Etiket: ABD

  • Pekin: ABD Çin’i yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğine sürüklüyor

    Pekin: ABD Çin’i yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğine sürüklüyor


    Covid-19 salgını nedeni ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasında tansiyon yükselmeye devam ediyor.

    Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi pazar günü düzenlediği basın toplantısında Çin ile ABD arasındaki ilişkilerin “yeni bir Soğuk Savaş” noktasına gidebilecek bir riski taşıdığını açıkladı. Dışişleri Bakanı ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin’e karşı başlattığı “kötüleme kampanyasının” ilişkileri yıprattığını belirtti.

    ABD’deki bazı siyasi güçlerin Çin-ABD ilişkilerini adeta tutsak aldığının dikkatlerini çektiğini belirten bakan, bu güçlerin kimler olduğu hakkında detay paylaşmadı.

    ABD ile Çin arasındaki ilişkiler Covid-19 salgını ve ardından Çin’in Hong Kong için kabul ettiği yeni güvenlik yasası yüzünden tıkanma noktasına gelmişti. Wang, söz konusu yasanın “en kısa sürede” uygulamaya sokulması gerektiğini belirtti.

    “Covid-19 salgınıyla birlikte, ABD’de de bir siyasi virüs hızla yayılıyor” açıklamasında bulunan Dışişleri Bakanı, “Bu virüs ABD’nin her fırsatta Çin’e saldırması ve leke atmasıdır” dedi.

    “Virüsün kaynağının bulunmasında Çin işbirliğine hazır”

    Başkan Trump ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo salgın hakkında Çin’i “şeffaf olmamakla” itham etmiş, birçok defa virüsün Vuhan’daki bir laboratuvardan yayıldığını ileri sürmüştü.

    Geçtiğimiz haftalarda ABD ve Avustralya virüsün kaynağı hakkında bir soruşturma başlatılması talebinde bulunmuştu.

    Çin’in uluslararası bilim kurulları ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu belirten Wang, çalışmaların her ülkenin egemenliğine riayet edilerek ve hiçbir siyasi müdahaleye maruz kalmadan yürütülmesi gerektiğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden ve Cinping’den ABD-Çin arasında ‘uzlaşı’ çağrısı: Dünyanın kaderi için kritik öneme sahip

    Biden ve Cinping’den ABD-Çin arasında ‘uzlaşı’ çağrısı: Dünyanın kaderi için kritik öneme sahip


    ABD Başkanı Joe Biden ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping yedi ay sonra yaptıkları ilk telefon görüşmesinde süper güçler arasında ‘uzlaşı’ çağrısında bulundu.

    Beyaz Saray, 90 dakikalık görüşmede Biden’ın Washington ile Pekin arasında çekişmeye yol açabilecek yanlış anlamalara karşı uyarı yaptığını; Cinping’in ise ‘ciddi zorluklarla’ kuşatılmış ilişkide ‘yeni bir yön’ çağrısını dile getirdiğini duyurdu.

    Açıklamada, iki ülke arasındaki “çıkarların birleştiği ve ayrıldığı alanlar tartışıldı” denildi.

    Biden ve Cinping’in diğer küresel konuların yanı sıra Covid-19 salgını ve iklim krizini konuştuğu kaydedildi. Biden, Çin’in ABD’ye yönelik siber saldırılarına ilişkin endişelerini de gündeme getirdi.

    ABD yönetiminden üst düzey bir bir yetkilinin gazetecilere verdiği demeçte, arama sırasında Biden’ın, Cinping’e “gelecekte istenmeyen bir ‘çatışmaya’ girilecek herhangi bir durum olmaması” mesajını iletti.

    Görüşmenin iki ülke arasında iletişim kanallarını açık tutmak için yapıldığını belirten yetkili, “Amacımız, ABD ile Çin arasında gerçekten istikrarlı bir duruma ulaşmak” dedi.

    “Samimi görüşme oldu”

    Pekin de telefon görüşmesinin “samimi ve derinlemesine” olduğunu bildirdi.

    Devlet yayıncısı CCTV, Cinping’in Biden’a “Çin ve ABD’nin ilişkilerini düzgün bir şekilde idare edip edemeyecekleri dünyanın geleceği ve kaderi için kritik öneme sahip.” dediğini aktardı.

    Beyaz Saray da liderlerin müdahalesini gerektiren diplomatik çıkmazın sürdürülemez ve potansiyel olarak tehlikeli olduğuna işaret etti.

    İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD’li yetkili, “Sert rekabeti memnuniyetle karşılıyoruz, ancak bu rekabetin çekişmeye dönüşmesini istemiyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile üst düzey Çinli yetkililerin Alaska’da bir araya geldikleri mart ayındaki görüşmede, Çin ile daha düşük düzeyde ilişki kurma girişimleri başarısız olmuştu.

    Üst düzey yetkili, “Muhataplarımızın davranışlarından pek memnun kalmadık.” dedi.

    “Görünürde Biden-Cinping zirvesi yok”

    Görüşmede “geniş ve stratejik” konulara odaklanıldığını belirten yetkili, önemli konularda somut kararlar veya ilk Biden-Cinping zirvesinin düzenlenmesinin beklenmediğini kaydetti.

    Washington ve Pekin arasındaki anlaşmazlıkların giderek büyüyor. Çin’in Tayvan ve Güney Çin Denizi’ndeki çok sayıda ada üzerindeki iddiaları üzerinde derinleşen gerilim var. Washington ayrıca, ilk kez Çin’de ortaya çıkan Covid-19 virüsünün kökenlerine ilişkin uluslararası bir soruşturmayla işbirliği yapmayı reddetmesini eleştiriyor.

    Biden’in selefi Donald Trump dönemimde ABD-Çin ilişkileri, dünyanın bir ve iki numaralı ekonomisi arasında bir ‘ticaret savaşı’ başlatmasıyla ve Pekin hükümetini pandemiden dolayı suçlamasıyla düşüşe geçti.

    Biden yönetimi, siber güvenlik ve insan hakları gibi alanlarda Pekin’e karşı sert politika izlemeye devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı ‘Sabrımız tükeniyor. Artık aşı olun’ dedi, çalışanlar için aşı zorunluluğunu genişletti

    ABD Başkanı ‘Sabrımız tükeniyor. Artık aşı olun’ dedi, çalışanlar için aşı zorunluluğunu genişletti


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, kısmen uygulanan aşı zorunluluğunu tüm federal hükümet ve sağlık çalışanlarına genişletti. Bununla birlikte, özel sektörde 100’den fazla personeli olan iş yerlerinde çalışanlara aşı veya haftada bir test zorunluluğu getirdi.

    Biden, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Covid-19 ile mücadele kapsamında atacakları yeni adımları açıkladı.

    Ellerinde salgının yayılmasını önlemek için aşı gibi güçlü bir araç olduğunu vurgulayan ABD Başkanı, “80 milyon kişinin hala aşı olmadığını görmek hayal kırıklığı” açıklamasında bulundu.

    “Sabrımız tükeniyor. Artık doğru olanı yapın ve aşı olun”

    Biden ayrıca henüz aşı olmayanlara da seslenerek, “Aşı olmak için neyi bekliyorsunuz? Sabırlıyız, ancak sabrımız tükeniyor. Artık doğru olanı yapın ve aşı olun.” çağrısında bulundu.

    “Bu salgın, aşı olmayanların salgını”

    Biden, Delta varyantı nedeniyle ülkenin zor günler yaşadığına işaret ederek, “Bu salgın, aşı olmayanların salgını.” değerlendirmesinde bulundu.

    Aşı zorunluluklarına karşı çıkan yerel yöneticileri de eleştiren Biden, “Bu kişiler insanları aşıya teşvik etmek yerine mobil morg siparişi veriyorlar” dedi.

    Kıtada geçtiğimiz aylarda yapılan bir araştırmada da son dönemde Covid-19’a yakalanarak ölenlerin tamamına yakınının aşı olmayan kişilerden oluştuğu ortaya çıkmıştı.

    Aşılı kişileri korumak için adımlarının devam edeceğine de dikkati çeken Biden, “Ulaşım güvenliği yönetimi, maske takmayı reddeden kişilere yönelik cezaları iki kart artıracak. Eğer maskeyi reddediyorsanız ceza ödemeye razı olun.” uyarısını yaptı.

    ABD’de 208 milyon kişiye en az bir doz aşı uygulanırken, 177 milyon kişi tamamen aşılandı. Tüm aşılananların yüzdesi yüzde 54 oranındaki ABD’de ortalama bin kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Enerji Bakanlığı: 2050’ye kadar enerji arzının yarısı Güneş’ten karşılanmalı

    ABD Enerji Bakanlığı: 2050’ye kadar enerji arzının yarısı Güneş’ten karşılanmalı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Washington yönetimi, 2050’ye kadar ülkenin enerji arzının yarıya yakınının güneş enerjisinden elde edilmesi gerektiğini açıkladı.

    Enerji Bakanlığı (DOE) tarafından yayınlanan son raporda, hali hazırda ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 3’ünün güneşten sağlandığı, bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 40’a, 2050’ye kadar ise yüzde 45’e yükselebileceği belirtildi.

    Bakanlık bu hedeflere ulaşılabilmesi için ise ülkenin yıllık güneş enerjisi için yapılan kapasite artırım yatırımlarının dört katına çıkartılması gerektiğinin altını çizdi.

    Bu hedef için gereken diğer bir şartın da kömür ve doğal gazdan elektrik elde etmek için kurulmuş alt yapı ve elektrik şebekelerine yapılan kamu yatırımlarının noktalanması ve karbon bazlı enerji kullanımını caydırıcı politikalara ağırlık verilmesi olduğu da kaydedildi.

    Rapor, ABD’de son tropik fırtınalar ve orman yangınları sonrasında Kongre’nin ülkenin altyapısını elden geçirmeye yönelik önerileri tartıştığı bir dönemde geldi. Ayrıca Başkan Joe Biden, New York ve New Jersey’nin geçen hafta Ida Kasırgası tarafından tahrip edilen bölgelerine yaptığı ziyaretlerde iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji konusunda güçlü eylem çağrılarında bulunmuştu. Biden, dünyanın iklim konusunda “kırmızı kod” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

    1,7 trilyon dolar tasarruf

    Politikanın uygulanması konusunda ayrıntıları ve kararları Kongre’ye bırakan rapor, 2050’ye kadar 562 milyar dolarlık bir ek maliyet öngörüyor, ancak yatırımın kamu payı için bir hedef ortaya koyulmuş değil.

    Yatırımı “uygun maliyetli” olarak nitelendiren analiz, sonuç olarak “iklim zararlarından kaçınılması ve hava kalitesinin iyileştirilmesi” yoluyla yaklaşık 1,7 trilyon dolar tasarruf edileceğinin altını çiziyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Covid-19 vakaları 2020’ye kıyasla 4 kat, ölümler de 2 kat artış gösterdi

    ABD’de Covid-19 vakaları 2020’ye kıyasla 4 kat, ölümler de 2 kat artış gösterdi


    Covid-19 sebebiyle dünyada en çok vaka ve ölümün yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) geçen yılın aynı dönemine göre koronavirüse vaka sayısının 4 kat arttığı belirtildi.

    Johns Hopkins Üniversitesi’nin açıkladığı verilere göre, ABD’de İşçi Bayramı olarak kutlanan 6 Eylül ve bulunduğu haftayla aynı döneme ait 2020 yılı verileri kıyaslandığında, koronavirüs vakalarının 4 kat, salgın kaynaklı ölümlerin de 2 kat fazla olduğu açıklandı.

    ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Derneği de ülkede geçen seneye oranla Covid-19 sebebiyle hastaneye yatış oranının yüzde 157 yükseldiği, yeni çıkan delta varyantı gibi türlerin çok daha bulaşıcı ve öldürücü olduğu ifade edildi.

    Ülkede yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen, hala bazı kesimlerin aşı olmaya yanaşmadığı, hastanedeki yoğun bakım ünitelerinin ise neredeyse tam kapasite çalıştığı kaydedildi. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) Direktörü Doktor Rochelle Walensky, geçtiğimiz hafta aşı olmayan ABD vatandaşlarını, “tatil ya da başka amaçlarla” seyahat etmemeleri” konusunda uyarmıştı.

    Walensky, salgının yayılma hızının oldukça yüksek olduğunu belirtirken, aşı olan kişilerin gerekli yerlerde maskelerini takmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.

    Yüzde 53, en az 2 doz aşı oldu, 120 milyon kişi Covid-19’a karşı korumasız

    ABD’de nüfusun yüzde 53’ünden çoğu en az 2 doz Covid-19 aşısı olurken, yüzde 9’luk bir kesim de tek doz aşı oldu. Ülkede hala yüzde 40 oranında hiç aşı yaptırmayan büyük bir kitle bulunuyor. Bu da 330 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 120 milyon kişinin hala koronavirüse karşı korumasız olduğunu gösteriyor.

    2019 Ocak ayından itibaren ABD’de 40 milyonu aşkın koronavirüs vakası görülürken, salgın sebebiyle 670 bini aşkın kişi de hayatını kaybetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afganistan’da Taliban’a direnen ‘Pencşir Aslanı’nın oğlu Ahmed Mesud kimdir?

    Afganistan’da Taliban’a direnen ‘Pencşir Aslanı’nın oğlu Ahmed Mesud kimdir?


    Afganistan’ın başkenti Kabil’in 150 kilometre kuzeyinde Hindu Kuş Dağları eteklerinde yer alan Pencşir Vadisi’nde bir grup Afgan, ülkenin neredeyse bütününde kontrolü ele geçiren Taliban örgütüne karşı direnişini sürdürüyor.

    Tacik asıllı Afganların yoğun olarak yaşandığı Pencşir’de 80’li yılların ortalarından itibaren Rus işgaline karşı direnen Ahmed Şah Mesud, o dönemde “Pencşir Aslanı” lakabıyla anılmaya başlamış, 2019 yılında cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ülkede ulusal kahraman ilan edilmişti.

    Ahmed Şah Mesud’un oğlu Ahmed Mesud, şimdi babasının izinden giderek Pencşir’deki direnişlerine devam ediyor.

    Şimdi ise ‘düşman’ Rusya ya da Amerika Birleşik Devletleri değil…Afganistan’ın içerisinden çıkan ve hızla büyüyen Taliban örgütü…32 yaşında olan Ahmed Mesud, babası Ahmed Şah Mesud’un 6 evladının en büyüğü ve erkek çocuğu.

    İngiltere’de okudu, yüksek lisans yaptı, 1 yıl askeri eğitim aldı

    Ahmed Mesud şu anda kendisine bağlı Afganistan Ulusal Direniş Cephesi’ne (AUDC- NRFA) milis güçleriyle birlikte Taliban’ın saldırılarına karşı direniyor.

    1989 doğumlu Mesud, ilköğretimini İran’da tamamladıktan sonra İngiltere’deki meşhur Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’nde bir sene eğitim aldı. 2015 yılında Londra King’s College’da “Şavaş Araştırmaları” teziyle lisans eğitimini tamamlayan Mesud Londra Şehir Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler bölümünde yüksek lisans yaptı. Mesud’un bitirme tezinin konusu Taliban örgütüydü.

    2016 yılında Afganistan’a geri dönen Ahmed Mesud, burada babası adına kurulan Mesud Vakfı’nın başkanlığına getirildi. Mesud, 5 Eylül 2019’da babasının Pencşir Vadisi’ndeki türbesindeAhmed Şah Mesud’un halefi olarak ilan edildi.

    2019’da siyasete girdi

    Ahmed Mesud, 2019’da resmen siyasete atıldı ve babasının Afganistan’da uygulanması gerektiğini söylediği İsviçre modeli “bölgesel güç” ideolojisini benimsedi. Bu teoriye göre, siyasi gücün Kabil’den alınıp Afganistan’daki yerel bölgelere dağıtılması ülkedeki illere daha verimli bir kaynak ve yetki tahsisi sağlayacak; böylece bir bütün olarak ülkeye refah ve istikrar getirecekti.

    AUDC lideri Mesud’un geçtiğimiz günlerde Washington Post, La Regal de Jo ve AFP gibi mecralarda röportajları ve makaleleri yayımlandı. Mesud, Afgan halkına Taliban’a karşı topyekun olarak direnme çağrısı yaptı ve Amerika’dan silah ve mühimmat desteği talep etti.

    Mesud ayrıca Afganistan’da kadın haklarının korunması, kamuya açık infazların önlenmesi ve Afganistan’ın uluslararası teröristler için güvenli bir sığınağa dönüştürülmesinin engellenmesi gerektiğiyle ilgili, dikkat çekici açıklamalar yapmıştı.

    Ahmed Mesud ayrıca Washington Post’taki makalesinde Afgan ordusundaki askerlerin, “liderlerinin teslim olmasına çok kızgın olduğunu” ve bazı Afgan Özel Kuvvetleri mensuplarının Pençşir’deki direnişçilere katıldığını yazmıştı.

    Mesud Afgan halkına seslenerek, “Sizi, vatanımızın onurunu ve özgürlüğünü kurtarmak için ayaklanma başlatmaya çağırıyorum. Bizim kitabımızda teslim olmak diye bir ibare yok” derken, Taliban karşıtı silahlı muhalefetin toplandığı Pençşir Vadisi’ndeki karargahından “direniş” sözü verdi.

    Taliban, Pencşir’in başkenti Basarak’a girdi

    Ancak Taliban, geçtiğimiz günlerde söz konusu mesajdan birkaç saat önce Pencşir’de kontrolü ele geçirdiğini duyurmuş, Taliban milislerinin Pencşir eyaleti başkenti Basarak’ta bulunan vilayet binasına girdikleri görülmüştü.

    Taliban, başkent Kabil’de yönetimi eline geçirdikten hemen sonra Afgan güçlerinden ele geçirilen ve çoğunluğu ABD’den tedarik edilmiş silah ve teçhizat stoklarını sergilemişti.

    Mesud, şu anda Taliban’a karşı direnişte Suudi Arabistan, ABD, Avrupa ve Fransa gibi Batılı ülkelerden yardım eli uzatmalarını isterken, babasının yaşadığı dönemden itibaren mühimmat ve silah depoladıklarını çünkü bugünlerin geleceğini tahmin ettiklerini duyurdu.

    Taliban-AUDC arası müzakerelerden sonuç çıkmadı

    Pençşir Vadisi, Taliban’ın Afganistan’ı yönettiği 1996 ve 2001 yılları arasındaki dönemde yapmış olduğu saldırılara karşı direnmiş ve bölgeyi teslim etmemişti.

    Taliban, 15 Ağustos’ta Basarak’ta kontrolü ele geçirmesi sonrası Pencşir vilayetindeki güçlerin de teslim olması için Mesud’un liderlik ettiği grupla müzakerelere başladı ancak şu ana kadar anlaşma sağlanamadı.

    Taliban ile Pencşir’deki güçler arasındaki çatışmalarda AUDC güçleri sözcüsü, gazeteci Fehim Deşti ve Ahmed Şah Mesud’un komutanlarından Abdulvedud Zere gibi önemli isimler de hayatını kaybetti.

    AUDC lideri Ahmed Mesud’un Taliban’a karşı direnişinin uzun sürmeyeceği öngörülüyor. Ancak Mesud, Taliban’a karşı ne olursa olsun direniş sözü veriyor ve ekliyor: “Pençşir, ölmekte olan ülkemizdeki son özgür bölgedir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Türkiye için önemli mahkeme kararı: Kaçırılan 6 bin yıllık eser geri alınamıyor

    ABD’de Türkiye için önemli mahkeme kararı: Kaçırılan 6 bin yıllık eser geri alınamıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Afganistan’da iç savaş çıkması çok muhtemel; terörist gruplar canlanabilir

    ABD: Afganistan’da iç savaş çıkması çok muhtemel; terörist gruplar canlanabilir


    ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, Afganistan’da iç savaş çıkmasının ‘çok muhtemel’ olduğunu ve bunun da ülkede terörist grupların canlanmasına yol açacağını söyledi.

    ABD’nin 20 yıl süren Afganistan savaşına son vererek ülkeden çekilmesinin adından Taliban kısa sürede kontrolü ele aldı. Henüz hükümet açıklamayan Taliban, sadece Pencşir vilayetini alamadı. Burada direniş devam ederken taraflar arasında çatışmalar yaşanıyor.

    Afganistan’dan çekilmenin tamamlanmasının ardından ABD medyasına konuşan Genelkurmay Başkanı Mark Milley, Taliban kontrolüne giren ülkede iç savaş çıkmasının ‘muhtemel’ olduğunu söyledi. Taliban’ın gücü kontrol etme kapasitesini sorgulayan Milley, “Daha geniş bir iç savaş çıkma olasılığının var olduğunu düşünüyorum. Bu da aslında El Kaide’nin yeniden kurulmasına, IŞİD veya diğer terörist grupların büyümesine yol açabilecek koşullara yol açacaktır” dedi. Milley, ülkedeki şartların 12, 24 veya 36 ay içerisinde terörist grupların yeniden canlanacağını gösterdiğini öne sürdü.

    11 Eylül saldırılarıyla başlayan işgal

    ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Afganistan’ı işgal eden Amerikan ordusu, son askerlerini Taliban’la yaptığı anlaşma ve koordinasyonla 30 Ağustos’ta çekti. Çekilme sırasında Afganistan ordusu kısa sürede çökerken Taliban ciddi bir direnişle karşılaşmadan Kabil’e girdi.

    Ülkede kontrolü ele alan Taliban kadın hakları gibi konularda uluslararası topluma ılımlı mesajlar vermeye başladı. Ancak başta AB ve ABD olmak üzere birçok ülke ve birlik Taliban’ın kuracağı hükümete mesafeli yaklaştı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Taliban’ın kontrol ettiği Afganistan’da yeni kurulacak hükümetin ancak belli kriterleri karşıladıktan sonra tanınabileceğini söyledi. AB tarafı da Taliban’ın sözlerine değil eylemlerine göre hareket edeceğini duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı

    ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Joe Biden, Afganistan’dan tahliye operasyonunu ‘olağanüstü bir başarı’ diyerek övdü.

    ABD Başkanı Biden, 20 yıllık savaşın ardından Afganistan’dan tahliyeye son verilmesinden sonra ilk kez halka seslendi. Nisan ayında Afganistan’daki savaşı bitirme kararı aldıklarını ve geri çekilmek için son gün olarak 31 Ağustos’u belirlediklerini kaydeden Biden, “Beklenti, 20 yıldır eğittiğimiz ve ekipman sağladığımız 300 binden fazla Afgan ulusal güvenlik kuvvetinin Taliban ile iç savaşta güçlü duracağıydı. Ancak Afgan hükümetinin bir süre direneceği varsayımının doğru olmadığını gördük.” diye konuştu.

    Afganistan’da kalan son Amerikalıyı da tahliye etmekte kararlı olduklarını söyleyen Başkan Biden, “Yaklaşık 200 Amerikalı hala Afganistan’da ve bazıları ülkeden ayrılmak istiyor. İsterlerse tüm Amerikalıları Afganistan’dan çıkarmaya kararlıyız” dedi.

    Başkan Biden, Afganistan’dan ayrılma ve savaşı tırmandırmak gibi 2 seçenek olduğunu söyledikten sonra çekilmenin ABD için en iyi karar olduğunu savundu.

    Tahliyeler sürerken Kabil Havalimanı’na intihar saldırısı düzenleyen IŞİD’in Afganistan koluna karşı mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Biden, “Sizinle işimiz henüz bitmedi” dedi.

    ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığının sona ermesini “Amerika için en iyi karar” olarak niteleyen Biden, “Bunun doğru, akıllıca ve Amerika için en iyi karar olduğuna dair hiçbir şüphem yok” dedi.

    Konuşma sonrası sosyal medyadan bir ileti paylaşan Biden, 20 yıl süren ulusun en uzun savaşının sona erdiğini, 120 binden fazla kişinin Afganistan’dan tahliye edildiğini yazdı.

    ABD, Eski Başkan Donald Trump döneminde Taliban’la varılan anlaşma gereği 31 Ağustos’ta ülkeden ayrıldı. Böylece 20 yıl önce başlayan savaş sona ermiş oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: AB, ABD’nin de aralarında bulunduğu altı ülkeyi güvenli ülkeler listesinden çıkardı

    Covid-19: AB, ABD’nin de aralarında bulunduğu altı ülkeyi güvenli ülkeler listesinden çıkardı


    Avrupa Birliği (AB), Covid-19 tedbirleri nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamalarından muaf tutulabilecek ülkeler listesinden aralarında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de olduğu altı ülkeyi çıkardı.

    AB Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre, “zorunlu olmayan seyahatler için uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasının tavsiye edildiği ülkeler listesi” güncellendi. Liste dışındaki Türkiye’nin durumunda bir değişiklik yapılmadı.

    Tavsiye niteliği taşıyan listeye göre, salgın tedbirleri kapsamında geçen yıl tamamen kapatılan AB dış sınırları Arnavutluk, Ermenistan, Avustralya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Brunei, Kanada, Japonya, Ürdün, Yeni Zelanda, Katar, Moldova, Suudi Arabistan, Sırbistan, Singapur, Güney Kore ve Ukrayna’ya kademeli olarak açılabilecek.

    Ayrıca AB ülkelerinin vatandaşlarına seyahat izni vermesi halinde Çin’e de sınırlar açık olabilecek.

    Son güncelleme ile AB’nin seyahat listesinden ABD, İsrail, Kosova, Lübnan, Karadağ ve Kuzey Makedonya çıkarıldı.

    Gerekçe olarak, söz konusu ülkelerde son dönemde hızla artan Covid-19 vakaları gösterildi.

    AB’nin listesi, üye ülkeler için tavsiye niteliği taşıyor ve bağlayıcılığı bulunmuyor. Listedeki ülkelerden AB’ye turistik seyahatlere izin verilebilirken, yolculara test ve karantina gibi bazı tedbirler uygulanabiliyor.

    Listede yer almayan ülkelere AB ülkelerinin seyahat kısıtlamaları devam ediyor.

    AB, geçen yılın martta salgının yayılmasını engellemek için 27 üye ülkenin yanı sıra Schengen bölgesinin parçası olan İzlanda, Lichtenstein, Norveç ve İsviçre’ye zorunlu olmayan seyahatlere kısıtlamalar getirilmesini kararlaştırmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***