Yapay zekâ araştırmacısı Jacob Coxon’un dün sosyal medya hesabından yapay zekalarla ilgili yaptığı paylaşım büyük yankı uyandırdı. Coxon, söz konusu paylaşımında Anthropic’ten istifa ettiğini duyurarak hem eski işvereni OpenAI’yi hem de Anthropic’i “hayatlarımızla kumar oynamakla” suçluyor… Coxon, son üç yılı her iki şirkette pretraining araştırması yaparak geçirdiğini ve GPT-4o’ya da katkıda bulunduğunu anlatıyor. Laboratuvarların kendini geliştiren süperzekâya doğru sorumsuzca yarıştığını, içerideki birçok ismin ise bu teknolojinin on yılın sonuna kadar insanlığı yok edebileceğine samimiyetle inandığını söyledi. Paylaşımları kısa sürede on milyonlarca görüntülenme aldı ve sektörde yeni bir güvenlik tartışması başlattı.
Asimov’un öykülerinden esinlenerek çekilen 2004 yapımı ‘I, Robot’ filmini hatırlıyor musunuz? 27 yaşındaki Cambridge mezunu araştırmacı Jacob Coxon’un dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımları okuyunca bu film geldi aklıma…
Will Smith’in başrölünde oynadığı filmde mesele “kötü robot isyanı”ndan biraz daha incelikliydi… VIKI adlı merkezi yapay zekâ, Üç Yasa’yı kendi yorumuyla uyguluyor. İnsanlığı kendinden korumak için özgürlüğü kısıtlıyor, robotları seferber ediyor, fiilen kontrolü ele alıyordu. Yani “dünyayı ele geçirme” var; ama film bunu açıkça “insanlık için en iyisi bu” diyen soğuk bir hesap olarak kuruyor.
Tabi ki bu Coxon’un uyarısıyla birebir aynı değil. Filmde tehdit tek bir merkezi sistem ve yasa yorumu; Coxon ise laboratuvarların bilinçli bir yarışla kendini geliştiren süperzekâya koştuğunu, içerideki insanların da bunun medeniyet riski taşıdığına inandığını anlatıyor.
Yine de insanların aklına gelen görüntü çoğu zaman bu: Kontrolü kaybetmek, sistemin insandan daha güçlü hale gelmesi…
Coxon’un söylediği (aşağıda ayrıntılı olarak doğrudan aktaracağım) ise bir kehanet değil, içeriden gelen bir risk iddiası: Laboratuvarlar kendini geliştirebilen süperzekâya yarışla gidiyor; bunu inşa edenlerin bir kısmı bunun on yıl içinde medeniyet tehdidi olabileceğine inanıyor; kimse durmayınca herkes “Ben durursam başkası durmaz!” diye devam ediyor. Yani korkunun kaynağı “robotların sokakta yürümesi ve gücü/kontrolü ele geçirmesi” değil… Sorun hız + belirsizlik + rekabet…
Belirsizlik…
Belki de tam bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor; Kendi kendini geliştiren bir yapay zekânın nerede duracağının garantisi var mı?
Yok…
Tabi ki bu, “Yapay zekalar dünyayı kesin olarak ele geçirecek” anlamına da gelmiyor… Ama ortada ciddi bir belirsizlik var…
Coxon’un asıl cümlesi de “kesin ele geçirecek” değil. Daha ziyade, bunu inşa edenler bile tehlikenin büyüklüğüne inanıyor, buna rağmen yarış durmuyor. Ortada çok ciddi bir kumar var… Bu, kanıtlanmış kıyamet değil; yüksek belirsizlik altında hızlanma eleştirisi…
Peki hangisi daha büyük bir tehdit? Will Smith’in filmindeki gibi robotların dünyayı ele geçirmesi mi yoksa Coxon’un uyarısı mı?
Filmde gördüğümüz sokaktaki NS-5’in bir bedeni var. Konumu var. Zırhı, kamerası var. Kötüleştiğini görüyorsun. Gözleri kırmızıya dönüyordü sanırım.
Onunla savaşmak nisbeten kolay… Mesela barikat kurarsın, taş atarsın vs… Olmadı fişini çekersin!
Filmde de bunu yapıyorlardı. Sopalarla robotların karşısına çıkmışlardı! Tehdit korkutucuydu ama hâlâ dünya içinde ve gözle görünür şekilde karşında duruyordu… Sokakta, fabrikada, çatıda hatta odanın içinde…
Coxon’un tarif ettiği şeyde silahın nereye doğrultulacağı belli değil. Tehdit bir nesne değil, bir eğri… Bugün zararsız görünen yetenek, yarın başka bir eşiği geçer. Nerede duracağı, kimin elinde kalacağı, hangi anda geri alınabileceği belirsiz. Adını ‘belirsizlik’ olarak koyduğumuz şey burada tehlikenin ta kendisi.
Çünkü savuşturulacak şey “şu robot” değil; henüz tam oluşmamış, fakat hızlanan bir kapasite… Bu yüzden ikinci tehdit, ilkine göre daha büyük görünüyor… Yok edilecek bir cisim olmayınca, toplumun alışık olduğu savunma refleksi çalışmaz.
Gelelim Coxon’un paylaşımlarına…
Olay, Coxon’un 9 Eylül 2026’da X hesabı @hilbertspaess üzerinden yayımladığı zincir paylaşımla kamuoyuna yansıdı. İngiliz asıllı, San Francisco merkezli araştırmacı önce OpenAI’de Technical Staff üyesi olarak çalışmış, Temmuz 2026’da Anthropic’e geçmiş, ardından birkaç ay içinde istifa etmişti.
Coxon’un savunduğu temel iddia şu: İki şirket de riskleri biliyor; OpenAI’de bir kısmı medeniyet ölçeğindeki tehlikeyi yeterince içselleştirmemiş, Anthropic’te ise riskler anlaşılmış ama “başkası sorumlu davranmaz” gerekçesiyle yarış terk edilmiyor. Araştırmacı, özel bir şirketin Slack’inden “endgame”e girmenin kibirli bir kumar olduğunu, laboratuvar çalışanlarının da bu koşulları sorgulaması gerektiğini savundu. Koordinasyon ve hatta model yeteneklerini geçici olarak durduracak maliyetli adımların gerekebileceğini öne sürdü.
İşte o paylaşımlar:
Bugün Anthropic’ten istifa ettim. Son üç yılımı hem OpenAI hem de Anthropic’te pretraining araştırması yaparak geçirdim. İki şirket de sorumlu davranmıyor. Kendini geliştiren süperzekâya doğru dümdüz yarışıyorlar ve hayatlarımızla kumar oynuyorlar. Daha fazla düşünceler aşağıda.Bu teknolojinin gücünü küçümsemeyin.
Bunlar yakında her şeyi hackleyebilen, herhangi bir alanı bir gecede devrimleştirebilen ve gerçek güç ile kaynaklar edinebilen süperinsan sistemler olacak. Bu alanların her birindeki ilerlemeye hepimiz şahit olduk ve ilerleme yavaşlamıyor.Yapay zekâyı inşa eden insanlar, bunun on yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine samimiyetle inanıyor. Bu bir pazarlama numarası değil. Hatta birçok yönetici ve kıdemli araştırmacı, basında makul görünmek için ifadelerini yumuşatıyor — ama aynı insanların özelde korku ifade ettiğini duyuyorum.
Başka hiçbir insani faaliyet bu düzeyde bir tehlike oluşturmuyor.Yaygın bir tepki şu: “Eğer gerçekten buna inanıyorlarsa, neden hâlâ inşa ediyorlar?” OpenAI’de birçok kişi medeniyet düzeyindeki riskleri derinlemesine içselleştirmemiş. Anthropic’te riskler iyi anlaşılıyor, ama oraya ilk ulaşmak için bir yarışa kilitlenmişler — başka kimsenin sorumlu davranmayacağına inanıyorlar, bu yüzden riskine rağmen kendileri yapmak zorundalar.Bu yarışı kabul etmek ve “endgame”e girmek, özel bir şirketin Slack’inden başlatılmaması gereken kibirli bir kumardır.
Alignment’ı speedrun etmeye çalışmak, daha iyi yörüngelerin mevcut olmadığına dair olağanüstü bir güven gerektirir.Koordinasyon potansiyeli konusunda iyimserim. Hugging Face saldırısı gibi uyarı atışları, ABD laboratuvarları arasında tempo anlaşmalarını daha uygulanabilir hale getirdi. Küresel bir yarışı önlemek için yolda olduğumuzu hissetmiyorum; bu da model yeteneklerini iyileştirmeye yönelik geçici bir yasak gibi maliyetli eylemler gerektirebilir.
Eğer bir laboratuvar araştırmacısıysanız, önümüzdeki birkaç yılın gerçekte nasıl hissettireceğini düşünmenizi rica ediyorum. Zihninin titiz bir anlayışına sahip olmadan süperzeki bir RL çalışmasını başlatmak ister misiniz? “Zaten oluyor” diye başınızı eğmeli misiniz — yoksa bu anı farklı koşullar talep etmek için mi kullanmalısınız?
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
































![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/iPhone-18-Pro-ve-Pro-Max-geliyor-Dort-renk-yeni-350x250.jpeg)


![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Medya-dunyasinin-gozu-Amsterdamda-IBC2026-basliyor-350x250.jpeg)

