• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İngiltere’den Hürmüz’e Askeri Takviye: Savaş Jetleri Gönderiliyor

    İngiltere’den Hürmüz’e Askeri Takviye: Savaş Jetleri Gönderiliyor

    TR724 HABER

    Ahmet Türk: “Mustafa Destici’yi ciddiye almıyorum, cevap verilecek biri değil”

    Google, Gemini Intelligence sistemini duyurdu

    Google, Gemini Intelligence sistemini duyurdu

    10 bin adım efsanesini çöpe atın: Yağ yakımını şaha kaldıran ‘bölünmüş yürüyüş’ taktiği!

    10 bin adım efsanesini çöpe atın: Yağ yakımını şaha kaldıran ‘bölünmüş yürüyüş’ taktiği!

    NBA'de Şok Ölüm, Brandon Clarke Hayatını Kaybetti

    NBA’de Şok Ölüm, Brandon Clarke Hayatını Kaybetti

    Mourinho Real Madrid Yolunda, Anlaşmada Kapıda

    Mourinho Real Madrid Yolunda, Anlaşmada Kapıda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı

    Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı

    Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı

    Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı

    Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu

    Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu

    Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz

    Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz

    Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

    Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

    Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı

    Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    CHP’yi ‘Böcek’ korkusu sardı; siyaset alev alev!

    Yıldızlar, ego ve kaos: Real Madrid’in kayıp sezonu

    Yıldızlar, ego ve kaos: Real Madrid’in kayıp sezonu

    Korku ve vicdan arasında…

    Korku ve vicdan arasında…

    Gılgamış dosyası: Fırat, Nefilimler ve bastırılmış tarih iddiaları

    Gılgamış dosyası: Fırat, Nefilimler ve bastırılmış tarih iddiaları

    Zulmedilemezlik stratejisi

    Zulmedilemezlik stratejisi

    Necip F. Bahadır

    Davutoğlu’ndan eksik çıkış; peki çetenin başı kim?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İngiltere’den Hürmüz’e Askeri Takviye: Savaş Jetleri Gönderiliyor

    İngiltere’den Hürmüz’e Askeri Takviye: Savaş Jetleri Gönderiliyor

    TR724 HABER

    Ahmet Türk: “Mustafa Destici’yi ciddiye almıyorum, cevap verilecek biri değil”

    Google, Gemini Intelligence sistemini duyurdu

    Google, Gemini Intelligence sistemini duyurdu

    10 bin adım efsanesini çöpe atın: Yağ yakımını şaha kaldıran ‘bölünmüş yürüyüş’ taktiği!

    10 bin adım efsanesini çöpe atın: Yağ yakımını şaha kaldıran ‘bölünmüş yürüyüş’ taktiği!

    NBA'de Şok Ölüm, Brandon Clarke Hayatını Kaybetti

    NBA’de Şok Ölüm, Brandon Clarke Hayatını Kaybetti

    Mourinho Real Madrid Yolunda, Anlaşmada Kapıda

    Mourinho Real Madrid Yolunda, Anlaşmada Kapıda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı

    Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı

    Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı

    Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı

    Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu

    Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu

    Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz

    Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz

    Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

    Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

    Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı

    Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    CHP’yi ‘Böcek’ korkusu sardı; siyaset alev alev!

    Yıldızlar, ego ve kaos: Real Madrid’in kayıp sezonu

    Yıldızlar, ego ve kaos: Real Madrid’in kayıp sezonu

    Korku ve vicdan arasında…

    Korku ve vicdan arasında…

    Gılgamış dosyası: Fırat, Nefilimler ve bastırılmış tarih iddiaları

    Gılgamış dosyası: Fırat, Nefilimler ve bastırılmış tarih iddiaları

    Zulmedilemezlik stratejisi

    Zulmedilemezlik stratejisi

    Necip F. Bahadır

    Davutoğlu’ndan eksik çıkış; peki çetenin başı kim?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Tülay Hatimoğulları: Statü tanınırsa süreç de hızlanır

SG by SG
12 Mayıs 2026
in Kürt Meselesi
0
Tülay Hatimoğulları: Statü tanınırsa süreç de hızlanır


DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın baş müzakereci olduğunun resmen kabul edilmesi gerektiği ve bunun hukuki bir tanımı olması gerektiğini vurgulayarak,  ‘Artık şu tarihte bu olur demiyorum. Çünkü şu gün gelecek, o gün gelecek dediğimiz hiçbir şeyin gelmediğini gördük. Bu bir güvensizlik yaratıyor ve toplumu yanıltmaya hakkımız yok’ dedi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta Demokratik ve Toplum Çağrısı’nın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen iktidar kanadından hâlâ somut adım atılmış değil. Apocu Hareketi Yönetimi, bir yılda çok sayıda somut adımlar atarken, iktidarın yasal zeminleri oluşturmaması, Abdullah Öcalan’ın statüsüne yönelik düzenleme yapmaması ise halkta tepkilere neden olmayı sürdürüyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları sürece dair soruları yanıtladı.

  • Sürece baktığımızda neredeyse bir buçuk yılı aşkın süredir bir zaman geçti fakat elle tutulur somut çıktı olarak Meclis komisyonu dışında halk bir adım görmedi. İktidarın bu ağır aksak ilerleyişini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sürece ilişkin toplumdaki beklenti çok daha yüksekti ve süreç başladığında toplumda umut da çok daha büyüktü. Çok hızlı bir sonuç elde edilecek gibi düşünülüyordu. Fakat süreçte bir yavaşlama ve bir durağanlık var. Özellikle bu son 2 ayda çok daha belirgin oldu. Bunun nedeni de en son devlet heyeti ile DEM Parti heyeti ve Sayın Öcalan’la İmralı’da yapılan toplantıda, Nisan ayının sonuna kadar çerçeve yasa taslağının en azından çıkacağı yönündeydi. Nisan ayı bitti ve Mayıstayız fakat hala bir taslak yok. Evvelinde de bayram öncesi, bayram sonrası deniyordu. Döndük ikinci bayrama geldik.  Ama hala bu konuda atılmış somut bir adım yok. Bu sürece ilişkin hakikaten bir tıkanıklık söz konusu ve bizler de DEM Parti olarak bu tıkanıklığın aşılabilmesi için görüşmeler yapıyoruz.  Bu tıkanıklık nasıl aşılır, nasıl formüle edilir, süreç nasıl ilerletilir; bunun için bir çaba içindeyiz. Bu tıkanıklığın yarattığı negatiflikler var. Barış sürecini herkes istemekle birlikte, barışa olan inançta bir zayıflama var. Savaş lobilerini ayırarak söylüyorum ama onun dışında herkes Türkiye’de barış olsun ister. Bu süreç böyle devam etsin, çatışmasızlık kalsın ister. Kürt halkı da kendi haklarını elde etmek istiyor ve bu onun en doğal hakkı. Bunun için mücadele verildi bugüne kadar. Bunun yanı sıra demokratikleşme süreci; toplumun tamamının istediği bir şey bu. Bunu sadece DEM Partililer ya da baskı gören muhalefet partileri talep etmiyor, toplumun tamamı ediyor. Bir diğer olumsuzluk gerçek süreç karşıtlarının elini ovuşturduğu bir dönem. Mesela ODTÜ’de şenliklerde bir bayrak provokasyonuyla tekrar karşı karşıya kalındı. Neden çünkü geçmişte bu tür sahneler farklı yerlerde, senaryolarda hayata geçmiş. ODTÜ’de gerçekleşen bu provokasyon bize hiç yabancı olan bir provokasyon değil. Bir adım atılmadığı için bu ve benzeri provokasyonlar artabilir. Biz bu konuda da iktidara ve devlete uyarımızı yapıyoruz, provokasyonların önünün açılmaması gerekiyor. O yüzden süreç hızlanmalı. Bu anlamıyla Sayın Öcalan’ın çağrısının hemen akabinde örgütü bu çağrıya olumlu yanıt verdi ve çok ciddi somut adımlar atıldı. Kürt cenahına baktığımızda somut epey ciddi adımlar atılmış durumda. Aynı hassasiyet, aynı disiplin ve aynı cesaret ve ciddiyetle devletten ve iktidardan bir adım beklenmesi kadar doğal bir şey yok. Bu tıkanıklık kesinlikle aşılmalı.  Orta Doğu’daki gelişmeler; Suriye, Irak, İran, Lübnan, Kıbrıs, Doğu Akdeniz bütün bu gelişmeleri düşündüğümüzde Türkiye halkların barışa ihtiyacı olduğu kadar devletin de barışa ihtiyacı var.

  • İktidar kanadı söylemlerinde çıkışlar yaparken pratikte ise kayyım politikaları ve siyasi baskılar sürüyor. DEM Parti bu çelişkiyi nasıl okuyor?

Barışı herkes çok istiyor ama bu nasıl olacak? Hem DEM Parti’nin kendi tabanı, Kürt halkı, hem de Türkiye’deki bütün muhalif kesimler bunu soruyor. Bugün gerçekten bir akıl tutulmasıdır ki hala kayımlar var. 2-3 gün önce Van’daydım. Van’da da Hakkari Belediye Eşbaşkanımız Mehmet Sıddık Akış’ı ziyaret ettim.  Nisan ayının sonunda 19,5 yıl hapis cezası verildi ve dosyası bomboş. Daha önce bu dosya üst mahkeme tarafından bozulmuştu. Yerel mahkeme aynı kararı bir daha verdi. Yine Van’da il, ilçe örgütlerimizle bir toplantı gerçekleştirdik ve o toplantıda şunu öğrendik; çok sayıda arkadaşımızın cezaları onaylanmış şu sıralar. Yöneticilerimize, habire patır patır ceza yağıyor ve bunlar fazlaca konuşmadığımız konular. Özellikle bu sürecin durağanlaşmasıyla birlikte bu cezaların artması tuhaf, anormal, doğru değil. Bir yandan barış ve demokrasi diyeceğiz ama öte yandan CHP belediyelerine bu kadar yoğun operasyon… İnanın yaptığımız halk toplantılarında sadece ülkenin batısı değil, Kürdistan coğrafyasında yaptığımız toplantılarda da şu ortaya çıkıyor: Ya nasıl bir demokratikleşme? Çünkü gözaltı tutuklamalar hiç hız kesmiyor, kayımlar iade edilmedi. Sayın Bahçeli’nin bir sözü vardı, “Ahmetler göreve” ve Sayın Demirtaş için de bir mesajı vardı ama bu açıklamadan sonra kayyım süreci iki ay uzatıldı. Şimdi dolayısıyla insanların en basit seçme ve seçilme hakkı tanınmayacaksa bir barış ve demokratik ortamdan nasıl bahsedebileceğiz gibi halkta çok önemli sorular var. Bundan dolayı “güvenimiz azalıyor” diyorlar. Hem somut bir adım atılmıyor hem patır patır cezalar yağdırılıyor.  İkinci bir konu AİHM. AİHM kararları hayata geçmeli. Sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Kobani Kumpas davasında tutuklu bulunan bütün arkadaşlarımız AİHM kararı gereği serbest bırakılmalı. Aynı şekilde Osman Kavala, Çiğdem Mater, Can Atalay, Tayfun Kahraman serbest bırakılmalı. Bu bile hayata geçirilmedi.  AİHM kararını uygulamak yasal düzenleme gerektirmiyor. Mevcut kararı uyguladığınızda da yetiyor. İkincisi kayımların görevlerine iadesi için ayrıca bir yasa çıkarmaya gerek yok. Bu 2 aylık uzatmalar döneminde direkt karar verilebilir ve AKP ve Cumhurbaşkanı bir inisiyatif kullanarak bunu pekala çok hızlı bir şekilde yapabilir. Kayyım meselesinin Cumhurbaşkanının iki dudağı arasında çıkacak bir kelimeye baktığını cümle alem biliyor.

  • Yine PKK’nin fesih kongresi yıldönümünde yapılan açıklamada Kürt Halk Önderi’nin statü meselesinin altı özellikle çizilmişti, siz de bunu özellikle belirtiyorsunuz. Bu statü meselesinde Devlet Bahçeli’nin açıklaması vardı. Siz ne düşünüyorsunuz? 

Bu sürecin tamamı için çok önemsediğimiz konulardan biri Sayın Öcalan’ın İmralı’daki statüsü. Bu statü meselesi ciddi bir tartışma konusu. Ciddi anlamda ele alınması gereken bir konu. Düşünün ki süreci, baş aktör olarak Sayın Öcalan yürütüyor fakat Sayın Öcalan özgürce insanlarla konuşamıyor. Hatta son süreçte de neredeyse görüşmeler durma aşamasına gelmiş durumda. Böylesi bir müzakere sürecini nasıl ilerleteceksiniz siz. Baş müzakerecinin statüsü tanımlanmalı, hukuki olarak bu görüşmelerin bir adı olmalı. Sayın Bahçeli, grup toplantısında bir koordinatörlükten bahsetti. Bu önemli bir şey. “Barış Süreci Ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” dedi. Yine Eşbaşkanımız Sayın Tuncer Bakırhan, “Barış İzleme Ve Takip Kurulu” oluşturalım diye önerdi. Bunlar çok mühim şeyler ve biz isme falan da takılmıyoruz.

Mühim olan içerik, mühim olan atılacak adımlar, atılan adımların siyasal tanımı, yasal ve hukuki belirlenimleridir. Bunu tanımlamaktır. Bu bakımdan da bu konuda çok önemli adım atılmalı. Sayın Öcalan’ın konut meselesi çok tartışma konusu. Özellikle Türkiye basını şunu çok soruyor ve çok işliyor da konut meselesini; Sayın Öcalan’ın statü meselesi tanımlanmalı, burada cesur adım atılmalı ve bu süreç böylece ilerletilebilmeli. Yine çerçeve yasa, çerçeve yasa bir an önce çıkmalı. Neyi bekliyoruz biz? Bütün dünyadaki çatışma ve çözüm deneyimlerine dönüp baktığınızda önce anlaşmalar madde madde yazılmıştır. Bu maddeler kamuoyuna açıklanmıştır. O maddelerden ilerlenmiştir. Sayın Öcalan’ın girişimiyle ve öncülüğüyle süreç bambaşka bir şekilde işledi ve dünyada yepyeni bir deneyimle karşı karşıyayız.

Akademisyenler çatışma çözüm deneyimleri çalışacaklar. Bu deneyime başvurma ihtiyacı duyanlar gerçekten Türkiye’deki Kürt sorununun çözümüyle ilgili yaşanan bu deneyimi ayrıca özel olarak inceleyecek ve birçok yere de benzemeyen yönleri var. Niye? Çünkü örgüt kendini ilk elden feshetti. Türkiye’de silahsızlanacağını, silahsız bir mücadele sürecini yürüteceğini ve bundan sonra bu sürecin artık böyle ilerleyeceğini kendi kongrelerinde aldıkları kararla ilan ettiler. Bu çok önemli bir adım. Ben o yüzden ısrarla diyorum ki Türkiye’de iktidar, muhalefet, devlet, aklı, bütün bu gelişmeleri sahici, gerçekçi değerlendirmeli. Bu atılan adımları taktik olarak görmemeli. Ne muhalefet ne iktidar ne devlet bu süreci günlük dar manadaki çıkarlara kurban etmemeli. Özellikle iktidar ve muhalefet partileri için bunu ısrarla ifade ediyorum. Seçime kurban edilmemeli bu kadar tarihi bir mesele. Şu anda gördüğümüz kadarıyla bu sürecin yavaş gitmesinin nedenlerinden biri hem bölgedeki gelişmeler bekleniyor hem de belki de bir seçim takvimi öngörüldüğü için iktidar açısından bu süreci oraya monte etmeye çalışma hali söz konusu. Şimdi bütün bu tartışmalardan çıkarılması gereken net sonuç şudur. Kürt tarafı olumlu adımlar attı. Kıymetli. Bir buçuk yıl aşkındır süreç var Türkiye’de ve Türkiye’de ne bir asker ne bir gerilla cenazesi gelmemesi son derece önemli ve kıymetli. Acilen adım atılmalı.

  • Sizce statü tartışmalarında iktidar bir ilerleme kaydedecek mi şu günlerde. Adım atmasını bekliyor musunuz? Kürt Halk Önderi bu mesele dair ne söylüyor? 

Sayın Öcalan’ın yeni yapılan konutla ilgili zaten bir değerlendirmesi olmuştu.  Yani “eski bir hapishaneden yeni bir hapishaneye geçme niyetim yok” diyor. Burada yapılması gereken yeni yapılmış olan konutun bir statüsünün tanımlanması.  İnsanlar statü nedir diyor. Bu bence çok can alıcı bir soru. Buradaki statüden kasıt şu;  Sayın Öcalan’ın baş müzakereci olduğu resmen kabul edilmeli ve bunun hukuki bir tanımı olmalı. İkincisi Sayın Öcalan’ın bu süreci ilerletebilmesi için daha fazla insanla temas edebilir ve görüşebilir olması gerekiyor. Zaten bu yeni konut bu şekilde tanımlanmalı ki bir siyasi, hukuki adı ve anlamı olsun. Yoksa eski bir cezaevinden çıkıp yenisine geçmek değil mesele. Mesele dört duvar meselesi hiç değil. Boyanmış bir duvarla ya da boyasız bir duvar hiç değil. Dolayısıyla burada ki mesaj çok net. Sayın Öcalan’ın baş aktör, baş müzakereci olarak bu süreçteki rolü siyaseten kabul edilmeli, resmi olarak ve bu yasal bir statüye kavuşmalıdır.  Her kesimle aydın yazar, gazeteci, akademisyen, hukukçu, siyasi parti temsilcisi, demokrasi güçleri, STK’lar kendisi birçok kesimle görüşmeler yapmak istiyor. Mesela sizlerle görüşme yapmak istiyor, siz gazetecilere röportajlar vermek istiyor. Kendini, fikrini anlatmak istiyor.  Bu süreçteki statü tanımı tam da budur. Peki bu ne zaman yapılır veya hani yapılmamasıyla ilgili dem olarak biz ne düşünüyoruz? Yapılmıyor. Çoktan beri yapılması gereken bir şeydi. Sürekli bu da erteleniyor. Bunda da ipe un serme hali var ve sürecin uzamasıyla bunun arasında bir paralellik var.  Statünün tanımlanmaması ile süreci uzatma isteği arasında doğrudan bir orantı var. Birbiriyle bağlantılı. Dolayısıyla bu sürecin gerçekten ilerletilmesi için bu somut adımların atılması gerekiyor.

Süreç gittikçe uzuyor

Ben artık şöyle konuşamıyorum, konuşmak da istemiyorum. Bazı beklentilerimiz var. Olması gerekenleri sıralıyoruz sıklıkla. Kamuoyu haklı olarak bize şu soruyu soruyor; siz olacak diyorsunuz ama olmuyor. Şimdi bu bizim karşılaştığımız en temel mesele. Dolayısıyla biz artık ya bu olacak şu olacaktan ziyade, olmasını istiyor ve bekliyoruz şeklinde tanımlamak durumunda kalıyoruz. Çünkü konuşulan bazı konuların hızlı hayata geçmediğini ve gittikçe sürecin uzadığını görüyoruz. Dolayısıyla DEM Parti olarak özetle söyleyecek olursak bu sürecin uzamaması ve hızlanması için bir kere öncelikle iktidar ve devlet karar vermeli. Karar vermeli ve karar verdikten sonra bu bahsini ettiğimiz adımlar zaten çorap söküğü gibi gelir. Bu kararsızlıktan çıkılmalı.  Kararsızlık yeterli mi olur bunu anlatmaya ve  tanımlamaya, devlet çözümde kararsız mı, iktidar kararsız mı… kendi kafalarında işleyen bir takvim muhtemelen var ve bu takvimi en azından bizler bilmiyoruz. Nedir bu işleyen takvim kafalarında? Bu konuda daha cesur olmalılar, daha iddialı olmalılar, daha gerçekçi ayakları yere basan, bir yol haritası izlemeliler. Bu konuda adım atılsın dediğimizde de bizden rahatsız olmamalılar. Bu adım atın sözlerimize dönüp sanki bizler dikte ediyormuşuz gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim dikte etmeye çalıştığımız hiçbir şey yok. Biz barış süreci ve görüşmeleri başlamadan önce de barışı dilimizden hiçbir zaman düşürmedik.

  • Görüşme trafiği durmuş görünüyor en azından izlediğimiz kadarıyla bir ziyaret yok İmralı’ya bunun nedeni nedir?  

Bunun sürecin yavaşlığıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. DEM Parti İmralı heyeti en son yaptığı görüşmede, yapılan toplantıda bazı kararlaşmalar ve daha doğrusu ortaklaşılan bazı noktalar vardı. Mesela bu noktalar gerçekleşmeyince gidildiğinde tekrarın tekrarı olmuş oluyor. Dolayısıyla gerçekten bazı somut adımlar atılmalı ki yapılan görüşmelerin bir karşılığı da olsun. Ama yine iktidar ve devlet bu süreci nasıl yavaşlatıyorsa bu görüşmeleri de bu şekilde yavaşlatmış durumda. Onu da belirtmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu süreçte devlet ve iktidar gerçekten kararlı davranmalı, karar almalı ve demeli ki ben böyle devam edeceğim. Şimdi bu görüşmelerin olmuyor olması, eksik kalması, görüşme talep eden birçok kesimin hala gidememiş olması bütün bunlar bir sorun. Aslında tecrit kısmen kalkmıştır, tamamen kalkmamıştır.  Bunu gösteriyor bize. Mesela biz DEM Parti heyeti olarak da gitmeyi çok istiyoruz. Uzun bir zamandır bizim gidişimiz de gündemdeydi ama bu da bir türlü gerçekleşmedi. Dolayısıyla bu görüşme zincirinin önünün açılması gerekiyor. Bu sürece olumlu katkı sağlar.

  • İmralı’ya somut çıktılar ile gidilemediği için mi ziyaretlerin durduğunu ifade ediyorsunuz yoksa…?

Yok. Tabii ki görüşme fırsatı şimdi verilse bize biz hemen atlar gideriz. Burada görüşme trafiğinde de bir durağanlık var. Heyetimizdi, avukatlarıydı, ailesiydi, aileleriydi, parti heyeti, MYK, eş başkanlar, biz hepimiz mesela gitmek istiyoruz.  Fakat bunun yolu açılmıyor. Olanaklar oluşturulmuyor. O yüzden de gidilmiyor. Şöyle bir ikilem hali var. Ne gitmeyeceksiniz deniyor ne izin vermiyoruz deniyor ne de koşullar oluşturuluyor. Burada aslında adı konmamış devam eden bir sürecin durağanlaşmasına katkı sağlayan bir müdahale var gibi görünüyor.

  • Bir diğeri, sürecin tıkandığı noktayı iktidar “silahsızlanmanın tamamlanmaması” olarak yansıtıyor. Siz ise sürecin ilerleyebilmesi için yalnızca silah meselesinin değil demokratikleşmenin de eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini söylüyorsunuz. Sürecin diğer tarafı İktidarla bu konuda aynı yerde olduğunuzu düşünüyor musunuz?  Çünkü hala bir silah bırakma, teyit tespit meselesinden bahsediliyor. 

Meclis komisyonunun hazırlamış olduğu raporda, bu sürecin eşzamanlı götürülmesi gerektiğine dair çok önemli bir ibare var. Biz de öyle düşünüyoruz. Süreç eşzamanlı götürülmelidir. Bugün süreç tek taraflı gitti. Hatta Sayın Bahçeli demişti “tek kanatlı kuş uçmaz.” Komisyon raporunu hazırladı ve parlamentoya sundu. Orada da yazılanları hayata geçirirseniz zaten çok şey yapmış olmalıydınız şimdiye kadar. Fakat bu konuda yine iktidarın o yavaş hali, o zamana yayma hali devam ediyor. Atılması gereken adımların en belirleyenlerinden birisi de çerçeve yasa olacak. Mesela mevcut komisyonun sunmuş olduğu rapor, bunun önünü açan bir rapor. Dolayısıyla buradan ilerlenecek, iktidar açısından yasa yapma sürecini başlatmak açısından elimizde çok önemli bir argüman var. Eksiği gediğiyle, fazlasıyla bu rapordan hareket edilmeli.  Bu teyit tespit meselesi zaten devletin kendi içinde kurduğu mekanizmalarla, örgütle görüşerek kurduğu mekanizmalarla ilerletilecek. Fakat burada Kürt cenahından yapılan açıklamalarda şunu gördük:  Yasalarla ilgili hiçbir adım atılmadan bizden biraz daha biraz daha isteyen beklenti hali var ve bunu yanlış bulduklarını ifade ediyorlar. Bir yerden bir adım atılsın diyorlar. Adım atılsın ki biz attığımız adımların gerisini getirelim deniyor. Oradan hareket edilerek bir çerçeve yasa çıkarılmalı ve eşzamanlı olmalı. Bir yandan yasa çıkarılacak, öte yandan da bu teyit tespit diyorlar ya da başka ne diyorlarsa bu silahsızlanma sürecini böyle eşzamanlı bir götürme hali söz konusu olabilir.

  • Yasal süreç için de iktidar kulisleri Mayıs diyor fakat yetişmesi çok mümkün durmuyor. Yine Nisan denilmişti fakat yapılmadı. Siz bu takvim meselesine dair ne söylersiniz? Sizin hazırlığınız ne durumda? 

Çerçeve yasa dahil olmak üzere yapılması gereken yasaların hepsiyle ilgili hukuk komisyonumuz çok detaylı bir çalışmayı bu süreç başladığı ilk günden beri başlatmış durumda. Bizim hazırlıklarımız var. Fakat burada esasen iktidarın sunacağı taslak çok önemli. Çünkü şöyle düşünelim. Biz kendi taslağımızı kamuoyuyla paylaştık ya da kendi taslağımızı parlamentoya taşıdık. Sonuçta bu reddedilecek iktidar tarafından. Böyle bir süreçte yasal çalışma böyle yapılmaz zaten. Böyle bir süreçte yasa konsensüs sağlanarak yapılır. Benim partim, senin partin, öbür partinin taslağı yok da o yüzden getirmiyorlar meselesi değil. Sonuçta iktidarın oylarına bakıyor, dolayısıyla iktidar öyle bir taslak hazırlamalı ki bütün siyasi partilerle bir konsensüs oluşmalı ve o konsensüs çerçevesinde bunu parlamentoya getirmesi gerekir. Ama bu mayısta olur mu olmaz mı, demin de söyledim. Ben artık şu tarihte bu olur demiyorum. Demekten de özel olarak imtina ediyorum. Çünkü şu gün gelecek, o gün gelecek dediğimiz hiçbir şeyin gelmediğini gördük. Burada sonuçta bu tepkiler DEM Partiye dönmeye başlıyor. İktidarın bunu da görmesi lazım. DEM Parti olarak bu süreçte kullanılan argümanların bize dönmesini de istemeyiz negatif olarak. Çünkü biz barış istiyoruz, barış için mücadele veriyoruz. Sonuçta burada gerçekçi ayakları yere basan ve topluma güven veren açıklamaları herkes yapmak zorunda.  Biz, bu konuda büyük bir sorumluluk hissiyle konuşuyoruz, sözlerimizi kuyumcu terazisiyle tartarak söylüyoruz. Çünkü bu süreci biz ilerletmek istiyoruz ama iktidardan doğru baktığımızda, “şu gün olacak, bugün olacak denen şeylerin inşallah bayramdan sonra çerçeve yasa çıkacak” dedikleri hiçbir şeyi yapmadılar. Bu bir güvensizlik yaratıyor ve toplumu yanıltmaya hakkımız yok. Dolayısıyla sizin sorunuza yanıtım net olarak şu: Ümit ediyoruz ki Mayıs ayını geçmez. Ümit ediyoruz ki parlamento kapanmadan artık bu işi bitirmiş oluruz. Yaptığımız bütün görüşmelerde, attığımız her adımda bunun hızlanması için emek vermeye, müzakerelerimizi bu çerçevede, diyaloglarımızı bu çerçevede yürütmeye çalışıyoruz.

  • Sürecin seçim hesaplarına sıkıştırılma riskinden bahsettiniz. Baktığımızda, muhalefetin önemli bir kısmı süreçte hâlâ çekingen davranıyor ve bu eleştiriliyor. Sizce muhalefet neden demokratik çözüm konusunda net bir pozisyon alamıyor? Bugün seçim turuna çıkmış bir muhalefet var.

Muhalefet gerçekten son derece zor durumda. Çok ciddi bir baskıyla karşı karşıyayız. Özellikle ana muhalefet partisi için özel olarak söyleyecek olursak belediyeler üzerinden gerçekleşen operasyonlar Cumhuriyet Halk Partisi’ni son derece zor duruma sokmuş durumdadır. Bununla birlikte sadece belediye operasyonları da değil; mutlak butlan atamaları, kayyum atamaları bütün bu tehditlerle karşı karşıyalar. Dolayısıyla burada çok zorlandıklarını bir kere görmeliyiz ve tespit etmeliyiz. Bütün bunlara rağmen bu süreci özellikle Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten başından beri yani elbette daha fazla şey yapabilir, ama doğru bir yerde durdu. Komisyonda yer aldı. Bu konuda niyet beyanını ısrarla ifade etti. “İktidar bize yönelik ağır baskılar, yargı baskısını kurmuş olsa da biz anaların gözyaşının akmasını istemiyoruz ve barış olsun istiyoruz. Bunun için varız” dedi. Buradan imtina etmedi. Fakat nesnel olarak şunu tespit etmek zorundayız. Muhalefetin üzerinde bu kadar yoğun baskı yaşanırken, muhalefetin kendi tabanına bunu anlatmada yaşadığı zorlanmaları biliyoruz. İkincisi biz de kendi tabanımıza Türkiye’nin sol sosyalist demokrasi güçlerine, bunu anlatırken zorlanıyoruz. İnsanlar bize şu soruyu her yerde soruyor. Bakın Edirne’deki toplantımızda da Bursa, Balıkesir, İzmir, Ankara, İstanbul ve Amed, Van birçok yerde. Hem barış diyorsunuz hem demokratikleşme diyorsunuz ama kayımlar olduğu gibi duruyor. CHP belediyelerine her gün operasyon var. Kayım, atama, mutlak butlan gündemde.  Sonra toplum dönüyor diyor ki nasıl bir demokrasi? Dolayısıyla burada barışın toplumsallaşmasının önünde bir engel teşkil ediyor yargı baskısı ve iktidarın baskısı. Hatta biz çoğu zaman konuşmalarımızda şunu ifade ettik. Ana muhalefet partisi üzerine bu kadar yoğun bir yargı baskısının olması süreci sabote ediyor.

Toplum diyor ki “ben barış istiyorum ama bakın neler oluyor.” Yani ortada bir pratik var. Sonuçta insanların gözü görüyor, aklı var, fikri var. Dolayısıyla biz hem AKP hem MHP ile yaptığımız görüşmelerde de bunu çok söyledik. Biz bunları bu açıklıkla kendileriyle konuştuk. Kapalı görüşmelerimizde de konuştuk. Bu çok büyük bir sorun. Bu, barışın toplumsallaşmasının önündeki en temel engellerden biri. Peki bütün bu tabloya rağmen ana muhalefet partisi daha fazla şey yapamaz mı barış için? Yapabilir. Daha fazla şey de yapmalıdır. Bu tarihsel fırsatı dar manada parti çıkarlarına hiç kimse kurban etmemeli. Bu partiler üstü bir meseledir. Buradan ele alınmalı ve elbette biz ana muhalefet partisinin bu konuda daha güçlü mesajlar vermesi, daha güçlü bunu kendi tabanına anlatmasını bekliyoruz. Ama aynı şeyi iktidardan da bekliyoruz. Mesela bakın MHP bu süreci anlatmak için çeşitli toplantılar yaptı. Ama AKP hiçbir toplantı yapmadı. Toplumu bu konuda bilgilendirmedi. Mesela AKP’ye saraya yakın medya gruplarına baktığımızda toplumsal algı oluşturdukları o formülasyonlara baktığımızda “Kürt sorununu demokratik yolla, barışçıl yolla çözeceğim” diye topluma oradan verilen güçlü mesajları yeterince göremedik. Bakın 2013-15’de Akil İnsanlar Topluluğu oluşturulmuştu. Yedi bölgeye de çok güçlü bir çalışma yürütmüşlerdi. Mesela barışı toplumsallaştırmak için önemli bir çalışmaydı. Fakat şimdi aynı şeyi AKP iktidarında ne yazık ki göremiyoruz. Dolayısıyla burada bütün siyasi partiler, bu sürece destek verdiğini ifade eden bütün siyasi partiler bir yandan parlamento ayağında daha güçlü bir iradeyi ortaya koymalı yasa yapım süreci için. Öte yandan da topluma bunu daha güçlü anlatacak argümanları ortaya çıkarmalı ve bir pratiği ortaya koyması gerekiyor.

  • Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? 

Barış annelerinin girişimi çok önemliydi. Bu süreçte, özellikle Barış Anneleri, hakikaten bu sürecin en güçlü lokomotifi hep ve her zaman için onlardı. Hala onlar. Ve birkaç gün önce Ankara’ya geldiler. Burada açıklamalarını yaptılar güçlü bir şekilde. Belirledikleri heyet parlamentoda temsili bulunan siyasi partileri ziyaret etti ve beyaz tülbent hediye ettiler. İğne oyalı beyaz tülbent. Bu gerçekten çok anlamlı bir çalışmaydı. Annelerin bütün kayıplarına ve acılarına rağmen diğer acı çeken, başka acı çeken annelerle o empati duygusunu kurmak, Kürt annenin Türk anneyi anlayarak onun acısını yüreğinde hissederek bu barış mücadelesini vermesi inanın en kıymetli olan şeylerden biri. Buna değer vermeli, buna önem vermeli bütün siyasi partiler. Annelerin bu ziyaretini sıradan bir çalışma gibi hiç kimse ele almamalı. Annelerin yüreği herkesten çok yanıyor. Burada bütün anneleri kastederek söylüyorum. Gerilla annesini de, asker annesini de kastederek söylüyorum. Annelerin gözyaşlarının rengi aynı, acının rengi aynı ve anneler bunu yüreklerinde hissediyor ve bu empatiyi kuruyor, bu köprüyü kuruyor. Dolayısıyla beyaz tülbentleriyle barışın davetini bir kere daha yapmaları bu süreci bu beyaz tülbentlerimizle aşalım mesajları çok kıymetliydi, çok anlamlı, önemliydi. Barış Annelerimize de buradan selam ve sevgilerimi göndermek isterim.

Haber: Melek Avcı \ JINNEWS

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

İZBETON ve İZDOĞA Soruşturmasında 3 Üst Düzey İsim Tutuklandı

Next Post

İnşaat Sektöründe ‘Maliyet’ Baskısı: İşçilik Malzemeyi Geçti

Related Posts

Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı
Kürt Meselesi

Burcu Köksal AKP’ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı

12 Mayıs 2026
Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı
Kürt Meselesi

Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısı Nisêbîn’de yapıldı

12 Mayıs 2026
Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu
Kürt Meselesi

Ağır hasta tutsak Abdulcelil Akgün için İHİK başvurusu

12 Mayıs 2026
Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz
Kürt Meselesi

Ahmet Türk: Kürdistani ruhu kabullenmeden barış sağlanamaz

12 Mayıs 2026
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı
Kürt Meselesi

Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

12 Mayıs 2026
Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı
Kürt Meselesi

Feti Yıldız’dan foruma mesaj: Barış ve huzur için tarihi bir fırsat yakalandı

12 Mayıs 2026
Next Post
İnşaat Sektöründe 'Maliyet' Baskısı: İşçilik Malzemeyi Geçti

İnşaat Sektöründe 'Maliyet' Baskısı: İşçilik Malzemeyi Geçti

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter