İran’daki idamlara tepki gösteren DEM Parti MYK, başta BM olarak uluslararası kurum ve kuruluşlara çağrıda bulundu
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Kürt gençleri Ramin Zelleh ve Karim Maroufpour’un İran rejimi tarafından idam edilmelerine dair yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, İran rejiminin evrensel insan haklarını, yaşam hakkını ve halkların özgürlük taleplerini yok sayan uygulamalarına her gün bir yenisinin eklendiği ifade edildi. Açıklamada, “Son olarak Kürt gençleri Ramin Zelleh ve Karim Maroufpour’un hiçbir hukuki dayanağı olmayan çevrimiçi (online) duruşmalarla, adil yargılanma hakkından tamamen mahrum bırakılarak Nakadeh Cezaevinde idam edilmelerini büyük bir öfke ve üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız” denildi.
Rejimin bölgesel çatışmaları ve savaş iklimini bir fırsat bilerek muhalefeti tasfiye etmeye çalıştığının belirtildiği açıklamada, “Sadece son üç ayda; 16 yıldır hapiste olan Kürt siyasetçi Saman Mohammadi Khiareh, gizlice asılan Beluç genci Abduljalil Shahbakhsh ve Ocak 2026 protestolarına katıldığı için işkenceyle alınan itiraflarla katledilen 19 yaşındaki güreşçi Saleh Mohammadi başta olmak üzere onlarca devrimci, aydın ve genç idam edilmiştir” diye belirtildi.
Halkların özgürlük taleplerini boğamaz
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
“İran rejiminin Kürt, Beluç, Azeri, Arap, Fars demeden toplumun tüm muhalif kesimlerini orantısız bir şekilde hedef alan bu topyekûn saldırısı ülkede demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesi yürüten halkları sindirme, korkutma ve teslim alma politikasının bir sonucudur. İşkence odalarında kurulan ve birkaç dakika süren ‘hızlandırılmış’ düzmece mahkemelerle gençleri idama mahkum eden bu karanlık zihniyet, halkların özgürlük taleplerini asla boğamayacaktır. Tarih buna şahittir.
Yaşam hakkı mutlak ve kutsaldır
Yaşam hakkı mutlak ve kutsaldır; hiçbir siyasi rejim ya da ideoloji tarafından gasp edilemez. Bugün dünyada ‘siyasi idam’ denilince akla gelen ilk rejimlerden biri olan İran rejimi; kadını, genci, sanatçısı, aktivisti ve ezilen halklardan her kesimi ölüm cezalarıyla terbiye edebileceğini sanıyorsa büyük bir yanılgı içerisindedir. Jina Amini’nin katledilmesinin ardından yükselen ‘Jin, Jiyan, Azadi’ şiarı, bu köhnemiş idam rejimine karşı halkların en net cevabı olmuştur. Ramin Zelleh, Karim Maroufpour ve asılan tüm canlarımızın kaybı bu direniş kararlılığını eksiltmeyecek, aksine rejim karşıtı meşru mücadeleyi ve haklı öfkeyi daha da büyütecektir.
Somut ve caydırıcı adımlar çağrısı
DEM Parti olarak; Ramin Zelleh, Karim Maroufpour, Saman Mohammadi Khiareh ve muhalif kimlikleri nedeniyle idam edilen tüm devrimci, özgürlükçü tutsakları saygıyla anıyor; ailelerine ve tüm yoldaşlarına başsağlığı diliyoruz. İran rejiminin bu vahşi idam kararlarını ve siyasi katliamlarını en sert biçimde kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri olmak üzere tüm demokratik kamuoyunu, İran’ın bölgesel krizleri bahane ederek hızlandırdığı bu hukuksuz infazlara karşı daha güçlü, somut ve caydırıcı adımlar atmaya çağırıyoruz.
İdam ceza değil, devlet eliyle işlenen siyasi bir cinayettir. Coğrafyamızda ve tüm dünyada idamlar son bulana, her kimlik ve inanç özgürleşene kadar mücadelemizi ve dayanışmamızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































