Bayram ziyareti kapsamında Abdullah Öcalan ile ilk kez görüşen yeğeni Gülsüm Öcalan, devam eden tecridin son bulması gerektiğini belirterek, ‘Kürt halkı ve önderliğinin statüsünün tanınması iç içe geçmiştir. Abdullah Öcalan’ın statüsü, Kürt halkının statüsüdür’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 28 Mayıs’ta bayram ziyareti kapsamında ailesiyle görüştü. Asrın Hukuk Bürosu, İmralı Cezaevi’nde tutulan Abdullah Öcalan ile diğer tutsakların aile görüşü gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşme kapsamında Abdullah Öcalan, aile üyeleri Gülsüm Öcalan, Ömer Öcalan ve Mehmet Reşit Öcalan ile bir araya geldi.
Görüşmede yer alan ve Abdullah Öcalan’ı ilk kez gören yeğeni Gülsüm Öcalan, yıllardır kurduğu yüz yüze görüşme hayalinin gerçekleştiğini belirterek, görüşmeye ve Abdullah Öcalan’ın yürüttüğü sürece dair değerlendirmelerini paylaştı.
‘Yıllardır hayali içindeydim’
Gülsüm Öcalan, Abdullah Öcalan’ı ilk kez görmesine dair yaşadığı hisleri şu sözlerle anlattı: “Yaşamım boyunca Sayın Abdullah Öcalan’ı görmemiştim; fakat okuduğum kitaplarından, tanık olduğum özgürlük mücadelesinden ve aramızdaki kan bağı dolayısıyla hakkında bildiklerim nedeniyle çok tanıdık ve çok yakın bulduğum bir insanla karşılaştım. Hem düşüncede hem de duyguda, kendisi hakkında vardığım sonuçların doğruluğuna şahit oldum. Yıllardır onunla yüz yüze görüşmenin heyecanı ve hayali içerisindeydim. Bu nedenle, yolunda gitmeyecek herhangi bir şey nedeniyle tedirgin ve tereddüt içerisindeydim. Bu kaygılarım, onu gördüğüm anda son buldu.”
‘Tecrit sona ermeli’
Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu sürecin başarıya ulaşmasının, devam eden tecridin son bulmasıyla mümkün olacağını belirten Gülsüm Öcalan, şunları söyledi: “Sayın başkanla bu ilk görüşmemizde, kadın kimliğine olan ilerici bakış açısına yakından şahitlik etme fırsatı buldum. Benim için aydınlanma yaratan bu buluşma, hayatımın geri kalanında da yolumu açık tutmaya devam edecek. Sayın Abdullah Öcalan ile sadece bir görüşme yapmak, yetineceğim bir şey değil. Kitapları ve geçmiş demeçleri üzerinden tanıdığımız bilge bir filozofun tüm insani yönleriyle aktarımına şahit olmak, yalnızca benim değil, her bireyin talebi olacaktır. Sürecin başarıya ulaşmasının bir yolu da elbette ki tecridin sona ermesidir. Sayın Abdullah Öcalan’ın gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, ulusal ve uluslararası kanaat önderleriyle ve benzer grup ve kişilerle yapacağı şeffaf ve kesintisiz diyaloglar örüntüsü ile sürecin başarısı birbirine paraleldir.”
‘Hiçbir kazanım çaba olmadan olmaz’
Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu sürecin demokratik zeminin bir “fırsat” olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Gülsüm Öcalan, şöyle devam etti: “En az Sayın Abdullah Öcalan’ın gösterdiği çaba ve direniş kadar; hem siyasi kurumların hem sivil toplum kuruluşlarının hem de halkın süreci sahiplenmesi, iyi anlaması ve olgunlaştırılıp bir kazanıma dönüştürülmesi için yoğun ve kesintisiz çaba gerekmektedir. Hiçbir kazanım kendiliğinden ve kolayca olmayacaktır. Yine mücadele etmek, yine direnmek ve çözümün kendisini dayatmasını sağlamak, tüm bileşenleri ile halkımızın ortaya koyacağı tavır ile mümkün olacaktır.”
‘Devrimci bir inat sayesinde bu aşamaya gelindi’
Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve tecrit halinin son bulması çağrısında bulunan Gülsüm Öcalan, şu ifadeleri kullandı: “Kürt halkı ve önderliğinin birliği, tecridin sona ermesi ile mümkündür. Kürt halkı ve önderliğinin statüsünün tanınması iç içe geçmiştir. Sayın Öcalan’ın statüsü, Kürt halkının statüsüdür. Tecrit koşullarında, imkanları yoktan var eden devrimci bir inat sayesinde bu aşamaya gelen sürecin başarısı, tecridin sona ermesiyle mutlak bir başarıya ulaşacaktır.”
Haber: Gülistan Gülmüş / JINNEWS
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































