• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Arefe Günü AVM’ler açık mı? 26 Mayıs 2026 Arefe Günü yarın AVM’ler kaça kadar açık?

    Arefe Günü AVM’ler açık mı? 26 Mayıs 2026 Arefe Günü yarın AVM’ler kaça kadar açık?

    İdris Gürsoy

    27 Mayıs’ın gölgesinde yaşamak

    Bir zamanlar Boğaz’da yaşam vardı: İstanbul’da yüzen evlerin hikâyesi

    Bir zamanlar Boğaz’da yaşam vardı: İstanbul’da yüzen evlerin hikâyesi

    Usta yönetmen Ayşe Emel Mesci ile tiyatro üzerine konuştuk: Tiyatroda 60 yıl…

    Usta yönetmen Ayşe Emel Mesci ile tiyatro üzerine konuştuk: Tiyatroda 60 yıl…

    26 Mayıs 2026 Arefe günü bankalar çalışıyor mu? Arefe Günü bankalar saat kaça kadar açık?

    26 Mayıs 2026 Arefe günü bankalar çalışıyor mu? Arefe Günü bankalar saat kaça kadar açık?

    Tiyatrocu Emre Şen ‘mutlak butlan’ kararını şarkıyla tiye aldı

    Tiyatrocu Emre Şen ‘mutlak butlan’ kararını şarkıyla tiye aldı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Dedeoğulları Katliamı için açılan tam yargı davası reddedildi 

    Dedeoğulları Katliamı için açılan tam yargı davası reddedildi 

    MHP’li Yıldız ‘mutlak butlan’ paylaşımını kaldırdı

    MHP’li Yıldız ‘mutlak butlan’ paylaşımını kaldırdı

    30 yıllık belge: Diyalog ve çözüm protokolü

    30 yıllık belge: Diyalog ve çözüm protokolü

    Mehmet Polat 30 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu

    Mehmet Polat 30 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu

    Amed’de ‘mutlak butlan’ tepkisi: CHP’ye yönelen saldırılar karşısında sessiz kalamayız

    Amed’de ‘mutlak butlan’ tepkisi: CHP’ye yönelen saldırılar karşısında sessiz kalamayız

    AKP’den ‘mutlak butlan’ sonrası açıklama

    AKP’den ‘mutlak butlan’ sonrası açıklama

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!

    Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!

    New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…

    New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…

    Dejavu!

    Dejavu!

    UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman

    UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman

    Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!

    Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!

    Avcı kekliği

    Avcı kekliği

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Arefe Günü AVM’ler açık mı? 26 Mayıs 2026 Arefe Günü yarın AVM’ler kaça kadar açık?

    Arefe Günü AVM’ler açık mı? 26 Mayıs 2026 Arefe Günü yarın AVM’ler kaça kadar açık?

    İdris Gürsoy

    27 Mayıs’ın gölgesinde yaşamak

    Bir zamanlar Boğaz’da yaşam vardı: İstanbul’da yüzen evlerin hikâyesi

    Bir zamanlar Boğaz’da yaşam vardı: İstanbul’da yüzen evlerin hikâyesi

    Usta yönetmen Ayşe Emel Mesci ile tiyatro üzerine konuştuk: Tiyatroda 60 yıl…

    Usta yönetmen Ayşe Emel Mesci ile tiyatro üzerine konuştuk: Tiyatroda 60 yıl…

    26 Mayıs 2026 Arefe günü bankalar çalışıyor mu? Arefe Günü bankalar saat kaça kadar açık?

    26 Mayıs 2026 Arefe günü bankalar çalışıyor mu? Arefe Günü bankalar saat kaça kadar açık?

    Tiyatrocu Emre Şen ‘mutlak butlan’ kararını şarkıyla tiye aldı

    Tiyatrocu Emre Şen ‘mutlak butlan’ kararını şarkıyla tiye aldı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Dedeoğulları Katliamı için açılan tam yargı davası reddedildi 

    Dedeoğulları Katliamı için açılan tam yargı davası reddedildi 

    MHP’li Yıldız ‘mutlak butlan’ paylaşımını kaldırdı

    MHP’li Yıldız ‘mutlak butlan’ paylaşımını kaldırdı

    30 yıllık belge: Diyalog ve çözüm protokolü

    30 yıllık belge: Diyalog ve çözüm protokolü

    Mehmet Polat 30 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu

    Mehmet Polat 30 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu

    Amed’de ‘mutlak butlan’ tepkisi: CHP’ye yönelen saldırılar karşısında sessiz kalamayız

    Amed’de ‘mutlak butlan’ tepkisi: CHP’ye yönelen saldırılar karşısında sessiz kalamayız

    AKP’den ‘mutlak butlan’ sonrası açıklama

    AKP’den ‘mutlak butlan’ sonrası açıklama

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!

    Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!

    New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…

    New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…

    Dejavu!

    Dejavu!

    UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman

    UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman

    Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!

    Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!

    Avcı kekliği

    Avcı kekliği

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Hocaefendi’nin zulüm ve baskılar karşısındaki duruşu-7

SG by SG
6 Mayıs 2026
in Görüş & Analiz
0
Hocaefendi’nin zulüm ve baskılar karşısındaki duruşu-7


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM

Hizmet Hareketi’ni bitirmeyi birinci ve en önemli meselesi hâline getiren Erdoğan ve AKP iktidarı, özellikle son 10 yılda baskılarını artırdıkça artırdı. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin sık sık kullandığı tabirlerle ifade edecek olursak, Cemaat’e yönelik taarruzlar (saldırılar), tagallüpler (zorbalıklar), tahakkümler (baskılar), tecavüzler (hak ihlalleri), tasallutlar (musallat olmalar) ve temellükler (gasplar, el koymalar) birbirini takip etti.

AKP rejimi Hizmet’i dağıtmak, bütün faaliyetlerine son vermek ve mensuplarına boyun eğdirebilmek için her tür zorbalığa başvurdu. Tehdit ve işkence yoluyla insanları itirafçı olmaya zorladı, kendisiyle işbirliği yapmaya çağırdı. O güne kadar hizmet adına yürütülen faaliyetleri yasadışı ilan etti ve cemaat mensuplarının da bunları birer “suç” olarak kabul etmesini istedi.

En başta şunu ifade etmek gerekir ki -daha önce “Hocaefendi’nin Zulüm Sürecindeki Rehberliği” başlıklı yazıda da üzerinde durduğumuz üzere- Hocaefendi bu zulüm sürecinde Hizmetin temel prensiplerini hatırlatmaya devam etti. Sohbetlerinde sık sık mülayemet, şefkat, af ve sabır gibi değerler üzerinde durdu.

Zalimlerin sırtlarını dönüp uzaklaşmalarına mukabil Hizmet insanlarına yerlerinde durmalarını, böylece aradaki mesafenin daha da açılmamasını tembihledi. Her zaman birleştirici olmayı ve tahripleri tamir etmeyi tavsiye etti. Bir Müslümanın zulme hiçbir şekilde zulümle mukabele edemeyeceğini hatırlattı. Maruz kalınan kötülüklere misliyle karşılık verilmemesi gerektiğini vurguladı. Zor şartlara rağmen üslubu, ahlâkı ve karakteri korumanın önemini ısrarla dile getirdi.

Allah’a binlerce şükürler olsun ki kahir ekseriyeti itibarıyla Hizmet gönüllüleri de yürüdükleri yola küsmedi, ilkelerinden taviz vermedi ve zalimin ekmeğine yağ sürmediler. Hocaefendi’nin şu ifadeleri yaşanan sürecin adeta bir özeti mahiyetindedir: “Zalimler bugüne kadar değişmemiz, radikalleşmemiz, sertleşmemiz için ellerinden geleni yaptılar. Ama Allah’a binlerce şükürler olsun ki onca baskı ve zulme rağmen yolumuzu ve yönümüzü değiştirmedik. Değil bir silah namlusunun ucunu göstermek, kimseye karşı yumruk bile sallamadık.” (https://herkul.org/kirik-testi/her-turlu-zulme-ragmen-degismeyen-durusumuz/)

Dik Duruşu

Zulmün şiddetini olabildiğine artırdığı bu süreçte Hocaefendi, baskılara boyun eğmemiş, tehditlere aldırmamış, herhangi bir zaaf göstermemiş ve zalimlere asla eyvallah çekmemiştir. Sohbetlerinde sık sık şu tür tembihlerde bulunmuştur:

  • “Canavarlar üzerimize geldiği zaman onlara karşı zaaf göstermemek lazım. Eğer zaaf gösterirseniz daha da ileri giderler.”
  • “Baskılara boyun eğmemeli. Bir kere boyun eğdirirlerse sürekli eğdirme peşine düşerler.”
  •  “Saldırılar karşısında asla zillet göstermemeli.”
  • “Bir yerden bir dalga geldiğinde arkadaşlar hemen pes etmemeli, sonuna kadar mücadele etmeliler.”
  • “Nifak şebekesi karşısında pes etmek, gönül verdiğimiz değerlere saygısızlık demektir.”
  •  “Bize düşmanlık yapanlar neyin olmamasını istiyorlarsa arkadaşlarımız onun olmasını sağlama adına ellerinden geleni yapmalıdırlar.”
  • “Götürüp dar ağaçlarına da assalar katiyen ve katıbeten zalimlere eyvallah etmemeli, özür dilememeli, ‘Hata ettik.’ dememeli.”

Hocaefendi’nin şu sözleri ise kıyamete kadar gelecek mazlum ve mağdurlar için adeta bir yol haritası gibidir: “Dünyaya tapan, dinî değerlerini dünyevi menfaatlerine alet eden kimselerin sözünü dinlemek, onlara yaranmaya çalışmak, onlardan özür dilemek, onların dediğini yapmak ne büyük bir tali’sizlik ve ne büyük bir vebaldir! Bugüne kadar Allah davasına omuz vermiş büyük zatlar içinde, dininden, diyanetinden ötürü gördüğü baskılardan, eza ve cefalardan ötürü zalimlerden özür dileyen bir kimse olmuş mudur? Şunu unutmamak lazım, zalimin zulmünü kolaylaştırmak da bir çeşit zulümdür. Haksızlık yapan kimselere yaptıkları işte kolaylık sağlamak, onlara imkân ve fırsat tanımak bir çeşit zulümdür. Zalimin işini zorlaştırma, ona imkân ve fırsat vermeme ise bir çeşit ibadet sayılır.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

Cesareti

Bediüzzaman Said Nursi,  Hücümat-ı Sitte (altı hücüm) adını verdiği risalede (29. Mektup, 6. Kısım) zalimlerin Kur’ân talebelerini aldatmak ve onları hizmetlerinden alıkoymak için başvurdukları hile ve desiseler üzerinde durur. Bunların en başta gelenlerinden biri korkudur. Bediüzzaman, dessas zalimlerin insandaki bu korku damarından çokça istifade ettiklerini söyler. Hatta ona göre zalimler özellikle ulemayı korkutmayı, onların evhamlarını tahrik ederek kontrol altına almayı hedefler.

Bediüzzaman meseleyi farklı boyutlarıyla ele alarak, iman sahibi bir müminin niçin korkmaması gerektiğini ikna edici bir şekilde izah eder. Onun bilhassa şu ifadeleri fevkalâde önemlidir: “Bir zalim ve vicdansız bir adam, birisini yere atıp ayağıyla onun başını kat’î ezecek bir surette davransa, o yerdeki adam eğer o vahşî zalimin ayağını öpse, o zillet vasıtasıyla kalbi başından evvel ezilir, ruhu cesedinden evvel ölür. Hem başı gider, hem izzet ve haysiyeti mahvolur. Hem o canavar, vicdansız zalime karşı zaaf göstermekle, kendisini ezdirmeye teşcî eder. Eğer ayağı altındaki mazlum adam, o zalimin yüzüne tükürse, kalbini ve ruhunu kurtarır, cesedi bir şehid-i mazlum olur. Evet, tükürün zalimlerin hayâsız yüzlerine!”

Zalimlerin bütün hışmıyla mazlumları ezdiği bir hengâmede Hocaefendi de her fırsatta benzer düşünceleri dile getirmiş ve fedakâr gönüllere cesaret aşılamıştır. Allah’a dayanan bir kimsenin başka hiçbir güç karşısında eğilmesinin söz konusu olamayacağını sık sık hatırlatmıştır. (Gülen, Fütüvvetin Nurlu Yolu, s. 240)

Bir sohbetinde şu çarpıcı ifadeleri kullanmıştır:  “Allah’ın mehabet ve mehafeti altında yaşayan bir mümin başkalarına karşı bu duyguları taşımaz, başka kimseden korkmaz. Allah karşısında el pençe divan duran bir kimse başkalarının önünde eğilmez. İdama götürseler bile aynı duruşunu korur. Merhum Seyyid Kutup gibi zalimlerin yüzüne tükürür. O tükürükler tarihin sayfalarına birer şeref sayfası olarak kaydedilir.”

Burada akla şöyle bir soru gelebilir: Hoş görünmek suretiyle zalimle iyi geçinmek ve böylece onun hışmından kurtulmak mümkün değil midir?

Hocaefendi’nin bu konudaki yaklaşımı oldukça nettir: “Bazı samimi mü’minler zalime hoş görünmek, onunla geçinmek ve onun yanında yer almak suretiyle emniyette olacağını, yakasını kurtaracağını zannediyorlar. Oysaki zalimler şeytana külahını ters giydirir. Muhataplarını çok iyi tanır, onların niyetlerini, düşüncelerini çok iyi okurlar. Kendi arkadaşlarına ihanet eden müfterilere güvenilemeyeceğini çok iyi bilirler. Ayrıca onlar paranoyak karakterlerdir. Her şeyden korkarlar. Küçücük de olsa risk almak istemezler. Onların, yarın öbür gün kendi başlarına belâ olabileceğinden, güzergâh emniyetlerini tehlikeye atabileceğinden endişe ederler. Bu yüzden alacaklarını aldıktan sonra istifade ettikleri bu insanların da hakkından gelirler.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

Kaldı ki zalime temenna çekenler onun hışmından kurtulsalar bile, ahirette Allah’ın gazabından kurtulamayacaklardır: “Yolun sonunda yerinde sabitkadem kalabilenler kazanmış; bağışıklık sistemi zayıf olanlar ise baskılara dayanamayıp zalime temenna çekmiş ve kaybetmişlerdir. Onlar her ne kadar dünyada birkaç nefes oksijenle geçici bir rahatlığa erseler de ahirette Cenab-ı Hakk’ın, “Benim yolumda yürümenin ne kötülüğünü gördünüz ki zalimlere eyvallah çektiniz!” şeklinde bir itaptan kurtulamayacaklardır.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

İzzeti

Bediüzzaman, başını ezen bir zalimin ayağını öpen kimsenin durumunu şu çarpıcı ifadelerle dile getirir: “Zillet vasıtasıyla kalbi başından evvel ezilir, ruhu cesedinden evvel ölür.” Bu söz, zulüm karşısında gösterilen zilletin insanın sadece bedenini değil, aynı zamanda ruhunu ve şahsiyetini de tahrip ettiğini ortaya koyar.

Hocaefendi’nin şu sözleri de aynı noktaya işaret eder: “Her ne kadar birileri kin ve nefretle bu dünya hayatını sizin için cehenneme dönüştürmek istese de siz istikametten ayrılmayacak, izzetle ölmeyi zilletle yaşamaya tercih edeceksiniz. Çünkü böyle bir durumda, Allah’ın ve Resûl-ü Ekrem’in teveccühünün sizinle birlikte olacağından hiç endişe etmeyeceksiniz. Siz, izzeti başka yerde değil, sadece Allah’a kullukta, Habib-i Zîşân’a ümmet olmakta ve dine tutunmakta bildiğiniz ve aradığınız sürece kazananlar sizler olacaksınız.” (Gülen, Fütüvvetin Nurlu Yolu, s. 193)

Hocaefendi’ye göre izzet sahibi bir müminin zalim karşısında takınacağı tavır nettir:

 “Akıllarını şeytana teslim etmiş idraksizler, eziyetle, zulümle, işkenceyle, baskıyla insanları kendi çizgilerine çekeceklerini zannediyorlar. Oysaki Allah’a ve Resülü’ne iman eden, destek ve yardımı yalnız O’ndan bekleyen, iz’an ve yakin sahibi gerçek mü’minler ağaç kökü yemeye mahkûm olsalar hatta açlarından ölecek dereceye gelseler dahi el etek öpmez, zalime boyun eğmezler. Onlar, sabretmeleri gereken yerde dişlerini sıkar sabreder, bütün zorluklara göğüs germesini bilirler. Nitekim bildiler de.” (https://herkul.org/kirik-testi/mazluma-arka-cikmak/)

Bu ifadeler, Hocaefendi’nin zulüm ve baskılar karşısında izzet ve onuru muhafaza etmeyi temel bir ilke olarak gördüğünü göstermektedir. Ona göre mümin için asıl kayıp, maruz kalınan maddî sıkıntılar değil; zillete razı olarak şahsiyet ve haysiyetini yitirmektir.

İstiğnası

Zalimler, tehdit ve korkuyla istediklerini yaptıramadıkları kimseleri çoğu zaman satın alma yoluna giderler. AKP döneminde bunun sayısız örneği görülmüştür. Bir zamanlar Erdoğan’a karşı en ağır sözleri söyleyen bazı muhalifler, küçük bir makam veya maddî imkân karşılığında kısa sürede saf değiştirmiş ve onun en ateşli savunucularından biri hâline gelmişlerdir. Aynı şekilde Erdoğan, kendisine mutlak biat eden ve vesayeti altına giren bazı dinî cemaatlere çeşitli imkânlar sunmuş; onlara devlet kadrolarını açmış ve farklı türden imtiyazlar sağlamıştır.

Hocaefendi de gayet iyi biliyordu ki AKP’nin taleplerine boyun eğse, devlet imkânlarından kendisinin de istifade etmesi sağlanacaktı. Nitekim bir sohbetinde, “Şu anda birazcık tolerans göstersem bana da saraydan bir oda tahsis edebilirler.” sözleriyle bu duruma dikkat çekmiştir.

Ne var ki o, böyle bir tavrın bedelinin ağır olacağını çok iyi biliyor; mutlak biatin doğuracağı yıkıcı sonuçları öngörebiliyordu. En basit ifadesiyle AKP’nin çatısı altına girmek, onun hatalarına sessiz kalmak ve işlenen suçlara ortak olmak demekti. Bu sebeple Hocaefendi zalimler karşısında son derece müstağni bir duruş sergilemiştir.

Sohbetlerinde sık sık Nefi’nin şu beytini okumuştur:

“Ne dünyadan safa bulduk, ne ehlinden recamız var,

Ne dergâhı Huda’dan maada bir ilticamız var.”

Hizmet fertlerine de sık sık şu hatırlatmalarda bulunmuştur: “Ademe istiğna gibi devlet olmaz. Bütün arkadaşlara bu yolu telkin etmek lazım. Gerekirse onlar kut-u lâ yemutla yaşamalı ve sadece mefkureleri için koşmalılar. Akıllı isen aşağılık insanlara boyun eğme. Kendi düzenini kur ve rızkını taştan çıkar.”

Bir yazısında ise günümüzün babayiğitlerini şu vasıflarla tarif etmiştir: “Zalimin işini kolaylaştırma vebaline girmeyen, üç beş kuruş dünya menfaati uğruna el etek öpmeyen, gidip özür dilemeyen, zalimden gelecek her tür yardımı elinin tersiyle iten, onlardan bir şey beklemeyen, durması gereken yerde dimdik durabilen babayiğitler…” (https://herkul.org/kirik-testi/mazluma-arka-cikmak/)

Şu ifadeler de gösteriyor ki “satılmamak” ve “peylenmemek” Hocaefendi’nin en çok üzerinde durduğu prensiplerden biri olmuştur:  “Gözü dünyada olan insanların, önlerine çıkan cazip teklifler karşısında konumlarını muhafaza etmeleri çok zordur. Bu tür insanlar başkaları tarafından satın alınabilirler. Allah rızasına kilitlenmiş kimseler, dünyalık hiçbir şey karşısında satılmamalı, peylenmemelidir. Hiç kimseye bel kırmamalı, boyun bükmemelidir. Minnet altına girmeme konusunda son derece kararlı olmalıdır. Bu konularda bir kere taviz verip zaaf gösteren bir insanın işin sonunda nereye savrulacağı belli olmayacaktır.” (Gülen, İmtihanlar Kuşağı, s. 20)

Bütün bu ifadeler, Hocaefendi’nin zulüm ve baskı döneminde dahi istiğna ilkesinden taviz vermediğini, dünyevî menfaatler karşısında bağımsız ve onurlu bir duruş sergilediğini açıkça göstermektedir.

Şiddete Kapı Aralamaması

Hizmet hareketinin maruz kaldığı ağır baskı ve zulümlere rağmen şiddete başvurmaması, onun en dikkat çekici özelliklerinden biridir. Tarihte birçok hareket, benzer baskı ve mağduriyetler karşısında radikalleşmiş, öfkenin ve intikam duygusunun etkisiyle şiddete yönelmiştir.

Buna karşılık Hocaefendi, en zor zamanlarda dahi şiddetin meşru bir yöntem olarak görülmesine kesin bir şekilde karşı çıkmış; Hizmet gönüllülerine sabır, metanet ve hukuk içinde kalma çağrısında bulunmuştur. Ona göre haksızlık ve zulüm karşısında yapılması gereken şey, karşılık vermek adına aynı yanlış yollara sapmak değil; meşru ve ahlâkî zemini koruyarak hak ve adalet mücadelesini sürdürmektir.

Nitekim Hocaefendi, sohbet ve yazılarında sık sık, öfkenin insanı yanlış adımlara sürükleyebileceğini hatırlatmış; en ağır provokasyonlar karşısında bile aklıselimin, şefkatin ve mülayemetin terk edilmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, Hizmet gönüllülerinin maruz kaldıkları bütün baskılara rağmen toplumsal barışı zedeleyecek eylemlerden uzak durmalarını sağlamıştır. Böylece hareket, zulme uğramasına rağmen şiddete bulaşmayan; aksine hukuk, diyalog ve sivil mücadele zemininde kalmayı tercih eden bir çizgiyi temsil etmiştir.

Sabitkadem Oluşu

Rüzgârların şiddeti artıp fırtına ve kasırgalar esmeye başladığında, insanın savrulmadan yerinde durabilmesi oldukça zordur. Ancak tarihte yaşanan baskı ve imtihan dönemlerine bakıldığında, yürüdükleri yolda sarsılmadan ilerleyebilenlerin ve durmaları gereken yerde sabitkadem kalabilenlerin nihayetinde kazançlı çıktıkları görülür. Hocaefendi’nin ifadesiyle, “Durmaları gerekli olan yerde durabilenler, davaları uğruna her tür eza ve cefayı göğüsleyebilenler dünyada da ahirette de kazançlı çıkacaklardır.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

Tarih, Hocaefendi’yi ve Hizmet hareketini de büyük ölçüde şu duruşlarıyla yâd edecektir:

“Samimi mü’minlere düşen vazife, doğru bildikleri yolda sabitkadem olabilmek, inandıkları değerler uğruna kendilerine reva görülen baskı ve zulümler karşısında dişlerini sıkıp sabretmektir. Günümüzde bunun binlerce misalini görüyoruz. Allah’a binlerce şükürler olsun ki kadınıyla erkeğiyle kardeşlerimiz tasallut ve tahakkümlere aldırmadan inandıkları değerlere olan sadakatlerini ve metanetlerini yiğitçe ortaya koydular. Zalime eyvallah etmediler. Haklarında verilen mahkûmiyet kararlarını tebessümle karşıladı, zindanlara gülerek gittiler.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

Hocaefendi, hak yolda sabır ve sebat göstermenin önemini anlatabilmek için zaman zaman geçmiş asırlardan örnekler vermiştir: “Sabır, kurtuluşun sırlı anahtarıdır. Kim dişini sıkıp sabrederse er geç zaferyâb olur. Gerektiğinde Şi’b-i Ebî Talib’de boykota maruz kalan mü’minlerin sabrettiği gibi sabretmesini bilmek gerekiyor. Kızgın güneş altında sıcak kumlara yatırılmasına ve bir de üzerine ağır taşlar konulmasına rağmen Allah Resûlü’nün yolundan dönmeyen Bilâl’i, Ammar’ı örnek almak gerekiyor. Sırf Allah’a iman ettiklerinden ötürü gözü dönmüş zalimler tarafından içi ateş dolu hendeklere atılmalarına rağmen dinlerinde sabitkadem olmasını bilen Ashab-ı Uhdud’dan ders almak gerekiyor. Zira dönekliğin insana kazandıracağı hiçbir şey yoktur ama o pek çok şey kaybettirir.” (https://herkul.org/kirik-testi/yolda-dokulenler-ve-sarsilmadan-yuruyenler/)

Bu bölümü de Hocaefendi’nin şu tavsiyeleriyle bitirelim: “Gırtlaklarına kadar eracife saplanan, servetlerine servet katma istikametinde yarış yapan, dünyanın kulu kölesi olmuş kimselerin size musallat olması sizin doğru yolda yürüdüğünüzün inandırıcı bir referansıdır. Buna inanıyorsanız şeytana da onun sadık bendelerine de aldırmadan doğru bildiğiniz yolda yürümeye devam etmelisiniz. Yeryüzünde sulh-u umuminin hasıl olması istikametinde bugüne kadar yaptığınız mesaiyi ikiye katlamalı, hızınıza hız katmalısınız.” (https://herkul.org/kirik-testi/biricik-gayemiz-istikametinde-yola-devam/)

Bütün bu ifadeler, Hocaefendi’nin zulüm ve baskılar karşısındaki temel yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır. O, bir yandan müminlere sabır, şefkat ve mülayemet tavsiye ederken, diğer yandan zalimler karşısında zillet göstermemeyi ve onlara asla boyun eğmemeyi hatırlatmıştır. Böylece Hizmet gönüllülerine hem ahlâkî hem de vicdanî bir istikamet çizmiş; zulme bulaşmadan ama zulüm karşısında da eğilip bükülmeden ayakta kalmanın mümkün olduğunu göstermiştir. Nitekim yaşanan ağır baskı ve mağduriyetlere rağmen Hizmet gönüllülerinin büyük çoğunluğu bu istikameti korumuş, provokasyonlara kapılmadan ve ilkelerinden taviz vermeden yollarına devam etmiştir.

Sonraki yazıda Hocaefendi’nin AKP iktidarına yönelik eleştiri ve değerlendirmelerini ele alacağız.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: fethullah gülen hocaefendi
ShareTweet
Previous Post

Xbox Game Pass’ten kaldırılacak oyunlar belli oldu

Next Post

Dolmabahçe’den bugüne: Tasfiye genişledi!

Related Posts

Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!
Görüş & Analiz

Bir metaforun ölümü: Çividen tabut!

26 Mayıs 2026
New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…
Görüş & Analiz

New Jersey’de 6 hafız ve ‘yaşayan Kur’an’ olmak…

25 Mayıs 2026
Dejavu!
Görüş & Analiz

Dejavu!

25 Mayıs 2026
UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman
Görüş & Analiz

UAP ve gerçekliğin katmanları: Melekler ve bükülen uzay-zaman

24 Mayıs 2026
Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!
Görüş & Analiz

Merakı yöneten eğitim; bilgiyi boca etmek yok!

24 Mayıs 2026
Avcı kekliği
Görüş & Analiz

Avcı kekliği

22 Mayıs 2026
Next Post
İdris Gürsoy

Dolmabahçe’den bugüne: Tasfiye genişledi!

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter