Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeki bazı ihale süreçlerine ilişkin soruşturmada 10 belediye yöneticisi hakkında dava açıldı. Dosya, “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ve ilk duruşma 18 Mayıs 2026’da yapılacak. Mansur Yavaş bu dosyada sanık değil; ancak hakkında daha önce ayrı bir soruşturma izni verilmiş olması, iktidara yakın medyada yeni bir siyasi baskı zemini olarak öne çıkarılıyor. Bu nedenle dava, yalnızca bir ihale dosyası değil, Yavaş’a uzanabilecek yeni bir operasyon hattının işareti olarak yorumlanıyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde 2022 yılı Denetim Komisyonu raporuna dayandırılan ihale iddiaları yargı aşamasına taşındı. Soruşturma izninin ardından, aralarında ABB Genel Sekreter Yardımcısı Erol Gündüz ile Fen İşleri Daire Başkanı Yetiş Ali Aslan’ın da bulunduğu 10 kişi hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı. Dosya Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. İddianamenin kabul edildiği ve ilk duruşmanın 18 Mayıs 2026 tarihinde yapılmasının planlandığı bildiriliyor.
Sanık listesinde belediyenin üst düzey bürokratları ve ihale süreçlerinde görev aldığı belirtilen teknik personel yer alıyor. Buna karşılık Mansur Yavaş, bu dosyada sanıklar arasında bulunmuyor. Bu ayrım önemli. Çünkü dava doğrudan Yavaş hakkında açılmış bir yargılama değil; belediye bürokrasisine uzanan bir dosya niteliği taşıyor. Ancak iktidara yakın yayın organlarının haberi sunuş biçimi, dosyanın hukuki sınırından çok siyasi etkisini öne çıkarıyor. Yavaş’ın adı doğrudan dava dosyasında geçmese de, haber diliyle belediyedeki bu süreç onun siyasi sorumluluğuna bağlanmak isteniyor.
Tartışmanın kritik noktası da burada başlıyor. Aynı dönemde İçişleri Bakanlığı’nın ABB’nin konser harcamalarına ilişkin ayrı bir soruşturmada Mansur Yavaş ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “denetim görevini ihmal” iddialarıyla soruşturma izni verdiği biliniyor. Yani elde iki ayrı hat bulunuyor: Biri 10 bürokratın sanık olduğu ihale davası, diğeri ise Yavaş hakkında izin verilmiş ayrı bir soruşturma süreci. İktidara yakın medyanın bu iki hattı aynı siyasi çerçeve içinde sunması, Yavaş’a dönük daha geniş bir yıpratma veya hazırlık kampanyası yürütüldüğü yorumlarını güçlendiriyor.
Bu nedenle dosyaya sadece “10 kişi hakkında dava açıldı” diye bakmak eksik kalıyor. Ortada hukuki olarak belediye bürokratlarını hedef alan bir dava var; ama siyasal olarak Mansur Yavaş’ın çevresini kuşatma ve kamuoyunda “sıradaki isim” algısı oluşturma çabası da görülüyor. Özellikle yandaş medyada aynı gün içinde atılan başlıklar, belediyedeki ihale dosyasını doğrudan Yavaş’a bağlayan bir dil kuruyor. Bu da davanın hukuki boyutuyla siyasi iletişim boyutunun birbirinden ayrılması gerektiğini gösteriyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































