• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    TMO buğday ve arpa alım fiyatlarını açıkladı; çiftçi cephesinde hayal kırıklığı var

    Bir Dönemin Gözde Yatırımıydı, Şimdi Masraf Kapısı Oldu! Satış Furyası Başladı

    Bir Dönemin Gözde Yatırımıydı, Şimdi Masraf Kapısı Oldu! Satış Furyası Başladı

    Tarkan Ankara konseri ücretsiz mi? Tarkan Ankara konser biletleri ne zaman, saat kaçta satışa çıkacak?

    Tarkan Ankara konseri ücretsiz mi? Tarkan Ankara konser biletleri ne zaman, saat kaçta satışa çıkacak?

    TR724 HABER

    Erdoğan’dan mutlak butlan sonrası ilk açıklama: “CHP’deki gerilim bizi ilgilendirmiyor”

    TR724 HABER

    Yapılacak; CHP’nin grup toplantısı TBMM takvimine eklendi

    TR724 HABER

    2025 raporundan; TRT yöneticilerine yıllık 6 milyon TL huzur hakkı!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    27 ilde ‘yatırım dolandırıcılığı’ operasyonu: 89 gözaltı, 4 şirkete kayyım

    27 ilde ‘yatırım dolandırıcılığı’ operasyonu: 89 gözaltı, 4 şirkete kayyım

    GİB-DER üyesi: Özel savaş politikalarının panzehiri örgütlülüktür

    GİB-DER üyesi: Özel savaş politikalarının panzehiri örgütlülüktür

    Antalya’da tarım işçilerini taşıyan 2 minibüs çarpıştı

    Antalya’da tarım işçilerini taşıyan 2 minibüs çarpıştı

    Gezi’nin 13’üncü yılında Türkiye’nin farklı kentlerinde açıklama

    Gezi’nin 13’üncü yılında Türkiye’nin farklı kentlerinde açıklama

    İHD Mersin: Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barış sağlanamaz

    İHD Mersin: Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barış sağlanamaz

    CHP’li 111 milletvekilinden olağanüstü kurultay çağrısı

    CHP’li 111 milletvekilinden olağanüstü kurultay çağrısı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)

    Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)

    Asıl hac eve dönünce başlar!

    Asıl hac eve dönünce başlar!

    Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

    Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

    Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!

    Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!

    Necip F. Bahadır

    Kılıçdaroğlu’nun dili: Çürük sakız!

    Artık!

    Artık!

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    TMO buğday ve arpa alım fiyatlarını açıkladı; çiftçi cephesinde hayal kırıklığı var

    Bir Dönemin Gözde Yatırımıydı, Şimdi Masraf Kapısı Oldu! Satış Furyası Başladı

    Bir Dönemin Gözde Yatırımıydı, Şimdi Masraf Kapısı Oldu! Satış Furyası Başladı

    Tarkan Ankara konseri ücretsiz mi? Tarkan Ankara konser biletleri ne zaman, saat kaçta satışa çıkacak?

    Tarkan Ankara konseri ücretsiz mi? Tarkan Ankara konser biletleri ne zaman, saat kaçta satışa çıkacak?

    TR724 HABER

    Erdoğan’dan mutlak butlan sonrası ilk açıklama: “CHP’deki gerilim bizi ilgilendirmiyor”

    TR724 HABER

    Yapılacak; CHP’nin grup toplantısı TBMM takvimine eklendi

    TR724 HABER

    2025 raporundan; TRT yöneticilerine yıllık 6 milyon TL huzur hakkı!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    27 ilde ‘yatırım dolandırıcılığı’ operasyonu: 89 gözaltı, 4 şirkete kayyım

    27 ilde ‘yatırım dolandırıcılığı’ operasyonu: 89 gözaltı, 4 şirkete kayyım

    GİB-DER üyesi: Özel savaş politikalarının panzehiri örgütlülüktür

    GİB-DER üyesi: Özel savaş politikalarının panzehiri örgütlülüktür

    Antalya’da tarım işçilerini taşıyan 2 minibüs çarpıştı

    Antalya’da tarım işçilerini taşıyan 2 minibüs çarpıştı

    Gezi’nin 13’üncü yılında Türkiye’nin farklı kentlerinde açıklama

    Gezi’nin 13’üncü yılında Türkiye’nin farklı kentlerinde açıklama

    İHD Mersin: Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barış sağlanamaz

    İHD Mersin: Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barış sağlanamaz

    CHP’li 111 milletvekilinden olağanüstü kurultay çağrısı

    CHP’li 111 milletvekilinden olağanüstü kurultay çağrısı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)

    Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)

    Asıl hac eve dönünce başlar!

    Asıl hac eve dönünce başlar!

    Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

    Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

    Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!

    Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!

    Necip F. Bahadır

    Kılıçdaroğlu’nun dili: Çürük sakız!

    Artık!

    Artık!

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)

SG by SG
2 Haziran 2026
in Görüş & Analiz
0
Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelttiği başlıca eleştiriler (2)


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM

Fethullah Gülen Hocaefendi, AKP iktidarına yönelik eleştirilerinde sadece siyasi yanlışlara değil, aynı zamanda dinî, ahlakî ve insanî sapmalara da dikkat çekmiştir. Ona göre iktidarın söylemleri ile icraatları arasındaki derin çelişkiler, hem toplum yapısında ciddi yaralar açmış hem de dinin temsil ve algısına büyük zarar vermiştir.

Dine Aykırı Tavırları

Hiç şüphesiz AKP, Cumhuriyet tarihindeki en “dindar kadro” iddiasıyla ortaya çıktı. Türkiye’nin birçok ilinde imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri açtı, cemaat ve tarikatları kendi şemsiyesi altında topladı. Söylemlerinde sürekli dinî referanslar kullandı, Müslümanların hamiliğine soyundu. Hatta Erdoğan, kendisini bütün Müslümanların lideri gibi gördü. Muhalifler bile AKP’yi siyasal İslâm’ın temsilcisi olarak değerlendirdi.

Ne var ki söylemlerle eylemler, algılarla gerçekler arasındaki fark giderek belirginleşti. Ekranlarda veya miting meydanlarında verilen görüntü, gerçekleri yansıtmıyordu. Zamanla halk, AKP yöneticilerinin dine aykırı uygulamalarının farkına vardı ve bu durum özellikle gençlerin dine karşı soğumasına yol açtı. Dini temsil etme konumunda bulunan kimselerin yalan, gasp, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, iftira ve zulüm gibi dindeki en büyük günahları işlemeleri, dine ciddi zarar verdi, ateizm ve deizmin yükselmesinde etkili oldu.

Hocaefendi bir çok yazı ve sohbetinde rical-i devletin bu tenakuzlarını ve ikiyüzlülüklerini eleştirmiştir. Bir taraftan İslâm’ın yasakladığı pek çok günahı işlerken, diğer yandan İslâm’ı ikame iddiasında bulunmanın tuhaflığına dikkat çekmiştir.

Onun şu sözleri genel tablonun bir özeti gibidir: “Kendi ülkenize dönüp bir bakın. Ben Müslümanım diyen bir kısım kimseler zulmün, günahın, isyanın türlü türlüsünü işliyorlar. Serkârlar her gün ayrı bir yalanla milletin karşısına çıkıyorlar. Muhalif veya düşman gördükleri insanlarla ilgili türlü türlü iftiralar atıyorlar. Hem de hiç sıkılmadan, utanmadan.” (https://herkul.org/kirik-testi/insanligin-aradigi-yitik-deger-sefkat/)

Hocaefendi’yi en çok rahatsız eden, yöneticilerin vahşet ve zulmü olağan görmesi, günah işlemeyi önemsememesi ve haramlar karşısında aldırmaz tavır takınmasıydı. O, bu durumu şöyle ifade etmiştir: “Günah işlemekten daha büyük bir cinayet varsa o da işlenen günahı büyük görmemektir. Adamlarla ilgili ortaya dökülen pislikler insanın kalbini durduracak şeyler. Fakat bakıyorsunuz çok aldırış etmiyorlar. Demek ki haya kalmamış. Keşke o türlü şeyleri hiç yapmasalardı.” 

Şu satırlar da siyasilerin günah karşısındaki pervasızlığını anlatır: “Ne dinî hükümler ne ahlakî değerler ne âhiret endişesi ne de temsil ettikleri konum ve payeler onları bu tür çirkin fiilleri işlemekten alıkoyuyor. Dine muhalif tavır ve davranışlarıyla hangi dalalet vadilerinde gezdiklerine aldırış etmiyorlar. Devleti temsil eden insanlar, sıradan bir insanın bile söylemekten haya edeceği kaba ve çirkin sözleri büyük kalabalıkların önünde hem de hiç utanıp sıkılmadan söyleyebiliyorlar.” (Gülen, Işık-Karanlık Devr-i Daimi, s. 124)

O, başka bir sohbetinde bu konuyu yalan üzerinden örneklendirmiştir. Önce yalanın, bir küfür sıfatı olduğunu, yalan söyleyen kimsenin günaha gireceğini ifade etmiş, ardından da umursamadan sürekli yalan söyleyen kimsenin küfre girebileceğini hatırlatmıştır. Zira günahı günah bilen kimseyi Allah ahirette affedebilir. Ancak günahı basite alan, mahzursuz gören veya onun kendisi için bir cihad şekli olduğuna inanan bir kimsenin imanı tehlikeye girer. Hocaefendi bu noktada yalanın hiçbir çeşidiyle dine hizmet edilemeyeceğini hatırlatmayı da ihmal etmez.

Fethullah Gülen Hocaefendi, Erdoğan ve çevresinin çok rahat yalan söylemelerinden duyduğu rahatsızlığı farklı zamanlarda dile getirmiştir. Bile bile yalan söyledikten sonra aynı yalanları sürekli tekrar etmenin, bu yalanları medya vasıtasıyla geniş kitlelere duyurmanın, bu yalanlarla halkın zihnini ifsat etmenin ağır vebaline dikkat çekmiş, bunun katmerli bir günah olduğunu söylemiştir. (Gülen, Işık Karanlığı Boğarken, s. 196)

Hocaefendi, iktidarın sürekli yeni yalan ve iftiralar bulma konusundaki maharetlerine de dikkat çekmiştir. 2016 yılındaki bir sohbetinde kendisi ve Hizmet gönüllüleri hakkında uydurulan yalan ve iftiraların bini aştığını söylemiştir. Her gün milletin karşısında yeni yalanlarla çıkan, farklı tezvir ve iftiralar üreten, zihinlerini sürekli bu istikamette kullanan kimselere “yalan, iftira ve hakaret müçtehidi” denebileceğini ifade etmiştir. (Gülen, Işık-Karanlık Devr-i Daimi, s. 124)

Hocaefendi şu sözlerinde ise AKP’nin çelişkilerine dikkat çekmiştir: “Birileri din dedikleri hâlde dini tahrip ediyor, Asr-ı Saadet’i ağızlarından düşürmedikleri hâlde her tür melaneti işliyor, dini ihya iddiasıyla ortaya çıktıkları hâlde ona en büyük zararı kendileri veriyor, ahlakî değerlerden bahsettikleri aynı anda gırtlaklarına kadar levsiyat içinde yaşıyorlarsa -beddua etmek genel tabiatımıza uymasa bile- bizim de onlara, “Allah sizin kolunuzu kanadınızı kırsın ve toplumu sizin şerrinizden muhafaza buyursun!” demeye hakkımız vardır.” (https://herkul.org/kirik-testi/iman-zaafina-bagli-problemler/)

Hocaefendi, “Ahirette kaybetme korkusu olmayınca insan her çeşit şirretliğe girebilir.” sözüyle dine aykırı söz ve fiillerin arkasında iman zaafı olduğunu belirtir.

Onun şu sözleri de aynı noktaya dikkat çeker: “Ne Hak’tan korkuyorlar ne de halktan utanıyorlar. Kitaplarında helâl-haram mülâhazası, mizan, terazi, haşr u neşr gibi şeyler yok.” (https://herkul.org/kirik-testi/din-istismari/)

Günahların arkasında, öteye sağlam inanmama, hiç ölmeyecekmiş gibi hesaplar yapma, hayatı ahirete göre planlamama, dünyaya aldanma gibi zaaflar yattığını vurgular.

Din İstismarları

Hocaefendi’yi en çok rahatsız eden hususlardan biri de AKP’nin din istismardır. Dinî değerler tarihte de bir çok lider tarafından istismar edilmiştir. Ancak söz konusu liderlerin hiçbiri bu konuda Erdoğan’ın yanına bile yaklaşamaz. Sırtını diyanete yaslayan, cemaat ve tarikatları vesayetine alan, imam hatip ve ilahiyatların desteğini kazanan ve muhafazakar halkı arkasına alan Erdoğan, tarihte eşine az rastlanır şekilde dini çok yönlü ve sistematik olarak istismar etmiştir. Hocaefendi, dinin tarihin hiçbir döneminde günümüzde olduğu ölçüde siyasi ve dünyevî emeller uğruna istismar edilmediğini ifade etmiştir. (https://herkul.org/kirik-testi/din-istismari/)

Neticede, din dünyalık elde etme aracı hâline gelmiş, siyasi mülahazalar gelip dinin tahtına oturmuştur. (https://herkul.org/kirik-testi/yol-bu-erkan-bu/) Müslümanlığa ait argümanlar, kendi saltanatlarını sağlama almak için kullanılmış, hedefe ulaşmak için dinî değerler basamak hâline getirilmiştir. Camilerde verdikleri pozlar, kitlelerin önünde okudukları Kur’ânlar, ağızlarından düşürmedikleri “Allah, peygamber” sözleri, sadece kendi ikbal ve istikballeri için birer vesile olmuştur.

Hocaefendi şu sözleriyle bu duruma dikkat çekmiştir: “Gösteriş için camiye gidiyorlar. Müslümanlık adına bir şey vadediyormuş gibi görünerek yığınları kandırdılar ve toplumu paramparça ettiler. Millet bunların yalancı Müslümanlığına kandı.”

Dinî değerler bazen dünyayı imar etmek için bir malzeme, bazen de arkada bırakılan pislikleri temizlemek için bir süpürge olarak kullanılmıştır. Hocaefendi, şu izahlarıyla din istismarcılarının gerçek yüzlerini ortaya koyar: “Yemek istediklerini yemek, yok etmek istediklerini yok etmek için şeytanın aklına gelmeyecek bahaneler buluyor, en profesyonel senaristleri bile şaşırtacak senaryoları sahneye sürüyorlar. Fakat bütün bu şenaatleri yaparken Haccac-ı Zalimler kendilerini ‘Ömer’ gibi gösteriyor, Yezidler Ebu Bekirlik iddiasında bulunuyor. Şekil ve suret değiştirerek zulümleri devam etse de bir şekilde bu zulümlerine dinî bahaneler bulmaktan, onları meşru göstermekten de geri durmuyorlar.” (https://herkul.org/kirik-testi/din-istismari/)

Söyledikleri yalanlar, aldıkları rüşvetler ve içine girdikleri gasp ve yolsuzluklar için saray fetvacılarından aldıkları fetvalar da din istismarının başka bir biçimidir. Her türlü kötü ve aşağılık işlerine dinden bir kılıf bulmaya çalışmış ve böylece dinin içini boşaltmışlardır. Ehl-i Sünnet ulemasının bugüne kadar şiddetle karşı çıktığı en marjinal yorumları bile kendi amaçlarına göre kullanmaya çalışmışlardır. Böylece Müslümanlığı olduğunun dışında farklı bir kalıba dökmüşlerdir. (https://herkul.org/kirik-testi/iman-zaafina-bagli-problemler/)

Din istismarının bir başka yönü, AKP’lilerin Erdoğan’ı yüceltme ve kutsama yarışına girmeleridir. Ona dokunmanın ibadet olduğu, onun Allah’ın tüm vasıflarını üstünde toplayan bir lider olduğu gibi sözler Hocaefendi tarafından tenkit edilmiştir.

Bazı hocalar tarafından AKP’ye oy vermenin farz bir vecibe görülmesi veya oy vermeyenlerin küfre gireceğinin söylenmesi de dinin siyasete payanda yapılmasının başka bir örneğidir. Hocaefendi, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’e bile biat etmeyen sahabenin olduğunu fakat ehl-i sünnet âlimlerinin bunların hiçbirini kâfir ilân etmediğini hatırlatmış, arkasından da büyük bir düşünce ve anlayış sefaletinin yaşandığını söylemiştir.

Bütün bunların yanı sıra Hocaefendi, gafil kitleleri aldatmak ve Müslüman vicdanında baskı kurmak için, giderek otoriterleşen bir siyaset tarzına İslâmî meşruiyet kılıfı giydirildiğinden bahsetmiştir ki bu da din istismarının ayrı bir şeklidir. (Zaman Gazetesi, 21 Mart 2014)

Şu ifadeler günümüzdeki din istismarının boyutlarını çok güzel tasvir eder: “Müslümanlığa sahip çıkması gereken kimseler bilerek ve isteyerek dini kendi algılarına, menfaatlerine göre kullanıyor, dinin hükümlerini çarpıtıyor ve bunu Müslümanların gözlerinin içine baka baka yalanlarla yapıyorlar. Bunun neticesinde de insanların zihninde, İslâm’ın bütün levsiyat ve mesaviye geçit vermesi mümkünmüş gibi yanlış bir anlayış oluşuyor. Namaz kılmadan, ibadet etmeden de Müslümanlık olabileceği düşünülüyor. Daha da kötüsü yapılan haksızlıklara, zulümlere, yolsuzluklara dinî kılıflar giydiriliyor. “Her tür kötülüğü işlesen bile yine de halis muhlis Müslüman olabilirsin” gibi çarpık bir anlayış gelişiyor. Dinde çok korkunç bir tahribat yaşanıyor. Müslümanlık münafıklık derekesine indiriliyor.” (https://herkul.org/kirik-testi/mihnetin-otesi/)

Hocaefendi, din istismarının neticelerini de şu sözleriyle ortaya koyar: “Bütün bunların neticesinde, olan Müslümanlığa olur, dine karşı güven sarsılır. İslâm’ın surlarında çatlamalar, yıkılmalar meydana gelir ve o zihinlerde bir harabe hâline getirilir. Zâhiren Müslümanlıkta önde gibi görünen bu gibi kimselerin söz ve fiillerine bakanlar, “Eğer din bu ise onun dinlenecek, tâbi olunacak bir yanı yok!” derler. Böylece, Hak Dini temsil ediyor gibi görünen kimseler, aslında başkalarını ondan kaçırmış olurlar.” (https://herkul.org/kirik-testi/iman-zaafina-bagli-problemler/)

Dine Verdikleri Zarar

Hocaefendi, iktidarda olan kimselerin aynı zamanda temsil konumunda olmaları ve muhafazakâr kimlikleriyle ortaya çıkmalarına rağmen dine aykırı fiiller işlemeleri nedeniyle meselenin bu kadar üzerinde durmuştur. Uğursuz emellerine ulaşmak için her tür gayrimeşru yol ve yöntemi lüzumlu görmeleri ve hatta bunu cihat gibi algılamaları hem kendilerine ümit bağlayanları hayal kırıklığına uğratmış hem de arkalarında saf tutup gözlerinin içine bakan yığınları idlâl etmiştir. Sonuç olarak, Müslümanlığın dırahşan çehresi kirlenmiş, itibar ve güven büyük zarar görmüştür. (Gülen, Işık Karanlığı Boğarken, s. 222)

Hocaefendi, dindar geçinen yöneticilerin dine aykırı davranışlarının neticelerini şu ifadeleriyle ortaya koymuştur: “Devletin zirvesinde başlayan yozlaşma zamanla tabana da sirayet ediyor. Yani balık baştan kokuyor. Neticede helâl-haram hassasiyeti kayboluyor, ahlâk-ı âliye-yi İslâmiye bozuluyor ve çarpık bir dindarlık anlayışı oluşuyor. Dolayısıyla tarihte pek çok örneği görüldüğü gibi günümüzde de dine en büyük zararı Müslümanlığı kimseye bırakmayanlar veriyor. Onlar yüzünden niceleri Allah’tan, peygamberden kopuyor, dinden uzaklaşıyor. Bu tür kimseler yerine göre dine zarar vermek isteyen kefere ve fecereden daha tehlikeli, daha tahripkâr olabiliyorlar.” (https://herkul.org/kirik-testi/din-istismari/)

Hocaefendi, söz konusu kişilerin Müslümanlık iddiasıyla zulme bulaştıklarını, hukuka tecavüz ettiklerini, yolsuzluk ve rüşvete bulaştıklarını, insanları din, dil, ırk ve mezhep üzerinden ayrıştırdıklarını ve muhalifleri ezdiklerini belirtmiştir. Bütün bu şenaat ve denaetleri Müslümanlık adına yapmaları, dinin tarihte görülmemiş bir deformasyon ve dejenerasyona uğramasına yol açmıştır. Hocaefendi, bunu şu sözlerle özetler: “Bütün bunlar din adına öyle korkunç bir deformasyon ve dejenerasyon yaşanmasına yol açtı ki muhtemelen daha önceki asırlarda en azılı düşmanların yapmış olduğu tahribat bu kadar büyük olmamıştı. Çünkü onların karşısına dikilecek imanı, ihlası temsil eden Alparslanlar, Melikşahlar, Kılıçarslanlar, Selahaddin Eyyübiler, Nureddin Zengiler, Şîrkûhlar vardı.” (https://herkul.org/kirik-testi/mihnetin-otesi/)

Hocaefendi, ülkede yalanla doğrunun iç içe geçtiğini, iftira atma, komplo kurma, ayak oyunları yapma ve muhaliflerin hakkından gelme gibi bütün şenaatlerin Müslümanlığın içine girdiğini ifade etmiştir. Bu durum, hak ve adaletin ayaklar altına alınmasına, refet ve şefkat duygularının sönmesine, helâl-haram anlayışının bozulmasına yol açmıştır. Hocaefendi, bu manzarayı gören insanların Müslümanlık adına isabetli tercihler yapmasının çok zor olduğunu vurgulamış ve günümüzde Müslümanlığın temsil ve hâl gurbeti yaşadığını belirtmiştir. (23 Temmuz 2016)

Ayrıca Hocaefendi, Türkiye’de dindarlığın nasıl gerilediğini istatistiklerle göstermiştir: Ateizm ve deizmin hızla yükseldiğini, ahlâksızlığın arttığını, toplumda namaz kılanların sayısının yarı yarıya azaldığını, imam hatip liselerinde bu oranın onda bire düştüğünü, uyuşturucunun ilk okullara kadar indiğini, sigara ve nargile gibi alışkanlıkların yaygınlaştığını ve toplum çapında ciddi bir dejenerasyon yaşandığını dile getirmiştir.

Dünyaya Aldanmaları

Günümüzde Erdoğan’ı ve AKP’yi düşünen herkesin aklına ilk gelen görüntüler genellikle saraylar, filolar, mükellef sofralar ve şatafatlı hayatlar olacaktır. Hocaefendi, sohbetlerinde sık sık bu konuya temas etmiş, iktidardakileri sade ve gösterişsiz bir hayat yaşamaya çağırmıştır. Hz. Peygamber’in, Hz. Ömer ve Hz. Ebû Bekir’in hayatlarını örnek göstererek güç, kuvvet, izzet ve şerefin lüks ve şatafatta olmadığını vurgulamıştır. Sarayların arkasında koşanlara, Hz. Halid’in geride sadece bir kılıç, bir zırh ve bir at bıraktığını hatırlatmıştır.

Aynı şekilde padişahların çadırda vefat ettiği, ömrünü at üstünde geçirdiği dönemlerde Osmanlı’nın ütopyalara benzer hayat yaşadığını; lüks ve şatafatın ise Osmanlıyı bitirdiğini belirtmiştir. Hocaefendi’ye göre Topkapı sarayı bizim ruh dünyamızı yansıtırken, Dolmabahçeler, Çırağanlar ve Yıldızlar bizim yıldızımızı söndüren, canımıza okuyan ve bize Allah’ı unutturan mekânlar olmuştur.

Hocaefendi’nin sohbetlerinden bazı çarpıcı ifadeler şunlardır:

  •  “Ukba deyip dünya mırıldanmalar, servet üstüne servet koymalar, yatlarda ve lüks otellerde istirahata çekilmeler… Bizi bugüne kadar bitiren şeyler hep bunlar oldu.”
  • “Villaların, yatların, katların esiri olmuş insanların millete yapacağı bir hizmet yoktur.” 
  • “Dünyada ebedî kalacakmış gibi mülahazalara girdiklerinden ötürü elli türlü yalan söylüyor, elli türlü iftira atıyorlar.”
  • “Hiç ölmeyecekmiş gibi peşinden koştukları dünya onları İslâm’ın ruhundan, Allah ve Peygamber’den ve Raşit Halifelerin yolundan uzaklaştırdı.”

Hocaefendi’ye göre iktidardakilerin zulüm ve kötülüklerinin ardında dünyaya duydukları meyl ü muhabbet yatmaktadır. O, dünya sevgisinin insanı nasıl insan olmaktan çıkardığını ve onu nasıl kötülük yapmaya sevk ettiğini şöyle anlatır: “Güç, makam, mansıp, servet, şöhret gibi imkânlara kavuşan kimseler şımarıyor, küstahlaşıyor, bencilleşiyor, zehirleniyor ve insanî hasletlerini yitiriyorlar. Ne yazık ki dünya nicelerini insan olmaktan çıkarıyor ve vahşi bir mahluk hâline getiriyor.” (https://herkul.org/kirik-testi/dunya-karsisinda-kararli-durus/)

Hocaefendi ayrıca, makam ve mevki için gözünü yükseklere dikenlerin her türlü melaneti işleyebileceğini vurgulamıştır: “Dünya adına beklentisi olan, geldikleri makamları beğenmeyerek sürekli gözünü yukarılara diken insanlar, gözünü diktikleri makamları elde etme adına her melaneti işleyebilirler. Hatta yürüdükleri yolda kendileri için engel gördükleri insanlara yapmadık kötülük bırakmayabilirler.” (Gülen, Işık Karanlığı Boğarken, s. 193)

Ne var ki Hocaefendi’ye göre dünya peşinde koşanların gerçek huzuru bulması mümkün değildir: “Gayesi dünya olanın gerçek huzuru olmaz. Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur. İsterseniz vicdanlarınıza müracaat edin, hayatınızı, çevrenizi, yaşadığınız dünyayı gözden geçirin. Dünyaya müptela olmuş nice kimselerin nasıl bin bir dert içinde kıvrandıklarını görürsünüz. Onlar dünyada biraz daha uzun kalabilme, dünyadan daha çok kâm alabilme, sahip oldukları dünyalıkları artırabilme adına dünyalarını cehenneme çevirirler.” (https://herkul.org/kirik-testi/beklentisizlik-hazinesi/)

Hocaefendi’nin bu tespitleri, iktidardakilerin gösteriş ve dünya tutkusu ile yaptıkları zulümler arasında güçlü bir ilişki olduğunu ve bunun topluma ve Müslümanlığa büyük zararlar verdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Saltanat Hırsları 

Aslında makam ve saltanat hırsı, dünya sevgisinin bir tezahürüdür. Ancak Hocaefendi bu konu üzerinde çok durduğu için konu, müstakil bir başlıkta ele alınmayı hak etmektedir.

İktidardakilerin söz ve icraatlarını gözlemleyen Hocaefendi, özellikle 2010’lu yıllardan sonra Erdoğan’ın “kayı boyu mantığıyla” geldiğini, koltuğu bırakıp gitme niyetinde olmadığını, saltanatının kendisinden sonra oğlu ve torunları aracılığıyla sürmesini arzuladığını farklı zamanlarda dile getirmiştir.

Farklı sohbetlerinde dile getirdiği şu tür ifadelerle baştakilerin saltanat hırslarına dikkat çekmiştir:

  • “Nöronlarının her parçasında, acaba ben geleceğimi nasıl sultanlığa çevirebilirim, ihtişamlı yaşayışımla başkalarına nasıl parmak ısırtırım, düşünceleri var.”
  • “Gitme niyetinde değiller. Kan seylapları oluşturma pahasına yerlerinde kalmaya kararlılar.”
  • “Saltanata tapıyorlar. Bu yüzden aklıma çok kötü şeyler yapacaklar gibi geliyor. Ama dua olur diye söylemiyorum.”
  • “Oyları kaça düşerse düşsün gitme derdinde değiller. Ama Allah ne buyurur bekleyip göreceğiz.”
  • “Başından beri tek kişilik bir rejim aradıkları anlaşılıyor. Hırsı, kendisi için koşulsuz olarak egemenlik kazanmaktı. O hırsı hâlâ terk etmedi.”
  • “Demokratik yollarla başkalarının başa gelmemesi için önlemler alıyorlar. Dünyanın bu konuda uyarılması lazım.”
  • “Ebedi kalmak için gelmiş gibi bir hâlleri var. Başta kalmak neye badi olursa olsun, makamlarını terk etmeme niyetindeler.”
  • “Türkiye’yi kana bulamadan uzaklaşmaz. Devleti oğullarına bırakma derdindeler. Bu saraylar, uçaklar bir şey ifade ediyor. Karakterini doğru okuyamayınca yanlış kararlar veriliyor.” 

Hocaefendi’ye göre cemaate yapılan zulümlerin ardında da temelde bu saltanat hırsı vardır: “Kendi hesaplarına göre dünyada bir düzen kurma, sonra da kurdukları düzeni çocuklarına intikal ettirme derdinde olan paranoyak ruhlar şimdiye kadar Allah yolunda koşturan samimi mü’minlere hiç nefes aldırmamışlardır.” (Gülen, Fütüvvetin Nurlu Yolu, s. 112) 

“Şimdiye kadar güç ve kuvvetin, makam ve mansıbın sarhoşu olmuş nadanlar hep kendilerini aziz; muhalif veya hasım gördükleri kimseleri de zelil zannetmişlerdir.” (Gülen, Fütüvvetin Nurlu Yolu, s. 192)

Bu tespitler, Hocaefendi’nin saltanat hırsını sadece bireysel bir güç tutkusu olarak görmediğini, aynı zamanda toplumsal ve dinî zararlar doğuran bir sapma olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.

Bir sonraki yazıda Hocaefendi’nin; kibir, haset, ikiyüzlülük, vefasızlık ve insafsızlık gibi olumsuz sıfatlara sahip olmaları açısından AKP yöneticilerine yönelttiği eleştirileri ele alacağız.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: Fethullah GülenHizmet HareketiHocaefendi
ShareTweet
Previous Post

27 İlde ‘Siber’ Operasyonu: 4 Şirkete El Konuldu, 89 Şüpheli Yakalandı

Next Post

Erdoğan’dan mutlak butlan sonrası ilk açıklama: “CHP’deki gerilim bizi ilgilendirmiyor”

Related Posts

Asıl hac eve dönünce başlar!
Görüş & Analiz

Asıl hac eve dönünce başlar!

2 Haziran 2026
Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur
Görüş & Analiz

Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

1 Haziran 2026
Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!
Görüş & Analiz

Çiğne Özgür çiğne; bitmeyen sakız!

1 Haziran 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Kılıçdaroğlu’nun dili: Çürük sakız!

31 Mayıs 2026
Artık!
Görüş & Analiz

Artık!

31 Mayıs 2026
Şampiyonlar Ligi’ne PSG damgası: Üst üste ikinci kez şampiyon
Görüş & Analiz

Şampiyonlar Ligi’ne PSG damgası: Üst üste ikinci kez şampiyon

31 Mayıs 2026
Next Post
TR724 HABER

Erdoğan’dan mutlak butlan sonrası ilk açıklama: “CHP’deki gerilim bizi ilgilendirmiyor”

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter