Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nden hastaneye kaçırılan açlık grevindeki tutsaklar Hüseyin Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun arkadaşı Ferdi Sarıkaya, olası bir müdahalenin cinayet olduğunu belirterek, ‘Çözüm, kuyu tipinin 100 metre ötesindeki L tipine sevktir’ dedi
Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde tutulan ve dört arkadaşıyla birlikte sevk edilme talebiyle süresiz açlık grevinde olan Hüseyin Özen, Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun zorla hastaneye kaçırılması büyük tepkiye neden oldu.
Haberi alır almaz çocuklarının sevk talebinin karşılanması için Ankara’da oturma eylemi yapan ailelerle birlikte Antalya Şehir Hastanesi’ne giden Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun arkadaşı Ferdi Sarıkaya yapılanlara dair konuştu. Ferdi Sarıkaya, arkadaşlarına yaşatılan zulme, “Antalya Kuyu Tipi’nin hemen 100 metre ötesinde L Tipi hapishanesi var. Arkadaşlarımızı bu hapishaneye sevk edip sorunu çözmek yerine hastaneye kaçırdılar” diyerek tepki gösterdi.
‘Olası müdahale cinayettir’

Çocuklarının sevk taleplerinin karşılanması için Ankara’da 1 aydır nöbet tutan Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun aileleri, haberi alır almaz Antalya’ya gidip çocuklarıyla görüşebilmek için savcılığa başvurdu. Aileleri bu zor günlerinde yalnız bırakmayan Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun arkadaşı Ferdi Sarıkaya, iradeleri dışında hastaneye kaçırılan arkadaşlarına zorla yapılacak olası bir müdahalenin cinayet olacağı uyarısında bulundu. Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’ndeki siyasi tutsakların bu konuda hapishane idaresine mühlet verdiğini de açıklayan Ferdi Sarıkaya, “Hüseyin Özen, Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu Çarşamba gününe kadar hapishaneye geri getirilmediği takdirde süresiz açlık grevine başlayacaklarını duyurdular” dedi.
‘Kiloları 40’a düştü ve açlık grevinin kritik aşamasındalar!’
Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun hastaneye kaçırılmadan önce Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde aynı hücrede tutulduklarını anlatan Ferdi Sarıkaya, “56 yaşındaki Hüseyin Özen 243 gündür, 44 yaşındaki Tahsin Sağaltıcı 263 gündür ve 38 yaşındaki Gürkan Türkoğlu 263 gündür süresiz açlık grevinde. Üç arkadaşımızın da kilosu 40’a düşmüş ve açlık grevinin kritik aşamasındalar. Hüseyin Özen hastaneye kaçırılmadan önce ailesi onu hapishanede ziyaret etti. Normalde görüşe ailelerden sonra getirilen Hüseyin’in ve açlık grevindeki diğer iki arkadaşımızın, bu kez onlar gelmeden önce görüş alanına getirildiğini anlattılar. Bunu Hüseyin’e sorduklarında, ‘Beni tekerlekli sandalye ile getirdiklerini görmemeniz için sizden 10 dakika önce görüşe getirdiler’ diye açıklama yapmış. Hüseyin’i görüş öncesi tekerlekli sandalye ile getirip bir sandalyeye oturtmuşlar, daha sonra aileyi görüşe almışlar. Sanki bizim arkadaşlarımız ailelerine bunu söylemeyeceklermiş gibi, hapishane idaresi dışarıda duyulmasın diye kendine göre durumun vahametini gizlemeye çalışıyor” dedi.
Çok basitçe yerine getirilebilecek taleplerin karşılanmaması nedeniyle, açlık grevindeki arkadaşlarının sağlık durumlarının giderek kötüleştiğini vurgulayan Ferdi Sarıkaya, gelinen kritik aşamayı, “Tahsin Sağaltıcı arkadaşımız babasıyla yaptığı son telefon görüşmesinde altını bezleyecek hasta bezleri istemiş. Çünkü artık yataklarından kalkamayacak duruma geldiler. Her üçünün de ayakları ödem toplamış, ağız içi yaraları artık dışa vurmuş, sıvı alımlarında artık zorlanıyorlarmış” diye özetledi.
‘Refakatçiler iki yaşlı hasta tutsak’
Sağlık durumları ağırlaşan üç arkadaşına kendileri bakıma muhtaç olan iki yaşlı siyasi tutsağın refakatçilik yaptığına dikkat çeken Ferdi Sarıkaya, “Üç arkadaşımız açlık grevinde oldukları için hastalara ayrılan bölümdeki hücrede tutuluyorlar. Birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için yan hücrede kalan 70 yaşlarında ve hasta olan iki abimiz onlara refakatçilik yapıyor. Kapılarını açarak iki hücreyi birleştirmişler, o şekilde Mehmet abi Tahsin Sağaltıcı’ya ve Gürkan Türkoğlu’na bakarken, Mustafa abi de Hüseyin Özen’e bakıyor. Ama buradaki esas dramatik nokta, bu iki yaşlı abimizin de bakıma muhtaç insanlar olmasıdır” diye konuştu.
‘Çözüm kuyu tipinin 100 metre ötesindeki l tipine sevkte!’
Üç arkadaşlarının tek talebinin kuyu tipi olmayan hapishanelere sevk edilmek olduğunu hatırlatan Ferdi Sarıkaya, bu talebin karşılanması için başka bir kente sevk bile gerekmediğine işaret ederek, “Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nin hemen 100 metre ötesinde L Tipi Hapishanesi var. Oraya gitmek için arabaya bile gerek yok, yürüyerek çok yakın bir mesafe. Açlık grevindeki arkadaşlarımızla birlikte 4 siyasi tutsağı L tipine sevk ettikleri takdirde sorun çözülecek. Ama hapishane idaresi ve Adalet Bakanlığı, kolayca yerine getirebilecek bu talebi karşılamak yerine arkadaşlarımızı zorla hastaneye kaçırdı” diye tepki gösterdi.
Arkadaşları gün be gün erirken ailelerinin de perişan olduğunu vurgulayan Sarıkaya, şunları kaydetti:
“Hüseyin Özen’in annesi Ayşe Özen 80 yaşında, Gürkan Türkoğlu’nun annesi Lütfiye 66 yaşında, Tahsin Sağaltıcı’nın babası Hilal Sağaltıcı 70 yaşında ve üçü de 1 aydır çocuklarının sevk taleplerinin karşılanması için Ankara’da oturma eyleminde. Hilal amca daha önce beyin kanaması geçirmiş, bel fıtığı var ama 30 gündür oğlu için Ankara’da nöbette. Üstelik bir parmağı da çatlak ama oğlu açlık grevinde olduğu için hastaneye gidip muayene bile olmak istemiyor. Bu direnişe ben de başından beri destek veriyorum. Oturma eylemimizin 26. gününe kadar müdahale olmadı, ancak son 5 gündür işkenceyle gözaltılar başladı. Anneler dışında Hüseyin Özen’in iki kız kardeşi ve abisi, Hilal amca ve ben sürekli gözaltına alındık. Annelerin gözaltına alınmaması konusunda talimat verilmiş, onlara dokunmuyorlar. Ama diğer aile fertlerini ve beni tereddütsüz bir şekilde işkenceyle gözaltına alıyorlar. Üç arkadaşımızın taleplerini kabul etmeyerek hem onlara hem de ailelerine işkence yapıyorlar resmen. Milletvekilleriyle görüşmek için randevu alan tutsak ailelerinin meclis kapısından girmeleri dahi yasaklandı ve DEM Parti milletvekilleri dışında bizi direniş alanında ziyaret eden de olmadı. Yaşlı annelerimiz CHP milletvekillerinin ayağına gitmek zorunda kaldı ve onlar da söz verdi bir çözüm bulacaklarına.”
Daha önce de aynı hastaneye götürülmüşler
Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu’nun Antalya Şehir Hastanesi’ne zorla kaçırılmadan birkaç gün önce, Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla ve yine kendi istemleri dışında aynı hastaneye götürüldüğünü hatırlatan Ferdi Sarıkaya, “Üç arkadaşımızın sağlık durumunu öğrenmek için yine aynı hastaneye götürmüşler. Arkadaşlarımız muayene olmayı reddedince tekrar hapishaneye gönderilmişler. Birkaç gün sonra da onları tekrar aynı hastaneye bu defa zorla götürmüşler. Şu anda haber alamıyoruz ama zorla müdahaleyi reddettiklerini ve bu nedenle de müdahale edilmediğini avukatlardan öğrendik. Buradan bir kez daha, başta Antalya Şehir Hastanesi olmak üzere, Akdeniz Üniversite Hastanesi yönetimine de çağrı yapmak istiyorum. Zorla müdahale bir cinayettir, bir işkencedir. Biz bu hastaneye kaçırma olayı olmadan önce Antalya Tabip Odası’na da gidip olası bir zorla müdahaleye ilişkin endişelerimizi dile getirdik ve şimdi de haklı çıktık çünkü arkadaşlarımız hastaneye kaçırıldı. Özen, Sağaltıcı ve Türkoğlu arkadaşlarımızın haklı talepleri var ve bunun için direnişteler. Onlara zorla müdahale etmek bir cinayet olur. Arkadaşlarımızı hastanede zorla tutmak yerine, onların ve Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde tutulan dört siyasi tutsağın sevkini hemen hapishanenin 100 metre ötesindeki L tipine yapsınlar” çağrısında bulundu.
Ziyaret öncesi aile gözaltına alındı
Antalya Şehir Hastanesi’nde tutulan çocuklarını 15 Nisan 2026 tarihinde ziyaret izni çıkan Türkoğlu’nun annesi Lütfiye Özen, Tahsin Sağaltıcı’nın babası Hilal Sağaltıcı, Hüseyin Özen’in abisi İsmail Özen ve röportaj yaptığımız Ferdi Sarıkaya’nın bu ziyaret öncesi 14 Nisan günü Antalya Emniyet Müdürlüğü siyasi şube tarafından gözaltına alındığı haberi geldi.
Haber: ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































