NECİP F. BAHADIR | YORUM
‘Zenginin malı züğürdün çenesini yorsa’ da Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı gündemden düşecek gibi değil. Belki de bayram ziyaretlerinin en çok konuşulan konularından biri oldu. Sokaktaki insan ‘siyasetçinin açığını’ konuşmasını sever. Çenesi falan da yorulmaz. Akın Gürlek, ‘bakan’ olarak yaşadığı ilk bayramın tadını çıkaramadı.
Bayram zehir oldu Gürlek’e… Eee onun da bayramı zehir ettiği insan sayısı hiç az değil! Etme bulma dünyası… Çok etti çok daha azını buldu. Henüz ‘fragman’ bu…
Ne kendisini AYM’nin sakin sularına atan İrfan Fidan’ın yaptığı hukuksuzluklar unutulacak, ne de hukuku ‘giyotin’ gibi kullanan Akın Gürlek… Dersleri yakın takip edip, hocanın ağzından çıkanı notları satarak iyi hukukçu olunmayacağını ispatladı. Keşke hocaları hukukun ‘ticaretin aracı’ olamayacağını da öğretselerdi! Madem ki mala mülke düşkünlüğü var, cübbeyi çıkarıp iş adamlığına soyunsaydı, kimsenin söyleyecek bir sözü olamazdı. Hukuku, adaleti ‘ticarete sermaye yapması’ hiçbir zaman affedilmeyecek. Bu zenginlik çifte maaşla elde edilemez.
Fakir bir ailenin çocuğu olduğunu söyleyen bizzat kendisi… Okul harçlığını çalışarak kazanmak zorunda kalması bu yüzden. Helal kazanca ve bu uğurda dökülen alın terine kimse laf edemez. Ve fakat sonrası sorunlu… Bu kadar mülkün tapusu helal yolla elde edilebilir mi? Belki ama bunu izah etmesi lazım. Kamuoyu ve sokaktaki insanın zihninde oluşan soru işaretlerini gidermesi için her kuruşun hesabını en ince ayrıntısına kadar vermesi lazım. Susarak, CHP’yi suçlayarak ‘işin içinden’ çıkamaz da sıyrılamaz da… Suçüstü yakalandı. Projektörler üzerinde…
Benim gözüm, kulağım CHP’nin iddialarına vereceği cevaptaydı. CHP lideri Özgür Özel kapı gibi ‘belge’ koydu. Bu ‘algı operasyonu’ falan değil. AKP ve MHP’nin tam kadro arkasında hizalanması onu aklamaz.
Bu arada MHP’nin tavrı da ilginç… Hadi AKP’nin ‘bizim hırsızımız’ diye sahiplenmesini anladık… AKP ‘helal-haram’ duyarlılığını yitireli çok oldu çünkü. Bu da sorunlu da… Siyaset bu… İnsanı rezil eder. Bülent Arınç da mı ‘dilsiz şeytan’ olacak? Henüz ‘tık yok!’
Peki MHP’ye ne oluyor? İttifak ‘yolsuzluk’ konusunu da mı kapsıyor yoksa? Gürlek’in soru işaretleriyle dolu mal varlığını aklamak, paklamak MHP’ye düştü!
İktidar medyasıyla birlikte ‘tapu kayıtlarını’ kimin sızdırdığıyla meşgul… AKP bu… Suçlunun değil, suçu ortaya çıkaranın peşine düşer. CHP’nin eli devletin içine kadar zor uzanır. AKP 23 yıllık kesintisiz iktidar… İçeriden ‘kaçak veya sızıntı olduğu’ muhakkak.
Sosyal medyada ‘Ali Yerlikaya’nın ismini gördüm. Olağan şüphelilerden biriymiş. O da mı dosya biriktirdi acaba? Siyasette çok rastlanır. Selefi Süleyman Soylu adına Berat Albayrak haberlerinin altından çıkmıştı. Ali Yerlikaya’nın Adalet Bakanlığı ile arası pek iyi değildi.
Sadece Bülent Turan ve AKP’yle değil yargı bürokrasisiyle de papazdı. Akın Gürlek kamuoyunda ses getiren ‘operasyonları’ polisle değil, Jandarmayla yaptı. Yerlikaya veya polisin Gürlek’e bir cevabı mı tapu kayıtları?
Mümkün…
Koltuğunu yitiren bakanlar sadece ‘ceketlerini’ alıp çıkmazlar makam odalarından… Dosyalarını da götürürler. Ah bu ‘dosya siyaseti’… Aslında ‘ah’ falan değil. İyi ki var. Birçok açık dosyalarla ortaya çıktı. Eğer siyasetçiler arasında mücadele ve rekabet olmasaydı, nice iddia ve gerçekler Ankara’nın karanlığında ve derinlerinde kaybolur giderdi.
Süleyman Soylu’dan sonra Ali Yerlikaya da ‘pek yaman’ çıktı. Ondan beklemezdim doğrusu… Soylu’nun yarını yok… Yerlikaya daha bakanlık döneminde ‘yarın rüyalarıyla’ başı dönen biriydi. Bu saatten sonra kendisine yeni bir kulvar açabilir mi? Şüpheliyim… Günahı çok, bagajı ağzına kadar dolu… Ömrü boyunca onu takip edecek. Siyasette bu kadar ağır yükü taşımak kolay değil. Yerlikaya’nın işi çok zor.
İnterneti didik didik ettim, Akın Gürlek’in iddialara cevabını göremedim. İktidar medyasında yok. Halk TV’nin sitesinde Ayşenur Arslan’ın köşesinde şu satırlara rastladım. Nereden aldığını, kimden duyduğunu belirtmemiş. Akın Gürlek diyesiymiş ki; “Ben bunları kayda değer görmek istemediğim için cevap vermek de istemiyorum. Çünkü bunlar sıkıştığından dolayı saldırıya geçtiler.”
Verecek cevabı yok mu?
Hayır, böyle bir cevap olamaz. ‘Bu söyleyecek sözüm yok…!’ demekten farksız. Ve iddiaların altında kalmak demektir. Ne demek ‘kayda değer görmemek?’ Kamuoyu ve sokak bu iddialarla çalkalanıyor… Malı mülkü herkesin dilinde… Yıpranan sadece kendisi de değil, Erdoğan ve AKP de daha şimdiden büyük zarar gördü. Gürlek gibi sicili yanlışlarla dolu birini bakan yapmak Erdoğan için riskti. İlk dakikada gölü yedi.
Ancak ikna edici bir açıklama konuyu gündemden düşürebilir. CHP sıkıştığından dolayı saldırıya geçmiş. Öyle mi? Laf mı şimdi bu…? Pişkinlikten başka şey değil. AKP’de çok rastlanan bir hal… Ayrıca bu konular siyasete dahildir. Cevap veremediği sürece de peşini bırakmaz, gölge gibi takip eder.
Akın Gürlek tapu iddialarını tek tek izah etmek zorunda… Bazı mülklerini hızla elden çıkarması hiç hayra alamet değil. Nedeni belli… O tapuları taşıması ve savunması imkansız. Yoksa neden satsın! Onlardan kurtulması da imkansız. Devlette her işlem iz bırakır. Sır olarak kalmaz. Ve o izi tespit eden birileri mutlaka çıkar. Bu bazen Ali Yerlikaya olur bazen Süleyman Soylu bazen de bir bürokrat…
CHP’nin işin peşini bırakmayacağı, iddialarının takipçisi olacağı ortada… Murat Emir, “72 saat oldu, henüz bir açıklama yapılmadı. Cevap vermediğiniz her gün bir soru soralım; Yaklaşık 9 milyon TL’lik senet nasıl ödendi? Yasaların ve sözleşmenin getirdiği zorunluluk gereği banka havalesiyle mi? Bu ödemenin geliri nereden elde edildi? Dekontları nerede?” dedi.
Gayet açık ve net bir soru… Ders notlarını satarak biriktirdiği paraları işleterek milyonlar kazanmamıştır. Ama böyle bir savunma susmaktan daha inandırıcı olur. ‘Gerisini CHP düşünsün…’ der çıkarsın. ‘Düğün takıları’ da siyasetçinin denize düştüğünde sarıldığı iplerden…
Savunma yerine saldırı!
Gürlek’in cevap yerine saldırıya geçerek Özgür Özel’i rüşvetle suçlaması da havada kaldı. Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek ‘kesin dille’ yalanladı. Gürlek, kendisi için, “Zamanı gelince konuşacak!” demişti. Bu iktidarın nasıl kumpas kurduğunun da itirafıydı. Gürlek’in acemiliğine denk geldi. Böyle bir hatayı bir siyasetçi yapmaz. Erdoğan’ın çok canını sıktığına eminim.
Muhittin Böcek, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun o meşhur cümlesini hatırlattı; “Bir saniyesine bile hakim olamadığımız, hükmedemediğimiz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz, dik duracağız. Allah’ın izniyle hep böyle gittim, bundan sonra da böyle gideceğim…”
Bugün siyaset ‘fırıldak gibi dönen Zübük siyasetçilerle’ dolu… Özellikle de AKP…
Akın Gürlek bu ağır iddiaları ‘böyle pişkinliklerle’ geçiştiremez. Konuşmak zorunda… Siyaset bu kadar ağır yükü taşıyamaz. AKP bile günün sonunda pes eder. Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan gibi isimler nerede? Gürlek’in gideceği yer de farklı değil gibi… Siyasetin çöplüğü!
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































