İstanbul’da hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım’ın, Ankara’da ise yüzde 93 engelli hasta tutsak Mehmet Elçe’nin durumuna dikkat çekilerek, serbest bırakılmaları istendi
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Hasta Mahpuslar Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta yaptıkları eylemleri sürdürdü. İstanbul’da İHD, hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım’ın, Ankara’da ise, İnisiyatif tarafından hasta tutsak Mehmet Elçe’nin durumuna dikkat çekildi.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 755’inci “F Oturması” eylemi kapsamında Beyoğlu’nda bulunan İHD binası önünde bir araya geldi. Eyleme çok sayıda hak savunucusu katıldı. İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım’ın durumuna dikkat çekilen eylemde “Tedavi haktır engellenemez” pankartı açıldı. Hasta tutsakların fotoğraflarının taşındığı eylemde, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “İnsan haklarıyla insandır” sloganları atıldı. Basın metnini İHD Merkezi Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Eren Keskin okudu.
Yıldırım’ın durumuna değinen Eren Keskin, “Aterosklerotik kalp hastalığı, hipertansiyon, KOAH, damar sertliği ve boyun fıtığı hastası olup, bu hastalıklara bağlı gelişen ağır sağlık sorunları nedeniyle, temel ihtiyaçlarını karşılamakta ve konuşmakta dahi zorluklar yaşamakta” dedi. İki ayrı hastanenin “hapishanede tek başına kalamaz” raporuna rağmen Yıldırım’ın 8 yıldır tek başına tutulduğunu belirten Eren Keskin, “Cezasının infazını tamamladığı halde 19 aydır özgürlük hakkı ihlal edilmekte ve serbest bırakılmayarak sağlık ve yaşam hakkı bile bile riske sokulmaktadır. Avukatı ve yakınlarının anlatımına göre; 1993’te tutuklanan Mehmet Sait Yıldırım’ın ağır sağlık sorunları bulunuyor. Kronik hastalıkları nedeniyle düzenli ve sürekli ilaç kullanıyor. Buna rağmen kalp ve yüksek tansiyon ani ve acil sağlık sorunlarına neden olabiliyor” dedi.
Tahliyesi 3 defa ertelendi
Yıldırım’ın 15 Mart 2015’te İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne gönderilen 5 tutuklu arasında yer aldığını ifade eden Eren Keskin, “İmralı Hapishanesi’nde 9 gün kalan Yıldırım kalp rahatsızlığı nedeniyle Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sevk edildi. 2015’te Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve 2017’de İzmir Ödemiş İlçe Devlet Hastanesi’nin ‘tek başına kalmasının sağlığı açısından uygun olmadığına’ yönelik raporları bulunmasına rağmen, ’Adalet Bakanlığının talimatı var’ denilerek 8 yıldır tekli hücre de tutuluyor ve havalandırmaya tek başına çıkartılıyor. Spor ve havalandırma saatleri dahi diğer mahpuslarla kesişmeyecek şekilde ayarlanıyor. Hastalıkları ilerleyen Yıldırım’ın sağlık durumu 2024 yılının ocak ayında yapılan anjiyodan sonra daha da kötüleşti. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta ve konuşmakta zorluklar yaşamaya başladı. Cezası 27 Şubat 2025’te sona ermesine rağmen kurul, ‘pişmanlık duymadığı’ , ‘örgütten ayrılmaya dair aktif bir çaba göstermediği’, ‘disiplin cezası gerektirecek tutumları artık sergilememesinin düşüncelerinde değişiklik olması değil yaşlanması ve hastalıkları sebebiyle olduğu’ gerekçeleri ile şartlı tahliye hakkından yararlandırmadı ve tahliyesini bugüne kadar 3 defa erteledi” diye konuştu.
Kalp krizi geçirdi
Eren Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “İdare Gözlem Kurulu 25 Ağustos’ta Yıldırım’la yaptığı son görüşmede Yıldırım’a önceki kurul görüşmelerinde olduğu gibi yeniden ‘pişmanlık dayatmasında’ bulundu ve gergin geçen kurul görüşmesinin ardından odasına dönen Yıldırım, kalp krizi geçirdi. Önce Buca’daki bir hastaneye götürüldü, burada mahpus koğuşu bulunmadığı için İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Burada anjiyo yapılarak iki ana damara stent takıldı. Doktorları, Yıldırım’ın ciddi bir hayati tehlike atlattığını söyledi. Yıldırım bu haldeyken yatağa kelepçelenmek istendi. Ve ertesi gün hapishaneye geri götürüldü. Kardeşi son açıklamasında; ‘İki ayrı hastane ‘tek başına’ kalamaz diye rapor veriyor, buna rağmen kardeşim 7 yıldır tek tutuluyor. Kalp hastası, çok kez acil hastaneye kaldırıldı. Tek başına kaldığı koğuşta bir şey olsa kimse duymayacak. Bir şey olsa sorumluluk bu kararı verenlerindir. ‘Kalp krizi geçir öl’ diyorlar resmen. Biz bu korku ve endişeyle yaşıyoruz.”
Açıklama sloganlarla son buldu.
Ankara
Hasta Mahpuslar Özgürlük İnisiyatifi de eylemlerin 627’inci haftasında yeniden bir araya geldi. Elazığ R Tipi Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Mehmet Elçe’nin sağlık durumuna dikkat çekilen eylem, Kızılay’da bulunan Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirildi. Açıklamayı İHD şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı okudu.
61 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Elçe’nin sağlık sorunlarının son derece ağır olduğunu söyleyen Yazmacı, “Hapishanede bulunduğu süre içerisinde mide kanserine yakalanmış, geçirdiği büyük ameliyatın ardından midesinin yerine bağırsağı kullanılarak sindirim sistemi yeniden yapılandırılmıştır. Bunun yanında KOAH, diyabet, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ve iyi huylu prostat büyümesi bulunmaktadır. İki kez koroner anjiyo geçirmiş, ayrıca felç geçirmiş ve beyninde damar tıkanıklığı gelişmiştir. Felç sonrasında oluşan sol hemipleji nedeniyle vücudunun sol tarafındaki hareket kabiliyeti ciddi ölçüde kaybolmuş, tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmiştir. İdrar kontrolüyle ilgili sorunları nedeniyle zaman zaman bez kullanmak zorundadır” dedi.
Durumu ağırlaştı
Mehmet Elçe’nin, 7 Eylül 2026 tarihinde bulantı, kusma ve şiddetli mide ağrısı nedeniyle yeniden hastaneye kaldırıldığını ve durumunun ağırlaştığını ifade eden Yazmacı, “Tedavisi halen sürmektedir. Daha önce mide kanseri nedeniyle ağır bir ameliyat geçirmiş bir kişinin yeniden şiddetli mide ağrısı, kusma ve bulantı yaşaması, mevcut hastalıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde yakından ve kesintisiz uzman hekim takibini zorunlu kılmaktadır. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından Mehmet Elçe hakkında yüzde 93 oranında engelli raporu düzenlenmiştir. Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu da KOAH, mide kanseri öyküsü, hipertansiyon, diyabet, koroner kalp hastalığı, geçirilmiş beyin-damar hastalığı, sol hemipleji ve inkontinans tanılarını tespit etmiş; nörolojik muayenede sol kol ve bacakta ileri derecede güç kaybı bulunduğunu ve Mehmet Elçe’nin ‘hayatını yalnız idame ettiremeyeceğini’ açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.
Yüzde 93 engelli
Hastanenin verdiği yüzde 93 engelli raporunun Mehmet Elçe’nin hayatını yalnız idame ettiremeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Yazmacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu da KOAH, mide kanseri öyküsü, hipertansiyon, diyabet, koroner kalp hastalığı, geçirilmiş beyin-damar hastalığı, sol hemipleji ve inkontinans tanılarını tespit etmiş; nörolojik muayenede sol kol ve bacakta ileri derecede güç kaybı bulunduğunu ve Mehmet Elçe’nin “hayatını yalnız idame ettiremeyeceğini” açıkça ortaya koymuştur.Buna rağmen Mehmet Elçe, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olması gerekçe gösterilerek tahliye edilmemektedir. Bir tarafta yüzde 93 engellilik oranı ve ‘hayatını yalnız idame ettiremez’ şeklindeki resmi tıbbi tespitler, diğer tarafta ise özgürlüğüne kavuşmasının önüne konulan yasal engel bulunmaktadır. Yaşam hakkı ve insan onuru, mahkûmiyetin türüne göre farklı koruma düzeylerine tabi tutulamaz. Sağlık durumu hapishanede kalmaya elverişli olmayan bir kişinin sırf infaz rejiminin niteliği nedeniyle içeride tutulması kabul edilemez.”
Tahliye çağrısı
Elçe’nin yeniden hastaneye kaldırıldığını belirten Yazmacı, “Mide kanseri geçirmiş, ciddi kalp ve akciğer hastalıkları bulunan, felç nedeniyle vücudunun bir tarafını büyük ölçüde kullanamayan, tekerlekli sandalyeye bağımlı ve tek başına yaşamını sürdüremeyen bir mahpus açısından yeni bir sağlık krizinin sonuçları geri dönüşsüz olabilir. Talebimiz nettir: Mehmet Elçe derhâl tahliye edilmelidir. Sağlık durumu ve Adli Tıp Kurumunun ‘hayatını yalnız idame ettiremez’ tespiti dikkate alınarak infazı gecikmeksizin ertelenmeli; mevcut hastane tedavisi kesintisiz sürdürülmeli ve son yaşadığı mide şikâyetlerinin nedeni kapsamlı biçimde araştırılmalıdır” dedi.
Açıklamanın sonunda “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın, tecrit işkencedir, tecride son” sloganları atıldı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































