Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan KHK’lılar sorunuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Toplumsal barış için iktidarın bir muhasebe yapmasının zamanı geldiğini anlatan Davutoğlu, 15 Temmuz yargılamalarında yaşanan adaletsizliklerden örnekler verdi. “F.tö gerekçesiyle mağdur edilen bütün KHK’lıların mağduriyetleri giderilmeden Türkiye’de toplumsal barış iklimi sağlanamaz.” diyen Davutoğlu, “Ülkenin başbakanı Binali Yıldırım bile tünele kaçmış oradan, ‘Kalkışma var galiba’ diyor. O anda sıradan bir er darbe olduğunu nasıl anlayacak Allah aşkına? Bir muhasebe yapma vakti. Bu yargılamalar adil olarak yapılmalı. AİHM kararları göz önünde bulundurulmalı.” ifadelerini kullandı.
Ahmet Davuvtoğlu’nun Yeni Yol grubunun haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İç siyaset, dış politika ve ekonomi üzerinden iktidara yüklendi. Kürt sorunu, Alevi sorunu ve KHK’lılar sorunun artık çözülmesi gerektiğini anlattı. “Üç konuda hükümete ciddi bir toplumsal barış hamlesi hicri yılbaşı dolayısıyla yapmak istiyorum.” diyen Ahmet Davutoğlu, şöyle devam etti:
- 1- Terörsüz Türkiye: Büyük iddialarla başladı. Şu anda seçim taktiğine dayalı bir nitelik kazandı. Kuzey Irak’a gittim, herkesle konuştum. Herkes soruyor; ne oluyor Türkiye’de? Olacak mı olmayacak mı? Arkadaşlar şeye döndürdüler bunu; bitmeyen arkası yarın hikayesine… Yasa çıktı çıkacak, komisyon yazdı yazacak… Yazdılar bitti, şimde de gereği yapılmıyor. Bahçeli’nin ısrarla sürdürmesi dışında neredeyse iktidar bir mahcubiyet içinde. Gelin Türkiye’de Kürt vatandaşlarımı da dahil hiçbir vatandaşlarımızın ayrımcılığa tabi olmayacağı gerçek bir demokratik düzeni kuralım. Gelin bunu NATO zirvesinden önce mutlaka gerçekleştirelim.
- 2- Alevi Sorunu: Muharrem ayındayız. Kerbela günleri yaklaşıyor. Hak-Muhammet-Ali diyen Alevi vatandaşlarımın bu niyazlarının hakkı olan hakları verilsin. Dün Alevi Federasyonları başkanı bir heyetle bizi ziyarete geldi. Talepler çok açık; çözmek o kadar kolay ki; barıştırmak o kadar kolay ki! Cemevi’nin statüsü! Allah’ım Ya Rabbim… Sen Cemevleri’nin statüsünü vermekten imtina ettiğinde, Cemeleri’ni yasadışı gibi gördüğünde Alevi gençler camiye gelecek değiller! Fitneyle İslam’ın dışına çıkarılmaya çalışılacak bu gençler… Çözersiniz; çok basit… Toprak ya da statü istemiyorlar; saygı istiyorlar…
Artık muhasebe vakti geldi!
- 3- KHK’lılar sorunu: Bu kürsüden defalarca söyledim. Bugün o aileleri burada misafir etmekten de onur duyuyorum. KHK mağdurları konusunda, 10. yıl dolayısıyla gelin Hicri yılbaşını ittihaz ederek bir barış yapalım. Darbeye karşı benim tavrımı herkes bilir. (F.tö) Gerekçesiyle mağdur edilen bütün KHK’lıların mağduriyetleri giderilmeden Türkiye’de toplumsal barış iklimi sağlanamaz. Emir altındaki bir er, asker ne yapabilir yav! 15 günlük er ne yapacak? Nereden bilecek darbe olup olmadığını?
- Ülkenin başbakanı Binali Yıldırım bile tünele kaçmış oradan, ‘Kalkışma var galiba’ diyor. O anda o er darbe olduğunu nasıl anlayacak da kime direnecek Allah aşkına? Mağdur aileleri dinlerken bir annenin feryadı: “Bizim çocuklarımız darbeciyse onlara o gece emirler yağdıran komutanlar neden dışarıda? Son derece haklı bir soru. Son derece haklı bir soru!
- Bir baba bakın ne diyor: “Evladım eğitim dahil toplam 3 ay geçirdi askeriyede. Komutanları o gece, ‘Sizi askeri eğitime götüreceğiz’ demişler. Bizim çocuklarımız yem ettiler. Ben çocuğuma bedelli yaptırabilirdim ama oğlum ‘Vatan görevi yapmak şereftir’ dedi. Ağırlaştırılmış müebbet aldı. Görüşe gittiğimde soruyor: Askerlik yapmak suç mu baba’ diye…”
- Yahu bu rütbeli değil! Rütbeli olanlar da bazıları beraat ediyor, sonra bir baskı kuruluyor ve sonra geri dönüp cezalandırılıyor. Arkadaşlar böyle hukuk düzeni olmaz. Onun için bir muhasebe yapma vakti. Bu yargılamalar adil olarak yapılmalı. AİHM kararları göz önünde bulundurularak, emir veren, kurşun atan kim varsa cezası verilmeli ama Harp Okulu öğrencisi, yeni askere gitmiş bir er, ‘hadi eğitime gidiyoruz’ diyerek eğitim silahıyla oraya gönderilmişse o zaman onun komutanının cezalandıracaksın! Ona elin erişmiyor, ona gücün yetmiyor, buluyorsun yeni askere yeni gelmiş eri onu alıp götürüyorsun.
- Ben başbakanlık yaptım bu memlekette. Bu devleti korumayı da bilirim, bu devletin mağdur ettiği insanlara sahip çıkmayı da bilirim. Kimseden korkum yok.
Ahmet Davutoğlu’ndan ‘çıplak’ arama tepkisi: “Rabbinize nasıl hesap vereceksiniz?”
ÖNCEKİ YAZIABD, İran saldırılarında Musk’ın yapay zeka aracı Grok’u kullanmışSONRAKİ YAZIMakas her geçen ay daha da açılıyor; açlık sınırı 48 bin TL’ye yükseldi
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































