Amed Büyükşehir Belediyesi’nin düzenleyeceği Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu hakkında konuşan Eşbaşkan Serra Bucak, ‘Amed barışı inşa etmenin ve üretmenin ortak mekanı ve zemini olacak’ dedi
Amed Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir dayanışma ve destek ağının ortaklaşması ile 12-16 Mayıs’ta “Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu” düzenlenecek. “Birliğe” şiarıyla kentte, atölyeler, paneller, konserler, yürüyüşler ve sergilerin de olacağı bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Kentten ve uluslararası alandan 42 kurumdan temsilcilerin ve katılımcıların yürüttüğü veya destek verdiği etkinliklerde barışın nasıl toplumsallaştırılacağına dair diyaloglar kurulacak, deneyim aktarımları yapılacak. Yerel yönetim, sivil toplum ve siyaset için öneriler ve ortak bir yol haritası oluşturulması hedefleniyor. Kentte 38 atölye, 2 konser, 6 panel, 2 tiyatro gösterimi, 7 film gösterimi ve Sur’da 2 kollektif hafıza yürüyüşü gerçekleştirilecek.

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun kentte yapacakları etkinlikler, amaçları ve ne yapmak istediklerini değerlendirdi. “Türkiye’de yaklaşık bir buçuk yıl önce başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreciyle birlikte yerellerde ne yapabiliriz” fikriyle yola çıktıklarını dile getiren Serra Bucak, “Nihayetinde biz yerel yönetimlerin barış inşasında rolü önemlidir. Tabi sadece belediyelerin çalışmaları ekseninde bunu düşünmüyoruz. Belediyelerin mahallelerde, alanlarda yürüttüğü her çalışmanın aslında barışa, demokratik topluma dair bir boyutu var. Yani bugün kadın politikaları daire başkanlığında, siz şiddetle mücadele ettiğinizde de barışçıl bir toplum için mücadele ediyorsunuz. Yani belediyelerin zaten bu alanlara dair çalışmalarının olduğu bir süreçteyiz. Ama yerel yönetimlere daha kapsayıcı bakıyoruz. Bu kapsamda kentteki sivil toplumun, bölgedeki sivil toplumun da bu demokratik toplum ve barış sürecine nasıl katkı sunacağını tartışarak, düşünerek, geliştirdik” dedi.
‘Amed zengin bir kültür’
Barış ve demokratikleşme sürecinin yerellerden örgütlenmesinin önemli olduğunun da altını çizen Serra Bucak, “Barış nasıl toplumsallaşacak?”, “Toplumlar birbirleriyle nasıl konuşabilir, hangi araçlar kullanılabilir?” sorularıyla yola çıktıklarını belirtti. Sürecin sadece merkezi siyaset üzerinden yürümemesi gerektiğini vurgulayan Serra Bucak, “Atölyeler, paneller, çalıştaylar, sergiler yahut işte sanatın türlü çeşitleriyle barış konuşulabilir. Amed binlerce yıllık kadim tarihi olan bir coğrafyadır. Mezopotamya’da çeşitli toplum kesimlerine ev sahipliği yapmış. Diliyle, kültürüyle, diniyle, mezhepleriyle çok zengin bir kültür… Amed’in bu kadar çok katmanlı, çok kültürlü yapısı da buna müsaade ediyor. Buna mekan sağlıyor. Bir anlam biçiyor. Bu sebeple bunun öncülüğünü Büyükşehir Belediyesi olarak yapmak, yürütmek istedik” ifadelerini kullandı.
‘Biz barışı bir uzay boşluğunda kuramayacağız’
Kürt sorunun çözümüne dair birçok gelişme yaşandığını da hatırlatan Serra Bucak, “Bunların da ötesinde somut adımlar atılmasına dair pek çok beklentimiz var. Nihayetinde bu coğrafyada bir gerçek var. Yani 50 yılı aşkın bir çatışma var. 50 yılı aşkın bir süredir toplumun bir kutuplaştığı bir süreç var. Bütün bunları aşmak gerekiyor. Karşılıklı yaşanmış olumsuzluklar var. Bütün bunları unutmadan ama yeniyi nasıl inşa edebiliriz diyerek, toplumun birbiriyle yakınlaşması ve barışması lazım. Siyasi partilerin buradaki rolü, misyonu çok önemli. Kendi tabanlarına, kendi seçmenlerine, kendi partilerine ilgi duyan, sempati duyan aynı zamanda bu meseleyi bugüne kadar kendi gündemine almamış seçmenlerine bunu anlatmakla yükümlü, sorumlular… Biz barışı bir uzay boşluğunda kuramayacağız. Elbette ki toplumla, toplumun içerisinden gelen bir sesle, toplumun büyüttüğü, sahiplendiği bir şeyle, çerçeveyle kuracağız ama bunun için siyasetin yol vermesi lazım. Bunun için siyasetin emek vermesi lazım” diye belirtti.
‘Süreci festivallerle başlatıp farklı biçimlere evirmek istiyoruz’
Barışın ülkenin tüm dinamiklerinin katılımıyla mümkün olduğunu kaydeden Serra Bucak, barışın “Ülkede barışı istiyoruz. Bu ülkenin hepimiz kurucu unsuruyuz ve bu ülkede eşit demokratik zeminde yaşamak istiyoruz” diyen bütün kesimlerin katılımıyla toplumsallaşabileceğini kaydetti. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) olarak sürecin başlandığı günden bu yana birçok çalışma yürüttüklerini de anlatan Serra Bucak, “Yerel yönetimlerde bu süreci hani bu festivaller, buluşmalar vesilesiyle başlatıp daha farklı biçimlere de evrilmek istiyoruz. Toplumsal Barış Forumu’nun bundan sonraki sürece de katkı sunmasını istiyoruz. Yani 1 Eylül’ü planlarken de kentte ‘barış için ne yapmak istiyoruz’ sorusuna bir yansıması olsun istiyoruz” dedi.
‘Kentte pek çok alanı kullanacağız’
Kentte 5 gün boyunca sürecek etkinlikler olacağını kaydeden Serra Bucak, çok çeşitli atölyeler planlandığını ve bu atölyelerde yerel, bölgesel ve uluslararası katılımcılarla birlikte yürütüleceğini vurguladı. Tüm kesimlerin barışa dair sözlerinin, deneyimlerinin paylaşılması açısından önemli bir deneyim olacağını ifade eden Serra Bucak, “Amed barışı inşa etmenin ve üretmenin ortak mekanı ve zemini olacak. Aslında burada barışa giden yollarda mekan, fikir ve birlikte üretim meselesini çok önemsiyoruz. 5 gün boyunca kentte pek çok alanı kullanacağız. Biraz mekan çeşitliliğini de yaratmak istiyoruz. Yani mahallelerde, insanların erişebileceği yerlerde. Yine üniversitelilerin, gençlerin, liselilerin, atölyelerin katılımcısı olabileceği yerlerde de etkinlikler olacak” ifadelerini kullandı.
Yapılacak atölyelerde başka kentlerden, başka bölgelerden, başka ülkelerden barış deneyimlerinin de paylaşıldığı bir ortam olacağını aktaran Serra Bucak, şunları belirtti:
“Bir diğeri de bu atölyeler vesilesiyle birbiriyle tanışacak insanların bundan sonra barış inşasını da aslında biraz sorumluluk olarak yüklenmelerini, kendi omuzlarına da almalarını istiyoruz. Bu forumun devamında birbiriyle buluşan, birbirini barış ekseninde daha fazla anlamak isteyen Kürtler, Türkler, Ermeniler, Süryaniler, Ezidiler, farklı toplulukların diyalog yolunu açarak, barışın yansımalarını ve nasıl iyi bir şey olduğunu anlatmak istiyoruz. Çünkü gerçekten barışın ne kadar iyi bir şey olduğunu, barış olmadığında hiçbir şeyin aslında yolunda gitmediğini, onun eksikliğinde pek çok şeyin yıkıma uğradığını, kırma uğradığını, hayatımızı darmadağın ettiğini gösterebilmek istiyoruz. Yani bu sebeple barışın sesi burada yükseltilsin istiyoruz. Sözü yükselsin, tartışması yükselsin ve buradan da bazı deneyimler çıkartalım istiyoruz.”
‘Hala kutuplaştırılan bir dil var’
“Atölyelerin çıktılarını pratik yaşamda, her meslek alanı, her çalışma alanı kendisi açısından değerlendirebilsin istiyoruz” diyen Serra Bucak, “Mesela futbolda ırkçılık, ayrımcılık çok ciddi bir sorun. Biz gençlerin sporla buluşması, karşılaşması barışçıl bir eksende olmasını istiyoruz. Buna dair bir atölyemiz olacak. Sokak futboluyla barışı, ayrımcılığın kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalışacağız. Yine bir atölyemizde anıt mekanların barışın inşasındaki rolünü konuşacağız. Bunu yerel yönetimler olarak başlattığımız 5 Haziran patlamasının anıtı için de bir çıktı olarak değerlendirmek istiyoruz. Yine barış gazeteciliği ki bu süreçte çok önemli. Süreç var ama basının, medyanın dili hala değişmedi. Aksine hala körükleyen bir dil var. Hala kutuplaştıran bir dil var. Kürt gazeteciliği bu konuda kendi rolünü, misyonunu oynuyor ama daha iyi nasıl oynayabilir ve karşıt dili nasıl dönüştürebiliri tartışacağız. Bunun içinde bir kitaplaştırma çalışmamızda olacak” dedi.
‘Gönüllülüğü arttıracak bir çalışma olacak’
Kentte düzenlenecek etkinliklerde gönüllü olarak 100’e yakın kişinin başvurduğu bilgisini de paylaşan Serra Bucak, “Başvuran gönüllü arkadaşlarla bağı koparmamak istiyoruz. Bir sonraki sefer kendisi bunu yapan, örgütleyen olsun istiyoruz. Uzun süreli, sürdürülebilir bir şey olmasını istiyoruz. Bir değişim dönüşüm olmasını istiyoruz. Aslında birçok alanı böyle örgütlemek istiyoruz. Mesela üniversitelilerle buluşmalarımızda da bunu fark ettik. Kimi üniversiteli arkadaşlar ekoloji alanında, kimisi kadın alanında, kimisi başka toplumsal alanlarda fikriyle, projesiyle, çalışmasıyla içerisinde olmak istiyor. Toplumsal barış ve özgürlük forumu gönüllülüğü de arttıracak bir çalışma olacak” diye belirtti.
Forumun ilkeleri arasında çok dillilik, kültürlülük olduğunu da kaydeden Serra Bucak, şunları söyledi:
“Ortadoğu’da yüzyıl aşkın çatışmalar, savaşlar süre geliyor ama dünyanın tamamında bir kutuplaşma, sağ radikal eğilimler var. Bu açıdan çok kültürlülük, çok dillilik, insanların farklılıklarıyla, kendi özgünlükleriyle barışı inşa etmesi aslında toplumların gerçeği, özü ve bize bu kaybettirilmek isteniyor. Toplumu demokratikleştirmek derken aslında bunu kastediyoruz. Yani nasıl olacak da bir toplum bir diğeriyle demokratik zeminde yan yana gelecek. Ve kendini büyütürken karşısındakini büyütecek. Karşısıyla diyalog zeminde anlaşırken, onun hassasiyetlerine saygı duyarken, hoşgörü gösterirken kendisi de onunla birlikte öğrenecek ve bu toplumsal barışı geliştirebilecek. Devletlerin kurmuş olduğu üst düzey diplomasilerin ötesinde, bir halk diplomasisini, toplum yakınlaşmasını ve onların birbirine katacağı gücü görebilmek, onun farkına varabilmek ve büyütmek istiyoruz.”
‘Atölyeler diyaloğu hedefliyor’
Yüzleşmenin de önemli başlıklardan olduğunu aktaran Serra Bucak, “Çatışmaların olduğu coğrafyalarda, çatışma bittiği anda adına çatışma demediğiniz bir meselede aslında hakikatli bir çözüm ve barışı da geliştiremezsiniz. O yüzden bir tanımların doğru konulması lazım. İki, ‘Neler yaşandı ve bununla yüzleşmenin yöntemleri nelerdir?’ sorusuna yanıt aranmalıdır. Bu yaraları sarabilmenin, insanlara iyi gelebilmenin, birbirini karşılıklı iyileştirebilmenin mümkün olduğunu söylemek istiyoruz. Neyle? Diyalogla…Karşısındakinin farklı konuştuğunu algılayan, bilen, o farklılığa tahammül eden kritik diyaloğa tahammül eden… Yani atölyelerin bir kısmı da bunu hedefliyor. Böyle kritik diyaloglar oluşturduğumuz takdirde günün sonunda ‘Bu iki topluluk ne anladı’nın çıktısını da konuşacağız. Bu coğrafyada bu irade, bu gönüllülük, bu esas var. Toplumda buna dair bir inanç var, irade var. Umarım ki forumda bu iradenin daha çok açığa çıkmasına, somut olmasına katkı sunar” dedi.
Forum kapsamında yapılacak bu etkinliklere dair daha detaylı bilgi sitesinden (https://www.peaceandfreedomforum.com/tr/program ) alınabilir. Kayıt yaptırmak isteyenlerde şu linkten ( https://ee.kobotoolbox.org/x/KgLAwhkU ) ulaşabilir.
Haber: Berivan Altan \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































