Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Seyithan Güzel, Jiyan Aşan ve Mazlum Rizgar Diyar’ın aileleri çocuklarının direnişiyle gurur duyduklarını vurgulayarak, ‘Başımız dik, gururluyuz, şehitlerimiz Kürdistan şehididir’ dedi
Kürt özgürlük mücadelesinde farklı yer ve tarihlerde yaşamını yitirenler, anıları ve geride bıraktıkları mücadele miraslarıyla Kürdistan ve Türkiye’nin dört bir yanında anıldı. Seyithan Güzel (Çiya Amed), Jiyan Aşan (Ruken Serhat) ve Mazlum Rizgar Diyar (Abdullah Karaviş) da anılan gerillalardan oldu. Seyithan Güzel’i annesi Bediha Güzel, Jiyan Aşan’ı annesi Cemşit Aşan, Mazlum Rizgar Diyar’ı abisi Hakim Karaviş anlattı.
Seyithan Güzel, 2016 yılında İstanbul’dan PKK’ye katıldı, 4 Mayıs 2020 tarihinde Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap alanında çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. Amed’in Pasur (Kulp) ilçesinde 1994’te dünyaya gelen Seyithan Güzel’in ailesi, aynı yıl köylerinin yakılması ve baskılar sonucu İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı. Seyithan Güzel, yaşamını yitirdiğinin açıklanmasının ardından İstanbul’da düzenlenen programla anıldı. Seyithan Güzel’in annesi Bediha Güzel, oğlunu ve mücadelesini Mezopotamya Ajansı’na anlattı.

‘Ben Kandil’e gideceğim, dedi; uğurlar olsun, dedim’
Bediha Güzel, “İstanbul’a geldiğimizde oğlum küçüktü. Ama çocuk yaşında bile kişiliğini belli ediyordu. Bazen ‘sen bu kadar şeyi nereden biliyorsun’ derdim. O da ‘nasıl bilmeyeyim anne’ diyordu. Bana ‘partizan ne demek biliyor musun’ diye, sorardı. Ben de bilerek ‘hayır bilmiyorum’ derdim. Bunun üzerine ‘nasıl bilmiyorsun o senin dilin, sen yürüyüşe gittiğinde polisler neden başındaki yazmayı alıyor’ derdi. Bir defasında yürüyüşe gitmiştim polisler de başıma taktığım yeşil, sarı ve kırmızı yazmayı almıştı. Eve geldiğimde, ‘Kürt olduğumuz için bunu bize yapıyorlar’ demişti. Daha 10 yaşında bunları söylüyordu. Oğlumun hikayesi çok uzun onu anlatsam saatler, günler yetmez. Askere gitmesi gerektiği zaman da, ‘onlara askerlik yapacağıma gider kendi halkımın askeri olurum’ dedi. Öyle de yaptı. Bir gün, ‘Anne sana bir şey diyeceğim ama babama söyleme. Ben Kandil’e gideceğim’ dedi. Ben de ‘uğurlar olsun’ dedim” ifadelerini kullandı.
‘Beni zılgıtlarla karşıla…’
Oğluyla son anını anlatan Bediha Güzel, şunları belirtti:
“Normalde beni çok sık aramazdı. Ancak o gün üst üste arayarak ‘neredesin’ diye sordu. Dışardaydım evin başındaki sokağa geldiğimde arkadan biri ‘anne, anne’ diye bağırdı. Baktım Seyithan’dır. Daha sonra eve geçtik. İşi olduğunu ve bir hafta gelmeyeceğini söyledi. Evden çıktı, bir anda arkasına dönerek, tekrar sıkı sıkı sarıldı. ‘Anne sütünü helal et’ dedi, ben de ‘tu şîr helalî, uğurlar olsun’ dedim. Daha sonra atkısını istedi, boynuna taktı. Yine dönüp, ‘Eğer bana bir şey olursa sakın düşmanın gözü önünde ağlama. Beni zılgıtlarla karşıla, sana aldığım kesk, sor û zeri de omuzlarına at’ dedi. Ağlamaya başlayınca, ‘Ez ji Mensur ne çêtirim’ dedi. Mensur, amcasının oğluydu 2011’de şehid düştü. Sonra vedalaştı gitti, bu oğlumu son görüşüm oldu.”
‘Oğlumla gurur duyuyorum’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Bediha Güzel, “Barış istiyorum. Benim yüreğim yandı, hiçbir annenin yanmasın. Polis ve asker annelerinin de yüreği yanmasın. Onlar da barış istesinler. Artık yeter. Bu kadar genç toprağın altına düştü. Nereye kadar devam edecek bu zulüm? Başım diktir, oğlumla gurur duyuyorum. Kürt halkının, dağdaki yoldaşlarının ve Önder Apo’nu başı sağ olsun. Önder Apo, özgürlüğüne kavuşmadan bu sorunlar çözülemez. Bu süreçte yüzlerce şehidin ismi açıklandı. Bizi bitirmek istediler ama Kürtler bitmedi. Ne kadar çok öldüysek o kadar da ayağa kalkarak, direndik” diye belirtti.
‘Benim şehidim değil, Kürdistan’ın şehididir’
Bediha Güzel, “Benimle yaşayan çok anısı var. O benim oğlum değil, yoldaşımdı. Ev arkadaşımdır, yol arkadaşımdı, iş arkadaşımdı. Benim başım diktir. Benim şehidim değil, Kürdistan’ın şehididir” dedi.
‘Direnişiyle başım diktir’
2010 yılında 18 yaşında Özgürlük Hareketi’ne katılıp 2017 yılında yaşamını yitiren Jiyan Aşan’ın ailesi çocuğunun yaşamını yitirdiğini 9 yıl sonra öğrendi. 12 çocuktan 5’inci olan Jiyan Aşan’ı ailesi cesareti ile hatırlayacağını belirtti. Jiyan Aşan’ı NûJINHA’ya anlatan annesi Cemşit Aşan, “Harekete katıldığında 18 yaşındaydı. Onu televizyonda gördük, yemin törenindeydi. Onu gördüğümde şükürler ettim ‘iyi bir yoldan gitmiş’ dedim. Kızımın direnişiyle başım dik, alnım aktır” dedi.

‘Bana son kez el sallayışını hiç unutamıyorum’
Jiyan’ın Özgürlük Hareketi’ne katılmak için gittiği zaman evden doktora diye çıktığını anlatan Cemşit Aşan, “Parmağı kesilmişti 4 dikiş atılmıştı ‘doktora göstermeye gideceğim’ dedi. Benim onunla gitmeme izin vermedi. Ben ısrar edince bir saat içinde döneceğini söyleyip gitti. Servise binince bana el salladı. O zaman emin oldum gideceğinden. O an hala gözümün önünde. El sallayışını hiç unutmadım” diye belirtti.
‘Mücadelemizin, şehitlerimizin, Önderimizin peşinden gideceğiz’
2026 yılında yaşamını yitirenlerin isimlerinin açıklanmasıyla kızından yıllar sonra haber alan Cemşit Aşan duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Önce gazi olduğunu öğrendik. Aynı süreçte akrabam Ahmet Aşan’ın da şehadet haberini aldık. Duyunca kalbim hızla çarpmaya başladı, Jiyan’ın haberini almayayım diye dua ettim. Jiyan’ı rüyamda gördüm. Bana ‘anne kalk misafirlerin var benim için geldiler’ diyordu. Uyandım, kapı çaldı, Kapının sesiyle yüreğime bir bıçak saplandı sanki. Ahmet şehit düşmüş dediler, Jiyan da şehit düşmüş. Elim kalbimde öylece kaldım. Evet taziyemizi yaptık ama canımdan bir parça koptu ne unutulur ne acısı geçer. Var oldukça mücadelemizin, şehitlerimizin, Önderimizin peşinden gideceğiz. Kızımdan önce de mücadeledeydim, mücadeleye devam edeceğim. Bir çözüm süreci başladı. Biz de barış istiyoruz. Hiçbir annenin yüreği yansın istemiyoruz. Biz bu acıyı yaşadık, bu acıyı yaşayan son anneler olalım artık.”
‘Önder Apo’nun başı sağ olsun’
Şirnex doğumlu HPG gerillası Abdullah Karaviş (Mazlum Rizgar Diyar) ise Kürt halkının özgürlüğü ve demokratik yaşamı için yürüttüğü mücadelede 2015 yılında Hezex’te (İdil) şehit düştü. Genç yaşta gerilla saflarında yer alan Abdullah Karaviş, yaşamını Kürt halkının özgürlük mücadelesine adadı. Mazlum Rizgar Diyar’ın abisi Hakim Karaviş, ailelerinin mücadele tarihini ve şehitlerin bıraktığı mirası Fırat Haber Ajansı’na anlattı.

Hakim Karaviş, ailelerinin yaşadığı kayıpların kendileri açısından yalnızca bir acı olmadığını, aynı zamanda şehitlerin bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkma sorumluluğu yarattığını belirtti. Hakim Karaviş, ailelerinin uzun yıllardır Kürt halkının özgürlük mücadelesinin içerisinde olduğunu ifade ederek, şehitlerin emeğini yaşamları boyunca sahiplenmeye devam edeceklerini söyledi:
“Büyük bir inanç, saygı ve hürmetle Önder Apo’yu selamlıyoruz. Önder Apo’nun başı sağ olsun. Bizim ailemizin de bu mücadele içerisinde uzun bir tarihi var. Ailemizden büyük abim Lezgin Karaviş (Rizgar), 1990’lı yıllarda şehit düştü. Uzun bir süre sonra küçük kardeşim Abdullah Karaviş, saflara katılarak şehitlerin mücadelesini devraldı. Kardeşim kendi yaşamını Kürt halkının özgürlüğüne adadı. Büyük abisinin ve kendisinden önce yaşamını yitiren yoldaşlarının bıraktığı mücadele mirasını sahiplendi. Bir diğer kardeşimiz de 2015 yılındaki şehir direnişleri sürecinde, 13 Kasım tarihinde Hezex’te şehit düştü. Yıllar sonra, 2026 yılı itibarıyla, özgürlük mücadelesinde yer alan birçok yoldaşımızla birlikte onların da şehadetleri resmi olarak açıklandı.”
‘Bu mücadele olmasaydı Kürt kimliğimizden haberdar olmayacaktık’
Hakim Karaviş, “Bizler ömrümüzün sonuna kadar bu mücadeleye, Kürdistan topraklarına ve Önder Apo’ya borçluyuz. Önder Apo’nun başlattığı bu mücadele olmasaydı, belki de bugün Kürt kimliğimizden, dilimizden ve tarihimizden dahi haberdar olamayacaktık. Bizim için bu mücadele sadece silahlı bir mücadele olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü ve halk olarak varlığımızı yeniden sahiplenmemizi sağlayan bir mücadeledir” dedi.
‘Önder Apo’ya borçluyuz’
Şehitlerin Kürdistan toprakları ve halklarıyla kurduğu bağın kendileri için önemli olduğunu ifade eden Hakim Karaviş, şehitlerin mücadeleye yaklaşımını ve kendilerine bıraktığı mirası şu sözlerle anlattı:
“Toprakları uğruna canlarını feda eden kardeşlerimiz ve yoldaşlarımız, ‘Eğer bir gün şehit düşersek, mezar taşımıza “Biz bu ülkeye borçluyuz” yazın’ derlerdi. Bizler de aynı inançla bu ülkeye ve Önder Apo’ya borçlu olduğumuzu yineliyoruz. Çünkü onlar bu toprakları, bu halkı ve özgür yaşamı her şeyin üzerinde tuttular. Kendi yaşamlarını halklarının geleceği için feda ettiler. Bizim açımızdan onların ardından sadece ağlamak veya onları anmak yeterli değildir. Onların ortaya koyduğu emeğe, inanca ve mücadeleye sahip çıkmak gerekir.”
‘Önder Apo’nun iradesine ve fikirlerine olan inancımız tamdır’
Abdullah Öcalan’ın kendileri açısından yol gösterici olduğuna dikkat çeken Hakim Karaviş, “Önder Apo’nun ortaya koyduğu çizgi ve belirttiği her husus bizim için bir talimattır. Dünya üzerindeki insanların kendi inançlarına bağlılığı gibi, Kürt halkının da Önder Apo’nun iradesine ve fikirlerine olan inancı tamdır. Önder Apo’nun ve yürüttüğü mücadelenin varlığı da Kürt halkının uyanışını sağlayan temel güçlerden biri olmuştur” ifadelerini kullandı.
‘Onların emeğine mücadelesine borçluyuz’
Şehitlerin bıraktığı mirasın kendileri açısından yaşamlarının sonuna kadar taşıyacakları bir sorumluluk olduğunu söyleyen Hakim Karaviş, “Onların söyledikleri, ortaya koydukları mücadele ve bize bıraktıkları sözler bizim için önemlidir. Bizler onların emanetine sahip çıkacağız. Son damlamıza kadar onların emeğine ve mücadelesine borçlu olduğumuzu biliyoruz” diye ekledi.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Fonlarda-temerrut-sonrasi-Tera-Baskani-konustu-Erdogana-sevgim-sonsuz….webp-360x180.webp)


































