HABER İNCELEME | Rojin Kabaiş dosyası, ölüm nedeninin “suda boğulma” olarak kayda geçmesine rağmen olayın intihar mı, kaza mı, yoksa cinayet mi olduğu sorusunu hâlâ yanıtsız bırakıyor. Aile baştan beri, olayın cinayet olduğunu ve üzerinin örtülmek istediğini savunuyor. Bedenindeki iki ayrı erkek DNA profili, cesedinin 24 kilometre uzakta bulunması, kayıp terlikler ve açılamayan cep telefonu da şüpheleri büyütüyor. Ana soruşturma kapanmadı; savcılık hattında DNA karşılaştırmaları, dijital inceleme ve ek değerlendirmeler sürüyor. Ancak şu ana kadar somut bir gelişme yaşanmış değil. Gülistan Doku dosyasındaki son kırılmanın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rojin Kabaiş dosyasının da özel ekip tarafından incelendiğini açıkladı. Baba Nizamettin Kabaiş bu açıklamayı umut verici bulsa da, “19 aydır net cevap yok!” diyerek dosyanın hâlâ aydınlatılamadığını söylüyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan çıktıktan sonra kayboldu. Arkadaşlarına Van Gölü sahiline çakıl taşı toplamaya gideceğini söylediği, annesine de marketten kahve, su ve kek alacağını anlattığı belirtildi. Ertesi gün sahilde Rojin’e ait telefon, kulaklık, kek ve su bulundu. Arama çalışmalarının 18. gününde, 15 Ekim’de, cansız bedeni üniversite sahiline kara yoluyla yaklaşık 24 kilometre uzaklıktaki Mollakasım kıyısında bulundu.
Adli Tıp raporu tatmin etmedi
Dosyanın ilk resmi omurgasını adli tıp raporları oluşturdu. Adli Tıp Kurumu değerlendirmesinde ölümün “suda boğulma” sonucu meydana geldiği kabul edildi; travmatik tesirle öldürülme, zehirlenme ve vajen ya da anüse penis veya cisim sokulması suretiyle cinsel saldırıya dair tıbbi delil bulunmadığı belirtildi.
Ancak aynı raporda, suda boğulmanın intihar mı, kaza mı, yoksa bir başkasının etkisiyle mi gerçekleştiği konusunda tıbben değerlendirme yapılamadığı da açıkça yazıldı. Raporda ayrıca diz arkaları, kollar ve göğüs ön yüzde kanama ile uyumlu olabilecek renk değişikliklerine de yer verildi. Yani resmi tespit “boğulma” olsa da olayın nasıl meydana geldiği netleştirilemedi.
Aile ise başından beri intihar ihtimaline karşı çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, “Bu bir cinayet!” diyerek kızının intihar edecek bir durumda olmadığını, cansız bedenin 24 kilometre ötede bulunmasının, sarı terliklerinin kayıp olmasının ve kendi gördüğünü söylediği darp izlerinin bu şüpheyi güçlendirdiğini savundu: “Kızımın hiçbir sorunu yoktu. Bir insan hem hayalleri olup hem de intihar eder mi? Telefonunu sahilde bırakıp o kadar yolu yürüyüp kendini mi atacak? Bu mantığa sığmıyor. Benim kızımı birileri oraya götürdü, öldürdü ve sonra göle attı.”
Aile ayrıca, Rojin’in daha önce okuduğu bir kitabın sonradan “intihar delili” gibi sunulduğunu, bunun da dosyada erken bir “intihar algısı” oluşturduğunu öne sürdü. Kabaiş’in sözleriyle, Van Valisi Ozan Balcı’nın o dönem babaya söylediği, “Otopside ne çıktıysa onu kabul edeceksin Nizamettin Efendi” çıkışı da ailenin resmi sürece güvensizliğini büyüten dönüm noktalarından biri oldu.
İki erkeğe ait DNA’lar bulundu
Dosyanın en kritik kırılma noktası ise DNA bulguları oldu. 10 Ekim 2025 tarihli biyolojik raporda, Rojin Kabaiş’in sternal yani göğüs bölgesinde ve intravajinal bölgede iki ayrı erkek DNA profili tespit edildiği açıklandı. Bu bulgu kamuoyunda dosyanın yönünü sert biçimde değiştirdi. Ancak ardından gelen ek raporlar kafları daha da karıştırdı. Bir değerlendirmede otopsi öncesi nakil sürecindeki bulaş ihtimalinin bütünüyle bertaraf edilemediği belirtildi; başka bir değerlendirmede ise bu DNA profillerinin bulaşla da ortaya çıkabileceği, ölüm öncesi temasla da açıklanabileceği ifade edilerek şüphelilerden alınacak örneklerle mukayese yapılması istendi.
Buna karşılık, kurum içi süreç ve cenazeye temas etmiş olabilecek kişiler üzerinden yapılan taramalarda, 134 kişilik karşılaştırmanın ardından sayı 195’e çıkarıldı ve bu aşamadaki bulaş ihtimalinin dışlandığı açıklandı. Kısacası dosyada iki erkek DNA’sı var; fakat bu DNA’nın hukuken ve kriminal olarak kimi işaret ettiği henüz kesinleşmiş değil.
İkinci savcı görevlendirildi
Soruşturma süreci de dalgalı ilerledi. Ocak 2025’te dosyaya ikinci bir savcı görevlendirildi, aile fertlerinin ifadeleri yeniden alındı. Buna rağmen kamuoyuna yansıyan tablo, dosyanın uzun süre net bir sonuca ulaşmadığını gösteriyor. Aile de dosyanın üzerinin kapatılmak istendiğini söylüyor.
Baba Nizamettin Kabaiş, valiye tepki gösterdiği bir ifadesinde şunları söylüyor:
- “İntiharın bir belirtisi yok, bir delili yok, herhangi bir görüntüsü yok. Rojinimin bıraktığı bir not yok. Diyorlar ki suya atlamış, kendine zarar vermiş, intihar etmiş. Ama üzerinde darp izleri var, bunlar hiç konuşulmuyor. Üniversite ve yurt kötülenmesin diye üstünü örtmeye çalışıyorlar.
- Görevi ihmal soruşturması açılması lazım ama Van Valisi izin vermemiş, reddetmiş. Yani bu nedir, neyin nesidir? Sen bir kenti yönetiyorsun. Rojin senin kızındır. Neden sen bunu reddediyorsun? Rojin Kabaiş, Van Valisi’nin düşmanı değil. Üniversite ile yurt, ikisi de suçludur. Görevlerini ihmal etmişler. O ihmaller de ölüme sebebiyet getiren ihmallerdir.
- Saat 18.30’da yemeğini yiyor, yurttan çıkış yapıyor, gece 23.00’ten sonra yoklama yapması lazım. Bu büyük bir suçtur. Yapmamışlar. Diğer gün 12.00’ye çeyrek kala bizi aradılar. Aradan 17 saat geçiyor, aramıyorlar. Bu büyük bir suçtur. Neden bunu reddediyorsun?”
Mart ve Nisan 2026 itibarıyla avukatlar ve aile, ana dosyada hâlâ kritik soruların cevapsız olduğunu; Rojin’in hangi gün öldüğünün, kaç gün suda kaldığının ve dijital verilerden ne çıktığının netleşmediğini söylüyor. Resmi kanat ise soruşturmanın sürdüğünü belirtiyor.
Mevcut açıklamalara göre ana dosyada kamuoyuna açıklanmış bir iddianame ya da kesin yargısal sonuç henüz yok.
Telefon açılamıyor!
Dijital deliller dosyanın bir başka karanlık alanı. Rojin’in yüksek güvenlikli telefonu önce Türkiye’de açılamadı, ardından İspanya’ya gönderildi. Ancak daha sonra gelen raporda cihaza tam erişim sağlanamadığı, yalnızca kısmi inceleme yapılabildiği açıklandı. Bunun üzerine telefonun üretici firma hattından, Çin üzerinden açılması seçeneği gündeme geldi.
Aile ve avukatlar, telefonun içeriğinin dosyanın seyrini değiştirebilecek en kritik delillerden biri olduğunu düşünüyor. Baba Nizamettin Kabaiş’in tepkisi sert: “Neden bir sene sonra telefonu İspanya’ya gönderdiler?”
Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmeler Rojin Kabaiş’in ölümünü yeniden gündeme getirmiş oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek de Rojin Kabaiş dosyasını doğrudan gündemine aldı. “Adalet Bakanlığı bünyesinde bir ekip kurduk. Sadece Gülistan Doku dosyası değil; Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor” dedi. Nizabettin Kabaiş son gelişmeler üzerine, “Gülistan Doku’nun dosyası çözüldü, biz de şu an çok umutluyuz. Allah’ın izniyle Rojin’in de failleri bulunacak.” ifadelerini kulland.
Son gelişmeler aileyi yeniden umutlandırdı ancak şu ana kadar somut hiçbir gelişme yok…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































