Etiket: ABD

  • Araştırma: Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları yıllarca koruyabilir

    Araştırma: Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları yıllarca koruyabilir


  • NYT: Cemal Kaşıkçı’yı öldüren ekipten 4 kişi ABD’de Dışişleri onaylı paramiliter eğitim aldı

    NYT: Cemal Kaşıkçı’yı öldüren ekipten 4 kişi ABD’de Dışişleri onaylı paramiliter eğitim aldı


    Muhalif Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı Türkiye’de öldüren ekipten 4 kişinin daha önce ABD’de bir paramiliter eğitimden geçtiği ortaya çıktı.

    New York Times gazetesinin haberine göre, 2018’de Cemal Kaşıkçı’yı öldüren Suudi ekipten 4 kişi, daha önce ABD’de Dışişleri Bakanlığı tarafından onaylanan bir paramiliter eğitim aldı.

    Haberde, bu kişilerin bir Amerikan güvenlik şirketi olan Tier 1 Group’tan eğitim aldığı, bu eğitimin de ilk olarak 2014 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi tarafından onaylandığı bilgisine yer verildi. Gazete, söz konusu eğitimin, Donald Trump’ın başkanlığının başlangıcına kadar devam ettiğini savundu.

    Eğitimin Suudi liderlerini koruma amacıyla verildiğini yazan NYT, eğitim kapsamında “karşı saldırı” alıştırmaları yapıldığını belirtti. Eğitimle ilgili bilgi sahibi bir kişi de, eğitimin gözetim ve yakın muharebe çalışmalarını da içerdiğini söyledi.

    Raporda, Pentagon’da kıdemli bir görev için başvuran özel sermaye şirketi Cerberus Capital Management olan Tier 1 Group’un ana şirketinden üst düzey bir yetkili tarafından Trump yönetimine sağlanan bir belgeye atıfta bulunuldu.

    Şirketin üst düzey yöneticilerinden Louis Bremer , yazılı ifadesinde Tier 1 Group’un Suudi ajanlara eğitim verdiğini doğruladı, ancak eğitimin “koruyucu nitelikte” ve “sonraki iğrenç eylemleriyle alakasız” olduğu ifade etti.

    ABD Dışişleri Bakanlığı iddiaları doğrulamak istemedi

    İddialarla ilgili konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Ned Price ise, Suudi grubun eğitimi için Tier 1 Group’a lisans verip vermediğini doğrulamayı reddederek, “Bu yönetim, müttefiklerimiz ve ortaklarımız tarafından ABD menşeli savunma teçhizatının sorumlu kullanımı ve eğitimi konusunda ihlaller meydana geldiği takdirde verilecek uygun tepkileri değerlendiriyor. Suudi Arabistan, topraklarına yönelik önemli tehditlerle karşı karşıya ve Riyad’ın savunmasını güçlendirmesine yardımcı olmak için birlikte çalışmaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

    Kaşıkçı cinayeti

    Gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna girmiş, buradan bir daha çıkamamıştı.

    Suudi hükümeti, Kaşıkçı’nın konsolosluk binasında kaybolmasını önce inkar etmiş, uluslararası tepkilerin artması karşısında ise daha sonra bunu itiraf ederek üst yönetimin bilgisi dışında gerçekleşmiş “serseri bir operasyon” olduğunu savunmuştu.

    BM tarafından Haziran 2019’da yayımlanan raporda ise “Kaşıkçı’nın öldürülmesi, Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır” değerlendirmesinde bulunulmuştu.

    ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün Şubat 2021’de yayımlanan raporunda da “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Türkiye’nin İstanbul kentinde yakalanması ya da öldürülmesine yönelik operasyonu onayladığı sonucuna ulaştık.” ifadesine yer verilmişti.

  • ABD Başkanı Joe Biden, Afgan liderlerle Afganistan’ın geleceğini konuştu

    ABD Başkanı Joe Biden, Afgan liderlerle Afganistan’ın geleceğini konuştu


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve Milli Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah ile görüştü. ABD’nin diplomatik desteğinin süreceğini vurgulayan Biden, “ülkenin geleceğine Afgan halkının karar vereceğini” açıkladı.

    ABD, Afganistan’daki askerlerini tamamen çekmeye hazırlanırken, Biden, Gani ve Abdullah ile Afganistan’ın geleceğini konuştu.

    Basına kapalı gerçekleşen toplantı öncesi kameraların karşısına çıkan Biden, “Afganlar geleceklerine, ne istediklerine karar vermek zorunda” diyerek, ülkedeki “anlamsız şiddetin durması gerektiğini” vurguladı.

    Toplantının ardından Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada ise, ABD’nin Afganistan’a yönelik güvenlik, kalkınma desteği ile diplomatik ve insani yardımını sürdüreceği belirtildi.

    Eşref Gani: ABD’nin kararına saygı duyuyoruz

    Biden’ın kararına saygı duyduğunu Eşref Gani ise ABD ile Afganistan arasındaki ortaklığın yeni bir aşamaya girdiğinin altını çizerek, “Birlik ve beraberliği sağlamaya kararlıyız” dedi.

    Abdullah Abdullah da Biden toplantısının ardından Reuters’e verdiği demeçte, “Taliban tarafından tamamen kapanmadıkça, bizim de kapıyı kapatmamamız gerektiğini düşünüyorum. İlerleme olmamasına rağmen görüşmelere hayır diyemeyiz” diye konuştu.

    3 milyon doz aşı gönderilecek

    Afganistan’da artan Covid-19 vakalarına karşı ABD’nin Afganistan’a 3 milyon doz Johnson and Johnson aşısı bağışlayacağı ve bu aşıların sevkiyatı için hazırlıkların sürdüğü bildirildi.

    ABD’nin salgın ile mücadelesi için Afganistan’a ek yardımlar yapacağına da işaret edilen açıklamada, 266 milyon dolarlık insani yardımın da bu ülkeye ulaştırılacağı ifade edildi.

    Geçtiğimiz nisan ayında, ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan’daki ABD askerlerinin 11 Eylül 2021’e kadar tamamen geri çekileceğini açıklamıştı.

    ABD, Afganistan’daki güçlerini çekmesinin ardından 650 askerini, ‘diplomatların güvenliğini sağlamak’ için bu ülkede tutacak.

  • ABD’de Covid-19 sebebiyle ölenlerin neredeyse tamamı aşı yaptırmayanlar

    ABD’de Covid-19 sebebiyle ölenlerin neredeyse tamamı aşı yaptırmayanlar


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yapılan bir araştırmada son dönemde Covid-19’a yakalanarak ölenlerin tamamına yakınının aşı olmayan kişilerden oluştuğu ortaya çıktı.

    ABD Sağlık Bakanlığı verilerine göre mayıs ayından bu yana yaklaşık 2 aylık dönemde 853 bin kişinin koronavirüse yakalanarak hastaneye kaldırıldığı, bunlardan sadece 0.1’inin (1200 hasta) aşı yaptıran kişiler olduğu kaydedildi.

    Bunun yanı sıra mayıs ayında ABD’de 18 bin kişinin Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği, bu kişilerden sadece 150’sinin aşılı olduğu ifade edildi. Bu rakam, salgın kaynaklı ölen kişilerin yüzde 0.8’ine tekabül ediyor.

    Haziran ayı başında ABD Başkanı Joe Biden’ın Covid-19 salgını konusundaki eski danışmanlarından Andy Slavitt, ülkede virüs nedeniyle ölenlerin yüzde 98-99’unun aşı yaptırmayanlar olduğunu açıklamıştı.

    Salgın Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) Başkanı Dr. Rochelle Walensky, Covid-19 aşılarının oldukça etkili olduğunu ve virüs sebebiyle gerçekleşen “yaşlı hasta ölümlerinin” tamamının önlenebilir olduğunu açıkladı.

    Aşı kampanyası sonrası günlük can kayıpları 10 kat düştü

    ABD’de geçtiğimiz ocak ayında Covid-19 kaynaklı günlük can kayıplarının ortalaması 4000-5000 civarındaydı. Ülkede Joe Biden’ın hükümetinin göreve gelmesi sonrası hızlanan aşı kampanyaları sonrası haziran ayına gelindiğinde bu oran 200-300’lere kadar düştü.

    Yaklaşık 330 milyon nüfusa sahip ABD’de bugüne kadar toplamda 321 milyon doz aşı yapıldı. İki doz aşı olan kişilerin ortalaması ise yüzde 46’yı geçmiş durumda.

    ABD’de bugüne kadar yaklaşık 35 milyon kişi koronavirüse yakalanırken, salgın sebebiyle 620 bine yakın kişi hayatını kaybetti. ABD, salgın kaynaklı vaka ve can kaybı bakımından dünya ülkeleri arasında zirvede yer alıyor.

  • Siyahi George Floyd’u öldürmekten hüküm giyen eski polis Chauvin’e 22,5 yıl hapis

    Siyahi George Floyd’u öldürmekten hüküm giyen eski polis Chauvin’e 22,5 yıl hapis


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyahi George Floyd’a şiddet uygulayarak ölümüne sebep olan eski polis memuru Derek Chauvin 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Savcıların 30 yıl mahkumiyet istediğin Chauvini bu cezanın 15 yılını hapiste geçirecek.

    Daha önce yapılan duruşmalarda jüri tarafından suçlu bulunan eski polis memuru Derek Chauvin’in cezası açıklandı. Jürinin 2 ve 3. derece cinayet ile 2. derece adam öldürme ithamlarının tümünden suçlu bulduğu Chauvin 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    George Floyd’un ölümü

    Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

    Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline sıçramıştı.

  • Araştırma | Doğu Asya toplulukları koronavirüsle 20 bin sene önce tanıştı

    Araştırma | Doğu Asya toplulukları koronavirüsle 20 bin sene önce tanıştı


    ABD’de bilim insanlarının yaptığı bir araştırmada, koronavirüs izlerinin 20 bin yıl önceki Doğu Asya topluluklarında görüldüğü iddia edildi.

    Dünya üzerinde şu anda alfa, beta, delta ve gama başlıkları altında toplamda 29 koronavirüs türü olduğu biliniyor. Covid-19 ise bunlardan sadece bir tanesi.

    Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 20 bin yıl önce Doğu Asya’da bugün yaşayan insanların DNA’sında evrimsel iz bırakacak kadar etkili bir koronavirüs salgını yaşandığı belirtildi.

    Araştırmada, bulguların, antik koronavirüsün söz konusu bölgede yıllarca etkili olduğunu gösterdiği ve bunun da mevcut koronavirüs salgınının aşılama ile kontrol altına alınmadığı takdirde korkunç sonuçları olabileceğine işaret ettiği kaydedildi.

    Çalışmaya öncülük eden, Arizona Üniversitesinden evrimsel biyolog David Enard, “Bu bizi endişelendirmeli. Şu anda olan salgın, nesiller ve nesiller boyu devam ediyor olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Enard ve araştırmaya katılan diğer bilim insanlarının, mevcut koronavirüslerin genlerine bakmak yerine, virüsü taşıyan insanların DNA’sı üzerindeki etkilerini araştırdıkları ve nesiller boyunca virüslerin, insan genomunda muazzam miktarda değişime neden olduğunun tespit edildiği açıklandı.

    Eski insanlar geliştirdikleri mutasyonları bir sonraki nesillere aktardı

    Araştırmada, virüslerin ve insanların birbirlerine karşı geliştirdikleri mutasyonları kendilerinden sonraki nesillere aktardığına işaret edilerek, bilim insanlarının virüslerin tarihini yeniden yapılandırmak için bu genetik varyasyon kalıpları içinde insan genomunu inceledikleri vurgulandı.

    Doğu Asya topluluklarında bu genlerin 42’sinin baskın bir versiyona sahip olduğunu tespit eden bilim insanlarının, bu bulguları o bölgedeki insanların eski devirlerde ortaya çıkan koronavirüs türlerine adapte olduklarının güçlü bir işareti olarak gördükleri ifade edildi.

    Araştırmada, tüm bu genlerin virüs karşıtı mutasyonlarını, 20 ila 25 bin yıl önce büyük olasılıkla birkaç yüzyıl boyunca geliştirdiği tahmininde bulunulurken, şaşırtıcı olanın ise o zamanlarda avcı-toplayıcı olan Doğu Asyalıların yoğun topluluklar halinde yaşamadıkları halde virüsün nasıl bu kadar yayıldığı sorusu olduğu aktarıldı.

    3000 virüsten 1000 tanesiyle insanlık henüz tanışmadı

    Dünyada toplamda yaklaşık 3000 civarında virüs olduğu ve insanlığın bu virüslerden 2000 tanesiyle tanıştığı biliniyor. Bilim insanları kalan 1000 küsur virüsün ise buzulların altında, yağmur ormanlarının ve okyanusların derinliklerinde olduğunu belirtiyor.

  • Bilim insanları: Erken kalkmak depresyondan koruyor

    Bilim insanları: Erken kalkmak depresyondan koruyor


  • AB, ABD’nin çekilmesinden sonra Afganistan’daki olası gelişmeleri masaya yatırdı

    AB, ABD’nin çekilmesinden sonra Afganistan’daki olası gelişmeleri masaya yatırdı


    Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, ABD’nin öncülüğündeki birliklerin çekilmesinden sonra Afganistan’da güvenliğin nasıl sağlanacağı konusunu masaya yatırdı. Toplantılar sonunda yayınlanan bir bildiride ise AB’nin ortak güvenlik ve savunma politikalarında karar alma süreçlerinin hızlandırılması istendi.

    Bu arada Taliban, Afganistan’da Ramazan Bayramı’nda 3 gün boyunca ateşkes uygulayacağını duyurdu. Taliban’dan yapılan açıklamada, militanlara bayram süresince herhangi bir saldırı düzenlememesi talimatı verildiği bildirildi.

    AB dışişleri bakanlarının Brüksel’deki toplantısında, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından üye ülkelerin bu ülkede diplomatik olarak nasıl temsil edileceği ve bu diplomatik temsilciliklerin nasıl korunacağı konusu da ele alındı.

    Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, basına yaptığı açıklamada, “Son korkunç saldırıların ardından, Afganistan ve Afgan hükümetine AB’ye güvenmeye devam edebilecekleri mesajını vermek çok önemli.” dedi.

    Maas, AB’nin ülkenin inşası için gerekli fonların sağlanması ve barış görüşmelerinin başarışla sonuçlanması konusunda elinden geleni yapacağını söyledi.

    Afganistan’da kalan 2 bin 500 ila 3 bin arasında Amerikan askeri 1 Mayıs’ta kademeli olarak çekilmeye başladı. Amerikan askerlerinin çekilmesinin 11 Eylül’e kadar tamamlanması bekleniyor.

    Afganistan’ın başkenti Kabil’de önceki gün bir okul önünde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 68 sivil hayatını kaybetmişti.

    AB Dışilişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, perşembe günü yaptığı açıklamada, Afganistan’da şiddetin giderek arttığını hatırlatarak, ABD’nin çekilmesinde sonra AB ülkelerinin askerlerinin de buralarda kalmasının mümkün olmadığını söylemişti.

    AB’nin savunma politikalarında karar alma süreçleri hızlansın

    Dışişleri bakanları toplantısının ardından AB’nin güvenlik ve savunma gündeminin uygulanması için kararlılığı teyit eden sonuç bildirisi onaylandı.

    AB ülkeleri, Birliğin daha stratejik bir hareket tarzı izlemesi ve özerk hareket edebilmesi için kabiliyetlerini artırması çağrısında bulundu. Bugün onaylanan belgede AB’nin çıkarlarını ve değerlerini savunması, ayrıca küresel güvenlik tehditleri ve zorluklarıyla başa çıkabilmesi gerektiği vurgulandı.

    AB ülkeleri, bu amaçla AB’nin özerkliği konusunda oluşturulması için çalışmaları sürdürülen “Stratejik Pusula” belgesinin, AB’nin kendi güvenlik ve savunma seviyesini ilerletmek için bir rehber olmasını istedi.

    AB dışişleri bakanları, AB Dış Politika ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” belgesinin ilk taslağını Kasım 2021’deki AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısında sunmasını talep etti.

    Sonuç bildirisinde ayrıca AB’nin ortak güvenlik ve savunma politikalarında karar alma süreçlerinin hızlandırılması, ortak güvenlik ve savunma misyonları ve operasyonları için kuvvet oluşturulması konusunda üye ülkelerin teşvik edilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiği belirtildi.

    AB’nin krizlere hızlı müdahale için “ilk mukabele kuvveti” kurulması konusunda çalışmalar yapılıyor. Ancak 5 bin kişiden oluşması öngörülen bu fikre AB üyelerinin sadece yarısı destek veriyor. Destek veren ülkeler arasında Almanya ve Fransa da bulunuyor.

  • Taliban: Afganistan’da asker bulunduran yabancı güçlere işgalci gibi tepki gösterilecek

    Taliban: Afganistan’da asker bulunduran yabancı güçlere işgalci gibi tepki gösterilecek


    Taliban, 11 Eylül’de ABD güçlerinin geri çekilmesi için belirlenen son tarihten sonra “tüm yabancı birliklerin” Afganistan’dan ayrılması çağrısı yaptı.

    “Hiç kimse ülkemizde askeri varlığını sürdürmeyi ummamalıdır” denilen açıklamada, “Bazıları böyle bir hata yaparsa, Afgan halkı ve İslam Emirliği, onları işgalci olarak kabul edecek ve geçmişte işgalcilere yaptıkları gibi tepki gösterecek. Bu onların sorumluluğunda olacak.” ifadeleri kullanıldı.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, geçtiğimiz hafta bazı şartların yerine getirilmesi durumunda Türkiye’nin Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini sağlayabileceği söylemişti.

    Taliban ise “Adı ne olursa olsun, tüm yabancı güçlerin anavatanımızda bulunması Afgan halkı ve Taliban için kabul edilemez” uyarısında bulundu.

    Açıklamada, “Afgan topraklarının her karışı, havaalanlarının, diplomatik temsilciliklerin ve yabancı elçiliklerin güvenliği Afganların sorumluluğuna bırakılmalıdır” denildi.

    Konunun 14 Haziran’da Brüksel’de yapılacak NATO Zirvesi’nde görüşülmesi bekleniyor.

    Hulusi Akar’ın açıklamaları

    Bakan Akar geçtiğimiz salı günü yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Afganistan ile ilgili ABD’lilerle görüşüyoruz. Salı günü NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda konuştuk, ABD’liler ile heyetler arasında konuşuluyor. Bizim şartlara bağlı olarak Afganistan’da kalma niyetimiz var. Şartlarımız nedir? Siyasi, mali ve lojistik destek. Bunlar yapıldığı takdirde biz Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nda kalabiliriz. Şartlarımızla ilgili cevabı bekliyoruz. Bununla birlikte Afgan halkı bizim kardeşimiz. Hedef Afganistan’da sulhu, sükunu sağlamak. Bizim tarihi kardeşliğimiz var. Afgan halkı istediği müddetçe Afganistan’da kalabilmek, yardımcı olabilmek istiyoruz.”

    Pentagon: Türkiye ile görüşüyoruz

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, geçtiğimiz hafta ABD’nin çekilmesinden sonra Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliği için Türkiye ile ön görüşmeler yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki kararına saygı duyduklarını söyledi.

    Kirby, “Türk liderlerle onların havaalanına güvenlik sağlama planları hakkında devam eden görüşmelerimiz var. Açıkçası bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vermesi gereken bir karar ve buna saygı duyuyoruz ama tabii ki bazı ön görüşmelerimiz oldu ve daha önce de genel anlamda söylediğimiz gibi havaalanındaki güvenlik, hangi şekilde olursa olsun sadece ABD’nin değil aynı zamanda diğer ulusların da Kabil’de diplomatik varlıklarını sürdürebilmeleri için önemli olacak.” diye konuştu.

    Afganistan’da son durum

    ABD, 29 Şubat 2020’de Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile anlaşma yapmış ve anlaşma gereğince 1 Mayıs’ta Afganistan’daki askerlerinin tamamını çekeceğini taahhüt etti.

    20 Ocak 2021’de görevi devralan ABD Başkanı Joe Biden 1 Mayıs’ta tamamen çekilmenin mümkün olmadığını açıkladı daha sonra ise 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar ülkedeki tüm Amerikan askerlerinin çekilmesi talimatını verdi.

    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığının verilerine göre çekilmenin yüzde 50’si tamamlanmış durumda.

    Geçen ay sadece Avustralya Büyükelçiliği kapılarını kapattı ve personelini tahliye etti.

  • Afganistan: ABD askeri varlığının yarısını çekti, Taliban’ın askeri kazanımları hızlandı, BM uyardı

    Afganistan: ABD askeri varlığının yarısını çekti, Taliban’ın askeri kazanımları hızlandı, BM uyardı


    Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’daki askeri varlığını yarı yarıya çektiği açıklanırken Taliban’ın askeri kazanımlarının son dönmede hızlandığı ülkede Birleşmiş Milletler (BM) çekilmenin “deprem etkisi” yarattığı konusunda uyardı.

    29 Şubat 2020’de ABD yönetimi Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile yaptığı anlaşma kapsamında 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm askerlerini Afganistan’dan çekmeyi taahhüt etmişti. Ancak 20 Ocak 2021’de göreve gelen Başkan Joe Biden, çekilmenin 1 Mayıs’a yetişmeyeceğini duyurmuş ve 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar tamamlanacağını açıklamıştı.

    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığı da yaptığı son açıklamada, nisan sonundan beri devam eden süreçte ABD’ye ait 6 askeri tesisin Afgan ulusal ordusuna teslim edildiği ve çekilmenin yüzde 50’den fazlasının tamamlandığının “tahmin edildiği”ni ifade etti. Toplam 763 C-17 uçağı yükü kadar ekipman çıkarıldığının altını çizen CENTCOM, çekilen asker sayısı konusunda bir açıklamada bulunmadı.

    BM uyardı: ‘Çekilme ülkede sismik bir sarsıntı yaratıyor’

    Afganistan’daki son durumun görüşüldüğü BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, Taliban’ın ülkenin kontrolünü ele geçirmesinden endişelenildiğinin altını çizdi.

    Özel Temsilci, Afganistan’dan yabancı askerlerin çekilmesiyle ülkenin “inkar edilemez derecede korkunç senaryolara” doğru kayma olasılığı bulunduğunu belirterek, “Yabancı güçlerin Afganistan’dan çekildiğinin duyurulması ülke genelinde sismik bir sarsıntıya neden oldu” diye konuştu.

    Ülkedeki 370 ilçenin 50’sinden fazlasının Taliban’ın eline geçtiği konusunda uyarıda bulunan özel temsilci, söz konusu yerlerin çoğunun bölgesel başkentlere yakın olduğunu ve yabancı güçlerin ülkeden tamamen çekilmesinden sonra Taliban’ın buraları kolaylıkla devralabileceği endişesini aktardı.

    Lyons, Taliban’ın barış anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürerek, BM Güvenlik Konseyine, Afganistan’da güç paylaşımı ve seçimler de dahil olmak üzere siyasi bir çözüme ulaşılıncaya kadar ilgili taraflara müzakere masasına dönmeleri konusunda her türlü çabayı göstermesi çağrısında bulundu.

    Pakistan: Siyasi uzlaşı olmazsa iç savaş yaşanabilir

    Çekilmenin tamamlanmasının ardından Afganistan’daki olası istikrarsız süreç konusunda endişelerini dile getiren ve uyarılarda bulunan diğer bir ülke de komşu Pakistan oldu.

    Pakistan Başbakanı İmran Han, ABD’nin birliklerini çekmesinden önce Afganistan’da siyasi uzlaşı için çözüm bulunması gerektiğini, aksi halde ülkede iç savaş ihtimalinin bulunduğunu söyledi.

    Siyasi uzlaşının ise sadece Taliban’ın yer aldığı koalisyon hükümetinden geçtiğinin altını çizen Başbakan, Taliban’ın topyekun zafer elde etmesi durumunda “inanılmaz derecede kan döküleceğini” ve Afganistan’ın ardından bundan en çok Pakistan’ın zarar göreceğini vurguladı.

    Kabil Havalanı’na Türkiye’den koruma teklifi

    Geçen hafta yapılan NATO Zirvesi’nde, ABD’nin çekilmesinin ardından Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama ve işletme teklifine Amerika Birleşik Devletleri’nden destek gelmişti. Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede sürece destek vermeyi kabul ettiğini açıklamıştı.

    Beyaz Saray, Erdoğan-Biden görüşmesinde iki ülkenin Kabil Havalimanı konusunda genel bir mutabakata vardığını ve Biden’ın bu sürece destek vereceğini belirtmişti.

    Amerikan Savunma Bakanlığı da salı günü havaalanının korunması konusunda Türkiye ile olan görüşmelerin sürdüğünü ve yapılması gereken “çok iş” olduğunu açıkladı.