Etiket: açlık

  • Sumud Filosu Aktivistleri İsrail Hapishanelerinde Açlık Grevi Başlattı

    Sumud Filosu Aktivistleri İsrail Hapishanelerinde Açlık Grevi Başlattı


    İsrail’in Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan ve yasa dışı şekilde gözaltına alınan Küresel Sumud Filosu gönüllülerinin, İsrail hapishanelerinde açlık grevi başlattığı bildirildi.

    Filonun ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, 42 gönüllünün İsrail hapishanelerinde toplu açlık grevine başladığı duyuruldu. Açıklamada, “42 Küresel Sumud Filosu gönüllüsü, İsrail hapishanelerinde toplu açlık grevi başlattı.” ifadesi yer aldı.

    Paylaşılan fotoğrafta isimlerine yer verilen aktivistlerin, bu eylemi “Filistin halkıyla dayanışma amacıyla” gerçekleştirdikleri belirtildi.

    İSRAİL SALDIRDI

    İsrail’in ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı. Ancak İsrail ordusu, filoya saldırarak onlarca tekne ve gemiyi yasa dışı şekilde ele geçirdi ve yüzlerce yolcuyu gözaltına aldı. Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla toplu şekilde yola çıkan en büyük filo olma özelliğini taşıyordu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazze’de Açlık Ablukası! Son 24 Saatte 3 Kişi Öldü

    Gazze’de Açlık Ablukası! Son 24 Saatte 3 Kişi Öldü


    İsrail ablukasında olan ve 7 Ekim 2023’ten beri süren saldırılarına karşı direnmeye çalışan Gazze Şeridi’nde ölüm yalnızca silah ve bombalarla gelmiyor. Filistin halkı yardım girişlerinin engellenmesiyle açlığa da mahkum ediliyor.

    Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İsrail güçlerinin yardım geçişlerini kısıtladığı ve açlığı bir silah olarak kullandığı Gazze Şeridi’nde son 24 saatte 3 Filistinli yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti.

    Gazze'de Açlık Ablukası! Son 24 Saatte 3 Kişi Öldü - Resim : 2

    Bakanlık açıklamasında, “Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 131’i çocuk olmak üzere 370’e yükseldi. BM destekli Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması’nın (IPC) 22 Ağustos 2025’te Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmesinden bu yana, 16’sı çocuk toplam 92 ölüm kaydedildi” ifadelerine yer verildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail’in ‘Kıtlık Silahı’ 1 Bebeğin Daha Ölümüne Neden Oldu!

    İsrail’in ‘Kıtlık Silahı’ 1 Bebeğin Daha Ölümüne Neden Oldu!


    İsrail’in ağır saldırılar ve ablukayla adeta yaşanmaz hale getirdiği Gazze Şeridi’nde, bir bebek daha açlık nedeniyle hayatını kaybetti.

    Kentteki sağlık yönetiminin verdiği bilgiye göre, Han Yunus’un doğusundaki zorlu şartlarda yaşam mücadelesi veren Ebu Mesud ailesinin 2 aylık bebekleri Rasil Ebu Mesud açlıktan öldü.

    YAKLAŞIK 300 KİŞİ AÇLIKTAN ÖLDÜ

    İsrail’in temel gıda, ilaç ve insani yardım geçişlerini engellemesi nedeniyle Gazze’de özellikle bebekler ve çocuklar ölümün eşiğinde yaşıyor. Rasil, yetersiz beslenme ve tıbbi yetersizlikler nedeniyle yaşamını yitiren yaklaşık 300 kişiden biri.

    Gazze yönetimi, İsrail’in kıtlığı bir ‘silah’ olarak kullandığını ifade ediyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazze İçin Kritik Çağrı: 40 Bin Bebek Açlıktan Ölebilir!

    Gazze İçin Kritik Çağrı: 40 Bin Bebek Açlıktan Ölebilir!


    İsrail’in 2 Mart’tan bu yana uyguladığı tam tecrit, gıda girişini büyük ölçüde engellerken, açlık Gazze’nin geneline yayılmış durumda. Han Yunus’taki Nasır Hastanesi, yalnızca cumartesi günü açlıktan ölüm noktasına gelen 35 kişiyi tedavi altına aldığını, son bir haftada bu sayının 70’e ulaştığını açıkladı.

    Medya ofisinin açıklamasına göre, 1,2 milyonu çocuk 2,4 milyonluk nüfus, ciddi beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya. 100 binden fazla çocuk ve hasta, insani felaketin eşiğinde. Bebek maması, besin takviyeleri, et, süt ürünleri, meyve ve sebze gibi temel gıdaların bölgeye girişi büyük ölçüde kısıtlanıyor. İzin verilen sınırlı yardımlar ise sıklıkla çalınıyor veya güvenli şekilde dağıtılamıyor.

    BM: YİYECEK ARAYANLAR KATLEDİLİYOR

    Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze’de bir milyon kadının yetersiz beslenme nedeniyle açlık çektiğini duyurdu. Açıklamada, kadınların aileleri için yiyecek bulmak amacıyla tehlikeli bölgelere gitmek zorunda kaldığı ve buralarda sıklıkla hayatlarını kaybettikleri belirtildi.

    ULUSLARARASI TOPLUMA ACİL ÇAĞRI

    7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda 258 kişi açlıktan hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 61 bin 944’e, yaralı sayısı ise 155 bin 886’ya ulaştı.

    Filistin hükümeti, Arap ve İslam ülkeleri ile uluslararası topluma, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması, sınır kapılarının açılması ve ablukaya son verilmesi için çağrıda bulundu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail saldırıları altındaki Gazze’de bir çocuk daha ‘açlıktan’ öldü

    İsrail saldırıları altındaki Gazze’de bir çocuk daha ‘açlıktan’ öldü


    İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırılarını sürdürdüğü ve yardım girişini engelleyerek büyük bir “insani felakete” neden olduğu Gazze Şeridi’nde bir çocuğun daha açlıktan öldüğü bildirildi.

    Açlıktan ölen 6 yaşındaki Hikmet Raad Ahmed Bedir’in amcası Hikmet Bedir, yaptığı açıklamada, çocuk için gerekli tıbbi bakımı ve gıdayı sağlamak amacıyla Gazze Şeridi’nin kuzeyinden yeğeniyle birlikte Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’ne geldiklerini anlattı.

    “Kuzeyden güneye yiyecek ve gıda olduğu düşüncesiyle geldik. Ancak ne yazık ki burada da çocuklara uygun yiyecek, hatta tedavi bile yok. Dolayısıyla sağlık durumu kötüleşti ve açlıktan dolayı vefat etti” diyen amca Hikmet Bedir, sadece küçükler için değil yetişkinler için de gıda ve yiyeceğin olmadığını vurguladı.

    ‘GAZZE’DE YÜZDE 100 AÇLIK VAR’

    Gazze’de başka çocukların da yeğeni gibi açlıktan ölmemesi için dünyanın özgür insanlarına “yardım” çağrısında bulunan acılı amca, “Gazze’de yüzde 100 açlık var. Evet yüzde 70-80 değil, yüzde 100 açlık var. Aynen bu çocuklar gibi biz yetişkinler de yemek bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi, 3 Haziran’da yaptığı açıklamada, Gazze’de 3 bin 500 çocuğun açlık nedeniyle ölümle karşı karşıya olduğunu duyurmuştu.

    Medya Ofisinden 17 Haziran’da yapılan yazılı açıklamada da İsrail ve ABD yönetiminin, insani yardım ve gıda konusunu Gazze Şeridi’ndeki sivillere karşı siyasi baskı aracı olarak kullandığı, açlığı derinleştirdiği ve insani durumu kasten ağırlaştırdığı ifade edilmişti.

    Sağlık kaynakları, 22 Haziran’da yaptığı açıklamada, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana yetersiz beslenme nedeniyle 44 çocuğun hayatını kaybettiğini duyurmuştu. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 165 gündür İsrail saldırıları altındaki Gazze’de çocukların açlıkla imtihanı

    165 gündür İsrail saldırıları altındaki Gazze’de çocukların açlıkla imtihanı


    165 gündür İsrail saldırıları altındaki Gazze’de çocukların açlıkla imtihanı. BM, uluslararası yardım kuruluşları ve sağlık görevlileri, İsrail’in beş ayı aşkın süredir devam ettirdiği saldırılar ve blokajı nedeniyle Gazze’de gıda, ilaç ve temiz su sıkıntısının had safhada olduğunu belirtiyor.

    REKLAM

    İsrail kuşatması altındaki Gazze’de, yaklaşan kıtlık nedeniyle hastane koğuşlarını dolduran aç çocukların durumu son derece endişe verici boyutlara ulaşmış halde. Zira uluslararası kuruluşlar açlık ve kıtlık nedeniyle toplu ölümlerin an meselesi olduğu uyarısında bulunuyor. 

    Gazze Şeridi’ne yardım girişini engelleyerek büyük bir “insani felakete” neden olan İsrail’in “aç bırakma politikası” şu ana kadar en küçüğü 14 günlük bebek olmak üzere 30’a yakın çocuğun ölümüne neden oldu. 

    Aşırı derecede yetersiz beslenme sorunu yaşayan, kaburgaları derisinin altından görünen ve şimdilerde hastanede tedavi gören altı yaşındaki Fadi el Zant’ın durumu ise, vahametini koruyor. 

    Gözleri çökmüş haldeki Fadi, Gazze’nin kuzeyindeki yüz binlerce sivilin açlık sınırında olduğu Beyt Lahiya’daki Kemal Advan hastanesinde tedavi görüyor. 

    Doktorlara göre cılız bacakları artık yürüyebilecek durumda değil. 

    Savaş öncesine ait fotoğraflarında gülümseyen, hayli sağlıklı görünen bir çocuk olan Fadi, şimdilerde ölüm kalım mücadelesi veriyor. 

    Fadi, akciğerler, sindirim sistemi ve vücudun diğer organlarına ciddi hasarlar veren genetik bir rahatsızlık olan “kistik fibrozis” hastası. Annesi Şeyma el Zant’a göre, savaştan önce, özel ilaçlar ve gıdalar alıyordu. Ailesi artık bu ilaçları bulamıyor.

    Hastanede gözyaşları içerisinde konuşan anne Şeyma el Zant, “Fadi’nin durumu giderek kötüleşiyor. Gittikçe zayıflıyor. Bir şeyler yapma yeteneğini kaybetmeye devam ediyor. Artık ayakta duramıyor. Ayağa kalkmasına yardım ettiğimde hemen düşüyor.” diyor.

    Birleşmiş Milletler, uluslararası yardım kuruluşları ve sağlık görevlileri, İsrail’in beş ayı aşkın süredir devam ettirdiği saldırılar ve blokajı nedeniyle Gazze’de gıda, ilaç ve temiz su sıkıntısının had safhada olduğunu dile getiriyor. 

    Fadi’nin yattığı Kemal Advan hastanesi, son haftalarda yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle ölen çocuklardan bir kısmının tedavi gördüğü merkez.  

    Gazze merkezli Sağlık Bakanlığı’na göre son haftalarda yetersiz beslenme ve susuzluktan ötürü en az 27 çocuk yaşamını yitirdi. 

    Açlık nedeniyle ölen çocukların bir kısmı, Mısır sınırına yakın Refah’ta yaşamını yitirdi. 

    BM Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, Gazze’nin kuzeyinde iki yaşın altındaki her 3 çocuktan 1’inin akut yetersiz beslenme sorunu yaşadığını ve bu oranın ocak ayına göre iki kat daha fazla olduğunu bildirdi. UNICEF tarafından ziyaret edilen barınak ve sağlık merkezlerinde, çocukların bir kısmının “yetersiz beslenmenin yaşamı en çok tehdit eden şekli olan şiddetli zayıflığa” sahip olduğu belirtildi.

    IPC raporu: Açlık yaşanan Gazze’nin kuzeyinde kıtlık kapıda

    Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşların ve  küresel yardım gruplarının ortak hazırladığı Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) 18 Mart tarihli son raporuna göre, felaket boyutunda açlık yaşanan Gazze’nin kuzeyinde kıtlığın kapıda olduğu uyarısında bulunuldu.

    Raporda, ‘acil önlem alınmaması halinde bugünden itibaren, mayıs ayına kadar Gazze’nin kuzeyinde kapana sıkışmış halde yaşam mücadelesi veren nüfusun yüzde 70’i (yaklaşık 300 bin kişi) felaket düzeyinde açlıkla karşı karşıya kalacak’ denildi. 

    IPC’nin raporunda en olası senaryoya göre, kuzeydeki insanların üçte ikisinden fazlası için “son derece kritik seviyelerde akut yetersiz beslenme ve ölüm söz konusu” ifadesine yer verildi.

    Gazze’ye giren yardım sevkiyatını kontrol eden İsrail askeri birimi COGAT, Reuters’ın açlık ve susuzluktan ölen çocuklarla ilgili sorularına yanıt vermedi. COGAT, İsrail’in girebilecek yardım miktarına herhangi bir sınırlama getirmediğini iddia etti. 

    Ancak bağımsız kuruluşlar birçok kalemin İsrail tarafından elendiğini belirterek Tel Aviv’e suçlama yöneltiyor. 

    REKLAM

    Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaklaşan kıtlığın “tamamen insan yapımı” olduğunu ve “açlığın bir savaş silahı olarak kullanıldığını” söyleyerek İsrail’i suçladı. 

    İsrail hükümet sözcüsü Eylon Levy, sosyal medya hesabından IPC raporuna tepki gösterdi.

    Levy, rapor için “Güncel olmayan bir resme dayanan kötü bir değerlendirme” yorumunda bulundu. 

    Yazan, gıda eksikliğinden öldü

    Serebral palsi ile doğan 12 yaşındaki Filistinli çocuk Yazan el Kfarna, Gazze’nin Refah semtinde bir hastanede tedavi görüyordu. Ancak Yazan, 4 Mart pazartesi günü yaşamını yitirdi. 

    Doktorların söylediğine göre gıda eksikliğinden kaynaklanan aşırı kas kaybı nedeniyle hayatını kaybetti. 

    REKLAM

    Ailesi, Gazze’nin kuzeyindeki Beit Lahia’daki evlerinden kaçtıklarından beri 10 yaşındaki bu çocuk için yumuşak meyveler ve yumurta dahil yiyecek bulmakta zorlandıklarını söyledi.

    Gazze’deki el Avda sağlık merkezinden koğuş hemşiresi Amira ebu Cuvaiyad, hastanenin bebekler için yeterli süt bulamadığını ve “felaket” koşulları altında günde en az 10-15 vaka geldiğini söyledi.

    Bu hastanede tedavi gören kuadriplejik ve epileptik olan beş yaşındaki İsra’nın ilaçlarının artık bulunmadığı belirtildi. Annesi Heji, aşırı kilo kaybeden İsraa’nın özel bakım gerektirdiğini ifade etti. 

    “Aç olduğunu biliyorum. Yediği yiyecekler bulunmuyor” diyen Heji, “Kızım için her gün yüz kere ölüyorum” diye üzüntüsünü dile getirdi. 

    İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 14 bin Filistinli çocuk öldü

    Öte yandan İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana devam ettirdiği saldırılarda 14 bin Filistinli çocuk hayatını kaybetti. Hamas’ın yönetiminde bulunan Gazze’deki hükümet Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye 165 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 14 bin çocuk ve 9 bin 220 kadının hayatını kaybettiği belirtildi.

    REKLAM

    Açıklamada;

    • 7 bin kişinin enkaz altında veya kayıp olduğu belirtilirken, hastanelere ulaşan ölülerin sayısının 31 bin 819 olduğu, 73 bin 934 kişinin yaralandığı hatırlatıldı.

    • Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalanların yüzde 72’sinin kadın ve çocuk olduğuna vurgu yapıldı.

    • İsrail’in halkı zorla aç ve susuz bıraktığı ve insani yardımların girişini engelleyerek insani felakete sebep olduğu belirtilen AA’nın haberine göre, Gazze’de 27 çocuğun yetersiz beslenme ve sıvı kaybı nedeniyle hayatını kaybettiği aktarıldı.

    • İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye 70 bin tondan fazla patlayıcıyla saldırı düzenlediği vurgulandı.

    • Açıklamada, sağlık sektörünü de hedef alan İsrail saldırılarında Gazze’de 364 sağlık çalışanı ve 48 sivil savunma görevlisinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

    • Gazze’de 135 gazetecinin İsrail saldırılarında öldüğüne dikkati çekildi.

    • İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’de 17 bin çocuğun ebeveynlerinden biri veya her ikisinden yoksun şekilde yaşadığı vurgulandı.

    • Hayati tehlikesi bulunan ve Gazze dışında tedavi edilmesi gereken yaralı sayısının 11 bin olduğu, yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle 10 bin kanser hastasının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekildi.

    • Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı kalabalık barınma merkezlerindeki gayriinsani duruma işaret edilerek, yerinden edilme sonucu 700 bin bulaşıcı hastalık ve 8 binden fazla “Hepatit A” vakasının tespit edildiği bilgisi verildi.

    • Gazze’de sağlık bakımı verilemediği için 60 bin hamile kadının, ilaç eksikliği nedeniyle de kronik hastalığı bulunan 350 bin kişinin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.

    • İsrail güçlerinin 269 sağlık çalışanı ve 10 gazeteciyi alıkoyduğu, 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde 2 milyon kişinin yerinden edildiği vurgulandı.

    • İsrail’in Gazze’deki saldırılarında 70 bin konutun tamamen yıkıldığı, toplamda ise 290 bin konutun zarar görerek oturulamaz durumda olduğu bilgisi paylaşıldı.

    • İsrail ordusunun, 168 hükümet tesisi ile 100 okul ve üniversiteyi yerle bir ettiği, 305 okul ve üniversitenin ise kısmen zarar gördüğü kaydedildi. 

    • İsrail ordusunun Gazze’de 224’ünü tümüyle yıktığı 290 camiye zarar verdiği ve 3 kiliseyi hedef alarak yıkımına neden olduğu bildirildi.

    • Gazze’de İsrail’in 155 sağlık kuruluşunu hedef aldığı, 53 sağlık merkezi ile 32 hastaneyi hizmet dışı bıraktığı, 126 ambulansı da kullanılmaz hale getirdiği belirtildi. 

    • İsrail’in Filistin’in kültürel mirasını da hedef aldığı, Gazze’de 200 tarihi ve kültürel varlığı yıktığı aktarıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HRW: İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını ihlal ederek Filistinlilere yardımı engelliyor

    HRW: İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını ihlal ederek Filistinlilere yardımı engelliyor


    İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail’i Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını ihlal ederek Filistinlilere yardımı engellemekle suçladı.

    REKLAM

    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’i, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) “Çaresiz durumdaki Gazze sakinlerinin acil ihtiyaç duyduğu yardımların sağlanması” yönündeki emrine uymamakla suçladı. 

    UAD, Güney Afrika’nın açtığı “soykırım” davasında, 26 Ocak’ta aldığı tedbir kararında, “İsrail’in Gazze sakinlerine yönelik öldürme, saldırı ve yıkımla ilgili her türlü eylemden kaçınması ve soykırımı önlemek için tüm tedbirleri almasına” hükmetmişti. 

    Keza UAD “İsrail’in, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri alması” yönünde talimat vermişti. 

    HRW, Lahey merkezli BM Mahkemesi’nin kararının üzerinden bir ay geçtiğini anımsatarak (mevcut) durumun devam ettiğini ve İsrail’in yasal bağlayıcılığı olan UAD kararlarını açıkça çiğnediğini belirtti. 

    “İsrail, yardımların Gazze’ye girişini engellemeye devam ediyor”

    ‘İsrail hükümetinin, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını görmezden geldiği ve hatta hayat kurtaran yardımları daha fazla engellemek dahil baskılarını daha da artırdığı’ kaydedilen New York merkezli örgütün açıklamasında, “UAD’ın kararı yasal olarak bağlayıcı bir talimattı ve İsrail’in bir ay içerisinde bu talimata uyup uymadığına dair rapor vermesi gerekiyordu. Ancak bugün, (bir ay sonra) İsrail karara uymadı. İsrail hükümeti temel hizmetlerin sağlanmasını, yakıt ve hayat kurtarıcı yardımların Gazze’ye girişi ve dağıtımını engellemeye devam ediyor. Hatta İsrail makamları son haftalarda, UAD kararından önceki haftalara kıyasla daha az sayıda kamyonun Gazze’ye girmesine izin vermiştir.” denildi. 

    HRW: Açlığı bir silah olarak kullanmak savaş suçudur

    İsrail’i, “açlığı bir silah” olarak kullanmakla suçlayan HRW’nin açıklaması şöyle devam etti: 

    “Daha önce de vurguladığımız üzere, açlığın silah haline getirilmesi ve halkın toplu olarak cezalandırılması savaş suçudur. Sivillere karşı yükümlülükler karşılıklı değildir. Hamas liderliğindeki savaşçıların İsrailli sivillere karşı savaş suçu işlemiş olması, İsrail’in Filistinli sivillere karşı işlediği savaş suçlarını haklı çıkarmaz. ‘Soykırım’ konusunda nihai karara varılması yıllar alabilir. Ancak mahkeme ocak ayında acil durumu çözmek üzere geçici tedbir konmasına karar verdi. Mahkeme, temel hizmetler ve insani yardımın sağlanmasına yönelik talimatlar dahil olmak üzere yasal olarak bağlayıcı emirler verdi.” 

    HRW: İsrail, UAD’ın yasal olarak bağlayıcı kararını açıkça çiğniyor

    “Uluslararası insancıl hukuk bu konuda nettir: işgalci bir güç, işgal ettiği nüfusun refahından sorumludur. Gazze’deki işgalci güç olarak İsrail, Gazze’deki insanların refahını sağlamak ve insani ihtiyaçlarının karşılanmasını temin etmekle yükümlüdür. Ve herhangi bir silahlı çatışma durumunda, savaşan tarafların sivillere insani yardımın hızlı bir şekilde ulaştırılmasını kolaylaştırmaları gerekmektedir. İsrail hükümeti hem bu yasal yükümlülükleri görmezden geliyor hem de UAD’ın yasal olarak bağlayıcı kararını açıkça çiğniyor. Bu, kurallara dayalı uluslararası sisteme doğrudan bir meydan okumadır. İsrailli yetkililer Gazze’deki 2,3 milyon Filistinliye karşı yükümlülüklerini yerine getirmemeyi sürdürürken, tek gerçek umut diğer ülkelerin İsrail hükümetine sadece kolaylaştırıcı değil, aynı zamanda aktif olarak hayat kurtarıcı yardım sağlaması için baskı yapmasıdır. Tehlikede olan bu kadar çok hayat varken, İsrail hükümetini uluslararası hukuka uymaya zorlamak için bireysel yaptırımlar ve silah transferlerinin askıya alınması da dahil her türlü siyasi ve ekonomik baskı aracını kullanmalıdırlar.”

    “Uluslararası yardım kuruluşları: Geçişler daha da azaldı”

    Öte yandan Gazze ve Batı Şeria’da faaliyet gösteren 70’ten fazla uluslararası insani yardım kuruluşunun oluşturduğu Uluslararası Kalkınma Ajansları Birliği de İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün açıklamasını destekleyerek, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından bu yana insani yardım teslimatlarının daha da yavaşladığını ve hatta Gazze’de Refah’ın kuzeyindeki bölgelere neredeyse hiç yardım ulaşmadığını aktardı. İsrail ise yardım girişlerini kısıtladığını reddediyor ve bunun yerine Gazze’de faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarını suçluyor. 

    İsrail’in 7 Ekim’den bu yana devam ettirdiği saldırılarda Gazze’de şu ana kadar 30 bin civarında Filistinli öldürüldü. Bunların üçte ikisini kadın ve çocuklar oluşturuyor. İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’deki yaşam alanlarının büyük kısmı yerle bir oldu. Kent sakinlerinin yaklaşık yüzde 80’i şehir içinde mülteci konumuna düştü. 

    Kriz, Gazze nüfusunun dörtte birini açlığa itti. Özellikle de İsrail’in kara saldırısının ilk durağı olan ve açlık çeken bölge sakinlerinin hayvan yemi yemeye ve yıkılan evlerde yiyecek bir şeyler aramaya zorlandığı bir sürece girildi. AP’ye göre Gazze’nin kuzey kesiminde yakın bir zamanda kıtlık başlayabilir. 

    Gazzeli baba: Çocuklarıma ekmek alamıyorum

    Gıda yardımı almak için bekleyen Naim Ebu Seido isimli bir Gazze sakini, “Çocuklarım için ölümü diliyorum çünkü onlara ekmek alamıyorum. Onları besleyemiyorum. Kendi çocuklarımı doyuramıyorum.” diye ağlarken, kameralara dönerek, “Biz bunu hak edecek ne yaptık?” sorusunu yöneltti. 

    İngiliz yardım kuruluşu Oxfam’dan Buşra Halidi, Associated Press’e yaptığı açıklamada, son haftalarda kuzeyde çocukların açlıktan öldüğüne dair haberleri teyit ettiklerini ve bunun da Mahkeme kararına rağmen yardımların artırılmadığını gösterdiğini söyledi.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, BM rakamlarına dayanarak, 9-21 Şubat tarihleri arasında Gazze’ye günlük sadece 57 kamyon girişi olduğu bilgisini verdi. 

    Yardım kuruluşları, teslimatların güvenlik sorunları nedeniyle aksamaya devam ettiğini dile getiriyor. Fransız STK’lar Médecins du Monde (Dünya Doktorlaı Derneği) ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Mahkeme kararını takip eden haftalarda kendilerine ait tesislerin İsrail güçleri tarafından vurulduğunu aktardı. 

    Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren kuruluşlar ve uluslararası yardım grupları, İsrail ordusunun teslimatları kolaylaştırmayı reddetmesinin ve Gazze’deki (önceki) düzenin bozulmasının, hayati önem taşıyan yardımların kentin çoğu bölgesine ulaştırılmasını giderek zorlaştırdığı uyarısında bulunuyor. 

    Uluslararası kuruluşlara göre bazı durumlarda açlık çeken çaresiz durumdaki Filistinlilerden oluşan kalabalıklar yardım kamyonlarının etrafını sararak malzemeleri kamyonlardan indirdi.

    BM, son haftalarda İsrail’e, Gazze’nin kuzeyi dahil olmak üzere daha fazla geçiş kapısı açması ve koordinasyon sürecini iyileştirmesi çağrısında bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: İsrail ablukası altındaki Gazze’de insanlar açlıktan ölüyor

    BM: İsrail ablukası altındaki Gazze’de insanlar açlıktan ölüyor

    BM yetkilileri 1,9 milyon insanın (Gazze nüfusunun yüzde 85’i) yerinden edildiğini belirtiyor ve bu insanların yoğunlaştığı güney bölgelerindeki koşulları “cehennem” olarak tanımlıyor.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, İsrail ile Hamas arasında iki ayı aşkın süredir devam eden çatışmaları sonlandırmak için gün içerisinde “acil insani ateşkes” oylaması yapmaya hazırlanıyor.

    Sahada faaliyet gösteren yardım kuruluşları ise kuşatma altındaki Gazze’de Filistinliler arasında açlık durumunun her geçen saat daha da kötüleştiği uyarısında bulunuyor.

    Kent sakinleri, yoğun bombardıman altındaki şehirde sığınak ya da yiyecek bulmanın imkansız olduğunu belirtiyor.

    BM Dünya Gıda Programı nüfusun yarısının açlık sorunu yaşadığını açıkladı.

    Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’ndan (UNRWA) yapılan açıklamada da, “Açlık hiç kimsenin peşini bırakmıyor” denildi.

    Kuruluş Gazze’deki durumu, “Krizden felakete dönüştü” sözleriyle tanımlayarak, “Gazze’de çok sayıda insan en az iki, üç gündür yemek yiyemedi” ifadesine yer verdi.

    Gazzeliler, İsrail talimatları doğrultusunda defalarca bulundukları yerden ayrılmak zorunda kalan sivillerin bombardımanların yanı sıra açlık ve soğuk nedeniyle öldüğünü dile getiriyor.

    Keza vatandaşlar, yardım kamyonlarının yağmalandığını ve fiyatların çok yüksek olduğunu aktarıyor.

    İsrail ise sivillere yerlerinden ayrılmaları yönünde verdiği talimatların, “Hamas üyelerinin kökünü kazımaya çalışırken sivilleri korumak amaçlı alınan önlemler” olduğu iddiasında bulunuyor.

    BM Genel Kurulu’ndaki oylama

    193 üyeli BM Genel Kurul, gün içerisinde, geçen hafta 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde ABD tarafından engellenen karar tasarısının dilini yansıtan yeni bir karar tasarısını oylayacak.

    Uzmanlar, kararın ezici çoğunlukla kabul edilmesini bekliyor.

    Genel Kurul’un kararları bağlayıcı olmamakla birlikte siyasi ağırlık taşıyor ve bir anlamda küresel görüşleri yansıtıyor.

    Bazı diplomatlar ve gözlemciler oylamanın, ekim ayında yapılan “acil, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” çağrısından daha fazla destek göreceği yönünde görüş beyan ediyor.

    Biden: İsrail’e desteğim sarsılmaz

    Oylama, 12 Güvenlik Konseyi temsilcisinin sınırlı insani yardım ve yakıtın girebildiği tek yer olan Gazze ile Refah sınır kapısının Mısır tarafını ziyaret etmesinden bir gün sonra yapılacak.

    Amerika Birleşik Devletleri bu geziye temsilci göndermedi.

    Uluslararası kamuoyunun İsrail’e desteği nedeniyle yoğun eleştirilerin hedefinde olan ABD Başkanı Joe Biden ise, pazartesi günü Beyaz Saray’da Yahudi bayramı Hannuka için düzenlenen törende İsrail’e olan bağlılığının “sarsılmaz” olduğunu söyledi.

    “İsrail var olmasaydı, dünyada güvende olan bir Yahudi olmazdı” diyen Biden ayrıca İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun “zor durumda” olduğunu dile getirdi.

    Washington, ateşkes çağrısında bulunan BM Güvenlik Konseyi kararını veto etti.

    8 Aralık’ta yapılan oylamadan bu yana İsrail’in Gazze saldırılarında yüzlerce sivil daha öldürüldü.

    ABD’nin İsrail’e sağladığı silahlar

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, basına verdiği demeçte İsrail’in, ABD’nin silahlarını alan her ülkenin savaş kanunlarına uyması gerektiği yönündeki politikasının bir istisnası olmadığını ifade etti.

    İsrail saldırılarının şiddetini arttırdıkça, ABD’li yetkililer İsrail’e yapılan askeri yardımlara şart koymayı ya da bir kısmını kesmeyi düşünmediklerini söylüyor.

    Ancak İsrail’in ABD’den aldığı silahları nasıl ve nerede kullandığı daha fazla inceleme altına alınmış durumda.

    Miller, ABD’nin İsrail’in Gazze’de gözaltına adığı Filistinli sivilleri soyarak iç çamaşırlarıyla gösteren ve sosyal medyada dolaşan görüntüleri “son derece rahatsız edici” bulduklarını, İsrail’den bu görüntülerle ilgili koşullara açıklık getirmesini istediklerini kaydetti.

    Diğer yandan Beyaz Saray, İsrail’in ABD’nin tedarik ettiği beyaz fosfor mühimmatını kullandığına dair haberlerden “endişe duyduğu” ve daha fazla bilgi istediğini belirtti.

    Savaş alanlarında duman perdesi yapmak için kullanılan beaz fosfor, sivillerin bedenileri üzerinde ciddi yanıklara neden oluyor.

    İsrail, İnsan Hakları İzleme Örgütü başta olmak üzere uluslararası insan hakları örgütlerinin Gazze ve Lübnan’da beyaz fosfor mühimmatı kullandığı yönündeki iddiasının “kesin olarak yanlış” olduğu savunmasında bulunuyor.

    İsrail’den yeni yardım tarama sistemi

    BM yetkilileri 1,9 milyon insanın (Gazze nüfusunun yüzde 85’i) yerinden edildiğini belirtiyor ve bu insanların yoğunlaştığı güney bölgelerindeki koşulları “cehennem” olarak tanımlıyor.

    İsrail, Gazze’ye gelen yardım miktarını ‘arttırmak’ için pazartesi günü Kerem Şalom sınır kapısını kendisi açmasa da sınırda sevkiyat taraması yapacağını belirtti.

    Savaştan önce kamyonların çoğu Gazze’ye bu kapıdan giriyordu.

    Mısırlı iki güvenlik kaynağı İsrail, Mısır ve ABD arasında varılan yeni bir anlaşma uyarınca (İsrail tarafından yapılacak) denetimlerin salı günü başlayacağını aktardı.

    İsrail, 1 Aralık’ta bir hafta süren ateşkesin çökmesinin ardından Gazze’nin güneyinde kara harekâtına başladı. O tarihten bu yana doğudan Han Yunus semtini hedef alıyor.

    Gazze Sağlık Bakanlığına göre İsrail’in saldırılarında şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın 18 bin 205 kişi öldürüldü, 50 bin civarında kişi de yaralandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çalışanlar adına masaya oturacak: Türk-İş Başkanı asgari ücret pazarlığını başlatacakları rakamı açıkladı

    Çalışanlar adına masaya oturacak: Türk-İş Başkanı asgari ücret pazarlığını başlatacakları rakamı açıkladı



    Türkiye’de milyonlarca çalışan gözünü yeni belirlenecek olan asgari ücrete çevirdi. AKP’nin son yıllarda uyguladığı ekonomi politikası nedeniyle, “ortalama ücret” haline gelen asgari ücret, mevcut durumda açlık sınırının da altında kaldı.

    Ekonomistler ve çalışanlar yeni belirlenecek olan asgari ücretle ilgili beklenti ve tahminlerini dile getirirken, işçiler adına masaya oturacak olan Türk-İş’in Genel Başkanı Ergün Atalay, pazarlığa başlayacakları taban rakamı açıkladı.

    NTV’ye konuşan Atalay, pazarlığı 4 kişilik bir ailesinin açlık sınırı olan 14 bin 25 liradan başlatacaklarını söyledi.

    Çalışanlar adına masaya oturacak: Türk-İş Başkanı asgari ücret pazarlığını başlatacakları rakamı açıkladı - Resim : 1
    Türk-İş Başkanı Ergün Atalay

    ASGARİ ÜCRET YILDA BİR KERE BELİRLENECEK

    Son yıllarda rekor kıran enflasyonla birlikte, asgari ücret yılda iki defa belirleniyordu. Çalışanların enflasyon karşısında alım gücünü arttırmak amacıyla yapıldığı söylenen zamlardan birkaç ay sonra da maaşlar yine açlık sınırı altında kalıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada asgari ücretin bundan sonra yılda bir kez belirleneceğini söyledi.

    Önümüzdeki dönemde, yıl ortasında asgari ücret enflasyon karşısında erise de zam yapılmayacağının sinyali verildi.

    AÇLIK SINIRI NE KADAR?

    Türk-İş’in açıkladığı rakamlara göre, Kasım ayında; dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 14.025 TL, gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamaları için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 45.686 TL oldu.

    Açlık sınırının 14 bin 25 TL olduğu Türkiye’de, net asgari ücret ise 11 bin 402 TL.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM Dünya Gıda Programı: Sudan’daki çatışma milyonlarca kişiyi açlığa itebilir

    BM Dünya Gıda Programı: Sudan’daki çatışma milyonlarca kişiyi açlığa itebilir


    Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Sudan’daki şiddetin milyonlarca kişiyi açlığa itebileceği uyarısında bulundu.

    Merkezi Roma’da bulunan örgütten yapılan yazılı açıklamada, WFP’nin nüfusunun üçte birinin halihazırda yeterli gıda bulmakta zorlandığı Sudan’daki operasyonlarını çatışmalar yüzünden durdurmak zorunda kaldığı hatırlatılarak “Sudan’daki şiddet patlaması, milyonlarca kişiyi açlığa sürükleme potansiyeline sahip.” ifadesi kullanıldı.

    WFP’nin 2023’te Sudan’da 7,6 milyon insanı desteklemeyi planladığını ancak devam eden çatışmanın, WFP’nin kritik acil gıda teslimatlarını, çocuklara okul yemeklerini sağlamasını ve yetersiz beslenmeye yönelik mücadelesini engellediği belirtildi.

    Sudan’daki çatışmalarda üç WFP çalışanının hayatını kaybettiği anımsatılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “WFP, çatışmanın tüm taraflarını, insani yardım çalışanlarının güvenliğini garanti altına almaya ve Sudan’daki insani yardım varlıklarını ve tesislerini korumak için acil adımlar atma çağrısında bulunuyor. WFP, tüm tarafları çatışmaya son vermeye ve hayati gıda ve insani yardımların daimi şekilde ulaştırılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varmaya çağırıyor.”

    Sudan’da ordu ile HDK arasında çatışma

    Sudan’ın başkenti Hartum ve diğer şehirlerde 15 Nisan sabahı ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında silahlı çatışmalar başlamıştı. Ordu ile HDK arasında “HDK’nin tamamen orduya katılmasını” öngören askeri güvenlik reformu konusunda son birkaç aydır yaşanan anlaşmazlık sıcak çatışmaya dönüşmüştü.

    Sudan Dışişleri Bakanlığı, Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, orduyla çatışan HDK’nin feshedilmesi ve devlete karşı isyancı güç ilan edilmesi kararı aldığını, bu esasa göre davranılacağını bildirmişti.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dün, Sudan’da devam eden çatışmalar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 300’e yükseldiğini duyurmuştu.

    BM’ye bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) Sudan’da devam eden çatışmalarda 3 personelinin hayatını kaybettiğini açıklamış, operasyonlarını askıya aldığını bildirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***