DEM Parti, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi’ başlıklı kanun teklifini imzaladı. İmzanın ardından açıklama yapan Eş Genel Başkanlar, yasanın tarihsel bir eşik olduğunu vurguladı
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki zemininin oluşturulması kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlıklı kanun teklifinin Meclis Başkanlığı’na sunulması bekleniyor.
İki gün önce milletvekillerinin imzasına açılan kanun teklifine Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar, DEM Parti grup yönetimi ve Meclis Komisyonu üyeleri tarafından imzalandı.
DEM Parti’nin yanı sıra, daha önce Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, AKP milletvekilleri ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de dahil olmak üzere MHP milletvekilleri, Kanun teklifine, CHP Meclis Grup Başkanı Faik Öztrak, CHP Grup Başkanvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rahmi Aşkın Türeli ve CHP Adalet Komisyonu Sözcüsü İnan Akgün Alp imzayı attı. Teklife HÜDA-PAR da imza verdi.
‘Yeni bir kapı aralayacak’
DEM Parti Meclis grup salonunda yapılan imza toplantısının ardından Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan basın toplantısı düzenledi. İlk sözü alan Tuncer Bakırhan, yaşamını yitiren DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’i anarak başladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Önder’in emek verdiği yol olduğunu ve bu yolu devam ettirdiklerini söyleyen Bakırhan, devamla şunları söyledi:
“Bugün Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Neden yeni bir sayfa dedim. Çünkü 1985’ten 2015’e kadar bu mesele bağlamında bugüne kadar 11 düzenleme yapıldı ama hiçbirisi sonuç almadı. Hiçbirisinden tam bir sonuç çıkmadı. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrı sayesinde ilk defa Türkiye’de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte de yazacağız.
Bu yasa hepimiz için bir imkandır. Bu imkanı 86 milyonun ortak kazancına dönüştürmek istiyoruz. Bu yasa bir son durak değil. Tam tersine değerli bir başlangıçtır. Önemli ve tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksikliklerini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Çünkü Türkiye için Yeni bir kapı aralayacak. Yeni bir önemli bir eşiği birlikte aşacağız. Sayın Öcalan’ın da dediği gibi her büyük yol ilk adımla aşılır. Biz de bugün ilk adımı atıyoruz. İnşallah sonuna kadar da olumlu bir şekilde devam edeceğiz.
‘Bu ilk adımı büyüteceğiz’
Yasaya dönük eleştirilerimiz vardı. Yasanın eksiklikleri vardı. Bütün bunlara rağmen bu ilk adımı büyüteceğiz, toplumsallaştıracağız. 86 milyona götürmeye çalışacağız. Bunun yanında başta Meclis olmak üzere çatışmanın yeniden üretilmesini engelleyen her demokratik adımız sözü, pratiği ve eylemi de sonuna kadar savunacağız ve destekleyeceğiz. Bugün bir imza attık. Bu attığımız imza sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil. Barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır. Değerlidir ve önemlidir. Şimdiden yasa 86 milyona hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, geleceğimiz ortak olsun. Barışımız kalıcı olsun diyor. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.”
‘Bir kapı aralamak anlamı taşımaktadır’
Ardından söz alan Tülay Hatimoğulları ise Türkiye için önemli ve tarihi bir günden geçtiklerini belirterek şunları söyledi:
“İki yıla yakındır devam eden müzakere süreci Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi için devam eden müzakere süreci de belli başlı adımlar atılması konusunda bugün parlamentoya sunulacak olan yasa teklifi son derece önemli ve tarihi bir anlam taşımaktadır. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuştu bundan bir sene önce. Bu önemli bir eşikti bu görüşmeler açısından. Akabinde bu komisyonun ortaya koyduğu raporda özellikle Kürt sorununun çözümündeki 6’ncı ve 7’nci maddedeki odaklandıkları nokta yine son derece tarihiydi ve önemliydi.
Yine bu süreçteki tarihi eşiklerden birisi bu komisyonun İmralı Adası’na giderek Sayın Öcalan’la görüşme yapmış olması ve akabinde şimdi bu yasanın çıkıyor olması parlamentoya sunuluyor olması son derece tarihi bir öneme sahip. Eş başkanımızın da ifade ettiği gibi bu yasa elbette tek başına 100 yıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil. Ancak bir adım atma konusunda, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır. Bizim açımızdan bu yasa net olarak Kürt sorununun çözümünde bir adım atmak, bir kapı aralamak anlamı taşımaktadır. Bu anlamıyla da son derece tarihidir ve kıymetlidir. Bu yasa negatif barıştan pozitif barışa geçiş konusunda da son derece önemli bir evredir.
‘Kök yasa olmasını umut ediyoruz’
Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı bakımından bu somutlukta bir adımın atılması gerçekten bizi ilerletme konusunda son derece umut da vermiş oluyor. Demokratik Cumhuriyetin inşası, ülkenin demokratikleşmesi, bütün bunlar bakımından da bir kök yasa olmasını umut ediyoruz. Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır, bir çerçeve yasadır ve bundan sonra Hem bu yasanın bir kâğıt üzerinde kalmasından öte bir pratik karşılığının olması bakımından oluşacak olan kurulun tabii ki işlevi ve görevleri son derece Önemli. Yine bunun yanı sıra bu kök yasanın bundan sonra demokratikleşme ile ilgili adım atılması, Türkiye’deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından bir kök yasa niteliği taşımasını da diliyor ve umut ediyoruz.
Bizler DEM Parti olarak bu yasayı böyle bir işlevi olması olacağını öngörerek aynı zamanda buradan da çok değerli bulduğumuzun Altını çizmek istiyorum. Kürt sorunu bir terör sorunu değil. Bunu her daim altını çizdik. Kürt sorunu iktisadi bir sorundur. Sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur. Dolayısıyla bu sorunu, bu meseleyi bu şekilde ele alarak bundan sonraki süreçte yine müzakere ve diyaloğun devam ettiği ve demokratikleşmenin önünü açacak yeni yasaların ortaya çıkması bakımından da biz bu aşamayı önemli görüyoruz.
‘Herkesin dayanışma ve desteğini bekliyoruz’
Bu yasanın bütün parlamentodaki siyasi partiler tarafından olumlu karşılanacağına da inanıyoruz. Herkesin bu yasaya bütün parlamentoda grubu bulunan bulunmayan bütün siyasi partilerin bu yasanın çıkmasında mutlaka katkıları olmasını diliyoruz. Çünkü bu gerçekten tarihi bir süreç ve bütün Türkiye’de 86 milyon yurttaşımızın demokratikleşme ile ilgili önünü açacağına yürekten inanıyor. Herkesin bu konuda desteğini ve dayanışmasını bekliyoruz.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































