• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Kurtalan Ekstpres’ten ‘Zamanın Ötesinde’ bir gece

    Kurtalan Ekstpres’ten ‘Zamanın Ötesinde’ bir gece

    İsrail'de Hükümet Karşıtı Haaretz Gazetesine Saldırı

    İsrail’de Hükümet Karşıtı Haaretz Gazetesine Saldırı

    NATO Zirvesi'ndeki Liderlerin Yemeklerine Michelin Yıldızlı Şef Dokunuşu: Geceye İmzasını Bıraktı

    NATO Zirvesi’ndeki Liderlerin Yemeklerine Michelin Yıldızlı Şef Dokunuşu: Geceye İmzasını Bıraktı

    Banyo ve duşakabinde su lekelerine son: Doğal ve etkili arınma

    Banyo ve duşakabinde su lekelerine son: Doğal ve etkili arınma

    TR724 HABER

    İBB davasında kriz; İmamoğlu savunma yapamadan salondan çıkarıldı

    Merdan Yanardağ’ın yeni kitabı raflarda: ‘Silivri ve Direniş Yazıları’ okurla buluştu

    Merdan Yanardağ’ın yeni kitabı raflarda: ‘Silivri ve Direniş Yazıları’ okurla buluştu

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi

    İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi

    ‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

    ‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

    Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

    Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

    Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

    Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

    KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

    KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

    Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı

    Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Önce mağdur et, sonra ‘tehdit’ ilan et!

    Önce mağdur et, sonra ‘tehdit’ ilan et!

    UEFA karşısında, dünya yanında: Infantino’nun gücü nereden geliyor?

    UEFA karşısında, dünya yanında: Infantino’nun gücü nereden geliyor?

    Zombilerden kaçarken özgürlüğü kaybetmek!

    Zombilerden kaçarken özgürlüğü kaybetmek!

    İlk defa duydum ve çok şaşırdım

    İlk defa duydum ve çok şaşırdım

    Kuzeyin kralı değişti!

    Kuzeyin kralı değişti!

    Trump memnun, Belçika öfkeli! FIFA’nın Balogun kararı tartışılıyor

    Trump memnun, Belçika öfkeli! FIFA’nın Balogun kararı tartışılıyor

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Kurtalan Ekstpres’ten ‘Zamanın Ötesinde’ bir gece

    Kurtalan Ekstpres’ten ‘Zamanın Ötesinde’ bir gece

    İsrail'de Hükümet Karşıtı Haaretz Gazetesine Saldırı

    İsrail’de Hükümet Karşıtı Haaretz Gazetesine Saldırı

    NATO Zirvesi'ndeki Liderlerin Yemeklerine Michelin Yıldızlı Şef Dokunuşu: Geceye İmzasını Bıraktı

    NATO Zirvesi’ndeki Liderlerin Yemeklerine Michelin Yıldızlı Şef Dokunuşu: Geceye İmzasını Bıraktı

    Banyo ve duşakabinde su lekelerine son: Doğal ve etkili arınma

    Banyo ve duşakabinde su lekelerine son: Doğal ve etkili arınma

    TR724 HABER

    İBB davasında kriz; İmamoğlu savunma yapamadan salondan çıkarıldı

    Merdan Yanardağ’ın yeni kitabı raflarda: ‘Silivri ve Direniş Yazıları’ okurla buluştu

    Merdan Yanardağ’ın yeni kitabı raflarda: ‘Silivri ve Direniş Yazıları’ okurla buluştu

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi

    İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi

    ‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

    ‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

    Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

    Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

    Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

    Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

    KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

    KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

    Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı

    Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Önce mağdur et, sonra ‘tehdit’ ilan et!

    Önce mağdur et, sonra ‘tehdit’ ilan et!

    UEFA karşısında, dünya yanında: Infantino’nun gücü nereden geliyor?

    UEFA karşısında, dünya yanında: Infantino’nun gücü nereden geliyor?

    Zombilerden kaçarken özgürlüğü kaybetmek!

    Zombilerden kaçarken özgürlüğü kaybetmek!

    İlk defa duydum ve çok şaşırdım

    İlk defa duydum ve çok şaşırdım

    Kuzeyin kralı değişti!

    Kuzeyin kralı değişti!

    Trump memnun, Belçika öfkeli! FIFA’nın Balogun kararı tartışılıyor

    Trump memnun, Belçika öfkeli! FIFA’nın Balogun kararı tartışılıyor

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

SG by SG
8 Temmuz 2026
in Kürt Meselesi
0
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı


KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, ‘Eğer bir çözüm olacaksa, çözüm muhatabı, baş müzakerecimiz, halkın da baş müzakereci iradesi Önderliğimizin özgür, çalışır durumda olması gerekiyor. Özgürlüğün sağlanması gerekiyor’ dedi

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber’de Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşme yapılamamasına dair değerlendirmelerde bulunan Karasu, “Bir halkın geleceğini ilgilendiriyor, özgürlüğünü ilgilendiriyor. Sadece bizim hareketimizi ilgilendirmiyor. Bizim hareketimiz bir halkın özgürlük mücadelesini büyüten harekettir. Halkın geleceğine yön veren, bugüne kadar büyük değerler yaratan bir harekettir. Bu açıdan bu konu çok, çok önemli. Şu anda Önderliğin inisiyatifiyle Barış ve Demokratik Toplum süreci yürütülüyor. Bu konuda Önderlik tutumunu ortaya koydu. 27 Şubat çağrısında, 2025’te bütün yaklaşımını orada özlü biçimde ortaya koydu. Ama bu konuda gerçekten istenilen sonuca ulaşmış değiliz. Barış ve Demokratik Toplum süreci, Türk devletinin yaklaşımları nedeniyle biz çok çaba göstermemize rağmen, ön açıcı adımlar atmamıza rağmen gerçekten çok fazla bir gelişme olmadı. Evet, Önderlik üzerindeki tecrit belirli düzeyde gevşedi. Bazı heyetler gitti, görüştü. Zaman zaman bizden mesajlar gitti, Önderlikten mesajlar aldık. Ama bunlar bu süreci somut adımlara hala götürmüş değil. Bunu bir kere böyle belirtmek gerekir.

‘Görüşme olmaması aslında ciddi bir sorundur’

Şimdi en fazla kök yasa tartışılıyor, çerçeve yasa tartışılıyor. Çıktı çıkacak deniliyor, Meclis’e götürülecek deniliyor. Fakat bu konuda da tam bir özel savaş mı diyelim, karartma mı diyelim, kafa karışıklığı yaratma mı diyelim, gerçekten anlaşılmaz bir durum var. Evet, Önder Apo bir çerçeve yasanının çıkması için, bir kök yasanının çıkması için çok çaba harcadı. En son 24 Mayıs’ta Önder Apo bir taslak sundu Türk devletine. Biz taslağın böyle biraz özetini öğrendik. Tümü elimize geçmedi ama görüşmede aktarılanlar belli düzeyde bize yansıdı. Şimdi bu taslak hükümet tarafından değerlendirilecekti tekrar Önderliğe götürülecekti, biz bilgilendirilecektik. Ama böyle büyük bir sorun var 24 Mayıs’tan beri Önderlikle görüşme yok. Şimdi bu olacak şey mi? Sadece bu durum bile gayri ciddi bir yaklaşımdır, sürece doğru yaklaşılmadığını gösteriyor. Böyle çok önemli bir süreç ortadayken, bir de görüşme imkanları varken Önderlikle 24 Mayıs’tan bu yana bir buçuk aydır. Görüşme olmaması aslında ciddi bir sorundur.

‘Yüzeysel bir yaklaşım olabilir mi?’

Bu yönüyle bazı açıklamalar var. İşte çerçeve yasa tartışılıyor, Meclis’e getirilecek, hatta işte mutabakat var gibi kavramlar da kullanılıyor. Ama bizim bilgimiz yok. Bizde öyle bir bilgi yok. Bizi ilgilendiren bir konu, en fazla bizim öğrenmemiz lazım, bizim bilmemiz lazım. Ama bizde Önderlikle bir görüşme yapıldığına dair, bir mutabakat yapıldığına dair bir bilgi yok. Evet, Önderlik bir yasa çerçevesi sundu, taslağı sundu. Ama bu konuda hükümetin bu yasa konusunda bir uzlaşması, bir ortaklaşması olmadı. Biz şunu anlıyoruz, Önderliğin belirttikleri çerçevede bir yasa hazırlığı yapmadıkları için, bu konuda bir uzlaşma, bir mutabakat olmadığı için şimdi sürüncemededir. Bunu böyle görmek gerekiyor. Böyle görmek gerekiyor. DEM Parti de dedi ki bizim bilgimiz yok dedi. Onlar da öyle söylediler. Şimdi DEM Parti’nin bilgisi yok, bizim bilgimiz yok. Böyle bizi ilgilendiren konu, en temel konu ama Türk basınında herkes her şeyi söylüyor. En son Numan Kurtulmuş gelecek diyor yasa ve bir daha şunu söylüyor; biz bunu yaptığımız açıklamalarımızda da uyarmıştık, böyle olmaz demiştik. Bir yasa çıkar, gelen gelir, gelmeyen gelmez. Bu kadar yüzeysel bir yaklaşım olabilir mi? Bu soruna böyle yaklaşılabilir mi? Sorun gelen gelmeyen sorunu mudur?

‘Bu süreç böyle, yaptım oldu olmaz’

Soruna gelenler, gelmeyecekler sorunu olarak bakmak zaten bir çözüm projesi ortaya koymamaktır. Sorunu sadece silah bırakma olarak ele almaktır. Sorun zaten sadece silah bırakma olarak ele alınırsa zaten nasıl kabul edecek bunu halk, örgüt, savaşçılar nasıl kabul edecek? Soruna gerçekten böyle bakılmaması gerekiyor. Daha bütünlükle bakılması gerekiyor. Böyle muğlaklık yaratacak, kafa karıştıracak bir yaklaşım içinde olmamak gerekiyor. Çünkü böyle önemli bir sorun ancak toplumsal destekle çözülür. Siyasi partiler arasındaki bir uzlaşmayla çözülür. En önemlisi de önderlikle bizim böyle bir yasa konusunda evet dememizle çözülür. Bu süreç böyle, yaptım oldu olmaz. Ben yaptım, böyledir. İster kabul edin ister kabul etmeyin demekle olmaz. O zaman niye bir buçuk yıldır bu süreç sürüyor? Niye önderlikle görüşmeler yapılıyor? Bize önderlikten mesaj gelmesi konusunda aracı oluyorlar. Bu bakımdan ve bu sürece yaklaşım konusunda ciddiyet olması gerekir” dedi.

‘Bu NATO görüşmelerine bağlı olarak ortaya çıkacak bir durum olarak görülüyor’

Yasal düzenlemelerin NATO toplantısı sonrasına bırakılması yönündeki değerlendirmelere işaret eden Karasu, “Öte yandan diyorlar NATO sonrası olacak. NATO toplantısından sonra olacak deniyor. Bu da ciddi bir durum. Bu ne demektir? NATO toplantısı olacak. Bakacağız duruma göre. Eğer NATO toplantısından diyelim destek alırsak, NATO üyelerinden destek alırsak ne yaparız? O zaman böyle bir sürece de gerek yok. Kürt sorununun çözümü de gerek yok. Tekrar savaşa devam. NATO toplantısı sonrasına bırakmak bunu ifade ediyor. Bunu biz söylemiyoruz, onlara yakın çevrelerde deniliyor. NATO toplantısı sonrası yasa gelebilir. Gelebilir, gelecek değil. Bu NATO görüşmelerine bağlı olarak ortaya çıkacak bir durum olarak görülüyor” diye ifade etti.

‘Ülkeye, Bakur’a dönüş de olur yaklaşımı içindeydik’

“Yasa çıkarma sürecinin hızlandırılmasını sağlamak amacıyla KCK Yürütme Konseyi Başkanı Besê Hozat öncülüğünde 30 gerillayla bir yıl önce 11 Temmuz’da silah yakma töreni gerçekleştirildi. Bu törenden sonra Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada keşke silah yakanlar direkt Türkiye’ye gelselerdi dedi. Ama bir sene sonra gelmesine rağmen herhangi bir yasanın çıkarılmaması bize ne anlatıyor?” sorusunu yanıtlayan Karasu, “Devlet Bahçeli öyle demişti, evet keşke gelselerdi diye. Şöyle bir anlamda söyledi, bir yasa çıksaydı uygun bir şey, gelselerdi iyi olurdu biçiminde. Öyle bir cümleydi. Şimdi Özgürlük Hareketi böyle bir irade ortaya koydu. 30 arkadaş gitti silah yaktı. Bizzat Besê arkadaşın bu grubun başında olmasının nedeni de hareketin iradesini göstermek için. Biz kararlıyız, irademiz böyledir demek için o grubun sorumluluğunu aldı ve silahlar yakıldı. Bu önemli bir etki de yaptı. Aslında Özgürlük Hareketi’nin silah bırakacak bir irade olduğunu kamuoyu da anladı. Böyle yorumlandı, böyle değerlendirildi. Gerçekten de bizim irademiz öyleydi. Biz o 11 Temmuz’daki silah yakma töreninden sonra gelişmenin hızlanacağını düşündük. Böyle Türk devleti adımlar atar artık sadece silah yakma değil de artık gerçekten Türkiye’de sorunların çözümü için adım atılır. Ülkeye, Bakur’a dönüş de olur yaklaşımı içindeydik.

‘Stratejik değişiklik yaptık’

Nitekim Besê arkadaş da bir programda böyle olursa geliş de olur dedi. Sorunun çözülmesine bağlı olduğunu söyledi. Ama aradan işte bir yıl geçti. Sanki silahlar yakılmamış, böyle bir irade gösterilmemiş. Daha sonra Bakur’dan, Türkiye’den silahlı gruplar çekildi. Bunlar kamuoyuna açık biçimde yapıldı. Yine bazı çatışma alanlarında güçler geriye çekildi. Herhangi bir çatışma çıkmasın diye. Bizler böyle bir sorumluluk duyduk. Ama Türk devleti bu sorumluluğumuza gerçekten doğru cevap vermedi. Bu da giderek kamuoyunda, özellikle Kürt kamuoyunda hükümet adım atacak mı atmayacak mı biçimde kaygılara yol açtı. Evet, biz gerçekten bu sorunun çözümünü istiyoruz, taktik yapmıyoruz. Strateji değiştirdik. Artık halk savaşı gerilla yoluyla değil de demokratik siyaset yöntemini tercih ettik. Onu bıraktık. Bu bir stratejik değişiklik yaptık. Taktik değil.

‘Adımlarımız tek taraflı atıldı’

Böyle bir değişiklik yapmamıza rağmen, partiyi feshetmemize rağmen, silahları yakmamıza rağmen, bu konudaki iradeyi de açık, net göstermemize rağmen gerçekten gereken karşılık verilmedi. Şu açık, kamuoyunda da, genel kamuoyunda da bizim adımlarımıza iktidarın karşılık vermediği biçimde bir kanaat var. Çünkü her şey ortada. Bizim yaklaşımımız ortada. Hala devlet gerçekten bir adım atmış değil. Önderlik 27 Şubat çağrısını yaparken siyasi hukuk zeminden bahsetti, 27 Şubat’ta belirtilenlerin siyasi ve hukuki zeminle gerçekleşebileceğini söyledi. Söyledi. Ama bu gerçekleşmedi. Bu yönüyle 11 Temmuz adımına da, silah yakma adımına da, diğer adımlara da herhangi bir cevap verilmemiştir. O adımlarımız bir nevi tek taraflı kalmıştır” ifadesinde bulundu.

İktidarın sürece yaklaşımını eleştiren Karasu, şunları ifade etti:

“Bir kere şunu belirtelim; devlet iktidar anlamak istemiyor. Bu işe sıradan yaklaşılıyor. Önder Apo’nun özgür, yaşar ve çalışır duruma gelmeden bu sorunu çözmek mümkün değildir. Şöyle mi olacak? Bu sorun çözülecek, Önderlik orada esir olarak, rehin olarak kalacak mı? Böyle olmaz. Eğer bir çözüm olacaksa, çözüm muhatabı, baş müzakerecimiz, halkın da baş müzakereci iradesi Önderliğimizin özgür, çalışır durumda olması gerekiyor. Özgürlüğün sağlanması gerekiyor. Bu ciddi bir durumdur. Önderlik tabii sabırlı davranıyor. Süreci bozmamak için dikkatli davranıyor. Ama bunun da bir sınırı var. Önderliğe doğru yaklaşılmazsa, bir çözüm muhatabı olarak görülmezse nasıl olacak? Bu bakımdan hangi adımlar atılması, yasalar gerekiyor derken ilk başta Önderliğin durumunu netleştirmek lazım. Bu haliyle Önderlik tecrit altında. Bir buçuk ayda görüşme olmuyor. Böyle nasıl ilerleyecek? Ne yasa çıkarılacak? Önderliği içermeyen, Önderlikle ilgili olmayan, Önderliğin özgürlüğüne dair olmayan bir yasa çıkarmaya ne anlam olacak?

‘Önderlik açıkça Türkiye halkına da seslenmeli’

Şöyle, biz çağrı yaparız, bazıları gelir, Apo da içeride kalır, özgürlük hareketi yöneticilerini de kapsamaz. Böyle mi olacak? Bu bakımdan ilk önce bir daha altını çizerek söylüyorum. Önder Apo’nun özgür, çalışır, yaşar konumda olması lazım. Herkesle görüşmesi lazım, ilişkiyi sürdürmesi lazım, ikna etmesi lazım. Toplumsal desteği artırması lazım. Sadece Kürt halkının değil, Türkiye halkının da Önderliğin ne istediğini bilmesi lazım. Hala Önderliği Türkiye halkına bilmem ne gösteriyorlar. Nasıl olacak o zaman, çözüm nasıl olacak? Önderlik açıkça Türkiye halkına da seslenmeli, ilişki kurmalı ki o yaratılan algılar ortadan kalksın, çözüm zemini doğsun. Bu önemli. Diğer taraftan, şöyle olmaz, işte biz bir yasa çıkarırız sadece, gelen gelir, gelmeyen gelmez. Böyle bir şey yok, böyle bir dünya yok. Dünyadaki çatışma çözüm süreçleri böyle mi yürüyor ya? Biz hiç kimsenin yapmadığı, dünyada hiçbir hareketin yapmadığını yaptık, adımlar attık. Adımları biz attık, herkes şaşırdı zaten. Ama bunu niçin attık? Biraz ön açmak için yaptık. Hızlandırmak için yaptık. Bir niyet varsa, o niyete karşılık vermek için yaptık. O niyetin, diyelim, pratikleşmesi için yaptık.

Bu bakımdan, bir şeyler yasa olarak çıkacaksa tabii ki, gidilecek diyelim, gidildi. Yarın, Kürtlerle ilgili, demokrasiyle ilgili, özgürlükle ilgili değerlendirmeler yapıldı. Ya da halk örgütleniyor. Ya da yasal olarak halk örgütlenecek, örgütlü toplum haline gelecek. Demokratik toplum diyor Önderlik. Demokratik toplum, barış ve demokratik toplum manifestosuydu. Barış ve demokratik toplum çağrısında bulundu. Demokratik toplum nedir? Örgütlü toplumdur. Örgütlü toplumu birileri örgütleyecek, toplumu örgütleyecek. İktidarın herhangi bir eksiğine karşı eylem yapacak, tepkisini gösterecek, özgürlük yasaları çıkmazsa, demokratikleşme olmazsa, yarın buradan gidenlerin hepsini içeri atarlar. Öyle mi olacak? Öyle çözüm olabilir mi? Bu bakımdan, demokratik siyasetin özgürce yapılacağı bir ortamın da oluşması lazım. Şimdi, hala diyelim kayyumlardan bile vazgeçilmiyor. Diyelim, yerel yönetim yasasının çıkması lazım, öyle müdahale edilmemesi lazım. Önderlik buna, özgürlük yasaları dedi.

‘Kürdün yasa içine alınması gerekiyor’

Özgürce demokratik siyaset yapma, özgürce öz iradeyi ortaya koyma, düşünceyi ortaya koyma, koyma ve tabii ki, en önemlisi de Kürt yasadışıdır, Önderlik de söyledi. Kürdün yasa içine alınması gerekiyor. Kürdün varlığının tanınması gerekiyor. Şimdi evet, fiili olarak Kürt deniyor ama hukuki olarak, siyasi olarak, yasal olarak, anayasal olarak Kürt yoktur. Öyle bir şey yok. Yasa dışıdır. Tabii ki, Kürdün yasa içine de alınması gerekiyor. Böyle, yasalar çıkarsa, ön açarsa, böyle çözümün önünü açarsa, hemen, birden bütün sorunlar belki çözülemez ama çözümün zihniyetinin oluşması lazım. Önünün açılması lazım. Anlayışın değişmesi lazım. Kürt olana bakışın, Kürt halkının özgür yaşamasına bakışın, kendi kimliğiyle, kültürüyle özgürce yaşamasına bakışın değişmesi gerekiyor. Bugüne kadar tanınmıyor. Hak hukuk yoktur. Sadece Kürt diyor, yeri gelince Kürt kardeşim diyor. Ama bunun yasa da yeri yok.”

‘Tabii ki KDP’nin politikasını biliyoruz’

MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ne yaptığı ziyaretlere işaret eden Karasu, “İbrahim Kalın dolaşıyor. Evet, bir başbakan gibi dolaşıyor. Ama esas olarak kimdir İbrahim Kalın? Güvenlik bürokrasisindedir, güvenlikle ilgilidir esas olarak. Peki, Türkiye’de güvenlik sorunu deyince aklına ne geliyor? Kürt sorunu geliyor. Birinci sorun odur? Bırakalım, güvenlik konusunda, diplomaside de oldu mu ilk akla gelen Kürt sorunudur. Türkiye’nin en temel sorunu Kürt sorunudur. Diplomasisi de öyle şekillendiriliyor, güvenlik bürokrasisinde, güvenlik mimarisi mi diyorlar, ne diyorlar? Onların hepsi Kürtlerle ilgili şekillendiriliyor. Şimdi Irak’la gidip konuşuldu. Süleymaniye’de konuşuldu, Hewlêr’de konuşuldu. Ne konuşuldu? Evet, süreçle ilgili konuşuldu deniliyor, öyle şeyler de var. Evet, süreçle ilgili konuşuldu. Ne konuşuldu? Süreç açısından adımlar mı atılacak? Türk devleti adımlar mı atacak, bunu mu konuştu? Kararlılığını mı koydu? Şimdi pratiğe bakınca öyle bir şey yok. Sanki şöyle bir şey var, yarın bir yasa çıkaracak, kabul edilmeyecek bir yasa, o da kabul edilmeyince, bakın Kürt Özgürlük Hareketi çözüme yanaşmıyor, süreci bozdu. Sanki şimdiden onun iç ve dış zeminini hazırlamaya çalışıyor İbrahim Kalın. Hem de en yoğun sürecin tartışıldığı, yasanın geleceği dönemde, İbrahim Kalın’ın Bağdat görüşmesi, Hewlêr görüşmesi, Süleymaniye görüşmesi, gerçekten insanın aklına acaba bir savaş hazırlığı mı var diye getiriyor. Tabii ki KDP’nin politikasını biliyoruz. Fakat YNK şimdiye kadar Türk devletinin politikalarına alet olmadı. KDP’ye dayatılan aslında ona da dayatıldı. Onlar şimdiye kadar kabul etmediler. Irak da aslında bazı konularda Türk devletinin dediğini kabul etti ama her konuda Türk devletinin dediklerini kabul etmedi. Türk devleti zorluyor, zorlayarak bütün bölgede, herkesi neredeyse Kürt Özgürlük Hareketi’nin üzerine sürmek istiyor.

‘Bu bizim 50 yıllık, 60 yıllık, hatta 100 yıllık tecrübemizin sonucudur’

Şöyleyse o zaman açıkça sürece destek istiyoruz desin. Zaten desteğe gerek yok. Biz zaten destek veriyoruz. Buna açığız, bu konuda bizim herhangi bir kaygımız olmadığı için, bu konuda net olduğumuz için, bu yönlü şeyler tabii ki kuşku yaratır. Biz çözüm için, yaklaşım gösteriyoruz, adımlar atıyoruz. Yaklaşımımız bu. Yaklaşımımız olumlu olmasa, hadi diyelim Türk Devleti sağa sola gider güya, diyelim kendi politikasını anlatabilirdi. Bu bakımdan kuşkularımız oldu.  Çünkü Türk devleti Kürt sorununu çözmediği müddetçe ki daha çözmemiştir, o zaman diplomasisi hep Kürt sorunuyla ilgilidir, güvenlik açısından ilgilidir. Bütün politikalarda Kürtlerin aleyhine olumsuz yaklaşımlar işleyecek, işler geliştirmeye çalışır. Bu bizim 50 yıllık, 60 yıllık, hatta 100 yıllık tecrübemizin sonucudur” diye ifade etti.

‘Türkiye’yi kullanmak istiyorlar’

“NATO’nun Türkiye’de gerçekleştirdiği toplantıda önemli bir gündem maddesi oluyor. Türk devletinin bu toplantıyı bölgedeki statükoyu korumak ve Kürtlerin aleyhinde tavizler alabilmek için değerlendireceği yönlü tartışmalar var. Kürt halkı uluslararası güçler arasındaki uzlaşmalara kurban edilebilir mi?” sorusuna yanıt veren Karasu, şöyle devam etti:

“Tabii NATO bir askeri örgüt. Barış örgütü değil, savaş örgütü. Soğuk savaş döneminde kuruldu, Sovyetlere karşı kurulan bir savaş örgütü. Yapılanması da öyle, refleksleri de öyle. Planlamalar da öyle. Bu yönüyle şimdi biz ne bekleyeceğiz, NATO’dan barış mı bekleyeceğiz? NATO’dan herhangi bir siyasi sorunun çözümü mü bekleyeceğiz? Aksine NATO, çeşitli anlaşmazlıkları, çeşitli sorunları kışkırtarak, onlara dayanarak kendi savaş politikasını yürütecektir. Biz Türkiye’nin nasıl NATO’ya girdiğini çok iyi biliyoruz. NATO’ya girmek için Kore Savaşı’na katıldı. Şu anda Kuzey Kore denen güçlerin direnişine karşı uluslararası güçler Kuzey Kore’ye saldırdılar. Türkiye de oraya asker gönderdi ve öyle NATO’ya girdi. Şimdi NATO Türkiye’de toplanıyor, önemli. Hatta Trump, Türkiye’de olmasaydı, Erdoğan olmasaydı ben katılmazdım bile dedi. Bu açıdan açıkça aslında Türkiye’ye belirli roller vermek istiyorlar. Türkiye’yi daha kendilerine bağımlı hale getirmek istiyorlar. Türkiye’yi kullanmak istiyorlar.

Türkiye ise NATO ilişkisini sürdürerek, destek alarak kendi pozisyonunu biraz korumaya çalışıyor Ortadoğu’da. Pozisyonu zayıfladı, eskisi gibi değil. Eskiden NATO’nun Ortadoğu jandarmasıydı. Ortadoğu’daki en önemli aktörüydü. Şimdi Avrupa ülkeleri de aslında ABD de tam böyle bakmıyor. Özellikle İsrail’in İbrahim Anlaşmaları ve Araplarla ilişkiler geliştirmesiyle Türkiye bir yönden boşluğa düştü. Hatta Türkiye Ortadoğu’da etkisini aslında İsrail ilişkileri üzerinden yürütüyordu. İsrail ile ilişki kurmak demek ABD-Batı desteğini almak demektir. O konuda da İsrail ile ilişkiler bozulunca, aslında bu bozulma aynı zamanda ABD ile Avrupa ilişkisinin de bozulması demektir. Bunu böyle belirtebiliriz. Böyle olunca zayıfladı. Şimdi Türkiye kendisini biraz daha pazarlayarak, benim şöyle bir askeri gücüm var, böyle bir askeri gücüm var diyerek, NATO’ya pazarlayarak Ortadoğu’da zayıflayan konumunu biraz güçlendirmeye çalışıyor. Eski haline gelemez. Türkiye’nin NATO içinde de eski haline gelmesi mümkün değil.

‘Hala dış destek alarak iç sorununu çözmeye çalışıyor’

Ortadoğu değişti, dünya değişti. Evet, eskiden o Soğuk Savaş döneminde Türkiye Sovyetlerin tam da güneyindeydi, önemli bir güçtü. Bu bakımdan tabii ABD’nin, Avrupa’nın Türkiye’ye verdiği rol vardı. Şimdi o şey oldu. Şimdi Türkiye ne alacak? Evet, Türkiye’ye bazı şeyler verebilirler. Bazı silahlar verebilirler, bazı motorlar verebilirler. Böyle şeyler verebilirler Türkiye’ye. Ama Türkiye’den ne alacaklar? Türkiye’yi ABD ve Avrupa politikalarına daha bağımlı hale getirecek. Şimdi İsrail’in yaptığı İbrahim Anlaşması var, İsrail’in Ortadoğu’da etkili olma politikaları var. Bu konuda Türkiye’yi bu politikalara uyumlu hale getirecek. Türkiye’yi bir yönüyle ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki etkili olma politikasının önünde engel olmaktan çıkaracaklar. Öyle bir şeyler var. Türkiye ise kendisini pazarlayarak, hatta ABD’ye yamanarak, İsrail’e yamanarak aslında Kürtler üzerinde soykırım politikasını sürdürebilir miyim hesabı içindedir. Türkiye hala bu hesabı yapıyor. Hala dış destek alarak iç sorununu çözmeye çalışıyor, Kürt sorununu çözmeye çalışıyor. Dış destek alırım, Kürtleri ezerim politikası yürütüyor.

‘Kürtleri eskisi gibi feda etmek kolay değil’

Şimdi NATO’ya da böyle bakıyor. Bu Türkiye için gerçekten çıkmaz bir politikadır. Sorunları kendi demokratik temelde uzlaşarak çözeceğine dışarıdan destek almakla çözülüyor. Bu nedir? Dışarıdan kendini bağlamaktır. O bağlamanın, o iş birliğinin bir gün Türkiye’yi nereye götüreceğini belli olmaz. Birden tepe taklak olabilir. O sağlam bir dayanak değildir. Sağlam dayanak kendi sorunlarını, iç sorunlarını kendisi çözmesidir. Ama ben NATO’ya dayanıyorum, Kürtleri ezerim. NATO’ya da dayanıyorum, muhalefeti ezerim, sustururum. Konjonktürel olarak zaman, zaman belki kullanmıştır Türkiye’de. Ama artık bu temel bir politika olarak sürerse gerçekten Türkiye için ne gibi sorunlar doğar bunu ileride görebiliriz.

‘Yanlış hesap Kürtlerin iradesinden döner’

Kürtler feda edilebilir mi? Vallahi Suriye’de gördük. DAİŞ’e karşı en fazla mücadeleyi Kürtler verdiler. 10 binden fazla şehit verdiler. Ama böyle ABD HTŞ’yi destekledi. Düne kadar terörist dediğini destekledi. DAİŞ’ın aynı zihniyette olanını destekledi. Bu bakımdan tabi şimdi Kürtler eskisi gibi güçsüz değil. Kürtleri de eskisi gibi öyle feda etmek kolay değil. Kürtler de örgütlü gücüyle, ilişkileriyle bunları boşa çıkaracak bir şeye sahip. Boşa çıkarabilir. Bu yönüyle evet, Türkiye düşünebilir, dış güçlerin desteğini alarak yine böyle Kürtler üzerine egemenlik pozisyonu sürdürebilir ama Kürtler eski Kürtler değil. Türkiye böyle bir hesap yaptığında şunu söyleyebilirim; yanlış hesap yapar. Derler ya yanlış hesap Bağdat’tan döner. Yanlış hesap da Kürt halkının iradesinden döner. Bunu Türk devletinin bilmesi gerekiyor.”

Kaynak: ANF

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Ev içinde doğal temizlik: Kimyasalsız ve pratik çözümler

Next Post

NATO Zirvesi’ne Damga Vuran Anlar! Trump, Meloni, Macron, Rutte…

Related Posts

İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi
Kürt Meselesi

İBB davası: İnan Güney dahil 3 kişinin tahliyesi istendi

8 Temmuz 2026
‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak
Kürt Meselesi

‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

8 Temmuz 2026
Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı
Kürt Meselesi

Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

8 Temmuz 2026
Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi
Kürt Meselesi

Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

8 Temmuz 2026
Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı
Kürt Meselesi

Fuat Ali Rıza NATO zirvesine ilişkin yazdı

8 Temmuz 2026
NATO Zirvesi 2’nci gününde devam ediyor: Müttefikler arası kısıtlama kaldırılmalı   Güncelleniyor
Kürt Meselesi

NATO Zirvesi 2’nci gününde devam ediyor: Müttefikler arası kısıtlama kaldırılmalı Güncelleniyor

8 Temmuz 2026
Next Post
NATO Zirvesi'ne Damga Vuran Anlar! Trump, Meloni, Macron, Rutte...

NATO Zirvesi'ne Damga Vuran Anlar! Trump, Meloni, Macron, Rutte...

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter