Babalarından mücadele mirasını devralan kız kardeşler Mizgin ve Deniz Karakeçili, özgürlük mücadelesinin ölümsüzleşen isimleri oldu. Anneleri ve kız kardeşleri, onlarla gurur duyduklarını vurgulayarak, ‘Onların mücadelesini barış ve özgürlükle taçlandırmalıyız’ dedi
Kürt özgürlük mücadelesine gönül veren Mizgin Karakeçili (Newal Dara) ve Deniz Karakeçili (Devrim Deniz) kardeşler, özgürlük mücadelesinde ölümsüzleşen isimlerden. Riha’nın (Urfa) Hewag (Bozova) ilçesinden çıktıkları yolda, mücadele öncülerinden olan babaları Ömer Karakeçili’nin bayrağını devraldılar.
Babaları Ömer Karakeçili, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarından etkilendi, özgürlük hareketiyle tanışmasının ardından memleketinde bir yurtsever olarak özgürlük mücadelesinin çalışmalarına katıldı. Defalarca gözaltına alınan ve işkencelerden geçen Ömer Karakeçili, yurtseverliğin tohumlarını ilk olarak ailesinde yeşertti. 2001 yılında hastalıktan dolayı yaşamını yitirene kadar çalışmalardan geri kalmayan Ömer Karakeçili’nin mücadele bayrağını yıllar sonra kızları Mizgin ve Deniz devraldı.
8 çocuklu Karakeçili ailesinden ilk olarak 2014 yılında evin en küçüğü olan Mizgin Karakeçili 20 yaşında özgürlük mücadelesindeki yerini aldı. Kısa bir süre sonra ise ablası Deniz Karakeçili, kız kardeşinin arkasından yola koyuldu. Mizgin Karakeçili, 2016 yılında Mêrdîn’nin Qoser (Kızıltepe) ilçesinde 4 arkadaşıyla birlikte girdikleri bir çatışmada yaşamını yitirdi. Kobanê direnişinde DAİŞ barbarlığına karşı mücadeleye katılan Deniz Karakeçili ise, 2019 yılında Zap’ta yaşamını yitirdi.
‘Eşim mücadelesini hiç bırakmadı’
Eşinin ve kızlarının mücadelesini anlatan anne Alya Aliye Karakeçili, “Eşim Deniz Gezmiş ve arkadaşlarından etkilenmişti. Politik bir insandı. Daha sonra Kürt hareketiyle tanıştı. Mücadelesini sürdürdü. O dönem biz köyde yaşıyorduk. Askerler sürekli evimizi basıyordu. Bir gün evin içinde gözlerimizin önünde eşime ağır işkence yaptılar. Askerlerin arabasının arkasına bağlayıp köyde sürüklediler. Daha sonra çok defa gözaltına alıp Amed’e götürdüler. Orada ona elektrik, dayak gibi işkence uygulanmış fakat o mücadelesini hiç bırakmadı” dedi.
‘Katılımının gerekçelerinden biri babasının mücadelesiydi’
Çocuklarının babalarından çok etkilendiğini belirten Aliye Karakeçili, “Mizgin doğduğu zaman babası şehit olan arkadaşı Mizgin’in adını vermek istedi. Bende o zaman, ‘bizim de kızımız şehit olmasın mı’ diyerek kaygımı dile getirdim. Eşim ise, çocuğumuz büyüyene kadar her şeyin iyi olacağını, Kürtçe’nin yaygın olacağını ve Kürt halkının haklarını kazanmış olacağını söylemişti. Mizgin 6 yaşındayken babası hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi. Mizgin, çok zeki ve çalışkan biriydi. Okumayı seven ve başarılı bir çocuktu. Liseyi bitirdiği sene Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü kazandı. Bir yıl okudu daha sonra katılım yaptı. Parti saflarına katılmasının en önemli gerekçelerinden biri babasının verdiği mücadeleydi” ifadelerini kullandı.
‘DAİŞ Kobanê’ye saldırdığında barbarlığa karşı direnmek için partiye katıldı’
Diğer kızı Deniz Karakeçili’nin de zulme karşı isyan ettiğini anlatan anne Aliye Karakeçili, “Deniz çok karakterli ve çalışkandı. Asla zulmü kabul etmezdi. Sporcuydu. Yarışlara katılıp bir şey kazandığı zaman hepsini arkadaşlarına harcardı. Kızım beden eğitimi öğretmenliğini bitirmişti. 2-3 sene ücretli öğretmenlik de yaptı. DAİŞ Kobanê’ye saldırdığı zaman o da barbarlığa karşı direnmek için partiye katıldı” dedi.
‘Hakkımı helal ediyorum, onlarla gurur duyuyorum’
Özgürlük mücadelesinde 2 çocuğunu kaybettiğini dile getiren Aliye Karakeçili, “2 şehidimiz var. Onlarla gurur duyuyoruz. Başımız dik. Hakkımı onlara helal ediyorum. Bu mücadeleyle gururluyuz. Barış olmasını istiyoruz. Artık hiçbir anne ağlamasın. Anne her yerde annedir. Barışın olması için herkesin birlikte çalışması ve mücadele etmesi gerekiyor” diye konuştu.
‘Babamın mirasını sürdürdüler’
Mizgin ve Deniz’in ablası Nergiz Çiğdem Karakeçili de kardeşleri için, “İki kardeşim babamın mirasını sürdürdü. Yaşları küçüktü ama mücadeleleri çok büyüktü” diyerek kardeşlerinin mücadele kararlılığını dile getirdi.
Özgürlük mücadelesinde kadınların öncülüğüne dikkat çeken Nergiz Çiğdem Karakeçili, “Kobanê başta olmak üzere bütün Rojava’da kadınların direnişi ve mücadelesini hep birlikte gördük. Barbar DAİŞ çetelerine karşı kadınlar en önce direndi ve onları yendi. Devrimde olduğu gibi barış sürecinde de kadınlar en önde mücadelesini sürdürecek” ifadelerini kullandı.
‘Onların mücadelesini barış ve özgürlükle taçlandırmalıyız’
Kürt halkının verdiği özgürlük mücadelesinin tarihsel geçmişine değinen Nergis Çiğdem Karakeçili, “Halkımız yıllardır kendi dili, kimliği, toprağı için kan döküyor. Kardeşlerimle gurur duyuyorum. Başımız diktir. Onların mücadelesini barış ve özgürlükle taçlandırmalıyız. Binlerce gencimiz barış ve özgürlük için canlarını feda ettiler. Bizlerde onların mücadelesini daha da büyütüp bu topraklara barış ve özgürlüğü getirmeliyiz. Bunun içinde Kürt halkının bir olması gerekiyor. Birliğimizi sağlamazsak bir bir yok edileceğiz. 4 parça Kürdistan’da birliğimizi sağlarsak barışı da özgürlüğü de bu topraklara getireceğiz. Bunu sağladığımız zaman şehitlerimize layık olacağız” şeklinde konuştu.
Haber: Ömer Akın\MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































