• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    CHP’li Murat Emir, mal varlığını açıkladı: “Üzerime kayıtlı 14 tapu var”

    Ekranların yeni dizisinden müjde: Yayın tarihi belli oldu…

    Ekranların yeni dizisinden müjde: Yayın tarihi belli oldu…

    Altın Yeniden Atağa Geçti: Sert Düşüş Sonrası Güçlü Toparlanma! İşte 25 Mart Güncel Altın Fiyatları

    Altın Yeniden Atağa Geçti: Sert Düşüş Sonrası Güçlü Toparlanma! İşte 25 Mart Güncel Altın Fiyatları

    Epic Games, binin üzerinde çalışanını işten çıkarıyor

    Epic Games, binin üzerinde çalışanını işten çıkarıyor

    Yapımcı Erol Köse son yolculuğuna uğurlandı

    Yapımcı Erol Köse son yolculuğuna uğurlandı

    Anadolu uygarlıklarının benzersiz Kaya Anıtları tahrip ediliyor: Yine kültür katliamı!

    Anadolu uygarlıklarının benzersiz Kaya Anıtları tahrip ediliyor: Yine kültür katliamı!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Bedlîs’te ev baskınlarında polis şiddet: 25 gözaltı

    Bedlîs’te ev baskınlarında polis şiddet: 25 gözaltı

    Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 14 kişi gözaltına alındı

    Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 14 kişi gözaltına alındı

    Cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Taşar, Êlîh’te toprağa verilecek

    Cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Taşar, Êlîh’te toprağa verilecek

    15 barodan gazetecilerin tutuklanmasına tepki

    15 barodan gazetecilerin tutuklanmasına tepki

    DEM Parti’den İran saldırısında yaşamını yitiren peşmergeler için açıklama

    DEM Parti’den İran saldırısında yaşamını yitiren peşmergeler için açıklama

    Cezaevinde hasta mahpusun ölümü Meclis gündeminde: Taammüden ölüme göz yummaktır

    Cezaevinde hasta mahpusun ölümü Meclis gündeminde: Taammüden ölüme göz yummaktır

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fethullah Gülen’in tecdidi (2)

    Hocaefendi’nin perspektifinden AKP-Hizmet ilişkileri (1)

    Bir rüyanın son perdesi: Neymar

    Bir rüyanın son perdesi: Neymar

    Necip F. Bahadır

    AKP medyası tapulara tüy dikti!

    Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!

    Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!

    Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü

    Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü

    ‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları

    ‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    CHP’li Murat Emir, mal varlığını açıkladı: “Üzerime kayıtlı 14 tapu var”

    Ekranların yeni dizisinden müjde: Yayın tarihi belli oldu…

    Ekranların yeni dizisinden müjde: Yayın tarihi belli oldu…

    Altın Yeniden Atağa Geçti: Sert Düşüş Sonrası Güçlü Toparlanma! İşte 25 Mart Güncel Altın Fiyatları

    Altın Yeniden Atağa Geçti: Sert Düşüş Sonrası Güçlü Toparlanma! İşte 25 Mart Güncel Altın Fiyatları

    Epic Games, binin üzerinde çalışanını işten çıkarıyor

    Epic Games, binin üzerinde çalışanını işten çıkarıyor

    Yapımcı Erol Köse son yolculuğuna uğurlandı

    Yapımcı Erol Köse son yolculuğuna uğurlandı

    Anadolu uygarlıklarının benzersiz Kaya Anıtları tahrip ediliyor: Yine kültür katliamı!

    Anadolu uygarlıklarının benzersiz Kaya Anıtları tahrip ediliyor: Yine kültür katliamı!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Bedlîs’te ev baskınlarında polis şiddet: 25 gözaltı

    Bedlîs’te ev baskınlarında polis şiddet: 25 gözaltı

    Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 14 kişi gözaltına alındı

    Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 14 kişi gözaltına alındı

    Cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Taşar, Êlîh’te toprağa verilecek

    Cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Taşar, Êlîh’te toprağa verilecek

    15 barodan gazetecilerin tutuklanmasına tepki

    15 barodan gazetecilerin tutuklanmasına tepki

    DEM Parti’den İran saldırısında yaşamını yitiren peşmergeler için açıklama

    DEM Parti’den İran saldırısında yaşamını yitiren peşmergeler için açıklama

    Cezaevinde hasta mahpusun ölümü Meclis gündeminde: Taammüden ölüme göz yummaktır

    Cezaevinde hasta mahpusun ölümü Meclis gündeminde: Taammüden ölüme göz yummaktır

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fethullah Gülen’in tecdidi (2)

    Hocaefendi’nin perspektifinden AKP-Hizmet ilişkileri (1)

    Bir rüyanın son perdesi: Neymar

    Bir rüyanın son perdesi: Neymar

    Necip F. Bahadır

    AKP medyası tapulara tüy dikti!

    Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!

    Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!

    Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü

    Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü

    ‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları

    ‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Hocaefendi’nin perspektifinden AKP-Hizmet ilişkileri (1)

SG by SG
25 Mart 2026
in Görüş & Analiz
0
Fethullah Gülen’in tecdidi (2)


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM

Son yıllarda Türkiye’de yaşanan gelişmeler, yakın tarihin en kapsamlı zulüm süreçlerinden birine sahne olmuştur. Özellikle 15 Temmuz 2016’daki planlı darbe girişiminden sonra Hizmet hareketine yönelik başlatılan operasyonlar, kısa süre içinde geniş çaplı bir baskı kampanyasına dönüşmüştür. Uluslararası insan hakları kuruluşlarının yayımladığı raporlara göre geçen yıllar içinde iki milyondan fazla kişi hakkında soruşturma açılmış, 600 binden fazla insan hakkında adlî işlem yapılmış, 100 bini aşkın kişi tutuklanmış ve 150 binden fazla kamu görevlisi görevlerinden ihraç edilmiştir. Binlerce okul, dernek, vakıf, medya kuruluşu ve sivil toplum müessesesi kapatılmış; on binlerce insan uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmıştır.

Tutuklama süreçlerindeki işkence ve kötü muamele iddiaları, hapishanelerde yaşanan şüpheli ölümler, bebeklerin anneleriyle birlikte cezaevinde büyümek zorunda bırakılması ve yüz binlerce insanın sürgüne zorlanması, bu dönemin en ağır insan hakları ihlalleri arasında yer almıştır. Bütün bu gelişmeler, Türkiye’de yalnızca belli kişilerin değil, geniş bir toplumsal kesimin hedef alındığı sistematik bir baskı ve zulüm sürecinin yaşandığını göstermektedir.

Bu tablo karşısında şu sorular ister istemez gündeme gelmektedir: Gerçekten iki taraf arasında eşit şartlarda yürüyen bir mücadele mi söz konusudur, yoksa devlet gücünü elinde bulunduran bir iktidarın tek taraflı bir tasfiye girişimi mi yaşanmaktadır? Hizmet hareketi hangi sebeplerle bu derece ağır bir hedef hâline getirilmiştir? AKP ile Hizmet hareketi arasındaki ilişki nasıl başlamış, hangi süreçlerden geçerek bugünkü noktaya ulaşmıştır ve yaşanan kırılmanın arka planında hangi dinamikler bulunmaktadır? 

Bu yazı serisinin amacı, söz konusu sorulara polemiklerin ve propaganda dilinin ötesine geçerek cevap aramaktır. Özellikle Fethullah Gülen Hocaefendi’nin farklı zamanlarda yaptığı konuşmalar, verdiği röportajlar ve kaleme aldığı yazılar dikkate alınarak, AKP ile Hizmet hareketi arasındaki ilişkinin nasıl geliştiği ve hangi sebeplerle derin bir çatışmaya dönüştüğü ele alınacaktır. Böylece hem yaşanan hadiselerin arka planını daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmek hem de yakın tarihin en tartışmalı meselelerinden biri olan bu ilişkinin, Hocaefendi’nin bakış açısından nasıl yorumlandığını ortaya koymak hedeflenmektedir.

Karalama Kampanyaları 

Bugün söz de kalem de gözü dönmüş zalimlerin kontrolü altındadır. Zihinler sürekli ifsat ve idlal üretmeye programlanmış gibidir. Kirli ağızlar ve kirli kalemler durmadan zift akıtmakta; yandaş medya sabah akşam yalan ve tezvirat üretmektedir. Adalet eğilip bükülmekte, hukuk ise muhalifleri hizaya getirmek için kullanılan bir sopaya dönüştürülmektedir. Kul hakkını yağmalamak maharet, liyakatsizlik meziyet, sadakat ise ehliyet yerine konulmaktadır. Din dahil olmak üzere her türlü değer, iktidarın saltanatını tahkim eden bir araç olarak pervasızca istismar edilmektedir.

Bu kirli ve zalim rejim, devletin bütün güç ve imkânlarını arkasına alarak tarihte benzeri zor görülecek bir karalama kampanyası başlattı. Hocaefendi’yi ve Hizmet insanlarını gerçekte sahip oldukları vasıfların tam aksiyle takdim etmeye çalıştı. Sulh ve barış elçilerini “terörist”, insanlığa hizmet etmeyi hayatlarının gayesi bilen fedakârları “hain” ilan etti. Hadde hesaba gelmeyen hakaret ve iftiralar eşliğinde sistematik bir itibar suikastı yürütüldü. Hocaefendi’nin ve sevenlerinin ne münafıklıkları bırakıldı ne de ifsatçılıkları. Yöneltilen suçlamalar tadlil ve tekfir noktasına kadar vardırıldı. Kurulan şeytani komplolarla ak kara, kara ak gösterilmeye çalışıldı.

Ülkenin önünde çözüm bekleyen sayısız problem dururken, Hizmet hareketini tasfiye etmek iktidarın birinci ve en önemli meselesi hâline getirildi. Bu hedefe ulaşılamadıkça öfke ve hiddet daha da arttı; menhus emellere ulaşabilmek için kötülüklerin dozu her geçen gün yükseltildi.

Ancak unutulmamalıdır ki her hikayenin başka bir anlatımı, her yalanın karşısında duran bir hakikat vardır. Bir dane-i hakikat, koca bir harman yalanı yakmaya yeter. Gerçeklerin üzeri ilelebet örtülemez. Gün gelir hakikatler bütün çıplaklığıyla ortaya çıkar. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Hocaefendi’nin tabiriyle söylem ve eylemlerini yalan ve iftira üzerine kuran şer şebekelerinin gerçek yüzleri er geç görülür. (Gülen, İstikamet Çizgisi, s. 210)

Şundan hiç şüphemiz yoktur ki önümüzdeki yıllarda bu zulüm sürecinin, bu karanlık dönemin hikayesi yeniden yazılacaktır. O gün geldiğinde kimin kahraman kimin hain olduğu berrak biçimde anlaşılacaktır. Toplum dostunu düşmanını tanıyacak; samimi olanlarla ikiyüzlüleri birbirinden ayıracak; bugün maruz kaldığı idlal ve ifsadın farkına varacak; Hizmet hareketini tasfiye girişiminden sonra ülkenin nasıl büyük savrulmalar yaşadığını, dinî ve manevî değerlerin nasıl hoyratça tahrip edildiğini daha derinden idrak edecektir.

Haklı Olmanın Verdiği Güç

Erdoğan ve yakın çevresi cemaati bölmek, parçalamak ve dağıtmak için her türlü şeytanî yol ve yönteme başvursa da nihai maksatlarına ulaşamadı. Büyük tahripler yaptılar, hizmet gönüllülerine ağır mağduriyetler yaşattılar fakat onları yürüdükleri yoldan döndüremediler.

Çünkü yıllarını bu hareket içinde geçiren insanlar masumiyetlerinden emindiler. Yürüdükleri yolun hem mer’i hukuka hem de Kur’ân ve Sünnet’in temel prensiplerine uygun olduğunu biliyorlardı. Yaptıkları faaliyetlerin insanlığın sulh ve salahına hizmet ettiğine inanıyorlardı. Kendilerine yöneltilen iddia ve suçlamaların büyük bir iftira ve karalamadan ibaret olduğundan zerre kadar şüphe duymuyorlardı. İşte bu sebeple ağır saldırılara maruz kalsalar da sarsılmıyor, paniğe kapılmıyor ve yürüdükleri yola kahretmiyorlardı.

AKP rejimi ise bu süreçte yalan, iftira ve yoğun bir algı yönetimiyle hakikatleri ters yüz etmeye çalıştı. Aslında Hizmet’e değil, doğrudan doğruya hakikate savaş açmıştı. Hocaefendi’nin ifadeleriyle, milletin geleceğine, ülkenin menfaatine, dinin esaslarına, demokrasinin gereklerine ve dünya huzurunun sağlanmasına ters hiçbir faaliyeti olmayan; bilakis bunları gerçekleştirmek için çalışan Hizmet erlerinin yaptıkları faaliyetleri bitirebilmek adına olanı olduğundan çok farklı göstermeye çalıştı. (Gülen, Dert Musikisi, s. 213)

Gerçek şu ki Hizmet insanları yarım asrı aşkın bir süredir ülkeleri, değerleri ve insanlık adına pek çok güzel faaliyete imza atmışlardı, hâlâ da devam ediyorlar. Eğitimden diyaloğa, yardımlaşmadan kültürel faaliyetlere kadar ortaya konan bu hizmetler ancak kötülükten beslenen çevreleri rahatsız ederdi. Tarih boyunca dersini şeytandan almış gibi davranan zalimler eksik olmamış; onların icra ettiği şeytanî kötülükler farklı dönemlerde farklı suretlerde yeniden ortaya çıkmıştır. Günümüzde yaşanan da bundan farklı değildir. (Bkz. Gülen, Dert Musikisi, s. 215)

Hocaefendi tam bu noktada şu önemli hatırlatmayı yapar: “Zalim ve mütecaviz bir kısım kimselerin aleyhinizde yürüttükleri komplolara, iftira ve tezvirlere takılmamak gerekir. Bir Türk atasözünde geçtiği üzere, “Âb-ı pâke ne zarar vakvaka-i kurbağadan!” Yani kurbağa ötmesinin temiz suya hiçbir zararı olmaz. Önemli olan, suyun pak ve temiz olmasıdır. Siz doğru bir yolda, iyi bir güzergâhta yürüdükten sonra, fitne ve fesada kilitlenmiş bir kısım kirli ağızların aleyhinizde söyleyeceği lafların hiçbir önemi yoktur.” (Gülen, Buhranlı Günler ve Ümit Atlasımız, s. 50)

Hocaefendi’nin İkaz ve Tenkitleri

Bugün olduğu gibi yarının dünyasında da AKP rejimi ile Hizmet hareketi arasındaki ilişki merak konusu olmaya devam edecek ve bu konuda farklı değerlendirmeler yapılacaktır.

Gerçekten Hizmet hareketi ile AKP aynı çizgide mi yer aldı?

Hizmet hareketi AKP’ye destek verdi mi; verdiyse bu destek hangi saiklerle ve hangi sınırlar içinde gerçekleşti?

Daha sonra yollar neden ayrıldı?

Bu ayrışmayı tetikleyen kimdi?

Kavgayı kim başlattı?

AKP hangi motivasyonlarla Hizmet hareketine savaş açtı?

Hizmet’i kökünden kazımayı hedefleyen bu savaşın meşru ve haklı gerekçeleri var mıydı?

Hizmet hareketi neden diğer bazı cemaatler gibi AKP’ye biat etmeyi tercih etmedi?

Bu fitne süreci önlenebilir miydi?

Bütün bu baskı ve zulüm döneminde Hizmet hareketi nasıl bir duruş sergiledi?

Bu sorular çoğaltılabilir. Ancak bu gibi meselelerde sağlıklı ve isabetli değerlendirmeler yapabilmek için öncelikle Fethullah Gülen Hocaefendi’nin izah ve açıklamalarına müracaat edilmesi gerekir. Çünkü AKP rejiminin Hizmet hareketine karşı başlattığı bu zulüm sürecinin doğru anlaşılmasında onun tespit ve açıklamaları kilit bir öneme sahiptir. Hocaefendi’nin beyanları sadece bu tür sorulara cevap teşkil etmekle kalmaz; aynı zamanda Erdoğan’ın ve AKP iktidarının izlediği siyasetin mahiyetini anlamada da önemli ipuçları sunar.

Fethullah Gülen Hocaefendi özellikle 2010’lu yılların başından itibaren herkul.org sitesinde yayınlanan Bamteli sohbetlerinde AKP iktidarının yanlış uygulamalarına yönelik eleştirilerini giderek daha açık bir biçimde dile getirmiştir. Bu ikaz ve tenkitlerinde çoğu zaman isim vermemiş, doğrudan hedef göstermemiştir. Ancak bugünden geriye dönüp bakıldığında onun ima ve işaretlerinin kime yöneldiği ve ne derece isabetli olduğu çok daha iyi anlaşılmaktadır.

17 ve 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından Hizmet hareketine yönelik baskıların artmasıyla birlikte Hocaefendi’nin eleştirilerinin dozu ve sıklığı da belirgin biçimde yükselmiştir. Nitekim o, sadece Bamteli sohbetlerinde değil; Çağlayan dergisinde kaleme aldığı başyazılarda, “Kırık Testi” başlığıyla yayınlanan haftalık yazılarında, talebeleriyle yaptığı derslerde ve dar dairede dostlarıyla gerçekleştirdiği hasbihallerde de iktidar partisine dair Kur’ânî ve nebevî bir üslupla, isim vermeden, sıfatlar ve yapılanlar üzerinden ikaz mahiyetinde önemli değerlendirmelerde bulunmuştur.

Başta da ifade edildiği gibi bu çalışmada Hocaefendi’nin konuya dair ulaşabildiğimiz bütün beyan ve yorumlarını bir yazı serisi çerçevesinde ele almayı ve tahlil etmeyi hedefliyoruz. Zira onun AKP rejimine yönelik eleştirileri ve AKP-Cemaat ilişkisine dair değerlendirmeleri, yakın dönemde yaşanan hadiseleri anlamlandırmada güçlü bir perspektif sunacaktır. Böylece bu meseleye ilgi duyanların daha sahih, dengeli ve bütüncül değerlendirmeler yapabilmelerine katkı sağlanmış olacaktır. Meselenin sağlıklı biçimde anlaşılabilmesi için sübjektif değerlendirmelerin ötesine geçerek doğrudan doğruya Hocaefendi’nin kendi sözlerine ve değerlendirmelerine müracaat etmeye çalışacağız.

Gerilimin Kökleri ve Biriken Husumet

Türkiye ve dünya kamuoyunda “AKP-Cemaat kavgasının” 2010’lu yıllardan sonra başladığı yönünde yaygın bir kanaat hakimdir. Bu ayrışmanın sebepleri arasında genellikle Mavi Marmara olayı (2010), MİT krizi (2012), dershane tartışmaları (2013) ve 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları (2013) zikredilir. 15 Temmuz kurgu darbe girişiminden (2016) sonra ise Hizmet hareketine yönelik çok geniş çaplı ve sistematik bir tasfiye süreci (buna soykırım da denebilir) başlatılmıştır.

Ne var ki Hocaefendi’nin açıklamalarına bakıldığında Erdoğan’ın ve yakın çevresinin Hizmet hareketine yönelik kin ve düşmanlıklarının, haset ve hazımsızlıklarının çok daha eskiye dayandığı görülür.

Hocaefendi’nin farklı zamanlarda anlattığı şu hatıra bu açıdan oldukça dikkat çekicidir: Doksanlı yılların sonunda Erdoğan, kendi siyasi partisini kurma hazırlığına başladığında bazı istişarelerde bulunmak üzere Hocaefendi’yi ziyaret eder. İstanbul Altunizade’de gerçekleşen bu buluşma, Hocaefendi ile Erdoğan’ın ilk yüz yüze görüşmesidir. Görüşme sırasında Hocaefendi kendisine bazı tavsiyelerde bulunur. Ne var ki Erdoğan görüşmeden sonra asansöre binerken yanındaki bir kişiye ilk fırsatta bu hareketi bitirmeleri gerektiğini söyler. Hocaefendi bu sözden ancak uzun zaman sonra haberdar olmuştur. (https://www.youtube.com/watch?v=WwY-dkoKVu0)

Hizmet hareketine yönelik geniş çaplı operasyonlar başladıktan sonra Hocaefendi yapılan zulüm ve işkencelerle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Demek ki düşünce kuluçkalarının altında yatan yumurtalarda haset ve çekememezlikler, kin ve düşmanlıklar gizliymiş. Meğer gizledikleri sinsice düşüncelerinin gereklerini yapacak bahaneler peşindelermiş. Bir harekete karşı kıskançlıkla kıvranıp duruyor ve içlerindeki eracifi dökmenin yollarını arıyorlarmış. Bu sebepledir ki; ellerine imkân ve fırsat geçer geçmez, masumiyetlerinden kendilerinin de şüphe duymadıkları on binlerce insanı, yalan ve iftiralarla mücrim gibi göstermeye kalktılar. Akla hayale gelmedik hakaret ve küfürler ettiler.” (Gülen, Işık Karanlığı Boğarken, s. 197)

Hocaefendi başka sohbetlerinde de benzer değerlendirmelerde bulunmuştur. Ona göre yaşananlar sonradan ortaya çıkan bir öfkenin değil, uzun zamandır içte biriktirilen hazımsızlık ve düşmanlıkların dışa vurumudur. Nitekim bu bağlamda şu ifadeleri kullanmıştır:

  • “Çok ciddi hazımsızlıkları var. Bugüne kadar içlerinde olanları istifrağ ettiler.”
  • “Demek ki bize karşı hiçbir zaman sıcak bakmamışlar.”
  • “İçlerinde hep hizmete karşı problemleri varmış.”
  • “Demek ki ruhlarında bu (düşmanlık) varmış ki paralel hikayesi, bunun dışarıya vurması için bahane oldu.”
  • “En başından beri bize karşı hep bir hazımsızlık var.”
  • “2004’ten bu yana bunlarda bize karşı aynı tepki vardı. Şimdi ise açıktan açığa  yapıyorlar.”

Bütün bu ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, AKP ile Hizmet hareketi arasında sonradan ortaya çıkan ani bir kopuştan ziyade; uzun süre içten içe biriktirilen rahatsızlıkların ve hesapların uygun bir zemin bulduğunda açığa çıkmasının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.

Erdoğan’ın Cemaate Duyduğu Kin ve Düşmanlık 

Erdoğan’ın ve yakın çevresinin söz ve fiilleri dikkatle incelendiğinde, Hocaefendi’ye ve Hizmet insanlarına karşı derin bir kin ve düşmanlık besledikleri açıkça görülmektedir. Nitekim kullandıkları dil, yalnızca siyasî rakiplere değil, çoğu zaman düşmanlara bile söylenmeyecek kadar ağır ifadeler içermektedir. Aynı ülkeyi paylaştıkları, aynı kıbleye yöneldikleri insanlara karşı sarf edilen bu sözler; sadece içerikleriyle değil, ses tonları, yüz mimikleri ve hitap tarzlarıyla da yoğun bir öfke ve nefret duygusunu yansıtmaktadır.

Hocaefendi farklı sohbetlerinde Erdoğan’ın ve AKP yönetiminin Hizmet hareketine karşı duyduğu rahatsızlık ve düşmanlığa dikkat çekmiştir. Mesela 2013 yılında yaptığı bir sohbetinde, mevcut iktidarın Türkiye’deki bazı laik ve seküler partilerden bile daha fazla cemaatin zarar görmesini istediğini ifade etmiş ve bunu şu çarpıcı sözlerle dile getirmiştir: “Onlar sizi iki kaşık suda boğmak isterse, bunlar bir kaşık suda boğmak isterler.” 

Hocaefendi’nin bu konudaki bazı değerlendirmeleri şöyledir:

  •  “Stok yapılmış kin ve nefretler var. Birileri silah stok yaparken bunlar da kin ve nefret stoku yapmışlar. Bunu da mü’minlere karşı kullanıyorlar.”
  • “Nefret adına lojistikleri tamam. Bu konuda onlar Nobel ödülüne aday gösterilebilirler.”
  • “Bizim arkadaşları götürüp Cennet’e koysalar, mukarrabin melekleri yanlış iş yaptı, derler. O kadar kendi düşüncelerinde mütemerritler.”
  • “Çok hınç var. İntikam hissine doyamıyorlar.”
  •  “Batılılarda İslamfobia var, bizimkilerde de cemaatfobia. Sadece muzafun ileyh farklı.”
  • “Adınızı duyunca kuduruyorlar.”
  • “Zihinlerinin her bir nöronu kendinin on katı kin ve nefretle köpürüp duruyor.”

Bütün bu ifadeler, Hocaefendi’ye göre meselenin yalnızca siyasî bir ihtilaftan ibaret olmadığını; aksine derin bir kin, öfke ve intikam duygusunun beslediği sistematik bir düşmanlığa dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

Hizmeti Bitirmeye Yönelik Sistematik Mücadele

Bu yoğun kin ve düşmanlık yalnızca sinelerde saklı kalmamış, zamanla fiilî uygulamalara da dökülmüştür. Nitekim Hizmet gönüllülerine karşı yürütülen baskı ve uygulamalar, yakın Türkiye tarihinde benzeri az görülen bir zulüm sürecine dönüşmüştür.

Hocaefendi sohbetlerinde Hizmet insanlarının maruz kaldığı kötülükleri genellikle şu kavramlarla ifade eder: tazyik (baskı), tehdit (korkutma), tahkir (hakaret etme), tayir (ayıplama ve kınama), tezvir (iftira ve karalama), tehcir (sürgüne zorlama), tazip (cezalandırma, işkence etme), tenkil (ibretlik cezaya çarptırma), ifna (yok etme) ve ibade (kökten kazıma).

Son on yılda Hizmet hareketine yönelik gerçekleştirilen uygulamalara bakıldığında, bu kavramların neredeyse tamamının fiilî karşılığını bulduğu görülmektedir.

Hocaefendi farklı zamanlarda yaptığı sohbetlerinde, bazı yöneticilerin Hizmet hareketini tasfiye etmek amacıyla nasıl yoğun bir çaba içine girdiklerini ve bu doğrultuda ne tür şeytanî planlar yaptıklarını anlatmıştır.

Onun ifadelerine göre özellikle 2010’lu yılların başlarından itibaren devlet bürokrasisinde kapsamlı bir tasfiye politikası uygulanmıştır. Bu kapsamda:

  • Atamalarda havuz sistemi benzeri mekanizmalar kurulmuş,
  • Hizmetle irtibatlı olduğu düşünülen kişilerin en basit memuriyetlere bile gelmesine izin verilmemiş,
  • Bazı cemaat liderleri ve kanaat önderleri üzerinden Hizmet aleyhinde açıklamalar yaptırılmış,
  • Hizmet’in faaliyet gösterdiği ülkelere defalarca temsilciler gönderilerek propaganda yürütülmüş ve kamuoyu etkilenmeye çalışılmıştır.

Bunun yanında, Diyanet kurumunun da sürece dahil edilmesiyle Hizmet hareketine karşı organize bir karalama ve tekfir kampanyası yürütülmüştür. Hocaefendi’ye göre bu süreç, Hizmet’i kökten tasfiye etmeyi amaçlayan geniş çaplı bir seferberlik görünümü almıştır.

Hocaefendi, Hizmeti yok etme adına ortaya konan bu yoğun mücadeleyi şu sözlerle özetlemiştir: “Bütün işlerini güçlerini bırakmış bizimle uğraşıyorlar.”

Başka bir konuşmasında ise şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Hıyanetlerinde ne kadar kararlı ve ısrarlılar. Ülke batmış, çöplüğe dönmüş hâlâ yurtdışındaki pozitif gelişmeleri engellemeye uğraşıyorlar.” 

Ona göre, Hizmet’i ortadan kaldırmak amacıyla sarf edilen bu büyük enerji ülkenin gerçek problemlerinin çözümüne yönlendirilmiş olsaydı, Türkiye’nin pek çok meselesi çok daha kolay çözülebilirdi.

Nitekim başka bir sohbetinde şu ifadeleri kullanmıştır: “Eğer paralele gösterdikleri aynı hassasiyeti İŞİD’e ve diğer terör örgütlerine karşı gösterselerdi bu problemler yaşanmazdı.”

Bütün bu gelişmeler, Hocaefendi’ye göre Hizmet hareketine karşı yürütülen mücadelenin münferit tepkilerden ibaret olmadığını; aksine devlet imkânlarının da seferber edildiği, planlı ve sistematik bir tasfiye hareketine dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

Bir sonraki yazıda AKP’ye verilen sınırlı desteğin sebeplerini ele almaya çalışacağız.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: Fethullah Gülen
ShareTweet
Previous Post

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 14 kişi gözaltına alındı

Next Post

CHP’li Murat Emir, mal varlığını açıkladı: “Üzerime kayıtlı 14 tapu var”

Related Posts

Bir rüyanın son perdesi: Neymar
Görüş & Analiz

Bir rüyanın son perdesi: Neymar

25 Mart 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

AKP medyası tapulara tüy dikti!

24 Mart 2026
Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!
Görüş & Analiz

Bediüzzaman ‘siyasal İslamcı’ değildi!

24 Mart 2026
Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü
Görüş & Analiz

Yenilmezlerden bugüne: Arsenal’in uzun yürüyüşü

23 Mart 2026
‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları
Görüş & Analiz

‘Saç Ayağı’; zulüm döngüsünün kadın tanıkları

22 Mart 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Akın Gürlek’in pişkinliği!

22 Mart 2026
Next Post
TR724 HABER

CHP’li Murat Emir, mal varlığını açıkladı: “Üzerime kayıtlı 14 tapu var”

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter