Yazar: SG

  • Obama ailesine şok: Özel aşçıları ölü bulundu

    Obama ailesine şok: Özel aşçıları ölü bulundu



    Eski ABD BaşkanI Baracak Obama’nın Massachusetts’teki Martha’s Vineyard adasında yer alan malikanesinde yas havası hakim.

    Massachusetts’teki Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı yazılı açıklamaya göre kürek tahtası ile gölde açılan bir kişinin kaybolduğu ihbar edildi. Olay yerine gelen ekiplerin bulduğu cansız bedenin, 45 yaşındaki Tafari Campbell’e ait olduğu ortaya çıktı.

    Daha evvel Beyaz Saray’da çalışan Tafari Campbell, Barak Obama’nın 2016’da görevinin sona ermesinden bu yana Obama ailesinin aşçısı olarak görev alıyordu.

    Barack ve Michelle Obama çifti, “Tafari, aileimizin sevilen bir parçasıydı. Konu yemek oldu mu yaratıcı ve tutkuluydu. Düşünceli ve kibar birisiydi. Beyaz Saray’dan ayrılırken bizimle çalışmaya devam etmesini söyledik ve o da kabul etti. O günden beri ailemizin önemli bir parçası. Yaşanan hadise yüzünden çok üzgünüz” dedi.

    CAN YELEĞİ GİYMEMİŞ

    Polis, pazar günü kürek tahtasının sular altında kaldığı ihbarından bu yana arama faaliyetlerinin yapıldığını ve cansız bedene pazartesi ulaşıldığını kaydetti. Tafari Campbell’in can yeleği giymediği, kıyıdan 30 metre uzaklıkta olduğu ve cansız bedeninin suyun 2,4 metre altında sonar yardımıyla tespit edildiği belirtildi. 

    Olay yaşandığında Obama ailesinin Massachusetts’te bulunmadığı kaydedildi. Polis, Tafari Campbell’in ölümüne ilişkin soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zamdan dolayı mazot alamayınca ektiği bostanı söktü

    Zamdan dolayı mazot alamayınca ektiği bostanı söktü


    AMED – Amed’de sulama için kullandığı su motoruna akaryakıta gelen zamlardan dolayı mazot alamayan çiftçi, ektiği patlıcanları sökmek zorunda kaldı. 

     

    Amed’te bir yurttaş, akaryakıta gelen zamlar nedeniyle bostanını sulamak için kullandığı su motoruna mazot alamayınca ektiği ürünleri söktü. Çermûg’un (Çermik) Kerwançinani (Kervançimen) köyünde yaşayan çiftçi İlyas Çınar, Sinek Çayı’ndan su motoruyla su çekerek bostanını sularken, gelen zamların ardından su motoruna mazot alamayınca ektiği patlıcanları sökmek zorunda kaldı. 

     

    Tarlasındaki patlıcanları söken Çınar, “Mazot olmuş 35 lira, ben bunları nasıl sulayacağım, nasıl?” diye isyan etti. Bir kişinin “patlıcan bu sene para etmiyor mu?” şeklindeki sorusuna Çınar, “Batsın bu devlet, para ediyor mu? Mazot pahalı. Devlet çiftçiyi bitirdi”  ifadelerini kullandı.  

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’da ahlak polisi sokaklara geri döndü: Bir ay boyunca cenaze yıkatıldı

    İran’da ahlak polisi sokaklara geri döndü: Bir ay boyunca cenaze yıkatıldı


    Başörtüsü yasaklarının uygulandığını gözetmekle yükümlü olan ahlak polisinin devriye nöbetleri, Mahsa Amini’nin Eylül 2022’de başörtüsü yasağını çiğnediği gerekçesiyle gözaltına alınması ve gözaltındayken hayatını kaybetmesi üzerine durdurulmuştu.

    Ancak bir emniyet sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre İran yönetimi, ahlak polisinin yeniden sokaklara dönmesine izin verdi.

    Bu kuşkusuz iktidar ile protestocular arasındaki gerginliği tırmandıracak bir adım.

    BBC Farsça’nın Instagram kanalına sesli mesaj gönderen bir İranlı karara tepkisini “Bu halka açılmış bir savaşın ilanıdır,” sözleriyle dile getirdi.

    “Bu kez halkın rejimin sürekli yaptığı hatalardan azami fayda sağlamasını ve bütün sistemi alaşağı etmesini umuyorum,” diye konuştu.

    İran hükümeti ahlak polisinin devriyelerine yeniden başlaması kararının halktan gelen talep üzerine alındığını öne sürerken, karar büyük tepki de çekti.

    Eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, ahlak polisi minibüslerinin sokaklarda yeniden belirmesiyle hükümetin kendi ayağına çelme taktığını, bunun toplumdaki gerginlikleri daha da tırmandıracağını ve bir “sosyal patlamaya” neden olacağını söyledi.

    Reuters’a konuşan ve ismini gizli tutmak isteyen eski bir hükümet yetkilisi de “yanlış kararların iktidar sahipleri için elim sonuçlar doğruabileceğini, insanların daha fazla baskı altına alınamayacağını, bu kararda ısrar edilirse sokak protestolarının yeniden başlayacağını” ifade etti.

    Kararın ardından başörtüsü yasağını uygulamaya çalışan ahlak polisi ile sokaktaki vatandaşlar arasında gerginlikler yaşandığı görülmeye de başlandı.

    BBC’nin ulaştığı ve 16 Temmuz’da çekildiği sanılan bir videoda, İran’ın kuzeyindeki Raşt kentinde vatandaşların ahlak polisinin ”İslami giyim kuralları”nı ihlal etmekle suçladıkları üç genç kızı gözaltına almasına engel oldukları görülüyor.

    Yetkililer başörtüsü yasağını uygulamak için tedbirlerini arttırırken, yasağa karşı çıkanların da isyanlarını sürdürmekte kararlı oldukları anlaşılıyor.

    Bu hafta ülkenin en önde gelen kadın siyasi mahkumlarından Sepideh Gholian’ın davası mahkemede başörtüsü takmayı reddettiği için görülemedi.

    29 yaşındaki aktivist İran’ın güneybatısındaki bir endüstriyel meseleyle ilgili haberler yapmasının ardından altı yıl önce tutuklanmıştı.

    Bu yıl cezasını tamamlayarak serbest bırakılmış, ancak bir protesto gösterisinde İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney aleyhine sloganlar attığı suçlamasıyla yeniden gözaltına alınmış ve cezaevine gönderilmişti.

    Missouri Üniversitesi’nden “Devrim Sonrası İran” kitabının yazarı Mehrzad Boroujerei, mevcut durumu “Bir çıkmaza girmiş gibi görünüyoruz,” sözleriyle değerlendirdi.

    İran’ın geleceği hakkındaki farklı görüşler arasındaki çatışmanın sürdüğünü söyleyen Boroujerei “Muhalefet ulema rejimini devirmeyi başaramadı. Devlet de vatandaşların taleplerine kulak vermekte istekli davranmadığı ve vatandaşları zor kullanarak bastırmaya çalıştığı için başarılı olamadı,” dedi.

    Bu zor kullanma tedbirleri çerçevesinde başörtüsü yasaklarına karşı koyanlara alışılmadık cezalar verilmesi de söz konusu oldu.

    Örneğin başörtüsü yasağını ihlal etmekle suçlanan bir kadın bir ay boyunca “ölü yıkamak” ile cezalandırıldı.

    Ünlü iki kadın oyuncu Afsaneh Baygan ve Azadeh Samadi’ye her hafta zorunlu psikoterapi seanslarına gitme cezası verildi.

    Bir diğer oyuncu Leyla Bolukat ise kamuya açık bir toplantıda başörtüsü yerine şapka taktığı için “başörtüsünü çıkarmak” ve “halkın kafasını karıştırmak” suçlamalarıyla bir yıl hapis cezası aldı.

    Bu cezaların ağır bir şekilde eleştirilmesinin ardından, iktidar yanlısı gazeteler mahkeme kararlarını savunmak için sıraya girdi ve bu ünlü isimlerin bu gibi cezalar sayesinde “tedavi olacaklarını” ileri sürdü.

    Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail: Knesset yargı reformunun ilk bölümünü onayladı, ülke siyasi krize sürükleniyor

    İsrail: Knesset yargı reformunun ilk bölümünü onayladı, ülke siyasi krize sürükleniyor


    ENSAR NUR, TR724 HABER

    İsrail parlamentosu Knesset, Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini ciddi şekilde sınırlayacak yasa değişikliğinin ilk bölümünü bugün hararetli tartışmaların ardından onayladı. Muhalefet oylamayı boykot ederken, yüz binlerce İsrail vatandaşı aylardır sokaklarda yasa tasarısını protesto ediyor.

    Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki İsrail tarihinin en sağcı koalisyon hükümeti bugün İsrail Yüksek Mahkemesi’nin yetkilerini sınırlandırmaya yönelik kapsamlı teklifinin ilk bölümünü onaylayarak Yüksek Mahkeme’nin hükümet icraatlarını iptal etme yetkisine bir sınır getirdi ve aşırı sağcı milletvekillerine ülkeyi yeniden şekillendirme çabalarında önemli bir zafer kazandırdı.

    Muhaliflerin yazılı bir anayasası olmayan İsrail’de hükümet gücü üzerindeki birkaç denetim unsurunu da aşındıracağını söylediği yasa, yüz binlerce protestocunun karşı çıkmasına rağmen kabul edildi. Knesset binasının dışında oturma eylemi yapan protestoculara güvenlik güçleri tazyikli suyla müdahale etti.

    Ülkenin son yıllarda yaşadığı en kötü siyasi kriz haline gelen yargı reformuna karşı yüz binlerce İsrailli aylardır sokaklarda protesto gösterileri düzenliyor.

    Altı aydır devam eden kitlesel sokak gösterilerinin ardından son dakikaya kadar uzlaşma sağlamaya çalışan Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, “ulusal bir acil durum içindeyiz” uyarısında bulunmuştu.

    Başbakan Netanyahu, istediklerini alamadıkları takdirde koalisyonu bozmakla tehdit eden hükûmet ortakları ve toplumsal tepki arasında kaldı.

    GÜÇLER AYRILIĞI TEHDİT ALTINDA

    Anlaşmazlık, İsrail’in Yahudi ve demokratik bir devlet olarak imajının nasıl korunacağı konusunda İsrail toplumunda yaşanan sancılı bir bölünmeyi yansıtıyor.

    Yasa, mahkemenin hükümet kararlarını engellemek için tartışmalı “makuliyet” yetkisini kullanmasını engelleyecek. Aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks Yahudi partileri içeren koalisyon hükümeti bu değişikliğin, milletvekillerinin seçmenlerin kendilerini seçtiği yasaları çıkarmakta daha özgür olmalarını sağlayarak demokrasiyi güçlendireceğini ve reformların daha iyi bir güç dengesi sağlamak için gerekli olduğunu söylüyor.

    Muhalefet ise bu değişikliğin hükümetin yetki aşımı üzerindeki önemli bir kontrolü ortadan kaldıracağı ve İsrail tarihinin en muhafazakar ve milliyetçi koalisyonunun daha otoriter ve daha az çoğulcu bir toplum yaratmasının önünü açacağı konusunda ısrar ediyor.

    Sokaklara çıkan İsrail vatandaşları ise önerilen yargı reformunun yürütme üzerindeki denetim ve dengeleri ortadan kaldırarak İsrail’in liberal demokrasisini zayıflatacağını ve otokratik bir rejime çevireceğini vurguluyor.

    Muhalifler, yolsuzluk suçlamalarıyla mahkemede mücadele eden Netanyahu’yu çıkar çatışması yaşamakla suçlarken, bazı protestocular “suç bakanı” (Crime Minister) pankartları açtı.

    PROTESTOLAR AYLARDIR DEVAM EDİYOR

    Yasa değişikliğinin gündeme gelmesinden itibaren demokrasi yanlısı İsrailliler protestolar düzenliyor. Yaklaşık 6 ay önce başlayan gösteriler artarak devam etti.

    Otoyolları ve havaalanlarını kapatan göstericiler zaman zaman polisle de karşı karşıya geldi. Yasa değişikliğine karşı devlet kademelerinde, ordudan, is dünyasından ve sivil toplumdan büyük tepki var. 10 bine yakın gönüllü yedek asker ve savaş pilotu yasanın geçmesi halinde görev bırakacaklarını duyurdu. Yaklaşık 150 üst düzey İsrail şirketinden oluşan önde gelen bir iş forumu da Pazartesi günü greve gitmeyi planlıyor.

    Cumartesi günü, yasaya karşı çıkan on binlerce gösterici Kudüs’e yürüdü.

    BİDEN’DAN ÇAĞRI: OYLAMAYI ERTELEYİN

    Kriz zirveye ulaşmaya hazırlanırken, İsrail’in geleneksel müttefiki Washington siyasi kargaşadan duyduğu endişeyi yineledi ve ABD Başkanı Biden İsrailli liderleri oylamayı ertelemeye çağırdı.

    Biden yaptığı açıklamada, “İsrail’in ABD’deki dostları açısından bakıldığında, mevcut yargı reformu önerisi daha az değil daha fazla bölücü hale geliyor gibi görünüyor. İsrailli liderlerin bu konuda acele etmeleri mantıklı değil, odak noktası insanları bir araya getirmek ve uzlaşma sağlamak olmalı” ifadelerini kullandı.

    Geçtiğimiz hafta İsrail Cumhurbaşkanı’nı Washington DC’de ağırlayan Biden, görüşmek istemediği Başbakan Netanyahu’yu da sonunda krizin büyümesi üzerine Beyaz Saray’a davet etmişti.

    Reformların arkasındaki itici güç olan Adalet Bakanı Yariv Levin, tasarının eleştirileri karşılamak için zaten değişikliklere uğradığını ve iktidar koalisyonunun hala “anlayışa” açık olduğunu, ancak “anlayışın” muhalefetin de taviz vermeye istekli olması anlamına geldiğini söyledi.

    YARGI REFORMUNDA NELER VAR?

    AFP’nin aktardığına göre, Adalet Bakanı Yariv Levin tarafından sunulan değişikliğin başlıca unsurları şu şekilde:

    ‘Makuliyet’ maddesi

    Başta siyasi sağ olmak üzere İsrail Yüksek Mahkemesi’ni eleştirenler, bu maddenin yargıçların çok fazla yetki kullanmasının en vahim örneklerinden biri olduğuna işaret ediyor.

    Yüksek Mahkeme yakın geçmişte verdiği önemli bir kararla Netanyahu’nun müttefiki Aryeh Deri’nin daha önce vergi kaçakçılığından mahkum olması nedeniyle kabinede görev almasını yasaklamıştı.

    Netanyahu, Deri’nin hükümette görev almasını doğrudan engelleyen bir yasa olmamasına rağmen, Deri’yi görevden almak zorunda kaldı.

    Yargıçların atanması

    Netanyahu hükümeti ayrıca en yüksek mahkeme olan Yüksek Mahkeme de dahil olmak üzere hakimlerin atanması için sistemde daha fazla yetki istiyor.

    Şu anda Adalet Bakanı tarafından denetlenen ve hakimler, milletvekilleri ve İsrail Barosu’nu temsil eden avukatlardan oluşan bir organ olan atama panelinde daha fazla temsil talep etti. Hükümetin planına ve diğer önerilere göre Baro üyeleri süreçten çıkarılacak.

    Levin’in önerisinin Mart ayı sonunda milletvekilleri tarafından onaylanan değiştirilmiş bir versiyonu, hükümete daha fazla yetki verirken daha fazla milletvekili ve yargı mensubunu panele dahil edecekti. Bu teklif meclisin nihai oylamasını bekliyor.

    Ayrı bir yasa tasarısı da Yüksek Mahkeme başkanının seçim şeklini değiştirerek hükümete daha fazla söz hakkı tanıyacak.

    Hukuk danışmanları

    Levin’in önerisi ayrıca bakanlıklara bağlı hukuk danışmanlarının yetkilerinin kısıtlanmasını da öngörüyor.

    Halihazırda, Yüksek Mahkeme yargıçları hükümet eylemlerinin uygunluğuna karar verirken danışmanların tavsiyelerine atıfta bulundukları için, danışmanların rehberliği yarı yasal bir güce sahip. Teklif bunu değiştirecek ve tavsiyelerini bağlayıcı olmaktan çıkaracak.

    ‘Geçersiz kılma’ maddesi

    İsrail Yüksek Mahkemesi’ni eleştirenler, yargıçların Knesset tarafından kabul edilen yasaları iptal etme hakkını ileri sürerek yetkilerini aştıklarını da iddia ediyor.

    Buna karşılık Netanyahu hükümeti, parlamentonun basit bir çoğunlukla Yüksek Mahkeme kararlarını geçersiz kılmasına izin verecek bir “geçersiz kılma maddesi” önerdi.

    Tasarı 14 Mart’ta parlamentoda ilk oylamadan geçti ancak yasalaşma sürecini tamamlayamadı. Netanyahu geçtiğimiz ay Wall Street Journal’a verdiği demeçte reform paketinden iptal maddesini çıkardığını söyledi.

    Önerilen diğer tedbirler, Yüksek Mahkeme’nin İsrail’in yarı anayasası olan Temel Kanunlar’da yapılan değişiklikleri iptal etmesini engelleyecek ve diğer mevzuat parçalarını geçersiz kılmak için tüm yargıçların oybirliğiyle karar vermesini gerektirecek.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Prof. Dr. Görür’den Adana depremi açıklaması: Bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var

    Prof. Dr. Görür’den Adana depremi açıklaması: Bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var


    Artı Gerçek – Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sabah saatlerinde Adana’da meydana gelen depremle ilgili açıklama yaptı.

    AFAD verilerine göre sabah 08.44’te meydana gelen depremin büyüklüğü 5.5 olarak kaydedildi. Deprem çevre illerde de hissedildi.

    Sosyal medya hesabından açıklama yapana Prof. Dr. Görür, “6 Şubat depremlerinden sonra bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var” dedi.

    Prof. Dr. Görür’ün açıklaması şöyle:

    “Adana Kozan’da 5,5 deprem. Saimbeyli ve Savrun Faylarının yakınlaşma bölgesinde, muhtemelen Savrun zonunda. 6 Şubat depremlerinden sonra bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var, sevgiyle”

    (HABER MERKEZİ)


    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mersin Toros Üniversitesi’nde yüzde 200 zam

    Mersin Toros Üniversitesi’nde yüzde 200 zam


    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) vakıf yükseköğretim kurumlarını eğitim öğretim ücretlerine enflasyon oranının üstünde zam yapmamaları konusunda uyarmasına rağmen fahiş zamlar sürüyor.

    İlk olarak Bahçeşehir Üniversitesi ücretlerine yüzde 150’ye varan zam yapmıştı. İstanbul Aydın Üniversitesi 17 Nisan’da öğrenim ücretlerine yüzde 100’ün üzerinde zam yapıldığını açıklamıştı. İstanbul Zeytinburnu’nda kampüsü bulunan Biruni Üniversitesi de fahiş zam yapan vakıf üniversiteleri arasında yer aldı. Yüzde 130’a varan zamları protesto eden öğrenciler, “Burada apaçık eğitim hakkının ihlali var” tepkisini göstermişti.

    Son olarak Mersin Toros Üniversitesi eğitim ücretlerine yüzde 200’ü bulan zam yaptı. BirGün’e ulaşan öğrenciler 46 bin TL olan ücretlerinin 181 bin TL’ye yükseltildiğini söyledi. (Kaynak)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akbelen’de ikinci saldırı: 8 gözaltı, 4 yaralı

    Akbelen’de ikinci saldırı: 8 gözaltı, 4 yaralı


    MUĞLA – Akbelen Ormanı’nda yapılan ağaç kesimine tepki gösteren köylülere askerler, 2’nci kez biber gazı ve kalkanlarla saldırdı. Saldırı sonucu 8 kişi gözaltına alınırken, 4 yurttaş da yaralandı. 

     

    Muğla Milas’ta bulunan Akbelen Ormanı’nda Yeniköy-Kemerköy (YK) Enerji tarafından açılmak istenen kömür ocağı için başlayan ağaç kesimine tepki gösteren köylülere askerler tarafından saldırı gerçekleşti. Sloganlarla ağaç kesiminin yapıldığı alana yürümek isteyen köylülerin önünü kesen askerler, köylülerin yürümekteki ısrarı sonrasında 2’nci kez biber gazıyla saldırdı.

     

    4 KİŞİ YARALANDI 

     

    İlk saldırı sırasında Avukat İsmail Hakkı Atal, İkizköylü Hasan Yorulmaz ve ekolojist Fidan Eroğlu gözaltına alınırken, ikinci saldırıda ise 5 kişi daha gözaltına alındı. Saldırı sırasında darp edilen 4 köylü yaralanırken, fenalaşan 1 kadın hastaneye kaldırıldı.

     

    Köylülerin bölgedeki bekleyişi sürüyor.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deprem bölgesi için istisna: MB’den yeni ‘sıkılaştırma’ adımları

    Deprem bölgesi için istisna: MB’den yeni ‘sıkılaştırma’ adımları


    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yeni “seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma” kararları aldı.

    Kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisi kapsamında yüzde 3 olan TL ticari krediler için aylık büyüme sınırının yüzde 2,5 olarak belirlenmesine karar verildi. İhracat, yatırım, tarım ve esnaf kredileri bu sınırlandırmanın dışında tutuldu.

    Piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmak için, faiz oranına göre menkul kıymet tesisi uygulaması sadeleştirildi. İhracat ve yatırım kredileri hariç TL ticari kredilerde birinci kademe kaldırılarak faiz sınırının tek kademe olarak uygulanmasına karar verildi.

    Ayrıca taşıt kredilerinde yüzde 3 olan büyüme sınırının yüzde 2 olarak belirlenmesine, ihtiyaç kredilerinde değişikliğe gidilmeyerek yüzde 3 sınırının korunmasına karar verildi. Enflasyonun kontrolü ve iç talebin dengelenmesi kapsamında kredi kartı nakit kullanımlarına ve kredili mevduat hesaplarına uygulanan aylık azami faiz oranı yüzde 2,89’a yükseltildi.

    Deprem bölgesi için istisna

    İhracat ve yatırım kredileri ile deprem bölgesine yönelik krediler Merkez Bankasının kredileri sınırlandırıcı tüm tedbirlerinin dışında tutuldu.

    Para Politikası Kurulu bu adımların yanı sıra, ihracatçıların finansmana erişimini desteklemek amacıyla reeskont kredilerinin günlük limitini 1,5 milyar TL’ye yükseltti. Ayrıca Reeskont kredilerinde KOBİ payının artırılmasına ve kullandırımlarda ihracat artış performansının dikkate alınmasına karar verildi.

    Reeskont kredilerine erişim şartları da kolaylaştırıldı. Reeskont kredisi kullanımında yüzde 30 ilave ihracat bedeli satış koşulu kaldırıldı ve reeskont kredi vadesi boyunca verilen döviz almama taahhüdünden, ithalat ödemeleri kapsamındaki döviz alımları istisna tutuldu. 

    Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 20 Temmuz tarihli toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 15’ten yüzde 17,5 düzeyine yükseltmişti. Toplantıda faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları da alınmıştı. Merkez Bankası bu çerçevede bir gün sonra bankalara kur korumalı mevduat hesapları için yüzde 15 zorunlu karşılık getirmişti.

  • Manisa’daki orman yangınına müdahale sürüyor: Bir mahalle tahliye edildi

    Manisa’daki orman yangınına müdahale sürüyor: Bir mahalle tahliye edildi


    Artı Gerçek – Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

    Hatıplar Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye 10 uçak, 19 helikopter, 56 arazöz, 13 su ikmal aracı ve 5 dozer, Manisa ve İzmir büyükşehir belediyelerinden 18 itfaiye aracı, 13 su tankeri, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığından 16 TOMA, 8 iş makinesi, 4 ambulans sevk edildi.

    Manisa Valisi Yaşar Karadeniz, yaptığı açıklamada, yangın nedeniyle Sarısığırlı Mahallesi’nin tahliye edildiğini, Sarıçam Mahallesi’nde ise tedbir alındığını, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığını söyledi.

    Havanın kararmasıyla ekiplerin yangına havadan gece görüşü olan 4 helikopter ve arazözlerle karadan müdahalesi sürüyor.

    2.jpg

    Sarısığırlı Mahallesi’ne gelerek incelemelerde bulunan Vali Yaşar Karadeniz, söndürme çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğünü belirterek, şunları söyledi:

    “İçinde bulunduğumuz Sarısığırlı Mahallemizde 14 ev, 3 de dam yangından etkilenmiş durumda. Ayrıca AFAD, Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerimiz, sağlık, itfaiye ve jandarmadan 200’ün üzerinde personel şu anda söndürme çalışmalarına devam ediyor.

    Yangın Sarıçam mevkisinde kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Diğer yönlerden kısmen kontrol altına alındı.

    BİR MAHALLE TAHLİYE EDİLDİ

    Sarıçam bölgesini de kontrol altına aldıktan sonra artık soğutma ve söndürme çalışmalarına geçeceğiz. Yarından itibaren arkadaşlarımızda da hasar tespit çalışmalarına başlayacak.”

    3.jpg

    Yangında sadece Sarısığırlı Mahallesi’ni tahliye ettiklerine dikkati çeken Vali Karadeniz, şunları kaydetti:

    “ÜÇ köyümüz için daha tahliye hazırlığı yaptık ancak yangından tek etkilenen mahallemiz burası oldu. Tahliyeler için gerekli hazırlıklarımızı yaptık, milli eğitim müdürlüğümüzün yurtlarında ve kamu misafirhanelerimizde. Vatandaşlarımızın yine tercihi bu bölgede kalmaktan yana oldu. Daha çok yakınlarının yanında olmak istediler. Neticede her vatandaşımız için misafir edecek yerimiz var.

    Toplam 4 mahalleden 500 kişiyi tahliye edilecek şekilde hazırlığımızı yaptık. Dediğim gibi yangının seyrine göre bunları tahliye edip etmeme durumundayız. Şu anda hazırlık aşamasında ama henüz bu yangın bu mahalleler için tehdit oluşturmadığı için tahliye süreci başlamadı.”

    Karadeniz, yangının çıkış nedeniyle ilgili incelemenin sürdüğünü sözlerine ekledi.

    Öte yandan Saruhanlı’daki yangından kaynaklanan yoğun duman İzmir’den de görüldü.(AA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu: Belediye başkanları genel siyasetle ilgili konuşmasın

    Kılıçdaroğlu: Belediye başkanları genel siyasetle ilgili konuşmasın



    AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ‘değişim’ çağrılarının odağı haline gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Parti Meclisi (PM) toplantısındaki konuşmasının detayları ortaya çıktı.

    12 saat süren toplantıda Kılıçdaroğlu’nun “Yerel seçimlerde yeni yerler alacağız. Belediye başkanları siyaset yapmasın demiyorum. Belediye başkanları genel siyasetle ilgili konuşmasın. Erdoğan’la ilgili konuşuluyor, onun eline koz veriliyor ve dava açıyor o zaman. Onunla uğraşıyoruz. Hiçbir belediye başkanımızı dışlamayacağız. Hiç kimse Kemalci olmasın” şeklindeki ifadesi dikkati çekti.

    ‘DEĞİŞİM DİYORSUNUZ, TÜZÜKTE DEVRİM YAPACAĞIZ’

    CHP lideri, ‘değişim’ tartışmalarıyla ilgili olarak da “Değişim değişim diyorsunuz. Tüzükte devrim yapacağız. Düşünmediğiniz çok şey gelecek. CHP lider partisi değil kadro partisidir. Ben gemiyi limana götüreceğim sağlam bir şekilde. Partinin genel başkanıyım, sıradan bir parti değil burası. Herkes üzüldü, siz de çok üzüldünüz biliyorum. Ben sizden on kat daha üzüldüm” dedi.

    Sözcü yazarı Aytunç Erkin’in aktardığına göre Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    ALTILI MASA ELEŞTİRİLERİNE: “Yüzde 50 artı 1 hedefti ve ittifaklara ihtiyacımız vardı. Masa bu yüzden kuruldu. İttifakın en büyük artısını da 2019’da 11 büyükşehri alarak gördük. Ben günün 24 saati çalıştım, 72 saat uyumadığım zamanlar oldu. Kimseye sorumluluğu atmıyorum.

    SEÇİMİ KAYBETTİK ELEŞTİRİSİ: “Partiyi bölmeye çalışanlar var. CHP dışından da partiyi dağıtmak isteyenler var. İttifakı dağıtmak istiyorlar ama ittifakın lokomotifi CHP olduğu için bize yönelik sertlik var. Buralara kolay gelinmedi. Seçim kaybettik ama mücadele verdik. Sivil toplumun, sendikaların güçlenmesi gerekiyor. Batılı ülkelerde böyle. Sadece siyasi partilerle olmaz. Tek başına mücadele etmeleri yeterli olmuyor.”

    MEDYA ELEŞTİRİSİ: “Ben hiçbir yayın organının politikalarına müdahale etmem, karışmam. Ancak medya üzerinden partiyi dizayn etmeye çalışanlara karşıyım. Beni eleştirin, sesimi çıkarmam. Ama hakaret edemez kimse. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan geldi açıklama yaptı, kimse karışmadı. Koltuk attı ve canlı yayında veren yerler oldu.”

    ONLİNE TOPLANTI KONUSU: “Zoom’da toplanmanızda sıkıntı yok. Genel. Rahatsız olmam toplantılardan. Ama etik dışı ve parti hiyerarşisi açısından doğru değil.”

    YEREL SEÇİMLER KONUSU: “Yerel seçimlerde yeni yerler alacağız. Belediye başkanları siyaset yapmasın demiyorum. Belediye başkanları genel siyasetle ilgili konuşmasın. Erdoğan’la ilgili konuşuluyor, onun eline koz veriliyor ve dava açıyor o zaman. Onunla uğraşıyoruz. Hiçbir belediye başkanımızı dışlamayacağız. Hiç kimse Kemalci olmasın.”

    DEĞİŞİM İSTEYENLER TARTIŞMASI: “Değişim değişim diyorsunuz. Tüzükte devrim yapacağız. Düşünmediğiniz çok şey gelecek. CHP lider partisi değil kadro partisidir. Ben gemiyi limana götüreceğim sağlam bir şekilde. Partinin genel başkanıyım, sıradan bir parti değil burası. Herkes üzüldü, siz de çok üzüldünüz biliyorum. Ben sizden on kat daha üzüldüm.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***