HASAN CÜCÜK | ANALİZ
Trabzonspor’un Türk futbolunda her zaman ayrı bir yeri oldu. İstanbul’un üç büyüklerinin hegemonyasını yıkan bordo-mavililer, futbol tarihine “dördüncü büyük” olarak adını yazdırdı. Bu başarının altında ise büyük ölçüde imzalar vardı. Yerli teknik adamlar ve “şehrin uşakları”, Trabzonspor’a altın çağını yaşattı.
1984 yılından sonra uzun bir suskunluk dönemine giren Karadeniz Fırtınası, şampiyonluk hasretini 2021-22 sezonunda Abdullah Avcı yönetiminde sona erdirdi. Mart 2025’te Şenol Güneş’in ardından teknik direktörlük koltuğuna oturan Fatih Tekke ile birlikte Trabzonspor bu sezon zirveyi yakından takip etmeye başladı. Zorlu Samsun deplasmanında alınan net galibiyet, bu yürüyüşün önemli bir göstergesi oldu.
Trabzonspor, 1976-1984 yılları arasında tam 6 kez şampiyonluk yaşadı. Bu başarıyı eşsiz kılan sadece 8 yılda kazanılan 6 şampiyonluk değildi. 1974’te yükseldiği Süper Lig’de yalnızca iki yıl sonra mutlu sona ulaşması, bu başarının büyüklüğünü ortaya koyuyordu. Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer yönetiminde kazanılan şampiyonluklarda, kadrodaki tüm oyuncular Trabzon sınırları içinde doğmuş isimlerden oluşuyordu.
Trabzonspor, 1985-86 sezonuna tarihinde ilk kez yabancı bir teknik direktörle başladı. Alman teknik adam Jürgen Sunderman, sezonu tamamlayamadan görevden alındı. Sunderman ilk oldu ama son olmadı. Gelenler gidenleri izledi; değişmeyen tek şey ise her geçen yıl artan şampiyonluk hasretiydi.
Trabzonspor, İstanbul’un üç büyüklerinden farklı olarak “evlatlarına” daha fazla sorumluluk verdi. Bu isimlerin başında, efsane şampiyonlukların kalecisi Şenol Güneş geliyordu. Beş kez göreve gelen Güneş ile iki kez şampiyonluğun kıyısından dönüldü.
Ali Kemal Denizci, Tolunay Kafkas, Hami Mandıralı, Shota Arveladze, Ünal Karaman ve Hüseyin Çimşir de bu “ateşten gömleği” giyen isimler arasındaydı. Ancak sonuç değişmedi. Başarı gelmeyince geçmiş, bir kalemde silindi. Bazı isimlerin tribünlerden yükselen tepkileri dindirmek adına göreve getirildiği de bilinen bir gerçekti. Yönetimler, önce efsanelerin arkasına sığındı, başarısızlıkta ise onları taraftarın önüne attı.
Eylül 2024’te Trabzonspor’un başına geçen deneyimli teknik direktör Şenol Güneş, bordo-mavililerdeki beşinci döneminde ligde 8 galibiyet, 6 beraberlik ve 9 yenilgi alınca değişim kaçınılmaz oldu. Güneş’in ardından koltuk bu kez bir başka efsaneye, Fatih Tekke’ye teslim edildi. Tekke yönetiminde çıkılan 11 maçta 6 galibiyet ve 3 beraberlik elde edilirken, 2 maçtan puansız ayrıldı ve sezon 7. sırada tamamlandı.
Fatih Tekke’nin asıl sınavı ise 2025-26 sezonu olacaktı: ya devam ya tamam. Sezona ilk üç maçını kazanarak 9 puanla başlayan Trabzonspor’da gol sıkıntısı dikkat çekti. 1-0’lık skorlarla gelen galibiyetlerin ardından bordo-mavililer, takip eden üç haftayı yalnızca 2 puanla kapattı.
“Fatih Tekke dönemi sona mı eriyor?” söylentilerinin yükseldiği bu süreçte yönetim eleştirilere kulak tıkadı. Sonrasında ritmini bulan Trabzonspor, zirve yürüyüşüne başladı. Galatasaray deplasmanında alınan beraberlik ve sahasında 3-1 geriye düştüğü maçta yakalanan beraberlik, Tekke’ye olan güveni pekiştirdi.
Fatih Tekke, bu hafta bir başka kritik sınava çıkacak. Trabzonspor, sahasında Fenerbahçe’yi konuk edecek. Bu maçı özel kılan unsurların başında ise 833 günlük bir hasret yatıyor. Bordo-mavililer, İstanbul’un üç büyüklerine karşı son galibiyetini tam 833 gün önce aldı.
Karadeniz ekibi; Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a karşı son galibiyetini 4 Kasım 2023’te Fenerbahçe’yi deplasmanda 3-2 mağlup ederek elde etti. Bu tarihten sonra rakipleriyle oynadığı 12 lig maçında 3 beraberlik ve 9 yenilgi alan Trabzonspor, galibiyet sevinci yaşayamadı. Yani bordo-mavililer, cumartesi günü sahaya yalnızca 3 puan için değil, yıllardır süren bir özlemi bitirmek için çıkacak.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































