Etiket: aktivist

  • Mısır’da tutuklu Filistinli eski bakanın oğlu Şaat vatandaşlıktan feragat edince serbest bırakıldı

    Mısır’da tutuklu Filistinli eski bakanın oğlu Şaat vatandaşlıktan feragat edince serbest bırakıldı


    Mısır, 2,5 yıldır (900 gün) ülkede tutuklu bulunan eski Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat’ın oğlu siyasi aktivist Rami Şaat’ı Mısır vatandaşlığından feragat etmek kaydıyla serbest bıraktı.

    Siyasi aktivistin tahliye edildiğine dair açıklama, ailesi tarafından yapıldı.

    Açıklamada, Mısır’daki çeşitli laik siyasi grupların üyesi ve ülkedeki Filistin yanlısı BDS hareketinin kurucularından olan Şaat’ın 6 Ocak akşamı serbest bırakıldığı ardından da Kahire’deki Filistin Yönetimi temsilcisine teslim edildiği belirtildi.

    Aile, 50 yaşındaki Şaat’ın hava yoluyla Ürdün’e oradan da Fransa’ya gitmek için yola çıktığı bilgisini paylaştı.

    Şaat’ın tutuklanmasının ardından sınır dışı edilen Fransız eşi Celine Lebrun Shaath, Paris yönetimine eşini serbest bırakması talebiyle Kahire’ye baskı uygulaması için lobi faaliyetleri yürütmüştü.

    Mısır makamlarından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Halihazırda Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın uluslararası ilişkiler danışmanlığını yürüten, eski Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat’ın oğlu Rami Şaat’ın Filistin ve Mısır vatandaşlığı bulunuyordu.

    Şaat, medyada “El-Emel (umut) hücresi” olarak bilinen dava kapsamında “devlete karşı kışkırtma” suçlamasıyla Haziran 2019’da Mısır makamları tarafından Kahire’de gözaltına alınmıştı.

    Abdulfettah el Sisi yönetimindeki Mısır, insan hakları örgütleri tarafından muhaliflere yönelik sert tutumu nedeniyle eleştiriliyor.

    Sisi yönetimi ise insan hakları ihlalleri olduğu yönündeki suçlamaları reddediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’da göçmenleri kurtaran 24 yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi

    Yunanistan’da göçmenleri kurtaran 24 yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi


    Yunanistan’da 2016-2018 yılları arasında göçmenlerin bu ülkeye ulaşmasına yardım eden 20’den fazla yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi.

    Sığınmacıları kurtaran aktivistler, 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargı önüne çıkarıldı.

    Sanıklar casusluk, sahtecilik ve radyo frekanslarının yasa dışı kullanımı gibi iddialarla suçlanıyor.

    Savcılar ayrıca, sanıkların Midilli’deki yasak bölgelere girmek için sahte askeri plakalı araç kullandığını iddia ediyor.

    Ancak Midilli’deki yerel mahkemenin yargıcının, mahkemenin davayı görmeye yetkili olmadığına karar vermesi üzerine söz konusu dava askıya alındı.

    Zira sanıklardan biri avukat ve Midilli’deki yerel mahkemenin avukatları yargılama yetkisi bulunmuyor.

    Bu arada mahkeme, yeni bir duruşma takvimi de belirlenmedi.

    Davayı kınayan insan hakları grupları ise süreci ‘saçma’ ve ‘siyasi amaçlı’ olarak tanımladı.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları grupları, duruşma öncesi yaptıkları açıklamada, suçlamaların düşürülmesi gerektiğini bildirdi.

    Yunanistan merkezli bir STK olan Uluslararası Acil Durum Müdahale Merkezinde (ECRI) çalışan 3 kişi, 2018 yılında tutuklanmış, bu kişilerin de içerisinde bulunduğu 24 kişiye insan kaçakçılığı, kara para aklama ve suç örgütü üyeliği gibi suçlamalar yöneltilmişti.

    Gruptakilerin 17’si yabancı uyruklu aktivistlerden oluşuyor.

    Gönüllü arama kurtarma ekibi üyelerinden İrlandalı yardım görevlisi Sean Binder ile Suriyeli mülteci Sarah Mardini, 100 gün tutukluluk süresinin ardından kefaletle serbest bırakılmışlardı.

    “Çok kızgınım.” diyen Sean Binder, “Çünkü yıllardır bekliyoruz ve daha yıllarca beklememiz gerekiyor. Duruşma öncesi (gözaltı) üç buçuk ay geçirdik ve şimdi tekrar beklemek zorundayız.” diye davanın askıya alınmasına tepki gösterdi.

    Mardini’nin Yunanistan’a girişi yasak olduğundan duruşmayı Almanya’dan izlemek durumunda kaldı.

    Hukuk uzmanlarına göre, sanıklar suçlu bulunmaları halinde sekiz yıl hapis cezasına çarptırılabilir.

    Uluslararası Af Örgütü adına duruşmaya gözlemci olarak katılan Giorgos Kosmopoulos, bu durumdan ötürü ‘hayal kırıklığına uğradığını’ söyledi.

    Kosmopoulos, “Bugün duymak istediğimiz açıkça onların masum olduklarıydı. Bunun yerine, hayatları belirsiz bir haldeyken daha fazla yargılama ve daha fazla bekleme durumu olacak.” şeklinde konuştu.

    Son birkaç yılda Avrupa genelinde Sivil Toplum Kuruluşu çalışanlarına yönelik insan kaçakçılığı dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla davalar açıldı.

    Benzer durumdaki yaklaşık 60 davanın çoğu ise Yunanistan ve İtalya’da açılmış durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • YouTube, Doğu Türkistanlı bazı tanıkların videolarını kaldırdı

    YouTube, Doğu Türkistanlı bazı tanıkların videolarını kaldırdı


    Kazakistan merkezli Atajurt isimli insan hakları örgütü, Youtube’un, aile üyelerinden haber alamayan Doğu Türkistanlıların yaptığı tanık beyanlarının bazılarını kaldırmasının ardından bu videoları başka bir sosyal platforma taşıma kararı aldı.

    Diasporada yaşayan Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Türk toplumlarına mensup kişilerin, haber alamadıkları yakınlarının akıbetine ilişkin tanıklık yaptıkları açıklamalar şu ana kadar milyonlarca kez izlenmişti.

    Videolar arasında toplama ve çalışma kamplarında ve cezaevlerinde tutulduktan sonra serbest kalan mağdurların da açıklamaları yer alıyor.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar tarafından Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine dikkat çektiği için dünya çapında itibar gören grup, kurulduğu 2017 yılından bu yana Kazak makamlarının eleştirilerinin hedefinde bulunuyordu.

    Youtube’daki kanalın kurucularından olan ve faaliyetleri nedeniyle birçok kez tutuklanan Doğu Türkistan doğumlu Kazakistan vatandaşı aktivist Serikcan Bilaş, hükümetin kendisine 5 yıldır Doğu Türkistan’daki durumu tanımlamak için “soykırım” kelimesini kullanmaması gerektiğini söylediğini dile getirdi.

    Bilaş bu durumun Çin’in Kazakistan hükümeti üzerindeki baskısından kaynaklandığını belirtiyor.

    Atajurt’un videolarının içeriğine atıfta bulunan Bilash, yaptığı açıklamada, “Bunlar sadece gerçekler. Tanıklık verenler sevdiklerinden bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı.

    İnsan Hakları örgütünün kanalı, YouTube’da 2017’den bu yana 120 milyondan fazla izlenen yaklaşık 11 bin video yayınladı ve videolarda binlerce kişi, Doğu Türkistan’da geride izi bile kalmadan kaybedilen ya da ortadan kaybolan akrabaları ile ilgili konuşuyor.

    BM uzmanlarının ve hak gruplarının tahminlerine göre Çin, son yıllarda Doğu Türkistan’da bir milyondan fazla insanı gözaltına aldı. Uygur aktivistlere göre, bu sayı 3 ile 5 milyon civarında.

    Atajurt’un kanalı, videolarından 12’sinin ‘siber zorbalık ve taciz’ politikalarına aykırı olduğu iddiasıyla 15 Haziran’da ‘YouTube kurallarını ihlal’ gerekçesiyle engellendi.

    Nisan ve haziran ayları arasında 12 videonun engellenmesine itiraz edildi. Grup, videolarından bazılarının yeniden yüklendiğini ifade etti.

    YouTube’un bazı videolarda görülen kişilerin kimlik bilgilerinin bulanıklaştırılmasını istediği ancak Atajurt’un söz konusu kişinin videoların güvenirliğini ve inandırıcılığını tehlikeye atabileceği gerekçesiyle bunu reddettiği kaydedildi.

    Atajurt, videolarının daha fazla engellenmesinin önüne geçmek için blockchain temelli Odysee’de bir hesap açtı.

    Odysee’den Reuters’a yapılan açıklamada Atajurt’un bu platforma gelişinin memnuniyetle karşıladığını ve desteklediğini bildirildi.

    Diğer yandan YouTube’a mümkün olduğunca yeni videolar yüklemeye devam etmeyi planladıklarını belirten Atajurt Direktörü Bilaş “Asla silmeyeceğiz.” diyor ve ekliyor:

    “YouTube’un kanalımızı devre dışı bıraktığı gün, dünyadaki her şeyi kaybettiğimi hissettim… Yeni kanalın çok fazla abonesi yok ama en azından güvenli.”