NECİP F. BAHADIR | YORUM
Yazının altına bir okur not düşmüş; “Siz gerçekten de AKP’nin yolsuzluk ve rüşvet konularında CHP’nin eline su dökemeyeceğini ‘herkesin’ bildiğine inanıyor musunuz?”
Soru bana… ‘Herkes’ kelimesine dikkat çekmiş. Evet, inanıyorum. Ve herkes de farkında… Buna AKP oy veren kitle de dahil… O kitle dünya siyaset tarihine bir cümle kazandırdı; “Çalıyorlar ama çalışıyorlar…”
Yani oy ve destek verilebilir! Asrın utanç sözü bu… Erdoğan, 17/25 Aralık soruşturmaları sonrası, ‘yolsuzluk’ kavramının tanımını bile değiştirdi. Ne demişti, hatırlayın; “Devletin kasasından çıkmıyorsa yolsuzluk değildir!”
Hayreddin Karaman’a yazı bile yazdırdılar; “Yolsuzluk başka, hırsızlık başka!” diye…
Maalesef muhafazakar ‘bilinen’ ağızlardan çıktı bunlar. Bunun bir adım ötesi de var; “Müslümanlar Jeep’e binmesin mi, villada oturmasın mı?”
Kafa bu ne yazık ki… Acı olan şu; yolsuzluk veya siyasi kirlilik bugün seçmenin oyunu belirleyen kriterler olmaktan çıktı. ‘Eğer ölçü bu olacaksa’ demiştim yazıda, “Hiç kimse AKP’nin eline su dökemez.”
Hâlâ aynı kanaatteyim. Emin olun, AKP parti tabanından oy veren seçmene kadar 17 – 25 Aralık operasyonunda gündeme gelen iddiaların da doğru olduğunu adı gibi biliyor. Vaktiyle bir AKP’li isme, “Bakanlarınıza kefil misiniz?” diye sormuştum. Ve aldığım cevap hiç aklımdan çıkmadı; “Değiliz de… Bakanların hırsızlığından sana ne?” olmuştu.
Evet, ‘herkes’ derken AKP’ye oy verenleri de kastediyorum. Keşke ‘Bilmiyorlar…’ diyebilseydim.
“Zulüm bizdense sorun yok… Hırsız bizdense hiç sorun değil…” anlayışı hakim. Rakip parti mi? Zemzemle de yıkasanız temizlenemez! Kir ve pastan kurtulamaz. “Onların velisi bile hırsız, bizim hırsızımız bile veli.” diyorlar… AKP zihniyetinin özeti bu…
AKP’ye transfer olanlar temizleniyor!
Herkes mi? Evet, herkes… Ancak bu hüküm cümlesinin kapsamına girmeyen istisnalar olabilir. O da malum; kuralı bozmaz. AKP Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu hakkında söylenmedik söz bırakmadı. Hakkında bilmem kaç dosya vardı. Günün sonunda AKP’ye katıldı, ‘pir-ü pak’ oluverdi. Bu halkaya son olarak da Afyonkarahisar (Burcu Köksal) eklendi.
Pek sürpriz ve beklenmedik gelişme değildi. Öteden beri adı geçiyordu. AKP’nin partiye kazandırmak istediği ‘potansiyel isimlerden’ biriydi Burcu Köksal… O da Çerçioğlu gibi siyasete milletvekili olarak girdi. Meclis’te grup başkan vekilliği yaptı. CHP adına Meclis oturumlarını yönlendirdi. Sık sık kürsüye çıkarak parti politikalarının kavgasını verdi. Köksal’ın nasıl ‘bir faşist kafaya’ sahip olduğunu bilmeyen yok. O tarafını da törpüleyecek… Çünkü gittiği yer, ‘AKP – MHP ve DEM’ bloğu…
Hele hakkındaki ‘yolsuzluk’ iddiaları… Yenilir yutulur cinsten değil.
Nereden mi biliyoruz? Afyon AKP milletvekili Ali Özkaya anlattı. Eşini de işin içine sokarak, “Bunlar yolsuz…” dedi. Özkaya hukukçu kökenli… Basit bir söylenti ve iddiayı kamuoyunun gündemine getirecek değil. Dosyaların içeriğinden haberinin olmaması düşünülemez. Soruşturmanın de epey ilerlediği ve eşi hakkında gözaltı kararının çıkmak üzere olduğu anda…
Burca Köksal soluğu AKP Genel Merkezi’nde aldı. Erdoğan’la görüştü. Soru belliydi zaten; kelepçe mi AKP rozeti mi? Tercihini rozetten yana yaptı.
Önce CHP ile iletişimini kopardı sonra tüm bağlarını… Özgür Özel, “Kocan yüzünden başın dertteyse boşa eşini!” demişti. O eşiyle birlikte AKP’nin yolunu tuttu. Çerçioğlu gibi ‘batan geminin son yolcularından biri’ oldu.
Kelepçe korkusu uzak bir tehdit değildi. Uşak ve Antalya belediye başkanlarının hali pürmelalini gördükten sonra kararını verdi. Muhittin Böcek ve Özkan Yalım’ın durumuna düşmek istemiyordu. Rozeti sadece yakasına değil, yüreğine de taktığını gösterdi, yeni kimliğini hemen benimsedi. ‘Erdoğan’ın rehberliğinden hizmete devam edeceğini’ söyledi. Jargonu kaptı yani… Bundan sonra Burcu Köksal’dan ‘cumhurbaşkanımızın talimatıyla…’ cümlesini sık duyacağız.
Seçmenleri de AKP’ye taşıyabilecek mi?
Burcu Köksal kendisine oy verenleri de AKP’ye taşıyabilecek mi? AKP bu işten karlı çıkar mı? Aydın ve Afyonkarahisar’da seçimi kazanır mı? Özlem Çerçioğlu rüştünü ispat etmiş bir yerel yöneticiydi. Ama Burcu Köksal 31 Mart’ta belediye başkanı oldu. Başkanlığını ‘AKP karşıtı rüzgara’ borçlu… Toplumsal muhalefet AKP karşısında kazanacak adaya yöneldi. Yoksa kazanan ne parti olarak CHP ne de aday olarak Köksal ve benzerleriydi.
Başarı da zafer de toplumsal muhalefetin eseriydi. Ve AKP’nin büyük kaybıydı söz konusu olan. Köksal, batan gemiye atladı, şimdilik kelepçeden kurtuldu, o kadar… Yarını yok. Öyle bir hesap içinde olduğunu da sanmıyorum.
Siyasi transferlere en iyi cevabı Saadet Partisi verdi. ‘Hey kanka, ne alaka’ reklamı da müthişti. Ak saçlılardan sonra gençlerin sahne aldığı belli oldu. Saadet ‘Medya padişahınsa, sosyal mecralar bizimdir’ anlayışıyla hareket ediyor. Ve hakkını da veriyor. Öyle ajanslarda milyonluk bütçelerle hazırlanan reklam değil bunlar… Partili gençlerin çalışması… Amatör ruh… Ama içinde aşk var, yürek var, dava var…
Biraz iddialı gelebilir fakat yakından takip ettiğim partilerden biri Saadet. “AKP’den ne farkı var? Onlar da siyasal İslamcı deği mi?” diyenler çıkabilir. Köklere bakarsak evet bir siyasi hısımlık var. Ama o köprünün altından çok sular aktı, ‘hısımlık da hasımlığa’ dönüştü.
Saadet’in genç ve siyah saçlı lideri Mahmut Arıkan grup toplantısında, “Büyük siyasi kirliliği temizleyecek yeni bir ürün var. Her türlü şaibeyi, her türlü tartışmayı, her türlü siyasi lekeyi tek yıkamada temizleyen ‘Ak-ü Pak’ eden bir ürün…” dedi. Bir deterjan veya sabun reklamı yapmadığı ortadaydı. Çok bekletmedi, toplumun merakını giderdi.
Yanında getirdiği bir kutuyu çıkardı ve havaya kaldırarak şöyle dedi; “Karşınızda AK-Matik… Siyasi lekelerde kesin çözüm… 23 yıllık iktidarın yüzde yüz yerli ve milli ürünü… İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok. Yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok. Usülsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme… AK- Matik var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliğiyle her şey bir anda tertemiz oluveriyor…”
İşte bu… Vatandaşın anlayacağı dil bu… Siyasi transferler bundan daha iyi anlatılamazdı. Ne kadar kirli olursa ol, AKP’nin rozetini taktığın an yeniden doğmuş gibi tüm günah ve kirlerinden arınıyorsun…
Ba kadar açık ve yalın gerçeğin farkında değil mi sokaktaki vatandaş? AKP tabanının görmediğini mi sanıyorsunuz? Her şey perdenin önünde, herkesin gözleri önünde cereyan etmiyor mu?
Acı olan bu tabanın ve partinin bu kirli düzeni içine sindirmeleri, mesele yapmamaları… Görmezden, duymazdan gelmeleri… Ali Özkaya gibi ‘borsacı’ bir milletvekilinin dün ‘yolsuz’ dediği Burcu Köksal’ın elini bugün ‘havaya kaldırması’… Hiç değilse o fotoğrafa girme! Biraz uzak dur… Bir hazmet önce… Mide mide olmayınca, dünün mücahidi, bugün her şeyin müsaiti olunca ne denir ki?
Saadet lideri duyurdu, hırsızlara, arsızlara müjdeyi verdi… AK- Matik diye ürün var artık… Tamamen yerli ve milli… Tüm siyasi leke ve şaibeleri temizleyen… AKP’nin 23 yılın sonunda ülkeyi getirdiği yer işte burası…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































