Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “İdeal Beslenme Endeksi” raporu, düşük gelirli hanelerin gıdaya daha fazla para harcadığını değil, gelirlerinin çok daha büyük bölümünü mutfağa ayırmak zorunda kaldığını ortaya koydu. Rapora göre en düşük gelir grubunda gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcama içindeki payı yüzde 30,4’e çıkarken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 12,8’de kaldı. Enstitü, bu farkın gıda fiyatlarındaki artışın dar gelirli üzerinde “orantısız” baskı yarattığını gösterdiğini vurguladı. Aynı rapora göre Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği beslenme standardını korumanın maliyeti 2026’nın ilk üç ayında bazı aile tiplerinde yüzde 20,2 arttı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün 14 Nisan 2026 tarihli “İdeal Beslenme Endeksi” raporu, gıda fiyatlarındaki artışın tüm gelir gruplarını aynı şekilde etkilemediğini ortaya koydu. Raporda, gelir düzeyi yükseldikçe gıda ve alkolsüz içecek harcamalarının toplam bütçe içindeki payının sistematik biçimde azaldığı belirtildi. Buna göre 2024 itibarıyla gelirden en düşük payı alan yüzde 20’lik kesim toplam harcamasının yüzde 30,4’ünü gıda ve alkolsüz içeceklere ayırırken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 12,8’e geriliyor. Enstitü, bu tabloyu “Engel yasası” ile uyumlu buluyor ve düşük gelir gruplarının bütçesinde gıdanın zorunlu harcama kalemi olarak çok daha ağır bir yer tuttuğunu vurguluyor.
Raporun kritik noktası da burada başlıyor: Çalışma, hanelerin bugün gerçekte ne tükettiğini değil, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Beslenme Rehberi’nde önerdiği sağlıklı ve dengeli beslenme düzeninin sürdürülebilmesi için gereken teorik maliyet düzeyini ölçüyor. Enstitü açık biçimde, endeksin fiili tüketim davranışlarını değil, “beslenme standardı sabit tutulduğunda karşılaşılan asgari maliyet baskısını” izlediğini söylüyor. Bu nedenle rapor, “yoksul daha çok para harcıyor” sonucuna değil, “yoksul gelirinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda kalıyor.” sonucuna işaret ediyor.
Endeks, üç farklı örnek hane tipi üzerinden 2026’nın Ocak-Mart dönemini izliyor. En sert artış, 10 yaşında bir kız çocuğu, 16 yaşında bir erkek çocuk ve iki yetişkinden oluşan dört kişilik Aile 2 grubunda görüldü. Bu hane için referans beslenme düzeninin günlük maliyeti 1 Ocak’ta 1.411 lirayken 31 Mart’ta 1.707 liraya çıktı. Üç aylık kümülatif artış oranı yüzde 20,2 olarak hesaplandı.
Emziren anne ve küçük çocuk bulunan dört kişilik Aile 1 grubunda günlük maliyet 1.171 liradan 1.345 liraya yükseldi; üç aylık artış yüzde 14 oldu. Bebek ve yaşlı birey içeren beş kişilik Aile 3 grubunda ise günlük maliyet 1.522,85 liradan 1.809,38 liraya çıktı; kümülatif artış yüzde 18 olarak hesaplandı. Rapor, aylık bazda sınırlı görünen artışların üç ayın sonunda hane bütçesi üzerinde ciddi bir baskıya dönüştüğünü özellikle vurguluyor.
Bu nedenle raporun ortaya koyduğu tablo, mutfak enflasyonunun yalnızca fiyat yükselişi olmadığını gösteriyor. Aynı fiyat artışı, yüksek gelirli hane için bütçede daha yönetilebilir bir kalem olarak kalırken, düşük gelirli hane için sosyal yaşamdan, eğitimden ve diğer temel ihtiyaçlardan feragat anlamına gelen daha ağır bir yük yaratıyor. Raporun asıl çarpıcı yanı da, bu farkı mutlak harcama tutarıyla değil, bütçe içindeki ağırlık üzerinden görünür hale getirmesi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































