Avantgarde Collection, doğa ve insan arasındaki ilişkiyi toprak, su, hava ve ateşin dönüşüm gücü üzerinden ele alan “Beşinci Unsur” sergisiyle 27 Eylül’e kadar Contemporary İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. Ecem Naz Çakır düzenleyiciliğinde hazırlanan sergi, beşinci unsur olarak tanımlanan görünmeyen bağı, farklı disiplinlerden sanatçıların eserleri aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor.
Çakır insan ve doğa arasındaki bağlantıyı bizlere şöyle açıklıyor: “Beşinci Unsur ilhamını doğadan ve Kapadokya’dan alırken bir taraftan da insanın doğa ile ilişkisine atıfta bulunuyor. İnsanoğlu bir okyanusla karşılaştığında, bir vadinin tam ortasında kaldığında veya bir mağaranın sonsuz karanlığına daldığında doğanın yapabilecekleri ve olabileceklerini hatırlar. Antik düşüncede su, hava, ateş ve toprak her türlü oluşumun ve dönüşümün temelini oluştururken biz insanlar bu dört unsuru kendisi içerisinde taşıyan ve yaşayan varlıklarız. Bir bütünü oluştururken bu bütünden oluşan ve artık onun bir parçası olan, ondan ayrıştırılamayacak beşinci unsur yani insan, bu düzenin içerisinde yer alır. İnsan bu döngünün dışında bir gözlemci değil, içinde olan bir biçimdir. Onu beşinci yapan şey de tam olarak budur, döngünün içinde olduğunu bilen tek varlık olmak.”
HEYKELDEN RESME
Çakır, “Neden Beşinci Unsur” sorusuna ise şöyle cevap veriyor: “Serginin dört duvarını, dört unsur olan ateş, toprak, hava ve suyu temsilen eserler oluştururken tam merkezinde ise insanı temsil eden bir heykel bulunuyor. Burada heykelde bulunan soyutlanmış dört insan figürü duvarlardaki dört unsur ile etkileşim halindedir ve doğanın büyüklüğü karşısında bir adım geri çekilmiş ve saygısını göstermektedir. Beşinci Unsur sergisi, doğanın büyüklüğünü anlamak için geri çekilmeyi ve izlemeyi önerir bununla beraber ne kadar büyük bir şeyin parçası olduğumuzu fark ettirir” diyor.
KIRMIZI TOTEM
Sergi, toprağı temsilen İbrahim Yıldızbaş’ın Kırmızı Totem ve Duvar Panosu adlı seramik eserleriyle izleyiciyi karşılıyor. Daha sonra ise havayı temsilen İlknur Can ve Sevil Alkan’ın Delice sergisinden seçilmiş Uçmak ve Rüzgar isimli fotoğraf eserleriyle devam ediyor. Ateşi temsilen Mehmet Ali Yıldız’ın tuvali yakarak boyadığı Unforgettable Fire Daisies adlı eseri bulunurken yanında Çağla Öztürk’ün suyu temsil eden Marmara Denizi’nden aldığı ilhamla suluboya tekniğiyle yaptığı Dalga serisi yer alıyor. Serginin tam ortasında yer alan ve beşinci unsuru yani insanı temsil eden Yağız Seis’in Nefes ve Döngü adlı eserleri insanı bu döngünün dışında değil, tam içinde konumlandırıyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































