Gülistan Doku soruşturmasının kilit isimlerinden Umut Altaş’ın savcılığa gönderdiği öne sürülen mektup ortaya çıktı. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kendisine bir kızı öldürdüğünü söylediğini ileri sürdü. Mektupta Sonel’in, “Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım.” ve “Babam halletti.” dediği iddia edildi. Altaş ayrıca olayın ardından bir silahı sildiğini ve koruma polisi Şükrü Eroğlu’na “Hallettin mi?” mesajını gönderdiğini anlattı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen cinayet soruşturmasında yeni bir belge ortaya çıktı. Akşam gazetesinin haberine göre, dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Cumhuriyet savcılığına gönderdiği öne sürülen mektupta Mustafa Türkay Sonel hakkında ağır iddialar yer aldı. ABD’de bulunduğu belirtilen Altaş, mektubunda 4 ve 5 Ocak 2020 tarihlerinde Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ve olay öncesi ile sonrasında yaşananlara tanıklık ettiğini ileri sürdü. Altaş, 4 Ocak gecesi Mustafa Türkay Sonel’in kendisini YURTKUR önüne götürdüğünü anlattı. Mektupta şu ifadeler yer aldı: “4 Ocak 2020’de saat 23.00’te Türkay beni YURTKUR’un önüne götürdü. ‘Niye buradayız?’ dedim. ‘Bekliyoruz işte.’ diye cevapladı. Sonra simasını göremediğim bir kız korkarak, apar topar içeri girdi. O içeri girdikten sonra da Türkay ile hızlıca oradan ayrıldık.”
Altaş, ertesi gün Mustafa Türkay Sonel ile Hanımeli Kafe’ye, ardından valilik konutuna gittiklerini ileri sürdü. Sonel’in aracındaki polis telsizinden bir anons geldiğini belirten Altaş, daha sonra yaşananları şöyle anlattı: “Bir süre sonra bir anons geldi. Türkay içinden küfretti ve bir yere doğru gitmeye başladık. Sonra beni indirdi. 15-20 dakika sonra gelmeyince Türkay’ı aradım. Cevap vermedi. Yanıma hızlıca geldi. ‘Bin, bin, bin arabaya!’ dedi. Savaştan çıkmış gibiydi.”
Koruma polisine “Hallettin mi?” mesajı
Umut Altaş, aynı akşam Mustafa Türkay Sonel’in kendisini yeniden araçla aldığını ve dönemin yakın koruması Şükrü Eroğlu’nu aramasını istediğini öne sürdü: “Telefonumdan koruma Şükrü’yü aramamı istedi. Aradım, açmadı. Sonra Şükrü’ye mesaj atmamı istedi. Yazmamı istediği mesaj, ‘Hallettin mi?’ idi.”
Mektupta, ertesi gün araçta bir silah gördüğü iddiası da yer aldı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in silahı torpidoya koymasını istediğini, silaha dokunduktan sonra üzerindeki izleri sildiğini anlattı: “Ertesi gün Türkay beni yine arabayla aldı. Yolcu koltuğunda silah vardı. Türkay bana, ‘Silah orada kalmış, onu torpidoya koyar mısın?’ dedi. Üzerinde Türk bayrağı olan silaha dokundum ama sonra sildim. Türkay bana, ‘Neden temizliyorsun?’ dedi. Ben de ‘Tabii ki sileceğim.’ dedim.”
“Bir kızı öldürdüm”
Umut Altaş’ın mektubundaki en ağır iddia, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine bir kızı öldürdüğünü söylediği yönündeki anlatım oldu. Altaş, Sonel’in evindeyken aralarında geçen konuşmayı şu sözlerle aktardı: “Türkay’ların evinde otururken, ‘Kanka, birini öldürdüm, haberin olsun.’ dedi. ‘Ne diyorsun oğlum, saçmalama. Kimi öldürdün, neden öldürdün?’ diye sordum. ‘Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu. Arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktım.’ dedi.”
Altaş, Tuncay Sonel’in olaydan haberdar olduğunu düşündüren bir konuşma geçtiğini de ileri sürdü: “‘Baban ne yaptı?’ dedim. Bana gülerek, ‘O halletti zaten, ayarladı bir şeyler.’ dedi. ‘Ceset nerede?’ dedim. ‘Gömdük kanka.’ dedi. ‘Nereye?’ diye sordum. ‘Bilmiyorum.’ dedi.”
Altaş’ın mektubunu, “Türk adaletine bugüne kadar sığınmadığım için affınızı diliyorum.” sözleriyle bitirdiği belirtildi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

































