Çukurova TUHAY-DER, Bünyan Cezaevi’nde ayakta sayım dayatması, eşyaların tahrip edilmesi ve hasta tutsakların tedavilerinin aksatıldığını belirterek soruşturma çağrısı yaptı
Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (Çukurova TUHAY-DER) Mersin Şubesi, Kayseri Bünyan Cezaevi’nde tutsaklara yönelik artan baskı, ayakta sayım zorlaması, eşyaların tahrip edilmesi ve sağlık hakkı ihlallerine ilişkin dernek binalarında basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Mersin Barış Anneleri Meclisi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi temsilcileri katılarak destek verdi.
Basın metnini Çukurova TUHAY-DER Şube Eşbaşkanı Adalet Kuran okudu. Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yalçın Yanar, Azat Aka ve Murat Bingöl ile yapılan görüşmelerin detaylarını paylaşan Adalet Kuran, kuruma yeni atanan cezaevi müdürünün 9 kişinin kaldığı koğuşa en az 20 gardiyanla girerek ayakta sayım dayattığını belirtti. “Politik tutsakların” ayakta sayım vermediğinin idarece bilinmesine rağmen bu uygulamanın bir “güç gösterisi” olarak devreye sokulduğunu vurgulayan Adalet Kuran, tutsakların avluya çıkarılmasının ardından duvara döndürülerek arama yapıldığını aktardı. Tutsakların bu uygulamalara “12 Eylül pratiklerini burada yaşatamazsınız” diyerek tepki gösterdiğini ifade eden Adalet Kuran, cezaevi müdürünün “Ben buraya özel görevlendirildim, barış süreci beni ilgilendirmez” şeklinde karşılık verdiğini söyledi. Arama sırasında tutsakların kişisel eşyalarının, battaniye ve nevresimlerinin yerlerde sürüklenerek el konulduğunu ve odadaki komodinlerin kırıldığını belirten Adalet Kuran, ayrıca müdürün bir hafta içinde aynı koğuşa üç kez baskın düzenlediğini ve son gelişinde çorap çıkarma dayatmasında bulunduğu kaydetti.
Avukatlar görüşme reddedildi
Yaşanan ihlalleri görüşmek üzere kurum müdüründen randevu talep eden avukatların, yaklaşık bir saat bekletildikten sonra “müdürün görüşmeyeceği” cevabıyla geri çevrildiğini ifade eden Adalet Kuran, Bünyan Kadın Kapalı Cezaevinde tutulan Jiyan Ay, Gulan Destan Yıldız, Fecriye Benek, Şilan Çetiner, Gülsüm Koç ve Dilek Arsu ile yapılan görüşmelere de değinerek, hastane sevkleri ve tedavi süreçlerinde ciddi aksamalar yaşandığını dile getirdi. Adalet Kuran, aktarılan somut ihlalleri şöyle sıraladı:
“Evin Zapsu: Karın bölgesinde dışarıdan görülebilen büyüklükte kitleler bulunmasına rağmen gerekli biyopsi işlemi aylardır yapılmıyor. Helin Özdemir: Bağırsaklarında uzun süredir devam eden kanama şikayetine rağmen hastane sevki ancak 6 ay sonra gerçekleştirildi, kesin tanı henüz konulmadı. Kulak rahatsızlığı olan bir kadın mahpus, kelepçeli olduğu için işitme testinde kullanılması gereken aparatı tutamadığından test yapılmadan cezaevine geri götürüldü. Fecriye Benek: Kolunda ciddi kas yırtıkları bulunuyor. Bir doktorun “acil ameliyat” kararına karşın başka bir doktorun keyfi tutumu nedeniyle tedavisi engelleniyor.”
Adalet Kuran, tutsakların, “Burada birimiz kalp krizi geçirse kimse müdahale edemeden ölüp gideceğimizden korkuyoruz” diyerek cezaevindeki sağlık koşullarına dair endişelerini dile getirdikleri aktardı.
‘Ayrımcı yaklaşım soruşturulmalı’
Hastaneye sevk sırasında jandarmanın “Bugünkü doktor teröristleri sevmiyor, yine muayene etmeyebilir” şeklinde ifadeler kullandığı iddiasına dikkat çeken Adalet Kuran, hekimlik mesleğinin ve Hipokrat yemininin siyasi kimliklere göre esnetilemeyeceğini vurgulayarak ilgili sağlık personelleri hakkında soruşturma açılması çağrısında bulundu. Adalet Kuran, adli ve idari merciler ile insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak şu talepleri sıraladı:
“Bünyan T2 Cezaevi’nde yaşanan olaylar hakkında kamera kayıtları güvenceye alınarak derhal adli ve idari soruşturma başlatılmalıdır.Bünyan Kadın Cezaevi’ndeki hasta mahpusların (Evin Zapsu, Helin Özdemir, Fecriye Benek) sevk ve tedavi süreçleri eksiksiz ve kelepçesiz şekilde tamamlanmalıdır. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TTB ve Kayseri Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu cezaevinde inceleme yapmalıdır.”
“İnsan onuru cezaevi kapısında sona ermez” diyen Adalet Kuran, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































