Etiket: Ahmet Davutoğlu

  • Birleşme İçin İkinci Görüşme Bugün: AKP’den Ayrılmayanlar İçin Yeni Rota mı Olacak?

    Birleşme İçin İkinci Görüşme Bugün: AKP’den Ayrılmayanlar İçin Yeni Rota mı Olacak?


    DEVA ve Gelecek Partisi’nin ‘birleşme’ kararı sonrası iki partinin lideri geçtiğimiz hafta bir araya gelerek görüşme gerçekleştirdi. Babacan ve Davutoğlu’nun bugün yeniden bir araya gelmesi bekleniyor. İki partinin Meclis’teki bütçe görüşmeleri başlamadan grup kuracağı konuşuluyor.


    DEVA ve Gelecek Partisi’nin bir süredir devam eden “birleşme” görüşmeleri liderler düzeyinde konuşulacak duruma geldi. Geçtiğimiz hafta iki parti genel başkanı Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan bir araya gelerek ilk görüşmeyi yaptı. İki liderin bugün de yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.

    Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan kulis haberine göre, eşit zeminde, liderler düzeyinde görüşmenin çok önemli olduğuna dikkat çeken parti yetkilileri, “Sürecin daha başındayız. İki parti de olumlu bakıyor. Önemli olan bu isteğin oluşmasıydı. DEVA-Gelecek Partisi birleşmek için masa kurdu ama gidecek daha çok yolu var. Bir ön çalışma yapıldı şimdi liderler konuşacak, anlaşacak. 2 genel başkanın da sistem içinde olacağı bir yeni parti yapılanması konuşuluyor. Siyasette yeni bir merkez oluşturalım istiyoruz. Bölünmüş görüntü nedeniyle AK Parti’den ayrılmayan ya da ayrılıp dışarıda duran birçok siyasetçi için yeni bir çekim merkezi yaratılabilir. Yıl bitmeden bir sonuca ulaşmasını bekliyoruz” diyorlar.

    MECLİS’TE GRUP KURULACAK

    İki partinin birleşme kararı alması durumunda Meclis’te grup kurulacak. Parti yetkilileri birleşme kararı alınırsa iki partinin bu kararı onaylatacakları kongreleri toplamaları, daha sonra yeni partinin kongresinin yapılması gibi birçok teknik süreç gerektiğini ancak anlaşma sağlanırsa bunların çok kısa süre içinde hayata geçebileceğini söylüyor. Partililer her şey yolunda giderse Meclis’teki bütçe görüşmeleri başlamadan grubun kurulması için uğraş verileceğini kaydediyor.

    Kaynak: Gazete Duvar


    Etiketler

    DEVA Partisi


    Gelecek Partisi


    Ahmet Davutoğlu


    Ali Babacan

    Siyaset Kulisleri Hareketlendi: Tepkiler Üzerine Geri Çekilen Yasa Düzenlemesi Geri mi Dönüyor?
    Tepki Çeken Yasa Düzenlemesi Geri mi Dönüyor?

    Geleceğin Metropolü : İstanbul'u Bırakıp Herkes Bu Şehirden Arsa Alıyor
    Geleceğin Metropolü : İstanbul’u Bırakıp Herkes Bu Şehirden Arsa Alıyor

    İYİ Partililerden 'İstifa' Yorumu: 'Arınma Olarak Görüyoruz'
    ‘İstifaları Arınma Olarak Görüyoruz’

    Emeklilere Müjdeli Duyuru! Çifte Ödemenin Tarihi Açıklandı
    Emeklilere Müjdeli Duyuru! Çifte Ödemenin Tarihi Açıklandı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gelecek Partisi’nden Yeni Meclis Grubu Çağrısı

    Gelecek Partisi’nden Yeni Meclis Grubu Çağrısı


    Gelecek Partisi, yönetim kurulu toplantısı sonra açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, ülke siyasetinde özgürlükçü, vatanperver, milli, muhafazakar ve demokrat bir alternatifin gerekliliği vurgulanarak, TBMM’de grubu bulunmayan partilere çağrıda bulunuldu.


    Gelecek Partisi Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında, parti tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Gelecek Partisi’nin muhalefette özgürlükçü, vatanperver, milli, muhafazakar ve demokrat güçlü bir Meclis grubunun oluşması yönünde hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı vurgulanarak, “Geniş tabanlı muhafazakar kitlelere içerden seslenen bir muhalefet grubunun oluşumu için ismimizden dahi fedakarlık etmekte tereddüt etmeyerek Gelecek-Saadet grubunun oluşmasına öncülük ettik. Bu grubun bir yıl içinde iktidarı uyarma ve yapıcı muhalefet yönünde yaptığı katkılar milletimizin takdirini kazanmıştır” denildi.

    ‘DAVUTOĞLU İLERLEYEN GÜNLERDE GÖRÜŞMELER YAPACAK’

    Partiden yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün ülke siyasetinde böyle güçlü bir özgürlükçü, vatanperver, milli, muhafazakar, demokrat alternatifin ve Meclis grubunun oluşmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kaygıyı taşıyan bütün siyasi partileri, aktif siyaset içindeki veya dışındaki siyasi şahsiyetleri, sivil toplum kuruluşlarını ve kanaat önderlerini, geçmiş siyasi ihtilaflar ne olursa olsun, bu yönde ortak çaba sarf etmeye davet ediyoruz. Özellikle TBMM’nde yer almakla birlikte tek başına grubu bulunmayan ve iktidar blokunda yer almayan bütün partileri ve bağımsız milletvekillerini ülkeyi kutuplaşma kıskacından çıkaracak ve siyasete hareket ve özgünlük katacak böylesi bir girişimi yeni yasama yılından önce ciddiyetle ele almaya ve katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Böyle bir ittifak grubu oluştuktan sonra bu girişim TBMM dışındaki diğer partilerin desteğine ve katılımına açık olmalıdır. Genel Başkanımız önümüzdeki günlerde bu yönde istişarelerde bulunmak üzere diğer genel başkanlarla, ilgi duyan bağımsız milletvekilleriyle ve siyasi şahsiyetlerle görüşmeler yapmayı planlamaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, Gelecek Partisi’nin muhataplardan aynı hedefler doğrultusunda gelecek farklı düşünceler ile modelleri samimiyetle değerlendirmeye ve gereken adımları atmaya hazır olduğu belirtilerek, “Önemli olan iktidar mensupları dahil hemen hemen herkesin kapalı kapılar ardında dile getirdiği bir felakete doğru gitmekte olduğumuz gerçeği karşısında siyaseti içine girdiği çıkmazdan kurtarmaktır. İktidar mensupları dahil hiç kimseye ve hiçbir siyasi gruba karşı ön yargımız ve ön şartımız yoktur. Gün egoların değil, akılların devreye sokulması günüdür” denildi.

    Kaynak: DHA


    Etiketler

    Ahmet Davutoğlu


    Gelecek Partisi


    TBMM


    Meclis

    Kemal Kılıçdaroğlu'ndan İYİ Parti Lideri Dervişoğlu'na Sürpriz Ziyaret
    Kılıçdaroğlu’ndan Dervişoğlu’na Sürpriz Ziyaret

    CHP’den İstifa mı Ediyor? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan İddialara Yanıt Geldi
    Mansur Yavaş’tan İddialara Yanıt Geldi

    Dolaba 1 Adet Ceviz Yaprağı Koyun, O Sorundan Temelli Kurtulacaksınız
    Dolaba 1 Adet Ceviz Yaprağı Koyun, O Sorundan Temelli Kurtulacaksınız

    Harcına Ekleyin Sigara Böreği Asla Dağılmıyor! Şefler Böyle Hazırlıyor
    Harcına Ekleyin Sigara Böreği Asla Dağılmıyor! Şefler Böyle Hazırlıyor

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Davutoğlu’ndan Gerçek Gündem’e Önemli Açıklamalar: ‘Suriye Bölündüyse Sebebi Esad’dır’

    Davutoğlu’ndan Gerçek Gündem’e Önemli Açıklamalar: ‘Suriye Bölündüyse Sebebi Esad’dır’


    Dışişleri Bakanı olduğu dönemde ‘yanlış Suriye politikalarından’ sorumlu tutulan Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, o dönemin Türkiye-Suriye çerçevesine ilişkin Gerçek Gündem’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Suriye’yi ‘kendi halkına kimyasal silah kullanmış bir rejim’ olarak değerlendiren Davutoğlu, “Suriye bölündüyse sebebi Esad’ın politikalarıdır” dedi. Davutoğlu, gündemdeki Türkiye-Suriye normalleşmesi kapsamında diyaloğa karşı olmadığını söylerken ‘yalvarmamak gerektiğini’ de vurguladı.


    SEYHAN AVŞAR-ALTAN SANCAR

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni Seyhan Avşar ve Ankara Temsilcisi Altan Sancar’a önemli açıklamalarda bulundu.

    -SİZ BU ÜLKEDE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YAPTINIZ. O NEDENLE DIŞ POLİTİKADAN BAŞLAMAK İSTİYORUZ. SİZİN İÇİN “YANLIŞ SURİYE POLİTİKASININ MİMARI DENİYOR.” KENDİNİZİ SURİYE POLİTİKASI KONUSUNDA ELEŞTİRİYOR MUSUNUZ?

    Mimar olmayı Suriye politikasına indirgemeyin. Büyük haksızlık olur bu. Suriye nihayet ikili bir ilişki ve önemli etkileri var… Ama o dönemdeki ‘dış politikanın mimarıyım’ diye söyleniyorsa evet. Dış politikanın mimarıyım ve başarılı bir dış politika olduğuna da inanıyorum.

    Bütün bu mimari içinde Suriye özel bir yere sahipti. Ve Amerikalılara karşı Suriye’yi yıllarca bizzat ben savundum. Amerikalılar Suriye’yi 2005 harici suikastıyla izole etmek istediğinde Suriye’ye gizli şekilde gidip ayrıca Amerikalılara’ Suriye’yi izole etmemeniz gerekir’ diyen benim. Suriye askerlerini Lübnan’dan 2005’te çektiğinde 2006’da Türk askerlerinin Suriye üzerinden Lübnan’a gidişini de müzakere eden benim. Suriye’de bulunan Halid Meşal ile birlikte bütün o Gazze ateşkeslerini sağlayan da benim, 2009’da 2012’de…

    ‘BÜYÜK AHLAKSIZLIK’

    Şimdi Suriye deyince öyle bir kere bütün Türk dış politikasını Suriye’ye indirgiyorsun. Suriye’de de sadece 2011’deki olaylar sonrasına indirgiyorsun. Peki ondan önce yapan kimdi? Bakın bu büyük ahlaksızlık. Çok açık söyleyeyim. Bir Türk akademisyen bir kitap yazıyor yurt dışında. Diyor ki ‘Suriye’yle Türkiye çok iyi ilişkilere sahipti. Ortak kabine toplantıları yapıyordu. Fakat daha sonra Davutoğlu’nun dış politikası etkili olmaya başlayınca Türkiye ile Suriye savaşır noktaya geldi.’ Bu kadar ahlaksızca bir yorum olamaz.

    ‘İLİŞKİLERİN DERİNLEŞMESİNİN MİMARI BENİM’

    Neden? Çünkü Türkiye, Suriye ortak kabine toplantısının planlamalarını ben yaptım. Komisyon başkanlığını ben yaptım. O kavramı ben ürettim. Suriye’yle ilişkilerin o denli derinleşmesinin mimarı da benim. Bu kadar iddialı söyleyeyim madem mimar deniyor. Peki ne oldu da, bu kadar iyi giden ve bizzat benim de kurucusu olduğum ve bu yüzden ağır eleştirilere uğradığım Suriye ile ilişkiler bozuldu? Suriye halkına zulmeder hale geldi.

    ‘BUNU İLK DEFA ANLATIYORUM’

    Tarih 17 Şubat… İsrail Büyükelçisi protesto için makama geldi. Tarih 3 Temmuz 2006 olduğunda ise aynı büyükelçi gece yarısı acil notuyla benden randevu istedi. Ben o sırada başbakanlıkta çalışıyorum. ‘Gelsin acilen’ dedim. Geldi, ‘hayırdır’ dedim. ‘Yardımınıza ihtiyacım var’ dedi. ‘Nedir?’ dedim. O sırada Hamas sahilde bir aileyi katledince İsrail, Hamas da İsrail askerini kaçırmıştı. ‘Askerimiz bu sabah saat altıda infaz edilecekmiş. Bizim istihbarat birimleri öğrendi. Bu kesin bilgi yetkililerimiz bu infazın olmaması için sizin devre girmenizi istiyor’ dedi.

    Dedim ki bak sen bana 17 Şubat’ta geldin ve Hamas’ın Ankara ziyareti dolayısıyla beni protesto ettin. Ve Türkiye’deki size yakın bütün basın yayın organlarını bana karşı harekete geçirdiniz. Peki şimdi ben senden nasıl emin olacağım dedim. Senin sözün yetmez dedim. Dışişleri Bakanı’nız beni arasın dedim. O sırada ben başdanışmanım, Abdullah Bey Dışişleri Bakanı. ‘Ama şu anda Finlandiya’da’ dedi. ‘Ben senin sözünle Hamas’la temas etmem. Suriye’yle temas etmem’ dedim. ‘Peki’ dedi. Ben de o sırada Abdullah Bey’i Dışişleri Bakanımızı, başbakanı aradım. ‘Böyle bir talep var devreye girmeyi düşünüyorum. Ne derseniz?’ diye sordum. Onay geldi. Bir saat sonra ise Finlandiya’dan arandım ve Dışişleri Bakanı, ‘Bu sizden İsrail hükümeti olarak talebimizdir” dedi. Ama bir de başbakan ofisinden tetkik ettirdim. Onlar da aradı.

    O sırada ben Beşar Esad’ın ofisini aradım. Bakın şu anda herkesin benimle düşman gördüğü Beşar Esad’ı gece saat geç bir vakitte aradım. Dedim ki ‘Acilen benimle Halid Meşal’i görüştür.’ Ve Beşar Esad’ın ofisi aracılığıyla Halid Meşal’le görüştüm. Halid Meşal’e, ‘İslam inancına da bizim hukuk anlayışımıza da aykırıdır. Eldeki esir infaz edilmez. Böyle bir bilgi geldi. Doğru mu?’ dedim. ‘Asla, biz esirlere dokunmayız. Onlar sivil halkımızı katlettiği için bunu yaptık. Onlara Gilad Şalit’in hayatı Türkiye’nin teminatındadır. Biz sizden habersiz bir şey yapmayız. Asla da esire dokunmayız’ dedi. Kapattım telefonu, çağırdım Büyükelçi’yi. ‘Hükümetine bildir. Gilad Şalit’in hayatının teminatı Türkiye’dir’ dedim.

    Şimdi bakın bir geceyi anlattım size. Bu ilişkileri bu kadar derinleştirmiş bir insan Suriye’yi ya da Beşar Esad’ı düşman edinir mi? Kaç kişi, kaç diplomat bir başka ülkenin Cumhurbaşkanı’nın ofisini gece bir de, iki de arayıp da onlar da telefona cevap verip de bir diplomatik krizi çözer. Var mı böyle bir şey?

    -ESAD’LA TEMASINIZ VAR MI?

    Şu anda nasıl olacak? Haaa… Peki niye bozuldu? Şimdi öyle bir şey var ki Türkiye’de ve bu gerçekten vatanperverlikle milliyetçilikle alakası yok. Ben yıllarca mesela 28 Şubat döneminde takip edilen politikaya karşı çıktım, akademisyendim. O günkü İsrail yanlısı politikaya karşı çıktım. Herkes bilir. Ama hiçbir yerde ülkemi küçük düşürecek şeylere tevessül etmedim. Eleştiririm, seviyeli eleştirim. Şimdi ise öyle bir şey var ki Suriye konusunda bazı Esadperetsler, bakın onlara Esadperestler diyorum. Neden? ‘Bütün suç Türkiye’de. Esad’ın hiçbir suçu yok. Esad hiç yanlış iş yapmadı. Bir anda Türkiye Suriye’de iç savaş çıkardı’ diyor. Bu kadar basit mi ya? Arap Baharı diye bir şey yok. Suriye halkı ayağa kalkmamış. Mısır halkı ayağa kalkmamış. Tunus halkı ayağa kalkmamış da Türkiye orayı karıştırmış… Bu kadar basit bir denklem olur mu ya? Bir insanın böyle olması için ya kör bir ideolog olması lazım ya da hiç olay anlamaması lazım. Arap Baharı çıkmış. Bütün Arap sokakları karışmış. Suriye’yi korumak için biz sekiz ay, aralık ayından ağustos ayına kadar sekiz ay Suriye’nin yanında durmuşuz. Tavsiyelerde bulunmuşuz. Ve bizim düşüncemiz ne; Suriye yavaş yavaş biraz daha istikrarlı bir demokrasiye döner mi? Efendim Suriye bir şey ihraç edecekmiş. Bakın birer birer cevap vereyim. Amerika Suriye’yi dışladığı zaman Suriye’yi biz himaye ettik.

    ‘BİZ ESAD’I DEVİRMEK İSTESEYDİK…’

    Yani Türkiye eğer Suriye’yi devirmek isteseydi Türkiye en uygun zaman 2005’ti. Neden 2005’ti? Hariri suikastı yüzünden Beşar Esad suçlanıyordu yani Hariri’yi o öldürdü deniyordu. Eğer Beşar Esad’ı biz devirmek isteseydik 2005 yılı en uygunuydu. Ben 2005-2006 yılında en az 10-15 kere Suriye’ye gittim Beşar Esad’ı desteklemek için. Amerikalılarla birebir alanda mücadele ettik Beşar Esad ve Suriye’yi korumak için.

    Niye bunlar yazılmıyor? Niye tarih 2011 Ağustosundan itibaren başlatılıyor? Ondan öncesinin tarihini kim yazdı? Ondan öncekinin mimarı kim? Ondan önce mimarsam o dönemlerin mimarı da benim.

    Yok ama mimar değil de etkisiz birisiysem de o dönemleri başkaları yönettiyse bunlara suç bulsunlar. Peki bütün o dönemlerin başarısı bana mı ait? Asla! Başta Cumhurbaşkanı var.

    -AMA BAŞARISIZLIĞI DA SADECE SİZE MAL EDİLEMEZ…

    Tabii. Ahmet Necdet Sezer’i de kastediyorum. Ahmet Necdet Sezer de Türkiye’nin Suriye ilişkilerinin rayına girmesini ilk adımdan atmıştır. Abdullah Gül var. Tayyip Erdoğan var. Sadece bana ait değil başarı. Ha ben bir çerçeve çizmeye çalıştım. Sahiplenmiyorum bütün ama eğer mimarıysam o dönemlerinde mimarı benim.

    Ha sonrasına gelince… Türkiye’de AK Parti iktidarına yani bugünkü Cumhur İttifakı’na karşıyız. Yarın bir anayasa değişikliği teklif ediliyor. Anayasa’nın 5. Maddesine ‘Türkiye’de AK Parti ve MHP’den başka parti kurulamaz’ maddesi eklense biz ne yaparız? Ayağa kalkmaz mıyız?

    ‘SURİYE’DE SAVAŞI BİZ ÇIKARMADIK’

    Peki Suriye halkı insan değil mi? Suriye halkının onuru yok mu? Suriye halkının demokratik talebi yok mu? Suriye anayasasının sekizinci maddesi. ‘Suriye sınırları içinde Baas dışında parti kurulamaz, siyaset ancak Baas yapar’ diyor. Şimdi Türkiye’de demokrat olduğunu iddia eden, özgürlükçü olduğunu iddia eden bu iktidara karşı o mücadeleyi verdiğini iddia edenlerin aynı zamanda Beşar Esad’ın Baas rejimini savunmaları doğru mu? Peki biz bu rejimi mi değiştirmek istedik? Yok. Bizi ilgilendirmeyen bir şey. Ama halkıyla barışırken bizimle problemi yoktu. Halkıyla savaştığı zaman problem oldu. Halkıyla savaş neden çıktı? Halk dedi ki ya bırak ben de parti kurabileyim. Bırak ben de özgürce yazabileyim. Birinci şey bu. Savaşı biz çıkarmadık.

    Suriye halkı bunları talep etti. Yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının insan hakları olarak talep ettiği neyse onu talep etti. Ne bir yabancı savaşçı vardı, 2012’ye kadar. Ne IŞİD vardı? IŞİD 2013’te doğdu. Peki iki yıl ne oldu orada? Şehirler yerle bir edildi. Düşünün ki daha 2011’in haziran ayında ben Suriye’ye son görüşmeye gitmeden o hafta denizden Lazkiye bombalandı, düşünün Türk donanması İzmir’i denizden bombalıyor. Ya akıl alacak bir şey mi bu? Ya da Türk Hava Kuvvetleri Bitlis’i bombalıyor. Ne yapardı Bitlisliler?

    ‘SURİYE BÖLÜNDÜYSE SEBEBİ ESAD POLİTİKALARIDIR’

    Şimdi ne yapacaksınız? Burada suçlu Türkiye mi? Kendimi savunmuyorum Türkiye’yi savunuyorum. Burada suçlu Erdoğan mı? Suçlu Abdullah Gül mü? Suçlu Davutoğlu mu? Kendi halkına kimyasal silah kullanmış bir rejimden bahsediyoruz. Suriye bölündüyse sebebi Beşar Esad’ın politikalarıdır. Orta Doğu’da siyaset oyunu ya hep ya hiç gibi tecelli ediyor. Orta Doğu’nun diktatörleri hepi korumak için hiçe gidiyor. Hep sahip olmak için en ufak paylaşmayı taviz gibi görüyorlar. Ama esas sorumlu Suriye’nin kendi içinde maalesef kendi halkıyla savaşan bir rejimdir.

    -ESAD İLE GÖRÜŞME HAZIRLIKLARI YAPILIYOR. AYRICA GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, SİSİ İLE GÖRÜŞTÜ. SİZ BU TEMASLARI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

    Bir kere Mısır Suriye’den farklı. İnsanoğluna saygı duyan herkes darbeye de karşı çıkar. Rabia Meydanı’nda dört bin gencin katledilmesine de karşı çıkar. Bu konuda da Türkiye yanlış bir tutum içine girmedi. Ama ben her zaman Mısır’da darbe olduğunda dahi Mısır’la ilişkilerin korunması gerektiğini düşünüyordum. Çünkü o darbede mağdur edilmiş insanlara da yardım etmek için Mısır’la ilişkinin korunması lazım.

    Suriye ile ilişkilerin kopmasını da ben hiç savunmadım. Ne zaman koptu Suriye ile ilişkiler? Bizim konsolosluklar işgal edilmeye başladığı, saldırıya uğradığı için konsoloslukları kapattık Halep’te ve Şam’da. Yoksa biz ilişkileri tümüyle bozan taraf gibi olmadık. Şimdi Mısır’da daha darbe olduğunda dahi benim kanaatim hep Mısır’la ilişkilerin perde gerisinden sürmesi gerektiği kanaatiydi.

    ‘İLİŞKİLERİN DÜZELTİLMESİNE DEĞİL YÖNTEMİNE KARŞIYIM’

    Dolayısıyla Mısır’la ilişkilerin düzeltilmesine asla karşı değilim. Suriye ile ilişkilerin düzeltilmesine de. Yöntemine karşıyım. Mısır’la ilişkinin düzeltiliş yöntemi beni rencide ediyor. Ama maalesef Türkiye sanki demokrasiyi savunmak suçmuş, sanki darbeye karşı çıkmak suçmuş ve büyük bir suç işlemiş gibi Mısır’a yalvarır gibi ilişki kurmaya kalktı. Sisi kendisini naza çekti. Türkiye, Mısır’a muhtaçmış gibi bir ilişki, kurmaya kalktı. Yanlış olan bu. Yanlış olan ne? 2019’da Türk iç siyasetine dış siyasetin alet edilmesiydi. Bir gün o adamla oturacağını düşüneceksin ve o adamı rencide etmeyeceksin. Ne oldu? Şimdi Sisi geldi. Peki saygın bir ilişki mi bu? Türkiye’nin itibarı korundu mu? Asla. Erdoğan’ın itibarı korundu mu?

    Bir gün birbirine hakaret edersin. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi buluşursun. Ve sadece şov yaparsın. Hamaset yaparsın. Ama hiçbir politika üretmezsin. Bu Orta Doğu siyasetinin maalesef dokusu Türkiye’ye de bulaştı.

    ‘SURİYE REJİMİYLE DİYALOĞA KARŞI DEĞİLİM’

    Suriye meselesine gelince; hiçbir zaman Suriye rejimiyle diyaloğa karşı çıkmadım. Görevde olduğum sırada yani Suriye ile problem yaşandığında son görüşmeleri ben yaptım. Suriye istikrarlı bir yönetime kavuşmadan yapacağın görüşmeler sadece iki tarafın da içerideki baskısını azaltmaya yönelik görüşmeler olur.

    Peki düzene nasıl gider? Beşar Esad’la samimi bir şekilde otur bunu konuş. ‘Benim sınırlarım baskı altında. Benim senin toprağında gözüm yok’ de. Mesela Türkiye’nin şunu demesinde hiçbir şey yok; Evet ben askerlerimi geri çekeceğim. Türkiye zaten askerini dışarıya gönüllü göndermedi ki mecburen gönderdi. IŞİD kapımıza dayanmasaydı, PKK, PYD kapımıza dayanmasaydı biz niye gönderelim asker oraya?

    Bu kadar basite indirgenemeyecek kadar derin bir sorundur Suriye. Ve Türkiye’nin Suriye ile ilişkiler bağlamında atacağı her adım önemli. Ama hangi yöntemle, hangi söylemle? Suriye halkını rencide etmeden Türkiye’deki ve Suriye’nin kuzeyindeki rejimle problem yaşamış halkın da güvenini kaybetmeden bunları yapmak lazım. Ve asla da yalvarmamak lazım.

    -GAZZE MESELESİ… GEÇEN GÜNLERDE BİR TÜRK AKTİVİST ÖLDÜRÜLDÜ… BİR TARAFTAN İKTİDARIN KINADIĞI SÖYLENİRKEN BİR TARAFTA DA İSRAİL’LE TİCARET DEVAM EDİYOR. BİR COCA-COLA’YA İNDİRELEMEYECEK KADAR BÜYÜK TİCARETLERDEN BAHSEDİYORUZ. SİZ BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ

    Maalesef Türkiye on aydır süren soykırım karşısında çok geç tepki verdi, yanlış tepki verdi. 9 Ekim’de ben ilk açıklama yaptım şu tedbirler alınsın diye. O günlerden itibaren ticaret kesilmedi. Ve biz ticareti kesin diye ısrar ederken onlar ticaret yok, özel sektörle ticaret yapılıyor dediler, mazeret ürettiler ta ki nisan ayına kadar. Nisan ayında da sanki yeni olmuş gibi ticareti kesti. Bu saygın bir şey değil.

    Gelelim genç kızımızın öldürülmesine. Bu Türkiye için de Amerika için de büyük bir testtir, sınavdır. Eğer Türkiye kendi vatandaşının hukukunu koruyabilecek güçte bir devletse bu cinayet mutlaka Türkiye’de yargıya taşınmalı. Yani o kurşunu atandan Netanyahu’ya kadar herkes Türkiye’de Türkiye’de yargılanmalı.

    Bu Amerika için de bir sınav. Mutlaka İsrail’den soruşturma talep etmeli ve İsrail’e dönük olarak da bir tavır ortaya koymalı. Bu iki taraf için de bir test. Ama yapabileceklerini hiç sanmıyorum.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Gelecek Partisi


    Ahmet Davutoğlu

    'Karar İstinafta Onandı' İddiası! İmamoğlu’nun Avukatından “Ahmak Davası” Açıklaması
    İmamoğlu’nun Avukatından “Ahmak Davası” Açıklaması

    Yaprak Bitlerini Yok Eden Yöntem! Çiçekleriniz Daha Sağlıklı Olacak
    Yaprak Bitlerini Yok Eden Yöntem! Çiçekleriniz Daha Sağlıklı Olacak

    Kılıçdaroğlu'ndan Akşener'e Sert Eleştiriler: 'Herkes Biliyor'
    Kılıçdaroğlu İlk Kez Bu Kadar Sert Konuştu

    Koşullar değişti! Vakıfbank Eylül emekli promosyonunu açıkladı
    Koşullar değişti! Vakıfbank Eylül emekli promosyonunu açıkladı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gelecek Partisi’nde ‘AKP’ye Geçiş’ Bilmecesi: ‘Ciddi Bir Operasyonla Karşı Karşıyayız’

    Gelecek Partisi’nde ‘AKP’ye Geçiş’ Bilmecesi: ‘Ciddi Bir Operasyonla Karşı Karşıyayız’

    Gelecek Partili milletvekillerinin AKP’ye katılacağı iddiaları gündemden düşmezken, Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’dan konuya ilişkin açıklama geldi. Özdağ, açıklamasında partisinin ‘ciddi bir operasyon’ ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

    Genel Başkan Ahmet Davutoğlu dahil, Gelecek Partisi’nde pek çok milletvekilinin AKP’ye katılacağı iddiaları siyaset kulislerini sarstı. Bu iddiaları kuvvetlendiren acıkama ise Gelecek Partisi Ankara milletvekili Mustafa Nedim Yamalı’dan geldi. Yamalı, açıklamasında, “Ahmet Davutoğlu’nun partide yapılan tüm görüşmelerden haberi var. AK Parti’ye geçeceksek Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu ile hep birlikte geçeriz” ifadelerini kullanmıştı.

    Yamalı’nın açıklamasının ardından bir açıklama da Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’dan geldi. Özdağ iddiaları net bir dille yalanladı.

    ‘CİDDİ BİR OPERASYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, “Biz bulunduğumuz yerdeyiz, muhalefet yapmaya devam ediyoruz. Ciddi bir operasyonla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    Özdağ açıklamalarında “5 kişi AK Partiye gidiyor diye haberler çıkıyor. En son benim adıma da çıktı ama arayıp bana soran yok” diye konuştu.

    DAVUTOĞLU AÇIKLAMA YAPACAK

    Gelecek Partili Özdağ açıklamasında, iddiaları net bir dille yalanlayarak şunları kaydetti:

    “Biz bir grup kurduk ve çok başarılı bir muhalefet olduk. Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu, yarın İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu ile görüşecek. Dervişoğlu, genel merkezimize bir iadeiziyarette bulunacak. Görüşmeden sonra ise bir basın açıklaması gerçekleştirecek olan Genel Başkanımız, çıkan iddialara ilişkin açıklamalarda da bulunacak.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Davutoğlu ve Gelecek Partililerin AKP’ye Döneceği İddiasına Mehmet Metiner’den Tepki

    Davutoğlu ve Gelecek Partililerin AKP’ye Döneceği İddiasına Mehmet Metiner’den Tepki


    Gelecek Partisi lideri Davutoğlu ve beraberindeki milletvekillerinin AKP’ye katılacağı iddiaları dillendirilmeye devam ederken, AKP’li Mehmet Metiner, iddialara ilişkin açıklamasında, “Hatadan dönmek erdemliliktir. Lakin her hâlükârda kendinizi birliği sağlayacak siyasi mesih gibi takdim etmenize acizane itirazım var” ifadelerini kullandı.


    14 Mayıs’ta yapılan Genel Seçimlerde CHP listelerinden seçilerek Meclis’e giren Gelecek Partili milletvekillerinin AKP’ye katılacağı iddiaları yüksek sesle dillendirilmeye devam ederken, Ankara milletvekili Mustafa Nedim Yamalı, konuya ilişkin açıklamasında AKP ile görüşmelerin yapıldığını doğrulamış ve “Ahmet Davutoğlu’nun partide yapılan tüm görüşmelerden haberi var. AK Parti’ye geçeceksek Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu ile hep birlikte geçeriz” ifadelerini kullanmıştı.

    Bu açıklamanın ardından kulisler hareketlenirken, AKP eski milletvekili Mehmet Metiner, partiye dönmek isteyenlere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Metiner, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, yeniden AKP’ye katılmak isteyenlerin, istifadan sonra ‘Erdoğan düşmanı cephe’nin militanı olduğunu söyleyerek, “Bir özeleştiri vererek dönerseniz hiçbir itirazım olmaz. Hatadan dönmek erdemliliktir. Lakin her hâlükârda kendinizi birliği sağlayacak siyasi mesih gibi takdim etmenize acizane itirazım var” dedi.

    ‘AK PARTİ AYNI AK PARTİ; ERDOĞAN AYNI ERDOĞAN’

    AKP’nin aynı AKP, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aynı Erdoğan olduğunu hatırlatan Metiner, “Ayrıldığınız AK Parti eski AK Parti. Yani ayrıldığınız dönemdeki AK Parti. Ortak akıldan ayrıldı, diktatör ve tek adam oldu dediğiniz Erdoğan da o eski Erdoğan” diyerek, “Ne değişti?” sorusunu sordu.

    Metiner, paylaşımına ayrıca, “Ayrılmanız ve sonrasında şer cephesinde Erdoğan karşıtlığı temelinde bir araya gelmeniz mi hatalıydı, yoksa partiye tekrar dönmeniz mi doğru?” sorusunu da ekledi.

    ‘İÇİME SİNDİRENLERDEN OLMAM’

    Metiner paylaşımının devamında ise şunları kaydetti:

    “Bir özeleştiri vererek dönerseniz hiç bir itirazım olmaz. Hatadan dönmek erdemliliktir.

    Lakin her hâlükârda kendinizi birliği sağlayacak siyasi mesih gibi takdim etmenize acizane itirazım var.

    Yoksa sonuçta bizler geçmişte birlikte siyaset yapmış kardeşleriz.

    Herkes/hepimiz hatalarımızı kabul ederek birbirimize yeniden sarılırsak bundan en fazla memnuniyet duyanlardan biri en başta ben olurum.

    Öteki türlüsünü asla içime sindirenlerden olmam, biline!”


    Etiketler

    Gelecek Partisi


    Ahmet Davutoğlu


    Recep Tayyip Erdoğan


    Mehmet Metiner

    Kavurucu Sıcakta Hasadı Başladı: Bin TL Kazandırıyor
    Kavurucu Sıcakta Hasadı Başladı: Bin TL Kazandırıyor

    800 Kişilik Bir Köydü, Nüfusu 10 Kat Arttı: Yakında İlçe Olacak!
    800 Kişilik Bir Köydü, Nüfusu 10 Kat Arttı

    Türkiye 40 Yıl Sonra İlk Kez Olimpiyatlardan Altın Madalyasız Döndü, Bakan Bak Delirdi: Federasyonlar Hesap Verecek
    Bakan Bak Federasyonlara ‘Hesap Soracakmış’

    CHP Güneydoğu Turuna Çıkıyor
    CHP Güneydoğu Turuna Çıkıyor

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Davutoğlu’ndan İktidara Dikkat Çeken Çağrı: ‘Hamas Liderini TBMM’de Karşılayalım’

    Davutoğlu’ndan İktidara Dikkat Çeken Çağrı: ‘Hamas Liderini TBMM’de Karşılayalım’


    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde ayakta alkışlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve muhalefet partilerine çağrıda bulundu. Davutoğlu, Hamas lideri Heniyye’yi TBMM’de karşılamayı teklif etti.


    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde ayakta alkışlanması Türkiye’de tepkiyle karşılanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa gelince tüm dünyaya demokrasi dersi verenler çağımızın Hitler’ini baş tacı edenler utanmıyor. Yüzleri kızarmıyor, adalet yok, hukuk yok, kural yok, merhamet yok” sözleriyle yaşanan duruma tepkisini dile getirmişti.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da sosyal medyadan yaptığı paylaşımla Erdoğan ve muhalefet partilerine çağrıda bulundu.

    Meclis’in Filistin halkının mekanı olduğunu belirten Davutoğlu, “Bir Filistin temsilcisinin mazlum milletlerin duaları ve destekleriyle kurulmuş Gazi Meclisimizin Genel Kurulunda milletimize ve insanlığa hitap etmek üzere davet edelim” dedi.

    ‘GAZİ MECLİSİMİZ, FİLİSTİN HALKININ MEKANIDIR’

    Bu konuda öneride bulunacaklarını ifade eden Davutoğlu’nun paylaşımı şöyle:

    “Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bütün parti liderlerine çağrıda bulunuyorum.

    Amerikan Kongresi soykırımcı Netanyahu’nun mekanıysa, duasını ve desteğini aldığı mazlum milletlere sömürgeciliğe karşı mücadelede ilham olmuş İstiklal Savaşımızın karargâhı olan Gazi Meclisimiz de mazlum Filistin ve Gazze halkının mekanıdır.

    ‘HAMAS LİDERİNİ TBMM’YE DAVET EDELİM’ ÇAĞRISINDA BULUNDU

    Dört Cumhurbaşkanımızın (Atatürk, İnönü, Gürsel ve Sunay) bölgemizdeki bugünkü sorunların müsebbibi olan sömürgeci emperyalizme karşı savunduğu Gazze cephesindeki şehitlerimizin hatırasına ve Gazze’de dokuz aydır katledilen masumların sesi olmak üzere İsmail Heniyye ya da Gazzelilerin tayin edeceği bir Filistin temsilcisinin mazlum milletlerin duaları ve destekleriyle kurulmuş Gazi Meclisimizin Genel Kurulunda milletimize ve insanlığa hitap etmek üzere davet edelim.

    ‘SAYIN KARAMOLLAOĞLU İLE HAZIRIZ’

    Yarın grubumuz bu konuda bir özel gündem önerisinde bulunacaktır.

    Bu çağrımıza hükümet kanadından ve diğer partilerden olumlu cevap gelmezse böylesi bir hitap için İsmail Heniyye ya da Gazzeyi temsilen bir Filistinli kardeşimizi ortak grup toplantımıza hitap etmek üzere Sayın Temel Karamollaoğlu ile birlikte davet etmeye hazırız.”


    Etiketler

    Ahmet Davutoğlu


    Filistin


    Hamas


    TBMM

    Meteoroloji'den 17 Kent İçin Yağış Uyarısı: Çok Kuvvetli Geliyor
    Meteoroloji’den Sağanak Uyarısı! 17 İl İçin Alarm

    Bakan Yumaklı Duyurdu: Bugün Hesaplara Yatırılacak
    Bakan Yumaklı Duyurdu: Bugün Hesaplara Yatırılacak

    Kızıl Goncalar Dizisinin Yayın Tarihi Değiştirildi! Seyircilere Kötü Haber
    Kızıl Goncalar Dizisinin Yayın Tarihi Değiştirildi! Seyircilere Kötü Haber

    İşte Bu Yüzden Çamaşır Makinesinin Ağzını Açık Bırakmamalısınız
    İşte Bu Yüzden Çamaşır Makinesinin Ağzını Açık Bırakmamalısınız


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suriye Politikasının Mimarıydı… Davutoğlu’ndan Erdoğan-Esad Temasına İlişkin Açıklama!

    Suriye Politikasının Mimarıydı… Davutoğlu’ndan Erdoğan-Esad Temasına İlişkin Açıklama!

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet-Gelecek ortak grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye temaslarına değindi. Erdoğan’ın Esad ile ‘ailecek’ görüşebileceklerini ifade etmesini değerlendiren Davutoğlu, ‘Suriye ile bir araya geliş aile nostaljisi ile olmamalı, devlet adamı olarak olmalı’ dedi.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Suriye ile bir araya geliş aile nostaljisi ile olmamalı devlet adamı olarak olmalı” dedi. Davutoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı hiçbir devletin başkanına barışalım diye yalvarmaz. Barış şartlarını kendisi ortaya koyar. Cumhurbaşkanı 2 senedir Rusya’nın baskıyla Esat’la görüşelim diyor. O da ‘hayır görüşmem, askerini çek’ diyor, şartları dayatan Suriye tarafı” ifadelerini kullandı.

    Kayseri’de yaşanan olaylara da değinen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet DavutoğlU şöyle konuştu:

    “Provakasyonlarla Kayseri’de başlayan olaylar Kuzey Suriye’ye intikal etti. Bu olayların değerlendirilmesini kapsamlı bir şekilde yapmak istiyorum. Hangi uluslararası bağlamda bu olaylar şekilleniyor? Avrupa’da sağın yükselişi adım adım geliyor. Ukrayna savaşının Karadeniz ve Balkanlar havzasında oluşturduğu bunalım ve kriz ortamı, İsrail’in saldırganlığının Orta Doğu’da yol açtığı büyük yıkım ve bilinmezlikler. ABD’de iktidara kim gelir öngörülemezliliği. Bu tablo içinde Türkiye’nin ayakları üzerinde sağlam durması lazım. Bu krizler tablosu ile Türkiye’deki provakasyonlar birbirinden ayrı süreçler değildir. Milletimizi kutuplaşmaya, kin ve nefret söylemine dayalı birtakım gerilimlere sokmak isteyenlerin tek bir hedefi vardır, Türkiye’yi zayıflatmak. Mülteciler sorunu ile karşı karşıyayız. Çok açık ve net tedbirler almamız lazım. Bu sorun toplumda ciddi kaygılar uyandırıyor. Türkiye’nin içini karıştırmak üzere yürütülen bir provokasyon olduğu konusunda dikkatli olmamız lazım.

    ‘SURİYE İLE GÖRÜŞÜLMELİ’

    Esad ve Suriye ile görüşülmeli. Suriye ile bir araya geliş aile nostaljisi ile olmamalı devlet adamı olarak olmalı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı hiçbir devletin başkanına barışalım diye yalvarmaz. Barış şartlarını kendisi ortaya koyar. Cumhurbaşkanı, 2 senedir Rusya’nın baskıyla Esad’la görüşelim diyor. O da ‘Hayır görüşmem, askerini çek’ diyor, şartları dayatan Suriye tarafı. AB, ABD, BM ve komşu ülkelerle mültecilerin dönüşleri ile ilgili kapsamlı bir diplomatik girişim olması lazım. Kin ve nefret söylemine karşı önlemler alınmalı. Türkiye çapında provakasyon uygulanıyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Davutoğlu’ndan AYM Başkanı Arslan’a methiyeler: AYM buyruk dinlemiyor, helal olsun ona!

    Davutoğlu’ndan AYM Başkanı Arslan’a methiyeler: AYM buyruk dinlemiyor, helal olsun ona!



    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Saadet-Gelecek Partisi’nin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair açıklama yapıyor.

    Davutoğlu’nun sözlerinden satır başları şöyle:

    “Anayasa Mahkemesi(AYM) buyruk dinlemiyor. Geçen gün ne açıklama yapmıştı Zühtü Arslan? Ferman padişahınsa, hukuk bizimdir! Helal olsun ona!”

    ZÜHTÜ ARSLAN NE DEMİŞTİ?

    Anayasa Mahkemesi’nde Yüksek Mahkeme’nin yeni üyesi Yılmaz Akçil’in yemin töreninde konuşan AYM Başkanı Zühtü Aslan, “Temyizden geçerek kesinleşmiş yargı kararlarından sonra, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar ve yaptığı yorumdan sonra, görüş farklılıklarının bulunduğu gerekçesiyle AYM’nin kararlarına uyulmamasının yasal temeli yoktur” ifadelerini kullanmıştı.

    Aslan bu konuşmayı yaptığında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da salonda bulunuyordu.

    BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

    Geçmişte de AYM’yi ve Arslan’ı hedef alan Bahçeli, Çağlayan Adliyesi’nin önünde olan saldırı sonrası şu açıklamayı yapmıştı:

    ”AYM artık milli güvenlik sorunudur. AYM ya kapatılmalı ya da yeni baştan yapılandırılmalıdır.’ Bay Zühtü, senin ve bir kısım üye arkadaşının aklayıp hak ihlali kararıyla taltif ettiğiniz cani 6 Şubat’ta terör saldırısına teşebbüs etti, polislerimizi yaraladı ve bir vatandaşımızın da hayatına mal oldu, haberin oldu mu? Bu rezaleti duydun mu?”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Davutoğlu’ndan Bahçeli’ye yanıt: Yine yarım yamalak anlamış

    Davutoğlu’ndan Bahçeli’ye yanıt: Yine yarım yamalak anlamış



    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sözlerine yanıt verdi.

    Diyarbakır Kulp’un kayyım kaymakamı Burak Akeller, camide hutbeyi sehven iki satır atlayarak okuyan imam M.K.’yi “Sen terörist misin!” diyerek ve küfrederek mikrofonla darbettiği iddia edilmişti. İmam, rapor alarak şikayetçi olmuştu.

    Diyarbakır Barosu hukuki süreci takip edeceklerini duyurmuştu. Valilik soruşturma başlatırken, kaymakam kendini, “Şehitlerimiz ile ilgili olarak rahmet duası vardı. Cami imamı bu kısmı okumadı” diye savunmuştu.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, MHP lideri Bahçeli’nin grup konuşmasında Kulp’ın kayyım kaymakamı ile imam arasında geçtiği iddia edilen olayla ilgili konuşmasında kendisini de hedef almasına yanıt verdi.

    Sosyal medya hesabından konuyla ilgili konuşmasını paylaşan Davutoğlu, “Sayın @dbdevletbahceli, yine söylediklerimi yarım yamalak anlayarak ağır ithamlarda bulunmuşsunuz. İşte aşağıdaki videoda ifadelerimin özeti. Anlatın bakalım neresi yanlışmış? Münafıklık suçlamanıza ise yarın grupta cevap vereceğim. Lütfen dikkatlice dinleyin ve dini kavramları öyle rastgele kullanmayın. Gelir o kavramlar sizi vurur!” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ahmet Davutoğlu’ndan Can Atalay açıklaması: Tüm siyasi ve aydınları ortak tavır sergilemeye çağırdı

    Ahmet Davutoğlu’ndan Can Atalay açıklaması: Tüm siyasi ve aydınları ortak tavır sergilemeye çağırdı



    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin hakkında verdiği ikinci ihlal kararını, ilk ihlal kararında olduğu gibi yine Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi. Kamuoyundan mahkemenin kararına tepkiler çığ gibi büyürken, bir tepki de Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’ndan geldi.

    Davutoğlu, “Can Atalay’ın dosyasının Anayasa Mahkemesi’nin ikinci hak ihlali kararından sonra yeniden Yargıtay’a sevk edilmesi yüksek yargı kurumları arasındaki devlet krizinin yeniden tırmandırılması demektir. Adalet inatlaşma üzerine değil insan haklarına dayalı objektif hukuk kuralları üzerine inşa edilir. Bireysel başvuru hakkı başta olmak üzere insan haklarını teminat altına alan hukuk süreçlerinin korunması en öncelikli hedef olmalıdır. İnsan hakları ile ilgili uzun on yıllar süren mücadelelerle elde ettiğimiz kazanımlarımızın kaybedilmesi riski karşısında bütün siyasileri ve aydınları ortak tavır sergilemeye davet ediyorum” açıklamasını yaptı.

    SİYASİLERİ VE AYDINLARI ORTAK TAVIR SERGİLEMEYE DAVET ETTİ

    Davutoğlu açıklamasında şunları söyledi:

    “Can Atalay’ın dosyasının Anayasa Mahkemesi’nin ikinci hak ihlali kararından sonra yeniden Yargıtay’a sevk edilmesi yüksek yargı kurumları arasındaki devlet krizinin yeniden tırmandırılması demektir. Anayasa ve kanunlar Anayasa Mahkemesi kararını yerine getirme yükümlülüğü altında olan kamu makamlarına ve somut olayda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine dosyayı farklı bir yargı merciine gönderme yetkisi vermediği gibi herhangi bir yargısal makama Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını tartışma yetkisi de vermemektedir. Adalet inatlaşma üzerine değil insan haklarına dayalı objektif hukuk kuralları üzerine inşa edilir. Bireysel başvuru hakkı başta olmak üzere insan haklarını teminat altına alan hukuk süreçlerinin korunması en öncelikli hedef olmalıdır. İnsan hakları ile ilgili uzun on yıllar süren mücadelelerle elde ettiğimiz kazanımlarımızın kaybedilmesi riski karşısında bütün siyasileri ve aydınları ortak tavır sergilemeye davet ediyorum.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***