Kerboran JİTEM Davası’nın ‘zaman aşımından’ düşürülmesine tepki gösteren gözaltında kaybettirilen ve katledilenlerin yakınları, davanın peşini bırakmayacaklarını belirtti
Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde, 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında Davut Altınkaynak (12), Seyhan Doğan (14), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21), Hikmet Kaya (24) ve Süleyman Seyhan (57) ile uzman çavuş Bilal Batırır kaybedilmesine dair dava; Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi tarafından 30 yıllık “zaman aşımı” süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü.
Aralarında dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire ve Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz’ın da olduğu 18 fail hakkında 4 Temmuz 2022’de Adıyaman 1’inci Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verildi. Antep Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını “yerinde” görerek, istinaf talebini reddetti. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi ise zaman aşımının dolduğu 8 Mart tarihinden 3 gün sonra (11Mart) toplanarak, incelediği dosyada 30 yıllık “zaman aşımı” süresinin 8 Mart 2026 tarihi itibari ile dolduğunu savunarak, dosyanın “zaman aşımı” gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi.
Kaybettirilen Abdurrahman Coşkun’un ağabeyi Mehmet Coşkun ile 12 yaşındaki Davut Altınkaynak’ın babası Abdülaziz Altınkaynak, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirti.
‘Aramaktan vazgeçmedik’
30 yıl önce yaşananları anlatan Mehmet Coşkun, kaybettirilenlerin hepsinin öğrenci olduğunu belirterek “12 yaşında çobanlık yapan Davut Altınkaynak’ı bile ‘terörist’ diyerek hedef aldılar” dedi.
Uzun yıllardır verdikleri adalet mücadelesine değinen Mehmet Coşkun, “Annem her gün Cumartesi anneleri ile beraber meydanlarda kardeşimi aradı. Kimi zaman o meydanlarda biber gazına ya da coplara maruz kaldı. Ancak hiçbir zaman aramaktan vazgeçmedi. Yıllar sonra, birinin verdiği bilgilerle izlerine ulaştık. En son 2019’da Kızıltepe’de kardeşimin cenazesine ulaştık” diye konuştu.
‘Devlet için yaptık dediler’
Yapılan yargılamalara değinen Mehmet Coşkun, “Bunlar mahkemede başta inkar ettiler, sonra ‘devlet için yaptık’ dediler. 12 yaşındaki bir çocuğu öldürmüşler. Peki bu 12 yaşındaki çocuk ne teröristlik yapmış olabilir? Bu bir sistemdi. Devletin politikasıydı. Çocuklarımızı bilerek öldürdüler, çukurlara attılar. Bazılarını yaktılar, asit döktüler. Her birini farklı yerlerde bulduk. Çocuklarımızın ifadelerini almışlar, belge imzalatıp ‘serbest bıraktık’ demişler. Ama infazcılar kapıda bekliyormuş. 30 yıl mahkeme kapılarında bekledik. Şimdi de zaman aşımı diyorlar. Oysa sanıklar bile olanları anlattı. Buna rağmen beraat verdiler. Daha ne delil istiyorlar? Bu sadece Dargeçit karakolunun yaptığı bir şey değil; bu devletin eliyle yapılmış bir şey. Biz ölsek de bu davanın peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
‘Bilerek zaman aşımına götürdüler’
Kaybettirildiğinde 12 yaşında olan Davut Altınkaynak’ın babası Abdülaziz Altınkaynak, karara tepki göstererek, “Bu savcı ve hakimler dosyayı bilerek zaman aşımına götürdü. Belki iddianameyi bile okumadan karar verdiler” dedi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu hatırlatan Davut Altınkaynak, “Türkiye’de ‘JİTEM dosyalarını açacağız’ diyorlar. O zaman Dargeçit dosyasına tarafsız baksınlar ve karar versinler. Her şey ortada. Kimin ne yaptığı belli. Tanıklar mahkemede itiraf etti” diye konuştu.
‘Davanın peşini bırakmayacağız’
Mahkeme sürecinden bir çok kez mahkeme heyetinin değiştirildiğine dikkati çeken Davut Altınkaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mahkeme heyetleri hakimlik yapmak yerine çocuklarımızın katillerine adeta avukatlık yaptı. Bize ‘görüntü getirin’ diyorlardı. Ben nasıl görüntü getireyim? Sonuna kadar davanın takipçisi olacağız. Hiçbir zaman bu davanın peşini bırakmayacağız. Oğlum Davut ve eşim o akşam gözaltına alındıkları zaman evde değildim. Hatta gözaltı sürecinde eşime bir ara oğlumu gösteriyorlar. Oğlum Filistin askısında, kanlar içinde annesinden su istemiş. Biz bunları nasıl unutalım? Benim oğlum daha 12 yaşında idi. Davut’un katilleri bellidir. Zaman aşımına girmeden önce de mücadele ettik, Meclis’e gittik, tüm partilerle görüştük. Tarafsız bir yargılama istedik ama olmadı. Bu davanın peşini hiçbir şekilde bırakmayacağız. Biz ölsek bile çocuklarımız bu davanın peşini bırakmayacak.”
Haber: Haşim Abak / MA
Kerboran JİTEM Davası: ‘Zaman aşımı’ gerekçesiyle düşürüldü
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































