Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Dêrsim Katliamı’nın 89’uncu yıl dönümü dolayısıyla Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan şube binasında anma programı düzenledi. Katliamda yaşamını yitirenlerin anısına çıra yakıldı.
Etkinlikte, moderatörlüğünü Fatma Sönmez Acarcan’ın yaptığı bir panel de gerçekleştirildi. Tarihçi Mehmet Bayrak, katliamın tarihsel arka planını anlattı. Bayrak, Alevilere yönelik baskı tarihinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını belirterek, “Yedi bölgeden oluşan Kürdistan, din ve inanç açısından büyük bir zenginliğe sahiptir. Alevilerin inancı da bu coğrafyanın kadim inançlarının mirasını içermektedir. Ancak tek dinli politikalar sonucunda Ermenilere, Süryanilere, Êzidîlere, Alevilere ve daha birçok farklı inanca mensup insanlara karşı katliamlar yaşanmıştır” dedi.
Bayrak, 50 binden fazla kişinin katledildiğini belirterek, “Katliamdan sonra Dêrsim’e Tunceli adını verdiler. Bu isim bile insanlığa büyük bir hakarettir. Çünkü katliamdan önce devletin eli Dersim’in üzerine inecek demişlerdi. Dêrsim büyük bir katliamdır. Özellikle Seyit Rıza’yı hedef aldılar. Çünkü Seyit Rıza’nın babası İbrahim Seyit, Kürt ve Ermeni Bağımsızlık Komitesi’nin kurucusuydu. Bu yüzden Seyit Rıza hedef alındı. Amaç Kürt kimliğini yok etmektir” ifadelerini kullandı.
‘Dilsiz acıların torunlarıyız’
Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu ise, Dêrsimli kadınların yaşadıklarına değindi. Yüksel Mutlu, “Dêrsim zulümdür, katliamdır. Bugün katliam devam ediyor” dedi.
Yüksel Mutlu, katliam döneminde kaybedilen kız çocuklarını hatırlatarak, “Masum insanları öldürmenin utancını kapatacak büyüklükte bir bayrak yoktur. Bir düşünürün dediği gibi: ‘Hafif acılar konuşulabilir ama derin acılar dilsizdir.’ Bizim acımız da böyle, biz bu dilsiz acıların torunlarıyız” dedi.
ANKARA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































