gerekçe olduğu için CHP adayının seçimi rahat kazanacağını düşünüyorum.

    Ancak bu ‘rahat kazanma’ Tunç Soyer dönemindeki gibi mi olur oran olarak? Biraz daha aşağı düşmesini bekliyorum doğrusu. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kırgın ve kızgın seçmeni var, o birkaç puan aşağı çekebilir. Bir de AK Parti adayı Hamza Dağ’ın performansının daha iyi olduğu genel anlamda görülüyor ve söyleniyor. Hamza Dağ’ın oyunda bir artış olması muhtemel. Ama o artışın da çok sıra dışı bir artış olmasını beklemiyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MAK Danışmanlık Başkanı Kulat yanıtladı: Ekrem İmamoğlu – Murat Kurum yarışında kim önde, İYİ Parti ve DEM seçmeni ne diyor?

    MAK Danışmanlık Başkanı Kulat yanıtladı: Ekrem İmamoğlu – Murat Kurum yarışında kim önde, İYİ Parti ve DEM seçmeni ne diyor?



    31 Mart 2024‘te yapılacak yerel seçimlere iki haftadan az bir süre kala hem siyasi partiler hem kamuoyu araştırma şirketleri saha çalışmalarını hızlandırdı. 2019’da yaşanan iki turlu seçim ve akabinde gelişen siyasi süreç nedeniyle gözler büyük ölçüde İstanbul‘a çevrildi.

    Megakent, iktidar cenahı için ifade ettiği anlam bakımından Ankara ile birlikte devamlı olarak gündemin ilk sıralarında yer alan illerin başında geliyor. İki şehirde de 2019 itibariyle uzun yıllar süren AKP hakimiyetine son verildi ve yönetim, ana muhalefet partisine geçti.

    Bu sonuçların ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geride bıraktığımız beş yıl boyunca kamuoyunda adı en çok öne çıkan siyasi aktörlerin arasına katıldı.

    Öyle ki İYİ Parti, 14 – 28 Mayıs 2023’e giden yolda eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun cumhurbaşkanlığı adaylığını İmamoğlu ve Yavaş’ın – en azından – ‘yardımcı’ olarak aday gösterilmesi karşılığında onayladı.

    Bu noktada Yavaş ve İmamoğlu’nun şimdilerde Millet İttifakı’ndaki ‘eski yol arkadaşları’ tarafından sıklıkla hedef alındığını, iki ismin de cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etmedikleri için ‘korkaklıkla’ suçlanıp ‘İYİ Parti’ye operasyon çekmekle’ itham edildiğini hatırlatalım.

    ‘SEÇİMİN KADERİNİ BELİRLEYECEK ÜÇ FAKTÖR VAR’

    Sahadaki son durumu, MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat‘la konuştuk. Kulat’a göre İstanbul’da durum bıçak sırtı ve “seçimin kaderinde söz hakkı olabilecek üç önemli faktör var.”

    Şirketin 30 büyükşehirde gerçekleştirdiği ve geçtiğimiz hafta sonuçlarını kamuoyu ile paylaştığı ankette İstanbul’da İmamoğlu, AKP ile MHP tarafından rakip olarak karşısına çıkarılan Murat Kurum’un 1.5 puan önünde görünüyordu.

    5 bin 700 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen araştırmada İmamoğlu’nun yüzde 41.5, Kurum’un yüzde 40 oranında oy aldığı belirtiliyordu.

    Kulat’a ilk olarak muhalefetteki dağınık görüntünün, özellikle DEM ve İYİ Parti’nin kendi adaylarıyla seçime girmesinin tabloyu nasıl etkilediğini / etkileyeceğini sorduk. MAK Danışmanlık Başkanı’nın yanıtı şöyle oldu:

    ‘DEM PARTİ’DEN MURAT KURUM’A GİDEN BİR OY YOK’

    “Genel seçimlerde İstanbul’da yüzde 10 bandında oy alması muhtemel olan DEM Parti’nin, görünen o ki -seçmenin davranışı- itibariyle diyelim; şu an her üç seçmeninden ikisi sayın Ekrem İmamoğlu’na, biri DEM Parti’ye oy veriyor. DEM’den AK Parti’ye, Murat Kurum’a giden bir oy yok.

    ‘İYİ PARTİ SEÇMENİNİN YARISI İMAMOĞLU’NA OY VERİYOR’

    Normalde İYİ Parti’nin de genel seçim anlamında 7-8 bandında bir oyu var İstanbul’da. Bu seçmenin de yaklaşık olarak üçte ikilik bir bölümü, ‘yarısından biraz fazla’ diyelim doğru olan cümle o, şu anda Ekrem İmamoğlu’na oy veriyor ve Buğra Kavuncu’ya oy vermiyor. ‘Yarısı’ diyelim genel anlamda, ona yakın bir rakam çünkü. Buğra Kavuncu’nun aldığı bütün oylar, geçen seçimde Ekrem İmamoğlu’na giden oylar. Bu da önemli bir durum. Buğra Kavuncu, 5 ve üstü oy alırsa Ekrem İmamoğlu’na ciddi bir zarar vermiş olur.

    ‘YENİDEN REFAH’IN ALACAĞI TÜM OYLAR MURAT KURUM’DAN GİDİYOR’

    Peki, AKP – MHP kanadında durum ne?

    Anımsatalım; Yeniden Refah (YRP), AKP’nin de içinden geldiği ‘Milli Görüş’ geleneğinin mirasçılarından biri olması nedeniyle iktidar partisi için kritik önemdeydi. Ancak 31 Mart’a giden süreçte iki parti arasındaki görüşmelerden uzlaşı çıkmadı.

    YRP İstanbul’da seçime, Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan‘ın damadı Mehmet Altınöz‘le girme kararı aldı.

    Kulat, Yeniden Refah’ın aldığı – alacağı tüm oyların Kurum’dan gideceği görüşünü dile getirdi. “O da denklemin önemli ölçüde belirleyicilerinden biri” ifadesini kullanan Kulat, şöyle devam etti:

    “Şu ana kadar İstanbul’da çok yüksek bir oranda oy alamıyor Yeniden Refah Partisi. Türkiye’nin diğer bazı illerinde, güneydoğu taraflarında bir etkisi var. Şanlıurfa’da var, Elazığ’da var, Malatya’da var. Buralarda bazı yerlerde başa güreşiyor, bazı yerlerde ikinci parti, üçüncü parti oluyor. Ama İstanbul’da böyle bir etkiyi en azından şu düzeyde görmüyoruz.

    Eğer Yeniden Refah Partisi de örneğin beş puan ve üstü oy alırsa, seçimi Ekrem İmamoğlu’nun kazanması çok kolay olabilir, diğer belirleyicilerle birlikte söylüyorum. Yani seçimin kaderinde söz hakkı olabilecek üç tane önemli yapı var.

    ‘SÖYLEMLER SERTLEŞİRSE YENİDEN REFAH’A YARAR’

    Bunun üzerine Kulat’a, son dönemde AKP üst yönetiminden yöneltilen eleştirileri hatırlattık.

    AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala‘nın “Yeniden Refah Partisi’nin girdiği yerlerde seçimleri kendisinin kazanma ihtimali yok ama CHP’nin kazanma ihtimali artıyor” gibi sözlerle hedef aldığı partiye son olarak bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ismini anmadan gönderme yapmıştı:

    “AK Parti oylarına gözlerini dikerek siyaset yaptıklarını sananları anlamakta zorlanıyoruz. Eskiler selden gelen suya gider derler. Sırtını sadece konjonktüre dayamaktan başka sermayesi olmayanların akıbeti, yeni bir konjonktürle silinip gitmektir.”

    YRP lideri Fatih Erbakan ve Parti Sözcüsü Suat Kılıç ise tepkileri hiçbir şekilde üzerlerine alınmadıklarını belirtmişlerdi.

    – “Bu söylemler Yeniden Refah’a oy vermek isteyen seçmenin tavrını etkiler mi? Son anda ‘Ben AKP’ye oy vereyim’ gibi bir eylem söz konusu olur mu?

    “Onu biz de düşünüyoruz. Ama böyle bir durum Yeniden Refah’ın saflarını sıklaştırır. Geçmişte DEVA ve Gelecek de ‘AK Parti’den oy alırız’ beklentisi içinde görünüyorlardı. Ama etki etmemişlerdi. Çünkü seçimlerden çok önce Sayın Erdoğan DEVA ve Gelecek seçmeninin ve doğal olarak liderlerinin kendisine ihanet ettiği gibi söylemlerde bulunmuştu. Bunlar süreç içinde seçmen tarafından satın alındı.

    Ama Yeniden Refah’ta durum öyle değil, kendine göre tutarlı bir duruşu var. Şunu kastediyorum; ‘Cumhurbaşkanlığı seçiminde biz Erdoğan’a oy verdik. Zaten biz vermeseydik seçilemiyordu. Bizim üç puan oyumuz var, Erdoğan iki puanla seçildi’ diyorlar. ‘Biz orada kendimize düşeni yaptık, şimdi de kendi adaylarımızı çıkardık ve siyaset yapıyoruz’ diyorlar. Bu söylemler sertleştiğinde Yeniden Refah’a yarayacağı kanaatindeyim.”

    ZAFER PARTİSİ’NİN ETKİSİ NE OLUR?

    Kulat, özellikle Mayıs 2023’teki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda gündemin ilk sıralarında yer bulan Zafer Partisi‘nin adayı Azmi Karamahmutoğlu‘yla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

    Karamahmutoğlu’nun ‘eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı’ kimliğiyle MHP’den, yani Cumhur İttifakı kitlesinden oy alabileceğini dile getiren Kulat, siyasetçinin ‘Karadenizli’ kimliğinin ise İmamoğlu’na oy verebilecek seçmeni etkileyebileceği görüşünü dile getirdi.

    MAK’ın anketinde Azmi Karamahmutoğlu’nun oy oranının yüzde 2 olduğu görülüyor: “Bunu yarısını birinden, yarısını birinden alacağını öngörerek bir değerlendirme yapıyoruz, ki o zaman etkisiz oluyor bu boyutuyla.”

    ‘PARA SAYMA GÖRÜNTÜLERİ’ İDDİASI VE TURGUT ALTINOK’UN MALVARLIĞI

    MAK Danışmanlık Başkanı, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği ileri sürülerek sosyal medyada paylaşılan görüntülerin ve Ankara’da AKP adayı Turgut Altınok’un malvarlığına dair tartışmaların olası etkilerine de değindi:

    “Eğer seçim gününe kadar gündemi değiştiren bir konu olmazsa, bu her iki konu da iki adaya zarar veriyor. Ekrem İmamoğlu’na da beklenenden fazla zarar verebilir bu konu… ‘Beklenen’ derken, yani şu anda zaten biz bıçak sırtı bir seçimi konuştuğumuz için böyle diyoruz. Bir puan büyük bir puan çünkü böyle bir süreçte. Ankara’da da Turgut Altınok’a servet sahibi olduğu beyanı ciddi şekilde zarar veriyor şimdilik.”

    Yarın: Ankara ve İzmir’de durum ne?

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’nun ekibi sonuçtan emin: Masadaki anketlerden ‘spoiler’ geldi

    İmamoğlu’nun ekibi sonuçtan emin: Masadaki anketlerden ‘spoiler’ geldi



    31 Mart 2024’te düzenlenecek yerel seçimlere 20 günden az bir süre kala siyasi partiler, sahadaki çalışmalarını hızlandırdı. Yarışın en sert geçeceği yerlerin başında gelen İstanbul’da CHP tarafından bir kez daha aday gösterilen mevcut büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, bu kapsamda sık sık ilçe adaylarıyla birlikte vatandaşlarla bir araya geliyor.

    Esenyurt’taki aday tanıtımı gününe katılanlardan biri de, Evrensel yazarı Fatih Polat’tı. Burada İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Sözcüsü Murat Ongun başta olmak üzere İmamoğlu’nun ekibiyle gerçekleştirdiği sohbetlerden detaylar aktaran Polat, şunları kaydetti:

    “(…) Onlar selamlama yaparken sohbet ettiğimiz Murat Ongun, geçen seçim dönemleriyle kıyaslandığında sahanın gerilimden uzak olduğunu belirterek, ‘Saha pırıl pırıl. AKP’nin güçlü olduğu yerlerdeki semt pazarlarında bile bu dönemde bir terslikle karşılaşmadık. Hatta desteğini ifade eden başörtülülerin sayısında hissedilir bir artış var’ dedi.

    İmamoğlu’nun araçtaki ekibiyle yaptığımız sohbette, yaptırdıkları en sıcak anket sonucunu sorduğumuzda, İmamoğlu’nun net bir farkla önde göründüğü söylendi ancak, tabanda rehavete yol açmamak ya da karşı tarafı konsolide etmemek bakımından kamuoyuna oran açıklamadıkları dile getirildi. O nedenle biz de bu kadar yazmış olalım.”

    Editörün notu: ‘Spoiler vermek’, bir dizi ya da film izlerken veyahut kitap okurken başka bir kişinin henüz gelmediğiniz bir bölüm hakkında bilgi vermesi anlamına geliyor. Spoiler, Türkçe manasıyla ‘bir şeyin önceden reklamı’ anlamını taşımaktadır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mansur Yavaş anket sonuçlarını açıkladı: Tarihte görülmemiş rekor oyla destek olacaklar. Benim artık son dönemim

    Mansur Yavaş anket sonuçlarını açıkladı: Tarihte görülmemiş rekor oyla destek olacaklar. Benim artık son dönemim



    Yerel seçimlere 28 gün kala, adaylar kampanyalarına devam ediyorlar. AKP’nin geri kazanmak için büyük çaba gösterdiği başkentte; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Sincan Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışında konuştu.

    Mansur Yavaş anket sonuçlarını açıkladı: Tarihte görülmemiş rekor oyla destek olacaklar. Benim artık son dönemim - Resim : 1
    Sincan, Ankara’da AKP’nin kalelerinden biri olarak görülüyor.

    “BELEDİYE MECLİSİNDE 8 AYDIR BEKLEYEN TALEPLERİMİZ VAR, ALLAH’TAN KORKUN”

    AKP yönetimini eleştiren Yavaş, “Hangisi doğru hizmet; beton plastik mi halkın para kazanmasını sağlamak mı?” diye sordu.

    Şimdiye kadar yapmak istedikleri projelerde engellendiklerini söyleyen Mansur Yavaş, “Belediye meclisinde 8 aydır bekleyen taleplerimiz var, Allah’tan korkun” diye sitem etti.

    “HİÇBİRİ HİÇBİRİSİ TALEPTE BULUNMUYOR ÇÜNKÜ YUKARIDAN BİRİLERİ YASAKLAMIŞ”

    Yavaş, “Sayın cumhurbaşkanına gittim bir yerim eksilmedi, Ankara halkı için talepte bulundum, Ankara’daki ilçe belediyelerinin bir ikisi hariç hiçbiri daha benim makam odamı görmedi. Gelip kendi ilçeleri için bir şey istemedi. Lafa geldiğine her şey benim ilçem için derler. Hayır. Ben partizanlık yapmıyorum elimi uzatıyorum buna rağmen hiçbiri hiçbirisi talepte bulunmuyor çünkü yukarıdan birileri yasaklamış. Bunlar partilerini ilçelerinden de hemşerilerinden de çok seviyorlar. Halbuki seçildikten sonra particilik biter” ifadelerini kullandı.

    Mansur Yavaş anket sonuçlarını açıkladı: Tarihte görülmemiş rekor oyla destek olacaklar. Benim artık son dönemim - Resim : 2

    “ANKETLERİ GÖRÜYORSUNUZ, ANKARA HALKI REKOR OY DESTEK OLACAK”

    Anketlerle ilgili konuşan Mansur Yavaş, rekor oy alacaklarını kaydetti:

    “Anketleri görüyorsunuz, Ankara halkının kararı şu yönde hiçbir tarihte görülmemiş çoğunlukta rekor oyla inşallah destek olacaklar, öyle anlaşılıyor. Ama mecliste çoğunluğumuz olmazsa maalesef topal ördek muamelesi görüyoruz.”

    “SON DÖNEMİM, TÜRKİYE’YE MANSUR YAVAŞ BELEDİYECİLİĞİNİ ÖĞRETİP BIRAKACAĞIM”

    Mansur Yavaş, Sincan’ın ardından gittiği Keçiören’de yaptığı konuşmada da “Benim artık son dönemim, bir dönem daha yapıp bu hizmetleri Türkiye’ye Mansur Yavaş belediyeciliğini öğretip bırakacağım” dedi.

    Mansur Yavaş anket sonuçlarını açıkladı: Tarihte görülmemiş rekor oyla destek olacaklar. Benim artık son dönemim - Resim : 3

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Ali Kulat son anketi açıkladı: Son bir haftada Ekrem İmamoğlu Murat Kurum’un önüne geçti

    Mehmet Ali Kulat son anketi açıkladı: Son bir haftada Ekrem İmamoğlu Murat Kurum’un önüne geçti



    Araştırma şirketi MAK Danışmanlık’ın Başkanı Mehmet Ali Kulat, yerel seçimler için son anket değerlendirmelerini açıkladı.

    ElipsTV’de gazeteci Muhammed Vefa‘nın yayınına katılan Kulat, bir hafta öncesine kadar İstanbul’da yarışın başa baş, hatta AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum’un bir adım önde götürdüğünü ancak son bir haftada yapılan ölçümlere göre CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun öne geçtiğini söyledi.

    Urfa, Muş, Yozgat, Ordu, Bingöl, Nevşehir, Edirne ve Tokat’ta sürprizler olabileceğini belirten Kulat, Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) bu seçimlerin sürpriz partisi olacağını öne sürdü. Kulat, YRP’nin oy oranının yüzde 5-6 düzeyinde olduğunu aktardı.

    İYİ Parti’nin durumundan da bahseden Kulat, İstanbul yarışına güçlü bir adayla girdiklerini ancak oylarının artmadığını söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Feyza Altun soruşturmasının ardından ‘şeriat’ anketi: AKP ve MHP’liler ne dedi?

    Feyza Altun soruşturmasının ardından ‘şeriat’ anketi: AKP ve MHP’liler ne dedi?



    Avukat Feyza Altun’un sosyal medya hesabından yaptığı şeriat karşıtı paylaşımın ardından hakkında soruşturma başlatılması Türkiye’de şeriatla ilgili tartışmaları gündeme getirdi. Aksoy Araştırma şirketi Türkiye genelinde bir anket yaptı.

    Ankete katılan seçmenlere, “Türkiye’nin yönetim biçimini siz belirleyecek olsanız hangisi ile yönetilmek istersiniz” sorusu soruldu. Laikliğe dayalı yönetim biçimi diyenlerin oranı yüzde 83,2 olurken, şeriata dayalı yönetim biçimi diyenlerin oranı yüzde 16, 8 olarak ölçüldü. Şeriat yönetimi isteyenlerin genel seçimde verdikleri oylara göre yapılan parti sıralaması ise şöyle oldu; AKP yüzde 39, MHP yüzde 11.5, YSP yüzde 6.5, İYİ Parti yüzde 5.9, CHP yüzde 1.5, seçimde oy kullanmayanlar: yüzde 6.3 Aksoy Araştırma’nın sahibi Ertan Aksoy anketi yüzde 95 güven aralığında yüzde 3 hata payıyla 1067 kişi ile gerçekleştirildiğini ifade etti.

    “NORMALLEŞMEYE BAŞLADI”

    Anket sonucunu Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’a değerlendiren siyaset bilimci Doç. Dr. Cangül Örnek, “Ankette AKP seçmenindeki oran çok yüksek göründü. Genel olarak Türkiye’de şeriat yönetimini isterim ya da dini bir yönetim altında yaşamak isterim diyen yüzde 10’luk kesim oluyordu. Bu ankette oran biraz artmış görünüyor. AKP ve MHP seçmenindeki şeriat isterim diyen kesimin varlığı dikkatimi çekti. AKP seçmeninde neredeyse bu oran yüzde 40. Şeriatı eleştiren insanlara yönelik muameleler ve yargılamalara bağlı olarak son zamanlarda gözlemlediğimiz gelişmeler şeriat istemenin toplumda normalleşmeye başladığını gösteriyor. Bu tartışmaların boşuna olmadığını, sırf bir takım radikal unsurlar mutlu olsunlar diye yapılan tartışmalar olmadıklarını görüyoruz” dedi.

    “AZINLIK ŞERİAT GETİREBİLİR”

    Bu tartışmaları hafifsemek, sadece bir dar grubun tartışması olarak görmenin mümkün olmadığını söyleyen Örnek, “Çıkan sonuçlar sadece toplumun ne kadarının şeriata ikna olduğuyla ilgili bir durum değil, şeriat isteyenlerin ne kadar örgütlü olduğuyla da ilgili bir durum. Toplumun azınlığı olabilirler ama bu azınlık özellikle devlet içerisinde örgütlüyse, finansal kaynaklara erişiyorsa, genç kuşakların yetiştiği eğitim sistemine ulaşıyorsa o zaman oransal olarak küçük olmakla beraber bu grupların varlığını bizim küçümsemememiz gerektiğini gösteriyor. Özellikle güvenlik kuvvetleri içerisinde, orduda ve polis içerisinde örgütlenmiş olmak burada çok kritik. Bir azınlık da şeriatı getirebilir. Siz bu tartışmayı normalleştirirsiniz ama bu azınlık bir sistemi toplumun geneline dayatır ve tepkiyi gevşetmiş olursunuz” ifadelerini kullandı.

    Son dönemde bu tartışmanın çok yapılıyor olmasının toplumun direncini düşürdüğünü söyleyen Örnek, “Örneğin; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Türklük eşittir İslam, İslam eşittir şeriat’ gibi bir sözü vardı. İşte ülkenin yöneticilerinden böyle açıklamalar gelirse toplumdaki direnci çok düşüren ya da arada duran bir takım kesimlerin de rahatlıkla şeriat istediğini deklare ettikleri, bunu iyi bir şey zannettikleri bir yere doğru gideriz. Bu tartışmalarda devletin ve devlet görevlilerinin tavrı çok belirleyici. Şu an Türkiye’de bardağın dolu tarafına bakarak rahatlayabileceğimiz bir tablonun olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulis: Lütfü Savaş karşı anket sundu, ‘kendimi yedirmem’ dedi, rest çekti

    Kulis: Lütfü Savaş karşı anket sundu, ‘kendimi yedirmem’ dedi, rest çekti



    Depremde yaşanan yıkımın sorumlularından biri olarak görülen Lütfü Savaş‘ın CHP tarafından yeniden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesi ve akabinde geri çekilmesi yönündeki çağrılarla yaşanan belirsizlik ortamı, dün itibariyle son buldu. Savaş resmen aday olarak ilan edildi.

    Sözcü yazarı Aytunç Erkin, tartışmalı sürecin perde arkasında yaşananları okurlarıyla paylaştı:

    “(…) Önce bir tespitle başlayayım.

    Hatay’ı yakından takip eden isimler dedi ki: ‘Lütfü Savaş, Hatay’da öyle bir kadro kurmuş ki istese CHP’yi oraya sokmaz.’ Ve CHP Genel Merkezi’ndeki o gece. Hatay İl Örgütü, ilçe örgütleri ve vekiller ‘Lütfü Savaş dışında başka bir seçenek yok’ dedi.

    ‘NE OLDU DA SON ANKETTE GERİDE GÖSTERDİLER?’

    Burada Lütfü Savaş da masaya Hatay ve ilçeleriyle ilgili daha üç gün önce yapılmış bir anketi getirdi. Anketi yapan firma Murat Karan’ın yönettiği AREA’ydı. Araştırma 10-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Hatay’ın tüm ilçelerinde ikamet eden, 18 ve daha yukarı yaştaki 7 bin erkek ve kadın ile CATI (Bilgisayar destekli telefonla görüşme) yöntemi uygulanarak gerçekleştirildi.

    Anket sonucuna göre; Lütfü Savaş yüzde 46.7, Mehmet Öntürk (AKP Adayı) yüzde 41.1 ve diğer yüzde 12.2 oy alıyordu. Kulislerde konuşulanlara göre Savaş dedi ki: ‘Beni üç ankette önde gören firma ne oldu da son anketinde geride gösterdi. Ne değişti?’

    (…)

    Kulis: Lütfü Savaş karşı anket sundu, 'kendimi yedirmem' dedi, rest çekti - Resim : 1
    Lütfü Savaş’ın masaya koyduğu anket.
    Kaynak: Sözcü

    KARAN: ÜÇ İLÇEDE DOĞRU ADAY BULMUŞLAR, ‘OYUNU SAVAŞ KURDU’ DİYEBİLİRİM

    Bu noktada AREA’nın sahibi Murat Karan’ı aradım ve son Hatay anketiyle ilgili konuştum.

    Karan dedi ki: ‘Son bir hafta ayrı ayrı müşterilere anket yaptık. Hatay’da, ilçeler bazında bir anketti. Lütfü Savaş’ı ilan edeceklerini düşündüğüm için ankette sormamıştık. Kıyamet kopunca, anket denilince, tartışmanın orta yerinden konuya girdim. Anketi yayımladım. Yayımlanır yayımlanmaz Lütfü Savaş, ‘Bu ne?’ diye sordu. Onun kafasındaki rakam yüzde 50 ama bizim ankette yüzde 46.7 çıktı. Önceki seçime göre yüzde 9 azaldığını söyledim. Normal bir durum. İYİ Parti ve TİP’in adayları var. Rapor yaptık, ilçeler bazında da sunduk. CHP’nin avantajı şu: Dörtyol, İskenderun ve Antakya. Üç ilçede de doğru adaylar bulmuşlar. Bütün bu oyunu Lütfü Savaş kurdu diyebilirim. İlçe adaylarını belirleyen o oldu.’

    ‘KENDİMİ YAPILAN BU SON ANKETE YEDİRMEM’

    Kulise tekrar dönelim: Son dakikada CHP’nin yaptırdığı ankete tepki gösteren Lütfü Savaş, ‘Kendimi yapılan bu son ankete yedirmem’ dediği iddia edildi ve rest çekti: ‘Bağımsız aday olurum.’ CHP yönetiminin de bu reste karşılık veremediği ve Savaş’ın bağımsız aday olursa Hatay’ın kaybedileceğine ikna olduğu ifade edildi. (…)”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Son anket sonuçları: ‘Demirtaş’ın aday olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak’

    Son anket sonuçları: ‘Demirtaş’ın aday olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak’



    Sözcü yazarı Aytunç Erkin, Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş‘ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’na aday olmaktan vazgeçmesini köşesine taşıdı.

    Demirtaş’ın adaylığının, eşinin Kürt siyaseti için sembol bir isim olması nedeniyle İstanbul’da tüm dengeleri değiştirebileceği konuşuluyordu. Siyaset bilimciler, böyle bir gelişmenin CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun AKP adayı Murat Kurum karşısında kaybetmesine dahi yol açabileceği yorumlarını yapıyordu.

    İmamoğlu’na yakın isimlerin kendisine “Başak Demirtaş’ın adaylığı diğer adaylıklardan farklı. Duygusal bir durum var ortada. Bir anket yaptırdık. Orada Başak Hanım da var. Yüzde 2 gibi bir farkla İmamoğlu önde. Başak Demirtaş da yüzde 7 çıkmış” dediğini hatırlatan Erkin, şöyle devam etti:

    “Yine dün Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, ‘aday olmaktan vazgeçtim’ açıklaması yaptı. Ve böylece İmamoğlu’na yakın isimlerin de dediği gibi ‘Normal aday çıkarsa 3.5-4’lerde kalır’ cümlesi daha da anlam kazandı.”

    Gazeteci, akabinde DEM Parti’nin aday çıkarması durumunda tablonun nasıl şekillenebileceğine dair bir anket çalışması paylaştı. Söz konusu saha araştırmasının SONAR tarafından yapıldığını dile getiren Erkin, şunları kaydetti:

    ‘ŞİMDİ İSTANBUL’DA KARTLAR YENİDEN DAĞILACAK’

    “Kararsızlar (yüzde 12.2) dağıtıldıktan sonraki duruma bakalım:

    • CHP adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 41.1,
    • Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum yüzde 40.6,
    • DEM Parti adayı Başak Demirtaş yüzde 6.5,
    • İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu yüzde 4.3,
    • Yeniden Refah Partisi adayı 2.1,
    • Zafer Partisi adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 1.3,
    • Memleket Partisi adayı Mehmet Sevigen yüzde 0.6,
    • Saadet Partisi adayı Birol Aydın yüzde 0.5.

    Sonuçlara göre DEM’in adayının Demirtaş olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***