Ev baskınında polislerin hakaret ve saldırılarına maruz kalan, kolu ve üç dişi kırılan Kevser Demir’in başvurusunu 5 yıl sonra karara bağlayan AYM, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar vererek, polisler hakkında yeniden soruşturma açılmasına hükmetti
Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde yaşayan Kevser Demir, 18 Mayıs 2021’de evine düzenlenen polis baskını sırasında gözaltına alınan oğlu Ramazan Demir’e yönelik şiddete tepki gösterdiği sırada polisler tarafından darp edildi. Polisin hakaret ve saldırısına uğrayan Kevser Demir’in kolu ve üç dişinin kırıldığı, darp raporlarıyla tespit edildi. Ayrıca kızı Fatma Demir de yaralandı. Amed Barosu İnsan Hakları Merkezi İşkence ile Mücadele Komisyonu, 28 Mayıs 2021’de polis memurları O.M. ve S.Ç. hakkında suç duyurusunda bulundu.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, hastane darp raporlarına rağmen polisler hakkında “kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı” iddiasıyla, 29 Haziran 2021’de “takipsizlik” kararı verdi.
Yeni deliller dikkate alınmadı
Kevser Demir’in 9 Haziran 2021’de yaptığı suç duyurusu da mevcut soruşturmayla birleştirildi. Başsavcılık, ilk takipsizlik kararını gerekçe göstererek 8 Temmuz 2021’de ikinci kez takipsizlik kararı verdi. Amed Barosu avukatları, takipsizlik kararına yaptıkları itirazda ilk suç duyurusunda Ramazan Demir’in maruz kaldığı kötü muameleye ilişkin ayrıntılı beyanların yer almadığını, cezaevinde yapılan görüşmenin ardından yeni delil ve anlatımların dosyaya sunulduğunu kaydetti.
Baro heyetinin Ramazan Demir ile 7 Haziran 2021’de yaptığı görüşmede, ev baskını sırasında darp edildiği, hakarete uğradığı, sağlık muayenesinde polislerin odada bulunması nedeniyle baskı altında hissettiği ve gözaltı süresince kötü muamelenin devam ettiği yönündeki anlatımları kayıt altına alındı. Görüşmede Ramazan Demir’in boyun, baş ve kaburga bölgelerinde şişlik ve kızarıklık bulunduğuna dair tutanak hazırlandı.
Ancak Sulh Ceza Hakimliği, takipsizlik kararına yapılan itirazı 12 Ekim 2021’de kesin olarak reddetti.
Kötü muamele
İç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından Kevser Demir 8 Eylül 2021’de, Ramazan Demir ise 20 Kasım 2021’de “kötü muamele yasağının ihlal edildiği” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu inceleyen AYM, 28 Ocak 2026’da verdiği karar ile soruşturmanın etkili yürütülmediğine dikkat çekerek, ihlal kararı verdi. Karar, 17 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Delil toplama işlemleri
AYM, yaptığı değerlendirmede suç duyurusunda bulunan başvurucuların beyanlarına karşı, olayı aydınlatacak delillerin toplanması ve değerlendirilmesi bakımından gerekli özenin gösterilmediğini belirtti. Birinci başvurucu Kadriye Demir’in darp raporlarına işaret eden AYM, “Başvurucunun mağdur sıfatıyla beyanı alınmamış, olayın aydınlatılmasına elverişli şekilde sorumluların belirlenmesi ve çelişkilerin giderilmesi için tanık beyanları ile kamera görüntülerinin temini ve bağımsız incelenmesi gibi delil toplama işlemleri gerçekleştirilmemiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da başvurucunun tıbbi bulguları karşısında kolluğun güç kullanımının kesin olarak gerekli olup olmadığı tartışılmamıştır” ifadelerine yer verildi.
İhlal ve tazminat kararı
AYM, polisler tarafından darp edildiğini beyan eden ikinci başvurucu Ramazan Demir’in ise suç duyurularına karşı verilen “takipsizlik” kararlarına itiraz etmediği gerekçesiyle, başvurusunun “kabul edilemez” olduğu yönünde değerlendirme yaptı.
Kararını açıklayan AYM, Kevser Demir’in kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin beyanın “kabul edilebilir” olduğuna karar verdi.
Kevser Demir yönünden Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan “kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine” karar veren AYM, başvurucuya manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
AYM, dosya kapsamında yeniden soruşturma başlatılması gerektiğini belirterek, kararın bir örneğinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi.
Haber: Sema Bingöl / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































