İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor
  • Ana Sayfa
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

    Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

    Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

    Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

    KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’tan TİS tepkisi: Süreç heba edildi

    KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’tan TİS tepkisi: Süreç heba edildi

    Bu Hafta En Çok Hangisi Kazandırdı? Altın, Dolar, Borsa...

    Bu Hafta En Çok Hangisi Kazandırdı? Altın, Dolar, Borsa…

    Gazze'de Gece Boyu Katliam! İsrail Yine Yardım Bekleyenleri Vurdu

    Gazze’de Gece Boyu Katliam! İsrail Yine Yardım Bekleyenleri Vurdu

    Ocak ayında Borsa'da kazandıran tek otomotiv şirketi Tofaş oldu

    1 Eylül’den itibaren geçerli olacak

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’dan sonra kurulan yeni söylem düzeni

    15 Temmuz’dan sonra kurulan yeni söylem düzeni

  • Kürt Meselesi
    Bakırhan: Kürtlerle barış Türkiye’ye refah getirir

    Bakırhan: Kürtlerle barış Türkiye’ye refah getirir

    DEM’li Tuncer Bakırhan: “Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz, bizim başka bir meselemiz var”

    DEM’li Tuncer Bakırhan: “Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz, bizim başka bir meselemiz var”

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    Tabip odaları: Kayyımlar  Kürt sorunu çözümsüzlüğünün sonucu

    Tabip odaları: Kayyımlar Kürt sorunu çözümsüzlüğünün sonucu

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    DEM Parti'den Ahmet Özer Yorumu: Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu

    DEM Parti’den Ahmet Özer Yorumu: Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi

    Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi

    Beşiktaş ve Fenerbahçe sil baştan dedi!

    Beşiktaş ve Fenerbahçe sil baştan dedi!

    Çocuklar üzerinde tahakküm hakkımız var mı?

    Çocuklar üzerinde tahakküm hakkımız var mı?

    Derin Müslümanlık; iman ve ahlakın kesişim noktası

    Derin Müslümanlık; iman ve ahlakın kesişim noktası

    Özel mülkiyet ve otoriter gelenek

    Özel mülkiyet ve otoriter gelenek

    ‘Akar mektupları’nın izinde; ne aradık ne bulduk? 

    ‘Akar mektupları’nın izinde; ne aradık ne bulduk? 

  • Gizlilik politikası
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

    Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

    Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

    Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

    KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’tan TİS tepkisi: Süreç heba edildi

    KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’tan TİS tepkisi: Süreç heba edildi

    Bu Hafta En Çok Hangisi Kazandırdı? Altın, Dolar, Borsa...

    Bu Hafta En Çok Hangisi Kazandırdı? Altın, Dolar, Borsa…

    Gazze'de Gece Boyu Katliam! İsrail Yine Yardım Bekleyenleri Vurdu

    Gazze’de Gece Boyu Katliam! İsrail Yine Yardım Bekleyenleri Vurdu

    Ocak ayında Borsa'da kazandıran tek otomotiv şirketi Tofaş oldu

    1 Eylül’den itibaren geçerli olacak

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’dan sonra kurulan yeni söylem düzeni

    15 Temmuz’dan sonra kurulan yeni söylem düzeni

  • Kürt Meselesi
    Bakırhan: Kürtlerle barış Türkiye’ye refah getirir

    Bakırhan: Kürtlerle barış Türkiye’ye refah getirir

    DEM’li Tuncer Bakırhan: “Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz, bizim başka bir meselemiz var”

    DEM’li Tuncer Bakırhan: “Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz, bizim başka bir meselemiz var”

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    Tabip odaları: Kayyımlar  Kürt sorunu çözümsüzlüğünün sonucu

    Tabip odaları: Kayyımlar Kürt sorunu çözümsüzlüğünün sonucu

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    DEM Parti'den Ahmet Özer Yorumu: Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu

    DEM Parti’den Ahmet Özer Yorumu: Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi

    Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi

    Beşiktaş ve Fenerbahçe sil baştan dedi!

    Beşiktaş ve Fenerbahçe sil baştan dedi!

    Çocuklar üzerinde tahakküm hakkımız var mı?

    Çocuklar üzerinde tahakküm hakkımız var mı?

    Derin Müslümanlık; iman ve ahlakın kesişim noktası

    Derin Müslümanlık; iman ve ahlakın kesişim noktası

    Özel mülkiyet ve otoriter gelenek

    Özel mülkiyet ve otoriter gelenek

    ‘Akar mektupları’nın izinde; ne aradık ne bulduk? 

    ‘Akar mektupları’nın izinde; ne aradık ne bulduk? 

  • Gizlilik politikası
No Result
View All Result
İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi

SG by SG
30 Ağustos 2025
in Görüş & Analiz
0
Kriz sonrası Cemaat dinamikleri (3): Zihni berraklar-kafası karışıklar dikotomisi
PaylaşPaylaş


“Zihni berraklar-kafası karışıklar” dikotomisi, 15 Temmuz sonrası cemaat söyleminde hakim olan ama gerçekte var olan üçlü yapıyı ikili şemaya sığdırmaya çalışan yanlış bir basitleştirmeydi. Bu yaklaşım, meşru endişeleri psikolojik eksiklik olarak gösterirken, on binlerce pragmatik ayrılma kategorisindeki insanı görünmez kılıyordu.

M. NEDİM HAZAR | YORUM

Önce biraz ansiklopedik malumat vereyim.

Dikotomi, insanlık tarihinin belki de en eski ve en acımasız epistemolojik bıçağıdır diyebiliriz. Yunanca dichotomiadan türeyen bu kavram, düşüncenin gerçekliği ele geçirme çabasının hem zaferi hem trajedisidir de: Karmaşık olanı ikiye bölerek anlaşılabilir kılma arzusu. “İman–küfür”, “medeniyet–barbarlık”, “akıl–duygu” gibi kategorik yarıklar, zihnin kaosu düzene sokma ihtiyacından doğmuş ontolojik şiddet biçimleridir.

Bu ikili yaklaşım, bir yandan kavramsal berraklık sağlayarak düşüncenin disiplinini kurarken, diğer yandan gerçekliğin renkli spektrumunu siyah-beyaz bir fotoğrafa indirgeyerek biraz da metazorik bir basitleştirme işlevi görür. Modern sosyal bilim dikotomiyi haklı olarak şüpheyle karşılıyor; zira toplumsal fenomenler nadiren Aristo mantığının “ya da” prensibine uymak zorunda. Gerçek hayat, kategorik sınırların bulanıklaştığı, çelişkilerin bir arada var olduğu, grinin sayısız tonunun raks ettiği bir alan çünkü.

Yine de dikotomi, fikri mimarlığın vazgeçilmez bir aracı olagelmiş. Problem, onu mutlak hakikat olarak sunmakta değil, geçici bir analitik iskele olarak kullanmaktaki ustalıkta yatıyor sanırım. Zira insan zihninin karmaşıklığı kavrama kapasitesi sınırlı ve bu sınırlılık, bazen gerçekliğin kendisinden daha güçlü bir açıklama aracı haline gelebiliyor.

15 Temmuz sonrası bir dönem cemaat gündeminde en yaygın kullanılan sınıflandırma, üyeleri “zihni berraklar” ve “kafası karışıklar” diye ikiye ayıran yaklaşım olmuştu. Bu sınıflandırma, benim “dirençli çekirdek” dediğim kesimden geldi ve bir süre cemaat söyleminde hakim oldu. Ancak bu ikili ayrım, hem analitik açıdan yetersiz hem de toplumsal açıdan tehlikeli sonuçlar doğurdu.

“Zihni berraklar-kafası karışıklar” ayrımının en büyük sorunu, şüphesiz gerçekte var olan üçlü yapıyı ikili bir şemaya sığdırmaya çalışmasıydı. Bu sınıflandırmaya göre “zihni berraklar” tamamen cemaat içinde kalanlardı, “kafası karışıklar” ise cemaatten uzaklaşanlar. Peki bu ayrımda pragmatik ayrılma kategorisindeki insanlar nereye dahil edecektik?

İşte tam bu noktada bence büyük bir kavramsal türbülans yaşandı. Hizmet idealini benimseyip ama cemaat yapısından mesafelenen, eleştiri getiren ama tamamen kopamayan, stratejik nedenlerle bekleyen ama bağlılığı devam eden on/yüzbinlerce insan, bu iki kategorizasyonda da kendine yer bulamıyordu mesela. Bu kişiler zorla “kafası karışıklar” kategorisine sokulduğunda, hem onlar haksızlığa uğramış oluyor hem de realite görünmez kılınıyordu.

Pragmatik ayrılma kategorisindeki kişilerin “kafası karışık” olarak etiketlenmesi, onların yaşadığı karmaşık süreci anlamamızdan uzaklaştıran önemli bir kategorizasyondu bence. Öyle de oldu nitekim. Oysa bu kişilerin çoğu, son derece bilinçli ve rasyonel kararlar veriyordu. Onların kafası karışık değildi; sadece farklı bir strateji izliyorlardı. Bu grubun görünmez kılınması, belki de cemaatin karar alma mekanizmalarının doğru kararlar almasını engelliyordu çünkü gerçek veri setine sahip olamıyorlardı.

Meşru Endişelerin Delegitimize Edilmesi

“Kafası karışık” etiketlemesinin en büyük zararı haklı eleştiri ve endişeleri psikolojik bir rahatsızlık gibi göstermesiydi. Yani bir kişi cemaat politikalarını eleştirdiğinde, yönetim tarzından rahatsızlık duyduğunda veya farklı stratejiler önerdiğinde, bu durumu “kafası karışmış biri” olarak damgalanıyordu adeta.

Aslında bu yaklaşım son derece basit bir zihin mekanizmasının ürünüydü:

Sen cemaat yönetimini eleştiriyorsun → “Kafan karışık”

Sen ‘ali heyet’ konusunda endişe duyuyorsun → “Kafan karışık”

Sen farklı bir strateji öneriyorsun → “Kafan karışık”

Sonuç ne peki?

Sağlıklı eleştiri ortamının yok olması. Zira kimse “kafası karışık” olmak istemiyor.

Sosyal psikolojide bu durumun adı da var: “Grubun bastırıcı fikir birliği” (groupthink). Şöyle çalışıyor: Grup üyeleri, grup içi barışı korumak için eleştirilerini saklıyor, karar vericileri sorgulamıyor. Sonunda grup gerçeklerle bağını kaybederken, yanlış kararlar alınıyor. “Kafası karışık” etiketi de tam böyle bir ortam oluşması için enteresan bir fırsat sunuyordu.

Dahası, bu etiketleme insanın zihin dünyasına yapılan bir saldırıydı. Bir insana “kafan karışık” demek şu anlama gelir: “Senin düşüncelerin değersiz, yaşadığın ikilem anlamsız, bu bir manevi problem.”

Bu yaklaşım hem bireye saygısızlık hem toplumsal hem de manevi açıdan zararlı bir tutumdu.

Belki de “kafası karışıklar” sınıflandırmasının en tehlikeli yanı, içerdiği gizli bir, bu kişilerin dinden de uzaklaştığı imalarıydı. Bu sınıflandırmayı savunanlar, her ne kadar açık şekilde dillendirmese de “kafası karışık” olanların aynı zamanda imanları da zayıflamış olduğunu düşünüyor gibiydi. Bu ima, son derece tehlikeliydi çünkü sosyal dışlanmanın yanına manevi dışlanmayı da ekliyordu.

Oysa bu çalışmada anlatmaya çabaladığımız gibi, cemaatten ayrılan kişilerin büyük çoğunluğu dindar hayatlarına devam ediyordu. Hatta bazıları, cemaatten ayrıldıktan sonra daha sağlıklı bir dindarlık geliştirdiğini düşünüyordu. Dolayısıyla, cemaatten ayrılmayı otomatik olarak din dışı savrulmayla eşleştirmek, hem gerçek dışı hem de haksızcaydı.

Bu yaklaşımın altında yatan asıl problem, cemaatle dini özdeşleştiren anlayıştı. Yani cemaat eşittir hizmet anlayışıydı. Sanki cemaatten çıkan kişi, aynı zamanda dinden de çıkıyormuş gibi bir algıya sebebiyet veriyordu. Bu anlayış, hem teolojik açıdan yanlış hem de sosyolojik açıdan zararlıydı. Çünkü cemaat, dinin kendisi değil, dini pratize etmenin bir biçimiydi ve alternatif biçimler de mümkündü.

Diğer yandan “Zihni berraklar-kafası karışıklar” dikotomisinin en büyük zararı, analitik objektifliği yok etmesiydi. Bu sınıflandırma, değer yüklü bir ayrımdı ve bilimsel çözümlemeyi ideolojik savunmaya dönüştürüyordu. “Berraklık” iyiyi, “karışıklık” kötüyü temsil ediyordu ve bu durum, gerçek nedenleri anlamaktan uzaklaştırıyordu.

Oysa sosyal bilim, değer yargılarından arındırılmış, objektif çözümlemeler yapmaya çalışır. Weber’in tabiriyle, “değer nötralliği” ilkesi gereği, farklı tercihleri “iyi” veya “kötü” diye yargılamadan anlamaya çalışmak gerekiyor. “Zihni berraklar” yaklaşımı, bu ilkeyi hoyratça ihlal ederek hem vicdandan hem de bilimden uzaklaşıyordu.

Bu subjektif yaklaşım, belki de cemaat yönetiminin de doğru analizler yapmasını engelliyordu. Çünkü gerçekte yaşanan süreçler, kalıplaşmış filtrelerden geçerek yansıtılıyordu. Sonuçta, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde yanlış kararlar alınabiliyordu.

İşte bu nedenlerle, cemaat içindeki farklılaşmayı anlamak için daha objektif, daha kapsamlı, daha insani bir yaklaşıma ihtiyaç vardı. Esasen bu yazı serisinde izah etmeye çalıştığımız üçlü tipoloji, tam da bu ihtiyacı karşılamaya yönelik bir çaba. Bu yaklaşım, farklı tercihleri anlamaya çalışıyor ama yargılamıyor, açıklıyor ama suçlamıyor, kategorize ediyor ama dışlamıyor.

Zaten sosyal bilimin görevi de bu değil mi: Toplumsal olayları anlamak; taraf tutmak değil. Ve ancak bu şekilde objektif bir çözümleme yapıldığında, hem bireyler için hem cemaat için hem de toplum için daha faydalı sonuçlar alınabilecektir die düşünmekteyim.

Cemaat Segmentasyonu Modeli

Bu konu üzerine yoğunlaşırken enteresan bir ara sonuca ulaşmıştım. Geleneksel sosyal hareket çalışmaları, genellikle hareketlerin yükseliş dönemlerine odaklanıyor, kriz ve gerileme dönemlerini yeterince pek incelemiyorlardı. Oysa sosyal hareketlerin yaşam döngüsünde, kriz anları en az yükseliş dönemleri kadar önemli, çünkü bu dönemlerde hareketin gerçek dinamikleri ortaya çıkıyor.

Daha önce izah etmeye çabaladığım üçlü segmentasyon modeli – dirençli çekirdek, pragmatik mesafe, tam ayrılma – kriz durumlarında sosyal hareket üyelerinin nasıl farklılaştığını sistematik olarak göstermekte. Bu model, Weber’in rutinleşme kuramı, Hirschman’ın çıkış-ses-sadakat modeli ve McAdam’ın yüksek riskli aktivizm analizini birleştirerek, kapsamlı bir çerçeve sunmakta.

Özellikle “pragmatik mesafe” kategorisi, sosyal hareket literatüründe yeterince ele alınmamış bir alanı işaret ediyor bence. Bu kategori, ne tamamen içeride ne de tamamen dışarıda olan, “a’rafta” konumlanan büyük bir kitleyi tanımlamakta. Geleneksel “içerisi-dışarısı” ikiliğini aşan bu yaklaşım, sosyal hareketlerin karmaşık gerçekliğini daha iyi anlamaya yarıyor.

Bu segmentasyon modelinin en değerli yanı, dinamik bir yapı sunması. Yani kişiler, değişen şartlara göre kategoriler arası geçiş yapabilmekte. Bu hareketlilik, sosyal hareket cemaat aidiyetinin sabit bir durum değil, sürekli yeniden şekillenen bir süreç olduğunu göstermekte.

Bir başka gözlemim ise iç ve dış baskıların farklı grup üyelerini farklı şekilde etkilediğini görmem. Dış baskılar – devlet baskısı, medya saldırıları, sosyal dışlama – her hareket mensubu üzerinde aynı etkiyi oluşturmamakta, bireysel özellikler ve sosyal şartlara göre farklı tepkiler doğurmakta.

Misal, güçlü sosyal ilişkilere sahip olan üyeler dış baskılara daha dayanıklı olurken, izole olan üyeler daha kolay etkilenmekte. Benzer şekilde, ekonomik bağımsızlığı olan üyelerle, geçim kaygısı yaşayan üyeler arasında da farklı tepki kalıpları görülmekte.

İç baskılar – grup içi uyum baskısı, sadakat beklentileri, kimlik sorunları – ise daha karmaşık bir dinamik oluşturuyor. Bu baskılar, bazen hareket mensuplarını cemaat içinde tutarken, bazen de boğucu gelip ayrılmaya itmekte.

Bu diferansiyel etki analizi, sosyal hareket stratejilerinin geliştirilmesi açısından da önemli bence. Çünkü farklı gruplara yönelik farklı yaklaşımlar geliştirmek gerektiğini gösteriyor. Tek tip yaklaşımlar, heterojen bir yapıda (bu heterojenlik üzerine bambaşka bir çalışma da yaptım) kitlesinde etkili olamıyor.

Geleneksel sosyal hareket analizlerinde üyelik genellikle ikili bir değişken olarak ele alınıyor: ya içindesindir çemberin ya dışında! Oysa son yıllarda yaptığım şahsi gözlemim, aidiyet hissiyatının çok daha karmaşık bir spektrum olduğunu göstermekte.

Bu spektrumda, tam sadakatten tam ayrılığa kadar birçok ara konum da bulunuyor. Her konum kendi mantığına, motivasyonuna ve davranış kalıplarına sahip. Bu çok boyutluluk, hem kuramsal hem de pratik açıdan önemli sonuçlar doğuruyor.

Kuramsal açıdan, sosyal hareket üyeliğinin dinamik, akışkan ve çok katmanlı bir olgu olduğunu göstermekte. Bu anlayış, statik grup tanımlarını aşarak, daha esnek ve gerçekçi modeller geliştirmemize imkan sağlamakta.

Pratik açıdan ise, farklı konumlardaki mensuplarla farklı iletişim stratejileri geliştirilmesi gerektiğini göstermekte. Ayrıca, hareket mensuplarının kaybının her zaman kalıcı olmadığını, uygun şartlar tekrar inşa edildiğinde geri dönüşlerin mümkün olabileceğini de ortaya koymakta.

Bu spektrum yaklaşımı, sosyal hareket yöneticilerini daha gerçekçi hedefler koymasına da yardımcı olabilir aslında. Herkesin “tam sadık” olmasını beklemek yerine, farklı düzeylerde bağlılıkları kabul ederek, daha kapsayıcı stratejiler geliştirilebilirler mesela.

Bu faslın sonuna yaklaşırken şunları söyleyebilirim.

Bu tür metodolojik katkılar, şüphesiz gelecekte yapılacak sosyal hareket araştırmalarına da yön verecektir. Acizane geliştirmeye çalıştığımız tipoloji modelleri, farklı sosyal hareketlere uygulanarak, genellenebilirliğini test etmek de mümkün olacaktır. Ayrıca, zaman içindeki değişimler takip edilerek, kategoriler arası geçişlerin dinamikleri daha detaylı incelemek de mümkün. Hassaten dijital çağda sosyal hareketlerin nasıl şekillendiği, imajiner ve fiziksel katılım arasındaki ilişkiler, sosyal medyanın farklı kategoriler üzerindeki etkisi gibi konular da keza, bu çalışmanın ortaya koyduğu çerçeve kullanılarak geliştirilebilir.

“Zihni berraklar-kafası karışıklar” ayrımının yanlışlığı, aslında çok daha büyük bir sorunu da işaret ediyordu: Gerçekliğin karmaşıklığını basit kalıplara sığdırma çabasının nafileliğini.

“Kafası karışık” etiketlemesinin en büyük zararı, analitik objektifliği yok etmesiydi. Bu değer yüklü ayrım, bilimsel çözümlemeyi ideolojik savunmaya dönüştürüyordu. Oysa sosyal bilimin görevi anlamaktır, taraf tutmak değil. Geliştirebileceğimiz (ki Hizmet hareketinde bu tür çok yetkin insanlar olduğunu bizzat biliyorum) objektif yaklaşım, ancak gerçekliği olduğu gibi gördüğümüzde uygun çözümler geliştirebileceğimizi gösteriyor.

Şüphesiz tüm bunları, yargılamak değil anlamak amacıyla yapıyorum. Cemaat içindeki farklılaşmayı kavrayabilmek için objektif, kapsamlı, insancıl bir yaklaşıma ihtiyaç var. Getirdiğimiz yaklaşım farklı tercihleri anlıyor ama yargılamıyor, açıklıyor ama suçlamıyor, kategorize ediyor ama dışlamıyor.

Çünkü insan ilişkilerinin karmaşıklığı karşısında tevazu göstermek, hızlı yargılardan kaçınmak gerekiyor. Her insan hikayesi başlı başına bir evren ve her evrenin kendi dinamikleri var.

Üç bölümlük bu ara başlığı burada kapatıyor ve son bir yazı ile “Hizmet Mürtedleri” bahsine noktayı koymayı hedefliyoruz.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Previous Post

Meclis’in Gazze Bildirisi Resmileşti

Next Post

Erdoğan, İBB Başkanı olduktan 2,5 ay sonra 5 ayrı şirketten huzur hakkı almaya başladı

SG

SG

Next Post
CHP’li belediyeleri hedef alan Erdoğan’ın İBB’yi ne kadar borçla devrettiği ortaya çıktı

Erdoğan, İBB Başkanı olduktan 2,5 ay sonra 5 ayrı şirketten huzur hakkı almaya başladı

  • Trending
  • Comments
  • Latest
Financial Times'dan Sedat Peker yorumu: Türkiye'yi şaşkına çevirdi

Financial Times’dan Sedat Peker yorumu: Türkiye’yi şaşkına çevirdi

30 Mayıs 2021
Sedat Peker, Rubicon’u geçti mi?

Sedat Peker, Rubicon’u geçti mi?

9 Haziran 2021
15 Temmuz’un gizemli ismi MİT görevlisi Sadık Üstün ve faaliyetleri

15 Temmuz’un gizemli ismi MİT görevlisi Sadık Üstün ve faaliyetleri

9 Ekim 2021
11 yılda 43 yabancı şirket Türkiye’yi terk etti

11 yılda 43 yabancı şirket Türkiye’yi terk etti

6 Temmuz 2021
Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

0
Sirte neden herkesin kırmızı çizgisi?

Sirte neden herkesin kırmızı çizgisi?

0
Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor

Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor

0
Tutuklu Altı Gazetecinin Yargılanmasına Başlandı

Tutuklu Altı Gazetecinin Yargılanmasına Başlandı

0
Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

30 Ağustos 2025
AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

30 Ağustos 2025
Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

30 Ağustos 2025
Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

30 Ağustos 2025

Son Haberler

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

30 Ağustos 2025
3
AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

30 Ağustos 2025
3
Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

Mahkeme, Trump’ın gümrük vergilerinin çoğunu ‘yasadışı’ buldu

30 Ağustos 2025
3
Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır

30 Ağustos 2025
3

Kur Bilgileri

Exchange Rate TRY: Cts, 30 Ağu.

Takip Edin

Kategoriler

  • 15 Temmuz
  • Bilim ve Teknolji
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Görüş & Analiz
  • Güncel
  • İnsan Hakları
  • Kültür – Sanat
  • Kürt Meselesi
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Yaşam
Görüş & Analiz Gönder

Son Dakika

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

30 Ağustos 2025
AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

AKP’li başkan jandarmaya hakaretler savurdu: Lan oğlum…Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin

30 Ağustos 2025
  • Ana Sayfa
  • Haberler
  • İnsan Hakları
  • 15 Temmuz
  • Kürt Meselesi
  • Görüş & Analiz
  • Gizlilik politikası

© 2020 Serbest Görüş

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Haberler
  • İnsan Hakları
  • 15 Temmuz
  • Kürt Meselesi
  • Görüş & Analiz
  • Gizlilik politikası

© 2020 Serbest Görüş