ATK’nin iki kez ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdiği dördüncü evre kanser hastası Botan Karsu’nun annesi Vehibe Karsu, ‘Oğlumu tanıyamadım, bir deri bir kemik kalmıştı’ dedi. Nuray Çevirmen Aykol, ‘Hasta tutsaklar hâlâ serbest bırakılmıyor, acıların üstü kapatılıp insan hakları ihlalleri cezasız bırakılıyor, bununla mücadele edilmeli’ dedi
İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre cezaevlerinde bin 400 hasta tutsak bulunurken, bunlardan 335’i ağır hasta. Kronik ve ağır hastalıkları bulunan tutsakların Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilmesinin ardından bazıları hakkında “Cezaevinde kalabilir” veya “Yaşamını tek başına devam ettirebilir” yönünde raporlar veriliyor.
Bu tutsaklardan biri de 11 yıldır cezaevinde tutulan dördüncü evre kanser hastası Botan Karsu. Amed Kapalı Cezaevi’nde bulunduğu sırada dördüncü evre kanser hastası olduğunu öğrenen Botan Karsu, kemoterapi tedavisine başladı. Ancak tedavisi devam ederken kamuoyunda “kuyu tipi hapishane” olarak bilinen Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi.
Botan Karsu’nun Wan’da hastaneye sevk edilmek için çok sayıda dilekçe verdiği ancak taleplerinin yanıtsız bırakıldığı ve haftalardır hastaneye sevk edilmediği aktarıldı.
Sevk taleplerine yanıt verilmiyor
Wan’a gönderildiği ilk dönemde tecrit edilen Botan Karsu, daha sonra bir koğuşa alındı. Hastaneye sevk edilmek için çok sayıda dilekçe veren Botan Karsu’nun dilekçelerine yanıt bile verilmedi.
Sağlık durumu nedeniyle iki kez ATK’ye sevk edilen Botan Karsu hakkında “Cezaevinde kalabilir” raporu hazırlandı. Sağlık durumu giderek ağırlaşan Karsu’nun bu süreçte tedaviye erişemediği belirtildi.
‘Aşırı kilo kaybettiği için onu tanıyamadım’
Kronik hastalıkları nedeniyle beş aydır oğlunun yanına gidemeyen Vehibe Karsu, geçtiğimiz günlerde görüşe gitti. Oğlunu gördüğünde sağlık durumunun ciddi boyutlara ulaştığını belirten Botan Karsu, dayanışma çağrısında bulundu.
Oğlunun sağlık durumunun giderek ağırlaştığını ifade eden Vehibe Karsu, şunları söyledi:
“Onu gördüğümde tanıyamadım. Çok fazla kilo kaybetmişti. Bir deri bir kemik kalmıştı, vücudu kansızlıktan renksizdi. Her telefon görüşünde yaşadığı zorlukları söylüyordu ancak onu beş aydır görmediğim için durumun acil olduğunu bilmiyordum. Oğlumun o hali gözümün önünden gitmiyor. Bu yaşatılan zulümden başka bir şey değil.”
‘Nefesi kesildiği için konuşamıyor’
Vehibe Karsu, oğlunun tedavi edilmediğini belirterek durumunu şöyle anlattı:
“Nefes almakta zorluk çekiyor. Bu hastalıklar nedeniyle ne zaman hastaneye gitse doktorların kendisiyle ilgilenmediğini ve dalga geçtiğini söyledi. Orada tedavi edilmiyor. Götürseler de doktorlar hiçbir şekilde onunla ilgilenmiyor. İlaçlarını da vermiyorlar. Nefesi kesildiği için ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyor. Ya onu tedavi etsinler ya da Amed’e sevkini yapsınlar. Burada en azından ilaçlarını veriyorlardı. Herkesten bu süreçte dayanışma bekliyorum. Kim ne yapabiliyorsa onu yapsın. Bu zulüm artık sona ersin. Biz artık ne yapacağımızı, ne söyleyeceğimizi şaşırdık. Çocuklarımızı bu halde görmeye dayanamıyoruz. Onun o halini bir türlü unutamıyorum, gözümün önünden gitmiyor.”
Çevirmen: Hasta mahpuslar serbest bırakılmalı
Nuray Çevirmen Aykol da, Barış ve Demokratik Toplum Süreci içerisinde hâlâ hasta tutsakların serbest bırakılmadığını, eşit yurttaşlık adımlarının atılmadığını ve cenazelerin ailelerine teslim edilmediğini belirtti, demokratikleşme için mücadele çağrısı yaptı.
Çatışma süreçlerinde basına uygulanan baskı, kötü muamele ve işkenceyle de yüzleşilmesi gerektiğini dile getiren Nuray Çevirmen Aykol, şu sözleri ifade etti:
“Yaşanan acıların, kayıpların ve katliamların hukuki süreçle birlikte suçluların ceza alması gereken bir şekle evrilmesi gerekir. Bu kadar çekilen acılar, üzeri kapatılacak acı yığını değildir. Bu coğrafya acıya doydu ama bütün bunların üzerleri cezasızlık politikasıyla kapatılmamalıdır. Kaldırıma gömülen insanların kemiklerini ailelerine teslim etmemiş bir sistem var. Cezaevlerinde hâlâ insanlar tutuluyor, hasta mahpuslar serbest bırakılmıyor. Eşit yurttaşlık temelinde hâlâ adım atılmış değil, bütün bunların hızlı bir şekilde demokratikleşme çerçevesinde sonlandırılabilmesi için adım atmaya zorlanması gerekir.”
İHD’dan 2025 cezaevi raporu: 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































